19. bölüm / 33
BERDEL: Benim SeçimimBÖLÜM:18
Bölümler 33Şu an: BÖLÜM:18
- 1 BÖLÜM:1608 kelime
- 2 BÖLÜM:21.550 kelime
- 3 BÖLÜM:31.632 kelime
- 4 BÖLÜM:41.354 kelime
- 5 BÖLÜM:51.161 kelime
- 6 BÖLÜM:61.748 kelime
- 7 BÖLÜM:71.295 kelime
- 8 BÖLÜM:81.111 kelime
- 9 BÖLÜM:91.651 kelime
- 10 BÖLÜM:101.540 kelime
- 11 BÖLÜM:111.768 kelime
- 12 BÖLÜM:121.886 kelime
- 13 BÖLÜM 131.354 kelime
- 14 BERAT1.224 kelime
- 15 BÖLÜM;141.789 kelime
- 16 BÖLÜM;152.167 kelime
- 17 BÖLÜM:161.982 kelime
- 18 BÖLÜM:172.402 kelime
- 19 BÖLÜM:182.424 kelime · Okuduğun bölüm
- 20 BÖLÜM:192.610 kelime
- 21 BÖLÜM:202.016 kelime
- 22 BERAT:21.754 kelime
- 23 BÖLÜM:212.987 kelime
- 24 BÖLÜM:222.454 kelime
- 25 BÖLÜM:232.753 kelime
- 26 BÖLÜM:242.448 kelime
- 27 BÖLÜM:252.370 kelime
- 28 BÖLÜM:262.408 kelime
- 29 BÖLÜM:272.175 kelime
- 30 BÖLÜM:282.315 kelime
- 31 BÖLÜM:292.347 kelime
- 32 FİNAL2.341 kelime
- 33 Kitabımız Final Olduu!!82 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ben masajı yaparken Berat oturduğu yerden beni bir anda çekmiş kendi altına almıştı. Ama bacaklarını hareket ettiremediği için sadece gövdesiyle eğilmişti. Bende onun bu hareketine istemsizce bağırmıştım.
-Ağamm! Napıyosun.
-Çok güzelsin kadın. Beni sana çeken birşey var.
Beratın gözlerim içine bakarak söylediği sözlerle istemsizce güldüm, Beratla aramızdaki engelleri tek tek kaldırıyor olmak beni çok mutlu ediyordu.
-Berat, seni seviyorum.
-Seni seviyorum Asmin.
Karşılıklı ilk kez kabullenişimiz olmuştu bu ve kalbimin çarpmasına asla engel olamıyordum. Ben Beratla bazı şeylerin kabullenilmesi duygusunu çok seviyordum. Ben ona dair herşeyi seviyordum.
Berat öylece duruyor sadece uzun uzun yüzüme bakıyordu.
-Ağamm.
-Kadın. Söyle.
-Birşey mi oldu?
-Ne olacak Asmin.
-Sanki unutmak istemez gibi bakıyorsun, gidecek gibi...
Berat bir an için şaşırıp dursa da kendini toplayıp konuştu.
-Nerden çıktı Asmin'im o.
-Bilmem bakışların, öyle hissettirdi.
-Yanlış hissettirmiş kadın.
Bana nedense öyle gelmiyordu, Beratın bakışları sanki uzun uzun bakıp bir daha görmeyecek gibiydi, son kez aklına kazımak ister gibi bakıyordu. Kendi kendime bu düşünceyi aklımdan sildim. Öyle bir ihtimali düşünmek dahi kötü hissettirmişti.
-Gitme Berat, ne olursa olsun burada kal.
Berat sessiz kalmıştı cevap vermemişti. Onun yerine saçlarımı öpüp geri çekilmiş beni de elimde tutup doğrultmuştu.
Ben her zamanki gibi Beratın koynuna başıma koyarken onun elleri de saçlarımınla oynuyordu.
-Bununla mı yatacaksın.
-Ne oldu ağam odamda da mı giymek yasak oldu yoksa.
-Yok karıcım aksine sen hep giy, şu üstündekini de çıkar hatta.
Berat hâlâ da üstümde olan sabahlığı kastederek konulmasıyla bir an için utansam da belli etmeyip aynı ses tonuyla konuştum.
-Yok ağam kalsın.
-Üşüyor musun kadın.
-Yook niye ki?
Berat cevap vermemiş saçımla oynamaya devam etmişti.
-Yatalım kadın.
-Yatalım da, sen kandırdın beni yarım kaldı masajın.
Berat gülerken konuştu,
-Kanana sormak lazım halinden memnun gibiydi.
-Berat yaa, hiçde bile.
Ben tekrar yapmak için doğrulacağım sırada Berat izin vermedi.
-Sonra kadın. Ne o memnun değil miydin?
Bu sefer de ben Berat'a cevap vermeyip geçiştirmiştim. Seninle yan yana olan her halimden memnunum diyememiştim.
-İyi geceler ağam.
-İyi geceler Asmin'im.
Bu lafı Berattan duymak son zamanlar duyduğum beni en mutlu eden söz gibiydi. Bende mutlulukla huzurlu hissettiğim o kollarda uyuya kaldım.
Sabah kalktığımda huzurla yattığım kollardan çıkmayıp biraz daha uzandıktan sonra, saatin geç olduğunu fark edip kalktım benim hareketlenmemle Berat da uyanmıştı.
-Günaydın ağam.
-Günaydın kadın.
Ben kalkıp gidecekken Berat beni kendine çekip ufak bir öpücük kondurup konuştu.
-Şimdi gidebilirsin.
Ben Berat'a bakarken gülüp yataktan kalktım. Dolaptan kıyafetlerimi alıp banyoya gittim elimizi yüzümü yıkayıp üstümü değiştirdim.
Odaya çıktığımda Berat'da sandalyesine geçmiş benim ardımdan banyoya girmişti. Bende çarşafları değiştirip makyaj masasına oturdum.
Banyodan çıkan Berat direk bilgisayarının başına geçerken bende hazırlanıp mutfağa gittim.
Mutfakta sadece Hasret ablalar ben onlara yardıma başlamış ardıma da Dilan inmişti.
-Günaydın yenge.
-Günaydın canım.
-Heja gelmedi mi?
-Yok niye ki?
Dilan sadece benim duyabileceğim bir sesle konuştu.
-Ben dün onların odasında bir bağırış sesi duydum ama saat geç olunca birşey edemedim merak ettim.
Dilanın dedikleriyle benim nefretim ve sinirim iyice artarken. O esnada Heja girmişti mutfağa biz ikimizde kızın yanına giderken o da anlamaz korku dolu bakışlarla bize bakıyordu.
-Heja? İyi misin?
Dilanın sorusuyla Heja korkmuş şekilde sessizce cevap verdi.
-Şey iyiyim.
-Emin misin Heja birşey varsa söyle?
-Yok abla.
-Heja bak ben dün senin sesini duydum, eğer abim olacak sana birşey ettiyse.
Heja bir an duraksasa da tekrar konuştu.
-Yok, şey ben dün karanlıkta bardak kırdım da korkuyla bağırdım.
Hejanın birşey söylemeyeceğini anlayıp bizde kızı daha da darlamamak için hep beraber kahvaltıya yardım etmeye geçmiştik. Ama Dilan bunun yalan olduğuna emin gibi bakıyordu. Bu kızın da bu sıcak havada uzun kollu giymesinin ayrı bir sebebi olmasına inanmak istedim.
Biz hep beraber kahvaltı hazırlarken sofrayı kurmaya içeri gittim. Annemler, Asaf baba ve Rojbin hanım hava sıvak olduğu için terasta oturuyordu bende içerisinin boş olduğunu düşünerek, içeri gittim. Getiridğim tepside ki tabak ve bardaklarla sofra düzenini kurup tam çıkacakken o pislik odaya girmişti. Ben anında odadan çıkmak istesem de önümü kesip beni durdurmuştu.
-Hayırdır Asmin kaçıyor musun?
-Çekil önümden!
-Niye Asmin hâlâ da o sakatı mı seçersin?
-Çekil! Bağırırım!
-Bağır da bende o sakattan istediğini bulamamış geldi bana diyim.
-Sen iğrenç birisin!
O bana doğru bir adım atarken bende geriye adımlamıştım. Onun üstüne gelmesiyle korkudan titreyen ellerimden de tepsiyi düşürmüştüm
-O yaptığının bir cezası olmayacak mı sandın lan! Beni yakarken ne sandın! Seni...
Civan adım adım hâlâ üstüme gelirken bende ağzım çıkana kadar bağırdım.
-Aaaaa!
Benim bağırmamla herkes odaya toplanırken, o şerefsisde geri adım atmak zorunda kalmıştı.
-Kızım ne oldu!
Ayşe ananın sorusuyla az önce korkuyla elimden düşürdüğüm demir tepsiyi gösterek konuştum. Eğer gerçeği söylersem o da dediğini yapar istediği iftirayı atardı.
-Ana tepsiyi düşürdüm de bir anda.
-Bir yerin acıyor mu yenge ayağına falan geldi mi?
-Yok, öyle anlık bağırmışım.
Annemler içeri ye geçip otururken bizde mutfağa gitmiştik kızlar sofrayı kurarken ben sadece bize ait olan tepsiyi alıp odaya gitmiştim.
Ben sofrayı masaya koyarken Berat'a da seslenmiştim.
-Ağam sofra hazır.
-Hayırdır kadın, birşey mi oldu?
-Yok ağam ne olacak.
Berat kahvalyı etmeye başlarken ben daldığımı bile fark etmeden Berat'ın sesiyle kendime geldim.
-Asmin.
-Ağam. Bir şey mi istedin duymadım.
-Ne oldu sana.
Bir an için düşündüm ilk zamanlar Berat beni yanlış anlar diye söylemeye korkmuştum, sonra Berat'ın birşey yapmasından ve onun burada olmayışından en azından burda değil diyordum, ama şimdi o burada oldukça ve bunları yapmaya devam ettikçe ben bunun ilerlemesinden korkuyordum.
Bir an için Beratın gözlerinin içine baktım. Orada gördüğüm sevgiye inanarak konuştum
-Berat.
-Söyle Asmin'im.
-Benim sana birşey dem....
Ben cümlemi tamamlayamadan çalan telefon bölmüştü sözümü. Sadece meşgule atmak varken aklımda gördüğüm isimle telefonu açtım.
Sevdaydı arayan benim bu hayatta tek destekçim olan teyzemi kaybettikten sonra ardına bana yoldaş olan tek kişi, kuzenim.
Telefonu kulağıma götürmemle çekmem bir olmuştu.
-Asmiiiiiiiin!
Berat bana bakarken sessiz şekilde kuzenim demiştim ona da.
-Ayyy, sus ne bağırıyorsun kızım.
-Bak bak birde laf ediyor, Asmin evlenmişsin.
-Sen onu bilmiyodun deme.
-Ayy deliricem, bir de dediği lafa insan haber vermez mi? Hiç mi beş dakikan yoktu kızım.
-Öyle değil o Sevda. Hem sen nasıl öğrendin onu.
-Acaba. Tabi sen hiç düşünme beni, ama işte ben seni düşünüp sözde ziyaretine gelince.
-Nasıl ziyaretine nerdesin?
-Mardin de!
-Hihhh. Bekle konum atıyorum.
-Yaa hihhh sormaz mıyım ben sana Asmin.
-Sorarsın bacım da konum atıyırum gel öyle sor.
-Aman Asmin hanım istemez.
-Sevdaa! Tamam suçluyum sen gel ben affettiricem kendimi.
-Valla sayende teyzemden günlük laf işitme dozumu aldım. Şuan hiç gelemem yorgunum.
-Sen birde o konağa gittin deme. Otel de misin şimdi?
-Evet. Sabah geldim.
-Tamam akşam yemeğine gel o zaman.
-Bakarız.
-Sevdaaa!
-Ayy tamam beee gelirim akşam, hadi bayy.
-Görüşürüz.
Sevdayla telefonu kapatınca merakla bakan Berat'a döndüm.
-Rahmetli teyzemin kızı, bana kardeşten öte olmuştur hep İstanbul da doktor normalde çok sık gelemez buralara öyle arada beni görmeye gelirdi şimdi de süpriz yapayım demiş ama evlendiğimi bilmeyince onların konağına gitmiş.
-O kadar yakınsanız niye evlendiğini bilmiyor.
-Sevda buraların geleneklerini sevmez teyzem de vaktinden eniştemle evlenmek için kaçmış buradan. Herşey çok ani olunca diyemedim ona sonrada çıkmış aklımdan. Ama ona seni unuttum demedim desem gebertir beni.
Ben son dediklerime hafifçe gülmüştün. Gerçekten de kardeşim dediğim tek kişiye haber vermeyi unutmuştum ve Sevda bunu duyunca bana en az üç gün tepki alırdı.
-Ayy Berat ben öyle sormadan davet ettim.
-Birşey olmaz kadın, burası senin de evin.
Beratın dediğiyle yüzümde gülümseme oluşurken tekrar konuştum.
-Annemlerin ya da Asaf babanın başka işi varsa ayıp olur şimdi.
-Birşey olmaz kadın, söylersin varsa der zaten anam.
-Ben kaldırayım o zaman burayı, anamlara da haber edeyim.
Ben tam kalkacakken Berat kolumdan tutmuştu.
-Az önce ne söylicekdin.
Ben derin bir nefes alıp konuştum.
-Akşam konuşalım mı bunu?
Berat anlatmıcağıma eminmiş gibi baktı bana.
-Söz söylicem ama şuan değil, Sevda geliyo hem ben hazırlık yapayım akşam konuşalım.
-Öyle olsun Asmin hanım.
Ben tepsiyi alıp odadan çıkmıştım. Çardakta oturduklarını gördüğüm anamlarla da elindeki tepsiyi mutfağa bırakıp onların yanına gittim.
-Ana.
-Buyurasın kızım, gel hele otur.
Ben Ayşe ananın lafıyla onun yanına otururken, az önce mutfakta olan Heja ve Dilanda yanımıza gelmişti. Anladığım kadarıyla da pislik dahil tüm erkekler de işe gitmiş, Lizge de kursta olunca konakta sadece biz kalmıştık.
-Ana müsaden varsa kuzenim gelmiş bugün beni ziyarete, akşama yemeğe gelsin diyecektim.
-Ne müsadesi kızım, buyursun.
-Yenge senin kuzenin mi vardı.
-Rahmetli teyzemin kızı. Burada yaşamıyor.
Biz biraz daha sohbet ettikten sonra Ben kızlarla akşama hazırlık yapmak için mutfağa gitmiştim.
Hep beraber muhabbet ederek. Biraz da Hejaya tek olmadığını hissettirmeye çalışarak işleri halletmiştik. Ben üstümü değişmeye odaya çıkarken kızlar da odalarına gitmişti.
Üstüme sinen yemek kokusu için hızlıca bir duş alıp dolapta en sevdiğim elbiselerden birini giymiştim.
Makyaj masasına oturup saçımı ve makyajımı da tamamladıktan sonra çalan kapıyla çıkmıştım odadan.
Sevdayı kapıda görmemle sıkıca sarılmıştık.
-Bu kadar özlersin, ama arayıp sormazsın Asmin.
-Sevdaa formundasın gene.
Sevda saçlarını arkaya atarken konuştu.
-Her zaman.
Elindeki tatlı poşetini benim elime tutuştururken o da annemler ve kızlarla tanışmıştı. Babamların gelmesine biraz daha olduğu için sofrayı da Hasret ablalar hazırladığı için biz de hep beraber çardağa oturduk.
Sevda her ne kadar bana karşı deli dolu bir kız olsa da o sadece sevdiği ve bildiği ortamlarda böyle olurdu. Şuan ise tüm ciddiyeti üstündeydi. Her ne kadar içten içe merakından çatlasa da gene de soramıyordu nasıl evlendiğimizi.
-Sen buralarda kalmazmışın kızım.
-Öyle efendim, babamla İstanbul'da yaşıyorum ben orda da doktorum.
-Teyze de kızım o nedir öyle.
-Peki Berfin ha... teyze.
Ben yanımda duran Dilanı dürtüp sessizce konuştum.
-Rojbin hanım nerde kız.
-Hayırdır yenge çok mu merak ettin.
-Ne demezsin, böyle gün bir olaysız geçinçe.
Dilan dediğime gülüp cevap vermişti.
-Rahatsızmış biraz, bana dokunmayın demiş Hasret ablaya.
Rahatsız olmasına olmasa da en azından bugün olaysız geçeceği için mutlu olmuştum. Yoksa hem Sevdayı darlayacağına hemde bana laf edeceğine çok emindim.
Babamların gelmesiyle biz ayağa kalkarken Sevda da bize ayak uydurmuş, Heja da ürkekçe bir adım öne çıkmış onun yanına gitmişti.
-Hoşgelmişsen kızım.
-Hoşbulduk efendim.
Sevda yanımdayken sessizce kulağıma fısıldamıştı.
-Senin ki nerde?
-Odada.
Sevda garip bakışlarını atarken bende sonra diyip geçiştirmiştim, daha evlendiğimden haberi yoktu bunu da bilmiyordu tabiki.
O pislik odaya giderken, Heja da onun peşinden gitmişti, babamlar da içeri geçerken Anamlar da onların yanına gitmiş, bizde yemeklere bakmak için mutfağa geçmiştik. Sevda bize ait olan tepsiyi görüp konuşmuştu.
-Bunlar kimin?
-Bizim.
-Nasıl bizim.
-Biz Beratla odada yiyoruz.
-Asmiiiin. Saçmalama beni tek mi bırakacaksın.
Ben hemen yanımda olan Dilanı gösterip konuştum.
-Dilan var o seni tek bırakmaz, deme Dilan?
Ben Dilanı öne doğru getirirken Dilan şaşkınca bize bakmış sonra Sevdaya doğru el sallamıştı, ben burdayım der gibi birşey di bu, Sevda da ikimizin arasına koyduğum Dilana diş gösterip sırıttıktan sonra beni görmek için kafasını eğip konuştu.
-Bana anlatacakların liste gibi uzuyor Asmin. Sorarım ben sana.
İkisinin bu halleri bana komik gelip gülerken sofra hazırlanmış onlar içeri geçmiş, bende bize ait olan sofrayı alıp odaya gitmiştim.
-Ağam.
Berat masaya doğru gelirken bir yandan da konuştu.
-Sen niye burdasın?
-O ne demek Berat, gideyim istersen.
-İçer de misafirin yok mu kadın senin.
-Ne olmuş yani.
-Asmin!
-Pardon ağam ya gelmem bir daha.
Ben kalkacakken Berat kolumdan tutup oturmuştu.
-Nereye kadın?
-Az önce istemiyodun ağam.
-Asmin!
-Ne var Berat yaa ben ne zaman sensiz geçtim o sofraya sende gelmiyeceğin için, kocamla yemek yiyorum diye suçlu oldum resmen.
-Tamam karıcım, demiyorum birşey nefes al da konuş.
Ben sessizce yemeğime dönerken Berat da yemeğini yemişti. Ben ona kendimce tepki alırken beyfendi bunu bile anlamamıştı.
Sessiz biten yemeğin ardından sofrayı alıp mutfağa götürürken. İçeriye onların yanına geçmiştim bende.
Herkes sofradan kalmış sohbet ederken bende yanlarına oturdum. Şuan her ne kadar burdan o var diye kaçmak istesem de şuan Sevda varken burada olmaya mecburdum.
-Kızım, sen İstanbul'da yaşıyorum dedin burada nerede kalırsın.
-Oteldeyim, Ayşe teyze.
-Olur mu hiç öyle şey, Dilan kızım söyle Hasrete odalardan birini hazırlatsın.
-Yok ben hiç zahmet vermeyim bir haftalığına burdayım zaten.
-Olur mu kızım ne zahmeti Ayşe doğru der. Bir hafta burda kalırsın.
-Yok gerçekten zahmet vermiyim eşyalarım falan orda zaten hiç gerek yok.
-Olmaz öyle Murat halleder eşyaları, değil Murat?
Muratın bakışkarı bir Sevdayı birde de Berfin anayı bulduktan sonra konuştu.
-Getittiririz ana.
-Olmaz! Yani şey benim gidip almam lazım hem size de zahmet vermiyim.
-Akşam alırız sorun olmaz.
Murat'ta daha fazla uzatmayıp önüne dönerken, Sevda sessizce kabullenmişti. Çaylar içilmiş tatlılar da yenmişti. Bende daha fazla burada onunla havayı solumak istemediğim için konuştum.
-Baba müsadenle biz yukarı çıksak.
-Tabi kızım siz gençler çıkın hep beraber.
Ben Dilan ve Sevda ayaklanırken Berfin ana Heja ya hitaben konuşmuştu.
-Kızım sende git onlarla, sohbet edersiniz.
Heja bakışlarındaki korkuyla Berfin anaya baktıktan sonra Civana bakmıştı. Civansa o iğrenç sesiyle kıza emir verircesine konuşmuştu.
-Odaya çık!
Heja korkuyla yerinden kalkıp hızlıca odadan çıkmıştı. Asaf babaysa sinirle konuştu.
-Ben sana o kızı incitmiceksin demedim mi Civan.
-Benim karım ister döver ister söverim, size soracak değilim.
Civan sinirle odadan çıkarken Ayşe ananın işaretiyle bizde burada daha fazla durmayıp çardağa gidip oturmuştuk. Sevdaysa her zamanki meraklı sesiyle konuştu.
-Onlar evli mi?
Ben cevap vermek bile istemezken Dilan konuşmuştu.
-Daha yeni evlendiler. İki gün oldu.
-Ben abisi sanmıştım, çok büyük duruyo yanında, yazık kıza.
-Yaş farkı var biraz.
Sevda bu konunun konuşulmak istenilmediğini anlamış bana dönüp sesindeki sahte sinirle konuştu
-Evet Asmin.
-Ne evet?
-Kızım bir geliyorum evlisin, sence anlatacak bir şeylerin yok mu?
-Tamam, bak şimdi...
Ben başından sonuna Beratla neden ve nasıl evlendiğimizi anlatmıştım.
-Yuh, tamam pek de iyi değillerdi de kızım Berdel ne, abin olacak o manyak nasıl yapar bunu.
-Öyle işte bir sürü şey oldu.
-Bunlar beni aramana engel miydi acaba?
-Napayım Sevda öyle herşey üst üste gelince aklımdan çıkmış.
-Ben senin aklından çıkmışım. Ben. Kuzenin. Kardeşin.
Ben cevap veremeden Murat gelmişti yanımıza.
-Yenge biz gidelim hanfendinin eşyalarını alalım.
-Hiç gerek yok aslında ben kalırım otelde.
-O şansını kaybettin valla Sevda, anam dedikten sonra siz gidin de alın Muratla.
-Ben taksiyle gideyim o zaman çağırsanız yeter aslında.
-Yok, buyrun ben götürürüm.
Sevdayla, Murat giderken Dilanda konuşmuştu.
-Bunlar da yakıştı ha yenge.
-Ne alaka Dilan.
-Tabi sen görmedin sofra da bakışlarını.
-Ciddi misin?
-Valla Sevda baya beğenmiş gibiydi.
-Sanmıyorum Dilan olsa bana derdi.
-Valla yengecim benden demesi.
Biz Dilanla biraz daha oturup konuştuktan sonra Muratlar geri gelmiş ben ona odasına gösterdikten sonra kendi odama geçmiştim.
Berat işini yaparken bende üstümü değiştirmiş derin bir nefes alıp yatağa oturdum.
-Berat.
Beratın bakışları bana dönerken tekrar konuştum şuan söylemezsem eğer bir daha cesaretimi toplayamamaktan korkuyordum.
-Gelsene konuşalım.
Berat benim karşıma yatağın ucuna geçerken onun gözlerine bakıyordum.
-İyi misin Asmin?
-Berat, bana güveniyorsun deme.
-O ne demek Asmin.
-Cevap ver.
-Güveniyorum kadın.
-Benim sana birşey demem lazım.
-Söyle.
Berat sakinleştirici bir tonla konuşurken ben istmesizce yaş döküyordum.
-Ciwan... Bana...
Ben cümlenin devamını getirmezken Berat'sa beklediğim tepkinin aksine sakince ellerimi tutup konuştu.
-Şşş.. Sakin ol Asmin'im biliyorum.
~~~~~~~~~
Beratın bilmesine diyorsunuz.
Sizce bildiği halde neden sustu.
Yeni bir karakterimiz daha geldi. Neler olacak dersiniz. Sevdanın enerjisini nasıl buldunuz.
Bir sonraki bölüm bomba gibi gelsin mi??
Keyifli okumalar...
Bölüm etkileşimi
