BÖLÜM:29

Vaveyla Yazarı: Mavi Gece

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 33Şu an: BÖLÜM:29

Gözlerimi açtığımda kendimi Berat'ın kollarınds bulmuştum. O benim saçlarımı severken ben öylece duruyordum, huzuruna muhtaç olduğum kollarında.

-Güzelim.

-Hıh.

-Yanımdasın, korkma.

Ben hatırladığım anlarla kötü olurken ellerimle gözlerimi kapatmış, başımı Beratın göğsüne koyup hıçkırı hıçkıra ağlamıştım.

Ben orda ne kadar kaldım, ne kadar ağlamıştım bilmiyordum. Berat beni sakinleştirmeye çalışıyordu Fayda etmiyordu. Onun yanımıda olduğunu bilmek bana iyi geliyordu ama hatırladığım anlar da gözyaşlarıms engel olmuyordu. O iğrenç insan...

Kendime geldiğimde yavaşca kaldırmıştım başımı. Berat ben en içten gülümsemesiyle bakıyordu. Ben de ona buruk bir tebessüm verip tekrar kollarının arasına döndüm. Kendime gelmenin verdiği abla konakta olmadığımızı fark ettim.

-Nerdeyiz?

-Babamdan yadigar demiştim ya, geceye bakmaya gelmiştik.

-Gece?

-Burada güzelim, dağ evindeyiz.

-Konaktakiler?

-Karımla baş başa kaçamak yapıcaz dedim.

O an etrafıma bakmıştım. Burası Berat'ın eski odasıydı. Çizimleri, arabaları, mobilyaları, herşeyiyle.

Kapının çalmasıyla Berat alnımı öpmüştü.

-Mustafa kıyafet getirmişti. Sen bekle hemen geliyorum.

Ben başımla onu onaylarken. O kalkmış bende o an aklıma gelen anla durmuştum.

Silah sesi, Berat. Berat onu vurmuş muydu?

Benim gözümden sadece iki damla yaş düşmüştü. Berat odaya geri geldiğinde konuştum.

-Berat.

O benim incecik çıkan sesimle yanıma gelmişti.

-Silah sesi, vurdun mu onu?

Beratın kaşları çatılmış öylece bana bakarken Ben hatırladığım anlarla bir kez daha iğrendim.

...

Benim bağıracağım esnada yanımdaki kız ağzımı kapatmış o pislik tam karşıma geldiğinde iğrenç sesi kulaklarıma dolmuştu.

-Asmin Beyzade demek hâlâ o sakat ı seçersin hee.

Beni kızın kolundan alıp bir bezle ağzımı kapatırken bilincim kapanmaya başlıyordu.

-Sana o sakatın beceremediğini becericem demiştim...

Benim bilincim son duyduklarımla kapanmış, kendime geldiğimde bembeyaz tavanla açmıştım gözlerimi, bedenim de nedenini bilmediğim bir ağırlık hissediyordum, yavaşca kalkıp etrafa baktığımda dağ evi gibi bir yer de olduğumu anlamıştım. Aralık olan kapıdan o pisliğim sesi geliyordu.

-Bir saat sonra Beratı arayıp sana vereceğim görüntüleri ve buranın konumunu atacaksın.

-Tamamdır beyim.

-O Berat anlasın bakalım, bana yaptıklarının sonucu neymiş?

Berat bu şerefsize ne yapmıştı? Neyin görüntüsünü atacaktı ona?

O pislik buraya doğru gelirken ben uzandığım yataktan kalkmış etrafıma bakmıştım. Bom boş bir oda gibiydi burası sadece bir yatak vardı.

-Ooo Asmin uyanmışsın?

-Ne istiyorsun!

-Sakın ol bakalım. Hırçın kız.

-Uzak dur benden!

O adım adım benim üstüme gelirken ben ona tokat atmıştım.

-Bana bak lan! Ben sana sormaz mıyım?

O beni yatağa atarken bense sadece bağırıyordum o şerefsiz ağzımı kapatırken konuştu.

-Dokunma bana!

-Aaah Asmin sen şimdi böyle dedin diye hemen de geri çekilirdim.

O iğrenç sesiyle kahkaha atarken. İğrendiğim o sesi tekrar kulaklığıma geldi.

-O Heja bunca zaman kendi isteğiyle mi girdi zannettin koynuma, onu nasıl zorla aldıysam seni de öyle becericem.

Ben ağlamaya başlarken, o iğrenç şekilde gülüyordu. Ne kadar çırpınmaya çalışsam da müsade etmiyordu. O an gözüme kenardaki kamera çarptı.

Bir saat sonra görüntüler ve konum...

O birşey yapamadan dışarıdan silah sesleri gelmişti.

O küfrederken içeri aniden Berat dalmıştı.

Gelmişti.

Berat aniden onun yakasını tutup kaldırıken onu dövüyordu. Ben öylece bacaklarımı kendime çekmiş ağlarken. Yanıma gelmiş beni olduğum pozisyon da kucaklarken konuştu.

-Geldim Asminim, geldim güzelim.

-Beraat.

Ben onun koynunda kendimi tutamayıp hıçkıra hıçkıra ağlarken. O beni arabaya koymuş saçlarımdan öperken konuşmuştu.

-Geliyorum birazdan.

-Gitme.

-Şşş bekle güzelim. Gelicem.

Berat tekrar oraya gitmiş ardından da iki el silah sesi gelmişti.

Ve silahını yerine koyarken çıkan Berat...

...

-Şşş, Asminim.

-Duydum. Vurdun mu? Öldürdün mü?

-Güzelim.

-Berat söyle.

-Vurdum Asminim. Sana dokunan o ellerine sıktım.

Ben o an tekrar ağlamaya başlarken Berat beni kendi göğsüne çekmişti bende onun göğsünü yumruklayıp konuştum.

-Yapma, yapma, Merhametine aşık olduğum o adamı, katil yapma, o adamı öldürme!

Ben tekrar yüz yüze gelirken sadece Beratın gözlerine bakıyordum.

-Söz ver!

-Ne sözü güzelim.

-Merhametini sevdiğim adamı katil yapmayacaksın.

Beratın kaşları çatılırken olumsuz olduğunu belli eden bir sesle konuştu.

-Asmin'im.

-Berat, söz ver!

Berat derin bir nefes almıştı. Vermek istemiyordu. Tutamamaktan korkuyordu.

-Lütfen, sevdiğim adamın, bir katil olması fikrini düşünemem.

-Tamam, söz.

Ben kendimi gene o kollara teslim ederken kısık sesimle konuştum.

-Ben banyo yapmak istiyorum.

-Yap güzelim. Herşey var.

-Ama tek kalmak istemiyorum.

Berat gözlerime güven verircesine bakarken sesi olabildiğince beni rahatlamak ister gibiydi.

-Sen hazırlan, ben suyu ayarlıyım.

Sadece başımla onaylayabilmiştim onu. O odadan çıkarken bende etrafıma bakınmış, Beratın dolabında bulduğum ilk havluyla kendimi sardıktan sonra bende neresi olduğunu bilmediğim banyoyla, kapıdan çıkmış gelen su sesinin olduğu yere gitmiştim.

Berat pantolonunun paçalarını sıvamış musluğun başında suyu ayarlıyordu.

Ben kapıda onu izlerken o arkasını dönünce beni fark etmişti.

-Güzelim.

Ben banyoya ağır adımlarla girdiğimde. Sadece usulca göz yaşı dökmüş, Berat da yıkanmama yardımcı olmuştu.

İkimizde üstümüzü değiştirdiğimizde Berat beni yatağa oturtmuş saçlarımı tararken ben konuştum.

-Gecenin yanına gidelim mi?

-Saçların ıslak Asmin'im hasta olursun.

-Sadece görsem en azından.

-Tamam kurutalım.

-Berat?

-Söyle güzelim.

-O konuşurken dedi ki, Beratın bana yaptıkları...

-Sen düşünme bunları.

Normalde olsa belki uzatır soraradım ama şuan ne soracak halim ne de uzacatacak mecalim vardı.

Aldığım duşla sanki o suyla beraber de akıp gitmiş gibi hissettiriyordu. Hâlâ unutmuş değildim belki ama en azından burada olmak, Beratın yanında olduğunu bilmek, güvende olduğumu hissetmek iyi gelmişti.

Berat saçlarımı tamamen kuruladıktan sonra ben onun elini tutmuştum. O da sıcacık bir gülümseme vermişti bana. Onun yönlendirmesiyle ahıra doğru gitmiştik.

Beni gören gecemin sesiyle mutlu olmuştum. Bende Beratın elini bırakıp onun yanına koştum.

-Gecem. Kızım.

Kenarda gördüğüm elmalar dan ona verirken bir yandan da onu seviyordum.

-Gece, biliyor musun? Seninle kaderimiz aynı oldu kızım.

Bir süre susup öylece onu severken tekrar konuştum.

-Senin adın kara, benim de bahtım.

Buruk bir gülümseme vardı benim yüzümde. Geceyse sanki beni anlamış gibi kişneyerek cevap vermişti bana.

Ben bir süre durmuştum, Gecemi sevmiştim. Düşünmemiştim bile. Sanki onun yanı tüm yaşadılarımı alıyordu.

Gitmek için ardıma döndüğünde Berat kenarda ellerini bağlamış öylece bizi izliyordu. Ben onun yanına gidip elimi uzatmıştım. O da tuttuktan sonra beraber tekrar eve gitmiştik.

-Aç mısın?

Ben başımla hayır anlamında sallarken konuştum.

-Yatalım mı?

-Olur Asmin'im.

Biz tekrar odaya döndüğümüzde üstümü değiştirip Beratın kollarına girmiştim. Ben o anları unutmak için Berat'a her an daha da yakın olmaya çalışırkek o her daim aynı şekilde yatmamıza rağmen bile o elini belime atmamıştı. O an kendimi kötü hissetmiştim. Benim suçum olmayan birşey için beni suçluyor ve bunu mu yapıyordu? Tepkisinin sebebini bilmiyordum ama korkuyordum. Gene de bugün yaşanan her şeyden kaçmak için uyumak istemiştim.

Sabah uyandığımda Berat yanımda değildi. Çok şsşırmıştım. Her daim benden önce kalkıp benim uyanmmamı bekleyen o adam ne olmuştu da erkenden kalkıp gitmişti.

Ben banyoya gidip elimizi yüzümü yıkadıktan sonra evde kimse olmadığı için sadece sabahlığımı üstüme geçirip odadan çıkmıştım. Mutfak olduğunu tahmin ettiğim yerden sesler gelince oraya gittim. Fazlsıyla büyük bir mutfaktı masanın üzerine sofra kurulmuş, Berat da ocağın başındaydı. Ben sesimdeki şaşkınlığa engel olmazken o sanki birşey olmamış gibi ocağın ordan ardına bile dönmeden cevapladı.

-Berat?

-Günaydın kadın.

-Günaydın ağam. Uğraşmışsın sabah sabah.

-O kadar uzun zamandan sonra otur bakalım güzel olmuş mu?

Berat yaptığı yumurtayı da sofraya koymuş çayları da doldurduktan sonra kendi de oturmuştu. Sabah normal şartlar da etmiyeceğim kahvaltı, Beratla beraber yemiştim.

-Berat?

-Söyle güzelim?

-Kahvaltıdan sonra gecenin yanına gidelim mi?

-Gideriz.

Kahvaltımızı yapmış ben elbise yerine daha rahat olacağım bir tayt giymiş, Berat da hazırlandıkça bahçenin ordaki ahıra gitmiştik. Buranın çok güzel bir bahçesi vardı meyve bahçeleriyle dolu aşağıya doğru uzanan kocaman bir ağaçlık evden çıkarken kenarda mangal köşesi, öte yanda çardak, üstü örtülü bir salıncak...

Ahıra geldiğimizde ben Gecemin yanına giderken Berat da kendi atının yanına gitmişti.

-Gecem. Güzel kızım. Karanlık kızım benim.

Biz ikimizde atlara binip ahırdan çıkarken buraya ilk geldiğimizde gittiğimiz patika yolu gene takip etmiştik. Bu sefer ben yavaş değildim aksine sürebildiğim en yüksek hızla gidiyordum ama aynı yolu dönerken Berat dan işittiğim yavaş git uyarısıyla daha yavaş şekilde geri dönmüştük. Tamamen sessiz geçen beni düşüncelere boğan bir yolun ardından öğle saatinde geri dönmüştük. Berat işi olduğu için odaya giderken bende mutfağa gitmiştim. Dışarıdan yeriz dediği için yemek yapmasam da tatlı yapmaya başlamıştım. Akşam için yaptığım tatlı dışında kendime de sufle yapmış yemeğe başlamıştım.

Yanıma gelen Berat bana gülerken bende söyleniyordum.

-Ne? Niye gülüyorsun?

Berat masanın üstünden aldığı peçeteyle, ağzımı silerken konuşuyordu.

-Kimse çikolatanı çalmıyor güzelim. Sakın ol.

-Berat ya ne alaka! Canım çekti sadece.

Berat benim hallerime gülerken aklıma gelenle konuştum. O da kendine çay doldurup yanıma oturdu.

-Berat, o gün yemekte bir kıza tokat götürcem diye söz verdim.

-Hallederiz güzelim.

-Adresini aldım ben, çarşıdan alış veriş yapıp gitsek?

-Sen at bana adresi yarın gideriz.

-Yaaa, tamam.

Benim neşeyle söyledim sözlere Berat da gülerek karşılık vermişti. Aramızda anlam veremediğim bu soğukluk olmasa çok güzel anlar geçiriyorduk.

Biz acıkana kadar orda oturmuş biraz bahçeye çıkıp dolanmıştık. Akşam olduğunda Beratın dışarıdan sipariş ettiği yemekler gelmiş onları yedikten sonra film izledikten sonra televizyon karşıns geçmiştik. Berat mutfakta olduğu için ben L koltuğun ortasına oturmuş onun gelmesini beklemiştim. Ben yanıma gelir onun kollarınds uzanırım diye beklerken Berat koltuğun diğer ucuna gitmişti.

Ben yapmaya çalıştığı harekete anlam veremezken o filmi başlatmıştı. Ben izlemek yerine Beratın hareketlerini anlamlamdırmaya çalışmışıyordum. İstemediği için mi uzaktı, onun yapmaya çalıştığı hareket yüzünden miydi? Belki de başka bir sebebi mi vardı? Bilmiyordum bir cevap da bulamıyordum ama böyle de olmak istemiyordum. Ben ona doğru yaklaşırken onun da filmi değil de beni izlediğini fark etmiştim.

Ben yanına gelmiş öylece yüzüne bakarken o da bana bakıyordu. İkimizde birbirimizin gözlerinin en derinine bakıyorduk, anlamak , çözümlemek ister gibiydik.

-Asminim.

Berat sessizliği bozmuş sorarcasına adımı demesiyle, bende içinde boğulduğum o harflerden çıkmış konuşmuştum.

-Yapma!

Sesim oldukça reddeder gibi bir o kadar da haykırış gibi çıkmıştı. Böyle olmayı istemiyordum. Onun kaşları çatılırken konuştu.

-Neyi?

-Bunu işte, bunu yapma. O günden beri sanki dokunmaya tahammülün yok gibi, yanıma bile oturmuyorsun.

-Nerden çıktı Asmin o?

-Öyle, elin elime temas etse kaçıp gidiyorsun.

Benim üzgünce çıkan sesimin ardından Berat yüzümü avuçlarının arasına almış alnımı öptükten sonra konuştu.

-Ben koruyamadım güzelim seni.

Berat sinirli olan halini yatıştırmak için bir süre susup devam etmişti.

-Konak'ta olanlardan sonra sen öyle korkunca, ben rahatsız ol istemedim.

Beratın düşüncesiyle ben şaşırmıştım. Ben çok farklı birşey düşünürken o tamamen beni düşündüğü için yapmıştı.

-Beraat. Bana sadece sana ait olmak, seninle olmak iyi geliyor. Ve ben sadece seninle olan anlarımı bilmek istiyorum.

Ben Beratın birşey demesine izin vermeden dudaklarımızı birleştirip derin bir öpücük verirken. Berat da bizi ayrımadan beni kucağına almış ayağa kalkarken ben düşmemek için Berat'a iyice sarılırken. O da yukarı odaya çıkıyordu.

Başıma gelen her kötü şeyi gene Beratla unutmak, onunla herşeyin üstesinden gelmek bana iyi geliyordu. İstesem tek başıma da atlatırdım belki ama yanımda o varken hiçbir şeyi yalnız yapmak istemiyordum.

Uzun ve güzel bir gecenin ardından sabah geldiğimizden beri yaptığımız en mutlu kahvaltıyı yapmış, ardından da küçük kızın yanına gitmek için hazırlanmış önce çarşıdan alış veriş yapmış ardından da verdiği adrese gitmiştik.

Kapıyı o gün kü kadın açarken şaşkınlıkla konuştu.

-Hanımağam.

-Müsade var mıdır?

-Buyrun hanımım, ne müsadesi.

Biz Beratla içeri geçerken içerdeki adam da şaşkınlıkla kalkıp Beratla selamlaşırken o gün ki kız şaşkınlıkla yanıma gelmişti.

Ben yere eğilip onunla sarılırken getirilen poşetleri vermiştim ona.

-Al bakalım, o günkü kadar beğenecek misin?

Karşımdski ufak kız annesine bakıp onay aldıktan sonra heyecanla poşetleri açmaya başladı. Bizde otururken Beratla babası olan adamın konuşmalarına kulak verdim.

-Ağam, herşey için sağlasın.

-Sen sağlasın Ali, Asmini sayenizde hızlıcs bulduk.

Ben şaşkınla tepki vermiştim.

-Nasıl yani?

Berat bir bana birde yanımda heyecanla poşetleri açan kıza bakıp konuştu.

-Bu küçük hanım, arabaya bindirilirken görmüş seni, yanındakinin de ben olmadığını fark edip. Aracın plakasını söyledi.

Ben yanımdaki ufak kıza baktım. O esnada annesi konuştu.

-Gördüğü herşeyi tekte bakması yetiyor, anında ezberler, öyle bilmiş.

Ben karşımdaki kızın yeteneğine hayretle bakarken konuştum.

-Okul nasıl gidiyor bu?

Tahminen bu yıl okula başlamış olması lazımdı ama kız annesine bakıp yüzü düşerken, babası konuştu.

-Dururumuz pek el vardı hanımağam, nasipse seneye.

Ben karşımdaki kıza bakarken Berat konuştu.

-İşin yokmu?

-Dönemsel işçi olarak çalışıyorum ağam bu aralar pek iş olmadı.

-İyi araba kullanırsın değil!

-Kullanırım ağam. Akşamları taksiye çıkardım bir vakti.

-Yarın sabahtan gel konağa!

-Ağam, zahmet vermeyek.

-Zahmet değil iştir Ali, sabah gel hanımağanın şöförü olarak başla.

Ben Berat'a ne alaka diye öylece bakarken adamın ettiği teşekkürle şuan hayır demek istememiştim.

-Ağam, bu küçük hanımı da bizim orda okula yazdıralım. Dönem yeni başladı.

-Duydun Ali hanımağanın sözünü, gelmeden önce git okula yaptır kaydını.

-Başımla beraber ağam. Emrin olur.

Yanımdaki ufak kız bana sıkıca sarılırken, bizde vedalaşıp dışarı çıkmıştık. Ben de arabaya biner binmez söyledim.

-Berat ne özel şöförü ya, başka işmi kalmadı.

-Güzelim artık tek başına dışarı tek başına çıkmak, öylece gitmek yok, hem adama da iş olur.

-Ya tamam da zaten Mustafa zaten götürüyor nerden çıktı bu.

-Güzelim. Tek korumayla olmaz Ali şöförüm olur. Mustafa ve iki adam da özel koruman.

-Berat fazla değil mi, çok sık dışarı çıkmıyorum zaten.

-Güzelim!

-Offf, iyi sustum da, biz konağa gitsek ya artık.

-O nerden çıktı güzelim.

-Rojbin hanım orda, bende kendimi topladım. Ayıp olmasın daha fazla.

-Asmin'im ne ayıbı, karımla vakit geçiriyorum.

-Olsun Berat, hem Rojbin hanım da orda ben bakıcam dedim ona, öylece lafta kalsın istemiyorum.

-Güzelim, bakan var zaten kendini zorlama.

-Hayır zorlama değil, ben bakmak istiyorum.

-Gidelim Asmin'im.

Biz konağa gitmiş Berat da beni bırakıp işe gitmişti.

Ben annemlerle selamlaşıp Rojbin hanımın odasına çıktım. O yatakta öylesine yatarken başında Hasret abla ona çorba yediriyordu. Ben gelince o giderken bende devam etmiştim.

-Rojbin hanım, nasılsınıx?

-Aaa, ssss,miii, nnn

O zor da olsa adımı söylerken bende gülümseyip konuştum. Belki hasta olmasa şuan bu halde olmazdık ama bu haliyle iyi olsa şuan benimle uzun uzun konuşacağına da emindim.

-Boşverin Rojbin hanım, hayat işte bizi şuan bu hale getirdi.

Onun gözleri sulanırken ben ilacını da vermiş odadan çıkmıştım.

Kendi odama gitmiş üstümü değiştirdikten sonra mutfağa yardıma gitmiş, günü akşam etmiştik.

Bizim orada olduğumuz süre boyunca Murat da İstanbul'a gitmişti. Her ne kadar Sevdayı aramak istesem de orada işlerin şuan zor olduğunu tahmin ettiğim için başka zaman ararım demiştim.

Yemeği bitirip annemlerle sohbet ettikten sonra Berat ve Asaf ağa da gelmiş yemekler yenmiş, ben gene Rojbin hanımla ilgilenmiş ardından da uyumuştum.

Sabah kahvaltı sonrası Beratı işe yollarken o gün kadının dedikleri kaç gündür aklımdan çıkmıyordu. Ben de hazırlanıp annemlere de söyledikten sonra çıkmıştım. Test alacaktım...

Ali abi beni çarşıya götürüken Berat'a da haber vermişti bende okula yazdırılan Ali abinin kızı için alışveriş yapıcam demiştim. Yapmıştım da onun eksiklerini aldıktan sonra testi de alıp konağa gitmiştim.

Heyecandan şuan neredeyse ölmek üzereydim. Hemen odama gidip testin talimatlarını okuduktan sonra lavaboya gitmiştim.

Elimde titreye titreye tuttuğum tesle sonucun belli olmasını bekliyordum...

~~~~~~

Finale Son 1

Nasıl buldunuz kitabı???

Düşüncelerini söyleyin konuşalım...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

621okunma 30beğeni 8yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18