35. bölüm · ZAMANIN UNUTTUĞU YAZ
35. Bölüm – Kağan'ın Ordusu
"Karanlık en güçlü hâline ulaştığında umut sınanır."
Tapınağın duvarları ardı ardına gelen patlamalarla sarsılıyordu.
Toz bulutları havaya yükselirken, çatlaklar taş duvarların her yanına yayılmıştı.
Ruhan elindeki kılıcı sımsıkı kavradı.
Yüzündeki yılların yorgunluğu gitmiş, yerini bir muhafızın kararlılığı almıştı.
Kutay, Ahen ve arkadaşları da savaşmaya hazırdı.
Ruhan derin bir nefes aldı.
"Kapıyı açtılar..."
"Kağan bütün ordusuyla burada."
Bir anda tapınağın dev kapısı büyük bir gürültüyle parçalandı.
GÜÜÜMMM!
Taş parçaları etrafa savruldu.
Yoğun siyah sis içeri doldu.
Sis yavaşça dağıldığında yüzlerce Karanlık Muhafız ortaya çıktı.
Siyah zırhları karanlıkta parlıyor, ellerindeki kılıçlar yere sürtünerek kıvılcımlar çıkarıyordu.
En arkada ise devasa yaratıklar yürüyordu.
Üç metreyi aşan boyları, taş gibi sert derileri ve kızıl gözleriyle mağarayı dolduruyorlardı.
Lavin korkuyla geri çekildi.
"Bu kadarını..."
"...hiç görmemiştim."
Alara kılıcını çekti.
"Bugün geri çekilirsek..."
"...yarın yaşayacak bir dünya kalmayacak."
Ordunun önünden Kağan çıktı.
Siyah pelerini rüzgârda savruluyordu.
Elindeki karanlık kılıç mor bir ışık yayıyordu.
Kağan, Kutay'ın elindeki üç anahtar parçasına baktı.
"Üçünü de toplamışsın."
"İşim sandığımdan kolay olacak."
Kutay öne çıktı.
"Geri dön Kağan."
"Hâlâ bunu bitirebiliriz."
Kağan acı acı gülümsedi.
"Ben artık geri dönemem."
"Benim yolum yalnızca ileri."
Sonra kılıcını gökyüzüne kaldırdı.
"Saldırın!"
Yüzlerce Karanlık Muhafız aynı anda hücuma geçti.
Mağaranın içi savaş çığlıklarıyla doldu.
Kutay ilk askeri yere serdi.
Arkasından ikinci...
Üçüncü...
Her darbesinde mühür mavi bir ışık saçıyor, düşmanlar geriye savruluyordu.
Ruhan yılların tecrübesiyle savaşırken adeta bir efsaneye dönüşmüştü.
Tek bir hamlede üç askeri etkisiz hâle getiriyordu.
Aras ve Yekta omuz omuza savaşırken birbirlerini koruyordu.
Lavin ve İdil, yaralananlara yardım ediyor, Alara ise düşmanların arasına korkusuzca dalıyordu.
Ahen de eline aldığı uzun sopayla kendini ve arkadaşlarını savunuyordu.
Dans eğitimi sayesinde çevik hareket ediyor, saldırılardan ustalıkla kaçıyordu.
Kutay onu gördüğünde istemsizce gülümsedi.
"Harikasın."
Ahen nefes nefese kaldığı hâlde gülümsedi.
"Henüz bitmedi."
Tam o sırada mağara yeniden sarsıldı.
Dev yaratıklardan biri öfkeyle kükredi.
Kocaman yumruğunu yere vurunca taş zemin parçalandı.
Aras dengesini kaybederek yere düştü.
Yaratık tam ona saldıracakken Kutay hızla araya girdi.
Kılıcını bütün gücüyle savurdu.
Mavi ışık yaratığın göğsünü aydınlattı.
Yaratık acıyla bağırarak geriye savruldu.
Aras ayağa kalktı.
"Bir saniye geç kalsaydın..."
Kutay omzuna dokundu.
"Biz birbirimizi bırakmayız."
Savaş giderek büyüyordu.
Tapınağın dışı da Karanlık Muhafızlarla dolmuştu.
Gökyüzü yeniden karardı.
Şimşekler peş peşe çakıyordu.
Kağan hiçbir şey yapmadan savaşı izliyordu.
Sanki doğru zamanı bekliyordu.
Sonra yavaşça yürümeye başladı.
Kutay'ın tam karşısında durdu.
"Artık seninle savaşmanın vakti geldi."
İki eski dost yeniden karşı karşıya geldi.
Kılıçları büyük bir gürültüyle çarpıştı.
ÇAAANG!
Çarpışmanın oluşturduğu enerji dalgası herkesi geriye savurdu.
Kutay bütün gücüyle direniyordu.
Fakat Kağan her zamankinden daha güçlüydü.
Ruhan bunu fark edince bağırdı.
"Kutay!"
"Öfkeyle savaşma!"
"Kalbinle savaş!"
Kutay gözlerini kapattı.
Ahen'in sözleri...
Boran'ın son gülümsemesi...
Arkadaşlarının ona duyduğu güven...
Hepsi bir anda gözlerinin önünden geçti.
Mührü her zamankinden daha parlak ışık saçmaya başladı.
Kağan ilk kez şaşkınlıkla geri çekildi.
"Demek güç uyanıyor..."
Kutay kararlı gözlerle ona baktı.
"Bu güç..."
"...yalnızca bana ait değil."
"Yanımdaki herkese ait."
Savaş saatlerce sürdü.
Her iki taraf da ağır kayıplar verdi.
Tapınak büyük ölçüde yıkılmıştı.
Kağan ordusuna geri çekilme işareti verdi.
Karanlık Muhafızlar yavaş yavaş sisin içinde kaybolmaya başladı.
Gitmeden önce Kağan son kez Kutay'a baktı.
"Bugün kazandığını sanıyorsun."
"Ama son anahtar hâlâ benim hedefim."
"Ve son savaş..."
"...henüz başlamadı."
Mor bir ışık yükseldi.
Kağan ve ordusu karanlığın içinde gözden kayboldu.
Tapınakta derin bir sessizlik oluştu.
Kutay dizlerinin üzerine çöktü.
Yorgundu...
Ama pes etmeye niyeti yoktu.
Çünkü artık biliyordu...
Asıl savaş, son anahtar için verilecekti.
Devam edecek... 🌙📖
