16. bölüm / 39
ZAMANIN UNUTTUĞU YAZ16. Bölüm – Yaz Gecesi
Bölümler 39Şu an: 16. Bölüm – Yaz Gecesi
- 1 1. Bölüm – Bazı Karşılaşmalar Tesadüf Değildir330 kelime
- 2 2. Bölüm – Yabancı355 kelime
- 3 3. Bölüm – Gerçek Olabilir mi?394 kelime
- 4 4. Bölüm – Bilinmeyen Bir Dünya395 kelime
- 5 5. Bölüm – Geçmişin İzleri475 kelime
- 6 6. Bölüm – İlk Adım636 kelime
- 7 7. Bölüm – Gözlerin Ardındaki Sır537 kelime
- 8 8. Bölüm – Geçmişten Gelen Düşman595 kelime
- 9 9. Bölüm – İki Dünyanın Arasında530 kelime
- 10 10. Bölüm – Ormana Giden Yol568 kelime
- 11 11. Bölüm – Taş Kapının Ardında582 kelime
- 12 12. Bölüm – İlk Günlük567 kelime
- 13 13. Bölüm – Yeni Hayata Alışmak585 kelime
- 14 14. Bölüm – Yaz Festivali506 kelime
- 15 15. Bölüm – Gümüşdere'nin Sırrı503 kelime
- 16 16. Bölüm – Yaz Gecesi573 kelime · Okuduğun bölüm
- 17 17. Bölüm – Kayıp Muhafız502 kelime
- 18 18. Bölüm – Kalbin Ritmi574 kelime
- 19 19. Bölüm – Kırılan Mühür418 kelime
- 20 20. Bölüm – İlk İtiraf585 kelime
- 21 21. Bölüm – Zamandan Gelen Misafir554 kelime
- 22 22. Bölüm – Güven Sınavı448 kelime
- 23 23. Bölüm – Eski Düşmanlar392 kelime
- 24 24. Bölüm – Festival Sabahı470 kelime
- 25 25. Bölüm – Sahnedeki Mucize495 kelime
- 26 26. Bölüm _ Gökyüzündeki Yarık473 kelime
- 27 27. Bölüm – İlk Büyük Savaş496 kelime
- 28 28. Bölüm – Kağan'ın Gerçeği507 kelime
- 29 29. Bölüm – Kayıp Anahtar526 kelime
- 30 31. Bölüm – Kristal Mağarası519 kelime
- 31 32. Bölüm – Kayıp Bedel525 kelime
- 32 33. Bölüm – İkinci Kapı582 kelime
- 33 34. Bölüm – Son Muhafız533 kelime
- 34 35. Bölüm – Kağan'ın Ordusu558 kelime
- 35 36. Bölüm – Son Anahtar492 kelime
- 36 37. Bölüm – Zamanın Kalbi562 kelime
- 37 38. Bölüm – Seçim533 kelime
- 38 39. Bölüm – Sonsuz Yaz530 kelime
- 39 40. Bölüm – Zamanın Unuttuğu Yaz -Final543 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Bazı duygular, yıldızların altında sessizce büyür."
Gümüşdere Ormanı'ndan döndükten sonra herkesin aklında aynı soru vardı.
Haritadaki diğer zaman kapıları...
Onları kim inşa etmişti?
Ve Kağan, onlardan önce o kapılara ulaşabilecek miydi?
Bu soruların cevabını o gece bulamayacaklarını anlayan Aras, ortamı biraz olsun değiştirmek istedi.
"Arkadaşlar," dedi gülümseyerek, "bu kadar gerginlik yeter. Hava da güzel. Göl kenarında kamp yapalım mı?"
Lavin hemen heyecanlandı.
"Harika fikir!"
İdil de başını salladı.
"Belki biraz kafamız dağılır."
Ahen, Kutay'a baktı.
"Sen ne dersin?"
Kutay gökyüzüne baktıktan sonra hafifçe gülümsedi.
"Yıldızların altında uyumayı özlemişim."
Akşamüstü hep birlikte göl kenarına geldiler.
Gölün suyu gün batımının turuncu ışıklarıyla parlıyor, hafif rüzgâr suyun üzerinde küçük dalgalar oluşturuyordu.
Aras çadırları kurarken Yekta odun toplamaya gitti.
Lavin ve İdil sofrayı hazırlıyordu.
Ahen ise gölün kıyısına oturmuş ayakkabılarını çıkarıp ayaklarını suya soktu.
Kutay yanına geldi.
"Su çok sakin."
Ahen gülümsedi.
"Buraya moralim bozulunca gelirim."
Kutay gölü izledi.
"Bizim köyde de böyle bir göl vardı."
"Annem bana küçükken burada balık tutmayı öğretmişti."
Ahen sessizce onu dinledi.
Kutay, annesinden ilk kez bahsediyordu.
Hava karardıktan sonra kamp ateşi yakıldı.
Odunların çıtırtısı gecenin sessizliğine karışıyordu.
Aras eline küçük bir marshmallow aldı.
"Kutay."
"Bunu hiç yedin mi?"
Kutay şaşkınlıkla baktı.
"Bu nedir?"
Lavin güldü.
"Birazdan öğreneceksin."
Marshmallow'u ateşin üzerinde kızartıp Kutay'a uzattı.
Kutay küçük bir ısırık aldı.
Yüzünde şaşkın bir ifade oluştu.
"Bu..."
"Bulut yemek gibi."
Herkes kahkahaya boğuldu.
Aras gülerek omzuna vurdu.
"Artık sen de kampçısın."
Bir süre sonra telefonlardan müzik açıldı.
Lavin ayağa kalktı.
"Hadi oyun oynayalım."
İlk olarak sessiz sinema oynadılar.
Kutay hiçbir filmi bilmediği için sürekli yanlış tahminler yaptı.
Aras gülmekten gözlerinden yaş geldi.
Sonra cesaret soruları başladı.
Sıra Kutay'a gelince Lavin sordu.
"En mutlu çocukluk anın neydi?"
Kutay'ın yüzündeki gülümseme yavaşça hüzne dönüştü.
Bir süre ateşe baktı.
Sonra konuşmaya başladı.
"Yedi yaşındaydım."
"Babam bana ilk kez ahşaptan küçük bir kılıç yapmıştı."
"Onu gerçek bir savaşçı gibi taşırdım."
"Annem ise her akşam eve döndüğümde kızardı."
'Hep üstünü başını kirletiyorsun,' derdi."
Hafifçe gülümsedi.
"Sonra gizlice bana sıcak ekmek verirdi."
Sesi titredi.
"Köyümüzde herkes birbirini tanırdı."
"Akşam olunca bütün çocuklar meydanda oyun oynardı."
"Kimse kapısını kilitlemezdi."
Ahen, Kutay'ın gözlerindeki özlemi gördü.
İlk kez onun ne kadar büyük bir kayıp yaşadığını gerçekten hissetti.
Gece ilerledikçe diğerleri çadırlara geçti.
Aras daha oturur oturmaz uyuyakaldı.
Lavin ve İdil de sohbet ederek çadırlarına girdi.
Göl kenarında yalnızca Ahen ile Kutay kaldı.
Ay, gölün üzerine gümüş gibi yansıyordu.
Bir süre ikisi de sessiz kaldı.
Sonunda Ahen konuştu.
"Evini çok özlüyor musun?"
Kutay gözlerini gölden ayırmadı.
"Her gün."
"Ama..."
"Aynı zamanda korkuyorum."
"Neden?"
"Ya geri döndüğümde hiçbir şey eskisi gibi değilse?"
Ahen başını yavaşça salladı.
"Ben de bazen gelecekten korkuyorum."
Kutay şaşkınlıkla ona baktı.
"Sen neden korkuyorsun?"
Ahen derin bir nefes aldı.
"Dans benim en büyük hayalim."
"Ama ya başarısız olursam?"
"Ya yıllarca emek verip hiçbir yere gelemezsem?"
Kutay hiç düşünmeden cevap verdi.
"Sen başarısız olmazsın."
Ahen hafifçe gülümsedi.
"Bunu nereden biliyorsun?"
"Çünkü vazgeçmiyorsun."
"Vazgeçmeyen insanlar eninde sonunda kazanır."
Bu sözler, Ahen'in kalbine dokundu.
Ona uzun süre baktı.
"Teşekkür ederim."
Kutay da ona baktı.
İlk kez göz göze geldiklerinde ikisi de bakışlarını kaçırmadı.
Sanki zaman durmuştu.
Tam o sırada...
Kutay'ın boynundaki mühür yeniden parlamaya başladı.
Mavi ışık, gölün tam ortasını aydınlattı.
Suyun içinden daire şeklinde parlayan gizemli bir sembol yükseldi.
Ahen ayağa kalktı.
"Kutay..."
"Bu da ne?"
Kutay'ın yüzündeki ifade ciddileşti.
"Haritadaki ikinci kapı..."
"...uyanıyor."
İkisi de gölün ortasında beliren ışığa bakarken, karanlığın içinde onları izleyen bir çift göz vardı.
Kağan...
Dudaklarında sinsi bir gülümseme belirdi.
"Sonunda..."
"...ikinci kapıyı da buldunuz."
Devam edecek... 🌙📖
Bölüm etkileşimi
