18. bölüm / 39
ZAMANIN UNUTTUĞU YAZ18. Bölüm – Kalbin Ritmi
Bölümler 39Şu an: 18. Bölüm – Kalbin Ritmi
- 1 1. Bölüm – Bazı Karşılaşmalar Tesadüf Değildir330 kelime
- 2 2. Bölüm – Yabancı355 kelime
- 3 3. Bölüm – Gerçek Olabilir mi?394 kelime
- 4 4. Bölüm – Bilinmeyen Bir Dünya395 kelime
- 5 5. Bölüm – Geçmişin İzleri475 kelime
- 6 6. Bölüm – İlk Adım636 kelime
- 7 7. Bölüm – Gözlerin Ardındaki Sır537 kelime
- 8 8. Bölüm – Geçmişten Gelen Düşman595 kelime
- 9 9. Bölüm – İki Dünyanın Arasında530 kelime
- 10 10. Bölüm – Ormana Giden Yol568 kelime
- 11 11. Bölüm – Taş Kapının Ardında582 kelime
- 12 12. Bölüm – İlk Günlük567 kelime
- 13 13. Bölüm – Yeni Hayata Alışmak585 kelime
- 14 14. Bölüm – Yaz Festivali506 kelime
- 15 15. Bölüm – Gümüşdere'nin Sırrı503 kelime
- 16 16. Bölüm – Yaz Gecesi573 kelime
- 17 17. Bölüm – Kayıp Muhafız502 kelime
- 18 18. Bölüm – Kalbin Ritmi574 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 19. Bölüm – Kırılan Mühür418 kelime
- 20 20. Bölüm – İlk İtiraf585 kelime
- 21 21. Bölüm – Zamandan Gelen Misafir554 kelime
- 22 22. Bölüm – Güven Sınavı448 kelime
- 23 23. Bölüm – Eski Düşmanlar392 kelime
- 24 24. Bölüm – Festival Sabahı470 kelime
- 25 25. Bölüm – Sahnedeki Mucize495 kelime
- 26 26. Bölüm _ Gökyüzündeki Yarık473 kelime
- 27 27. Bölüm – İlk Büyük Savaş496 kelime
- 28 28. Bölüm – Kağan'ın Gerçeği507 kelime
- 29 29. Bölüm – Kayıp Anahtar526 kelime
- 30 31. Bölüm – Kristal Mağarası519 kelime
- 31 32. Bölüm – Kayıp Bedel525 kelime
- 32 33. Bölüm – İkinci Kapı582 kelime
- 33 34. Bölüm – Son Muhafız533 kelime
- 34 35. Bölüm – Kağan'ın Ordusu558 kelime
- 35 36. Bölüm – Son Anahtar492 kelime
- 36 37. Bölüm – Zamanın Kalbi562 kelime
- 37 38. Bölüm – Seçim533 kelime
- 38 39. Bölüm – Sonsuz Yaz530 kelime
- 39 40. Bölüm – Zamanın Unuttuğu Yaz -Final543 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Bazı insanlar dansı müzikle, bazıları kalbiyle hisseder."
Yaz Festivali'ne yalnızca bir hafta kalmıştı.
Okulun koridorlarında heyecan her geçen gün artıyordu. Her kulüp son hazırlıklarını yapıyor, spor salonundan yükselen müzik sesleri neredeyse gün boyu hiç susmuyordu.
Ahen ise son günlerde hem dans provalarıyla hem de Zaman Muhafızları'nın sırrıyla uğraşıyordu.
Yorgundu...
Ama vazgeçmeye hiç niyeti yoktu.
"Beş, altı, yedi, sekiz!"
Melis Hoca'nın sesi salonda yankılandı.
Dans grubu aynı hareketi tekrar tekrar yapıyordu.
Ahen grubun en önündeydi.
Her dönüşünde biraz daha hızlanıyor, her adımında kusursuz olmaya çalışıyordu.
Melis Hoca alkışladı.
"Güzel!"
"Bir kez daha."
Öğrenciler derin bir nefes alıp yeniden başladılar.
Kutay, tribünde sessizce onları izliyordu.
Her gün olduğu gibi yine prova bitene kadar salondan ayrılmamıştı.
Aras dirseğiyle ona dokundu.
"Sen artık bizim dans takımının maskotu oldun."
Kutay şaşkınlıkla baktı.
"Maskot ne?"
Lavin kahkahasını tutamadı.
"Boş ver."
Müzik yeniden başladı.
Ahen hızla döndü.
Tam son harekette ayağı zemine takıldı.
"Dikkat!"
Bir anda dengesini kaybetti.
Yere düşeceği sırada Kutay tribünden atlayarak ona yetişti.
Ahen'in yere çarpmasını engelledi.
Salon bir anda sessizleşti.
"Ahen!"
Melis Hoca koşarak yanlarına geldi.
"İyi misin?"
Ahen ayağa kalkmaya çalıştı.
Ama sağ bileğine bastığında yüzünü acıyla buruşturdu.
"Sanırım..."
"Bileğimi incittim."
Melis Hoca hemen onu kenara oturttu.
"Soğuk kompres getirin."
İdil ve Lavin hızla revire koştu.
Kutay ise Ahen'in yanından bir an bile ayrılmadı.
Doktor, bileğini kontrol ettikten sonra gülümsedi.
"Neyse ki kırık yok."
"Hafif bir burkulma."
"Ama iki gün dinlenmen gerekiyor."
Ahen'in yüzü düştü.
"İki gün mü?"
"Ama festival..."
Doktor kararlı bir sesle konuştu.
"Eğer dinlenmezsen festivalde dans edemeyebilirsin."
Bu söz, Ahen'i derinden sarstı.
Okul çıkışında herkes eve dönerken Ahen sessizdi.
Kutay onun yanında yürüyordu.
Bir süre sonra konuştu.
"Çok üzgünsün."
Ahen başını eğdi.
"Yıllardır bu festival için çalışıyorum."
"Ya sahneye çıkamazsam?"
Kutay durdu.
Cebinden küçük, ahşaptan oyulmuş bir kuş figürü çıkardı.
Ahen şaşkınlıkla baktı.
"Bu ne?"
"Çocukken babam yapmıştı."
"Ne zaman korksam bana bunu verirdi."
"Aklına korkularını değil, cesaretini getir derdi."
Kutay ahşap kuşu Ahen'in avucuna bıraktı.
"Şimdi bu sende kalsın."
Ahen'in gözleri doldu.
"Ama bu senin için çok değerli."
Kutay hafifçe gülümsedi.
"Sen de öylesin."
Ahen, ilk kez ne söyleyeceğini bilemedi.
Kalbi hızla çarpmaya başladı.
Ertesi gün Melis Hoca, dans grubunu yeniden topladı.
"Ahen dinlenecek."
"Bugün solo provayı ben göstereceğim."
Diğer öğrenciler çalışırken Ahen kenarda oturuyordu.
Kutay da onun yanına geldi.
"Canın sıkıldı mı?"
"Biraz."
Kutay etrafına baktı.
"Bizim köyümüzde yaralanan savaşçılar..."
"...dinlenirken bile çalışırdı."
Ahen merakla sordu.
"Nasıl?"
Kutay ayağa kalktı.
"Önce hareketleri zihninde tekrar edersin."
"Sonra gözlerini kapatıp her adımı hayal edersin."
"Vücudun unutmaz."
Ahen gözlerini kapattı.
Kutay'ın söylediği gibi müziği zihninde canlandırdı.
Adımlarını tek tek düşündü.
Melis Hoca uzaktan onları izliyordu.
Prova bittikten sonra Ahen'in yanına geldi.
"Güzel."
Ahen şaşırdı.
"Neyi hocam?"
"Kutay'ın yöntemi."
"Dans sadece ayaklarla edilmez."
"Önce zihinde başlar."
Kutay utangaç bir şekilde gülümsedi.
Akşam üzeri Ahen'in ailesi bağ evine geldi.
Annesi bileğini görünce telaşlandı.
"Canım kızım!"
"Neden bize haber vermedin?"
"İyiyim anne."
Babası sessizce Kutay'a baktı.
"Sen yetişmişsin."
Kutay başını eğdi.
"Onu yalnız bırakamazdım."
Ahen'in babası ilk kez ona sıcak bir gülümsemeyle baktı.
"Teşekkür ederim."
Kutay sadece başını salladı.
Gece olduğunda Ahen verandaya çıktı.
Elinde Kutay'ın verdiği ahşap kuş vardı.
Kutay da yanına geldi.
"Nasıl hissediyorsun?"
Ahen gökyüzüne baktı.
"Daha iyi."
"Sanırım korkularım biraz azaldı."
Kutay gülümsedi.
"Ben sana inanıyorum."
Ahen de ona baktı.
"Ben de sana."
İkisi de hiçbir şey söylemeden aynı gökyüzünü izledi.
Ama artık aralarındaki sessizlik bile anlam taşıyordu.
Uzakta, ormanın karanlığında ise Kağan onları izliyordu.
Elindeki ikinci mühür kırmızı bir ışıkla parladı.
"Ne kadar yakınlaşırsanız yaklaşın..."
"...çok yakında birbirinizi kaybedeceksiniz."
Devam edecek... 🌙📖
Bölüm etkileşimi
