13. bölüm / 36
Tevrat İncil ZeburDevamı
Bölümler 36Şu an: Devamı
- 1 TEVRAT7.167 kelime
- 2 İncil3.166 kelime
- 3 ZEBUR2.466 kelime
- 4 بِسْمِ اَللّٰهِ اَلْرَحْمَانِ اَلْرَحِيمِ171 kelime
- 5 Kitab-ül Devran12.336 kelime
- 6 Devamı13.638 kelime
- 7 Devamı9.257 kelime
- 8 Devamı12.657 kelime
- 9 Devamı8.260 kelime
- 10 Devamı7.871 kelime
- 11 Devamı6.923 kelime
- 12 Devamı3.642 kelime
- 13 Devamı4.159 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 Devamı2.014 kelime
- 15 Devamı2.616 kelime
- 16 Devamı1.568 kelime
- 17 Devamı1.898 kelime
- 18 Devamı2.069 kelime
- 19 Devam7.092 kelime
- 20 Devamı5.071 kelime
- 21 Devamı3.686 kelime
- 22 Devamı3.622 kelime
- 23 Devamı2.509 kelime
- 24 Devamı4.969 kelime
- 25 Devamı1.875 kelime
- 26 Devamı5.582 kelime
- 27 Devamı4.476 kelime
- 28 Devamı3.128 kelime
- 29 Devamı6.201 kelime
- 30 Devamı2.200 kelime
- 31 Devamı1.434 kelime
- 32 Devamı5.081 kelime
- 33 Devamı3.145 kelime
- 34 Devamı 15.kitap2.032 kelime
- 35 Devamı3.310 kelime
- 36 Devamı 15.kitap3.374 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
YİRMİ BİRİNCİ BÖLÜM
Hz. Lût’a Hüküm ve İlim Verilmesi
Enbiyâ Suresi 74–75
Allah’ın Hz. Lût’a hüküm ve ilim verdiği, onu çirkin işler yapan şehir halkından kurtardığı bildirilir.Kavmin kötü ve sınırı aşan bir topluluk olduğu açıklanır. Hz. Lût’un ise Allah’ın rahmetine alındığı ve salih kullardan bulunduğu belirtilir.
Enbiyâ Suresi 74. Ayet
Hüküm Verilmesi
Hz. Lût’a hüküm verilmesi:
doğru ile yanlışı ayırt etme,
insanlar arasında adaletle karar verme,
ilahî ölçüyü kavmine açıklama,
ahlaki meselelerde doğru yolu gösterme
anlamlarını taşır.Hz. Lût kavminin yaygın davranışına göre değil, Allah’ın hükmüne göre konuşmuştur.
Toplumun Alışkanlığına Karşı İlahi Ölçü
Bir davranışın toplumda yaygınlaşması onu doğru hâle getirmez.Hz. Lût’un kavminde kötülük:
çoğunluk tarafından benimsenmiş,
açıkça uygulanmış,
karşı çıkanlara baskı yapılmıştı.
Hz. Lût ise çoğunluğun tercihinden bağımsız biçimde ilahî ölçüyü korumuştur.
İlim Verilmesi
Hz. Lût’un tebliği bilgisiz bir kişisel tepki değildir.Allah ona:
vahiy bilgisi,
doğru anlayış,
insan davranışlarını değerlendirme ölçüsü
vermiştir.Peygamber ahlakı yalnız duyguya değil, vahiy ve hikmete dayanır.
Çirkin İşler Yapan Şehir
Ayet kavmin yaşadığı şehri, çirkin işler işleyen bir yerleşim olarak anlatır.Bu ifade bütün taşların veya yapıların kötü olduğu anlamına gelmez. Şehrin toplumsal düzenine hâkim olan davranışlar kastedilir.Bir şehrin ahlaki kimliği:
insanlarının birbirine davranışı,
savunmasızların korunup korunmaması,
suçun engellenip engellenmemesi,
iyiliğin desteklenip desteklenmemesi
ile şekillenir.
Şehirden Kurtarılması
Allah Hz. Lût’u o toplumun içinden çıkararak korumuştur.Kurtuluş:
yalnız fiziksel ölümden korunmak,
bozuk düzenin etkisinden uzaklaşmak,
imanını ve ailesini güvenli yere taşımak
anlamlarını birlikte taşır.
Enbiyâ Suresi 75. Ayet
Allah’ın Rahmetine Alınması
Hz. Lût’un kurtuluşu Allah’ın rahmetine bağlanır.O:
tebliğini yapmış,
misafirlerini korumuş,
kavmine karşı durmuş,
ilahî emre uymuştur.
Buna rağmen kurtuluşun nihai kaynağı kendi gücü değil, Allah’ın rahmetidir.
Salihlerden Olması
Kur’an Hz. Lût’u salih kullardan biri olarak tanıtır.Salihlik onun hayatında:
tevhid,
iffet,
misafir güvenliğini koruma,
kötülüğe karşı çıkma,
ilahî emre teslimiyet
şeklinde görünmüştür.
YİRMİ BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Lût’a:Hüküm,
ilim,
kurtuluş
ve ilahî rahmetverilmiştir.İffet Kitabı’nın ölçüsü, toplumun neyi normal gördüğü değil; Allah’ın neyi doğru ve temiz kıldığıdır.
YİRMİ İKİNCİ BÖLÜM
Güvenilir Elçinin Takva Çağrısı
Şuarâ Suresi 160–164
Şuarâ Suresi’nde Lût kavminin peygamberleri yalanladığı bildirilir. Hz. Lût kavmine Allah’a karşı sorumluluk taşımalarını ve kendisine itaat etmelerini söyler.Kendisinin güvenilir bir elçi olduğunu, tebliğ karşılığında hiçbir ücret istemediğini açıklar.
Şuarâ Suresi 160. Ayet
Lût Kavminin Peygamberleri Yalanlaması
Lût kavminin peygamberleri yalanladığı bildirilir.Onlar doğrudan Hz. Lût’u reddetmiştir. Fakat bütün peygamberlerin ortak tevhid ve ahlak çağrısı bir olduğu için bu reddediş, peygamberlik mesajının bütününe karşı çıkmak anlamı taşır.
Şuarâ Suresi 161. Ayet
Kardeşleri Lût’un Çağrısı
Hz. Lût kavmine kardeşleri olarak gönderilmiştir.“Kardeşleri” ifadesi:
aynı toplumdan oluşunu,
onların dilini konuşmasını,
hayatlarını yakından bilmesini,
kötülüklerini değil kurtuluşlarını istemesini
gösterir.Peygamber kavmine yabancı bir düşman değil, onların iyiliğini isteyen bir uyarıcıdır.
Allah’a Karşı Sorumluluk
Hz. Lût kavmine takvayı emreder.Bu kıssada takva:
bedenin sınırını korumak,
başkasının mahremiyetine saygı göstermek,
zorbalıktan uzaklaşmak,
misafire saldırmamak,
peygamberin uyarısını ciddiye almak
anlamlarında davranışa yansır.
Şuarâ Suresi 162. Ayet
Güvenilir Elçi
Hz. Lût kendisinin güvenilir bir elçi olduğunu bildirir.Onun güvenilirliği:
vahyi değiştirmemesi,
toplumun ayıbını kişisel menfaat için kullanmaması,
insanları aldatmaması,
yaklaşan sonucu doğru biçimde bildirmesi
ile görülür.
Şuarâ Suresi 163. Ayet
Allah’tan Sakınmak ve Peygambere Uymak
Hz. Lût kavmine Allah’a karşı gelmekten sakınmalarını ve kendisine itaat etmelerini söyler.Peygambere itaat, onun şahsını ilahlaştırmak değildir. Allah’tan getirdiği doğru ölçüye uymaktır.
Şuarâ Suresi 164. Ayet
Ücret İstememesi
Hz. Lût tebliği karşılığında insanlardan bir ücret istemediğini açıklar.Onun karşılığı yalnız âlemlerin Rabbine aittir.Bu ifade tebliğinin:
maddi çıkar,
makam,
toplumsal üstünlük,
kişisel kazanç
amacı taşımadığını gösterir.
YİRMİ İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Lût kavmine:Takvayı,
itaati,
güvenilir vahiy rehberliğinisunmuştur.Peygamberin amacı toplumun ayıbını ilan ederek üstünlük kurmak değil, insanları kötülüğün sonucundan kurtarmaktır.
YİRMİ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yaratılan Eşleri Bırakıp Sınırı Aşmaları
Şuarâ Suresi 165–166
Hz. Lût kavmine, âlemler içinden erkeklere mi yöneldiklerini ve Rablerinin kendileri için yarattığı eşleri bıraktıklarını sorar.Onların sınırı aşan bir topluluk olduğunu bildirir.
Erkeklere Yönelmeleri
Ayet kavmin belirli cinsel davranışını doğrudan eleştirir.Ancak kıssanın tamamında bu davranış:
zorbalık,
açık saldırı,
yabancılara yönelme,
toplumsal baskı,
peygamberi susturma
ile birleşmiştir.Bu sebeple anlatım yalnız iç dünyadaki bir eğilimden değil, fiile ve toplumsal saldırıya dönüşmüş davranışlardan söz eder.
Eşleri Bırakmaları
Hz. Lût onların Rableri tarafından yaratılan eşleri terk ettiğini bildirir.Evlilik:
karşılıklı rıza,
sadakat,
sorumluluk,
mahremiyet,
aile düzeni
taşır.Kavim ise cinsel arzuyu bu sorumluluklardan ayırarak saldırgan bir taşkınlığa dönüştürmüştür.
“Rabbinizin Yarattığı” İfadesi
Eşlerin Allah’ın yaratmasıyla anılması, insan bedeninin ve aile düzeninin yalnız toplumsal alışkanlık olmadığını öğretir.İnsan bedenini:
kendi mülkü gibi sınırsızca kullanamaz,
başkasının bedenine arzusu sebebiyle sahip olamaz.
Beden de hayat da Allah’ın emanetidir.
Sınırı Aşmak
Hz. Lût kavmini yeniden sınırı aşan bir topluluk olarak tanımlar.Onların aştığı sınırlar:
cinsel ahlak,
rıza,
mahremiyet,
misafir güvenliği,
peygambere saygı,
toplumsal adalet
alanlarını kapsar.
Arzu ile Sorumluluğun Ayrılması
Lût kavmi arzuyu tek ölçü hâline getirmiştir.Oysa insanın her arzusu:
başkasının hakkı,
toplumun güvenliği,
ilahî sınır,
kişisel sorumluluk
ile birlikte değerlendirilmelidir.
YİRMİ ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Lût kavminin sorunu yalnız arzu duyması değil; arzuyu rıza, sorumluluk ve ilahî sınırın üzerine çıkarmasıdır.
YİRMİ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Hz. Lût’u Sürgünle Tehdit Etmeleri
Şuarâ Suresi 167
Kavmi Hz. Lût’a uyarılarına son vermediği takdirde şehirden çıkarılacağını söyler.
Delilsiz Tehdit
Kavim Hz. Lût’un sözlerine:
akli delil,
ahlaki açıklama,
tövbe
ile karşılık vermemiştir.Cevapları sürgün tehdididir.Bu, kötülüğü savunamayan toplumun doğru sözü susturmaya yönelmesidir.
Şehir Üzerinde Sahiplik İddiası
Kavim şehri yalnız kendilerine ait görmüş ve Hz. Lût’un orada yaşama hakkını onun sessiz kalmasına bağlamıştır.Bu anlayış:
farklı görüşü bastırma,
doğru uyarıyı yasaklama,
gücü hak ölçüsü sayma
anlamı taşır.
Peygamberin Yabancılaştırılması
Hz. Lût onların içinden biri olmasına rağmen doğruları söylediği için yabancı sayılmıştır.Bir toplum değerlerini kaybettiğinde en dürüst insanını bile kendisine tehdit olarak görebilir.
İyiliğin Bedeli
Hz. Lût kavminin iyiliğini istemiştir. Buna rağmen:
dışlanmış,
tehdit edilmiş,
sürgün edilmek istenmiştir.
Doğruyu söylemek her zaman toplum tarafından hemen kabul edilmeyebilir.
YİRMİ DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kavim kötülüğü şehirde tutmak, doğru sözü ise şehirden çıkarmak istedi.
YİRMİ BEŞİNCİ BÖLÜM
Hz. Lût’un Kavminin Davranışından Uzaklığını İlan Etmesi
Şuarâ Suresi 168
Hz. Lût kavminin işlediği fiilden nefret ettiğini ve ondan uzak olduğunu bildirir.
Kişiden Değil, Kötü Fiilden Uzaklık
Hz. Lût kavmini yıllarca uyarmış ve kurtuluşlarını istemiştir.Bu nedenle onun uzaklık ilanı:
insanlara sebepsiz kin,
kişisel düşmanlık
değil; işlenen kötülüğü kesin biçimde reddetmektir.
Ahlaki Sınırın Açıklığı
Bazı davranışlar karşısında belirsiz konuşmak, toplumun yanlışı normal görmesine yol açabilir.Hz. Lût:
fiili reddetmiş,
temiz yolu göstermiş,
kendi tavrını açıkça ortaya koymuştur.
Nefretin Yönetimi
Bir fiili ahlaken reddetmek, o fiili işleyen kişilere:
şiddet,
hakaret,
keyfî ceza,
zulüm
uygulama hakkı vermez.Peygamberin görevi tebliğ ve uyarıdır. Hüküm Allah’a aittir.
Kötülüğe Razı Olmamak
Hz. Lût’un sözü, kötülüğün toplumda yaygınlaşması karşısında sessiz onay vermediğini gösterir.İnsan her yanlışı fiziksel güçle durduramayabilir. Fakat onu kalben doğru saymamak ve meşru yollarla karşı çıkmak ahlaki sorumluluktur.
YİRMİ BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
İffet, yalnız kişinin kendi bedenini koruması değil; kötülüğü doğru saymaması ve ona ahlaki sınır koymasıdır.
YİRMİ ALTINCI BÖLÜM
Hz. Lût’un Kurtuluş Duası
Şuarâ Suresi 169
Hz. Lût Allah’tan kendisini ve ailesini kavminin yaptıklarından kurtarmasını ister.
Dua ile Sığınmak
Hz. Lût bütün tebliğ yollarını kullanmış fakat kavmi:
uyarıyı reddetmiş,
sürgünle tehdit etmiş,
misafirlerine saldırmıştır.
Bu aşamada Allah’a sığınarak kurtuluş ister.Dua, görevden kaçış değildir. Görev yerine getirildikten sonra sonucu Allah’a bırakmaktır.
Kendisini ve Ailesini Anması
Hz. Lût yalnız kendi canını düşünmemiştir.İman eden ailesinin:
fiziksel güvenliğini,
manevi korunmasını,
bozuk düzenden çıkarılmasını
istemiştir.
Kavmin Yaptıklarından Kurtulmak
Dua yalnız gelecek azaptan korunmayı değil, kavmin işlediği kötülüklerden uzak tutulmayı da kapsar.Bir toplumun kötülüğü kişiye:
doğrudan saldırı,
ahlaki baskı,
çocuklar ve aile üzerinde olumsuz etki
şeklinde ulaşabilir.
Kurtuluşun Allah’tan Olması
Hz. Lût meşru sebeplere başvurmuş; fakat kavmine karşı koyacak maddi gücü bulunmamıştır.Nihai kurtuluş Allah’ın yardımıyla gerçekleşmiştir.
YİRMİ ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Lût kavmini terk etmek için değil, imanını ve ailesini kötülüğün kuşatmasından korumak için Allah’a sığındı.
YİRMİ YEDİNCİ BÖLÜM
Yaşlı Kadın Dışında Ailenin Kurtarılması
Şuarâ Suresi 170–171
Allah Hz. Lût’u ve ailesinin tamamını kurtarır. Ancak geride kalan yaşlı bir kadın kurtulanların dışında tutulur.Bu kişinin Hz. Lût’un eşi olduğu diğer ayetlerden anlaşılır.
Ailenin Kurtarılması
Hz. Lût’un iman eden ailesi:
gece şehirden çıkarılmış,
yaklaşan hükümden korunmuş,
ilahî rahmetle kurtarılmıştır.
“Yaşlı Kadın” İfadesi
Kur’an burada Hz. Lût’un eşini adıyla değil, geride kalan yaşlı bir kadın olarak anar.Bu anlatım, toplumsal veya ailevi makamın kişiyi iman sorumluluğundan kurtarmadığını gösterir.
Peygamber Eşi Olduğu Hâlde
Hz. Lût’un eşi:
peygamber evinde yaşamış,
vahyin sözlerini işitmiş,
kavmin yanlışını görmüştür.
Buna rağmen kendi tercihi sebebiyle kurtulanların arasında bulunmamıştır.
Aile Sırrına İhanet Meselesi
Kur’an onun cinsel anlamda bir ihanette bulunduğunu söylemez.İhaneti:
iman bakımından peygamberin yolunda bulunmaması,
kavmin tarafını tutması,
peygamberin güvenini zedelemesi
şeklinde anlaşılır.Ayetin söylemediği ayrıntılar kesin gerçek gibi sunulmamalıdır.
YİRMİ YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Aynı evde bulunmak, aynı iman yolunda bulunmak anlamına gelmez.
YİRMİ SEKİZİNCİ BÖLÜM
Geride Kalanların Yok Edilmesi
Şuarâ Suresi 172–173
Hz. Lût ve iman edenler çıkarıldıktan sonra geride kalanların yok edildiği ve üzerlerine kötü bir yağmur yağdırıldığı bildirilir.Uyarılan fakat uyarıyı reddedenlerin yağmurunun ne kadar kötü olduğu vurgulanır.
Önce Müminlerin Çıkarılması
Hüküm gelmeden önce Hz. Lût ve iman edenler şehirden ayrılmıştır.Bu, ilahî adaletin:
iman edenlerle zulmedenleri,
saldırganlarla mağdurları
ayırt ettiğini gösterir.
Geride Kalanların Sonu
Geride kalanlar yalnız şehirde fiziksel olarak kalanlar değildir.Onlar:
kavmin kötülüğüne bağlı kalan,
uyarıyı reddeden,
bozgunculuğu destekleyen
kimselerdir.
Kötü Yağmur
Yağmur normalde hayat ve bereket kaynağıdır.Fakat bu kavme gelen yağmur:
uyarının gerçekleşmesi,
suç düzeninin sona ermesi
anlamı taşır.
Uyarılmış Olmaları
Ayet onları “uyarılanlar” olarak anar.Bu, hükmün öncesinde:
peygamber gönderildiğini,
doğru yolun açıklandığını,
sonuçların bildirildiğini
gösterir.
YİRMİ SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Uyarıyı küçümseyen toplum, sonunda yalanladığı hükümle karşılaştı.
YİRMİ DOKUZUNCU BÖLÜM
Kıssadaki İşaret ve İlahi Kudret
Şuarâ Suresi 174–175
Lût kavminin kıssasında büyük bir işaret bulunduğu, buna rağmen çoğunun iman etmediği bildirilir.Allah’ın mutlak üstün ve çok merhametli olduğu açıklanır.
Kıssadaki İşaret
Bu kıssa şu konularda işaret taşır:
Ahlaki sınırın önemi,
rızanın ve mahremiyetin korunması,
peygamberi yalanlamanın sonucu,
toplumsal zorbalığın çöküşü,
müminlerin kurtarılması.
Çoğunun İman Etmemesi
Açık uyarı ve delil bulunmasına rağmen kavmin çoğu iman etmemiştir.Bu, delilin insanı zorla değiştirmediğini gösterir.İnsan:
kibri,
arzusu,
çıkarı
sebebiyle gerçeğe direnebilir.
Allah’ın Üstünlüğü
Kavmin kalabalığı ve saldırganlığı Allah’ın hükmünü engelleyememiştir.Mutlak güç Allah’a aittir.
Allah’ın Merhameti
Ayetin merhametle tamamlanması önemlidir.Allah:
peygamber göndermiş,
kavmi uyarmış,
tövbe fırsatı vermiş,
iman edenleri kurtarmıştır.
Hüküm uzun süren uyarının ardından gelmiştir.
YİRMİ DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Lût kavminin kıssasında yalnız ceza değil, yıllarca süren uyarı ve müminlere ulaşan rahmet de vardır.
OTUZUNCU BÖLÜM
Hayâsızlık, Yol Kesme ve Toplantılarda Kötülük
Ankebût Suresi 28–29
Hz. Lût kavmine, kendilerinden önce hiçbir toplumun yaygın biçimde işlemediği büyük hayâsızlığa yöneldiklerini bildirir.Onların erkeklere yaklaştığını, yol kestiğini ve toplantılarında kötülük yaptığını açıklar.Bu ayetler kavmin suçunun yalnız cinsel davranışla sınırlı olmadığını gösterir.
Ankebût Suresi 28. Ayet
Büyük Hayâsızlık
Hz. Lût kavminin kötülüğü toplum hâlinde açıkça işlediğini bildirir.Kötülüğün ağırlığı:
yaygınlaştırılması,
savunulması,
toplum düzenine dönüştürülmesi
ile artmıştır.
Ankebût Suresi 29. Ayet
Erkeklere Yaklaşmaları
Ayet onların cinsel davranışını açıkça zikreder.Kıssanın bütünü bu yönelişin:
saldırgan,
ölçüsüz,
topluca uygulanan
bir biçime dönüştüğünü gösterir.
Yol Kesmeleri
Kavmin yol kestiği bildirilir.Bu ifade:
yolcuları rahatsız etmek,
güvenliği bozmak,
yabancılara saldırmak,
insanların seyahat hakkını engellemek
anlamlarını taşıyabilir.Bu suç, misafirlerine yönelmeleriyle de uyumludur.
Güvenli Seyahatin Yok Olması
Yolların güvenliği bir toplumun temel sorumluluklarındandır.Yolcu:
korunmasız,
bölgeyi tanımayan,
yardıma muhtaç
olabilir.Lût kavmi ise yabancının bu durumunu istismar etmiştir.
Toplantılarda Kötülük Yapmaları
Kavmin toplantılarında kötü davranışlar işlediği bildirilir.Kur’an bu ayette bütün ayrıntıları saymaz.Temel anlam:
kötülüğün gizli kalmadığı,
topluca yapıldığı,
sosyal eğlence ve alışkanlık hâline getirildiğidir.
Kötülüğün Normalleştirilmesi
Bir suç toplantılarda açıkça yapılmaya başlandığında:
utanma duygusu zayıflar,
toplu onay oluşur,
bireysel vicdan bastırılır.
Kötülüğün seyredilmesi, alkışlanması veya eğlenceye dönüştürülmesi de ahlaki sorumluluk doğurur.
Kavmin Azabı İstemesi
Hz. Lût’un kavmi doğru söylüyorsa Allah’ın azabını getirmesini ister.Bu istek:
tövbeye yönelmediklerini,
uyarıyı alaya aldıklarını,
ilahî hükme meydan okuduklarını
gösterir.
OTUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Lût kavminin suçları birbiriyle bağlantılıdır:Hayâsızlık
Cinsel saldırganlık
Yol güvenliğini bozmak
Toplantılarda kötülüğü yaymak
Azaba meydan okumakİffet Kitabı yalnız bireysel mahremiyeti değil, yolcunun, misafirin ve toplumun güvenliğini de korur.
OTUZ BİRİNCİ BÖLÜM
Hz. Lût’un Bozguncu Kavme Karşı Duası
Ankebût Suresi 30
Hz. Lût, kavminin açık hayâsızlığına, yol kesmesine, toplantılarda kötülük yapmasına ve ilahî uyarıyla alay etmesine karşı Rabbinden yardım ister.“Rabbim! Bozgunculuk yapan bu topluluğa karşı bana yardım et.”anlamında dua eder.
Bozgunculuğun Açık Hâle Gelmesi
Hz. Lût kavmini yalnız bireysel günahlardan dolayı değil, toplumsal bozgunculuk sebebiyle uyarmıştır.Kavmin düzeninde:
insan bedeninin dokunulmazlığı çiğnenmiş,
yolcular tehdit edilmiş,
misafir güvenliği ortadan kalkmış,
kötülük toplantılarda yaygınlaştırılmış,
doğru söz susturulmak istenmiştir.
Bu nedenle Hz. Lût onları bozguncu bir topluluk olarak tanımlar.
Yardımı Allah’tan İstemesi
Hz. Lût uzun süre:
tebliğ etmiş,
temiz yolu göstermiş,
kavmini Allah’tan sakındırmış,
kötülüğe açıkça karşı çıkmıştır.
Fakat maddi gücü onların saldırganlığını durdurmaya yetmemiştir.Bu aşamada yardımını Allah’tan ister.
Dua ve Sorumluluk
Hz. Lût’un duası, görevini bırakıp yalnızca sonuç beklemesi değildir.O önce:
konuşmuş,
uyarmış,
misafirlerini korumaya çalışmış,
ailesini gözetmiştir.
Ardından gücünün yetmediği noktada Allah’a sığınmıştır.Dua, insanın sorumluluğunu terk etmesi değil; elinden geleni yaptıktan sonra aczini Allah’a sunmasıdır.
Bozgunculuğa Karşı Yardım
Hz. Lût’un istediği yardım kişisel bir tartışmayı kazanmak için değildir.Amacı:
mazlumların korunması,
zorbalığın sona ermesi,
ahlaki düzenin yeniden kurulması,
ilahî hükmün ortaya çıkmasıdır.
OTUZ BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Lût kavmine karşı öfkesini kişisel intikama dönüştürmedi. Bozgunculuğu sona erdirecek yardımı Allah’tan istedi.
OTUZ İKİNCİ BÖLÜM
Meleklerin Hz. İbrahim’e Lût Kavmi Hakkındaki Haberi
Ankebût Suresi 31–32
Allah’ın elçileri Hz. İbrahim’e müjdeyle geldiklerinde, Lût kavminin yaşadığı şehri yok etmek üzere gönderildiklerini bildirir.Hz. İbrahim şehirde Hz. Lût’un bulunduğunu hatırlatır. Melekler ise orada kimlerin bulunduğunu çok iyi bildiklerini ve Hz. Lût ile iman eden ailesini kurtaracaklarını açıklar.Ancak eşinin geride kalanlardan olacağı bildirilir.
Ankebût Suresi 31. Ayet
Şehrin Zulüm Sebebiyle Hükümle Karşılaşması
Melekler Hz. İbrahim’e, şehir halkının zalim olduğunu bildirir.Bu zulüm:
peygamberi yalanlama,
cinsel zorbalık,
yol kesme,
yabancılara saldırma,
kötülüğü toplumsal düzen hâline getirme
şeklinde ortaya çıkmıştır.Şehir yalnız belirli bireylerin gizli günahları sebebiyle değil, zulmün ortak ve açık bir düzene dönüşmesi sebebiyle hükümle karşılaşmıştır.
Hz. İbrahim’in Hz. Lût’u Hatırlatması
Hz. İbrahim şehirde Hz. Lût’un bulunduğunu söyler.Bu söz onun:
peygamber kardeşini düşündüğünü,
masumların durumuna önem verdiğini,
ilahî hükümde ayrım bulunduğunu bildiğini
gösterir.Hz. İbrahim kendi aldığı evlat müjdesiyle yetinmeyip tehlikedeki Hz. Lût’un durumunu sorar.
Ankebût Suresi 32. Ayet
Allah’ın Elçilerinin Tam Bilgisi
Melekler şehirde bulunanları çok iyi bildiklerini söyler.Bu ifade ilahî hükmün:
bilgisizce,
rastgele,
suçlu ile suçsuzu ayırmadan
gerçekleşmediğini gösterir.Allah kimin iman ettiğini ve kimin zulümde ısrar ettiğini bilir.
Hz. Lût ve Ailesinin Kurtarılması
Melekler Hz. Lût’u ve iman eden ailesini kurtaracaklarını bildirir.Bu kurtuluş:
ilahî rahmet,
adalet,
peygambere verilen destek
olarak gerçekleşir.
Eşinin Geride Kalması
Hz. Lût’un eşi ailesinden biri olduğu hâlde kurtulanların içinde değildir.Çünkü kurtuluşun ölçüsü yalnız evlilik bağı değildir.Ölçü:
iman,
sadakat,
peygamberin yoluna bağlılıktır.
OTUZ İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. İbrahim şehirde Hz. Lût’un bulunduğunu hatırlattı; melekler ise ilahî hükmün masumu zalimden ayırdığını bildirdi.
OTUZ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Meleklerin Hz. Lût’a Gelişi ve Endişesinin Giderilmesi
Ankebût Suresi 33
Melekler Hz. Lût’a geldiğinde o, onların gelişi sebebiyle üzülür ve kendisini çaresiz hisseder.Melekler korkmamasını ve üzülmemesini söyler. Kendisinin ve iman eden ailesinin kurtarılacağını, yalnız eşinin geride kalacağını bildirir.
Hz. Lût’un Üzüntüsü
Hz. Lût gelen misafirlerin gerçek kimliğini bilmediği için onların güvenliğinden endişe eder.Kavminin:
yabancılara yöneldiğini,
misafirlere saldırdığını,
kendisini dinlemediğini
bilmektedir.Bu nedenle içi daralır.
Peygamberin İnsani Endişesi
Hz. Lût’un üzülmesi, Allah’a güvenmediği anlamına gelmez.Peygamberler de:
sorumluluk,
tehlike,
sevdiklerinin güvenliği
karşısında insani kaygı yaşayabilir.İman, insanın hiçbir duygu hissetmemesi değil; duygusuna rağmen doğru davranmasıdır.
“Korkma ve Üzülme”
Melekler iki duyguyu birlikte giderir:Korku: Yaklaşan saldırıyla ilgilidir.
Üzüntü: Kavmin sonu ve yaşanan ahlaki çöküşle ilgilidir.Allah’ın yardımı hem gelecek tehlikesine karşı güven hem de kalbe teselli sağlar.
Kurtuluş Haberinin Açıklığı
Hz. Lût’a ve iman eden ailesine kurtuluş açıkça bildirilmiştir.Böylece o:
misafirlerini koruma endişesinden,
kavmin saldırısından,
ailesinin geleceği hakkındaki belirsizlikten
kurtarılır.
Eşinin Durumu
Eşinin geride kalacağı tekrar bildirilir.Kur’an’ın bu tekrarı, aile bağının iman yerine geçmeyeceği dersini güçlendirir.
OTUZ ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Lût misafirlerini koruyamayacağından korkarken, onların kendisini ve ailesini kurtarmak için gönderilen melekler olduğunu öğrendi.
OTUZ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Gökten İndirilecek Hüküm
Ankebût Suresi 34
Melekler, şehir halkının işlediği bozgunculuk sebebiyle üzerlerine gökten bir azap indireceklerini bildirir.
Bozgunculuk Sebebi
Ayet hükmün sebebini açıkça kavmin bozgunculuğuna bağlar.Onların bozgunculuğu yalnız belirli bir cinsel davranıştan ibaret değildir.Kıssanın bütününde:
zorbalık,
yol kesme,
toplantılarda kötülük,
misafirlere saldırı,
temiz insanları sürme,
peygamberi yalanlama
birlikte yer alır.
Gökten Gelen Azap
Hükmün gökten gelmesi, insanın yalnız yeryüzündeki kuvvetlerle korunamayacağını gösterir.Kavmin:
şehir düzeni,
kalabalığı,
saldırgan gücü
ilahî hüküm karşısında etkisiz kalmıştır.
Günah ile Fısk Arasındaki Bağ
Kavmin davranışı fısk, yani Allah’ın sınırından çıkış olarak tanımlanır.Fısk:
emri bilip çiğnemek,
ahlaki sınırın dışına çıkmak,
kötülükte ısrar etmektir.
İlahi Hükmü Keyfî Cezaya Dönüştürmemek
Bu ayet bireylerin başkalarına kendi anlayışlarına göre ceza vermesine izin vermez.Kavme gelen hüküm:
peygamber tarafından uygulanmamış,
sıradan insanlarca verilmemiş,
Allah’ın doğrudan emriyle gerçekleşmiştir.
İnsanların sorumluluğu adaleti, hukuku ve can dokunulmazlığını korumaktır.
OTUZ DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kavmin toplumsal bozgunculuğu yeryüzünde yayılmış; ilahî hüküm ise gökten gelerek bu düzeni sona erdirmiştir.
OTUZ BEŞİNCİ BÖLÜM
Akledenler İçin Bırakılan Açık İşaret
Ankebût Suresi 35
Allah’ın aklını kullanan bir topluluk için kavmin yaşadığı yerden açık bir işaret bıraktığı bildirilir.
Geride Kalan İşaret
Kavmin yıkımından sonra geride kalan izler:
güçlerinin geçiciliğini,
zulmün kalıcı olmadığını,
peygamberin uyarısının doğruluğunu
hatırlatır.
Akletmenin Gerekliliği
Her insan tarihî bir kalıntıyı görebilir. Fakat ondan gerçek ders çıkarmak akletmeyi gerektirir.Akletmek:
olayla sebep arasındaki bağı görmek,
yalnız felakete değil, felakete götüren ahlaka bakmak,
aynı yanlışı kendi hayatında tekrarlamamaktır.
Kıssayı Başkalarına Karşı Kullanmak
Lût kavminin kıssası yalnız başkalarını suçlamak için okunmamalıdır.İnsan kendi hayatında şu soruları sormalıdır:
Başkasının rızasına saygı gösteriyor muyum?
Savunmasız kişileri koruyor muyum?
Yolcuya ve misafire güven veriyor muyum?
Kötülüğü eğlence hâline getiriyor muyum?
Doğruyu söyleyen kişiyi susturmaya mı çalışıyorum?
İşaretin Ahlaki Yönü
Kavmin sonundan çıkarılacak ders yalnız cinsellikle sınırlı değildir.İşaret:
beden dokunulmazlığı,
güvenlik,
toplumsal adalet,
misafir hakkı,
zorbalığa karşı duruş
alanlarını da kapsar.
OTUZ BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kalıntılar geçmişin sessiz taşlarıdır; fakat akleden kalp için zulmün sonunu anlatan açık sözlerdir.
OTUZ ALTINCI BÖLÜM
Seçilmiş Bir Peygamber Olarak Hz. Lût
Sâffât Suresi 133
Hz. Lût’un Allah’ın elçilerinden biri olduğu bildirilir.Bu kısa ifade onun:
vahiy alan,
insanlara doğru yolu bildiren,
Allah tarafından seçilmiş
bir peygamber olduğunu kesin biçimde açıklar.
Peygamberlik Görevi
Hz. Lût’un kavmine yaptığı uyarılar kişisel ahlak anlayışından doğmamıştır.O:
ilahî vahye dayanmış,
doğru ile yanlışı Allah’ın ölçüsüyle açıklamış,
kendisine verilen görevi yerine getirmiştir.
Kavmin Çoğunluğuna Karşı Elçilik
Kavmin davranışı yaygın olduğu hâlde Hz. Lût onların çoğunluğuna uymamıştır.Peygamber:
topluma benzemek,
kabul görmek,
dışlanmamak
için vahyi değiştirmez.
Elçiliğin Emaneti
Elçi, gönderenin sözünü doğru biçimde ulaştırmakla sorumludur.Hz. Lût:
kavmin tepkisinden korkarak susmamış,
mesajı yumuşatıp anlamını değiştirmemiş,
kötülüğe açıkça karşı çıkmıştır.
OTUZ ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Lût’un ölçüsü toplumun alışkanlığı değil, kendisini gönderen Allah’ın vahyidir.
OTUZ YEDİNCİ BÖLÜM
Hz. Lût ve Ailesinin Kurtarılması
Sâffât Suresi 134–135
Allah’ın Hz. Lût’u ve ailesinin tamamını kurtardığı; yalnız geride kalan yaşlı kadının bu kurtuluşun dışında olduğu bildirilir.
Kurtuluşun Toplu Değil, Seçime Bağlı Olması
Aynı şehirde yaşayan herkes aynı sonla karşılaşmamıştır.İman edenler:
gece çıkarılmış,
korunmuş,
hükümden uzaklaştırılmıştır.
Bu, ilahî adaletin kişilerin tercihlerini gözettiğini gösterir.
Yaşlı Kadının Geride Kalması
Yaşlı kadın, Hz. Lût’un eşidir.Onun peygamber eşi olması kurtuluş sağlamamıştır.Çünkü:
aile bağı imanın yerine geçmez,
yakınlık sadakat olmadan yeterli değildir.
İman Eden Ailenin Korunması
Hz. Lût ailesinin tamamını kurtaramamıştır; yalnız iman edenler kurtulmuştur.Bu, peygamberin bile bir başkasının iradesini zorla değiştiremeyeceğini gösterir.
OTUZ YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kurtuluş aynı evde bulunmakla değil, aynı iman ve sadakat yolunda bulunmakla gerçekleşmiştir.
OTUZ SEKİZİNCİ BÖLÜM
Geride Kalanların Yok Edilmesi
Sâffât Suresi 136
Hz. Lût ve iman edenler kurtarıldıktan sonra geride kalanların yok edildiği bildirilir.
Önce Kurtuluş, Sonra Hüküm
İlahî hüküm gelmeden önce müminler şehirden çıkarılmıştır.Bu sıralama:
adalet,
ayrım,
rahmet
taşır.Masumlar hüküm bölgesinde bırakılmamıştır.
Geride Kalmanın Manevi Anlamı
Geride kalanlar yalnız fiziksel olarak şehirde duranlar değildir.Onlar:
eski düzeni bırakmayan,
peygamberin çağrısına uymayan,
zulmü destekleyen
kimselerdir.
Bozuk Düzenin Sona Ermesi
Kavmin yok edilmesi bireysel hayatların sona ermesiyle birlikte zorba toplumsal düzenin de sona ermesidir.Artık:
yollar kesilmeyecek,
misafirlere saldırılmayacak,
temiz insanlar şehirden sürülmeyecektir.
OTUZ SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Lût’un kurtuluşu yalnız bir peygamberin korunması değil, zulmün hâkim olduğu düzenin sona ermesidir.
OTUZ DOKUZUNCU BÖLÜM
Sabah ve Gece Kalıntıların Yanından Geçmek
Sâffât Suresi 137–138
İnsanların Lût kavminin yaşadığı bölgenin yakınından sabah ve gece geçtikleri bildirilir.Ardından hâlâ akıllarını kullanıp kullanmayacakları sorulur.
Sürekli Görülen İşaret
Kavmin kalıntıları uzak ve bilinmeyen bir yerde değildir.İnsanlar yolculukları sırasında:
sabah,
gece
onların bulunduğu bölgenin yakınından geçmektedir.
Görmek ile Anlamak Arasındaki Fark
Bir kalıntıyı sürekli görmek, ondan mutlaka ders alınacağı anlamına gelmez.İnsan:
alışabilir,
sıradanlaştırabilir,
yalnız dış görünüşüne bakabilir.
Kur’an ise onları düşünmeye çağırır.
Akletme Sorusu
Ayetin sonunda:“Hâlâ akletmeyecek misiniz?”anlamında bir soru yöneltilir.Akletmek:
geçmişi bugüne bağlamak,
aynı zulüm biçimlerini fark etmek,
davranışları değiştirmektir.
Tarihî Kalıntıya Doğru Bakış
Geçmiş toplumların izleri:
felaket merakı,
korku hikâyesi,
eğlence
olarak görülmemelidir.Asıl amaç:
zulümden sakınmak,
güvenliği korumak,
toplumsal ahlakı düzeltmektir.
OTUZ DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
İnsanlar kalıntıların yanından defalarca geçti; fakat Kur’an onlardan yalnız bakmalarını değil, akletmelerini istedi.
KIRKINCI BÖLÜM
Lût Kavminin Uyarıları Yalanlaması
Kamer Suresi 33
Lût kavminin ilahî uyarıları yalanladığı bildirilir.
Yalanlanan Uyarılar
Hz. Lût kavmini:
hayâsızlıktan,
saldırganlıktan,
yol kesmekten,
misafirlerin dokunulmazlığını çiğnemekten
sakındırmıştır.Kavim bu uyarıları yalnız dinlememekle kalmamış, onları yalanlamıştır.
Peygamberi Yalanlamanın Anlamı
Hz. Lût’u yalanlamak:
onun ahlak çağrısını reddetmek,
yaklaşan sonucu küçümsemek,
ilahî vahyi kabul etmemektir.
Uyarıya Karşı Alay
Kavim doğru söylüyorsa azabı getirmesini istemiştir.Bu, uyarıyı düşünmek yerine onunla alay ettiklerini gösterir.
KIRKINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Uyarıyı dinlemeyen kişi hata yapabilir; uyarıyı yalanlayıp onunla alay eden kişi ise dönüş yolunu daha da daraltır.
KIRK BİRİNCİ BÖLÜM
Taş Taşıyan Fırtına ve Seher Vakti Kurtuluş
Kamer Suresi 34
Lût kavminin üzerine taş taşıyan bir fırtına gönderildiği bildirilir.Hz. Lût’un ailesi ise seher vaktinde kurtarılır.
Taş Taşıyan Fırtına
Kavme gelen hüküm, taşları taşıyan şiddetli bir rüzgâr veya fırtına olarak anlatılır.Kur’an’ın diğer surelerinde bu olay:
taş yağmuru,
şehirlerin altüst edilmesi,
korkunç ses
ile birlikte anılır.Bunlar aynı büyük hükmün farklı yönleridir.
Seher Vakti
Seher, gecenin sonuna ve sabahın başlangıcına yakın vakittir.Hz. Lût ve ailesinin seherde kurtarılması:
karanlığın sonu,
yeni bir başlangıç,
ilahî rahmetin ulaşması
anlamı taşır.
Zamanında Çıkış
Aileye gece yola çıkmaları emredilmişti.Seherde kurtulmaları, ilahî emre zamanında uymanın önemini gösterir.
KIRK BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kavme taş taşıyan fırtına gelirken, iman eden aile seherin sessizliğinde rahmetle çıkarıldı.
KIRK İKİNCİ BÖLÜM
Allah Katından Bir Nimet Olarak Kurtuluş
Kamer Suresi 35
Hz. Lût ve iman eden ailesinin Allah katından bir nimet olarak kurtarıldığı bildirilir.Şükreden kimselerin bu şekilde karşılık göreceği açıklanır.
Kurtuluşun Nimet Oluşu
Hz. Lût’un kurtuluşu yalnız tehlikeden kaçmak değildir.Aynı zamanda:
imanın korunması,
zalim çevreden ayrılma,
yeni bir hayat fırsatı
olarak nimettir.
Şükür
Hz. Lût kavminin kötülüğüne katılmamış ve Allah’ın vahyine bağlı kalmıştır.Şükür bu kıssada:
nimeti doğru kullanmak,
beden ve ahlak emanetini korumak,
Allah’ın sınırına uymak
şeklinde görünür.
Kurtuluşu Kendi Gücünden Bilmemek
Hz. Lût kendisini kurtaracak kuvveti olmadığını açıkça hissetmiştir.Kurtuluşu:
ailesinin sayısından,
toplumsal desteğinden,
fiziksel gücünden
değil, Allah’ın nimetinden gelmiştir.
KIRK İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Lût’un kurtuluşu kendi gücünün değil, Allah’ın rahmet ve nimetinin eseridir.
KIRK ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Şiddetli Yakalamaya Karşı Uyarı
Kamer Suresi 36
Hz. Lût kavmini Allah’ın şiddetli yakalamasından önceden sakındırmıştır. Fakat onlar bu uyarılar hakkında şüphe ve tartışma içine girmiştir.
Önceden Uyarılmaları
Kavmin sonu ansızın bildirilmemiş bir olay değildir.Hz. Lût:
davranışlarının yanlış olduğunu,
tövbe etmeleri gerektiğini,
hükmün gelebileceğini
açıkça söylemiştir.
Uyarıyı Tartışmayla Geçiştirmek
Kavim uyarının ahlaki içeriğine yönelmek yerine onun gerçek olup olmadığını tartışmıştır.İnsan bazen:
davranışını değiştirmemek,
sorumluluğu ertelemek
için sürekli tartışma üretebilir.
Şüphe ile İnat Arasındaki Fark
Samimi şüphe:
soru sorar,
delil arar,
doğruyu bulmaya çalışır.
İnatçı tartışma ise gerçeği kabul etmemek için yapılır.Lût kavminin tavrı ikinci duruma dönüşmüştür.
KIRK ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kavim uyarının doğruluğunu tartışırken, kendi davranışının yanlışlığını sorgulamaktan kaçındı.
KIRK DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Misafirleri Ele Geçirmeye Kalkışmaları
Kamer Suresi 37
Kavmin Hz. Lût’un misafirlerine ulaşmak ve onları ele geçirmek istediği bildirilir.Bunun üzerine gözlerinin silindiği veya görme güçlerinin etkisiz hâle getirildiği açıklanır.Ardından ilahî azabın ve uyarının sonucunu tatmaları bildirilir.
Misafirleri Ele Geçirme Niyeti
Kavmin amacı:
konuşmak,
tanışmak,
meşru ilişki kurmak
değildir.Onlar misafirleri zorla ele geçirmek istemiştir.Bu, kıssanın saldırı ve rıza ihlali boyutunu açık biçimde gösterir.
Gözlerinin Etkisiz Hâle Getirilmesi
Allah onların misafirlere ulaşmasını engeller.Görme yetilerinin etkisizleşmesi:
saldırının durdurulması,
misafirlerin korunması,
kavmin aczinin ortaya çıkması
anlamına gelir.
Gören Fakat Hakikati Görmeyen Toplum
Kavim daha önce bedensel olarak görüyor; fakat:
peygamberin sözünü,
misafirin dokunulmazlığını,
kendi zulmünü
göremiyordu.Sonunda saldırı için kullandıkları gözleri de işlevsiz hâle gelmiştir.
Uyarının Gerçekleşmesi
Onlara ilahî azabın ve uyarının sonucunu tatmaları bildirilir.Daha önce alaya aldıkları uyarı artık yaşanan bir gerçeğe dönüşmüştür.
KIRK DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Başkasının mahremiyetini ihlal etmek için bakan gözler, hedeflerine ulaşamadan etkisiz bırakıldı.
KIRK BEŞİNCİ BÖLÜM
Sabah Vakti Gelen Kalıcı Azap
Kamer Suresi 38
Sabahın erken vaktinde kalıcı bir azabın kavmi yakaladığı bildirilir.
Sabahın İki Farklı Anlamı
Hz. Lût ve ailesi için sabah:
kurtuluş,
güven,
yeni başlangıçtır.
Kavmi için ise:
mühletin sonu,
hükmün gerçekleşmesidir.
Kalıcı Sonuç
Azabın kalıcı olarak nitelenmesi, kavmin kurduğu düzenin yeniden ayağa kalkamayacağını gösterir.Onların:
şehri,
toplumsal düzeni,
zorbalığı
sona ermiştir.
Ertelenmiş Hüküm
Kavim uzun süre uyarılmıştır.Hükmün gecikmesi:
unutuldukları,
yaptıklarının önemsiz olduğu
anlamına gelmemiştir.Mühlet bitince sonuç gelmiştir.
KIRK BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Sabah, iman edenler için rahmetin; zulümde ısrar edenler için hesabın vakti oldu.
KIRK ALTINCI BÖLÜM
Azabın ve Uyarının Sonucunu Tatmaları
Kamer Suresi 39
Kavme Allah’ın azabını ve uyarılarının sonucunu tatmaları bildirilir.
Uyarı ile Sonuç Arasındaki Bağ
Kavmin karşılaştığı hüküm, önceden yapılan uyarıların gerçekleşmesidir.Hz. Lût:
kötülüğü açıklamış,
temiz yolu göstermiş,
Allah’tan sakındırmış,
sonucu haber vermiştir.
Bilgi Sorumluluğu Artırır
Kavim neyin yanlış olduğunu bilmeden hareket etmemiştir.Peygamberin uyarısını işitmiş; fakat onu reddetmiştir.Bilgiye rağmen kötülükte ısrar, sorumluluğu ağırlaştırır.
“Tatmak” İfadesi
Azabı tatmak, daha önce sözle anlatılan sonucun doğrudan tecrübe edilmesini ifade eder.Onlar uyarıyı teorik bir söz gibi görmüş; sonunda onun gerçekliğini yaşamıştır.
KIRK ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Uyarı dikkate alınmadığında, insan bazen gerçeği sözle değil sonuçla öğrenir.
KIRK YEDİNCİ BÖLÜM
Kur’an’ın Öğüt İçin Kolaylaştırılması
Kamer Suresi 40
Allah Kur’an’ı öğüt alınması için kolaylaştırdığını bildirir ve öğüt alacak kimsenin bulunup bulunmadığını sorar.
Kıssanın Amacı
Lût kavminin anlatılması:
felaket ayrıntılarıyla korku üretmek,
insanları aşağılamak,
geçmiş toplumla alay etmek
için değildir.Amaç öğüttür.
Öğüt Almak
Öğüt almak:
ayeti okumak,
hikâyeyi hatırlamak
ile sınırlı değildir.İnsan davranışını değerlendirmelidir:
Rızaya saygı gösteriyor muyum?
Başkasının mahremiyetini koruyor muyum?
Yolcuya ve yabancıya güven veriyor muyum?
Topluca yapılan kötülüğe katılıyor muyum?
Temiz kalmak isteyenleri küçümsüyor muyum?
Kur’an’ın Kolaylaştırılması
Kur’an’ın temel ahlaki mesajı açıktır:
zulmetme,
sınırı aşma,
başkasının dokunulmazlığını çiğneme,
peygamberin uyarısını küçümseme.
KIRK YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kıssanın en önemli sorusu “Onlara ne oldu?” değil, “Aynı bozulmanın hangi izleri davranışlarda yeniden ortaya çıkıyor?” sorusudur.
Bölüm etkileşimi
