17. bölüm / 39
ZAMANIN UNUTTUĞU YAZ17. Bölüm – Kayıp Muhafız
Bölümler 39Şu an: 17. Bölüm – Kayıp Muhafız
- 1 1. Bölüm – Bazı Karşılaşmalar Tesadüf Değildir330 kelime
- 2 2. Bölüm – Yabancı355 kelime
- 3 3. Bölüm – Gerçek Olabilir mi?394 kelime
- 4 4. Bölüm – Bilinmeyen Bir Dünya395 kelime
- 5 5. Bölüm – Geçmişin İzleri475 kelime
- 6 6. Bölüm – İlk Adım636 kelime
- 7 7. Bölüm – Gözlerin Ardındaki Sır537 kelime
- 8 8. Bölüm – Geçmişten Gelen Düşman595 kelime
- 9 9. Bölüm – İki Dünyanın Arasında530 kelime
- 10 10. Bölüm – Ormana Giden Yol568 kelime
- 11 11. Bölüm – Taş Kapının Ardında582 kelime
- 12 12. Bölüm – İlk Günlük567 kelime
- 13 13. Bölüm – Yeni Hayata Alışmak585 kelime
- 14 14. Bölüm – Yaz Festivali506 kelime
- 15 15. Bölüm – Gümüşdere'nin Sırrı503 kelime
- 16 16. Bölüm – Yaz Gecesi573 kelime
- 17 17. Bölüm – Kayıp Muhafız502 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 18. Bölüm – Kalbin Ritmi574 kelime
- 19 19. Bölüm – Kırılan Mühür418 kelime
- 20 20. Bölüm – İlk İtiraf585 kelime
- 21 21. Bölüm – Zamandan Gelen Misafir554 kelime
- 22 22. Bölüm – Güven Sınavı448 kelime
- 23 23. Bölüm – Eski Düşmanlar392 kelime
- 24 24. Bölüm – Festival Sabahı470 kelime
- 25 25. Bölüm – Sahnedeki Mucize495 kelime
- 26 26. Bölüm _ Gökyüzündeki Yarık473 kelime
- 27 27. Bölüm – İlk Büyük Savaş496 kelime
- 28 28. Bölüm – Kağan'ın Gerçeği507 kelime
- 29 29. Bölüm – Kayıp Anahtar526 kelime
- 30 31. Bölüm – Kristal Mağarası519 kelime
- 31 32. Bölüm – Kayıp Bedel525 kelime
- 32 33. Bölüm – İkinci Kapı582 kelime
- 33 34. Bölüm – Son Muhafız533 kelime
- 34 35. Bölüm – Kağan'ın Ordusu558 kelime
- 35 36. Bölüm – Son Anahtar492 kelime
- 36 37. Bölüm – Zamanın Kalbi562 kelime
- 37 38. Bölüm – Seçim533 kelime
- 38 39. Bölüm – Sonsuz Yaz530 kelime
- 39 40. Bölüm – Zamanın Unuttuğu Yaz -Final543 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Her efsanenin unutulmuş bir kahramanı vardır."
Sabahın ilk ışıkları gölün üzerine düşerken, gece gördükleri mavi ışık hâlâ kimsenin aklından çıkmıyordu.
Kutay, gölün ortasında beliren sembolü düşünüyordu.
"Bu tesadüf olamaz."
İdil, haritayı yeniden açtı.
"Haritaya göre gölün altındaki kapıyla mağara birbirine bağlı."
Yekta başını salladı.
"Önce mağaraya dönelim."
Herkes aynı fikirdeydi.
Gümüşdere Mağarası'na vardıklarında içerisi her zamankinden daha sessizdi.
Kutay önden yürüyordu.
İkinci odanın önüne geldiklerinde daha önce kapalı olan dar bir tünelin açıldığını fark ettiler.
Ahen şaşkınlıkla sordu:
"Daha önce burada böyle bir geçit var mıydı?"
Kutay başını iki yana salladı.
"Hayır."
"Demek mağara bize yeni bir yol gösteriyor."
Tek sıra hâlinde tünele girdiler.
Yaklaşık on dakika yürüdükten sonra küçük, taş bir odaya ulaştılar.
Odanın ortasında eski bir kandil yanıyordu.
Ama onu yakan kimse görünmüyordu.
Lavin ürkerek Ahen'in koluna tutundu.
"Burada biri var..."
Tam o anda karanlığın içinden yaşlı bir adam çıktı.
Uzun beyaz saçları omuzlarına kadar uzanıyordu.
Üzerinde eski çağlardan kalma lacivert bir cübbe vardı.
Elindeki asaya dayanarak yavaşça yürüdü.
"Sonunda geldiniz..."
Kutay nefesini tuttu.
"Siz..."
Yaşlı adam gülümsedi.
"Benim adım Derviş."
"Zaman Muhafızları'nın yaşayan son öğretmeniyim."
Herkes şaşkınlık içinde birbirine baktı.
İdil heyecanla defterini çıkardı.
"Demek gerçekten yaşıyorsunuz..."
Derviş hafifçe gülümsedi.
"Uzun zamandır kimse buraya gelemedi."
Kutay birkaç adım öne çıktı.
"Beni tanıyor musunuz?"
Yaşlı adam başını salladı.
"Kutay..."
"Seni çocukken kucağıma almıştım."
Kutay'ın gözleri büyüdü.
"Beni... hatırlıyor musunuz?"
"Elbette."
"Baban seni bana emanet etmişti."
Kutay'ın sesi titredi.
"Babam..."
"Daha bana anlatacak çok şeyi vardı."
Derviş derin bir nefes aldı.
"Baban zamanı korumak için hayatını verdi."
"O, gerçek bir muhafızdı."
Kutay'ın gözleri doldu.
Ahen sessizce sordu:
"Peki neden Kutay seçildi?"
Derviş asasını yere vurdu.
Odanın duvarlarında mavi ışıklar belirdi.
"Çünkü mühür yalnızca kan bağıyla geçmez."
"Cesaretle geçer."
"Kutay küçük yaşından beri başkalarını kendinden önce düşündü."
"Baban bunu gördü."
"Bu yüzden mührü ona bıraktı."
Kutay başını eğdi.
"Ben buna hazır değildim."
"Hiçbir muhafız hazır olmaz."
İdil başka bir soru sordu.
"Kağan kim?"
Odanın içindeki hava bir anda değişti.
Derviş'in yüzündeki gülümseme kayboldu.
"Kağan..."
"Bir zamanlar Kutay'ın en yakın arkadaşıydı."
Kutay gözlerini kapattı.
"Evet."
Derviş anlatmaya devam etti.
"Birlikte eğitim aldılar."
"Birlikte büyüdüler."
"İkisi de muhafız olmak istiyordu."
"Ama Kağan'ın içinde büyüyen şey cesaret değildi."
"Hırstı."
"Babası savaşta öldükten sonra herkesi suçlamaya başladı."
"Sonra..."
"Zamanın gücünü kendi istediği gibi kullanmak istedi."
Yekta sessizce sordu.
"O yüzden mi mühür onu reddetti?"
"Evet."
"Kalbinde intikam taşıyan biri muhafız olamaz."
Kutay'ın sesi kısıldı.
"Onu kurtarmaya çalışmıştım."
Derviş başını salladı.
"Biliyorum."
"Ama bazı insanlar kendi karanlığını seçer."
Tam o sırada mağaranın dışından güçlü bir patlama sesi geldi.
Yer yeniden sarsıldı.
Tozlar tavandan dökülmeye başladı.
Aras irkilerek bağırdı.
"Bu da neydi?"
Derviş'in yüzü ciddileşti.
"Geç kaldık."
"Hissettim..."
"Kağan ikinci mührü uyandırmaya başladı."
Kutay hemen ayağa kalktı.
"Gitmemiz lazım."
Derviş, boynundaki eski bir kolyeyi çıkarıp Kutay'a uzattı.
"Bu kolye babana aitti."
"Artık senin."
Kutay titreyen elleriyle kolyeyi aldı.
Tam o anda kolye mavi bir ışıkla parladı.
Mağaranın duvarlarında yeni bir yazı belirdi.
"İkinci kapı açıldığında, geçmiş ve gelecek ilk kez çarpışacak."
Herkes sessizce yazıya baktı.
Çünkü artık bunun sadece Kutay'ın hikâyesi olmadığını biliyorlardı.
Zaman daralıyordu.
Devam edecek... 🌙📖
Bölüm etkileşimi
