13. bölüm · BERDEL: Benim Seçimim

BÖLÜM 13

Mavi Gece

Aradan neredeyse bir hafta geçmişti. Berat kandili hâlâ aynıydık ne iyiydik ne kötü, belki aramızda herhangi bir kavga, sorun olmamıştı ama bu iyi olduğumuz anlamına da gelmiyordu ve ne yazıkki işin kötü kısmı da burdaydı.

Bu bir hafta da çok da farklı şeyler olmamıştı aslında annemlerin hikayesini öğrenmiştim.Berat'ın babası öldükten sonra Ayşe ana hamile olduğunu öğrenmiş tabi o an kimseye dememiş bunu, Ayşe ananın Berattan önce ve sonra çok fazla ya düşüğü olmuş ya da doğan evlatlarını kaybetmiş.O yüzden hem o hem de Beratın babası, Beratın üstüne çok da düşüyolarmış. Rojbin hanım o zamanlar da üstüne kuma getirmeye çalışmış ama Azem ağa buna her zaman karşı çıkmış. O öldükten sonra da gene Rojbin hanım bizzat kendisi ağaları toplayıp gelinim dul kaldı oğluma kuma gidecek demiş. O zaman Berfin anne ayrı Ayşe anne ayrı yıkılmış tabi. Ayşe anne de hamile olduğunu Asaf babaya demiş gizliden biliyormuş çünkü Rojbin hanımı biliyormuş bir de onlardan çocuk beklermiş. Yapmışta bunu onlara nikâh kıydırdığı gün zorla aynı odaya tıkmış artık karı kocasınız demiş
Ayşe anne de o zamanlar hamile olduğu için bunu sonradan Rojbin hanıma söylemişler ve Rojbin hanım o zamanlar babasınu Asaf ağa zannetmiş. Tabi gerçekler sonradan öğrenildiğinde Rojbin hanıö esip gürlese de Asaf baba o zamanlar koyamadığı tavrını koymuş ve abisinin eşi olduğunu annesine hatırlatmış

Berfin anne eltisinin üstüne kuma geleceğini duyduğunda dünyası çökmüş bunu kabul etmem der durmuş ama karar verildikten sonra kimse de onu dinlememiş tabiki de ama Asaf Baba Ayşe annenin hamile olduğunu ve planlarını söylediğinde rahatlamış o da en başında gene de bu durum onun için çok zor olsa da normalde birbiriyle çok iyi anlaşan iki elti olarak devam etmişler. Ve şuan bu kadar yakın olmalarının bir sebebi de duymuş.

Lizge vardı birde o güzel ufacık kızın bir kertmesi varmış gene tabiki de Rojbin hanım sağ olsun yapmış bunu da Asaf Baba ve Ayşe annenin ona yalan söylemesini kabul edemediği için yapmış bunu da Sırf güç gösterisi uğruna ufacık kızın hayatını karartmış resmen kadın. Ve Lizgenin evleneceği kişi de gelin görmesin de tanıştığım, Rojbin babasının kardeşinin torunuymuş. Asaf Baba da sırf bunu öğrendikten sonra tek şart koşmuş ağalara benim kızım ya okulunu bitirdikten sonra olur ya da kan davası başlatırım gene de kabul etmem demiş. Şuan Lizgenin sürekli olarak aldığı eğitimlerin sebebi de buymuş Asaf baba özellikle tekvandoya yazdırmış ona olur da kötü birşey olursa kendini korusun istemiş. Abisinden kalan tek emanete sahip çıkmak istemiş.

Ben bunları öğrendiğimde ne diyeceğimi bilememiştim, Rojbin hanıma gerçekten anlam veremiyordum nasıl bir kadın abisinin eşini oğluna kuma yapardı, o da yetmezmiş gibi bir yalan uğruna ufacık kıza bunu hak görürdü.

Düşüncelerimden Dilanın sesiyle çıkmıştım. Bugün onun sınav günüydü ve bende sabahtan onunla beraber gelmiştim, şimdiyse sınavdan çıkmış yanıma geliyordu.

-Dilan nasıl geçti?

-Ayy yenge bilmiyorum iyiydi herhalde çok saçma sorular vardı. Yaptım ama ne yaptım ben bile bilmiyorum.

Ben daha cevap bile vermeden sabah bizi bırakan Murat şimdide almaya gelmiş gelip kardeşini başından öptükten sonra konuşmuştu.

-Nefes al kızım.

-Abi yaa biliyorsun çok önemli benim için.

-Biliyorum güzelim hadi gelin burda beklemeyelim.

Murat Dilanı koluna alırken bana bakarak konuşmuştu. Bende başımla onayladıktan sonra bir kafeye gitmiştik. Beratın haberi olduğu için problem yapmamıştım Dilanı da yalnız bırakmak istememiştim.
Dilan tatlısını yiyip bizde çaylarımızı içtikten sonra bizim Muratla yan yana gözükmemize laf çıkartacakları için konağa gitmiştik.

Konağa gidince Dilan tüm kitaplarını keyifle yakmıştı. Bende üstümü değişmek için odaya gitmiştim.  Berat odada yoktu ve banyodan su sesi geliyordu duş aldığını düşünüp üstümü değiştirip bende tekrar dışarı çıktım. Çardakta annemler ve Dilan vardı beni gören Dilan da her zamanki heyecanıyla konuştu.

-Ayy durun hadi size güzel bir kahve yapayım. Bugün herşey benden.

O mutfağa giderken bende annemlerin yanına gitmiştim.

-Buke Berat nasıl?
Ayşe ana her zamanki gibi bana Berat'a soruyordu hem odadan çıkmadığı için hem de tedavi olduğu ekstra merak ediyordu.

-İyi anne sen merak etme, yani bir ilerleme yok ama en azından yapıyorum.

-Hayırdır buke ne yapıyormuşsun sen?
Evet ne güzel gelmişti tabiki de Rojbin hanım.

-Kocamla ne yaptığımın hesabını size mi vericem Rojbin hanım!

-Terbiyesize bak hele sen,  gerekirse verirsin!

-Vermem Rojbin hanım kocam ya o benim bizim özelimiz ya sizi ilgilendirmez.

-Senin o dik başını ezerler buke!

Ben tam cevap verecekken olaydan burada gerilimden haberi olmayan Dilan şen bir sesle geldi.

-Kahveler geldi!

Rojbin hanım Dilana ters ters bakarken Dilan az önceki sesinden eser kalmamış şekilde konuştu.

-Babanne sana da yapayım?

-İstemez! Senin de sıran geliyor Dilan hele bir Civanımla, Murat'aa kız bulayım.
Rojbin hanımın sözlerinin ardına Asaf babanın sesi duyuldu.

-Durasın orda ana! Benim kızlarım okuyacak!

-Okuyup da ne olacakmış sanki abileri bir evlensin hele adı çıkmadan o da evlenecek.

-Anaaağhh!

-Asaf  ne zamandır büyüklerinin lafının üstüne söz söyler oldun!

-Konu kızlarım olduğundan beri ana bu konu da burada kapandı!

Konağa giren Lizgeyle ve Rojbin hanımın sinirle girmesinin ardından Dilan babasına sıkıca sarılmıştı.  Onalrı o halde gören Lizge de kıskanıp konuşmuştu.

-Ama yaaağ o benim koruyucum.
O da onların yanına giderken Asaf baba ikisine de sarılmış saçlarından öpmüştü. Asaf babayla kızların  ayrı bir düşkünlüğü ve bağı vardı.

Asaf baba geri giderken bizde tekrar oturmuş kahvelerimizi içmeye başlamıştık. Lizge hanım gene neşeyle kursta olup biteni anlatıyordu. Biz bir yandan onu dinlerken Dilan sınavın sitresini atmış ve mutluydu az önceki olay canını sıkda ds Asaf babanın dedikleriyle eski haline geri dönmüştü ama ne yazıkki benim için aynı şey geçerli değildi.  Rojbin hanımın beni gördüğü her yerde laf etmesi gerçekten de artık canımı sıkıyordu. 

Ben biraz daha oturduktan sonra odayı temizliceğimi söyleyip gitmiştim. Canım sıkılmıştı ve daha fazla sahte bir gülümsemeyle orada oturamayacaktım. O yüzden de odaya gidip temizlikle kafamı dağıtmak iyi gelir diye düşündüm.

Ama odaya girdiğimde Berat hala banyodaydı bende o çıkana kadar en azından süpürelim diyip makineyi elime alıp süpürmeye başladım.  Ben koca odayı temizlerken Berat hala banyodaydı bu adam bu kadar uzun napıyordu?

Kapısına vurup seslendim ama ses gelmedi cevap da vermeyince birşey oldu sanıp banyoya girdim bende. Tabi kapıyı açmamla Beratı karşımda görmem de bir olmuştu.

-Asmin?
-Efendim ağam?

Berat bana tüm şaşkınlığıyla bakarken bense sanki odaya giren ben değilmişim gibi ona zerre kadar bakmayıp makinenin olduğu kısma doğru gitmiştim.

-Napıyorsun kadın?
-İş yapıyorum ağam.

Bir yandan Berat'a laf yetiştirirken bir yandan da ciddi manada  makineye kıyafet atıyordum. Şuan bile ne yaptığımın farkında değildim. Resmen adam banyodayken içeri girmiştim.

-Sen ne zamandan beri bu kadar uzun duş alıyorsun  ağam. Benim bildiğim erkekler bu kadar uzun kalmaz banyoda.

Bunları diyip hiç birşey olmamış gibi usulca dışarı çıkmayı planlarken Berat beni kolumdan tutmuş kucağına oturmuştu. Ben düşmemek için kollarımı boynuna dolarken o da bir eliyle belimdem tutuyordu.

-Sen erkekleri nerden biliyor muşsun kadın?
Bunca zamandır ilk defa Beratın ilk defa kızgınlık ve kıskançlık arası o sesini ve tepkisini duymuştum.

-Yani aramız iyi olmayabilir de 4 abi bir babayla büyüdüm biliyoruz herhalde.

-Bak sen Asmin hanım öylemi.

-Öyle ağam.
Diyip usulca kalkmayı planlarken Berat buna izin vermemişti.

-Nereye kadın?
-İşim var ağam.
-Buraya dalarken bu kadar kolay kaçacağını düşünmedin herhalde.
-Ne dalması hiç de dalmadım çıkmak bilmedin, işlerim vardı seni mi beklicem.
Ben çok büyük saçmalarken Beratsa gülüp konuşmuştu.

-Ahh kadın! Aklımı başından alıyorsun.
Duymayı beklemediğim bir iltifatla öylece Berat'a bakıyordum.  Beratta bana öylece bakatken belimdeki parmaklarının hareket ettiğini hissettim.

-Ağam.
-Kadın.

Ben sessizce konuşurken o da sessizce cevap vermişti.

-Biraz daha böyle durursak ben verdiğim sözü tutamıcam.

Ben gene kalkmaya çalışırken Berat izin vermemiş dudaklarımızı birleştirmişti.

~~~~~~~~~

Ben odaya gelmiş üstümü değiştirmiştim beş dakika sonra da Berat gelmişti.

O da eşofmanını giymiş üstüne de dolaptan aldığı bir tişörtü giymişti.

Bu adam bazen gerçekten de benim sinirlerimi bozuyordu. Şimdide sanki hiç birşey olmamış gibi masasının başına gitmiş işine başlamıştı.Yani tamam anlık birşeyle banyoya falan ben olabilirdim belki ama orada olanları sadece ben yapmamıştım sonuçta. Ne yapmaya çalıştığını anlamak çok zordu ben tam iyiyiz derken öyle bir buz dağı koyuyordu ki aramızda ne olduğunu anlamıyordum. Sanki bana karşı iyi ve kötü iki ayrı insan var gibiydi.

Kendimi düşüncelere boğmamak için kulaklığımı takıp müziği de açmış az önce süpürdüğüm yerleri şimdide silmeye başlamıştım. Ben Berat'a aldırış etmeden temizliği bitirmiş üstümü de değiştikten sonra tekrar odadan çıkacaktım ki avluda ki bağırış sesleri yankılandı her yerde.

Ben hemen dışarı çıkarken gördüklerimle neye uğradığımı şaşırmıştım...
Civan ve ayaklarının dibine attığı o kız.

~~~~~~
Keyifli okumalar...
Arkadaşlar hikâyenin devamı için oy ve yorumlarınızı beklerim:)