22. bölüm / 33
BERDEL: Benim SeçimimBERAT:2
Bölümler 33Şu an: BERAT:2
- 1 BÖLÜM:1608 kelime
- 2 BÖLÜM:21.550 kelime
- 3 BÖLÜM:31.632 kelime
- 4 BÖLÜM:41.354 kelime
- 5 BÖLÜM:51.161 kelime
- 6 BÖLÜM:61.748 kelime
- 7 BÖLÜM:71.295 kelime
- 8 BÖLÜM:81.111 kelime
- 9 BÖLÜM:91.651 kelime
- 10 BÖLÜM:101.540 kelime
- 11 BÖLÜM:111.768 kelime
- 12 BÖLÜM:121.886 kelime
- 13 BÖLÜM 131.354 kelime
- 14 BERAT1.224 kelime
- 15 BÖLÜM;141.789 kelime
- 16 BÖLÜM;152.167 kelime
- 17 BÖLÜM:161.982 kelime
- 18 BÖLÜM:172.402 kelime
- 19 BÖLÜM:182.424 kelime
- 20 BÖLÜM:192.610 kelime
- 21 BÖLÜM:202.016 kelime
- 22 BERAT:21.754 kelime · Okuduğun bölüm
- 23 BÖLÜM:212.987 kelime
- 24 BÖLÜM:222.454 kelime
- 25 BÖLÜM:232.753 kelime
- 26 BÖLÜM:242.448 kelime
- 27 BÖLÜM:252.370 kelime
- 28 BÖLÜM:262.408 kelime
- 29 BÖLÜM:272.175 kelime
- 30 BÖLÜM:282.315 kelime
- 31 BÖLÜM:292.347 kelime
- 32 FİNAL2.341 kelime
- 33 Kitabımız Final Olduu!!82 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
-Ağam, gittiler.
Mustanın sesiyle kendime geldim. Ne yazacağımı bilemediğim kağıda öylece baktım. Ne yazıcaktım ben bu kağıda, bilmiyordum. Bana hayat katan o kadını bir anda terk ediyordum. Bunu ona da kendime de nasıl açıklayacaktım bilmiyordum. Belki kendi içimde bir açıklamam vardı, onu burada tek başına bırakıp gitmenin bir sebebi vardı ama bu onu ben gelene kadar bilmeyecekti ve onun için bunun bir sebebi yoktu. Onun için bu bir terk edişti benim içinse yeni bir başlangıç olacaktı. Onu terk ettiğimi toparlayacak bir kaç kelimeden öteye yazı bulamadım. En son aklıma gelen iki üç satır yazıyı karalayıp yatağa bıraktım.
Çıkmadan son kez odamıza bakıp Asmin'e ait fuları dolabından alıp yanıma aldım. Belki yanımda o olmayacaktı ama ondan bir parçayı yanımda istiyordum. Bu şimdilik bir fular olacaktı ama sonrası bir fularla kalmayacaktı.
Mustafa'nın açtığı kapıyla kapıdan çıkarken üstümdeki ağırlıkla derin bir nefes aldım. Normalde kimseye haber dahi vermeden gidecektim. Ama ben gittiğimde burda birilerinin Asmin'i koruması gerekiyordu. O şerefsize dair başka planlarım olsa da şuanlık iş adı altında İstanbul'a gitmesi en sorunsuz ve şüphe çekmeyen hareket olmuştu. Amcamı ve Muratı bu konuyu söylemeden sadece benim yokluğumda ona iyi bakın demiştim.
Bindiğim arabanın hareketiyle tuttuğumu fark etmediğim nefesimi verdim. Son kez arkamda duran konağa baktım. Bir sonraki gelişim bir daha böyle olmayacaktı.
Ben Berat Beyzade, 19 unda geçirdiğim kaza yüzünden bacaklarını hissetmeyen adamdım. Sonra hayatıma Asminim girdi başta sadece beni ruhumu iyileştirdi derken şimdiyse bedenimi de iyileştirmişti. Asmin'in yaptığı masajlar çok ufak da olsa bana his kazandırmıştı ve ben yıllar sonra gelen bu hisse o kadın için tutunmak istemiştim.
Şimdiyse o ufacık hissin ardına İstanbul'a bulduğum özel bir kliniğe tedavi olmaya gidiyordum. Ve ben bunu beni iyileştiren kadın için yapıp kendi ayaklarımın üstünde dimdik çıkacaktım onun karşısına. Bu da benim kendime sözümdü.
Bu benim kendime sözüm, Asmin'e olan inancım ve biz olmayı bekleyen güvenimdi. Ben bu tedaviye sadece onun için kabul etmiştim. Bana huzurla bakan o gözleri, kendime getiren o saçları, o rahatlacı sesi, bana karşı asla olmayan o yadırgayıcı bakışlaro yapmıştı. Ben onun gözünde biz olma duygusunu görmüştüm. Sen ben değil de biz olalım demişti o gün bana ben bizi biz yapmaya gidiyordum. Belki giderken arkadaki seni beni var olmaya başlayan bizi kıracaktım ama gelişim bizi bizi yapacaktı. Ben kendimi toplayıp yâr olmaya geri gelecektim bu topraklara.
Asmin'e yâr olacaktım belki de kan da olacaktım korkuda olacaktım ben bu topraklara bir Berat ağa vardı diye gelecektim. Hesap kesilmesi gereken den kesecek, korkması gerekene korku salacak, yardım isteyene yardım edecektim. En önce intikam alacaktım. Berat olarak gidip Berat ağa olarak dönmenin intikamını alacaktım.
.
.
.
-Berat bey kendinizi çok zorluyorsunuz.
-Birşey olmaz doktor.
-İstikrarınız görülmeye değer ama bu kadar yormak da iyi gelmeyecektir kaslarınız daha yeni yeni kendini topluyor.
-En kısa zamanda iyileşmem gerekiyor Serhat.
-Bu fark ediliyor ama şu bir ayda ne kadar zorladğına bak kendine gece bile hemşire geliyor tedaviye devam etmek için en azından geceleri dinlen kendine de onu hak gör.
Asmin'im ın geceleri o yatakta bensiz rahatça yayanadığını bildikten sonra ben burda gece dursam ne faydaydı ki..
-Biz devam edelim, en kısa zamanda kalkmam lazım.
-Bak Berat bu tedavi en az üç ay sürecek kendini böyle yoksan bile bundan aşağı olmaz o da en az bunu bir yılda, iki yılda, alta ayda bitirenler var ama iki üç ay gibi bir süre çok zor hele ki senin durumunda.
Ben cevap veremeden odaya giren Mustafayla ayakta durup yürümeye çalıştığım yürüme yolundan çıkıp tekrar yatağa geçtim. Bir ayda kendimi gerçekten de çok fazla zorlamıştım. Serhatın bana kızdığı geceleri hemşire getirmediği anlarda bile kendi kendime çalışmıştım ve başarmıştım da ben şuan aldığum ufak desteklerle ayağa kalka biliyordum. Şimdi de bu bir ayda adım atacak kadar güçlenmeyi hedeflemiştim herkes bana ne kadar inkansız desede benim gücüm ve inancım vardı. Kendime olan inancım Asminden aldığım gücüm vardı.
-Ağam acil konuşmamız lazım gelir.
-Hayrola Mustafa.
-Ağam konakta heç eyi şeyler olmamış.
-Ne olmuş de!
-Ağam...
-Konuş Mustafa!
-Rojbin hanımım, gelin ağamıza kuma getirmiş.
-Ne dersin lan sen! Benim yokluğumda bana kuma almak ne!
-Doğrudur ağam, Gelin ağam da kızın saçından tutup sürüye sürüye dışarı atmış, sokağın ortasında da dövmüş.
Az önce olan sinirim duyduklarımla yerini istemsiz bir gülme almıştı. Asmin tamda ondan beklenen hareketi yapmıştı. Benim inatçı, güçlü karım.
-Ben halledicem Mustafa sen çık.
Mustafa odadan çıkarken amcamı aramış olanı biteni sormuştum.
-Amca.
-Bir şey oldu oğul, hayırdır.
-Asmin'e kuma mı getirdiniz amca size.
-Anam etmiş öyle birşey, gelince nikahınız kıyılacak.
-Amca ne dersin sen! Ben Asmin'in koruyup kollayın diye size emanet edip gelmedim mi! Birde nikah dersin.
-Sesini kes oğul! Babannen yapmış aileye söz vermiş, sen giderken ne olacak sandın! Bunu göze almadın mı! Kalkıp gelesin madem ben istemem yokluğumda verilmiş diyesin, bu söz sen yokken bozulmaz!
-Ben yokken nasıl veriliyor madem öyle!
-Kim biliyor olmadığını evlat! Bunca yıldır odandan çıkmayan seni gitti diye mi duyurduk sanarsın. Herkes odanda sanar seni!
-Tamam amca tamam ona da tamam ama o kızın gözünden tek yaş aksın o zaman kimseye acımam!
-Kendine gel Berat o kızın gözünden yaşı biz değil sen akıttın!
Sinirle telefonu kapattıktan sonra tekrar platforma gidip bacaklarımda ağrı hissedecek kadar otur kalk çalışmaya başkadım. Bir yandan da Asmin'i düşünmeden edemedim. Onu üzen, ağlatan tek kişi belki de sadece bendim. Gelen kumayı bile saçımdam tutup sürüyen bir kadındı o ama benim gidişimle geldiği halde en iyi ben farkında değil miydim?
En kısa zamanda bu durumun içinden çıkıp benim yokluğumda herşeyiyle tek başına savaşan o kadının yanınada olacaktım.
Yoruldum kalktım, tekrar başladım, gece oldu onun uyuyamadığını bildim gene başladım, sabah oldu yokluğu vurdu yeniden başladım ben tekrar kendi ayaklarımın üstünde durana kadar tekrar tekrar başladım.
Sabah kaldığım yerden devam ederken kahvaltı gelmiş Asmini ve dünkü kuma olayını düşünmekten onu da yiyememiş, hemen tedaviye devam etmiştik. Gelen hemşirenin yapmaya başladığı masajla aklıma Asmin gelmişti onun sayesinde şuan bu haldeydim.
Hemşirenin sesiyle ona döndüm.
-Berat bey en kısa zamanda toplayacaksınız kesinlikle.
-Sağlun.
-Sizde bu güç varken herşeyi yaparsınız siz.
-Evet.
-Ne kadar da kuvvetlisiniz. Bacaklarınız, kollarınız...
Kadının masaj yaparken ettiği laflarla ve masajın Asmin'in sinirleneceği bir hâl almasıyla istemsizce gülüp konuştum.
-Sağlun bu kadar yeterli.
-Aaa ama hiç olur mu öyle hiç, daha bitmedi hem ben size fazladan da yapardım.
-Gerek yok. Çıkabilirsin.
-Ama Berat.
-Berat Bey! Çıkabilirsiniz!
Kadın sesimin yüksek çıkmasıyla odadan çıkarken Mustafa da odaya geldi.
-Ağam bir sorun vardır?
-Yok Mustafa durasın, konakta haller ne?
-Ağam valla gelin ağam köpürüyormuş yanında kuzeni varmış onunlaymış, o da hâlâ konaktaymış. Rojbin hanımım göndermemiş kumayı.
-Hay ben böyle için içine.... Mustafa günü gününe konakta ne olduğunu Asmini öğreneceksin. Konaktan girenden haberim olacak.
-Tamam ağam merakın olmaya, ben hallederim.
Mustafa çıkarken gelen doktorlar bende tedavi devam etmişti.
-Bugün nasılsınız Berat bey.
-Ben iyiyim Serhat da bir daha az önceki hemşireyi görmek istemiyorum.
-Bir sorun mu oldu?
-Sen onu bana getirmez sen sorun olmayacak, yoksa sorun büyük.
-Yenge kıskanç galiba.
-Yok abi yenge kıskanç değil yenge direk öldürür.
-Ooo ağam senin canın bizim için önemli dur hele yenir ayaklanıyon, seni kaybedemeyiz.
-Sağ ol abi ya canımın sadece tedavi için kıymetli olması.
Serhat bana gülerken günlük kontrollerini yapıp gitmişti.
Serhat benim lise arkadaşımdı bu tedavi için araştırma yaparken onun adını bulup işinde de iyi olduğunu öğrenince onun yanına gelmiştim. Şimdiye iş yeri adı altında hastanede bey dese de şu bir ayda uzun zaman sonra ilk arkadaşım diyebileceğim bir adam olmuştu.
Gün içinde onların yapacağı tüm tedaviler bitmiş bende kendi kendime çalışmaya başlamıştım.
Buraya geldiğimden beri neredeyse tüm günlerim böyle geçiyordu başka hiçbirşey yapasım gelmiyordu. Sadece tedavi, Asmin orada neler yağtığı ve o pisliğin farketmeden benim kontrolümde yaptıklarıyla geçiyordu.
Belki bunca yıldır tek bir odada geçirmiş olabilirim ama bu herşeyden elimi eteğimi çektiğim anlamına gelmiyor du. O odaya ilk girdiğim anda sadece babamın ölümü vardı intikam alacağım ve onun için uğraştım, sonra uzun yıllar işler oldu bu sadece, , şimdiyse sadece Asmin vardı ve bundan sonra konak ve ağalıkta olacaktı. Ben Berat Beyzadeysem istediğimi alırdım. Ve ben o konaktan da istediğimi ve intikamımı alacaktım.
Tedavilerin, benim ekstra çabalarım ve Asmin'e olan özlemimle geçen neredeyse bir aylık sürenin ardından şuan yürüme yolunda aldığım ufak bir destekle tek başıma yürüye biliyordum. Elimde değnekle dışarıda da yürüyebilecek hale gelmiştim.
En kısa zamanda o değnekleri de kaldırıp konaktan içeri girecektim.
Gün yeniden başladığında benim için tedavinin ortasına gelinmişti. Erkenden başlayıp onların tedavisi dışında kendi kendime çalışmış yapılan tedavinin iki katını yapmıştım neredeyse.
Serhat yanıma gelip fazladan çalıştığum için gene kızsa da kendi de durumu bildiği için laf etmeden tedaviye başlamıştı. O sırada içeriye Mustafa girdi.
-Ağam.
-Hayrola Mustafa.
-Gelin ağam İstanbul'a gitmiş.
-Ne demek İstanbul'a gitmiş!
-Ağam Dilan hanım üniversite için gidince o da yanlarına gitmiş, Murat beyimle.
-Tamam Mustafa çık.
Sinirimi yatıştırmaya çalışırken Muratı aramıştım. Uzun bir çalışın ardından açmıştı.
-Buyur abi?
-Murat İstanbul'a gitmek ne demek!
-Evet abi, iş için önemliydi o.
-Ne diyorsun oğlum sen?
-Araba kullanıyorum abi sen at dosyaları ben bakıcam.
-Ulan Murat Asmin yanında mı?!
-Evet abi, yola çıktım ben gidiyoruz görüşürüz sonra.
-Kapa Murat.
Diyip telefonu kapatıp atmıştım kenarı ne oluyordu du durduk yere İstanbul'a gidiliyordu, ben bilmiyorum, hemde benden habersiz şekilde!
.
.
.
-Kendine iyi bak kardeşim.
-Ağrın sızın olursa direk haberim oluyor.
-Tamamdır abi kaçıncı diyişin.
Serhatla son kez tokalaşıp vedalaştıktan sonra tekrar konuştum.
-Davetlimsin unutma!
-Eyvallah abi bir gün geliriz.
Sonra ki iki haftada kendimi iyice toplamış şuan tek başıma yürüyebilecek hâle gelmiştim bende burada daha fazla durmak istemediğim için ve artık konağa gitme vaktim geldiğim için ayaklanmış buradan ayrılıyordum.
Aradan geçen zamanda Asmin de geri konağa dönmüş, o kadın da hâlâ konaktaydı. Gidince ikisiyle de uğraşacağım kesin bir gerçek vardı. Gelen ve konakta olan tek kişi de onlar değildi Ciwan denen o şerefsiz konağa gelmişti ve gelişini kendince bir başlangıç sanarken ben onun sonu olmaya gidiyordum. Yokluğumda yaptıklarını ona bir bir yediricektim. Bana kalsa onu işini uzatıp onu hâlâ İstanbul'da süründürürdüm ama hem amcamın isteği hemde ben geldiğimde beni orada görmesini istediğim için bunu yapmamıştım. Gidince misliyle ödiyecekti bunu.
Arabaya bindiğimde Mustafa da sürmeye başlamıştı. Uçakla gitmeyi sevmezdim o yüzden her yere genellikle arabayla giderdim şimdide yolumuz uzun olduğu için sabahtan binmiş akşama orada olacaktık.
Hızlı geçen bir yolculuğun ardından Mardin'e gelmiştik Geldiğimden amcam ve Murat dahil kimsenin haberi yoktu. Onlar en azından neden gittiğimi biliyoken Asmin için aynı şeyi diyemezdim. Ve sanırım en çok onun tepkisini kestiremiyordum.
Ama şu üç ayda bile özlemine hasret kaldığım o kadının tepkisini ne olursa olsun kendine getirecektim.
Konağın kapısı da durup dimdik şekilde içeri girdim.
Anamın oğlum diye haykırışı, yere düşen çay tepsisi var güzelliğine hayret ettiğim o kadın.
Konak benim gelişimle ayaklanırken, çöken tek bir kişi vardı...
~~~~~~~~~~~~
AsBer arasında sizce neler olacak??
Beratın ağzından ikinci bölüm de geldi...
Asmin'in kavgasına ne diyorsunuz.
Asmin'in olayları sonraki bölüm onun anlatımıyla da gelecek.
Bölüm etkileşimi
