17. bölüm / 33
BERDEL: Benim SeçimimBÖLÜM:16
Bölümler 33Şu an: BÖLÜM:16
- 1 BÖLÜM:1608 kelime
- 2 BÖLÜM:21.550 kelime
- 3 BÖLÜM:31.632 kelime
- 4 BÖLÜM:41.354 kelime
- 5 BÖLÜM:51.161 kelime
- 6 BÖLÜM:61.748 kelime
- 7 BÖLÜM:71.295 kelime
- 8 BÖLÜM:81.111 kelime
- 9 BÖLÜM:91.651 kelime
- 10 BÖLÜM:101.540 kelime
- 11 BÖLÜM:111.768 kelime
- 12 BÖLÜM:121.886 kelime
- 13 BÖLÜM 131.354 kelime
- 14 BERAT1.224 kelime
- 15 BÖLÜM;141.789 kelime
- 16 BÖLÜM;152.167 kelime
- 17 BÖLÜM:161.982 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 BÖLÜM:172.402 kelime
- 19 BÖLÜM:182.424 kelime
- 20 BÖLÜM:192.610 kelime
- 21 BÖLÜM:202.016 kelime
- 22 BERAT:21.754 kelime
- 23 BÖLÜM:212.987 kelime
- 24 BÖLÜM:222.454 kelime
- 25 BÖLÜM:232.753 kelime
- 26 BÖLÜM:242.448 kelime
- 27 BÖLÜM:252.370 kelime
- 28 BÖLÜM:262.408 kelime
- 29 BÖLÜM:272.175 kelime
- 30 BÖLÜM:282.315 kelime
- 31 BÖLÜM:292.347 kelime
- 32 FİNAL2.341 kelime
- 33 Kitabımız Final Olduu!!82 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
-Hıhı sendin.
-Ne demek bu?
Bunu şuan demeye hazır mıydım bilmiyordum belki ama dememek için de bir sebebim yoktu. Ve daha da içinde tutmak istemedim.
-Ben seni lise de gördüm ilk defa, iki üst sınıfımdın o zaman anlamazdım seni görünce heyacanlanır gereksiz mutlu olurdum, ilk defa gördüğümde oyun oynarken birine yanlışlıkla top atmıştın, sonra kızın yanına gitmiştin o an sorup ilgilenmiştin, hatta ondan sonra siz top oynarken hep sahanın yakınlarında durdum belki benimle de konuşursun diye çocukluk aklı işte. Ama sen değil de başka biri top atmıştı kafana şişmişti hatta.
Ben son dediklerimi düşününce gülerken Beratsa gözünü bile kırpmadam tüm dikkatiyle bana bakıyordu. Ama o gözleri öyle bir bakıyordu ki , o bakışlar o kadar güzel ve içtendi ki. Orda gördüğüm anlamları çok farklı yere koymak istedim ama ne olursa Berat'ın duygularını ondan duymadan asla emin olamıcaktım. Ama bu da bana hayranlıkla bakan gözlere kendimi kaptırmama engel değildi.
-Sen beni lisede sevdin, çocukluk aşkındım.
-Sen benim ilk ve tek aşkımsın Berat...
-Sende benim ilk ve son aşkım olacaksın kadın...
-Olacağımm... Belki bir ara olurum. Yatalım hadi.
Bilerek gülerek söylediğim cümleden sonra Beratla her zaman uyuduğum pozisyona gelmiştim. Onun anlamasını istemediğim için gülmüştüm ama zor bir cümleydi, olacaktım... Bilemezdi ki bunu benden sonra, bu odadan çıktıktsn sonra belkide başkasına aşık olacaktı. Berat bana gerçekten de aşık olabilecek miydi? Benim sevdiğim ama beni sevmeyen bir adamla, bir ömür...
Berat saçlarımı öpüp kısık sesle konuştu.
-Belki aşığım diyemem ama seni seviyorum kadın ve her zaman da sevicem.
Ben Berat'a cevap vermeden sadece uzandım. Sevip aşık olmamak. Bir insan bir hayvanı, çiçeği bile sevemez miydi? Öylesine beğendiği bir fistanı bile severdi, sevgi bir insana duyulan has bir his değil de geçiştirmelik bir duygu gibiydi. Berat beni saksıds beğendiği bir çiçek gibi seviyordu. Basit, duygusuz, hatta belki de anlamsız.
Aşık olduğum adamdan bunları duymak ağır gelmişti. Belki de almak istediğim cevap bu değildi.
Bilmiyorum, bilmiyordum kocaman bir bilinmezlik içindeyim gibi hissediyordum. Belki de aksine beni sevdiğini söylediği için mutlu bile olmam gerekiyordu, ama ben kendimi öyle hissetmiyordum.
Düşünmemek ve yarında erken kalkacağım için Beratın kolları arasında uyuya kalmıştım.
Sabah uyandığımda Beratın kollarındaydım, her zaman yattığımıx gibi kalkma olayını o kadar seviyordum ki tüm gece sevdiğim adamın kollarında olma hissi çok güzel bir duyguydu.
Saat daha 6 olduğu için Berat uyanmasın diyip yavaşca kalkmaya çalışmıştım ama benim hareketlenmemle Berat da söylenmeye başlamıştı.
Hâlâ uykulu olan sesiyle konuştu.
-Napıyosun kadın?
-Ağam kalkacaktım. Sen yat daha erken saat.
-Madem erken sen niye kalkarsın.
-Düğün var, iş var o kadar.
-Konak'ta başka adam mı kalmamış Asminim.
Berat'ın Asmin'im demesiyle durduğum yerden kalkıp onunla yüz yüze geldim. Ne de güzel demişti onu öyle Asmin'im...
Beratsa uykulu şekilde açmış gözlerini melül melül bana bakıyordu.
-Ne oldu kadın?
-Yok birşey ağam, sen uyu benim işlerim var.
Odundu, gerçekten de bir insan bu kadar odun olabilir miydi? Sinirle yataktan çıkmış banyoya girerken Beratsa arkamdan bakıyordu ne olduğunu anlamamış gibiydi. Odundu bunu da anlamazdı o, sinirlerimi bozmuştu sabah sabah.
Banyoya girip işlerimi halletmiş geri çıkmıştım. Çıktığımda Beratın geri uyuduğunu gördüm. Cidden sinirlerimi bozmaya başlamıştı bu adam.
Ona aldırış etmeden üstüme rastgele bir elbise giyip saçlarımı da toplayıp dışarı çıktım. Hazırlıllara çoktan başlanmıştı bile kazanlarla yemek pişiyor, etraf süsleniyordu. Dilanı görmemle onun yanına gittim.
-Günaydın Dilan.
-Yengeee, sen nerdesin yaa vallahi yoruldum.
-Siz ne zaman başladınız?
-Anam sabahın köründe geldi yanıma kaldırdı.
-Kız beni de kaldıraydın ya bu kadar erken niye başkadınız.
-Kaynanan sana kıyamadı valla yengecim. Dokunmayın yatsın o kocasıyla dedi.
-Dilaaaan!
Dilan bana buluştuğı için mutlu şekilde giderken bende onunla gidip işlere yardım ettim.
Aradan geçen vaktin ardından yemekler bitmiş paketlenmesi için tabaklar ayarlanmış, son süslemeler yapılmış, ve onların odası da hazırlanmıştı. Ben ne o pisliğin odasına girmek istediğim için ne de o kıza bunu yapmak istemediğim için sadece yemeklere ve etrafa yardım etmiştim. Biz işleri yaparken fırsat bulduğumuz bir anda mutfakta yemek yerken, erkekler ve Rojbin hanıma da şimdi içeriye sofra kurulmuştu. Heja da buraya geleceği için bizde Dilanla hazırlanmaya gidecektik. Bende Berat'a hazırladığım tepsiyi alıp odaya gittim.
O gene bakmazken ben hâlâ ona sinirli olduğum için tepsiyi koyup kendim banyoya duş almaya gittim.
Kısa ve en hızlısından banyo mu olmuştum ki Berat'a olan sinirimden direk banyoya girdiğim geldi aklıma, Berat nasılsa masasından hızlıca alırım diyip bornozumu giyip banyodan çıktım ama çıkmamala boğazında çay kalan Beratla göz göze gelmem bir olmuştu.
-Berat iyi misin?
Berat cevap vermeyip beni süzdüğünü fark ettiğim anda hızlıca üstümü düzeltip dolabın oraya gidip kendime çamaşır ve dün Lizgeyle seçtiğim fistanın iç elbisesini alıp banyoya kaçtım.
Kapının ardından aynada yansıtan kendime baktığımda utanmıştım. Çıkar çıkmaz karşı karşıya gelmeyi beklememiştim.
Kendimi hızlıca toplayıp üstümü giyindim. Sıfır kol iç elbisem vardı sadece Berat beyin açık diye laf ettiği kısımdı ama gene de giyecektim bey efendi çok laf ederse buyursun yanımda olsun.
Banyodan çıkıp makyaj masama oturmuştum. Hem sabah ki sinirden hem de az önceki andan sonra yüz yüze gelmek istemiyordum. Ama onun bana baktığını anlamak da zor değildi.
Ben saçlarıma maşa yapmaya başlarken Beratın sesini duydum.
-Asmin bunu giymiceksin demedim mi!
-Bende sana çok istersen gel yanımda ol dedim Berat ağa.
-Kadın!
Aynadan, deminden beri hiç kendimi bozmadan saçımı yaparken bir anda ondan tarafa döndüm.
- Ne var Berat!
-O elbiseyi giymiceksin!
-Giyicem! Çok istersen gel çıkar, Berat ağa!
-Asmiiiinn!
-Gerçekten odunsun!
Önüme dönüp tekrardan saçıma devam ederken Beratın benden tarafa geldiğini anladım. Elimdeki sıcak maşayı bıraktım. O da tam dibime gelmiş bana bakıyordu ama aksine konuşmadan öylece duruyordu sadece, bende birşey demeden saçıma devam ederken aradan geçen zamanın ardından hala sessizce dibimde durmasıyla konuştum.
-Ne oldu Berat ağa? Yüzümü mü ezberlersin?
-Gelirsem, çıkaracak mısın kadın?
Bir an için duymayı beklemediğim lafla şaşkınlığımı gizlemeye çalışıp Berattan yana döndüm.
-Hayır ağam, yanımda sen olduğun için kimse bakmıcak.
-Kadın!
-Çıkarırsam gelecek misin?
-Bir şartla. Bir daha bu elbiseyi giymiceksin?
-Kabul.
Ben Beratın bu kadar çabuk kabul etmesine şaşırsam da hemen kabul etmiştim. Onun ilk defa dışarı çıkması benimle bu düğüne katılması çok değerliydi. Beni kıskandığı için bunu yapması da ayrı bir şaşırtmıştı.
Beratın sandalyesi benim oturduğum pufla yapışık şekilde olduğu için Berat beni tutup kendi kucağına oturttu. Şu sandalyede oturmuyor olsa boyu o kadar uzundu ki adam benle oyuncak bebek gibi oynayıp taşıyordu. Bense tüm şaşkınlığımla ona bakıyordum.
-Ağam?
-Gel de çıkar demedin mi Asmin Beyzade?
-Demiş miyim ben öyle birşey?
Berat erkeksi bir kahkaha atıp konuştu.
-Verdiğiniz sözlere ne oldu Asmin hanım?
-Sen önce tut ağam kendi sözünü.
-Sonra?
Öyle bir sormuştu ki bunu göz kırpıp öylece yüzüme bakıyordu şuan, bu adamın her hareketi neden içimi eritiyordu peki benim.
-Sonrası o zaman işte, sonrası sonra.
-Ahhh kadın ahhh.
Beratın beni tutmak için belimde olan eli elbisenin arka fermuarına gidince istemsizce istemsizce gözlerimi kapamıştım. Utanmıştım.
-Korkuyor musun?
-Neyden?
-Asmin?
-Niye korkayım ağam, senden?
-Asmin, güzel kokulum... Sen istemeden saçının teline dokunmam. Bu konuda güven.
-Güveniyorum. Sadece...
-Ne?
-Geç kalmayalım ağam hazırlanalım mı?
-Kaç bakalım Asmin hanım, hazırlanalım.
Ben Beratın kucağında kalkıp kendi pufuma otururken. Bir yandan saçlarıma devam ediyor bir yandan da konuşuyordum.
-Eee ağam ne gıdıcez biz şimdi.
-Asmin doğru dürüst birşey giy de ne giyersen giy.
-Berat ya ne demek o öyle bunun da nesini beğenmediysen.
-Asminn! Farkında mısın sen önünü.
-Offf Berat. Söyle o zaman ne giyicem ben!
-Ne bileyim kadın ben? Tasarımcı mıyım.
-Aman ağam. Gerçi bir odundan ne bekliyorum ben.
-Asminn, sen ikidir hayırdır. Odun diyorsun.
Diyip dolaba doğru ayaklandım Berat'a siyah bir takım elbise çıkartırken kendime de yeşil tonalrında işlemeli bir kıyafet çıkarmıştım.
-Hayde ağam sen giyin. Benim daha işim var anam kapımıza gelir birazdan nerde kaldınız diye.
-Seninle sonra konuşucaz kadın!
-Ne zaman istersen ağam.
Berat banyoya doğru giderken bense içimdeki sevinci saklayamadım bunun Berat için ne kadar zor olduğunu tahmin edebiliyordum, ama böylesine bir adım atıp bunu yapması hem onun hem de bizim için çok güzeldi. Önce tedavi şimdi bu en azından onun kendi içindeki tabuları yıkmasını sağlayacaktı. Ama benim gene de tüm gün Beratın yanında olup kimsenin birşey demesine ya da bunları Beratın duyup üzülmesine engel olmam lazımdı.
Ben saçlarımı tamamlamış, makyajım bulaşmasın diye de iç elbisemi değiştirmiştim. Ardından makyaja başlayıp hafif ama biraz da kendini belli eden birşeyler yapmıştım.
Beratta o esnada duşunu almış, üstünü değiştirmiş şekilde banyodsn çekmıştı.
-Ağam çok yakışmış.
-Sende çok güzel olmuşsun kadın.
Ben Berat'a gülümseyip gözlerimi de ondan çekmiştim bu adama bu takım gerçekten de çok iyi durmuştu. Bende kasaya gidip altın kemer ve kolyelerimi takmıştım. Evin gelini olarak adettendir diyerek tskmıştım.
Sonra da Berat'a dönüp yüzümdeki tüm gülümsemeyle konuştum.
-İlk düğünümüze gidelim mi ağam.
Berat derin bir nefes kendini yatıştırmaya çalışır gibi konuştu.
-Gidelim.
Kapıya çıktığımızda ben önden çıkarken Beratsa uzun zaman sonra bu kapıdan çıkmıştı. Avluda bizimkiler ve gelen yakın akrabların hatta Şilan abim ve uzun zaman sonra gördüğüm ve geleceklerini dahi unuttuğum anne babamın dahi tüm bakışları bize dönmüştü.
Ben onlara bakmazken Lizge bizim yanımıza gelmişti.
-Kral ve Kraliçe.
-Lizgemm sana bir nazar boncuğu takalım bu ne güzellik.
Lizge birşey diyemeden karşı taraftan kalkıp yanımıza adımlayan Ayşe ana konuştu.
-Yavrum asıl size takalım onu.
-Hayırdır Berat bizim lafımızla çıkmadığın yerden hanım köylü olup karının sözüyle mi çıkarsın?
Evet tabiki de Rojbin hanımdı şaşırtmıyordu artık bu kadının lafları beni ama Beratı de üzmesine izin veremezdim ki zaten ne ben ne de Berat daha konuşamadan merdivenlerden inen Ciwan atladı lafa
-Onda erkeklik mi kalmış da kendi sözü olsun.
-Ciwan!
-Hayırdır Berat ne oldu dövecek misin beni.
-Kendine gel Ciwan! Git karını al! Elimden bir kaza çıkmasın!
Beratın ilk defa bu kadar keskin ve gür şekilde kızdığını duymuştum.
Civan daha konuşamadan Asaf baba araya girmişti.
-Yeter! Ciwan git Hejayı al imam gelecek gelin hâlâ ortada yok naparsın sen!
Ciwanla Beraber herkes arabaya binerken konvoy halinde Hejanın evine gitmişti konakta sadece ben Berat ve çalışanlar kalmışttık ki Berat'a doğru yaklaşıp konuştum.
-Özür dilerim Berat benim yüzümden oldu.
-Birşey olduğu yok kadın. Ne olursa olsun kimseden özür dileme.
-İstemezsen eğer...
-Asmin yeter! Tamam.
Beratın sinirli olduğunu fark edince daha da fazla uzatmak istemedim o an ne yapacağımı şaşırmış öylece Beratın başında dururken buna da daha da sinirlenir diye düşünüp avluda rastgele bir yere oturmuştum. Aradan çok da geçmeden korna sesleri eşliğinde gelmişlerdi.
Önce dini nikah sonra da Heja' nın kınası olacağı için kadınlar üstte terasta kına yakacak erkekler de düğün zamanı aşağı kata geleceklerdi.
Beyaz elbisesi belinde kırmızı kuşağıyla Hejayı ve yanında Dilanı görmemle bende yanlarıma gittim, gelen imamla beraber de içeri geçilmiş imam nikahları kıyılmıştı.
Hejanın yapılan makyajı ağladığı için feci bir hal alırken bizde Dilanla birbirimize ve ağlayan kıza bakıp hem bindallısını giydirmeye hem de makyajını toplamaya odaya çıkartmıştık.
Nikah için giydiği beyaz elbisesini çıkartıp bindallısını giyen Hejayla Dilan onun makyajını halletmeye çalışıyordu ama göz yaşları durmayan bu kızın makyajı da tutmuyordu.
-Canım bak bu konakta tek kalmayavaksın Dilanda bende her zaman yanında olucaz.
-Sağ olun.
Heja o kadar içinden konuşmuştu ki yanın da olmamıza rağmen biz bile zor duymuştuk resmen.
Gelen misafirler ve başlayan eğlenceyle Hejanın yarım saat içinde kınası yakılmış ve genç kız kına boyunca ağlamıştı herkes bu gözyaşlarını ailesiyle uzaklaştığı için sanarken Heja bunları celladına kurban olduğu döküyordu buna da emindim. Ama ne yazıkki elimden de bir çare gelmiyordu.
Herşey o kadar hızlı olmuştu ki yarım saatin sonunda kızın daha elindeki kınası kurumadan tekrar odaya gelmiş gelinliğini giymiş elindeki kınayı da çıkartmıştı. Bu sefer de aşağıdaki büyük avluda davul sesleriyle düğün başlamıştı.
Heja için ne kadar üzülsem de yapacak hiçbir şeyim yoktu ve bu da benim canımı çok sıkmıştı ama etrafa sahte gülücükler saçmaya devam ediyordum. Ciwanla aynı havayı solumak bile zulken Hejanın yanına gidemiyordum Dilan onunla ilgilenirken bende Beratın yanına oturmuştum.
Herkes Beratı, bizi, Hejayı konuşuyor bir yandan da eğleniyolardı. Ama ne o pisliğin düğününde ne de iki göz ağlayan bu kızın düğününde asla kalmayacağım için tüm düğün boyu öylece Beratla beraber oturmuştuk.
Saatin geceyi geçmesiyle boşalan avlu ve kalan çekirdek aileyle annemler Hejayı odasına çıkartırken bizde kendi odamıza geçmiştik.
Beratın bugün kendi hakkınds bi şeyler duyduğu çok belliydi ve sinirliydi ve patlamaya hazır bomba gibi duruyordu onun sinirini nasıl yatıştırırım diye düşünürken aklıma gelen tek şeyle aniden Beratın kucağına oturdum.
~~~~~~~~
Herkese keyifli okumalar.
Berat'ın düğüne katılmasına ne diyorsunuz.
Oy ve yorumlarınız çok değerli...
Bölüm etkileşimi
