24. bölüm / 33
BERDEL: Benim SeçimimBÖLÜM:22
Bölümler 33Şu an: BÖLÜM:22
- 1 BÖLÜM:1608 kelime
- 2 BÖLÜM:21.550 kelime
- 3 BÖLÜM:31.632 kelime
- 4 BÖLÜM:41.354 kelime
- 5 BÖLÜM:51.161 kelime
- 6 BÖLÜM:61.748 kelime
- 7 BÖLÜM:71.295 kelime
- 8 BÖLÜM:81.111 kelime
- 9 BÖLÜM:91.651 kelime
- 10 BÖLÜM:101.540 kelime
- 11 BÖLÜM:111.768 kelime
- 12 BÖLÜM:121.886 kelime
- 13 BÖLÜM 131.354 kelime
- 14 BERAT1.224 kelime
- 15 BÖLÜM;141.789 kelime
- 16 BÖLÜM;152.167 kelime
- 17 BÖLÜM:161.982 kelime
- 18 BÖLÜM:172.402 kelime
- 19 BÖLÜM:182.424 kelime
- 20 BÖLÜM:192.610 kelime
- 21 BÖLÜM:202.016 kelime
- 22 BERAT:21.754 kelime
- 23 BÖLÜM:212.987 kelime
- 24 BÖLÜM:222.454 kelime · Okuduğun bölüm
- 25 BÖLÜM:232.753 kelime
- 26 BÖLÜM:242.448 kelime
- 27 BÖLÜM:252.370 kelime
- 28 BÖLÜM:262.408 kelime
- 29 BÖLÜM:272.175 kelime
- 30 BÖLÜM:282.315 kelime
- 31 BÖLÜM:292.347 kelime
- 32 FİNAL2.341 kelime
- 33 Kitabımız Final Olduu!!82 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Berat gelmişti dimdikti ama beni param parça etmişti ve bundan haberi var mıydı? Bilmiyordum.
Ben yerimde öylece dururken hareket bile etmiyordum. Rojbin hanım kendinden geçip bayılırken Heja da onunla ilgileniyordu . Berat da annemlerle ve babamla sarılıp ellerini öpmüştü. Ciwanla onun el uzatmasıyla sahte bir tokalaşma yapmıştı. Ve o, Elif, tepsiyi deviren de oydu annemlerden sonra Beratın kollarına koşarak sarılmıştı.
Bense sadece duruyordum kendi böyle olduğu için dimdik şekilde duruyor kendinden emin ve mutluydu. Ama ya arkada bıraktıkları ya biz ya ben hâlâ onun bıraktığı gibi dimdik kendinden emin miydik. Berat gidişini bir galibiyet sanıyordu, ama onun gidişi bizim mağlubiyetimiz olmuştu.
Herkesle sarılan Berat bana bakıyordu. Anlamlar onu ortalarına almış sorguya çekerken onun bakışları sadece bendeydi ve ben şuan o kollara atlamamak için o kadar zor duruyordum ki ama içimdeki o kırgınlık buna bir o kadar da engeldi. Kırgınlık olmasa bile ne faydaydı ki benden önce o kollara az önce koşan Elif değil miydi?
Onlar vakit geçirirken Ayşe ana Beratın kulağına birşey demiş Berat da ayağa kalkmıştı ama benim umrumda bile değildi odaya geleceğini düşündüğüm için mutfağa gittim. Hasret ablalar akşam yemeği için hazırlık yaparken sanki hiç birşey olmamış gibi yardım ettim. Şuan bir o kadar onun yanında olmak isteyip bir o kadar da ondan uzaktım. Asaf ağaya söz vermemiş olsam şuan o valizi alıp giderdim ama yapamıyordum.
Ben işe dalmışken Beratın sesini duydum.
-Abla dışarı çıkın!
-Peki ağam.
Hasret ablayla Şengül dışarı çıkarken ben hâlâ yaptığım işe devam ediyordum ona bakarsam affetmekten korkuyordum.
-Asmin`im!
Deme, yapma o kadar şey yapıp da bana gelip bunu yapma affederim, istemiyorum, yapma.
Cevap bile vermeden işime dönerken. Berat yanıma gelmişti. Yemek yaptığım kaşığı elimden alıp beni kendine çekti.
-Kadın!
-Birşey mi istedin?
-Seni.
-Tükendi ağa. Yok.
-Asmin`im bir dinle beni!
-Ağa işim var.
Berat belimdeki kollarını çekmezken mutfağa gelen Elif olmuştu. Bizi hiç görmemiş gibi Beratın yanına gelip konuştu.
-Ağaam.
-Efendim.
Ben Beratın kollarından çıkıp mutfaktan çıkarken odaya girmiştim. Gözümden akan yaşlara engel olmak istiyordum ama olmuyordu. Beni terk etmişti, şimdiyse geri gelmişti. Deli gibi ona gitmek isterken öte yanım hâlâ konakta olan kumayı, terk edişini, onun şuan Beratla mutfakta olduğunu hatırlayıp duruyordu
Beratın ardıma odaya gelmesiyle. Direk geri adımlayıp onun konuşmasına izin vermeden konuştum.
-Tek soru tek cevap ağa!
Berat bana garip şekilde bakarken konuştum.
-O kadınla evlendin mi?
-Nerden çıktı bu Asmin!
-Tek cevap ağa evet mi hayır mı?
-Ben bunu yapmam Asmin!
-Beraber oldun mu?
-Kadın!
-Cevap ver ağa! Oldun mu?
-Olmadım!
-Nikah kıyacak mısın? Geldiğinden haberin var mıydı?
-Kıymıcam Asminim. Bir durur musun.
-Haberin var mıydı?
-Vardı!
-Tamam.
Diyip banyoya gitmiştim. Duygularım karman çorman dı buna sevinmeli miydim ya da üzülmeli mi? İkisi de değildi. Kocam beni aldatmıyor diye sevinecek miydim? Evde kumam varken. Ya da haberi var diye üzülmeli miydim, Berat yanıma gelmişken. Ya da hepsini geçip böyle birşeyi bana demeden çekip gittiği için kızmalı mıydım.
Karma karışıktım.
Banyoda daha fazla durmamak için elimi yüzümü yıkayıp kendimi toparladıktan sonra geri çıktım. Tam odadan çıkacakken Berat beni duvarla kendi arasına almış konuşmuştu.
-Şimdi kaç bakalım ama akşam kaçamazsın Asmin hanım. Konuşucaz.
Dedikten sonra kapı tarafındaki kolunu çekmiş.
-Buyur karıcım.
Demiş bende dışarı çıkmıştım. O da beni ardımdan çıkarken o içeri bense mutfağa gitmiştim.
Mutfakta onu görmemle sinirlerim iyice artarken mutfaktan geri çıkacakken sesiyle durdum.
-Beratım da geldi sonunda.
-Kim geldi pardon.
-Beratım eşim.
-Sen hâlâ seninle evli bile olmayan birine eşim diyebiliyorsun.
-Benden bu kadar korkma kumam. Ne o gelir gelmez onunla olan evliliğimi sordun. Ahh ne yazık birde inanmışsın yalanına.
Sinirlerim iyice artarken onun yanına doğru gittim, kulağına doğru konuştum.
-Canım benim, kocam bana yalan söylemez hem ilk işimiz o olmadı ama söylemiyim şimdi özelimiz. Sen anlarsın.
Karşımda gördüğüm kıza olan inadımdan attığım yalanla o durduğu yerde kendini yerken bende mutlu şekilde dışarı çıkmıştım. Belki biraz yalan konuşmuş olabilirdim ama bu onu hak etmişti. Beratın da yalan söyliyeceğini düşünmemiştim. Sormuştum hayır demişti, olsaydı da der miydi? Bana yalan demezdi? Yani umarım demezdi yoksa berat bir değil iki kere elimde kalırdı hatta ikinciye kalmaz dı bile ya.
Aklıma gelen fikir ile Mustafa`nın yanına dışarı çıktım.
-Mustafa bak hele bir!
-Buyur gelin ağam.
-Mustafa şimdi gidiyorsun dediğimi alıyorsun ama ağana söyliyim deme!
-Gelin ağam etme, Berat ağam beni gebertir.
-Edersen de ben gebertirim Mustafa süpriz edecem. Gidiyorsun alıyorsun gelince de herkes yattıktan sonra gece bizim odaya getiriyorsun.
-Tamamdır gelin ağam.
-Kimse görmesin dikkat et! Sen direk kapıya getir ben açarım.
-Nasıl dersen hanımım.
-Dikkat et kimse görmesin tamam mı? Hayde git hallet şimdi.
-Peki hanımım.
Mustafa giderken ben tekrar mutfağa gitmek istemeyip inadıma içeriye yanlarına gittim. Beratın yanına da otururken Rojbin hanım her zamanki gibi formundaydı.
-Büyüklerinin yanında ne bu saygısızlık. Kuman orda çalışır git iş tut gelin olacak birde.
Ben konuşmadan Berat cevap vermişti.
-Asminin bir kuması yok! Ayrıca babaanne benim karım ne zaman isterse o zaman iş yapar o bu konağın gelini hizmetlisi değil!
-Onca yıl odada kal çık sende ne arasın saygı! Edepsiz!
-Ana etme! Rahat bırak çocukları! Yeni geldi Berat Asmin de işini eder sonra.
Asaf ağanın da araya girmesiyle Rojbin hanım söylenmeye devam etmişti. Durmuyordu.
-Doğru dedin onu yeni gelmiştir! Asmin buke kalkasın kumanla kocanın odasını hazır edecen sana düşer! Sende imamı çağır Asaf!
-Ben böyle birşey etmicem, o imam da bu konağa gelmicek!
-Saygısız bağırma!
-Babanne kendine gel! Ne nikahı!
-Baba sana dedim. Etme, giderim dedim. Berdeli bozarım dedim.
Herkes dediklerime şaşkınlıkla bana bakarken Asaf ağa o gür sesiyle konuştu.
-Buna Berat cevap verecek dedik. Söyle Berat! Elif kızı kuma diye alır mısın?
Tüm bakışlar bizdeyken ben cesaret edip de Berat`a bakamıyordum.
-Amca benim tek karım Asmindir! Bu böyle biline! O kızı da alıp getirmişsiniz geldiği gibi yarın gidecek!
-Söz verildi Berat! O kıza o nikah kıyılcak!
-Benden habersiz kime neyin sözünü verirsiniz siz! Bana sordun mu o sözü verirken babanne!
-Tamam ana bitti o kız bu konaktan gidecek! Sende bağırma büyüğün var karşında!
İçeri onun ve Hejanın ardı ardına sofra kurmaya gelmesiyle bende kalkıp mutfağa yardıma gittim kısa sürede kurulan sofrayla Asaf Ağa`nın kalkıp oturmasıyla Berat ve ben ilk defa berabet sofraya oturacaktık. Berat baş köşede oturan Asaf ağanın yanına oturmasıyla onun olmadığı sürede orada Ciwan oturduğu geldi aklıma ama şuan Berat geldiğinden beri konuşmayan adam hâlâ de susmuş hiç birşeye cevap vermeden masanın diğer baş köşesinde oturan Rojbin hanımın yan tarafına geçip oturmuştu. Berfin ana Asaf ağanın soluna otururken bende Beratın yanına oturmuştum. Murat Berfin ananın yanına geçerken o kız tam benim yanıma oturacakken Ayşe ana sandelyayı tutmuş konuşmuştu.
-Ben gelininin yanına oturayım kızım sen geç şuraya.
Ayşe ananın lafıyla onun düşen suratıyla o Rojbin hanımın yanına giderken bende anneme mutlulukla bakarak keyifle yemeye başladık.
Bizim yemek yediğimiz sırada Ciwanın o iğrenç sesi duyuldu.
-Heja çık odaya!
Heja sorgulamadan sofradan kalkarken Berat konuştu.
-İnsan gibi davran lan kıza!
-Sana mı sorucam lan!
-Ciwan elimde kalırsın! Bana soracaksın! Bir daha öyle davran bak neler oluyor!
-Sakata bak sen ayaklandığı gün kafa tutar olmuş!
-Yeter! Naptığınızı sanarsınız sofra ortasında! Berat sanane Ciwanın eşinden karşmayacaksın! Ulan it sende bir daha o kıza birşey et göreyim duyayım yakarım! Yiyin yemenizi susun!
Tartışmayla biten sofranın ardından o pislik de kızın yanına odaya giderken, biz oturmuş Beratın üç ay boyunca naptığıyla geçen bir çay sohbetinin ardından herkes odalarına geçerken Beratta dinlenmek için gitmişti. Bense akşam konuşucaz lafının üstüne hiç odaya gitmek istemediğim için mutfağı ağır ağır toplamış başka çarem kalmayınca da odaya gitmiştim.
Beratın üstünü değişmiş yatakta yattığını gördükten sonra ben ona bakmayıp inadına dolaptan en güzel geceliklerimden birini almış banyoya gitmiştim.
Onunla yüz yüze gelip onu affetmekten korkuyordum. İçimde yer alan bu sinirin ona olan sevgime ağır basmasından korkuyordum, evde hâlâ o kadın varken onunla barışmaktan ona kıyamamaktan korkuyordum.
Ben üstümü değişip odaya giderken Beratta az önce yattığı yataktan oturur hale gelmişti. Son yatışıydı zaten keyfini çıkarabilirdi. Bense yatağa gitmemek için makyaj masasına oturup saçlarımı taramaya başladım.
Aynadan Beratın kalktığını görsem de tepki vermeden devam ediyordum ki elleri taradığım saçlarımdaki ellerime geldi. Beni durdurup elimdeki tarağa alırken konuştu.
-Saçlarına hastayım kadın.
Berat saçlarımı taramaya başlarken ben de susuyordum. O da biraz devam ettikten sonra tarağı masaya koymuş beni de kaldırıp yatağa oturtmuştu.
-Aaa! Napıyosun ağa!
-Konuşma zamanı gelmedi mi artık!
-Konuşacak birşey yok!
-Yapma Asmin geldiğimden beri ne bu tepkin!
-Tepkim mi ne? Sen cidden soruyorsun bunu.
-Asmin geldim, yürüyorum umrunda bile olmadı.
-Berat değildi hiç bir zaman da olmadı sen o sandalyedeyken de benim Beratımdın. Böyle olunca ne olacak sandın söylesene beni bırakıp gideceksin üstüme kuma gelecek sonra kalktın diye umrumda değil öyle mi? Kalkmasaydın de beni de terk etmeseydin Ağa! En azından sevdiğim insanın beni terk edişini yaşamazdım!
-Bir sakin ol! Kuma falan yok Asmin!
-Yok öyle mi kadın benim karşıma geçmiş nikah kıydık Berat burdan benim yanıma geldi benimle oldu diyor! Geliyor burda benimle aynı çatı altında yaşıyor ama yok!
-Olmadı, olmayacak o yarın bu evden gidecek!
-Sağ ol ağa ya çok teşşekürler üstüne kuma almadın ne hoş!
-Asmin bir dur! Sakin ol!
-Durayım ağa ben durayım sen söyle beni niye terk ettin Berat! Tedavine tek engel ben miydim! Söyle!
-Ben seni terk etmedim kadın. Yaptığın şeylerde ufacık bir his aldım ve peşine koştum eğer gelirsen ve olmazsa yıkılma, üzülme istedim.
-Yapma ağa yapma! Ya ben seni o halinle sevmişim sırf sen kabul etmiyorsun diye yapmışım ben mi üzülürdüm sence.
-Asminim geldim burdayım. Kuma yok. Terk etmek yok. Artık sandalye de yok. Engel de yok.
Ben daha konuşamadan kapı çalmıştı Berat söylenirken bende geceliğimin üstüne uzun bir sabahlık aldım.
-Bu kim bu saatte!
-Aç kapıyı ağa!
Berat benim giyinmemi beklerken dediğime de şaşkınca bakıyordu. Ben tam giyinmiş kapıya çıkacakken beni engellemişti.
-Bu halde nereye karıcım?
-Sende aç o zaman kapıyı ağaç oldular.
Berat söylene söyle kapıyı açarken karşısınds gördüğü Mustafayla şaşkındı.
-Hayrola lan bu saatte?
-Ağam valla gelin ağam getirin dedi.
Berat bana bakarken bende konuştum.
-Tamam Mustafa siz onu şu duvara koyun yeterli.
Mustafa benim dediğimde elindeki koltuğu koyup çıkarken onların ardına kapıyı kapatan sinirli bir Berat kalmıştı.
-Bu ne Asmin.
-Tanıştırayım ağa koltuk. Koltuk, Berat. Berat, koltuk
-Bu niye bizim odamızda kadın.
-Orada yatacaksın da ondan!
-Ne diyorsun kadın sen!
-Ne bekledin ağa ben bu kadını terk ederim sonrada ayakta geldim diye o beni affeder birşey olmadan devam ederiz falan mı? Yok ağa senin yeni yatağın!
Berat bana doğru adımlarken aramızdaki mesafeyi kapattı. Aramızda gerçekten ciddi boy farkı olduğundan o başını eğmiş bana bakarken bense onunla denk gelmek için kafamı kaldırmıştım.
-Hayırdır karıcım, hiç mi özlemedin kocanı!
Beratsın şu haline başka zaman olsa anında herşeyi unutabilirdim ama şuan asla olmazdı.
-Özlenecek birşey mi vardı ağa!
-Öyle mi diyormuş benim minik karım. Vardır bence!
-Minikmiş dev olan sensin! Ayrıca evet özlenen birşey de yok!
-Yani şimdi kocanı şurda ufacık koltukta yatırmaya tamamsın sen.
-Evet ağa orada yatacaksın uzunca bir süre hatta.
-Bensiz yatamayan kadına ne oldu!
-Üç ay önce ağa bildin mi gittiğin gece öldü o!
Ben Beratın anlık boşluğundan faydalanıp kenara kayarken. O da söylenip yatağa geçmişti. Daha doğrusu koltuğuna. Bende keyifle yataktaki yastağını koltuğa atıp konuştum.
-İyi geceler ağa!
-İnsan biraz acır kadın! Bari üstüme biirşey ver!
-Sev dev boylusun ya dolabın üstünde var alırsın ordan.
Berat kendine söylenirken giderek aldığı örtüden sonra gördüğü valizle konuştu.
-Şimdi de sen söyle bakalım Asmin hanım. Ne bu valiz. Berdel bozmalar, boşanmalar.
Berat yatağa otururken bende tekrar konuştum.
-Ne olacak sandın Berat ya gerçekten merak ediyorum bu kadın beni çok seviyor susar hadi ben gittim o beni anlar kuma getirdim onunla beraber oldum ama o oturur mu? Gidicektim Asaf baba göndermedi, Berat gelecek dedi. Burda kalmam dedim o gelene kadar git sonra gel dedi. Baba kabul etmem bunu dedim eğer Berat ederse ben bozarım dedi. Dağ evine gidecektim eğer bu gün gelmeseydin.
-Asmin tekrar diyorum kimseyle evlendiğim de kuma getirdiğim de yok! Burda oturmanı bekledim demiyorum ama haberim yoktu olduğunda da amcam sen gel boz dedi. Ayrıca bu evliliği boxmana müsade etmem.
-Niye Berat? Giden sensin ardına acıyı bana bırakan sensin izin vermeyen de sen?
-Asmin! Sebebini söylüyorum gittim ama geri geldim ve olan birşey yok eskisi gibi herşey.
-Eskisi gibi olan hiç birşey yok biliyor musun? Sen o kapıdan dimdik girdin ya ben de param parça çıktım o gün. Ve aynı olmayan tek birşeyi diyim mi sana şuan bu çatının altında seninle evlenip evliliğimize üçüncü bir kişi olacağını zanneden bir kadın var! O yüzden ağa hiç bişey aynı değil sen o sandalyeyi kendin için kaldırdın çok da güzel etmişsin ama onu kaldırırken bizim aramıza bir değil bin engel koydun.
-Ben engel koymadım kadın! Tamam bazı şeyler olmaması gerekirdi oldu ama ben bunu toplicam.
-Sen toplarsın ağa ona şüphe yokta beni, bizi kim nasıl toplayacak.
Berat gelip benim alnımdan öptükten sonra konuştu.
-Ben seni de bizi de herşeyi de toplarım karıcım. Sen sadece izin ver.
-İyi geceler.
-Asminim özledim be.
Beratın gözlerimin içine bakarak söylediği söz öyle bir içime işlemişti ki bir tarafım deli gibi sarılıp hasret gidermek isterken öte tarafım yaşadıklarını unutamıyordu.
-O kadın burada oldukça asla!
-Yarın gidince tamam mı diyorsun.
-Hayır, sadece o varken asla diyorum.
-Yokken ne oluyor karıcım.
-Yokken birşey olmuyor, yatağın seni bekliyor.
-Kadın varya ben buraya nasıl geldim sayende kaldım koltuk yastık.
Beratın dediğine kısıkca gülüp cevap vermezken o da koltuğa gidip yatmuştı. Bende her ne kadar alıştım desem de hâlâ şurada tek başıma yatamıyordum. O yüzden de tüm gece sadece yatakta dönüp durmuştum ama Beratın sa benden farkı yoktu, o uzun boyuyla ufacık koltukta yatamıyordu. O da tüm gece yatamamış bir o yana bir bu yana dönmüş durmuştu.
Günü bir şekilde sabah ettikten sonra ben kalktığımda Beratın hâlâ yattığınu gördüm. Yüzünden bile o memnunniyetsiz ifadesi beli oluyordu yatsa bile uymadığına emindim.
Ben yataktan kalkıp banyoya gitmiştim orda işlerimi hızlıca halledip banyodan çıktığımda Beratın da kalktığını gördüm.
-Günaydın.
-Günaydın kadın.
-Pek uyuyamamış gibisin ağa.
Ben inadına bilerek konuşurken Berat da laf etmeye hazırdı.
-Sayende kadın! Bakıyorum ben burda yatınca sende pek mutlusun.
-Yok ağa olur mu? Sen kendin düşün orada kaç gün yatacağını!
Berat yanıma gelirken. Alnımdan öpmüş dibimde konuşmuştu.
-Sen biraz kocanı düşünürsen.
-Kocam giderken beni düşünmüş mü ağa.
-Sen kocanın aklından tek bir an çıkmadın ben kadın!
-Benim aklımdan da şuan aynı çatı altında olduğum o kuma düşmüyor söyle kocama önce onu bu çatıdan alsın.
-Halledicem Asmin`im.
Berat banyoya giderken bende o çıkmadan hızlıca üstümü değiştirip Beratın yattığı eşyaları ve yatağı da toplamıştım. Ben yatağı toplarken banyodan çıkan Beratın bir anda üstünü odada değişmesiyle de elimdeki çarşafı birbirine dolamıştım. Beratsa gülerek konuştu.
-Hayırdır karıcım, gözlerini alamadın.
-Hıı, nee! Ne alaka be! Odanın ortasından ne diye soyunuyon ayrıca!
-Sakın ol karıcım. Son görüşün olmıyacak!
Beratın göz kırpışıyla elime geçen yastığı ona doğru atarken o da hava da tutmuştu.
-Bekle ağa bekle, çok beklersin daha.
Berat giyindikten sonra beraber dışarı çıkarsan sofraya ilk defa yan yana gitmiştik. Asaf ağanın da gelişiyle herkes sofraya otururken. Berat konuşmuştu.
-Elif, yemekten sonra hazırlan ailenin yanına dönüyorsun! Misafirlik bitti.
Beratın lafıyla Elif`in bağırması bir olmuştu.
~~~~~~~~~~~~
Çiftimiz sonunda buluştu.
Neler olacak dersiniz?
Asmin Affedecek mi?
Bayılan kişinin Rojbin hanım olmasını kimler bekledi?
AsBer??
Keyifli okumalar...
Bölüm etkileşimi
