11. bölüm / 33
BERDEL: Benim SeçimimBÖLÜM:11
Bölümler 33Şu an: BÖLÜM:11
- 1 BÖLÜM:1608 kelime
- 2 BÖLÜM:21.550 kelime
- 3 BÖLÜM:31.632 kelime
- 4 BÖLÜM:41.354 kelime
- 5 BÖLÜM:51.161 kelime
- 6 BÖLÜM:61.748 kelime
- 7 BÖLÜM:71.295 kelime
- 8 BÖLÜM:81.111 kelime
- 9 BÖLÜM:91.651 kelime
- 10 BÖLÜM:101.540 kelime
- 11 BÖLÜM:111.768 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 BÖLÜM:121.886 kelime
- 13 BÖLÜM 131.354 kelime
- 14 BERAT1.224 kelime
- 15 BÖLÜM;141.789 kelime
- 16 BÖLÜM;152.167 kelime
- 17 BÖLÜM:161.982 kelime
- 18 BÖLÜM:172.402 kelime
- 19 BÖLÜM:182.424 kelime
- 20 BÖLÜM:192.610 kelime
- 21 BÖLÜM:202.016 kelime
- 22 BERAT:21.754 kelime
- 23 BÖLÜM:212.987 kelime
- 24 BÖLÜM:222.454 kelime
- 25 BÖLÜM:232.753 kelime
- 26 BÖLÜM:242.448 kelime
- 27 BÖLÜM:252.370 kelime
- 28 BÖLÜM:262.408 kelime
- 29 BÖLÜM:272.175 kelime
- 30 BÖLÜM:282.315 kelime
- 31 BÖLÜM:292.347 kelime
- 32 FİNAL2.341 kelime
- 33 Kitabımız Final Olduu!!82 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ben mutfağa gidiip orada işlere yardımcı olduktan sonra içerdekilere çay dağıtmış Berat'a da mutfaktan bir bardak çay aldıktan sonra tekrardan odama geçmiştim.
Berat'ın niye böyle yaptığını anlamıyordum tamama onun için de zordu belli ki bazı şeyler ama sırf zor diye de bunu daha da zorlaştırmanın bir alemi var mıydı? Evet belki bir cocuğumuz olmak zorunda değildi hatta onun için şuan çok da erkendi ama Beratın derdi çocuğumuzun olup olması değildi onun tek derdi oturduğu sandalyeydi. Ve ben o sandalyeyi aramızdan kaldırıcaktım. Bu fiziksel olarak mümkün müydü bilmiyorum ama Berat'ın düşüncelerinde yıkmam lazımdı benim o sandalyeyi ve eminim ki bu fiziksel bir yıkımdam çok daha zordu.
Düşüncelerimden çıkıp içeri girdiğimde Beratın çayını masasına koymuş bende dolaptan kendime şort atlet takım bir pijama alıp banyoya girmiştim. Benim aklıma gene o günkü olanlar gelirken ben alabileceğim en hızlı duşu alıp çıkmıştım. Odaya girdiğimde Berat yatağa yatmış başını tutuyordu.
-Ağam başın mı ağrıyor?
Berat bana cevap vermezken ben de yatağa gitmiş yatakta dizimin üstünde durup ellerimi onun başına koyup masaj yapmaya başlmamıştım.
Belli bir süre Beratın başını ovduktan sonra o da beni kolumdan tutup birbirimize yakın bir hale getirmişti. Ben şuan onun göğsünde ona bakıyor şekilde yatıyomuş gibi duruyordum.
-Ağam?
-Yeter Kadın. Berat'ın benim gözlerimin içine kadar bakmasıyla niye böyle birşey yaptığını anlamasam da aklıma gelen soruyu sormaktan geri alamadım kendimi.
-Beni seviyor musun?
Benim sorduğum soruyla Beratın bakışları aniden değişirken bende tekrardan konuşmuştum. Korkuyordum çünkü onu hayır demesinden, sevmiyorum demesinden çok korkuyordum.
-Bugün kadınlardan biri eşin seni seviyor mu ki diye sordu da
-Sen ne dedin?
-Sevip sevmediğini nerden biliyorsunuz dedim.
Öyle dememiştim ama sevmediğini nerden biliyorsunuz demiştim onun da beni sevdiğini ima etmiştim. Hata etmiştim belli ki.
-Başka ne dedi bu gelenler? Beratın merak ve ima dolu sesini duyunca bir an için konuyu değiştirdim.
-Ağam ben bugün hayatımda hiç öpmediğim kadar el öptüm.
- Bayram da çok daha fazlası olacak kadın!
- Yaa ben severim ama kalabalık aile. Berat bu dediğime gülmüştü.
-Memnun değildin az önce.
- O kadınların fesatlığından dı ağam.
Bak sen ya sen çok mu masumsun bakışlarını almıştım şuan resmen Beratdan adamın gözleri bile birşeyler diyordu.
- Ne fesatlılığıymış o.
-Yani herkes işi gücü bırakmış bizim odamızı, yatağımızı gözlemlicekler.
-İzin vermem. Demişti gayet tok ve rahat bir sesle. O an Beratın bir eliyle benim saçlarımla oynadığını fark etmiştim. Bende şuanın verdiği yakınlıkla Beratın yüzünü incelemekten geri alamamıştım kendimi. Siyah gözleri, kirli sakalı, dağınık ama bir o kadar da ona yakışan saçları, iri dudakları, gerçekten de çok iyiydi.
Bir an için elim Beratın sakalına gitmişti ama bende onun saklıyla oynamaktan geri almamıştım kendimi.
Yakın olmamızım verdiği bir özgüvenle Beratın dudaklarını öpmüştüm ama bu ufak bir buse olmaktan çıkmıştı. Ben yaptığım şeyden utanıp başımı Beratın omzuna gömmüştüm. O da eliyle başımı kaldırıp bizi tekrar eski halimize getirmişti.
-Benden utanma kadın!
Ben sessiz kalmıştım ne cevap vereceğimi bilememiştim elimde değildi onun bana karşı duygularını, nasıl yaklaşacağını bilmeden bir adım atmak utanmama, çekinmeme, geri çekilmeme sebep oluyordu.
Benim sessizliğimin ardından Bu sefer dudaklarımım üstüne dudaklarını koyan Berattı en başında öylece dudaklarımın üstünde dolanıyordu sonra da bunu gerçek bir öpüşmeye çevirmişti bende geri çekilmemiştim.
Biz birbirimizden ayrılırken alınlarımız birbirine yaslıydı Beratsa fısıldar gibi konuşuyordu.
- Seni bana çeken birşey var kadın.
~~~~~~~~~~~~~~
Sabah kalktığımda Berat'ın hala uyumuş olduğunu gördüm. Bende hazırlanmaya başlamıştım. Odadan çıktığımda Berat hala uyuyordu bu da benim işime gelmişti tabi utanıyordum. Dün gece aklıma geldikçe yanaklarım kızarıyordu evet belki kendim bir ilk adım atıyordum ama bunu o anın cesaretiyle yapıyordum sonrasında kendimi gene bu halde buluyordum.
Mutfağa girdiğimde hızlıca yardım etmiş sofrayı kurduktan sonra da bize ait olan tepsiyi alıp odaya gittim.
Bu sefer masasında değilde ıslak saçlarıyla banyodan çıkmıştı.
-İyi sıhhatler ağam.
-Erkencisin kadın.
- Bilmem sabah kalktığımda sen yatıyodun bende mutfağa gittim.
Ben bunları diyip Beratla konuşuyordum ama onun yüzüne bile bakmıyordum, bskamıyordum.
Berat üstünü giyinip kahvaltı sofrasına doğru gelirken bende oturmuştum. Yemek boyunca konuşmaya çalışıp bana birşeyler desede ben kısa kısa yanıtlar veriyordum.
Sofrayı kaldırırken Berat bende bir çay daha getirmemi istemişti. Bende tepsiyi alıp mutfapa doğru gitmiştim. Hasret abla çayı ikinciye demlediği için mutfakta biraz oyalanıp temizliğe yardım ettikten sonra demlenen çayı almış tekrardan odaya gitmiştim.
Berat bilgisayarın başındayken çayı bende onun yanına koymuştum. Ama ben tam gidecekken Berat beni kolumdan tutup kucağına oturtmuştu bir anda yaptığu hareketle istemsizce bağırmıştım.
Berat saat halinden gayet memnun şekilde bana bakıyordu.
Onun o bakışlarına dayanamayıp bir an başımı onun omzuna koydum o da saçlarıma ufak bir buse konudurup bizi yüz yüze getirdi.
-Benden nite utanıyorsun kadın.
Beratın soruyla bir an ne cevap vereceğimi bilemedim ama gerçekleri demek istiyordum.
-Elimde değil ağam
-Neden?
-Bilmiyorum birşey olduğunda senden nasıl bir tepki alıcağımı bilmemek, düşüncelerini bilmemek utandırıyor. Mesela dün...
-Dün?
-Dün beni isteyerek mi yoksa sırf ben yaptım diye mi yaptın ya da...
Bunu söylemek istemiyordum ama bir an için de olsa aklımdan geçirmiştim.
-Ya da ne kadın!
-Ya da ne biliyim erkesin sonuçta ihtiyaçların var diye mi öptün.
-Ben seni böyle birşey için kullanacak kadar şerefsiz değilim Asmin! Evet karımsın ama sana senin iznin olmadan dokunmam.
Biliyordum Beratın böyle birşey yapmayacağını en ufak bir dokunuşun da bile bende onay bekler gibiydi evet belki vardı ama ben istemeden bana dokunmayacğını da biliyordum
-Biliyorum ağam ama elimde değil işte sebebini bilmeyince kendimce korkuyorum.
-Karımı öpmem için bir sebebe mi ihtiyacım var Asmin?
-Hayır ama bana karşı olan düşüncelerini bilmemek geri çekilmeme, kaçmamı sağlıyor.
-Ne öğrenmek istiyorsun?
Bu soru Beratın bana verdiği açık bir çek gibiydi ben sadece onun benimle beraber olmaktan mutlu olup olmadığını bilmek istiyordum. Evet ben onunla mutla bir hayat istiyordum ama o benimle paylaşmak istiyor muydu o hayatı?
-Bilmiyorum bana karşı olan duyguların mesela, benimle gerçekten mutlu olup olmadığın.
-Hiç olmadığım kadar senin yanında mutluyum kadın. Beni sana çeken birşey var kendimi senden alamıyorum. Ve ben bundan hiç mutsuz değilim.
Ben başımı Beratın omzuna yaslarken o da gülerek gene konıştu.
-Öğrendin gene utanıyorsyn kadın.
Bu sefer de boynuna sarılmıştım.
Berat la bir süre daha öyle kaldıktan sonra sabah saatlerinde odada kalıp laf işitmek istemediğim için kalkmıştım. Berat laf ediyor olsada o da tekrardan işine dönmüştü.
Ben odadan çıktığımda avluda Rojbin hanımla annemle oturuyordu. Rojbin hanım tabiki de laf etmeden duramamştı.
-Buke! Bu saatte işin ne odada kalk kahve et.
Yani bunun olacağını biliyordum elbette bende o yüzden hiç laf etmeyip mutfağa gitmiştim. Konağın gelini olarak iş güç yapardım da yani şuan ne iş vardı sanki bana laf etmek için yer arıyordu bu kadın.
Ben kahveleri götürdükten sonra Ayşe ananın sende otur kızım demesi üzerine yanlarına oturmuştum. Onlar kendi aralarında muhabbet ederken kapıdan ağlayarak gelen küçücük hanım direkmen bizim yanımıza gelmişti.
-Annem ne oldu sana niye ağlıyorsun.
Ayşe ana Lizgeyi yanına almış onu sakinleştirmeye çalışıyordu.
-Dayak yedim.
-Kim vurmuş benim güzel kızıma.
-Kursta antreman yaparken oğlanın biri yere düşürdü.
- Çok mu acıdı benim kızımın canı
-Biraz.
Ayşe ana Lizgeyi sakinleştirmeye çalışırken Rojbin hanım hiç de memnun olmadığını hem bakışlarından hem de sözlerinswn belli ediyordu.
-Kız kısmı dayak yer afferin o oğlana.
Yuh artık gerçekten de bu kadın her geçen gün beni daha da şaşırtmayı beceriyordu.
Ben Lizgeye doğru dönüp.
-Sen daha güçlenirsin bu sefer de sen onu döversin anlaştık mı?
-Peki ben de daha çok çalışırım.
-Afferin sana.
Ayşe ana Şengüle seslenmiş o da Lizgeyle beraber onun üstüne değişmeye gitmişlerdi. Rojbin hanımda bir beş dakika daha oturduktan sonra dinleniceğini söyleyip odasına gitmişti.
-Berat nasıl kızım.
Ayşe ananın sorusuyla kendime gelmiştim Berat şimdiye kadar hiçbir zaman odasında çıkmamıştı Ayşe ana da oğlunu merak ediyordu.
-İyi ana zamanla daha da iyi olacak.
Ayşe ana benim dediklerimi onayladıktan sonra içimdeki soruyu sormadan edemedim.
-Ana sana birşey sorucam.
-Sorasın kızım de hele.
-Ana Berat'a soracaktım aslında ama yanlış anlayıp sinirlensin istemedim. Berat'ın bu durumu kalıcı birşey mi.
-Değil. O zamanlar doktorlar tedavi önermişti Beratta başlarda kabul ediyordu ama en fazla bir hafta sonra olmadı diyip kovardı her gelen doktoru en son biri ben yapamıyorum varsa yapabilecek olan gelsin bunlarla yapsın diyip bir tedavi bile vermişti.
-Nasıl bir tedavi ana ben yapabilir miyim.
-Sen bilirsin buke ama Berat buna pek sıcak bakmaz sorun olur size.
Berfin ananın dediklerini düşündüm ama biliyordum zorlayacaktı kabul etmeyecekti belki de kavga edecektik ama denemek istiyordum. Onun artık böyle olmasını istemiyordum.
-Biliyorum ana ama Beratın böyle olmasını istemiyorum daha fazla. Yaptığı bize de değil kendine ama bunu fark etmiyor.
-Benim yatağın ordaki çekmece nin ikinci rafında kremlerle bir kağıt var onları al kızım.
Ben hemen ayaklanıp Ayşr ananın odasına gitmiştim. Dediği çekmecede ki kremle tedavi planını alıp bakmıştım. Yapacaktım.
Tekrar aşşağıya indiğimde annemlerin yanına geri girmiştim.
-Ana bunlar deme.
-Heh kızım onlardır. Berat buna kızacaktır ama kızım dikkat edesin.
-Olsun ana ben gene de denicem.
-Sağlasın kızım.
-Sen sağlasın anam.
Bende elimdeki krem ve kağıda bakıyordum. Ama bunların eskiden kalma olduğu aklıma gelince dışarıda Mustafa'nın yanına gitmiştim. Madem Beratın sağ koluydu bana da yardım ederdi.
-Mustafa.
-Buyurasın hanımım.
-Eczaneye gidip şu kremlerden 5 er kutu alır mısın?
-Tabi hanımım var mıdır başka isteğiniz.
-Yok Mustafa sağlasın ama bunları getirince direk bana teslim edıyorsun.
-Tabi hanımım.
Mustafa giderken bende içeri geçmiş avluda oyun oynayan Lizgeye bakmıştım biraz Sonra da mutfağa gidip akşam yemeği için yardım etmeye başlamıştım.
Asaf ağayla Murat işten geldikten sonra hemen sofra kurulmuştu bende ilaç poşetini mutfapa bırakıp büze ait olan tepsiyle girmiştim odaya. O poşeti şuan görürse sorun olacaktı ama ben bunu akşam yalnızken konuşmak istiyordum o yüzden şuanlık sadece tepsiyle girmiştim.
Biz Beratla yemek boyunca birbirimizi tanımak istercesine konuşmuştuk o sormuş ben cevaplamıştım tabi daha çok ben sormuştum.
Ben tepsiyi aldıktan sonra tekrar mutfağa gitmiş oradaki işleri hallederken Şengül çayları almıştı bende tatlılsrı alıp dağıtmıştık. Akşamları mutfakta tek kalamıyordum artık o yüzden çayları ve tatlıları Şengül tekrardan toplamış bende aldığım poşetle derin bir nefes alıp odaya doğru girmiştim.
Berat ben odaya girdiğimde her zamanki gibi dönüp bana bakmazken ilaç poşetini yatağa koyup üstümü değiştirmiştim. Poşetten de iki kremden de birer kutu ve tedavi için olan planı alıp diğerlerini dolara koymuştum. Tabi Berat o esnada poşet sesini duymuş bana dönmüştü.
-O poşet ne kadın!
-Önemli birşey değil ağam.
Bu sefer de kendi baş ucumdali kombinin üstüne koyduğum kremleri göstermişti.
-Onlar ne Asmin!
-Ağam yanıma gelsen de öyle konuşsak.
Berat bu dediğime şaşırmış şekilde bakarken yatağın yanına kadar gelmişti bende onun tam karşısında yatakta oturuyordum.
-Söylicem ama kızmayacaksın.
-Söyle kadın!
Beratın sinirli çıkan sesine ben gayet tatlı şekilde konuşmaya çalışıyordum.
-Ağam söz ver.
-Tamam kadın söyle!
Ben biraz durduktan sonra tekrar Beratla göz göze gelip konuştum.
-Ben sen kızarsın diye annene sordum kalıcı birşry mi diye merak ettim.
Ben konuştukça Beratın yüz ifadesi değişiyordu ve onun şuanki ifadesi beni korkutuyor du. Gene bağıracaktı ve onun bana bağırmasından nefret ediyordum.
~~~~~~~~~~~~~~
Yepyeni bir bölümle burdayım.
Berat la Asmin ilişkisi nasıl devam ediyor sizce.
Arkadaşlar yeni bölümler için oylarınızı ve fikirlerinizi belirtin. :) Ve Asmin Berat ilişkisine sende katılın.
Bölüm etkileşimi
