34. bölüm / 39
ZAMANIN UNUTTUĞU YAZ34. Bölüm – Son Muhafız
Bölümler 39Şu an: 34. Bölüm – Son Muhafız
- 1 1. Bölüm – Bazı Karşılaşmalar Tesadüf Değildir330 kelime
- 2 2. Bölüm – Yabancı355 kelime
- 3 3. Bölüm – Gerçek Olabilir mi?394 kelime
- 4 4. Bölüm – Bilinmeyen Bir Dünya395 kelime
- 5 5. Bölüm – Geçmişin İzleri475 kelime
- 6 6. Bölüm – İlk Adım636 kelime
- 7 7. Bölüm – Gözlerin Ardındaki Sır537 kelime
- 8 8. Bölüm – Geçmişten Gelen Düşman595 kelime
- 9 9. Bölüm – İki Dünyanın Arasında530 kelime
- 10 10. Bölüm – Ormana Giden Yol568 kelime
- 11 11. Bölüm – Taş Kapının Ardında582 kelime
- 12 12. Bölüm – İlk Günlük567 kelime
- 13 13. Bölüm – Yeni Hayata Alışmak585 kelime
- 14 14. Bölüm – Yaz Festivali506 kelime
- 15 15. Bölüm – Gümüşdere'nin Sırrı503 kelime
- 16 16. Bölüm – Yaz Gecesi573 kelime
- 17 17. Bölüm – Kayıp Muhafız502 kelime
- 18 18. Bölüm – Kalbin Ritmi574 kelime
- 19 19. Bölüm – Kırılan Mühür418 kelime
- 20 20. Bölüm – İlk İtiraf585 kelime
- 21 21. Bölüm – Zamandan Gelen Misafir554 kelime
- 22 22. Bölüm – Güven Sınavı448 kelime
- 23 23. Bölüm – Eski Düşmanlar392 kelime
- 24 24. Bölüm – Festival Sabahı470 kelime
- 25 25. Bölüm – Sahnedeki Mucize495 kelime
- 26 26. Bölüm _ Gökyüzündeki Yarık473 kelime
- 27 27. Bölüm – İlk Büyük Savaş496 kelime
- 28 28. Bölüm – Kağan'ın Gerçeği507 kelime
- 29 29. Bölüm – Kayıp Anahtar526 kelime
- 30 31. Bölüm – Kristal Mağarası519 kelime
- 31 32. Bölüm – Kayıp Bedel525 kelime
- 32 33. Bölüm – İkinci Kapı582 kelime
- 33 34. Bölüm – Son Muhafız533 kelime · Okuduğun bölüm
- 34 35. Bölüm – Kağan'ın Ordusu558 kelime
- 35 36. Bölüm – Son Anahtar492 kelime
- 36 37. Bölüm – Zamanın Kalbi562 kelime
- 37 38. Bölüm – Seçim533 kelime
- 38 39. Bölüm – Sonsuz Yaz530 kelime
- 39 40. Bölüm – Zamanın Unuttuğu Yaz -Final543 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Geçmiş ölmez, emanet bırakır."
İkinci anahtar parçasını aldıktan sonra ekip, Derviş'in rehberliğinde günlerce yol aldı.
Dağlar geride kalmış, yerini kurumuş ovalara ve taşlık arazilere bırakmıştı. Yol boyunca kimse fazla konuşmuyordu. Boran'ın yokluğu hâlâ herkesin içinde derin bir yara gibiydi.
Kutay ise cebindeki iki anahtar parçasını sık sık kontrol ediyordu.
Onları koruyacağına söz vermişti.
Ve bu sözden asla dönmeyecekti.
Akşamüstü güneş batarken Derviş yürümeyi durdurdu.
Karşılarında yıkılmış taş sütunların çevrelediği eski bir tapınak yükseliyordu.
Duvarları sarmaşıklarla kaplanmış, çatısı büyük ölçüde çökmüştü.
Kapısının üzerinde tek bir sembol vardı.
Zaman Muhafızları'nın mührü...
Kutay'ın boynundaki mühür yeniden parladı.
Derviş derin bir nefes aldı.
"İşte..."
"Son Muhafız'ın Tapınağı."
Ahen merakla sordu.
"Gerçekten biri hâlâ burada mı yaşıyor?"
Derviş başını salladı.
"Eğer kader izin verdiyse..."
"...evet."
Tapınağın kapısı ağır bir gürültüyle açıldı.
İçerisi karanlıktı.
Sadece tavandan süzülen ince ışık huzmeleri eski taş zemini aydınlatıyordu.
Birden baston sesi duyuldu.
Tak...
Tak...
Tak...
Gölgelerin arasından uzun beyaz saçlı, yüzü yılların izleriyle dolu yaşlı bir adam çıktı.
Üzerinde eski muhafız zırhı vardı.
Göğsündeki mühür çatlamıştı.
Yaşlı adam Kutay'a baktı.
Sonra dizlerinin üzerine çöktü.
"Hoş geldin..."
"...Son Muhafız."
Kutay şaşkınlıkla geri çekildi.
"Ben mi?"
Yaşlı adam gülümsedi.
"Yıllardır seni bekliyordum."
Ahen ve arkadaşları birbirlerine baktılar.
Hiçbiri konuşamıyordu.
Yaşlı adam yavaşça ayağa kalktı.
"Benim adım..."
"Ruhan."
"Zaman Muhafızları'nın yaşayan son ustası."
Kutay saygıyla eğildi.
"Sizi tanımıyorum."
Ruhan başını salladı.
"Tanıyamazsın."
"Sen doğmadan önce seni koruyacağıma yemin ettim."
Kutay'ın gözleri büyüdü.
"Ne?"
Tapınağın en iç odasına geçtiler.
Ortada eski bir ateş çukuru vardı.
Ruhan, taş sandığın kapağını açtı.
İçinden sararmış bir tomar ve eski bir kolye çıkardı.
Tomarı Kutay'a uzattı.
"Bunu baban bıraktı."
Kutay'ın elleri titredi.
Tomarı açtığında ilk satırda babasının el yazısını gördü.
"Eğer bu satırları okuyorsan..."
"Demek ki kader seni buraya getirdi."
Kutay'ın gözleri doldu.
Sessizce okumaya devam etti.
"Kutay..."
"Zaman Muhafızları'nın son lideri sen olacaksın."
"Çünkü dört kapıyı kapatabilecek tek kişi sensin."
"Bunun nedeni gücün değil..."
"Kalbindeki merhamet."
Kutay okumayı bıraktı.
Gözyaşlarını tutamıyordu.
Ruhan konuşmaya devam etti.
"Baban seni seçmedi."
"Kader seçti."
"Yüzyıllardır her nesilde yalnızca bir kişi..."
"...Zamanın Koruyucusu olur."
Kutay fısıldadı.
"Ben..."
"...gerçekten seçilmiş kişi miyim?"
Ruhan başını salladı.
"Evet."
"Fakat bunun bir bedeli var."
Salondaki sessizlik daha da ağırlaştı.
Ahen'in kalbi hızla çarpmaya başladı.
"Nasıl bir bedel?"
Ruhan gözlerini Kutay'a çevirdi.
"Dört anahtar birleştiğinde..."
"Kapıları kapatacak kişi..."
"...kendi zamanından vazgeçmek zorunda kalacak."
Kutay şaşkınlıkla ona baktı.
"Ne demek bu?"
"Kapılar sonsuza kadar kapanırsa..."
"...sen artık hiçbir zamana ait olmayacaksın."
"Ne geçmişe dönebileceksin..."
"Ne de normal bir hayat yaşayabileceksin."
Ahen'in gözlerinden yaşlar süzüldü.
"Hayır..."
"Başka bir yolu olmalı."
Ruhan başını yavaşça iki yana salladı.
"Ne yazık ki yok."
Kutay sessizce yere baktı.
Kaderi...
Sandığından çok daha ağırdı.
Ruhan, tapınağın arkasındaki gizli kapıyı açtı.
İçeride küçük, yuvarlak bir oda vardı.
Odanın ortasında altın renkli bir kristal parlıyordu.
Üçüncü anahtar parçası...
Kutay yavaşça yaklaştı.
Kristale dokunduğu anda ilk iki parça da ışık saçmaya başladı.
Üçü birleşerek güçlü bir enerji oluşturdu.
Tapınağın duvarlarında eski yazılar belirdi.
"Üç anahtar birleşti..."
"Son kapı yaklaşmaktadır."
Tam o anda tapınağın dışından büyük bir patlama sesi duyuldu.
GÜÜÜMMM!
Yer sarsıldı.
Taşlar tavandan düşmeye başladı.
Alara korkuyla bağırdı.
"Kağan!"
Ruhan'ın yüzü ciddileşti.
"Vakit geldi."
Yaşlı muhafız kılıcını duvardan aldı.
Yıllardır ilk kez savaşmaya hazırlanıyordu.
Kutay da kılıcını çekti.
Bu kez yalnızca anahtarları değil...
Kaderini de koruyacaktı.
Devam edecek... 🌙📖
Bölüm etkileşimi
