BÖLÜM:20

Vaveyla Yazarı: Mavi Gece

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 33Şu an: BÖLÜM:20

Asminim, Güzel kokulu yârim, belki kötü ayrıldık biliyorum ama geri geldiğimde gönlünü alıcam kadın.
Nasıl ayrıldım ve nasıl dönerim bilmiyorum ama ben geldiğimde artık hiçbirşey eskisi gibi olmayacak karıcım.
Seni seven Berat'ın...

Berat diyeceğini demiş edeceğini etmişti. Berat Beyzade seviyorum dediği karısı Asmin Beyzadeyi terk etmişti.

Beratın yazdıkları da yaptıkları da aklımdan çıkmıyordu. Ben ona beni bırakma demiştim. Ne olursa olsun gitme demiştim. O gün bana yüklediği o suçtan sonra bile içim hâlâ da onun için yanıyordu. Bana tek kelime dahi etmeden giden bir adam için yanıyordu.

Berat gideli neredeyse bir ay olmuştu. Ve ben bu bir ayda neredeyse hiç birşey yapmamıştım. O pislik dendiği gibi düğünden sonra gitmiş bir aydır da yoktu, Sevda beni tek bırakmak istemese de izni bittiği için o da gitmişti ama her gün arıyordu, Dilan her an yanımdaydı ama bu süreçte onun da sonuçlarını açıklanmış İstanbul'u kazanmıştı onun da gitmesine çok az kalmıştı. Berat, herkes bu kadar yanımda olurken o mu? O da bir kere arayıp sormamış merak dahi etmemişti. Ve ben hâlâ da onun nereye gittiğini bilmiyordum anlaşılan o ki Asaf baba ve Murat hariç kimse de bilmiyordu. Onlar da asla birşey demiyordu.

Gecem gelmişti buraya Beratın o zaman sorduğumda ve ahır yok dediğinde gitmek aklında olsa o günden sonra konağa yakın boş bir araziye ahır yaptırmış gecemi de oraya koydurmuş. Bende her gün onun yanına gidiyordum. Neredeyse tüm günümü de onunla geçiriyor geziniyordum. En başında annemler Asaf baba karşı çıkmıştı ama artık kimse bunu yadırgamıyordu.

Şimdi de odam da hazırlanmış dışarı çıkıyordum. Geceyle dolanacaktım. Avluda oturan annemler ve Rojbin hanıma sadece selam verip yanlarından geçecektim ki bir aydır asla durmayan Rojbin hanım her zamanki gibi konuştu.

-Lezil, kocanı kaçırdın yetmedi birde salına salına dolanırsın ortalıklarda.

-Bunu son kez diyorum Rojbin hanım benim kimseyi kaçırdığım yok! Gitmek sizin torununuzun tercihiydi.

-Kaçırana sormak gerek değil Gelin! Ama ben sana bunu hesabını sormaz mıyım?

-Kimden neyin hesabını soruyorsunuz siz! Hesap sorulacak biri varsa o ben değilim! Bunu gidin o pek savunduğunuz torununuza sorun!

-Bana sesini yükseltme buke! Kendine gel! Karşında hanımağan var!

-Daha öncede dedim! Bu konakta tek bir hanım ağa varsa Berfin anadır! Ağa karısı hanım ağa! Sesime gelince Rojbin hanım, ben hak edene saygıyı veririm rütbesine ya da yaşına değil ve siz benden o saygıyı haketmiyorsunuz!

Rojbin hanım bastonunu yere vurup ayağa kalkarken tokat atmak için kaldırdığı elini hava da tuttum.

-Ben Asmin! Bu konakta kendimi ezdirmem! Suçlu da etmem! O torununuzun yaptığının suçunu da bana yıkamazsınız! Bu da böyle biline!

Konaktan çıkıp gecenin yanına gittim. Yanına geldiğimde kızımla beraber ufak bir Mardin turu yapıp her zaman olduğu gibi o tepeye gittim. Sadece oturdum ve Mardin'in o eşsiz manzarasını izledim. Düşünmedim bile ben Berat'ı düşünmeyi o gittikten bir hafta sonra bırakmıştım. Beni tek kalemde silebilen, ardına bile bakmadan, gitme dememe rağmen giden biri olmuştu artık o. Berat sadece kendini değil beni de mutluluğumu da enerjimi de yanında götürmüştü.

Biraz daha dağ başında Mardin seyiriyle otururken hava yavaş yavaş kararmaya başlamış bende kalkıp konağa gitmiştim.

Benim gittiğim esnada babamlar de şirketten gelmiş sofraya oturmaya hazırlanılıyordu. Evlendiğimden bu yana bir kere sofrada yemek yemeyen ben artık içeride yer olmuştum.

Dilanla Hejanın yanıma gelişiyle de kendime geldim.

-Yenge bak en sevdiğin tatlıyı ettim sana.

-Sağ ol görümcem zahmet etmişsin.

Dilan son zamanlarda olduğu gibi yüzümü güldürmek istese de bende eski neşemle olmasa bile karşılık veriyordum. Ama bu bir ayda benim aksime iyi yönde değişen bir de Heja vardı. O pisliğin gidişiyle Heja kendini toplamıştı. Birimiz iyileşmiş birimiz batmıştık.

Sofraya hep beraber oturup yemekler yendikten sonra biz kızlarla sofrayı toplamış, başlayan çay servisiyle kızlar içeri geçerken bende beni arayan Sevda ile avluya çıkmıştım.

-Canım napıyorsun.

-İyi Sevda, sen nasılsın?

-Aynı canım iş güç. Diyorum ki benim yakın zamanda hafta sonuyla üç dört günlük bir iznim var kaçıp yanına mı gelsem.

-Kendini yorma dicem ama gelirsen de hayır demem.

-Mesaj alınmıştır kaptan, yarın biniyorum üç gün ordayım.

-Gel gel hem Muratı da görürsün.

-Asmiiin! Ne alaka ya!

-Sanki farkında değiliz, he bacım.

-Ayy aman iyi sustum. Hadi yarın konuşuruz, valiz hazırlıyacağım. Var mı kız istediğin bir şey?

-Yok Sevda, sen gel yeter.

-Gör'üşürüz kuzimm.

-Gör'üşürüz.

Ben telefonu kapatıp içeri geçmiştim. Dilanla Hejanın yanına otururken, benim ardıma da Murat içeri girmişti.

-Anaa yarın Sevda geliyor.

-Hasrete söyleyin misafir odasını hazır etsinler.

Telefonla yazışan Muratın bakışları buraya kaysada sonra gülen bir yüzle tekrar telefona döndü. O esnada Dilan'da her zamanki formundaydı.

-Hayırdır ağabey yüzün pek bir gülüyor.

Dilanın Murat'a laf etmesiyle başlayan muhabbette uzar giderken bende daha fazla oturmaya odama gitmiştim. Her zamanki gibi odaya girer girmez kapıyı kilitlemiş aldığım kısacık duşun ardına da yatağa girmiştim. Onsuz bu yatakta uyuyamayan ben son bir ayda adam akıllı uyuyamıyordum, bende kendime çare olarak ya gün içinde çok fazla iş yapıp yorulmayı ya da gözlerim yorulana kadar kitap okumayı bulmuştum.

Bugün de son bir ayda bitirdiğim on beşinci kitabı elime alıp elimde kitapla yatacak kadar kendini yorup uykuya dalmıştım.

Sabah kalktığımda kahvaltıya oturmadan hemen önce gelen Sevdayla bir ay aradan sonra kendimi ilk defa bu kadar mutlu hissettim.

-Hoşgeldin.

-Hoşbuldum, Asmin.

Herkesin yanımızda olmasından çok fazla konuşmazken hep berâber sofraya geçmiştik. Murat ve Sevdanın kaçamak bakışları dikkatimi çekmişti. Sanırım bu konuda Dilan haklıydı.

Herkesin yediği kahvaltı ve benim tabağımla oynamamla biten kahvaltı sofrasından sonra Sevda konuştu.

-Dışarımı çıksak hem bana etrafı gösteririsiniz. Hadi Asmin yaaa.

Benim düşürdüğüm suratımla ve Sevdanın ısrarıyla onaylayıp Dilan ben Sevda çıkmaya karar verdik, Heja o pislik olmamasına rağmen onun korkusuna gelmem demişti. Muratda dünden razı öne atlayıp ben bırakırım demişti.

Hep beraber dışarı çıkıp biraz dolandıktan sonra bir kafeye geçtik. Sevdayla yan yana oturmuştuk. O da bana eğilip konuştuk.

-İyi misin?

-Bilmiyorum Sevda.

-Hâlâ bilmiyor deme kimse sebebini.

-Muratla, Asaf baba biliyor.

-Neee! Nasıl ya.

-Bilmiyorum Sevda bu konakta çok farklı şeyler oluyor. Sor, umrumda mı? Değil. Ama o Beratın ettiklerini de sorarım. Tabi bulursam.

-Mecbur gelecek Asmin, bir anda kaçıp gidip yok olamaz.

Biz kendi aramızda konuşurken Dilanın sesiyle onlara doğru döndük.

-Yenge, seçtiniz mi? Ne yiceğinizi.

Dilanın sorunuyla biz toparlanıp yemeklerimizi söyledikten sonra edilen muhabbetle kalkıp konağa gitmiştik. Biz Sevdanın odasına geçmiştik. O da buradayken akşam tek kalmak istememiştim.

-Eee Asmin, anlat bakalım.

-Neyi anlatayım kızım ben her gün analttım olanı biteni sen anlat?

-Ben ne anlatıyım be, hastanede olanları değil herhalde.

-Murat desem acaba.

Sevda elinde tuttuğu geceliği yüzüme atarken konuştu.

-Çok konuşmada üstünü değiş.

-Ben değişip geliyorum ama sana sorucam.

Ben odaya üstümü değişmeye giderken, düşünmeden edemedim. Gerçekten şu bir ayda Muratla aralarında birşey olduğunu bilsem bile Berat'a olan öfkendem Sevda her aradığında sadece söylenip durmuştum arada gün içinde ne yaptığımı anlatmıştım o da zaten klasikleşmişti ya Gecemle tüm gün duruyor ya da sabah onun yanına gidip konakta tüm gün iş yapıyordum. Bir ay dışında başka birşey yapmamıştım. O yüzden de bugün benim değil konuşma sırası Sevdanın dı.

Geldiğim odadan hızlıcs üstümü değişip çıkmıştım. Sevdanın odasına gittiğimde o yatağa bağdaş kurmuş otururken bende yanına geçtim.

-Anlat.

-Ya aslında anlatacak çok birşey yok!

-Sevdaa!

-Aman be tamam bak şimdi Allah var ilk buraya geldiğimde gördüm çok da beğendim, sonra o beni otele bırakırken tanıştık falan napıyorsun kaç yaşındasın bilmem ne, o arada ben telefonu aldım, daha burdayım lazım olur falan dedim, o da verdi. Benim burda olduğum sürede de biz böyle ara ara bakıştık ettik ben ona kaçamak bakışlar atarken onunda bana baktığını gördüm falan. Gittikten sonra da yazdı nasılsın, napıyorsun diye o günden beri de konuşuyoruz. Çok birşey yok yani.

-Bu olmamış hali mi Sevda.

-Ya hayır da kızım sevgili de değiliz işte bilmiyorum.

-Sen onu seviyorsun ama.

-Yani sevmek değil de tatlı çocuk, hoşlanıyorum.

-Sevda hanım ben size büyük konuşmayın demedim mi?

-Ne alaka ya?

-Ben bu kadına gelin gelmem. Diyen kimdi?

-Ayy Asmin yaaa.

Sevda nın düşen yüzüne bende hafif gülerek konuştum.

-Benle elti olursun artık.

-Yaa tabi babamda öyle diyordu. Kızım bir ay da iki kere geldim diye bile irdeledi adam, biliyorsun annemden sonra buraya adım atmama tahamülü yok. Sırf sen versın diye okey şuan buna.

-Eniştem ya, bakınca ona da zor ama o sana kıyamaz.

-Öyle öyle de biliyon annemin mezarı burda Mardin'e adım atmamak için yıllarca gelmedi buraya. Sence bu adam kızını Mardin'e gelin verir mi?

-Siz bir adını koyun hele de baban da yumuşar. Dert etme sen şimdiden bunları.

-Umarım kuzi, yoksa bilmiyorum ne olacak? Hem senin Murat biliyor dediğin ne?

-Bilmiyorum Sevda, ama birşeyler oluyor Asaf ağa da Murat da çok gizemli bu aralar düşün konakta adam akıllı durmadığım halde bile belli bu.

-Belki, Berat nereye gittiyse onlarda yardım etti?

-Ayy bana Berat deme Sevda, ya gerçekten tam herşey düzeliyor eskisi gibi değiliz dediğim an beni bıraktı ya. Hemde hiç düşünmeden tereddüte bile girmeden ya.

-Belki de öyle değildir, yapmak zorunda kalmıştır, ya da seni bırakmak istememiştir.

-Bırakmasaymış o zaman, zorunluluğumu kalmış bunun Sevda. Ben normalde burada da kalmaz etrafı yıkardım da ona soracak bir hesabım var!

Biz Sevdayla gece boyu farklı farklı konulardan sohbet ederken en son uykuya yenik düşmüştük.

Sabah kalkıp kahvaltıya gittiğimizde Rojbin hanımım bakışlarını üstümde hissetsem de çok fazla takılmadım. Sevdanın kahvaltısını etmesiyle de bu sefer onunla beraber Gecenin yanına gittik.

Gecenin yanında biraz kalkıp konağa geri döndüğümüz sırada Robin hanımın sesiyle durdum.

-Durasın Asmin Buke!

-Buyur Rojbin hanım! Ne istedin!

Rojbin hanımım yüzündeki gülümsemeyle konuşması kötü birşey varmış hissiyatına kaptırsada daha kötü ne olabilir demiştim kendi kendime..

Konak'ta tanımadığım misafirlerin oluşuyla da çok umursamadım. Şu bir ayda olan biten hiç birşey umrumda değildi.

Berat gitmişti... Beni bırakma demiştim gitmişti... Seni seviyorum demiştim gitmişti... Ben eski Berat'ımı sevdim demiştim, onu da benden almıştı...
Berat'ım demiştim..

Rojbin hanımın sesiyle Sevdayşa o tarafa doğru adımladık.

-Gelesin!

Her ne kadar gitmek istemesem de misafirler olduğu için ve ben hâlâ bu konağın gelini olduğum için birşey demeyip yanına gittim.

-Tanışasın buke! Ku...

O cümlesinin devamını getiremeden, gelen bağırış sesiyle merdivene bakmıştık. Heja, merdivenlerden düşmüştü. Sevda hızlıca koşarken bizde hemen ardına gittik.

Sevda nabzına bakarken, Dilan titrek bir sesle konuştu.
-Sevdaa! Kan!

Dilanın sesiyle Hejanın bacaklarına bakan Sevda gördüğü kanla anında bağırdı.

-Çabuk! Ambulans! Düşük yapıyor!

Hepimiz bir an dururken Sevda tekrar bağırdı!

-Ambulansı arayın hemen!

Genç kızın düştüğüne mi, hamile olmasına mı yoksa düşük yapmasına mı, şaşırmıştık bilmiyordum ama herşey çok hızlı olmuştu.

Gelen ambulansla Sevda doktor olduğu için giderken Dilan ben ve annemler de hemen ardından hastaneye gitmiştik.

İçeri giren doktorlarla beraber Sevda da yanımıza gelirken Berfin ana konuştu.

-Kızım de hele iyi mi Heja?

-Bilmiyorum, çok kan kaybetmişti.

Sevda da bir kenara çökerken hep beraber içeriden çıkacak olacak doktoru beklemiştik. Aradan geçen sürenin ardından Muratla, Asaf ağa gelirken doktorda çıktı.

-Heja hanım şuan için iyi ama ne yazıkki bebeği kaybettik.

-Heja gebe miydi?

-Hastamız nerdeyse beş haftalık hamileymiş.

-Sağlasın doktor.

Giden doktorla ben, Sevda ve Dilan Hejanın yanına gitmiştik. Hemşirenin verdiği haberle olsa gerek içli içli ağlayan kıza, hiçbirimiz birşey diyememiş sadece yanında durabilmiştik. Ardımızdan gelen Anlamlar konuştu.

-Kızım, yavrum.

Heja bakışlarını Berfin anaya kaldırırken karşısınds gördüğü kadına sarıldı.

-Gitmiş ana, varlığını bilmediğim...

Hıçkıra hışkıra konuşan kızla Berfin ana sırtını sıvazlayıp konuştu.

-Ağla yavrum, ağla. Ben ne seni ne o yavruyu koruyamadım.

Heja ses çıkarmazken çalan kapıyla Murat girmişti içeri.

-Ana, doktor kontrol için bir gece kalsın burda dedi.

-Tamam, Murat söyle konaktakilere rahat birşeyler getirsinler kıza, bana da koysunlar ben kalacam burda gece.

Berfin ananın lafının üstüne benle Dilan aynı anda konuşsakta ben devam ettim.

-Ana biz kalırız Dilanla, sen git eve dınlen.

-Yok kızım asıl sen gidesin eve. Biz Dilanla hallederiz.

-Ben niye gidiyorum ana?

Berfin anayla, Ayşe ananın birbirine üzgünce bakmasına anlam veremedim.

-Buke, sen misafirini de al konağa git. Dilan burda durur.

Birşeyler olmuştu o belliydi ama Heja şuan bu haldeyken de uzatmak istemeyip susmuştum.

Murat Sevda ve Ayşe anayla beraber bizi konğa geri getirmişti. Ayşe ana el mecbur Rojbin hanım ve hâlâ terasta oturan misafirlerin yanına gitmiş bende Dilanın odasına gitmiştim. Kapıda gördüğüm Şengüle de Heja ve Berfin ana için kıyafet çıkarmasını söylemiştim. Sevda da üstünü değişmek için odasına çıkmıştı.

Ben elimdeki çantaya koyduğum kıyafetleri Murat'a vermiş Sevdanın odasına çıkarken Rojbin hanımın sesiyle durmuştum.

-Buke!

-Rojbin hanım!

-Gelesin hele misafirin vardır!

Ben neyi söylediğini anlamasam da el mecbur yanına geçmiştim.

-Kimmiş benim misafirim? Hayrola.

Rojbin hanım karşımds keyifli keyifli oturan kızı göstererek konuştu.

-Hayır yaa! Tanıştırayım Kuman Elif!

~~~~~~~~

Keyifli okumalar...

Bölümü nasıl buldunuz?

Asmin'in kuması???

Murat ve Sevda?

Sonraki bölüm Beratın ağzından gelecek neler olmuş dersiniz?..

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

680okunma 29beğeni 8yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18