26. bölüm / 36
Tevrat İncil ZeburDevamı
Bölümler 36Şu an: Devamı
- 1 TEVRAT7.167 kelime
- 2 İncil3.166 kelime
- 3 ZEBUR2.466 kelime
- 4 بِسْمِ اَللّٰهِ اَلْرَحْمَانِ اَلْرَحِيمِ171 kelime
- 5 Kitab-ül Devran12.336 kelime
- 6 Devamı13.638 kelime
- 7 Devamı9.257 kelime
- 8 Devamı12.657 kelime
- 9 Devamı8.260 kelime
- 10 Devamı7.871 kelime
- 11 Devamı6.923 kelime
- 12 Devamı3.642 kelime
- 13 Devamı4.159 kelime
- 14 Devamı2.014 kelime
- 15 Devamı2.616 kelime
- 16 Devamı1.568 kelime
- 17 Devamı1.898 kelime
- 18 Devamı2.069 kelime
- 19 Devam7.092 kelime
- 20 Devamı5.071 kelime
- 21 Devamı3.686 kelime
- 22 Devamı3.622 kelime
- 23 Devamı2.509 kelime
- 24 Devamı4.969 kelime
- 25 Devamı1.875 kelime
- 26 Devamı5.582 kelime · Okuduğun bölüm
- 27 Devamı4.476 kelime
- 28 Devamı3.128 kelime
- 29 Devamı6.201 kelime
- 30 Devamı2.200 kelime
- 31 Devamı1.434 kelime
- 32 Devamı5.081 kelime
- 33 Devamı3.145 kelime
- 34 Devamı 15.kitap2.032 kelime
- 35 Devamı3.310 kelime
- 36 Devamı 15.kitap3.374 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
YETMİŞ BİRİNCİ BÖLÜM
Oğullarının Babalarının Acısına Tepkisi
Yusuf Suresi 85
Hz. Yakup’un oğulları ona Yusuf’u anmaya devam ettiğini, bu kederin sonunda onu iyice zayıflatacağını söyler.Onlara göre Hz. Yakup yıllar geçmesine rağmen Yusuf’u unutamamış ve acısını hâlâ taşımaktadır.
Uzun Süren Hasret
Hz. Yakup’un acısı geçici değildir.Yıllar boyunca:
Yusuf’u özlemiş,
onu hatırlamış,
kavuşma ümidini korumuştur.
Bu kadar uzun süren bir hasret, çevresindeki insanlar tarafından anlaşılmakta zorlanabilir.
“Hâlâ Yusuf’u Anıyorsun”
Oğulları babalarının aynı kişiyi yıllar sonra bile anmasına şaşırmaktadır.İnsanlar bazen başkasının acısına kendi zaman ölçüleriyle bakar.Oysa her acı:
aynı sürede hafiflemez,
aynı biçimde yaşanmaz,
aynı izleri bırakmaz.
Babalarının Sağlığından Endişe Etmeleri
Oğullarının sözünde bir miktar kaygı da vardır.Hz. Yakup’un:
yaşlılığı,
gözlerinin etkilenmesi,
sürekli üzüntüsü
onları endişelendirmektedir.
Geçmiş Günahın Sonucunu Görmeleri
Kardeşler yıllar önce Hz. Yusuf’u kuyuya attıklarında yalnız o anı düşünmüştü.Fakat yaptıkları şey:
babalarının yıllarca sürecek acısına,
aile içindeki güvenin yıkılmasına,
kendi vicdanlarında ağır bir yüke
dönüşmüştür.Günah bazen işlendiği anda sona ermez; etkisi yıllarca devam edebilir.
YETMİŞ BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşler Yusuf’u bir gün içinde kuyuya bıraktı; fakat o günün acısı Hz. Yakup’un kalbinde yıllarca sürdü.
YETMİŞ İKİNCİ BÖLÜM
Acısını ve Kederini Allah’a Arz Etmesi
Yusuf Suresi 86
Hz. Yakup oğullarına:“Ben acımı ve kederimi yalnız Allah’a arz ediyorum.”anlamında cevap verir.Ardından Allah tarafından onların bilmediği bazı şeyleri bildiğini söyler.
Acıyı Gizlememek
Hz. Yakup:
acısını inkâr etmez,
güçlü görünmek için duygusunu yok saymaz,
kalbindeki yarayı kabul eder.
Fakat acısının yönünü doğru yere çevirir.
Allah’a Arz Etmek
Hz. Yakup derdini Allah’a sunar.Bu:
dua,
yakarış,
teslimiyet,
kalbin Rabbine açılmasıdır.
Allah’a Şikâyet ile Allah’tan Şikâyet Arasındaki Fark
Hz. Yakup Allah’ın hükmüne karşı çıkmamaktadır.Allah’a:
acısını,
özlemini,
çaresizliğini
anlatmaktadır.Bu nedenle onun tavrı güzel sabırla çelişmez.
İnsanlardan Destek Almak
Bu ayet insanın acısını hiçbir insana anlatamayacağı anlamına gelmez.İnsan:
ailesinden,
dostundan,
güvenilir kişilerden
destek alabilir.Ancak kalbin nihai sığınağı Allah’tır.
“Sizin Bilmediğinizi Allah’tan Biliyorum”
Hz. Yakup’un Allah’ın rahmeti ve kudreti hakkında güçlü bir bilgisi vardır.Oğulları:
Yusuf’un yıllardır kayıp olduğunu,
artık bulunamayacağını
düşünebilir.Hz. Yakup ise Allah’ın imkanlarını insan hesabıyla sınırlamaz.
Peygamber Bilgisi ve Ümit
Hz. Yakup gelecekte olacakların bütün ayrıntılarını söylemez.Fakat Allah’ın:
rahmetinden,
hikmetinden,
kudretinden
ümit kesilmemesi gerektiğini bilir.
YETMİŞ İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup acısını insanlardan gizlemek için değil, Rabbine yöneltmek için taşıdı: “Kederimi Allah’a arz ediyorum.”
YETMİŞ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yusuf’u ve Kardeşini Aramalarını Emretmesi
Yusuf Suresi 87
Hz. Yakup oğullarına gidip Yusuf’u ve kardeşini araştırmalarını emreder.Allah’ın rahmetinden ümit kesmemelerini söyler.Allah’ın rahmetinden ancak inkâr edenlerin ümit keseceğini bildirir.
Sabrın Harekete Dönüşmesi
Hz. Yakup yalnız beklememiştir.Oğullarına:
gidin,
araştırın,
haber arayın
demiştir.Bu, güzel sabrın pasif olmadığını gösterir.
Yusuf’un Hâlâ Aranması
Yıllar geçmiştir.Fakat Hz. Yakup:“Artık boşuna.”dememiştir.Yusuf’un izini aramayı sürdürür.
Ümidin Eyleme Dönüşmesi
Gerçek ümit yalnız içten bir duygu değildir.Ümit:
araştırmaya,
yeniden denemeye,
çözüm aramaya
dönüşmelidir.
Allah’ın Rahmetinden Ümit Kesmemek
Bu ayetin temel mesajlarından biri budur.İnsan:
bütün yolları kapanmış,
bütün sebepleri tükenmiş
görebilir.Fakat Allah’ın rahmeti sebeplerle sınırlı değildir.
Geçmiş Hatanın Onarılması
Hz. Yusuf’u kaybetmesine sebep olan kardeşler şimdi onu bulmakla görevlendirilmiştir.Bu, tövbenin bir başka yönünü gösterir:Mümkünse geçmişte verilen zarar onarılmaya çalışılmalıdır.
Ümitsizliğin Tehlikesi
Ümitsizlik:
Allah’ın kudretini küçültmek,
rahmet kapısını kapalı görmek,
geleceği yalnız mevcut şartlarla değerlendirmek
anlamına gelebilir.Hz. Yakup bu nedenle çocuklarına ümitsizliği yasaklamıştır.
YETMİŞ ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup yıllarca bekledi ama sonunda yine “Yusuf’u arayın” dedi. Çünkü gerçek sabır ümidi, gerçek ümit ise çabayı doğurur.
YETMİŞ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kardeşlerin Yeniden Hz. Yusuf’un Huzuruna Girmesi
Yusuf Suresi 88
Kardeşler yeniden Hz. Yusuf’un huzuruna gelir.Kendilerinin ve ailelerinin sıkıntıya düştüğünü, değeri düşük bir mal getirdiklerini söylerler.Hz. Yusuf’tan ölçüyü tam vermesini ve kendilerine bağışta bulunmasını isterler.Allah’ın bağış yapanların karşılığını vereceğini ifade ederler.
Kıtlığın Ağırlaşması
Aile artık büyük sıkıntı içindedir.Bu durum kardeşlerin:
ekonomik gücünü,
eski gururunu,
kendilerine güvenini
kırmıştır.
Değersiz Mal ile Gelmeleri
Yanlarında getirdikleri malın değeri düşüktür.Bu, artık güçlü bir alışveriş konumunda olmadıklarını gösterir.Yıllar önce kendilerini güçlü gören kardeşler şimdi ihtiyaçlarını açıkça ifade etmektedir.
Hz. Yusuf’tan Yardım İstemeleri
Kardeşler karşılarındaki yöneticiden:
ölçüyü tam vermesini,
kendilerine fazladan iyilik yapmasını
ister.Fakat hâlâ karşılarındaki kişinin Hz. Yusuf olduğunu bilmezler.
İntikam İçin Büyük Fırsat
Hz. Yusuf’un önünde geçmişte kendisine zulmeden kardeşleri vardır.Üstelik şimdi:
zayıf,
muhtaç,
yardım isteyen
bir durumdadırlar.Hz. Yusuf isterse onları aşağılayabilir.Fakat Kitâbü’l-İhsân’ın asıl ahlakı şimdi ortaya çıkacaktır.
YETMİŞ DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Bir zamanlar Yusuf’u değersiz gören kardeşler, şimdi değeri az bir malla onun huzurunda yardım istiyordu.
YETMİŞ BEŞİNCİ BÖLÜM
Hz. Yusuf’un Geçmişi Hatırlatması
Yusuf Suresi 89
Hz. Yusuf kardeşlerine:“Bilgisizlik içinde olduğunuz zaman Yusuf’a ve kardeşine ne yaptığınızı hatırlıyor musunuz?”anlamında bir soru yöneltir.
Kimliğini Açıklamadan Önce Vicdana Seslenmesi
Hz. Yusuf hemen:“Ben Yusuf’um.”demez.Önce onların kalplerine yönelir.Yaptıklarını hatırlamalarını ister.
Bilgisizlik Vurgusu
Hz. Yusuf onların davranışını bilgisizlik dönemiyle ilişkilendirir.Bu:
suçu yok saymak,
sorumluluğu kaldırmak
değildir.Ancak onların:
kıskançlığın,
öfkenin,
nefsin
etkisiyle hareket ettiğini gösterir.
Geçmişi Sayıp Dökmemesi
Hz. Yusuf:
kuyu,
yalan,
gömlek,
yıllarca süren ayrılık
gibi bütün ayrıntıları tek tek yüzlerine vurmaz.Kısa bir soru sorar.Bu, affa hazırlanan bir kalbin dilidir.
Kardeşinin de Anılması
Hz. Yusuf yalnız kendisine yapılanları değil, öz kardeşine karşı davranışları da hatırlatır.Böylece mesele yalnız kişisel intikam değildir.Aile içinde işlenen genel haksızlıkla yüzleşme söz konusudur.
YETMİŞ BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf kardeşlerini aşağılamak için değil, vicdanlarını uyandırmak için geçmişi hatırlattı.
YETMİŞ ALTINCI BÖLÜM
“Yoksa Sen Yusuf musun?”
Yusuf Suresi 90
Kardeşler şaşkınlıkla:“Yoksa sen gerçekten Yusuf musun?”diye sorarlar.Hz. Yusuf:“Ben Yusuf’um; bu da kardeşimdir.”der.Allah’ın kendilerine lütufta bulunduğunu bildirir ve takva ile sabır gösterenlerin karşılığının kaybolmayacağını söyler.
Gerçeğin Bir Anda Açılması
Yıllardır kayıp sandıkları Yusuf:
hayattadır,
karşılarındadır,
yüksek bir makamdadır.
Bütün geçmiş bir anda anlam kazanmaya başlar.
“Ben Yusuf’um”
Hz. Yusuf kimliğini sade bir cümleyle açıklar.Sözünde:
övünme,
intikam,
küçümseme
yoktur.
Allah’ın Lütfu
Hz. Yusuf yükselişini kendisine nispet etmez.“Allah bize lütufta bulundu.”anlamında konuşur.Bu ifade onun tevazusunu gösterir.
Takva
Hz. Yusuf’un hayatındaki takva:
iffeti korumak,
emanete ihanet etmemek,
makamı kötüye kullanmamak,
adaletten sapmamak
şeklinde görünmüştür.
Sabır
Sabır:
kuyuda,
kölelikte,
iftirada,
zindanda,
aile hasretinde
korunmuştur.
İhsanın Karşılığının Kaybolmaması
Hz. Yusuf kıssasının temel ilkelerinden biri yeniden ifade edilir:Allah iyilik yapanların karşılığını kaybetmez.
YETMİŞ ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşleri karşılarında güç sahibi bir yönetici değil, yıllar önce kuyuya attıkları Yusuf’u buldu; Yusuf ise yükselişini yalnız Allah’ın lütfuna bağladı.
YETMİŞ YEDİNCİ BÖLÜM
Kardeşlerin Hatalarını Açıkça Kabul Etmesi
Yusuf Suresi 91
Kardeşler Allah’ın Hz. Yusuf’u kendilerinden üstün kıldığını kabul eder.Kendilerinin gerçekten hata eden kimseler olduğunu söylerler.
Kıskançlığın Sonu
Yıllar önce kardeşler:
kendilerini güçlü,
Yusuf’u değersiz
görmüştü.Şimdi bu bakış tamamen tersine dönmüştür.
Allah’ın Üstün Kılması
Hz. Yusuf’un üstünlüğü:
servet,
makam,
siyasal güç
sebebiyle değildir.Asıl üstünlük:
sabır,
takva,
peygamberlik,
ahlak
ile ilgilidir.
Hatanın İtirafı
Kardeşler artık:
mazeret üretmez,
babalarını suçlamaz,
Yusuf’u suçlamaz.
Açıkça:“Biz hata ettik.”derler.
Tövbenin İlk Gerçek Sözü
Samimi tövbenin başlangıcı:
suçu başkasına yüklememek,
kendini haklı çıkarmamak,
yanlışı kabul etmektir.
Kardeşler bu aşamaya ulaşmıştır.
YETMİŞ YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kıskançlık “Biz daha güçlüyüz” diye başlamıştı; tövbe “Biz hata ettik” sözüyle başladı.
YETMİŞ SEKİZİNCİ BÖLÜM
“Bugün Size Kınama Yok”
Yusuf Suresi 92
Hz. Yusuf kardeşlerine:“Bugün size kınama yoktur.”der.Allah’ın onları bağışlamasını diler ve O’nun merhametlilerin en merhametlisi olduğunu bildirir.
Güç Elindeyken Affetmek
Hz. Yusuf artık:
güçlü,
yetkili,
haklıdır.
Kardeşleri ise suçlarını kabul etmiştir.İntikam almak için bütün şartlar vardır.O ise affı seçer.
Kınamayı Kaldırması
Hz. Yusuf yalnız ceza vermekten vazgeçmez.Onları:
aşağılamaktan,
geçmişi sürekli yüzlerine vurmaktan,
günahlarıyla ezmekten
de vazgeçer.
Affın Gerçeği Yok Etmemesi
Hz. Yusuf önce:
geçmişi hatırlatmış,
kardeşlerin hatayı kabul etmesini sağlamış,
sonra affetmiştir.Bu nedenle affı, gerçeğin üzerini örtmek değildir.
Allah’tan Bağışlanma Dilemesi
Hz. Yusuf kendi hakkından vazgeçtiği gibi Allah’ın da onları bağışlamasını ister.Bu, ihsanın en yüksek noktalarından biridir.
Merhametlilerin En Merhametlisi
Hz. Yusuf kendi affını Allah’ın merhametine bağlar.Çünkü asıl bağışlayan Allah’tır.
YETMİŞ SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf gücü eline geçtiğinde intikamı değil affı seçti: “Bugün size kınama yoktur.”
YETMİŞ DOKUZUNCU BÖLÜM
Hz. Yusuf’un Gömleğini Babasına Göndermesi
Yusuf Suresi 93
Hz. Yusuf kardeşlerine gömleğini götürmelerini ve babasının yüzüne bırakmalarını söyler.Bunun üzerine Hz. Yakup’un yeniden görür hâle geleceğini bildirir.Ardından bütün aileyi kendisine getirmelerini ister.
Gömleğin Üçüncü Büyük Görevi
Hz. Yusuf kıssasında gömlek tekrar büyük bir anlam kazanır.Birinci gömlek: Sahte kanla yalanın aracı oldu.
İkinci gömlek: Arkadan yırtılarak masumiyetin delili oldu.
Üçüncü gömlek: Şifa ve kavuşma müjdesi taşıdı.
Yalanın Aracından Müjdenin Aracına
Yıllar önce bir gömlek Hz. Yakup’a:
ölüm yalanı,
acı,
ayrılık
getirmişti.Şimdi Yusuf’un gerçek gömleği:
hayatta oluşunu,
kavuşmayı,
şifayı
haber verecektir.
Babasına Şifa
Hz. Yakup’un gözleri üzüntüden etkilenmiştir.Hz. Yusuf gömleğin yüzüne bırakılmasıyla görmesinin geri döneceğini bildirir.Şifayı yaratan Allah’tır.Gömlek burada vesile olarak yer alır.
Bütün Ailenin Getirilmesi
Hz. Yusuf yalnız babasını çağırmaz.“Bütün ailenizi bana getirin.”anlamında emreder.Bu söz onun affının gerçekliğini gösterir.Kardeşlerini dışlamaz.
İhsanın Sonucu: Birleştirmek
Hz. Yusuf’un amacı:
kardeşlerini parçalamak,
geçmiş suç sebebiyle aileyi dağıtmak
değildir.Aileyi yeniden bir araya getirmektir.
YETMİŞ DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Sahte kanlı gömlek yıllarca ayrılık getirmişti; Hz. Yusuf’un gerçek gömleği ise şifa ve kavuşmanın habercisi oldu.
SEKSENİNCİ BÖLÜM
Hz. Yakup’un Yusuf’un Kokusunu Alması
Yusuf Suresi 94
Kafile Mısır’dan ayrıldığında Hz. Yakup:“Eğer beni bunamış saymayacaksanız, ben Yusuf’un kokusunu alıyorum.”anlamında konuşur.
Kafile Henüz Gelmeden
Müjdeci henüz Hz. Yakup’a ulaşmamıştır.Fakat Hz. Yakup Yusuf’un kokusunu aldığını söyler.Bu, ona verilen özel bir ilahî lütuf ve işaret olarak değerlendirilir.
Yılların Örtemediği Bağ
Hz. Yakup:
oğlunun yüzünü yıllardır görmemiş,
sesini yıllardır duymamıştır.
Fakat sevgi bağı kaybolmamıştır.
Çevresinin Onu Anlamaması
Hz. Yakup kendisine:
yanılmış,
geçmişe takılmış,
yaşlılığı sebebiyle gerçek dışı düşünen
biri gibi bakılabileceğini bilmektedir.Bu yüzden sözünü böyle ifade eder.
Ümidin Müjdeye Dönüşmesi
Yıllar boyunca kalbinde taşıdığı ümit şimdi ilk somut işaretine kavuşmaktadır.Yusuf’un kokusu, kavuşmanın başlangıç müjdesidir.
SEKSENİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
İnsanlar Yusuf’u unutmuştu; Hz. Yakup ise kavuşmadan önce onun kokusunu aldı.
SEKSEN BİRİNCİ BÖLÜM
Çevresindekilerin Hz. Yakup’un Ümidini Küçümsemesi
Yusuf Suresi 95
Çevresindekiler Hz. Yakup’a hâlâ eski düşüncesinde bulunduğunu söyler.Onlara göre Yusuf’a kavuşacağına dair ümidi sürdürmesi anlaşılır değildir.
İnsan Hesabı
Çevresindeki insanlar:
geçen yıllara,
Yusuf’tan haber gelmemesine,
eldeki görünür şartlara
bakmaktadır.Bu şartlara göre kavuşma uzak görünmektedir.
Hz. Yakup’un Ölçüsü
Hz. Yakup ise yalnız görünene bakmaz.Allah’ın:
rahmetini,
kudretini,
hikmetini
hesaba katar.
Acıyı Küçümsememek
İnsanların Hz. Yakup’a söyledikleri söz, başkasının ümidini veya acısını küçümsemenin ne kadar kolay olduğunu gösterir.Oysa onların bilmediği bir gerçek vardır:Müjdeci çoktan yoldadır.
SEKSEN BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Çevresindekiler Hz. Yakup’un ümidini eski bir yanılgı sandı; oysa kavuşma haberi çoktan yola çıkmıştı.
SEKSEN İKİNCİ BÖLÜM
Müjdecinin Gelmesi ve Gözlerin Açılması
Yusuf Suresi 96
Müjdeci geldiğinde Hz. Yusuf’un gömleğini Hz. Yakup’un yüzüne bırakır.Bunun üzerine Hz. Yakup yeniden görür hâle gelir.Ardından oğullarına:“Ben size Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri bildiğimi söylememiş miydim?”anlamında konuşur.
Müjdeci
Yıllar önce oğulları:
ağlayarak,
sahte kanlı gömlekle
gelmişti.Şimdi ise bir müjdeci:
gerçek gömlek,
gerçek haber,
gerçek kavuşma
ile gelir.
Gözlerin Yeniden Açılması
Hz. Yakup’un görmesi geri döner.Bu, kıssada:
fiziksel şifa,
sabrın karşılığı,
kavuşmanın yaklaştığının açık işareti
olarak yer alır.
Gömleğin Anlamının Tersine Dönmesi
İlk gömlek gözyaşı getirmişti.Son gömlek gözlerin açılmasına vesile oldu.Bu, kıssanın güçlü edebî bütünlüklerinden biridir.
Hz. Yakup’un Bilgisinin Doğrulanması
Hz. Yakup daha önce Allah’tan oğullarının bilmediği şeyleri bildiğini söylemişti.Şimdi onun ümidi doğrulanmıştır.
Övünmek Değil Hatırlatmak
Hz. Yakup’un sözü:“Ben sizden üstünüm.”anlamına gelmez.Allah’ın rahmetine dair güveninin neden boş olmadığını hatırlatır.
SEKSEN İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Sahte gömlek Hz. Yakup’un gözyaşını başlatmıştı; gerçek gömlek gözlerini yeniden açtı.
SEKSEN ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kardeşlerin Babalarından Bağışlanma Duası İstemesi
Yusuf Suresi 97
Kardeşler babalarına:“Babacığımız! Günahlarımız için bağışlanma dile. Çünkü gerçekten hata ettik.”anlamında konuşurlar.
İkinci Büyük İtiraf
Kardeşler önce Hz. Yusuf’a:“Biz hata ettik.”demişti.Şimdi aynı itirafı Hz. Yakup’un karşısında yaparlar.
Babaya Karşı İşlenen Hak
Onların hatası yalnız Hz. Yusuf’a karşı değildir.Hz. Yakup’a karşı da:
yalan söylemiş,
güvenini kötüye kullanmış,
yıllarca ağır acı yaşatmışlardır.
Bu nedenle babalarına yönelmeleri gerekir.
Bağışlanma Duası İstemeleri
Babalarından Allah’a kendileri için dua etmesini isterler.Bu:
günahın farkına vardıklarını,
Allah’ın bağışlamasına ihtiyaç duyduklarını,
peygamber babalarının duasına değer verdiklerini
gösterir.
Tövbenin Aile Boyutu
Bazı günahlar yalnız Allah ile kul arasında değildir.İnsan hakkı da doğurur.Bu durumda mümkünse:
özür,
helallik,
zararın giderilmesi
gerekir.
SEKSEN ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşler geçmişlerini savunmayı bıraktı ve hem Yusuf’un hem de babalarının karşısında hatalarını kabul etti.
SEKSEN DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Hz. Yakup’un Oğulları İçin Bağışlanma Dilemesi
Yusuf Suresi 98
Hz. Yakup:“Sizin için Rabbimden bağışlanma dileyeceğim.”der.Allah’ın çok bağışlayan ve çok merhametli olduğunu bildirir.
Beddua Yerine Dua
Hz. Yakup yıllarca:
kandırılmış,
acı çekmiş,
gözleri etkilenmiştir.
Gerçeği öğrendiğinde:
intikam,
beddua,
aileden uzaklaştırma
yoluna gitmez.
Tövbe Kapısını Açık Tutması
Çocukları hatalarını kabul etmiştir.Hz. Yakup artık onların geçmişini ezmek için kullanmaz.Allah’ın bağışlamasına yöneltir.
Dua İçin Vakit Beklemesi
Tefsirlerde Hz. Yakup’un bağışlanma duasını seher vaktine bırakmış olabileceği aktarılır.Kur’an kesin bir vakit belirtmez.Kesin olan, onların bağışlanması için dua edeceğidir.
Allah’ın İki İsmi
Hz. Yakup Allah’ı:Gafûr — Çok bağışlayan
Rahîm — Çok merhametliolarak anar.Günahın büyüklüğü Allah’ın rahmetini aşmaz; samimi tövbe kapısı açıktır.
SEKSEN DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup kendisine yıllarca acı yaşatan çocukları için bile bağışlanma kapısını kapatmadı.
SEKSEN BEŞİNCİ BÖLÜM
Ailenin Hz. Yusuf’un Yanına Gelmesi
Yusuf Suresi 99
Hz. Yakup ve ailesi Mısır’a ulaştığında Hz. Yusuf anne ve babasını bağrına basar.Onlara Allah’ın dilemesiyle güven içinde Mısır’a girmelerini söyler.
Büyük Kavuşma
Yıllar süren ayrılık sona ermiştir.Hz. Yusuf:
babasına,
ailesine,
kardeşlerine
yeniden kavuşmuştur.
Anne ve Babayı Bağrına Basmak
Hz. Yusuf’un makamı aile sevgisinin önüne geçmez.Ülkenin büyük yöneticisi olmasına rağmen anne ve babasını sevgiyle karşılar.
Güven
Hz. Yusuf ailesine:“Allah dilerse güven içinde girin.”anlamında konuşur.Bu güven:
kıtlıktan,
yolculuktan,
aile parçalanmasından
sonra gelen huzurdur.
Makamı Kendisine Nispet Etmemesi
Hz. Yusuf güvenliği bile:“Ben sizi korurum.”şeklinde mutlak biçimde kendisine bağlamaz.“Allah dilerse.”der.
Parçalanan Ailenin Birleşmesi
Kıskançlık aileyi parçalamıştı.Şimdi:
tövbe,
af,
sabır,
ihsan
aileyi yeniden bir araya getirmiştir.
SEKSEN BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kuyu ile parçalanan aile, sabır ve affın sonunda Mısır’da yeniden birleşti.
SEKSEN ALTINCI BÖLÜM
Çocukluk Rüyasının Gerçekleşmesi
Yusuf Suresi 100
Hz. Yusuf anne ve babasını yüksek bir yere çıkarır.Ailesi ona saygı gösterisi olarak eğilir.Hz. Yusuf babasına:“Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi.”anlamında konuşur.
Rüyanın Yıllar Sonra Gerçekleşmesi
Çocuklukta görülen rüya hemen gerçekleşmemiştir.Aradan:
kuyu,
kölelik,
iftira,
zindan,
kıtlık
geçmiştir.
Secdenin Niteliği
Bu secde ibadet secdesi değildir.O dönemde:
saygı,
selamlama,
makamı tanıma
anlamına gelen bir hareket olarak değerlendirilir.İbadet yalnız Allah’a aittir.
Hz. Yakup’un İlk Yorumu
Hz. Yakup daha çocukken Hz. Yusuf’un rüyasında büyük bir gelecek görmüştü.Şimdi baba, yıllar önce sezdiği müjdenin gerçekleşmesine şahit olmaktadır.
İlahi Vaadin Vakti
Allah’ın bir vaadi gecikebilir.Fakat gecikme gerçekleşmeyeceği anlamına gelmez.Hz. Yusuf’un rüyası yıllar sonra bütün ayrıntılarıyla anlam kazanmıştır.
SEKSEN ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Çocukken görülen rüya yıllar süren imtihanlardan sonra gerçekleşti; Allah’ın takdiri gecikmiş görünse de kaybolmadı.
SEKSEN YEDİNCİ BÖLÜM
Hz. Yusuf’un Geçmişine Rahmet Gözüyle Bakması
Yusuf Suresi 100
Hz. Yusuf Allah’ın kendisine iyilik yaptığını söyler.Kendisini zindandan çıkardığını ve şeytan kardeşlerinin arasını bozduktan sonra ailesini kendisine getirdiğini bildirir.Rabbinin dilediği şeyi ince bir düzenle gerçekleştirdiğini açıklar.
Kardeşlerini Yeniden Suçlamaması
Dikkat çekici biçimde Hz. Yusuf:“Kardeşlerim beni kuyuya attı.”demek yerine aralarının şeytan tarafından bozulduğunu söyler.Bu, kardeşlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.Fakat affın dilini gösterir.
Kuyuyu Yeniden Yüzlerine Vurmaması
Hz. Yusuf affettikten sonra geçmişi sürekli gündeme taşımaz.Bu ihsanın yüksek bir derecesidir.
Zindandan Çıkarılmayı Anması
Hz. Yusuf özellikle zindandan çıkarılmasını Allah’ın lütfu olarak anar.İnsan acının içinde yalnız kaybı görür.Yıllar sonra geriye baktığında aynı olayların içindeki rahmeti de görebilir.
Allah’ın Latîf Oluşu
Allah’ın dilediği işi ince yollarla gerçekleştirmesi vurgulanır.Hz. Yusuf’un hayatında:
kuyu Mısır’a,
zindan saraya,
kıtlık aile birleşmesine
uzanan sebeplere dönüşmüştür.
Allah’ın İlim ve Hikmeti
Hz. Yusuf sözünü Allah’ın:
bilen,
hikmet sahibi
oluşuyla tamamlar.Kıssanın başlangıcında anlaşılamayan olaylar sonunda bir bütün hâline gelmiştir.
SEKSEN YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf geçmişine baktığında yalnız kendisine yapılan kötülüğü değil, bütün olayların içinden işleyen Allah’ın ince lütfunu gördü.
SEKSEN SEKİZİNCİ BÖLÜM
Hz. Yusuf’un Büyük Duası
Yusuf Suresi 101
Hz. Yusuf Rabbine yönelerek kendisine hükümranlıktan pay verdiğini ve olayların yorumundan bilgi öğrettiğini söyler.Göklerin ve yerin yaratıcısı olan Allah’ın dünyada ve ahirette velisi olduğunu bildirir.Ardından Allah’tan kendisini Müslüman olarak vefat ettirmesini ve salihlere katmasını ister.
Makamdan Sonra Tevazu
Hz. Yusuf artık:
güçlü,
itibarlı,
ailesine kavuşmuş,
ülkeyi yönetmektedir.
Fakat duasının merkezinde daha fazla dünya makamı yoktur.
Nimeti Allah’a Nispet Etmesi
Hz. Yusuf:“Sen bana mülkten verdin.”der.Makamı kendisinden bilmez.
İlmin Sahibinin Allah Olması
Rüya yorumlama ve olayların anlamını kavrama bilgisi de Allah’tandır.Böylece iki büyük nimet:Makam
ve
İlimAllah’a nispet edilir.
Göklerin ve Yerin Yaratıcısı
Hz. Yusuf duasını evrensel tevhidle sürdürür.Onun Rabbi yalnız:
Mısır’ın,
ailesinin,
zindanın
Rabbi değildir.Göklerin ve yerin yaratıcısıdır.
Allah’ın Veli Oluşu
Hz. Yusuf Allah’ı:“Dünyada ve ahirette benim velimsin.”anlamında anar.Kuyuya atıldığında da, zindandayken de, saraydayken de gerçek dost ve koruyucu Allah’tır.
Müslüman Olarak Vefat Etme Duası
Hz. Yusuf peygamber olduğu hâlde güzel son için dua eder.Bu çok önemli bir tevazu dersidir.İnsan geçmiş iyiliklerine güvenip sonunu garanti görmemelidir.
Salihlere Katılmak
Hz. Yusuf’un nihai arzusu:
saray,
güç,
servet
değildir.Salih kullarla beraber olmaktır.
SEKSEN SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf’un kıssası sarayla bitmedi; duasıyla Allah’a döndü: “Beni sana teslim olmuş olarak vefat ettir ve salihlere kat.”
SEKSEN DOKUZUNCU BÖLÜM
Hz. Yusuf’un Ahlakı
Hz. Yusuf’un Kur’an’da anlatılan ahlakı ihsan etrafında toplanır.Ona kötülük yapılmış; fakat o kötülüğün kendisini kötü bir insana dönüştürmesine izin vermemiştir.
1. Tevhid
Hz. Yusuf zindanda bile insanları yalnız Allah’a kulluğa çağırmıştır.Ataları:
Hz. İbrahim,
Hz. İshak,
Hz. Yakup
ile aynı tevhid yolunu sürdürmüştür.
2. İffet
Kapılar kapatıldığında Allah’a sığınmıştır.Baskıya ve tehdide rağmen iffeti korumuştur.
3. Sabır
Sabır onun hayatının bütün aşamalarında vardır:
kuyu,
kölelik,
iftira,
zindan,
aile hasreti.
4. İhsan
Zindandaki insanlar ve kardeşleri onu muhsin olarak görmüştür.İhsan:
kötülüğe rağmen iyiliği sürdürmek,
görevini güzel yapmak,
insanlara fayda sağlamaktır.
5. Doğruluk
Zindan arkadaşı ona sıddîk, yani çok doğru sözlü kişi olarak hitap etmiştir.
6. Emanet
Kendisini:Koruyucu ve bilgiliolarak tanımlamıştır.Kendisine verilen:
malı,
görevi,
güveni
korumuştur.
7. İlim
Allah ona:
hüküm,
ilim,
rüyaların yorumunu
öğretmiştir.Bu ilmi insanlara fayda sağlamak için kullanmıştır.
8. Adalet
Kardeşleri kendisine zulmetmiş olmasına rağmen onların erzak hakkını eksiltmemiştir.Kamu görevini kişisel intikam için kullanmamıştır.
9. Affedicilik
Güç elindeyken:“Bugün size kınama yok.”demiştir.Bu onun ahlakının zirvesidir.
10. Tevazu
Makamını ve ilmini Allah’a nispet etmiştir.Kendi nefsini bütünüyle temize çıkarmamıştır.
11. Yönetim
Yaklaşan kıtlığı:
önceden planlamış,
üretimi düzenlemiş,
tüketimi sınırlandırmış,
depolamayı sağlamış,
kriz sonrasını düşünmüştür.
12. Aile Sevgisi
Kardeşlerinin zulmüne rağmen ailesini yeniden bir araya getirmiştir.Anne ve babasını onurlandırmıştır.
13. Dua
Başlangıçtan sona Allah’a yönelmiştir.Hayatının sonunda istediği şey:
daha fazla makam değil,
güzel son ve salihlere katılmaktır.
SEKSEN DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf’un ahlakı:Tevhid
İffet
Sabır
İhsan
Doğruluk
Emanet
İlim
Adalet
Affedicilik
Tevazuüzerinde yükselmiştir.Hz. Yusuf’un büyüklüğü, başına hiç kötülük gelmemesi değil; kötülüğün onu kötülüğe dönüştürememesidir.
DOKSANINCI BÖLÜM
Kitâbü’l-İhsân’ın Temel Öğretileri
Hz. Yusuf’un kıssası insanın kötülük karşısında nasıl güzel kalabileceğini öğretir.
Kıskançlık Zulme Dönüşebilir
Kardeşlerin kıskançlığı:Düşünce
↓
Plan
↓
Yalan
↓
Kuyuşeklinde ilerlemiştir.Bu nedenle kıskançlık küçümsenmemelidir.
İffet Gizlide Belli Olur
İnsanların bulunmadığı yerde Hz. Yusuf Allah’ı hatırlamıştır.Gerçek ahlak, gözlerden uzak yerde ortaya çıkar.
Masumiyet İçin Adalet Aranabilir
Hz. Yusuf zindandan hemen çıkmamış, masumiyetinin açıklanmasını istemiştir.Sabır, hakkı aramamak değildir.
Bilgi Topluma Hizmet İçindir
Hz. Yusuf ilmini:
şöhret,
üstünlük,
servet
için değil, halkı kıtlıktan korumak için kullanmıştır.
Bollukta Tedbir Alınmalıdır
Bolluk yıllarında kaynaklar tüketilmemiş, gelecek kıtlığa hazırlanılmıştır.
Güç İntikam İçin Kullanılmamalıdır
Hz. Yusuf kardeşleri karşısında güçlü duruma geldiğinde intikam almamıştır.
Affetmek Gerçeği Silmez
Kardeşler:
hatalarını kabul etmiş,
tövbeye yönelmiştir.
Bundan sonra Hz. Yusuf onları affetmiştir.
Allah’ın Lütfu Görünmeyen Yollardan İşleyebilir
Kuyu ilk bakışta felakettir.Fakat ileride Mısır’a giden yol olur.Zindan ilk bakışta kayıptır.Fakat saraya açılan kapı olur.
Son Hedef Dünya Makamı Değildir
Hz. Yusuf’un kıssası büyük bir makamla tamamlanmasına rağmen duası ahirete yöneliktir.
DOKSANINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kitâbü’l-İhsân şu yolu öğretir:Kıskançlıktan kardeşliğe,
zulümden adalete,
arzudan iffete,
zindandan sabra,
güçten hizmete,
intikamdan affa,
dünya makamından Allah’a teslimiyete yönelmek.
DOKSAN BİRİNCİ BÖLÜM
Kitâbü’l-İhsân’ın Özeti
Hz. Yusuf’un manevi yolculuğu şöyledir:Çocukluk rüyası
↓
Hz. Yakup’un müjdesi
↓
Kardeşlerin kıskançlığı
↓
Kuyuya bırakılması
↓
Kervanın onu bulması
↓
Düşük bedelle satılması
↓
Mısır’da bir eve yerleşmesi
↓
Hüküm ve ilim verilmesi
↓
Büyük iffet imtihanı
↓
Arkadan yırtılan gömlekle masumiyetinin görülmesi
↓
Zindan tehdidi
↓
Zindanı günaha tercih etmesi
↓
Haksız yere hapsedilmesi
↓
Zindanda tevhidi anlatması
↓
İki rüyayı yorumlaması
↓
Yıllarca unutulması
↓
Hükümdarın rüyası
↓
Yedi bolluk ve yedi kıtlık yılını açıklaması
↓
Masumiyetinin resmen ortaya çıkması
↓
Ülkenin hazinelerinin başına geçmesi
↓
Kardeşlerinin Mısır’a gelişi
↓
Öz kardeşiyle birleşmesi
↓
Kardeşlerinin tövbesi
↓
“Bugün size kınama yok” diyerek affetmesi
↓
Gömleğin Hz. Yakup’a gönderilmesi
↓
Hz. Yakup’un gözlerinin açılması
↓
Ailenin Mısır’da yeniden birleşmesi
↓
Çocukluk rüyasının gerçekleşmesi
↓
Hz. Yusuf’un Allah’a teslimiyet duası
İHSAN KİTABI’NIN ANA MESAJI
İhsan, insana iyilik yapanlara iyi davranmakla sınırlı değildir; sana kötülük edenlerin kötülüğünün senin ahlakını bozmasına izin vermemektir.Hz. Yusuf:
kardeşlerinin zulmüne rağmen kardeşliğini,
kadının baskısına rağmen iffetini,
zindana rağmen tevhidini,
makama rağmen tevazusunu,
güce rağmen adaletini,
geçmişe rağmen affediciliğini
korumuştur.
HZ. YUSUF’UN TEMEL SÖZLERİ
Allah’a Sığınışı
Allah’a sığınırım.
Zindan Duası
Rabbim! Zindan, onların beni çağırdığı şeyden bana daha sevimlidir.
Tevhid Çağrısı
Birçok ayrı rab mi daha hayırlıdır, yoksa tek ve mutlak üstün olan Allah mı?
Hüküm Sözü
Hüküm yalnız Allah’ındır.
Yönetim Ehliyeti
Beni ülkenin hazinelerinin başına getir. Çünkü ben korumasını bilen ve bilgili biriyim.
Takva ve Sabır Sözü
Kim Allah’a karşı sorumluluk taşır ve sabrederse Allah iyilik yapanların karşılığını zayi etmez.
Af Sözü
Bugün size kınama yoktur. Allah sizi bağışlasın.
Son Duası
Rabbim! Bana mülkten verdin ve olayların yorumundan öğrettin. Göklerin ve yerin yaratıcısı! Dünyada ve ahirette velim sensin. Beni sana teslim olmuş olarak vefat ettir ve salihlere kat.
ON BİRİNCİ KİTABIN SONU
Hz. Yusuf — Kitâbü’l-İhsân
Temsil ettiği ahlak: İhsan, iffet, sabır ve affedicilik
İlk büyük imtihanı: Kardeşlerinin kıskançlığı ve kuyu
En belirgin iffeti: Kapılar kapandığında Allah’a sığınması
En ağır haksızlığı: Masum olduğu hâlde zindana atılması
En önemli ilmi: Rüyaların yorumunu ve kriz yönetimini bilmesi
Yönetim ahlakı: Emanet ile bilgiyi birleştirmesi
Güç karşısındaki tavrı: İntikam yerine adaleti seçmesi
Kardeşlerine sözü: “Bugün size kınama yoktur.”
Son arzusu: Allah’a teslim olmuş olarak ölmek ve salihlere katılmak
İnsanlığa bıraktığı ders: Kötülüğün gerçek yenilgisi, insanın kötülüğe rağmen güzel kalabilmesidir.
ON İKİNCİ KİTAP
HZ. EYYÛB
KİTÂBÜ’S-SABR
İmtihan, Sabır, Dua, Şifa ve Allah’a Dönüş
Hz. Eyyûb’un temsili kitabı:Kitâbü’s-Sabr — Sabır Kitabıolarak adlandırılmıştır.Bu adlandırma kendisine indirilmiş bağımsız bir ilahî kitabın adı değildir. Kur’an’da anlatılan sabır, dua ve Allah’a yöneliş ahlakını temsil eden edebî bir başlıktır.Hz. Eyyûb Kur’an’da:
ağır sıkıntıyla sınanan,
Rabbine edeple dua eden,
sabreden,
Allah tarafından şifaya ve rahmete kavuşturulan,
“ne güzel kul” diye övülen,
sürekli Allah’a yönelen
bir peygamber olarak anlatılır.Hz. Eyyûb’la ilgili başlıca ayetler:Nisâ Suresi 163
En‘âm Suresi 84
Enbiyâ Suresi 83–84
Sâd Suresi 41–44
BİRİNCİ BÖLÜM
Hz. Eyyûb’un Rabbine Seslenmesi
Enbiyâ Suresi 83
Hz. Eyyûb Rabbine seslenerek kendisine sıkıntının dokunduğunu bildirir.Ardından Allah’ı:“Sen merhametlilerin en merhametlisisin.”diye anar.
Duanın Edebi
Hz. Eyyûb:
öfkeyle,
isyanla,
Allah’ın hükmünü sorgulayarak
dua etmez.Yalnız yaşadığı sıkıntıyı Rabbine arz eder.
“Bana Sıkıntı Dokundu”
Dikkat çekici biçimde:“Ben mahvoldum.”veya“Neden bana bunu yaptın?”demez.Sıkıntının kendisine dokunduğunu söyler.Bu ifade büyük bir edep taşır.
Önce Acıyı, Sonra Rahmeti Anmak
Hz. Eyyûb duasında iki şeyi birleştirir:Acizliğini
ve
Allah’ın merhametini.Kul:
kendi zayıflığını kabul eder,
fakat Allah’ın rahmetinden ümit kesmez.
Allah’ı Merhametiyle Anması
Hz. Eyyûb sıkıntının içinde bile Allah’ı:Merhametlilerin en merhametlisiolarak tanır.Bu, imtihanın Allah hakkındaki güzel zannını bozmadığını gösterir.
BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Eyyûb acısını Rabbine arz etti; fakat acısı Allah’ın merhametine olan güvenini değiştirmedi.
İKİNCİ BÖLÜM
Duanın Kabul Edilmesi
Enbiyâ Suresi 84
Allah, Hz. Eyyûb’un duasını kabul eder.Üzerindeki sıkıntıyı giderir ve ona ailesini, ayrıca onlarla birlikte bir o kadarını daha verir.Kur’an bunun:
Allah’tan bir rahmet,
kulluk edenler için bir öğüt
olduğunu bildirir.
Duaya Karşılık
Hz. Eyyûb’un duası uzun değildir.O:
acısını belirtmiş,
Allah’ın merhametine sığınmıştır.
Allah ise duasına karşılık vermiştir.Bu durum duanın değerinin uzunluğunda değil, samimiyetinde olduğunu gösterir.
Sıkıntının Giderilmesi
Allah onun üzerinde bulunan zararı kaldırmıştır.Kur’an burada rahatsızlığın bütün ayrıntılarını vermez.Kesin olan:
Hz. Eyyûb’un ağır bir sıkıntı yaşadığı,
Allah’a sabırla yöneldiği,
sonunda bu sıkıntının kaldırıldığıdır.
Ailesinin Yeniden Verilmesi
Allah ona ailesini geri vermiştir.Ayrıca onlarla birlikte bir o kadarının daha verildiği bildirilir.Bu, kaybın ardından gelen geniş bir rahmettir.
Rahmet
Hz. Eyyûb’un kurtuluşu yalnız bir imtihanın bitmesi değildir.Kur’an bunu doğrudan:Allah’tan bir rahmetolarak tanımlar.Sabır, kulun görevidir.Rahmet ise Allah’ın lütfudur.
İbadet Edenler İçin Öğüt
Hz. Eyyûb’un kıssası yalnız ona ait değildir.Allah bu olayı:
dua edenlere,
sıkıntıda sabredenlere,
kullukta devam edenlere
bir öğüt olarak sunar.
Sabrın Sonucu Hakkında Ölçü
Bu kıssa, sabreden herkesin dünyada mutlaka aynı biçimde:
hastalıktan kurtulacağı,
kaybettiğini aynen geri alacağı,
maddi bolluğa kavuşacağı
şeklinde bir garanti değildir.Asıl ölçü, hiçbir sabrın ve duanın Allah’ın ilminden çıkmamasıdır.
İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Eyyûb sıkıntısını Allah’a arz etti; Allah da sıkıntısını kaldırdı ve yaşadığı imtihanı sonraki kullar için rahmet ve öğüt hâline getirdi.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Allah’ın Hz. Eyyûb’u Sabırlı Bulması
Sâd Suresi 41–44
Hz. Eyyûb’un kıssası Sâd Suresi’nde yeniden anlatılır.Allah onu:“Ne güzel kuldu! Şüphesiz o daima Allah’a yönelirdi.”anlamında över.Bu övgü, Hz. Eyyûb’un sabrının yalnız acıya dayanmak değil, imtihan boyunca Allah’a yönelişini korumak olduğunu gösterir.
Allah’ın Kulunu Övmesi
Bir insanın insanlar tarafından övülmesi geçicidir.Fakat Hz. Eyyûb’un en büyük şerefi Allah’ın onu güzel bir kul olarak anmasıdır.
“Ne Güzel Kul”
Bu ifade Hz. Eyyûb’un:
imanını,
sabrını,
duasını,
teslimiyetini
birlikte över.Güzel kulluk yalnız rahatlıkta değil, sıkıntıda da Allah’a bağlı kalmaktır.
Sürekli Allah’a Yönelmek
Hz. Eyyûb’un önemli vasıflarından biri evvâb olmasıdır.Evvâb:
tekrar tekrar Allah’a dönen,
kalbini sürekli Rabbine yönelten,
her durumda O’na sığınan
kul anlamı taşır.
İmtihanın Kalbi Değiştirmemesi
Büyük sıkıntılar insanı:
öfkeye,
ümitsizliğe,
isyana
sürükleyebilir.Hz. Eyyûb ise imtihanın kalbindeki kulluk yönünü değiştirmesine izin vermemiştir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Eyyûb’un sabrı yalnız dayanmak değildi; acının içinde bile sürekli Rabbine dönmesiydi.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Hz. Eyyûb’un Sıkıntısını Rabbine Bildirmesi
Sâd Suresi 41
Hz. Eyyûb Rabbine yönelerek şeytanın kendisine yorgunluk ve azap dokundurduğunu bildirir.Bu ayet onun yaşadığı sıkıntının ağır yönünü gösterir.
Sıkıntıyı Gizlememesi
Sabırlı insan:
acısını inkâr etmek,
hastalığını saklamak,
hiç zorlanmıyormuş gibi görünmek
zorunda değildir.Hz. Eyyûb yaşadığı sıkıntıyı açıkça Rabbine söylemiştir.
Şikâyetin Yönü
Hz. Eyyûb şikâyetini insanlara öfke olarak yöneltmemiştir.Onu Allah’a arz etmiştir.Bu, Hz. Yakup’un:“Kederimi Allah’a arz ediyorum.”sözüyle aynı kulluk çizgisini taşır.
Şeytanın Dokundurması
Ayet sıkıntıyı şeytanın dokundurmasıyla ilişkilendirir.Bunun mahiyetini kesin ayrıntılarla açıklamak Kur’an’ın verdiği bilgiyi aşar.Kesin olan:
Hz. Eyyûb’un eziyet ve yorgunluk yaşadığı,
bundan kurtuluşu Allah’tan istediğidir.
Acıyı Dile Getirmek Sabrı Bozmaz
Hz. Eyyûb hem acısını anlatmış hem de sabırlı kul olarak övülmüştür.Bu önemli bir ölçüdür:Sabır, “Acım yok.” demek değildir.Sabır, acı varken kulluğu korumaktır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Eyyûb acısını gizlemedi; fakat acısını Rabbine taşıdı ve kulluğundan vazgeçmedi.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Yerden Çıkan Su ile Şifa
Sâd Suresi 42
Allah Hz. Eyyûb’a ayağını yere vurmasını emreder.Bunun üzerine yıkanabileceği ve içebileceği serin bir su ortaya çıkar.
İlahi Emrin Ardından Fiil
Hz. Eyyûb’a yalnız beklemesi söylenmemiştir.Bir hareket emredilmiştir:Ayağını yere vur.Bu, dua ile fiilî sebebin birlikte yürüdüğünü gösterir.
Şifaya Vesile Olan Su
Ortaya çıkan su:
yıkanmak,
içmek
için kullanılacaktır.Bu su Hz. Eyyûb’un şifasına vesile olur.Şifayı yaratan Allah’tır.Su ise yaratılmış bir sebeptir.
Dua ve Tedavi Birlikteliği
Bu ayetten çıkarılabilecek önemli ölçülerden biri şudur:İnsan:
dua eder,
Allah’a güvenir,
aynı zamanda meşru tedavi yollarına başvurur.
Tedavi tevekküle aykırı değildir.
Serinlik
Suyun serin oluşunun özellikle anılması:
bedenin rahatlaması,
sıkıntının hafiflemesi,
yeni bir başlangıç
anlamı taşır.Uzun süren yorgunluğun ardından serinlik rahmet gibi gelir.
Sebebin Allah Tarafından Verilmesi
Hz. Eyyûb şifayı yalnız sudan bilmez.Suyu çıkaran da, ona şifa özelliği veren de Allah’tır.
BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Eyyûb dua etti; Allah ona bir şifa sebebi gösterdi. Tevekkül, sebebi terk etmek değil, sebebi Allah’tan bilmektir.
ALTINCI BÖLÜM
Ailesinin ve Rahmetin Yeniden Verilmesi
Sâd Suresi 43
Allah Hz. Eyyûb’a ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını daha bağışladığını bildirir.Bunun:
Allah’tan bir rahmet,
akıl sahipleri için bir öğüt
olduğu açıklanır.
Kayıptan Sonra Gelen Genişlik
Hz. Eyyûb’un hayatında imtihan:
beden,
aile,
hayat düzeni
üzerinden ağırlaşmıştır.Fakat sıkıntının ardından Allah ona yeniden genişlik vermiştir.
Ailenin Dönüşü
Ailenin yeniden verilmesi, yalnız maddi bir telafi değildir.Aile:
sevgi,
destek,
yakınlık,
huzur
anlamı taşır.
Bir O Kadarının Daha Verilmesi
Allah nimeti yalnız eski hâline döndürmekle bırakmamış, onu artırmıştır.Bu, rahmetin bolluğunu gösterir.
Akıl Sahipleri İçin Öğüt
Hz. Eyyûb’un kıssası düşünmeden yalnızca mucize olarak okunmamalıdır.Akıl sahibi kişi şunu görür:
sıkıntı kalıcı olmayabilir,
sabır imanı korur,
Allah’ın rahmeti umulmadık şekilde gelebilir.
İmtihandan Sonra Nimet
Nimetin imtihandan sonra gelmesi, önceki acıyı yok saymaz.Hz. Eyyûb gerçekten acı çekmiştir.Fakat acı son söz olmamıştır.
ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Eyyûb’un kıssasında acı gerçekti; fakat Allah’ın rahmeti acıdan daha geniş çıktı.
YEDİNCİ BÖLÜM
Verilen Sözü Bozmadan Merhametli Çözüm
Sâd Suresi 44
Hz. Eyyûb’un verdiği bir söz sebebiyle yaşadığı meselede Allah ona eline bir demet almasını ve onunla vurmasını, böylece yeminini bozmamasını bildirir.Ayetin ayrıntılı sebebi Kur’an’da açıklanmaz.Ardından Allah onu sabırlı bulduğunu, onun ne güzel ve sürekli Rabbine dönen bir kul olduğunu tekrar bildirir.
Kur’an’ın Açıklamadığı Ayrıntıyı Kesinleştirmemek
Tefsirlerde Hz. Eyyûb’un hangi sebeple yemin ettiği ve kime yönelik olduğu konusunda rivayetler vardır.Ancak Kur’an olayın ayrıntısını açıkça vermez.Bu nedenle kitapta kesin olanla rivayeti birbirinden ayırmak gerekir.Kesin olan:
bir yemin bulunduğu,
Allah’ın merhametli ve zarar azaltıcı bir çözüm gösterdiğidir.
Yemin ve Merhamet Dengesi
Allah, Hz. Eyyûb’un verdiği sözü bütünüyle yok saymadan onu daha hafif bir yolla yerine getireceği çözüm göstermiştir.Bu, ilahî hükümde:
sadakat,
merhamet,
kolaylık
arasındaki dengeyi gösterir.
Şiddeti Büyütmeyen Çözüm
Ayet, verilen söz sebebiyle ağır bir zarar doğmasının önüne geçecek bir yol gösterir.Bu nedenle kıssanın ahlaki yönü:Öfkeyle verilmiş bir sözü körü körüne büyük zarara dönüştürmemekşeklinde de okunabilir.
Allah’ın Sabır Övgüsünün Tekrarı
Bölümün sonunda Hz. Eyyûb bir kez daha:
sabırlı,
güzel kul,
Allah’a çokça dönen
olarak övülür.Bu tekrar, kıssanın merkezinin mucizevi şifadan çok sabır ve kulluk olduğunu gösterir.
YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Allah Hz. Eyyûb’a hem sözüne sadık kalacağı hem de gereksiz zararı büyütmeyeceği merhametli bir çözüm gösterdi.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Hz. Eyyûb’a Vahiy Verilmesi
Nisâ Suresi 163
Allah, Hz. Muhammed’e vahyettiği gibi Hz. Nuh’a ve ondan sonraki peygamberlere de vahyettiğini bildirir.Vahiy verilen peygamberler arasında Hz. Eyyûb’un adı açıkça anılır.
Bağımsız Bir Peygamber
Hz. Eyyûb yalnız sabırlı bir salih kul değildir.O aynı zamanda Allah’ın vahiy verdiği bir peygamberdir.
Vahyin Ortak Kaynağı
Hz. Eyyûb:
Hz. İbrahim,
Hz. İsmail,
Hz. İshak,
Hz. Yakup,
Hz. Yunus,
Hz. Harun,
Hz. Süleyman
gibi peygamberlerle birlikte anılır.Bu, vahyin kaynağının birliğini gösterir.
Sabır ile Peygamberlik
Hz. Eyyûb’un sabrı kişisel bir karakter özelliğinin ötesindedir.O, vahiy alan bir peygamber olarak kulluk ve sabır örneği olmuştur.
SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Eyyûb’un sabrı, Allah’ın vahiy verdiği bir peygamberin kulluk ahlakıdır.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Hidayete Erdirilen Peygamberlerden Olması
En‘âm Suresi 84
Hz. Eyyûb, Allah’ın hidayete erdirdiği peygamberler arasında anılır.Aynı ayetlerde Hz. İbrahim’in soyundan gelen birçok peygamberin doğru yola iletildiği bildirilir.
Hidayet
Hz. Eyyûb’un hidayeti:
doğru iman,
doğru kulluk,
sabır,
Allah’a yöneliş
şeklinde hayatında görünür.
Sıkıntıda Hidayeti Korumak
Doğru yolu bilmek kolay zamanda mümkün olabilir.Asıl sınav:
hastalık,
kayıp,
yalnızlık,
çaresizlik
geldiğinde hidayeti korumaktır.Hz. Eyyûb bunu başarmıştır.
Hidayetin Allah’tan Olması
Hz. Eyyûb sabrını yalnız kendi karakterine bağlamaz.Doğru yolu gösteren ve kalbi sabit tutan Allah’tır.
DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Eyyûb’un gerçek gücü, imtihanın içinde hidayet yönünü kaybetmemesidir.
ONUNCU BÖLÜM
Hz. Eyyûb’un Ahlakı
Hz. Eyyûb’un Kur’an’da anlatılan ahlakı sabır, dua ve Allah’a dönüş etrafında toplanır.
1. Sabır
Allah onu açıkça sabırlı bir kul olarak övmüştür.Sabır:
acı hissetmemek,
hastalığı inkâr etmek
değildir.Acının içinde kulluğu korumaktır.
2. Dua
Hz. Eyyûb sıkıntısını Rabbine arz etmiştir.Duası:
kısa,
edepli,
ümitli
bir duadır.
3. Allah’ın Rahmetine Güven
Sıkıntının içinde bile:“Sen merhametlilerin en merhametlisisin.”demiştir.Acı, Allah hakkındaki güzel zannını bozmamıştır.
4. Allah’a Sürekli Dönüş
Kur’an onu evvâb olarak tanımlar.Her durumda yeniden Rabbine dönmüştür.
5. Tevekkül
Şifayı Allah’tan istemiş; fakat Allah’ın gösterdiği fiilî sebebi de kullanmıştır.
6. Edep
Hz. Eyyûb duasında Allah’ı suçlamamış, hükmüne karşı çıkmamıştır.Acısını edeple ifade etmiştir.
7. Şükür
Şifa ve aile nimeti geri geldiğinde bu nimetleri Allah’ın rahmeti olarak kabul etmiştir.
8. Sözünde Durmak
Yemin meselesinde Allah’ın gösterdiği merhametli çözümle sözünü korumuştur.
9. Hidayette Sebat
İmtihan uzun sürse de Allah’a bağlılığı bozulmamıştır.
10. Tevazu
Kurtuluşu kendi dayanıklılığına değil, Allah’ın rahmetine bağlamıştır.
ONUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Eyyûb’un ahlakı:Sabır
Dua
Edep
Tevekkül
Rahmete güven
Sürekli Allah’a dönüş
Sözünde durmakdeğerlerinde toplanır.Hz. Eyyûb’un sabrı, acının bitmesini beklemekten önce acının içinde Allah’a bağlı kalmaktır.
ON BİRİNCİ BÖLÜM
Kitâbü’s-Sabr’ın Temel Öğretileri
Hz. Eyyûb’un kıssası sıkıntı karşısında kulun nasıl durması gerektiğini öğretir.
Acıyı Söylemek Sabrı Bozmaz
Hz. Eyyûb:“Bana sıkıntı dokundu.”demiştir.Bu nedenle insan:
acısını,
hastalığını,
yorgunluğunu
ifade edebilir.
Dua Kısa Olabilir
Duanın değeri uzunluğunda değildir.Hz. Eyyûb birkaç sözle bütün kalbini Rabbine açmıştır.
Şifa Allah’tandır, Sebepler Kullanılır
Allah Hz. Eyyûb’a suyu kullanmasını emretmiştir.Kul:
dua eder,
doktora gider,
tedavi olur,
sebebe başvurur.
Bunlar tevekküle aykırı değildir.
İmtihan Allah’ın Merhametini Yok Etmez
Hz. Eyyûb ağır sıkıntı içindeyken bile Allah’ı merhametiyle anmıştır.Sıkıntı:Allah’ın kulunu unuttuğuanlamına gelmez.
Sabır Pasiflik Değildir
Sabır:
dua etmek,
tedavi aramak,
doğru davranışı sürdürmek
ile birlikte yaşanabilir.
Nimet Geri Geldiğinde Şükredilir
İmtihan bitince insan geçmiş sıkıntısının öfkesiyle yaşamamalı; yeni nimeti fark etmelidir.
Allah’a Dönüş Süreklidir
Hz. Eyyûb yalnız sıkıntıda değil, bütün hâllerinde Allah’a dönen bir kul olarak övülmüştür.
ON BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kitâbü’s-Sabr şu yolu öğretir:Acıdan duaya,
duadan tevekküle,
tedbirden şifaya,
kayıptan rahmete,
imtihandan Allah’a daha güçlü dönüşe yönelmek.
ON İKİNCİ BÖLÜM
Kitâbü’s-Sabr’ın Özeti
Hz. Eyyûb’un Kur’an’da anlatılan manevi yolculuğu şöyle özetlenebilir:Allah’ın peygamberi olarak seçilmesi
↓
Ağır sıkıntıyla imtihan edilmesi
↓
Acısını Rabbine arz etmesi
↓
Allah’ın merhametine güvenmesi
↓
Duasının kabul edilmesi
↓
Şifa sebebinin gösterilmesi
↓
Su ile rahatlama ve şifa
↓
Ailesinin yeniden verilmesi
↓
Nimetin artırılması
↓
Verdiği söz konusunda merhametli çözüm gösterilmesi
↓
Allah tarafından sabırlı kul olarak övülmesi
↓
“Ne güzel kul; daima Rabbine dönerdi” diye anılması
SABIR KİTABI’NIN ANA MESAJI
Sabır, acının yokluğu değil; acının Allah ile kul arasındaki bağı koparamamasıdır.Hz. Eyyûb:
sıkıntısını gizlememiş,
Rabbine arz etmiş,
isyan etmemiş,
rahmetten ümit kesmemiş,
gösterilen sebebe başvurmuş,
şifayı Allah’tan bilmiştir.
HZ. EYYÛB’UN TEMEL SÖZLERİ
Sıkıntı Duası
Bana sıkıntı dokundu; sen merhametlilerin en merhametlisisin.
Allah’a Yönelişi
Rabbim, sıkıntımı sana arz ediyorum.
Sabır Ahlakı
Acı vardır; fakat Allah’ın rahmetinden ümit kesilmez.
ON İKİNCİ KİTABIN SONU
Hz. Eyyûb — Kitâbü’s-Sabr
Temsil ettiği ahlak: Sabır, dua ve Allah’a sürekli dönüş
En ağır imtihanı: Uzun süren sıkıntı ve kayıplar
En belirgin duası: “Bana sıkıntı dokundu; sen merhametlilerin en merhametlisisin.”
Şifa anlayışı: Dua ile fiilî sebebi birleştirmek
Allah tarafından övgüsü: “Ne güzel kul; sürekli Rabbine dönerdi.”
İnsanlığa bıraktığı ders: Acı, kulluğu bozmak zorunda değildir; sabır, rahmete duyulan güveni korumaktır.
ON ÜÇÜNCÜ KİTAP
HZ. ŞUAYB
KİTÂBÜ’L-MÎZÂN
Ölçü, Tartı, Ticaret Ahlakı, Adalet ve Toplumsal Dürüstlük
Hz. Şuayb’ın temsili kitabı:Kitâbü’l-Mîzân — Ölçü ve Denge Kitabıolarak adlandırılmıştır.Bu adlandırma kendisine indirilmiş bağımsız bir ilahî kitabın adı değildir. Kur’an’da Hz. Şuayb’ın özellikle:
ölçü,
tartı,
ticaret,
insanların hakkını eksiltmeme,
yeryüzünde bozgunculuk yapmama
üzerindeki tebliğini temsil eden edebî bir başlıktır.Hz. Şuayb Kur’an’da Medyen halkına gönderilen peygamber olarak anlatılır.Başlıca ayetler:A‘râf Suresi 85–93
Hûd Suresi 84–95
Şuarâ Suresi 176–191
Ankebût Suresi 36–37
BİRİNCİ BÖLÜM
Medyen Halkına Gönderilen Kardeşleri Şuayb
A‘râf Suresi 85
Allah Medyen halkına kendi kardeşleri Hz. Şuayb’ı gönderir.Hz. Şuayb onlara:
yalnız Allah’a kulluk etmelerini,
ölçü ve tartıyı eksiltmemelerini,
insanların mallarını haksız biçimde azaltmamalarını,
yeryüzü düzene kavuşmuşken bozgunculuk yapmamalarını
söyler.
Tebliğin İlk Sözü: Tevhid
Hz. Şuayb ticaret ahlakını anlatmaya başlamadan önce:Yalnız Allah’a kulluk edin.çağrısında bulunur.Bu çok önemlidir.Çünkü ahlakın temeli yalnız ekonomik düzen değil, Allah’a karşı sorumluluktur.
Ölçü ve Tartı
Medyen halkının önemli sorunlarından biri ticarette hile yapmalarıdır.Hz. Şuayb:
eksik ölçmeyi,
eksik tartmayı,
alışverişte karşı tarafın hakkını azaltmayı
yasaklar.
İnsanların Mallarını Eksiltmemek
Haksızlık yalnız terazide birkaç gram eksiltmek değildir.İnsanların:
malını,
emeğini,
ücretini,
hakkını
eksiltmek de aynı ahlaki hastalığın farklı biçimleridir.
Islah Edilmiş Yeryüzünü Bozmamak
Allah yeryüzünde:
hukuk,
güven,
ticaret,
toplumsal ilişkiler
için belirli bir düzen oluşturmuştur.Hile ve zulüm bu düzeni bozar.
“Bu Sizin İçin Daha Hayırlıdır”
Hz. Şuayb kavmine dürüst ticaretin yalnız ahiret için değil, dünya hayatı için de hayırlı olduğunu öğretir.Çünkü güven olmayan piyasada:
ticaret bozulur,
insanlar birbirinden şüphe eder,
toplumda huzur azalır.
BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Şuayb’ın ilk ölçüsü şuydu: Allah’a kulluk eden insan, insanların terazisinde ve hakkındaki ölçüde hile yapamaz.
Bölüm etkileşimi
