BÖLÜM:19

Vaveyla Yazarı: Mavi Gece

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 33Şu an: BÖLÜM:19

-Ne, nasıl biliyorum.

Ben kendime gelirken akan göz yaşlarımı sildim.

-Şimdiye kadar neden buraya gelmedi zannediyorsun.

-Berat ben anlamıyorum, sen nasıl, yani.

Berat sakin tutmaya çalıştığı sesiyle bana güven verircesine konuştu.

-Şengül görmüş, korkmuş diyememiş sonra Mustafa'ya söylemiş o da bana söyledi. Sen o çayı döktükten sonra bir daha niye gelmedi sence.

-Sen, sen yaptın.

-Ben yaptım tabikide Asmin.

-Ama yani neden, neden bana birşey demedin.

Berat gözlerimin içine doğru bakıp konuştu.

-Asmin'im bana güveniyor musun diye sordun ya o gece, ben bunu senden duymak istedim. Benden birşey saklama kadın. Ben her zaman senin yanında olurum.

-Ben korktum en başında bana güvenmemenden sonra birşey yapmandan çok korktum ama o buraya gelince tekrar...

Berat her ne kadar o anı bilse de sabah olanları bilmediği için sinirlenmişti ve bu gözlerinde çok net gözüküyordu.

-Tekrardan sana...

Berat cümlesinin devamını getirmek istemezken hemen konuştum.

-Hayır sadece sabah.
Derin bir nefes alıp devam ettim.

-Sabah sofrayı kurarken geldi gitmek istedim önümü kesti, bağırırım dedim, bağırısan senin bana geldiğini söylerim dedi. Korktum öyle birşey yapmasından senin bana inanmamandan.

Berat ellerini yumruk yapsa da biraz kendini toplayıp akan gözyaşlarımı sildi.

-Bak Asmin sen birdaha benden birşey saklamayacaksın ve ben ne olursa olsun sana inanırım.

-Teşekkür ederim Berat.

-Etme kadın, sen sadece o burdayken dikkatli ol ve ne olursa olsun bana söyle zaten burada çok da kalamayacak.

-O ne demek?

-Sen düşünme karıcım bunları.
Berat alnıma ufak bir buse kondururken bende kollarımı onun boynuna doladım. O da beni yataktan çekip kendi sandalyesine oturttu.

-Berat yaağ! Korktum.

-Ben yanındayken sen hiç bir zaman korkma karıcım.

-İyi ki sen Berat.

-İyi ki beni seçmişsin demi karıcım.

Berat'ın gülerek söylediği sözlere bende gülerek karşılık vermiştim.

-Evet, kocacacım. En başında bana karşı nasıldın hatırlıyor musun?

-Nerden çıktı bu kadın.

-Öyle ağam aklıma geldi o günden bu zaman çok güzel değiştik Berat'ım.

-Berat'ım he.

-Hıhıı.

Berat konuşurken ara ara kondurduğu ufak öpücük kere hitaben konuştu.

-Şu bazı sözleri erkene mi çeksek karım.

-Berat yaa olmaz!

-Ne demek olmaz?

-Ağam kaç gündür beni kandırıyorsun, masaj da yaptırmadın uzatalım hattâ biz onu.

-Asmiin!

-Hadi bak hazır hatırlatmışken yapayım.

-Yav kadın! Ciddi misin sen?

-Hiç olmadığım kadar hemde ağam.

Berat dediğine pişman olmuş şekilde bakarken ben kalkmaya çalışmıştım ama o buna izin vermeyip beni kendine çekmişti. Ve dudaklarımızı birleştirdi.

Biz ayrıldıktan sonra Berat yatağa geçerken bende üstümü değiştirip ona masaj yapmaya başladım.

-Bana hiç kızmadın mı?

-Sana niye kızayım Asmin'im.

-Bilmem, sakladım diye.

-Kızmadım.

-Ondan mı bu kadar sakinsin, yani ben senin öğrendiğini hiç fark etmedim.

-Sakinliğim sana has kadın.

-O ne demek.

-Boşver karıcım napacaksın sen.

-Birşey yapmandan korkuyorum Berat, ben o gün bile senin merhametine aşık olan o küçük kızdım.

-Küçüklük Asmin, üstünden onca zaman aktı.

-Sen gene de benim merhametine aşık olduğum adam olarak kalsan.

-Ben sana hep öyle olucam karıcım.

Daha da uzatmak istemeyip susmuştum bana öyle olacaktı ama belli ki bu duygu ona ya da başkasına karşı aynı kalmayacaktı, bu odanın içinde akan o beş yıl çoğu şeyi değiştirmişti. Başta bu adamın duygularını değiştirmişti.
Ben Beratın masajını bitirdikten sonra huzurlu hissettiğim o kollarda uyuya kalmıştım.

Sabah uyandığım da Beratın kollarında sanki kalkmamışım gibi biraz daha yattıktan sonra kahvaltı saatinin yaklaştığını fark edip kalkacağım sırada Berat belimde olan eliyle kalkmamı engellemişti.

-Ağam?

-Hıh.
Beratın saçlarımının arasında belli belirsiz verdiği cevapla yüzüm gülerken konuştum.

-Ben mi uyandırdım seni.

-Yok.

-Ne zaman kalktın ki?

-Senden önce.

-Fark etmemişim.

Ben tekrar kalkmak için hareketlensem de Berat gene izin vermemişti.

-Nereye kadın.

-Ağam kahvaltı vakti geldi nerdeyse. Ayıp olur şimdi.

-Kocanla vakit geçirmek ne zamandır ayıp olmuş karıcım.

-Kocamla geçirmek ayıp olmadı Beratım beni bıraksan kalırım ben tüm gün burada ama işte babannen sağ olsun.

-Demek kalırsın karıcım.

-Biliyor musun Berat, seninle böyle yatmayı çok seviyorum. Bana huzur veriyor.

-Başka neleri seviyorsun.

Bu sefer Beratla yüzyüze geldikten sonra aklıma gelenle gülüp konuştum.

-Beni alıyorsun ya sandalyene o çok komik oluyor. Bir anda istediğin yere çekebiliyorsun beni.

Ben gülüp başımı Beratın omzuna koyarken tekrar başımı kaldırdım. Beratsa sanki şaşırmış ama bir o kadar da mutlu gibi bakıyordu. Bende tekrar konuştum.

- Ya sen bize dair neyi seviyorsun?

-Ben sana dair herşeye sevdalıyım kadın.

-Ağam yaa, yok mu hiç özellikle şu dediğin. Bence sen benim en çok saçlarımı seviyorsun.

-Ne var biliyor musun Asmin'im bunca zaman herkes bana acıyan gözlerle bakarken sen şu sürede bile o gözlerinde onun zerresini oluşturmadın.

-Beni seni sen olduğun için seçtim. Senden gelene razıyım adam.

Berat önüme gelen saçları kendine çekip derince kokladıktan sonra tüm neşemle konuştum.

-Sen gerçekten de saçlarımı seviyorsun.

-Bunlar da benim huzurum.

Çalan kapıyla ben kendime gelmiştim.

-Hihh ağam yaaa geç kaldık bak.

Ben bir yandan yataktan kalkarken bir yandan da Berat'a laf ediyordum. Giydiğim geceliğin üstüne sabahlığımı çekerken hemen kapıya gittim.

-Gelin ağam kusura kalmayasın, Ayşe ana yolladı da kahvaltıya oturacaklar, misafiriniz sizi sordu.

-Tamam Şengül sağlasın geliyorum ben birazdan.

Şengül giderken bende aynı hızla Berat'a söylenip hazırlanmaya başladım.

-Berat yaaa al işte lezil olduk, hayır ben gene Sevdayı unuttum bu kız bunu duysa üç gün küser bana. Ne dicem ben şimdi anneme ayyy.

-Asmin bir sakın ol kadın nefes al. Anam birşey derse kocam bırakmadı dersin.

Ben aynadan makyajımı ve saçımı yaparken hâlâ yatakta yatan Beratın göz kırpmasınu görünce tekrar konuşmaya başladım.

-Tabi ağam tabi sonra da Rojbin hanım demediğini bırakmasın, kayınvalideme de rezil olayım bir daha yüzüne bakamayım ne de güzell olur.

Ben söyledikten sonra söylenirken seçtiğim kıyafetlerimi alıp banyoya geçmiş giyinip geri çıkmıştım.

Beratı da hâlâ yatarken görünce gene konuştum.

-Hadi Berat kalk sende ben getiririm şimdi kahvaltıyı.

Ben tam kapıya doğru giderken Beratsa az önceki gülen sesine karşın ciddi bir hal olup konuştu.

-Asmin.

-Ne oldu?

-Tekrar birşey yapamaz ama olur da kalkarsa...

-Tamam Berat lütfen sana da söylicem, tek de kalmıcam biliyorum. Konuşmayalım adını dahi anmak istemiyorum.

-Dikkatli ol.

-Tamam kocacım.

Berat her ne kadar bana göstermese de içten içe olan siniri ve Ciwandan bunun hesabını soracağı çok belliydi. Ona iyi olmuş bile derdim ama Beratın birine zarar verme düşüncesi kötü hissettirmişti.

Ben düşüncelerden çıkıp mutfağa giderken Dilanla, Sevda da ordaydı.

-Günaydın kızlar.

-Tünaydın olacaktı Asmin. Kızım ben seni görmeye gelip sen niye beni yok sayıyon.

Sevdanın haklılık payı olan sitemiyle tekrar konuştum.

-Yav bacım ne alaka.

-Aaa niye öyle diyorsun Sevda abla seni yok saymamıştır da kocasından ayrılamamıştır.

-Kız bana abla deme.
-Dilaaaaan!

İkimizin aynı anda konuşmasıyla Sevda gülüp tekrar konuştu.

-Asmin'in benden çekeceği var zaten sen dua et ben nadir geliyorum buraya yoksa sorardım hesabını.

Sevdanın bana bakıp konuşması bitince bu sefer de Dilana döndü.
-Bana bak kız sende bana abla diyip durma yaşlı mıyım ya ben.

-Aramızda 5 yaş var ben napayım.

-Deme Dilan, Sevda de.

Onlar kendi aralarında isim tartışması yaparken ben konuyu uzatmamak için cevap vermemiştim tam bize ait olan tepsiyi alıp çıkacaktım ki Sevda tekrar konuştu.

-Sen kaç Asmin valla bugün bana zaman ayırmazsan giderim, kızım ben buraya seni görmeye geldim. Sen dışında herkesle daha samimiyim şuan.

-Tamam sustum kahvaltıdan sonra beraberiz.

-Görücez onu Asmin. Bileti alırım yoksa bak.

-Bilet falan yok Sevda madem izinlisin kalacaksın.

-He canım heee.

Ben tepsiyi alıp odaya giderken Sevda hâlâ arkamdan söyleniyordu. Bende ona gülüp cevap vermeden kendi odama doğru gittim. Berat odada yoktu. Onun banyoda olduğu düşünüp yatağı toplamıştım. Berat ta çıktıktan sonra kahvaltı etmeye başlamıştık.

Güzel bir kahvaltının ardından mutfağa geçmiştim. Kızlar da mutfaktaydı. Bende elimdeki tepsiyi koyup işlere yardım ettikten sonra hep beraber terasta oturan annemlerin yanına gitmiştik.

-Dilan, Heja nerde? Sabahtan beri görmedim.

-Rahatsızmış yenge öyle dedi.

O sırada yanımıza gelen Robin hanımın sert sesiydi muhabbeti bozan.

-Yeni gelinin ne işi varmış odasında kalk çağır.

-Ana, rahatsızmış kız dinlensin.

-Bukeee! Lafımın üstüne söz söyleme, hayde.

Rojbin hanım yerine otururken, Berfin ana da başıyla Dilana git işareti yapmıştı. Dilanda kalkıp onların odasına gitmişti. Yanımda duran meraklı kuzenim de beni dürtüp sessizce konuştu.

-Kızım bu nasıl kadın! Sen bununla nasıl geçiniyon. Ben bir gün dayanamazdım herhalde.

-Yaa gel bana sor birde nasıl da güzel geçiniyom.

-Dikkat et sen bu kadına bak. Herşeyi eder bu Hürrem Sultan sanki esip gürlüyor taht benim diye.

Ben onun benzetmesine gülerken Rojbin hanım gene konuştu.

-Yanınızda büyüğünüz varken kendi aranızds konuşulmaz edepsizler.

Ben ağzımı açamadsn Sevda laf etmişti.

-Biz edep biliriz ama siz bilir misiniz bilmem iki kadının konuşması ne zamandır size dokunur oldu.

Rojbın hanım tekrar ağzını açamadan. Heja gelmişti. Kızaran göz altları ve bitkin halde 100 metre öteden belli olacak gibiydi.

-Buyur babanne.

-Nerdesin sen gelin hanım! Bir daha gün içinde odanda olduğunu görmicem! Çık git bana kahve yap şimdi!

-Tamam.
Heja sessizce onaylarken Dilanda onun yanına gitmişti bende kalksam gene kıza laf edeceği için en azından Dilan yanında olsun diyip susmuştum.

-Ben bu kadını boğarım.

Sevdanın gene bana fısıltıyla konuşmasına bende karşılık verdim.

-Sen iki saat tahamül edemedin birde beni düşün.

-Ahhh kızım yazık sana bak. Bende böyle kaynana olacak varya iki gün daynamam.

-Büyük konuşma Sevda.

-Aman ne büyüğü valla dayanamam ben bu kadına.

Gelen Heja ve Dilan'la biz susarken Heja da Rojbin hanıma ve annemlere kahvelerini verdi.

-Kızım otur şuraya solmuşsun resmen kahvaltı da etmedin birşeyler atıştır.
Diyen Berfin anayla Heja da Dilanın yanına geçerken Rojbin hanım da bastonunu yere vurup konuştu.

-Ne zamandır öğle vakti kahvaltı edilir oldu Buke!

-Ev ya burası Rojbin hanım Heja nın da kendi evi bu kız istediği zaman yer yemeğini.
Benim sözlerimle bakışları bana dönmüştü.

-Bura Beyzade Konağı! Sizin at konuşturduğunuz yerlere benzemez Gelin hanım.

-Konak diye yemek yeme yasağı mı vardır.

-Sınırını aşıyorsun buke! Seni bir daha uyarmam!

-Ben sınırımı bilirim Rojbin hanım uyarmayın bizatihi yapın ne yapacaksanız!

Rojbin hanım birşey demezken. Sevda gülerek konuştu.

-Hodri meydan! Severiz.

Tekrar araya giren Rojbin hanım olmuştu.

-Asmin buke, kalk hele odamı temizliceksin.

Rojbin hanımın sesiyle ona karşılık bile vermeyip aşağıdan Şengüle seslendim.

-Şengül!

Mutfaktan yanıma gelen kız konuştu.

-Buyurasın gelin hanım.

-Şengül Rojbin hanımın odası temizlenecek hallediver. Ama dikkat et güzel olsun dip köşe gir bir toz kalmasın.

-Tabi gelin hanım.

Şengül giderken Sevda kulağıma fısıldamıştı.

-Bir sıfır. Kapak sesini duydunuz mu?

Rojbin hanım cevap bile veremeden aşağıdan o pisliğin sesi duyulmuştu.

-Hejaaa!

Genç kız korkuyla merdivenlerin oraya giderken gelen adamla o da korkuyla peşinden gitmişti. Berfin ana ne kadar seslense de dönüp de bakmamıştı. Ardından odasından bağırma sesleri gelse de Berfin ana bakmak istemiş lakin Rojbin hanım kimseye izin vermemişti.

Biz daha fazla orda durmamak için kızlarla mutfağa girmiştik. Dilan girdiğimizde tek başıma yemek yapan Hasret ablaya bakarak konuştu.

-Abla sen Şengüle yardım et biz yemekleri yaparız.
Hasret abla giderken Dilan da konuştu.

-Yengeeee! Naptın sen öyle! Babanennim suratı gördün mü köpürdü resmen.

-Ayy valla kızım babannem falan ama yok yani düşman başına, kadın düşman herkese tahtı sallanacak diye.

-Valla birşey diyemiyorum babanem fazla gelenekçi bir kadındır. Herşeyi de ona çıkartır.

-Bu gelenek değil canım bu sığ görüş. İki günde sinir oldum kadına siz nasıl dayanıyonuz bu kadına.
Sevdanın dediklerine gülerken konuştum.

-Aha böyle yoksa istediğini almadan bırkmaz Rojbin hanım, dediğim tekdir der.

-Şimdiki hedefi de Murat abim, kahvaltıda dedi kız arıyormuş.

Ben şaşkınlıkla Dilana bakarken Sevdanın yüzünde anlam veremediğim bir ifade vardı.

-Nasıl ya Murat istiyor mu?

Benim sorumla Dilan tekrar konuştu.

-Valla yenge gönlünden ne geçiyor bilmiyorum ama abim ben okumadan evlenmez.

Dilanın dediklerine de bu sefer Sevda karşılık vermişti.

-Senin okulunla o ne alaka?

-Eğer abim evlenirse babannem için sıra bana gelecek, abimde bunu biliyor demişti de daha önce bana sen okuyup mezun olmadan evlenmem diye.

Biz kızlarla sohbet ederek yemeği hazırlarken aklımızda Heja da kalmıştı ama ne yanına çıkabiliyor ne de başka birşey geliyordu elimizden.

Biz sofrayı hazırlayıp babamlar da işten gelince onlar sofrayı oturacağı sırada Asaf babanın sesiyle durmuştum.

-Kızım bak hele.

-Buyur baba.

-Yarın Urfa da düğün vardır. Herkes gidecek. Kahvaltıdan sonra yola çıkılacak. Sende ordan İstanbul'a geçersin.

O pisliğe bakarak söylediği sözlerle şaşırmıştım. İstanbul'a mı gidecekti. Berat gidecek demişti ama böyle birşey beklememiştim.

-Heja o düğüne gelmeyecek!

-Ciwann! Şu sofrada bile ananın hatrına oturursun. Benim lafıma laf söylemek sana kalmaz! Tüm ailem o gün orda olacak sen istersen gelme Heja gelecek.

Ciwan tam konuşağı sırada Rojbin hanım konuştu.

-Ciwanım da gelecek değil torunum? Karısını da alacak yanına.

Rojbin hanımın Ciwana bakışlarından sonra o susmuş herkese yemeğine dönerken bende mutfaktan tepsiyi alıp odaya geçmiştim.

Tepsiyi koyarken Berat ta gelmişti.

-Berat.

-Söyle Asmin'im.

-Sen naptın.

-Napmışım kadın.

-Gidecek dedin İstanbul'a gidiyormuş.

-Ee kadın.

-Nee eee Berat şu odanın içinde ne yaptın da gidiyor bu. Ben ne zaman gelsem ekran başındasın ama herşeyde de pek bir elin kolun var ağam.

-Sen napacaksın karıcım ben daha çok uzatırım o eli kolu da o dua etsin.

-Ne demek şimdi o.

-Sen ne diye onu bu kadar sorar oldun.

-Berat! Saçmalama! Sadece şurada ne yaptın merak ettim.

Berat'ın ettiği lafla kötü hissetsem de ona belli etmeden konuştum.

-Asaf baba düğün var herkes gelecek dedi.

-Gidersin kadın.

-Tamam.
Ben sinirle uzatmak istemeyip susuarken Berat tekrar konuştu.
-Asmin'im

-Efendim.

-Ne oldu kadın?

-Birşey yok.

Ben susup sofrayı da alıp mutfağa gitmiştim. Kızları da orda görünce tepsiyi koyup yanlarına gittim.

-Hayırdır kız? Ne bu surat beş karış.

-He yok birşey ya.

-Ne oldu yenge.

-Birşey olduğu yok kızlar.

Benim dalgınlığımla kızlar da üstelemek istelememişlerdi. Dilan da şen sesiyle tekrar kınuştu.

-Ayy yenge bak sofrada ne oldu.

-Dilaaan! Birşey olduğu yok, abartıyorsun.

Sevdanın araya girmesiyle bende merak edip sordum.

-Ne oldu?

-Senin bu kuzen konağa gelin oluyor.

Sevda içtiği çayı püskürtürken istemsizce kızarak konuştu.

-Ne, yuh, oha abart.

-Kızım ne oluyor be bana da söyleyin.

-Bak şimdi yengecim benim canım abimle, senin canın kuzenin yemek boyunca bir bakışmış durmuş, numalaşmış, yazışmışlar falan.

-Yuh! Sevda iki günde hayırdır bacım.

-Abartıyor kızım yaa eksiğin var mı diye sordu sadece. İhtiyacın varsa diye. Aman ayrıca ben bu kadına gelin diye falan gelmem hee. Düşman başına.

Kızlarla kendi aramızda konuştuktan sonra istemeyerek de olsa odaya gittim. Berat birşey demezken bende ilk defa onu beklemeden yatağa gittim. Uyuyamasam bile uyuyor gibi yapmıştım.

Uykusuz geçen bir günün ardından sabah erkenden yola çıkacağımız için kalkıp uykusuz olduğu belli olan yüzüme makyaj yapıp toparladıktan sonra elime geçen ilk geleneksel fistanı giymiş takılarımı da takmıştım.

Benim hazırlanmamla Berat ta kalkarken ona odadan çıkmadan günaydın diyip mutfağa gittim.

Berat'ın sana güveniyorum dediği günün ardına o pislik uğruna böyle bir şekilde beni suçlaması çok zoruma gitmişti. Ben sadece Beratın bunu nasıl yaptığını merak etmiştim ama o benim onu merak ettiğimi düşünmüştü. Hatta belki bundan emindi bile dünden beri benimle ne konuşuyor ne de birşey yapıyordu. Bana bu kadar da mı güvenin olmadı Berat Beyzade.

Düşüncelerimden mutfağa gelen Dilanın sesiyle çıkmıştım.

-Hayırıdır yenge.

-Ne oldu?

-Ne, ne oldu dalgınsın hem kahvaltıdan sonra gidilecek ya sen niye hazırladın.

-Erken kalkınca hazırlandım Dilan sofrayı kurak.

Biz Dilan'la sofrayı kurduktan sonra ben de sadece Berat'a ait olan tepsiyi almış odaya götürmüştüm. O her zamanki gibi arkasına dönüp bakmazken bende sofrayı koyup geri çıktım.

Yemek yemek istemiyordum, Beratla konuşmak istemiyordum. Dedikleri bir yana davranışları, tavırları da sinir bozuyordu sanki daha dün sabah evliliğimizin en güzel anında biri değl miş gibi akşamına beni suçluyordu hemde sana güvenicem dediği halde yapıyordu bunu en acısı da buydu, sana inanırım diyen adam ilk sorum da beni sorgulamaya başlamıştı.

Ben düşünürken kahvaltı edilmiş, herkes hazırlanmıştı, ben tepsiyi almak için bile tekrar odaya girmezken Berat'ı da görmemiştim. Avluda kızları beklerken onlar hazırlanmış, biz Muratın arabasına binerken onlar kendi aralarında sohbete başlamış bende neredeyse 3 saat olan yolu, dışarıyı izleyerek geçirmiştim.

Düşünün olacağı konağa geldiğimizde yüzüme sahte gülümsememi takınmış tüm gün herkesin içinde eğleniyo gibi gözüküp gülmüştüm. Ben kimseye kendi acımı, derdimi belli etmeyecektim. Şuanda da tam da bunu yapıyordum.

Erken gelinen düğün ve konağa geldiğimde beni yıkan o görüntüyle sadece bugünün değil diğer günlerim de bundan beter olacaktı.

Odamız da yatağın üstünde bir mektup...
Ve Geriye kalan Boş bir Oda...

Ve ben Asmin Beyzaydeysem bunun ne senin ne de bu konakta haberi olan kimsenin yanına bırakmazdım Berat Beyzade...

~~~~~~~~~~

Sizce AsBer arasında neler oluyor?

Berat nerede? Asmin kimden neyin hesabını soracak?

Ve birde yan karakter olan Hejaya eş zamanlı olarak bir kitap gelsin ister misiniz?

Keyifli okumalar dilerim.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

760okunma 40beğeni 14yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18