3. bölüm / 39
ZAMANIN UNUTTUĞU YAZ3. Bölüm – Gerçek Olabilir mi?
Bölümler 39Şu an: 3. Bölüm – Gerçek Olabilir mi?
- 1 1. Bölüm – Bazı Karşılaşmalar Tesadüf Değildir330 kelime
- 2 2. Bölüm – Yabancı355 kelime
- 3 3. Bölüm – Gerçek Olabilir mi?394 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4. Bölüm – Bilinmeyen Bir Dünya395 kelime
- 5 5. Bölüm – Geçmişin İzleri475 kelime
- 6 6. Bölüm – İlk Adım636 kelime
- 7 7. Bölüm – Gözlerin Ardındaki Sır537 kelime
- 8 8. Bölüm – Geçmişten Gelen Düşman595 kelime
- 9 9. Bölüm – İki Dünyanın Arasında530 kelime
- 10 10. Bölüm – Ormana Giden Yol568 kelime
- 11 11. Bölüm – Taş Kapının Ardında582 kelime
- 12 12. Bölüm – İlk Günlük567 kelime
- 13 13. Bölüm – Yeni Hayata Alışmak585 kelime
- 14 14. Bölüm – Yaz Festivali506 kelime
- 15 15. Bölüm – Gümüşdere'nin Sırrı503 kelime
- 16 16. Bölüm – Yaz Gecesi573 kelime
- 17 17. Bölüm – Kayıp Muhafız502 kelime
- 18 18. Bölüm – Kalbin Ritmi574 kelime
- 19 19. Bölüm – Kırılan Mühür418 kelime
- 20 20. Bölüm – İlk İtiraf585 kelime
- 21 21. Bölüm – Zamandan Gelen Misafir554 kelime
- 22 22. Bölüm – Güven Sınavı448 kelime
- 23 23. Bölüm – Eski Düşmanlar392 kelime
- 24 24. Bölüm – Festival Sabahı470 kelime
- 25 25. Bölüm – Sahnedeki Mucize495 kelime
- 26 26. Bölüm _ Gökyüzündeki Yarık473 kelime
- 27 27. Bölüm – İlk Büyük Savaş496 kelime
- 28 28. Bölüm – Kağan'ın Gerçeği507 kelime
- 29 29. Bölüm – Kayıp Anahtar526 kelime
- 30 31. Bölüm – Kristal Mağarası519 kelime
- 31 32. Bölüm – Kayıp Bedel525 kelime
- 32 33. Bölüm – İkinci Kapı582 kelime
- 33 34. Bölüm – Son Muhafız533 kelime
- 34 35. Bölüm – Kağan'ın Ordusu558 kelime
- 35 36. Bölüm – Son Anahtar492 kelime
- 36 37. Bölüm – Zamanın Kalbi562 kelime
- 37 38. Bölüm – Seçim533 kelime
- 38 39. Bölüm – Sonsuz Yaz530 kelime
- 39 40. Bölüm – Zamanın Unuttuğu Yaz -Final543 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"İnsan, gözleriyle gördüğü her şeye inanmaz. Ama kalbi, gerçeği bazen akıldan önce hisseder."
Gece, nehrin üzerine ağır bir sessizlik bırakmıştı.
Beş arkadaş, köprünün altında tek kelime etmeden Kutay'a bakıyordu.
Kimse ne söyleyeceğini bilmiyordu.
Aras sessizliği bozdu.
"Tamam... Diyelim ki şaka yapıyorsun."
Kutay kaşlarını çattı.
"Şaka... Nedir?"
Bu kez kimse gülmedi.
Lavin, Ahen'in kolunu hafifçe çekti.
"Bence biri bizimle dalga geçiyor."
Ahen gözlerini Kutay'dan ayırmadı.
"Hayır..."
"Yüzüne baksana."
"Gerçekten korkuyor."
Kutay yavaşça ayağa kalktı.
"Ben... Evime dönmek istiyorum."
"Evim nerede bilmiyorum."
Sesinde öyle bir çaresizlik vardı ki Ahen'in içi burkuldu.
İdil dikkatlice Kutay'ın üzerindeki kıyafetlere baktı.
Kumaşı, dikişleri, kemerindeki işlemeler...
Hiçbiri günümüzde üretilmiş gibi görünmüyordu.
Yekta, yere düşen küçük deri keseyi aldı.
İçinden eski görünümlü birkaç bakır para çıktı.
Paraların üzerinde daha önce hiç görmedikleri semboller vardı.
"Bu paraları nereden buldun?" diye sordu.
Kutay şaşkınlıkla cevap verdi.
"Bunlar benim."
Aras bir tanesini eline aldı.
"Ben böyle para hiç görmedim."
Tam o sırada Ahen'in telefonu yeniden çaldı.
Ekranda annesi yazıyordu.
"Ahen, neredesin kızım?"
"Anne... Biraz işim çıktı."
"Geç oldu. Eve gel."
"Tamam."
Telefon kapandığında Ahen derin bir nefes aldı.
"Kutay..."
"Bu gece seni burada bırakamayız."
Lavin şaşkınlıkla döndü.
"Ne demek bırakamayız?"
"Ya kötü biri çıkarsa?"
"Ya polis görürse?"
"Üstelik yaralı."
Kutay konuşulanların çoğunu anlamıyordu.
Sadece Ahen'in yüzüne bakıyordu.
O anda...
Yıllardır tanıyormuş gibi güven veren tek kişi oydu.
Aras başını kaşıdı.
"Peki ne yapacağız?"
İdil düşündü.
"Önce onu güvenli bir yere götürmeliyiz."
Yekta ilk kez konuştu.
"Benim dedemin eski bağı var."
"Yazın kimse gitmiyor."
"Sabaha kadar orada kalabilir."
Herkes birbirine baktı.
Bu, şu an için en mantıklı fikirdi.
Kutay yürümeye çalışınca sendeledi.
Ahen hiç düşünmeden koluna girdi.
Kutay şaşkınlıkla ona baktı.
"İnsanlar... Tanımadıkları birine de yardım eder mi?"
Ahen gülümsedi.
"Bazıları eder."
Kutay gözlerini yere indirdi.
"Bizim zamanımızda..."
"...Kimse yabancıya bu kadar güvenmezdi."
Ahen'in cevabı kısa ama içtendi.
"Belki de bu yüzden buradasın."
Kutay, ilk kez hafifçe gülümsedi.
O gülümseme çok kısa sürdü.
Ama Ahen'in dikkatinden kaçmadı.
Gece boyunca altı kişi sessizce yürüdü.
Önde Yekta yolu gösteriyordu.
Arkasında Aras ve Lavin kendi aralarında fısıldaşıyordu.
İdil ise elindeki bakır paraları incelemeye devam ediyordu.
En arkada...
Ahen ve Kutay yan yana yürüyordu.
Hiç konuşmuyorlardı.
Ama bazen sessizlik, uzun cümlelerden daha çok şey anlatırdı.
Kutay gökyüzüne baktı.
Aynı ay...
Aynı yıldızlar...
Ama bambaşka bir dünya.
İçinden tek bir cümle geçti.
"Anne... Eğer beni duyabiliyorsan... Eve dönmenin bir yolunu bulacağım."
O ise bilmiyordu...
Asıl yolculuk şimdi başlıyordu.
Devam edecek... 🌙📖
Bölüm etkileşimi
