Tevrat İncil Zebur kitap kapağı

31. bölüm / 36

Tevrat İncil Zebur

Devamı

Vaveyla Yazarı: Zeynep Erkan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 36Şu an: Devamı

YETMİŞ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Hz. Mûsâ Kıssasının Bir Öğüt Olarak Anlatılması
Tâhâ Suresi 99–100
Buzağı hadisesi ve tevhidin yeniden ortaya konulmasının ardından Kur’an, geçmişte yaşanan haberlerin Peygamberimize anlatıldığını ve Allah tarafından bir zikir, yani öğüt ve hatırlatma verildiğini bildirir.Böylece Hz. Mûsâ kıssasının yalnız geçmişte yaşanmış bir olay olmadığı anlaşılır.Onun kıssası sonraki nesillere:
iman,
tevhid,
sabır,
adalet,
kulluk,
zulüm karşısındaki duruş
konusunda öğüt taşır.
Kıssaların Gayesi
Kur’an peygamberlerin hayatlarını yalnız tarih bilgisi vermek amacıyla anlatmaz.Her kıssa insanı:düşünmeye, ibret almaya ve Allah’a yönelmeyeçağırır.Hz. Mûsâ’nın hayatında da bunun birçok örneği görülür.
Firavun’dan Sâmirî’ye Uzanan Ders
Hz. Mûsâ’nın karşısında iki farklı sapma ortaya çıkmıştır.Firavun:
İnsanın kendisini büyütüp mutlak otorite hâline getirmesidir.Sâmirî’nin buzağısı:
İnsanın kendi yaptığı bir varlığa kutsallık yüklemesidir.Her ikisinin karşısındaki cevap aynıdır:Allah’tan başka ilah yoktur.
Öğütten Yüz Çevirmek
Kur’an verilen ilahî öğütten yüz çevirmenin sorumluluğuna dikkat çeker.Bilgi insana ulaştıktan sonra mesele yalnız:“Biliyor muyum?”değildir.Asıl soru:“Bildiğim hakikate göre yaşıyor muyum?”olur.
YETMİŞ DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ’nın kıssası yalnız geçmişin hikâyesi değildir; Firavun’un kibrinden Sâmirî’nin buzağısına kadar bütün olaylar, sonraki nesillere tevhidi ve kulluğu hatırlatan bir öğüttür.
YETMİŞ BEŞİNCİ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Rabbini Görmek İstemesi
A’râf Suresi 143
Hz. Mûsâ Allah’ın belirlediği vakitte Tûr’a gelir ve Rabbi onunla konuşur.Bunun üzerine Hz. Mûsâ:“Rabbim! Bana kendini göster; sana bakayım.”diye niyaz eder.Allah ona kendisini göremeyeceğini bildirir ve dağa bakmasını söyler.Eğer dağ yerinde kalabilirse Hz. Mûsâ’nın da görebileceği bildirilir.Rabbinin tecellisi dağa yöneldiğinde dağ parçalanır ve Hz. Mûsâ baygın hâlde yere düşer.Kendisine geldiğinde Allah’ı tenzih eder, O’na tövbe eder ve iman edenlerin önünde olduğunu ifade eder.
Allah ile Konuşan Peygamber
Hz. Mûsâ’nın Kur’an’daki özel vasıflarından biri Allah’ın onunla konuşmasıdır.Fakat Hz. Mûsâ’nın isteği bundan daha ileri bir istektir:Rabbini görmek.
Dağın Dayanamaması
Allah’ın tecellisi karşısında dağın parçalanması insanın yaratılmış ve sınırlı oluşunu gösterir.Hz. Mûsâ da bu büyük hadise karşısında bayılır.
Hz. Mûsâ’nın Dönüşü
Kendisine geldiğinde ilk sözü Allah’ı noksanlıklardan tenzih etmektir.Bu olay onu:
kibire,
üstünlük iddiasına
değil,teslimiyetegötürür.
Yakınlık ve Kulluk
Hz. Mûsâ Allah’ın hitabına mazhar olmuş büyük bir peygamberdir.Fakat bütün bu yakınlığa rağmen:kul olmaya devam eder.Peygamberlik kulluğu ortadan kaldırmaz; kulluğun sorumluluğunu büyütür.
YETMİŞ BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ Rabbini görmek istedi; dağ tecelli karşısında parçalandı, Hz. Mûsâ bayıldı ve uyandığında Allah’ı tenzih ederek O’na yöneldi.
YETMİŞ ALTINCI BÖLÜM
Allah’ın Hz. Mûsâ’yı Risalet ve Kelâmıyla Seçmesi
A’râf Suresi 144
Allah Hz. Mûsâ’ya onu:
risaletleriyle,
kelâmıyla
insanlar arasından seçtiğini bildirir.Ardından kendisine verilenleri almasını ve şükredenlerden olmasını emreder.
Seçilmişliğin Karşılığı Şükürdür
Hz. Mûsâ’ya büyük nimetler verilmiştir.Fakat Allah ona:“Bununla üstünlük tasla.”demez.Emir:“Şükredenlerden ol.”şeklindedir.
Risalet
Hz. Mûsâ’nın görevi Allah’ın mesajını insanlara ulaştırmaktır.Bu görev:
kişisel görüş,
kendi oluşturduğu öğreti
değildir.Kaynağı vahiydir.
Kelâm
Allah’ın Hz. Mûsâ’yla konuşması onun peygamberliğinin özel yönlerinden biridir.Bu sebeple İslam geleneğinde Hz. Mûsâ:Kelîmullaholarak da anılmıştır.
Şükür
Büyük nimet büyük şükür ister.Hz. Mûsâ’nın seçilmişliği:Nimet
↓
Emanet
↓
Sorumluluk
↓
Şükürçizgisinde anlaşılır.
YETMİŞ ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Allah Hz. Mûsâ’yı risaleti ve kelâmıyla seçti; fakat seçilmişliğin karşılığını üstünlük değil, emaneti taşımak ve şükretmek olarak bildirdi.
YETMİŞ YEDİNCİ BÖLÜM
Levhalarda Öğüt ve Hükümlerin Yazılması
A’râf Suresi 145
Allah Hz. Mûsâ için levhalarda:
öğütleri,
gerekli açıklamaları
yazar.Hz. Mûsâ’ya bunlara kuvvetle sarılması ve kavmine de onların en güzel hükümlerine uymalarını emretmesi bildirilir.
Sözün Yazıya Geçmesi
Hz. Mûsâ’nın peygamberlik yolculuğunda yeni bir aşamaya gelinir.Firavun karşısında başlayan tebliğ artık toplumun nasıl yaşayacağını belirleyen hükümlere dönüşmektedir.
Levhalar
Levhalar vahyin:
korunması,
öğretilmesi,
topluma aktarılması
açısından önemlidir.Burada Hz. Mûsâ’nın görevinin yalnız kurtarıcı bir önderlik olmadığı yeniden görülür.O aynı zamanda vahyi kavmine ulaştıran peygamberdir.
Kuvvetle Sarılmak
Allah Hz. Mûsâ’ya verilen hükümlere gevşek biçimde değil:kararlılıkla sarılmasınıemreder.Vahiy yalnız okunacak söz değil, yaşanacak ölçüdür.
Kavme Öğretmek
Hz. Mûsâ aldığı vahyi yalnız kendisi için saklamaz.Onu kavmine öğretmekle görevlidir.Peygamberlik emaneti:Allah’tan almak ve insanlara ulaştırmaktır.
YETMİŞ YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Allah Hz. Mûsâ’ya levhalarda öğüt ve hükümler verdi; ona bunlara kuvvetle sarılmasını ve kavmini de vahyin en güzel hükümlerine yöneltmesini emretti.
YETMİŞ SEKİZİNCİ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Levhalarla Kavmine Dönmesi
A’râf Suresi 150
Hz. Mûsâ kavmine döndüğünde onların buzağıya yöneldiğini görür.Öfkeli ve üzgündür.Kavminin kendisinin ardından ne kötü davrandığını söyler.Yaşadığı büyük üzüntü sırasında levhaları bırakır ve kardeşi Hz. Hârûn’a yönelir.Hz. Hârûn ise kavmin kendisini güçsüz bıraktığını ve neredeyse öldüreceklerini açıklar.
Vahiy ile Dönen Peygamber
Hz. Mûsâ Tûr’dan:Allah’ın hükümlerini taşıyarakdönmektedir.Fakat karşısında tevhid üzere bekleyen bir toplum yerine buzağı fitnesine düşmüş bir topluluk bulur.
Öfkenin Sebebi
Hz. Mûsâ’nın öfkesi kişisel değildir.Onun üzüntüsü:Allah’ın açık nimetlerini görmüş bir toplumun yeniden şirke yönelmesidir.
Hz. Hârûn’un Durumu
Hz. Hârûn daha önce kavmi uyarmıştır.Ancak kavim ona karşı direnmiş ve onu güçsüz bırakmıştır.Bu nedenle Hz. Hârûn’un sessizce buzağıya razı olduğu düşünülemez.
Peygamberlerin İnsanî Duyguları
Kur’an Hz. Mûsâ’nın:
öfkesini,
üzüntüsünü,
kardeşiyle yaşadığı gerilimi
saklamaz.Peygamberler insandır; fakat duygularının ardından yeniden Allah’ın ölçüsüne dönerler.
YETMİŞ SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ vahyin levhalarıyla kavmine döndüğünde buzağı sapmasını gördü; öfkesi kendi adına değil, tevhid emanetinin bozulmasına duyduğu derin üzüntüden kaynaklandı.
YETMİŞ DOKUZUNCU BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Kendisi ve Kardeşi İçin Bağışlanma Duası
A’râf Suresi 151
Hz. Hârûn’un açıklamasından sonra Hz. Mûsâ Rabbine yönelir.Kendisi ve kardeşi için bağışlanma diler ve Allah’ın rahmetine sığınır.
Öfkeden Duaya
Bu sahnede çok önemli bir dönüşüm vardır:Öfke
↓
Açıklamayı dinleme
↓
Gerçeği anlama
↓
DuaHz. Mûsâ öfkesinde kalmaz.
Kardeşi İçin Dua
Hz. Mûsâ yalnız:“Beni bağışla.”demez.Kardeşi Hz. Hârûn’u da duasına katar.Bu, kardeşliğin yeniden rahmet içinde birleşmesidir.
Rahmete Sığınmak
Hz. Mûsâ Allah’ın rahmet edenlerin en merhametlisi olduğunu ifade ederek O’nun rahmetine yönelir.Kıssanın çözüm noktası:öfke değil rahmettir.
YETMİŞ DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ kardeşinin açıklamasını dinledikten sonra öfkesini sürdürmedi; kendisi ve Hârûn için bağışlanma dileyerek Allah’ın rahmetine yöneldi.
SEKSENİNCİ BÖLÜM
Öfke Dinince Levhaları Yeniden Alması
A’râf Suresi 154
Hz. Mûsâ’nın öfkesi yatıştığında levhaları yeniden alır.Levhalardaki yazıda Rablerinden korkanlar için:
hidayet,
rahmet
bulunduğu bildirilir.
Öfkeden Sonra Vahye Dönüş
Bu sahne Hz. Mûsâ kıssasının önemli bir ahlakını gösterir.Öfke geçicidir.Vahiy ise ölçüdür.Hz. Mûsâ’nın tekrar levhaları alması:yeniden ilahî ölçüye dönmesinigösterir.
Hidayet
Levhalar yalnız yasaklar listesi değildir.İnsana doğru yolu gösterir.
Rahmet
Allah’ın hükümleri yalnız sınır koymaz.İnsanı:
şirkin,
zulmün,
ahlaki dağılmanın
zararlarından korur.Bu nedenle vahiy aynı zamanda rahmettir.
Allah’a Karşı Saygı
Ayet özellikle Rablerinden sakınanlar için levhalarda hidayet ve rahmet bulunduğunu bildirir.Vahyin meyvesi yalnız metni taşımakla değil:ona gönülden yönelmekleortaya çıkar.
SEKSENİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ’nın öfkesi yatışınca yeniden levhalara döndü; çünkü insanın duyguları geçer, fakat hidayetin kalıcı ölçüsü Allah’ın vahyidir.
SEKSEN BİRİNCİ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Kavminden Yetmiş Kişi Seçmesi
A’râf Suresi 155
Hz. Mûsâ belirlenen buluşma için kavminden yetmiş kişi seçer.Onları sarsıntı yakaladığında Hz. Mûsâ Rabbine yönelerek dua eder.Yaşanan olayın bir imtihan olduğunu ifade eder ve Allah’ın:
velileri olduğunu,
kendilerini bağışlamasını,
kendilerine merhamet etmesini
diler.
Yetmiş Kişinin Seçilmesi
Hz. Mûsâ kavminin tamamıyla değil, aralarından seçtiği yetmiş kişiyle belirlenen buluşmaya gider.Bu olay İsrailoğullarının Tûr sonrası imtihanlarının devamıdır.
Hz. Mûsâ’nın Toplumu İçin Dua Etmesi
Kavmi onu defalarca zor durumda bırakmıştır.Buna rağmen Hz. Mûsâ onları tamamen terk etmez.Rabbine:bağışlanma ve rahmetiçin yalvarır.
Peygamber Merhameti
Hz. Mûsâ’nın kavmi:
şikâyet etmiş,
buzağıya yönelmiş,
verilen nimetler karşısında zaman zaman nankörlük göstermiştir.
Fakat peygamberleri onlar için dua etmeye devam eder.
Allah’ın Velâyeti
Hz. Mûsâ duasında Allah’ı gerçek veli olarak tanır.Firavun’un otoritesinden kurtulan toplumun gerçek koruyucusu:Allah’tır.
SEKSEN BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ kavminin hatalarına rağmen onları bütünüyle terk etmedi; yetmiş kişiyle yaşanan imtihanda yine Allah’ın bağışlamasına ve rahmetine sığındı.
SEKSEN İKİNCİ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Rahmet Duasının Devamı
A’râf Suresi 156
Hz. Mûsâ Allah’tan kendileri için:
dünyada iyilik,
ahirette iyilik
yazmasını ister.Allah’a yöneldiklerini ifade eder.Allah ise azabının dilediğine ulaşacağını, fakat rahmetinin her şeyi kuşattığını bildirir.
Dünya ve Ahiret Dengesi
Hz. Mûsâ yalnız dünya kurtuluşu istemez.Duası iki yönlüdür:Dünyada iyilik + ahirette iyilik.Bu, Hz. Mûsâ’nın özgürlük anlayışının yalnız dünyevi olmadığını bir kez daha gösterir.
“Sana Yöneldik”
Kavim hata etmiştir.Fakat dönüş yolu açıktır.Hz. Mûsâ onların Allah’a dönüşünü dile getirir.
Rahmetin Genişliği
Ayetin en büyük mesajlarından biri:Allah’ın rahmetinin her şeyi kuşatmasıdır.Hz. Mûsâ’nın duası da bu rahmete sığınır.
SEKSEN İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ kavmi için yalnız dünyadaki kurtuluşu değil, ahiret iyiliğini de istedi; duasını her şeyi kuşatan Allah’ın rahmetine bağladı.
SEKSEN ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Kavminin On İki Topluluğa Ayrılması
A’râf Suresi 160
Allah İsrailoğullarını on iki topluluğa ayırır.Kavmi Hz. Mûsâ’dan su istediğinde Allah ona asasını taşa vurmasını vahyeder.Bunun üzerine taştan on iki pınar fışkırır.Her topluluk kendi su içeceği yeri bilir.Ayrıca Allah üzerlerine bulutla gölge yapar ve onlara kudret helvası ile bıldırcın indirir.
Çölde Su İmtihanı
Firavun’dan kurtulan toplum şimdi çöl şartlarıyla karşı karşıyadır.Su hayati bir ihtiyaçtır.Kavim Hz. Mûsâ’ya yönelir.Hz. Mûsâ ise Allah’ın emrine yönelir.
Asa Yeniden Karşımızda
Hz. Mûsâ’nın asası:
Firavun karşısında mucize,
denizde kurtuluş vesilesi,
şimdi ise suyun çıkmasına vesile
olarak görülür.Fakat kudret asaya ait değildir.Emir ve kudret Allah’a aittir.
On İki Pınar
Her topluluğun su kaynağını bilmesi:
düzen,
paylaşım,
çatışmanın önlenmesi
bakımından önemlidir.Nimet aynı zamanda toplumsal düzenle verilmiştir.
Gölge ve Rızık
Allah yalnız su vermemiştir.Onlara:
gölge,
yiyecek,
korunma
da sağlamıştır.
Kendilerine Zulmetmeleri
Ayetin sonunda insanların yanlışlarının Allah’a zarar vermediği, asıl kendilerine zulmettikleri bildirilir.Allah’ın mülkü insanın itaatiyle artmaz, isyanıyla eksilmez.İnsan yaptığı tercihin sonucunu kendisi taşır.
SEKSEN ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ’nın kavmi çölde susuz kaldığında Allah taştan on iki pınar çıkardı; böylece kurtuluşun ardından rızkın ve düzenin de gerçek sahibinin Allah olduğu yeniden gösterildi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.