28. bölüm / 33
BERDEL: Benim SeçimimBÖLÜM:26
Bölümler 33Şu an: BÖLÜM:26
- 1 BÖLÜM:1608 kelime
- 2 BÖLÜM:21.550 kelime
- 3 BÖLÜM:31.632 kelime
- 4 BÖLÜM:41.354 kelime
- 5 BÖLÜM:51.161 kelime
- 6 BÖLÜM:61.748 kelime
- 7 BÖLÜM:71.295 kelime
- 8 BÖLÜM:81.111 kelime
- 9 BÖLÜM:91.651 kelime
- 10 BÖLÜM:101.540 kelime
- 11 BÖLÜM:111.768 kelime
- 12 BÖLÜM:121.886 kelime
- 13 BÖLÜM 131.354 kelime
- 14 BERAT1.224 kelime
- 15 BÖLÜM;141.789 kelime
- 16 BÖLÜM;152.167 kelime
- 17 BÖLÜM:161.982 kelime
- 18 BÖLÜM:172.402 kelime
- 19 BÖLÜM:182.424 kelime
- 20 BÖLÜM:192.610 kelime
- 21 BÖLÜM:202.016 kelime
- 22 BERAT:21.754 kelime
- 23 BÖLÜM:212.987 kelime
- 24 BÖLÜM:222.454 kelime
- 25 BÖLÜM:232.753 kelime
- 26 BÖLÜM:242.448 kelime
- 27 BÖLÜM:252.370 kelime
- 28 BÖLÜM:262.408 kelime · Okuduğun bölüm
- 29 BÖLÜM:272.175 kelime
- 30 BÖLÜM:282.315 kelime
- 31 BÖLÜM:292.347 kelime
- 32 FİNAL2.341 kelime
- 33 Kitabımız Final Olduu!!82 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Biz korkuyla birbirimize bakarken öndeki araban inen Berat ve Muratla yanlarına gidip söylendim.
-Bilerek mi yapıyonuz acaba yüreğime indi Berat. Bu arabalar ne hem kendi arabanız nerde sizin.
-Kadın bir sakın ol. Birşey olduğu yok sana dedim ki bana mesaj at. Atmazsan böyle olur.
-Ya unutmuşum ne alaka hem.
-Haberin olacaktı korkmayacaktınız güzelim.
-Bu arabalar ne sizin arabanız nerde.
-Kiralık. Bizi şirkette sanıyolar.
Beratın bakışları Hejaya dönerken güven verir şekilde konuştu.
-Heja artık korkma. Herşey bitti. Sen şimdi üstünü değiştir, gel.
Beratın dedikleriyle Heja Muratın ona uzattığı kıyafetleri almış. Yanımızda duran ufak çaplı kulübeye girmişti.
-Burası neresi?
-Sen gelirken hiç mi yollara bakmıyorsun kadın.
-Nereye girdik çıktık gözetlemiyorum Berat, hem neler oluyor diyecek misiniz?
-Heja artık gidiyor.
-Nasıl gidiyor?
-Başka kimlikle İstanbul'a gidecek. Artık Heja değil.
-Nasıl değil ne oluyor ya?
-Siz dışarı çıktığınızda Heja kaçmaya çalıştı, sonra bir araba çarptı ve sende onu hızlıca hastaneye götürdün. Orda da beni aradın.
Yanımıza gelen Hejayla istemsizce ona baktım. Onu ilk defa böyle görüyordum. Pantolan, gömlek üstünde ceket elinde şapkası ve gözlüğü vardı. Saçlarına baktım Hejanın saçlarını ilk kez konağa geldiğinde böyle salık görmüştüm bu da ikinci olmuştu. Konak'ta her zaman toplardı. Ben karşımdaki kıza öylece bakarken Murat elindeki kartları ona verirken konuşmuştu.
-Yeni kimliğin ve banka kartın herşey yeni adına. Bu da uçak biletin, Sevda seni havalimanında bekliyor olacak. Telefona da sadece bizim numarımızı kaydettim.
-Sevda ne alaka?
Benim Berat'a bakarak sorduğum soruyla Murat da Heja ya bakarak cevaplamıştı.
-İstanbul'a gidince bir iki gün onda kalacaksın. Tek başına kalma, evin alışverişini halledersiniz. Sonra da kendi evine geçersin. Evi de senin üstüne yaptık.
Heja elindeki yeni kimliğe bakarken bende film seyreder gibi merakla izliyordum. Sevdanın işin içinde olmasına şaşırmıştım. Benim hiç birşeyden haberim yoktu. Berat ın konuşmasıyla onu dinledim.
-Heja, abicim korkma artık seni bulamaz bir daha sadece biz ve Sevda bilecek. Senin ihtiyacın olan herşeyi biz orda hallettik. Sen sadece kendine ve çocuğuna iyi bak yeter.
Beratın sonunda çocuğuna demesiyle Heja ya dönmüş merakla sormuştum.
-Sen hamile misin Heja?
-Yeni öğrendim.
-Gidince Sevda sana bir doktor ayarladı kendi hastanesinde ona gideceksiniz.
-Ben çok teşekkür ederim herşey için ağam. Buradan, onun elinden beni kurtardığınız için.
-Biz olması gerekeni yapıyoruz abicim. Sen kendine dikkat et yeter. Onun dışındaki herşey hazır. Etrafta korumlar da olucak için rahat etsin.
-Sizde çok dikkat edin onlara, brişey yapmasına izin vermeyin.
-Taksi geldi, Mardin den binme diye başka bir şehre göterecek seni ordan bineceksin. Merak etme bizim adamlarımızdan, ardında gene de korumalar olacak ve artık Heja değilsin unutma.
Ben şaşkınlıkla olanı biteni dinlerken Hejayla sarılmış o da taksiye binmiş ve gitmişti. Heja artık özgürdü. Ama ben merak dolduydum benim ardımdan ne çevrilmişti. Ben Berat'a dönerken Murat'ta gitmişti.
-Ee Berat efendi ne oluyor?
-Sonra Asmin'im şimdi sen Mustafayla çarşıya git. Ardında da hemen hastaneye, olur da birileri sorarsa çarşıya gittiniz Heja kaçmaya çalıştı sonra araba çarptı.
-Tamam da anlaşılmayacak mı?
-Sen orasını kocana bırak güzelim.
-Akşam sorarım ama sana Sevda biliyor sen benden gizle.
Berat alnımı öperken tekrar konuştu.
-Tamam güzelim. Hadi şunu bir halledelim de.
-Tamam. Dikkat edin.
Ben tekrar Mustafanın arabasına binerken Beratta gitmişti. Bunlar ne ara ayarlanmıştı, Berat neyden dikkat edecekti. Merak ediyordum ama önce sahte hastaneyi halletmemiz lazımdı belli ki. Umarım iyi rol yaparım.
-Gelin ağam geldik.
-Tamam Mustafa ben bir iki yere girer çıkarım. Sen bekle burda.
-Tamam gelin ağam.
Ben Beratın dediği gibi çok fazla vakit kaybetmeden bir iki dükkana girmiş ardından da tekrar arabaya binip hastaneye gitmiştik. Bunu da yüksek ihtimalle biri araştırırsa geldik demek için yaptırmıştı. Kimsenin bunu öğrenmemesi gerekiyordu.
Hastane kapısından derin bir nefes alıp girdim. Yanıma gelen hemşireyle Beratın herşeyi ayarladığını bir kez daha anladım.
-Asmin Hanım, beni takip edin.
Ben hemşireyle beraber ameliyathane kapısına gelmiş o da tekrar konuşmuştu.
-Heja hanım içerde, ameliyatta. Doktoru bilgi verir.
Ben olaylara şaşırsam da bozuntuya vermemiştim.
Ne yapacağımı bilmediğim için Berat'a mesaj atmaya karar verdim. Ama daha ben yazamadım o koridor da belirdi.
-Berat, nerdesin ya?
-Kocanı mı özledin karıcım.
-Çook bıraktı beni buraya, ne yapacağımı bilmiyorum bir oyunun içinde gibi.
-Öyle güzelim. Sen sadece biraz oyun oynayacaksın, Hejayı öyle gördün telaş yaptın hızlıca beni aradın bende bizimkilere haber verdim.
-Berat bunun başka yolu yok muydu ya, ben çok sitres oldum biri anlıyacak.
-Ben yanında olucam merak etme. Annemlere söyledim gelirler birazdan.
-Offf Berat yaaa neyin içine soktun sen beni.
Berat beni kendine çekip sarılmış, saçmlarıma ufak bir öpücük kondurmuştu.
-Hadi güzelim Heja için. Bir sorun olmuyacak, ben hep burda olucam.
-Bunlar Heja için de senin yaptıklarını sana sorarım Berat ağa.
Berat cevap veremeden koridorun başından gelen anamların sesleriyle oraya döndüm.
-Kızım, Heja nasıl, ne oldu? iyi mısınız?
Ben konuşmadan Berat girdi araya.
-Doktordan haber bekliyoruz yenge.
-Nasıl oldu bu, ne kazası?
-Biz ayrıldık, kendine birşey bakacaktı sonra bilmiyorum, seslere gittim ben.
Annemler konuşamadan Asaf baba, Murat ve o pislik gelmişti. Berat beni hâlâ kollarının arasında tutuyordu.
- Hele bir yaşayım de Heja o zaman seni ben gebert miyor muyum? Kaçmaya çalışmak neymiş görürsün sen!
O şerefsizin söylediği sözlerle Berat beni bırakıp ona yumruk atmıştı.
-Niye kaçtı o kız acaba ulan şerefsiz, attığın dayaklar, yaptığın işkenceler yüzünden olabilir mi?
-Sanane lan! Kadın benim değil mi! İstediğimi yaparım sana mı sorucam!
-Malın mı lan o senin!..
-Anaa!
Berfin ananın sesiyle onlar ayrılırken herkes Rojbin hanıma dönmüştü. Eliyle kalbini tutmuş, fenalaşmıştı. Murat doktor çağırmaya giderken Ayşe ana da su veriyordu. Herkes başında toplanmışken gelen doktorla Murat da onunla gitmişti. Ben de Berat lâ bir köşede öylece dururken herkes bir tarafta bekliyordu. Kısık sesle konuştum.
-İyi misin?
-Asıl sen iyi misin güzelim?
-Ben iyiyim de sen?
-Birşey yok güzelim o da alacak cezasını misliyle.
-Dikkatli ol Berat, Heja gitti uzatmaya gerek varmı?
-O daha cezasını çekmedi Asmin'im. Sen takılma bunlara.
Ben Beratın kollarında öylece duruyordum. Normalde olsa annemler burdayken durmak istemezdim ama şuan oynadığımız bu oyana az önce yaşanan gerginliğe en iyi bu gelecekti.
Sessiz geçen bir yarım saatin ardından doktor gelmiş. Hejanın sahte ölüm haberini vermişti.
Herşey şimdi başlıyordu.
Berfin ana fenalaşmış ben onun yanına giderken diğerleri Doktor'un yanındaydı.
-Ne diyor kızım bu doktor. Ne demek öldü? Gencecik kız öldü ne demek?
-Ana, dur bir sakin ol.
-Son kez göreyim gelinimi doktor.
Berfin ananın bağırışıyla Doktor bizden tarafa dönerken konuşmuştu.
-Morga indirilecek birazdan siz bilirsiniz ancak, kazadan sonra yüzü pek seçilecek halde değil.
-Allah'ımm! Gencecik kız gitti!
Gelen hemşire Hejanın orada değiştirdiği kıyafetleri bize vermiş. Doktor'la beraber gitmişlerdi. Rojbin hanım ve Muratın da gelmesiyle, Berat Annemlerle bizi konağa gitmeye ikna etmiş, o şerefsiz de ortalar da yoktu, Asaf baba da Hejanın ailesine haber vermeye gidince Muratla Berat cenaze işlerini hallederiz diyip orada kalmışlardı. Belli ki onlar herşeyi baştan planmıştı. İşlerin bu kadar kusursuz olması şaşırtmıştı.
Biz konağa geçtikten sonra Hasret ablalar da duymuş, ardına gelen Heja nın ailesiyle ortalık iyice karışmıştı. Ben ne yapacağımı bilmez öylece dururken Hejanın kız kardeşine takıldı gözlerim. Ağlamıyor bir köşede öylece durmuş karşısındaki duvara bakıyordu. Onun yanına gittim. Omzuna dokunmamla, irkilerek bana döndü.
-İyi misin?
Karşımdaki kız sanki bu soruyu bekliyor gibi göz yaşı dökerken ben de ona mendil vermiştim.
Haberi duyan herkesin gelmesiyle konak kalablıklaşırken onlara verilen ikramlıklarla gün geçmişti. Akşama doğru erkeklerin gelmesiyle Berat sessizliği bozmuştu.
-Yarın defnedilecek sabahtan.
Kimse cevap vermezken Hasret abla gelmişti.
-Sofra kuralım mı hanımım?
-Kur Hasret sen ağamla oğlanlar yesin. Anam da odasına götür.
Berfin ananın sesiyle Murat da annesine bakarak konuştu.
-Anam hastasın zaten ilaç içeceksiniz, oturun yengemle yiyin.
-Yok oğlum. Siz yiğin.
Kimse yemek yemek istemediği için sofra kurulmamış biz de odaya geçmiştik. Bende günün verdiği yorgunlukla derin bir ohh çekmiştim.
-Ayy nasıl bir gündü bu ya.
-Güzel bir gündü karıcım.
-Senin de alacağın olsun Berat insan karısına bunu demez mi elim ayağıma dolandı.
-Konaktayız be güzelim, biri birşey duysa herşey mahvalordu.
-Sen değil misin odamıza kimseyi sokmam, karıştırmam diyen. Söyleseydin ne vardı. Kim duyacaktı bizim odamızda.
Berat benim yanıma gelirken konuşuyordu.
-Asmin'im sabah bile heyecanın da belli olıyordu. Deseydim de herkes anlasa mıydı?
-Ben neyi belli etmişim acaba, ama doğru ben senin gibi rol kesemiyorum.
-Ne alaka şimdi kadın!
-Aman Berat alakasını anlasan şaşardım!
Ben üstümü değiştirmeye kalkarken Berat beni durdurmuştu.
-Nereye güzelim?
-Üstümü değişicem Berat kaç saattir hastanedeyiz, şunlarla.
-Hmm sen hiç değiştirme ben çıkartıyım onları.
Ben Beratın göz kırparak dediklerine öylece bakarken onun eli elbisemin fermuarına gitmişti bile.
-Berat napıyosun?
-Napıyorum Asmin'im.
-Cenaze evi ya burası aklın fikrin nerde.
-Konaktan gerçek bir cenaze çıkmış gibi konuşma Asminim.
-Olabilir, ama sen bana demediğin için küsüm ben sana. Çık şurdan.
-Güzelim.
-Ne Berat insan karısına söylemez mi ya? Böyle önemli şeyi üstelik rol yap diye beni ortaya atarken.
-Kadın, hiçbişeyin bozulmaması gerekiyordu. Heja bile son gün öğrendi o da seninle dışarı çıkmaya hayır demesin diye.
-Olabilir ben burdayım ama diyebilirdin. Sanki ben bozucam.
-Bozarsın diye değil de belli edersin diyelim.
-Onu belli edicem diye söyleme hastane de bir anda öylece kalıyım ben sanki o ara belli etmicem.
-Asminim ne alaka?
-Çok alaka da kavga etmicem seninle şuan. Siz ne yaptınız da o Hejanın kaçtığını düşünüyor.
Beratın dememesi sinirimi bozduğu için bende merak ettiğim konuyu sormuştum. Sürekli benden birşey saklaması sinir bozucu oluyordu.
-Sen çarşıdayken Mustafa sanki onu görmüş gibi Ciwanın adamını aradı, koşarak gidiyordu çarşıda bende yetişemedim diye sonra da araba çarptı falan onlar siz birlikteydiniz Heja senden ayrıldı kaçmak istedi sonra da kaza oldu sanıyor.
-İyi de çarşıda gören duyan yok mu deseler ne olacak.
-Kimse bunu araştırmaz güzelim. Kaçtığı duyulmasın diye.
-Konuşulur ama kaza olmadı demezler mi?
-Mustafa Hejanın gittiğini gördü, Heja da bir yere kadar kaçmayı başardı, o sizin yanımıza geldiğiniz yer çarşıya yakın ordan da geçen biri çarptı kaçtı.
-Umarım bir sorun çıkmaz bilmiyorum birileri irdelerse anlar gibi.
-Merak etme sen kimsenin anlayacağı birşey bırakmadık ortada. Araştıran da olmayacak zaten.
-Umarım öyle olur Heja mutlu bir hayat sürsün ne güzel anne de olacakmış.
-Darısı başına güzelim.
-Ya Berat senin ucunu buraya bağlamadığın bir konu var mı?
Berat dediklerime gülerken bende tekrar konuştum.
-Hayrola ağam.
-Ben oraya çekmedim kadın dediklerimi öyle anlayan sensin.
-Nee! Gerçekten sinirsin Berat! Kendim ima et sonra da bana suçu at sanki anne olmamım başka yolu varmış gibi tövbe Yarabbim.
Berat gülerken bende kalkmış sinirle konuşuyordum.
-Gülme Berat!
Ben üstümü değiştirip yatarken Berat da yanıma gelmiş günün yorgunluğuyla uyumuştuk.
Sabah biz hazırlanıp odadan çıkmıştık. Konak yâs halinde olduğundan çok fazla sessizdi. Gerçeği kimse bilmediği için bizim dışımızda herkes kötü haldeydi. O sırada konağa gelen Dilana takıldı gözlerim.
-Yenge.
-Dilan? Ne zaman geldin sen?
-Bulduğum en erken saate bilet aldım. Heja...
Ben diyecek bişey bulamazken o ağlamaya başlamıştı.
-En çok mutlu olmayı hak eden, en çok acı çeken oydu yenge bana dedikleri o kadar ağırdı ki, bu kız nasıl dayandı bunlara diyordum. Şimdi bu yaşında bu acıyla...
-Sana anlattıkları ne?
Dilan etrafını hafif kontrol ederek konuştu.
-Söz verdim ona demicem diye ama artık o da kalmadı geride. Doğum kontrol hapı istedi benden aldım ama bulmuş kıza etmediğini bırakmamış.
-Nee?
Hejayla alakalı daha bilmediğimiz neler var diye düşünmeden edememiştim. Dilanı kendine yakın hissedip söylemişti, belki de ama kim bilir ona bile demediği neler yaşamıştı, ne acılar çekmişti.
Herkesin aşağıya inmesiyle kahvaltı masasına oturmuştuk. Asaf babanın sesiyle ona bakmıştı herkes.
-Kimse kaçtığını bilmeyecek! Sorana dağ yolunda kaza oldu denilecek!
Kimse cevap vermemişti. Beratlar bildiği için anamlar kötü halde olduğu için o pislik de keyifle kahvaltı yaptığı için susmuştu. Yenen bir iki lokma yemeğin ardından da olmayan cenazeyi defnetmeye gitmiştik. Konağa geri döndüğümüzde baş sağlığına gelenleri ağırlamış olanları soranlara Asaf Ağanın dediği gibi cevap vermiş geçiştirmiştik.
Akşam saatine doğru herkes giderken tekrar sofra kurulmuş biz gene tüm aile o sofranın başında toplanmıştık ama Rojbin hanımın dedikleri gene şaşırtmıyordu.
-Buke, Ciwanıma kız bulun. Çok geçmeden evlenecek!
-Ana etme kızı da yeni verdik toprağa. Ne dersin sen.
-Ben dedim diyeceğimi!
-Ya siz ciddi misiniz yaşıyoken saygınız olmadı en azından ölüye olsun.
-Sen saygıyı öğren hele önce Asmin buke! Senin de vaden daralıyor! O gelin Berat için de bakılacak.
-Babanne!
-Sus! Ciwanım ağa olacak! Ağa'ya evlat şarttır! En kısa sürede evlenecek!
-Ana kızın heç olmadı yedisi çıkaydı!
-Ben ne dersem o!
Rojbin hanım son sözünü söylediğini zannederken Berat konuştu.
-Yok babanne, Ne Ciwan ağa olacak! Ne de bu konağa onun için gelin gelmeyecek!
En başından beri sessiz olan Asaf ağa bu sefer konuşmuştu.
-Ne demek ağa olmayacak!
-Ağalığı vaktinde ben bıraktım, şimdi de geri alıyorum. Ağalık benimdir.
-Ne diyorsun lan sen! Sakat Ağa'ya bak! Ağa olacakmış!
O pisliğin bağırmasıyla Beratta yüksek tonda konuştu.
-Ağa olan Babamdı! Ondan sonra da bana kalıyordu! İstemem diyip amcama devreden de bendim! Şimdi onu geri alıyorum!
-Bu öyle kolay mı sanarsın oğul sen! Ağa hâlâ benim! Kimi neyden alırsın!
-Ağa sensin amca saygı sana sonsuz ama senden sonra o bana geçecek! Bu da böyle biline.
-Buna sen mi karar veriyorsun laN!
-Ben veriyorum!
O pislikler Berat tam ayaklanmıştı ki Asaf ağa girdi araya.
-Oturun! Hüküm hâlâ bendedir ne bu saygısızlık! Ağalar toplanacak karar verilecek! Önce Heja kıza saygınız olsun! Bekleyin bir hafta sonraya toplanacak!
-Toplansın amca! Verilecek hüküm bellidir!
Berat'ın kendinden emin şekilde konuşmasıyla, onlar sessizce otururken Rojbin hanımın eli kalbine girmişti. Bu kadın bu aralar çok sık fenalaşır olmuştu.
Anamlar ona ilacını verip odasına gönderirken. Dilan daha fazla kalmak istemeyip bizimle vedalaşıp gitmişti. Murat onu bırakmaya havalimanına giderken. Bizde vedalaşıp odaya gitmiştik.
Beratın sinirli haliyle konuşmak istemezken ben üstümü değiştirip geldiğimde onun yanına gidip konuştum.
-İyi misin Berat?
-İyiyim güzelim.
Berat'ın sinirli olduğu her halinden belli olsa de belli etmemeye çalışıyordu. Bende ona ufak bir öpücük kondurup konuştum. O da bunu gerçek öpücüğe çevirmiş ayrıldıktan sonra konuşmuştum bende.
-Yalan söylemek oluyor mu hiç ağam.
-Sen böyle yapacaksan ben arada yalan söylerim.
-Berat hele bir söyle varya! Bak napıyorum sana!
-Sen böyle arada öpersen bende demem karıcım.
-Kocacım, sana bir haller olmuş hayrola!
-Belki bu adam aynı karısı gibi güzeller güzeli bir kız çocuğu istiyordur.
-Ne?
-Bir çocuğumuz olsa Asminim sana benzeyen bir kızımız.
Ben Beratın dediklerine şaşırmış öylece bakarken o da tekrar konuştu, bende düşüncemi belirtmekden geri caymamıştım.
-İstemiyor musun?
-Hayır ama şaşırdım, hâlâ o gün dediklerin geliyor aklıma. Boşa ümitlenme diyişin.
-Güzelim, onlar geçmişte kaldı sana benzeyen güzel bir kızımız olsa.
-Neden kız?
-Kızlar babalarına aşık olurmuş.
-Berat ya.
Ben Beratın dediğine gülerken o da tekrar konuştu.
-Aşık olduğum bir kadın var o da ilk Sevda'm olsun.
- Bir kızımız olsun.
Ben dediklerimle Berat'a sarılırken o da gülerek konuştu.
-Çalışmalara başlasak mı karıcım?
-Berat gerçekten çok fenasın!
Berat dudaklarıma ufak bir öpücük kondurmuş konuşmuştu.
-Karımı örnek alıyorum.
Ben Berat'ın göğsüne vururken o da hâlâ beni öpüyordu. Bu gece bizim gecemiz olmuştu.
Ancak gecesi bu kadar güzel geçen bir güne bağırış sesleriyle uyanmıştık.
-Hanımım, ağam, Yetişinnn!! Ambulans!
~~~~~~~~
Keyifli okumalar...
Heja sonunda kurtuldu¿
Ağalık kavgası?
Verilen tepkiler nasıldı sizce Hejanın ölümüyle verilen kararlar?
Oy ve Yorumlarınızı bekliyor olucam.
Finale son 4...
Bölüm etkileşimi
