Tevrat İncil Zebur kitap kapağı

28. bölüm / 36

Tevrat İncil Zebur

Devamı

Vaveyla Yazarı: Zeynep Erkan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 36Şu an: Devamı

İKİNCİ BÖLÜM
Allah’ın Ezilenlere Lütfetmek İstemesi
Kasas Suresi 5–6
Allah, yeryüzünde ezilen kimselere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve onları mirasçılar kılmak istediğini bildirir.Onları yeryüzünde güçlendirmek ve Firavun, Hâmân ve ordularına korktukları şeyi göstermek murat edilir.
Zulmün Sonsuz Olmaması
Firavun’un sistemi güçlü görünmektedir.O:
orduya,
yönetime,
servete,
korkuya
dayanmaktadır.Fakat Kur’an daha kıssanın başında önemli bir denge kurar:Zalim güçlü görünse de son söz ona ait değildir.
Ezilenlere Lütuf
Allah ezilenleri unutmadığını bildirir.Bu lütuf:
yalnız acıyı hafifletmek,
geçici rahatlık vermek
değildir.Onları ayağa kaldırmak, sorumluluk sahibi yapmak ve tarihin yönünü değiştirmek anlamına gelir.
Önder Kılınmak
Ezilen toplum yalnız kurtarılmayacaktır.Onlardan önderler meydana gelecektir.Bu önemli bir dönüşümdür:Ezilen
↓
Kurtarılan
↓
Sorumluluk verilen
↓
Önder kılınan
Mirasçılık
Mirasçılık yalnız mal edinmek anlamına gelmez.Bir düzenin ardından:
toprak,
imkân,
sorumluluk,
yeni hayat
devralınabilir.
Firavun’un Korktuğu Son
Firavun geleceğini korumak için çocukları öldürmektedir.Fakat Allah onun korktuğu şeyin kendi saray düzeninin içinden gerçekleşmesine izin verecektir.Hz. Mûsâ doğacak, korunacak ve Firavun’un karşısına peygamber olarak çıkacaktır.
İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Firavun geleceği korkuyla kontrol etmeye çalıştı; Allah ise ezilenlerin içinden zulüm düzenini sarsacak bir peygamber çıkardı.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Annesine Gelen İlham
Kasas Suresi 7
Allah Hz. Mûsâ’nın annesine çocuğunu emzirmesini, onun için korktuğunda ise onu suya bırakmasını ilham eder.Korkmaması ve üzülmemesi söylenir.Çünkü Allah onu annesine geri döndüreceğini ve onu peygamberlerden biri yapacağını bildirir.
Bir Annenin En Ağır İmtihanı
Bir anne için çocuğunu suya bırakmak son derece ağırdır.Fakat burada ilahî emir alışılmış güvenlik anlayışının dışındadır.Normalde su tehlikedir.Bu kez su:
kaçış,
korunma,
kurtuluş
yolu olacaktır.
“Korkma ve Üzülme”
Allah annenin iki duygusuna birden hitap eder:Korku: Gelecek tehlike.
Üzüntü: Çocuktan ayrılık.Her ikisine de teselli gelir.
İlahi Vaat
Allah yalnız:“Onu koruyacağım.”demez.Daha büyük bir gelecek bildirir:
sana geri dönecek,
peygamberlerden olacak.
Böylece annenin elinden çıkan küçük sandık, peygamberliğe uzanan yolun başlangıcı olur.
Sebep ile Tevekkül
Anne yalnız dua edip beklememiştir.Kendisine gösterilen sebebi uygulamıştır.Bu da:
tedbir,
teslimiyet,
ilahî vaade güven
arasındaki bağı gösterir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ’nın annesi çocuğunu kaybetmek için değil, Allah’ın vaadine güvenerek korumak için suya bıraktı.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Firavun Ailesinin Hz. Mûsâ’yı Bulması
Kasas Suresi 8–9
Firavun’un ailesi Hz. Mûsâ’yı sudan alır.Sonunda bu çocuk onlar için bir düşman ve üzüntü sebebi olacaktır.Firavun’un eşi ise çocuğun öldürülmemesini ister.Onun kendilerine mutluluk verebileceğini veya evlat edinilebileceğini söyler.
Düşmanın Sarayında Korunmak
Firavun’un amacı İsrailoğullarının erkek çocuklarını öldürmektir.Fakat Hz. Mûsâ:
tam da Firavun’un evine,
onun koruması altına
girer.Bu, ilahî takdirin çarpıcı yönlerinden biridir.
Firavun’un Planının Tersine Dönmesi
Firavun çocukları öldürerek geleceğini korumak istemektedir.Fakat gelecekte kendisine karşı çıkacak peygamber onun sarayında büyüyecektir.
Firavun’un Eşinin Merhameti
Firavun’un eşi çocukta bir sevinç görür.Onun:
öldürülmemesini,
korunmasını,
evlat edinilmesini
ister.Böylece bir kadının merhameti hayat kurtaran sebebe dönüşür.
İnsan Planı ve İlahi Takdir
İnsanlar kendi amaçlarını kurar.Fakat bütün sebepler Allah’ın bilgisi ve takdiri dışına çıkmaz.Firavun’un sarayı bile Hz. Mûsâ’nın korunacağı yere dönüşür.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Firavun İsrailoğullarının çocuklarını öldürüyordu; fakat Allah, Hz. Mûsâ’yı onun kendi sarayında korudu.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Annesinin Kalbi
Kasas Suresi 10
Hz. Mûsâ’nın annesinin kalbi büyük bir boşluğa düşer.Neredeyse onun kendi çocuğu olduğunu açıklayacaktır.Fakat Allah, inananlardan olması için onun kalbini sağlamlaştırır.
Anne Kalbinin Acısı
İlahi vaat alınmış olsa bile ayrılık kolay değildir.Bu ayet önemli bir gerçeği gösterir:İman, insanın duygularını yok etmez.Hz. Mûsâ’nın annesi büyük bir özlem ve korku yaşamıştır.
Kalbin Boşalması
Bütün düşüncesi çocuğuna yönelmiştir.Bu durum:
annelik sevgisinin,
ayrılığın,
belirsizliğin
ne kadar ağır olduğunu gösterir.
Sırrı Açıklama Noktasına Gelmesi
Anne dayanamayarak:“O benim oğlumdur.”demeye yaklaşır.Eğer bunu söyleseydi çocuğun güvenliği tehlikeye girebilirdi.
Allah’ın Kalbi Sağlamlaştırması
Allah ona yalnız dışarıdan koruma sağlamaz.İç dünyasına da yardım eder.Kalbin sabitlenmesi:
sabır,
güven,
sırrı koruma gücü
kazandırır.
BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ’nın annesinin elleri çocuğundan ayrıldı; fakat Allah kalbini kendi yardımıyla ayakta tuttu.
ALTINCI BÖLÜM
Kız Kardeşinin Uzaktan Takibi
Kasas Suresi 11
Hz. Mûsâ’nın annesi kız kardeşine onun izini takip etmesini söyler.Kız kardeşi çocuğu uzaktan gözler.Saraydakiler onun bağlantısını fark etmez.
Sessiz Takip
Kız kardeş:
panik yapmaz,
kendisini belli etmez,
uzaktan takip eder.
Bu, tedbirin önemli bir örneğidir.
Aile Dayanışması
Hz. Mûsâ’nın korunmasında:
annesinin teslimiyeti,
kız kardeşinin dikkatli takibi
birlikte rol oynar.Aile, zor zamanda birbirinin yükünü taşır.
Uzaktan Gözlemek
Bazen korumak:
sürekli yanında olmak değil,
doğru mesafeden gözlemek,
gerektiğinde müdahale etmek
anlamına gelir.
Sırrın Korunması
Kız kardeş saraydakilere aile bağını belli etmez.Bu sessizlik çocuğun güvenliği için gereklidir.
ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ’nın kız kardeşi sevgisini aceleyle değil, sessiz ve dikkatli bir takip ile gösterdi.
YEDİNCİ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Sütanneleri Kabul Etmemesi
Kasas Suresi 12–13
Allah Hz. Mûsâ’nın başka sütannelerden süt emmesini engeller.Bunun üzerine kız kardeşi onu güzelce bakabilecek bir aileyi gösterebileceğini söyler.Sonunda Hz. Mûsâ annesine geri döndürülür.Böylece annesinin gözü aydın olur, üzülmez ve Allah’ın vaadinin gerçek olduğunu bilir.
Sarayın Çaresizliği
Saray Hz. Mûsâ’yı beslemek için sütanne aramaktadır.Fakat çocuk hiçbirini kabul etmez.Güçlü saray bir bebeğin beslenmesi karşısında çözüm aramaktadır.
Kız Kardeşinin Doğru Anı Beklemesi
Kız kardeş hemen ortaya çıkmaz.İhtiyaç belirginleşince çözüm önerir.Bu:
sabır,
dikkat,
doğru zamanı seçme
örneğidir.
Annenin Çocuğuna Dönüşü
Allah’ın vaadi gerçekleşir.Anne çocuğuna yeniden kavuşur.Üstelik artık onu gizlice değil, sarayın bilgisi altında emzirebilecektir.
Göz Aydınlığı
Anne:
çocuğunu görür,
ona dokunur,
emzirir.
Korkunun yerini huzur alır.
Allah’ın Vaadinin Gerçekliği
Ayet açıkça Allah’ın vaadinin hak olduğunu vurgular.Fakat insanların çoğu bunun nasıl gerçekleşeceğini önceden bilemez.
YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ’nın annesi Allah’a güvenerek oğlunu suya bıraktı; Allah onu aynı oğulla yeniden buluşturdu ve vaadini gerçekleştirdi.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’ya Hüküm ve İlim Verilmesi
Kasas Suresi 14
Hz. Mûsâ olgunluk çağına ulaştığında Allah ona hüküm ve ilim verir.İyilik yapanların bu şekilde karşılık gördüğü bildirilir.
Olgunluk
Hz. Mûsâ artık çocuk değildir.Hayatının yeni aşamasında:
sorumluluk,
karar verme,
toplumla ilişki
ön plana çıkacaktır.
Hüküm
Hüküm:
doğruyu yanlıştan ayırmak,
adaletle karar vermek,
olayları hikmetle değerlendirmek
anlamlarını taşır.
İlim
Hz. Mûsâ’ya Allah tarafından ilim verilmiştir.Bu ilim ileride:
peygamberlik,
vahiy,
toplum yönetimi
gibi büyük sorumluluklarda kullanılacaktır.
Muhsinlerin Karşılığı
Kur’an burada da iyilik yapanların karşılığının verildiğini bildirir.Bu, Hz. Mûsâ’nın gençlik yıllarındaki ahlakına işaret eder.
SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ sarayda büyürken yalnız güç değil, Allah tarafından hüküm ve ilim taşıyacak bir karakter kazanıyordu.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Şehirdeki Kavga ve Hz. Mûsâ’nın Müdahalesi
Kasas Suresi 15
Hz. Mûsâ bir gün insanların farkında olmadığı bir vakitte şehre girer.Orada iki kişinin kavga ettiğini görür.Biri kendi toplumundan, diğeri düşman taraftandır.Kendi toplumundan olan kişi Hz. Mûsâ’dan yardım ister.Hz. Mûsâ diğer kişiye bir darbe vurur ve adam ölür.Hz. Mûsâ bunun şeytanın işlerinden biri olduğunu söyler.
Adaletsizliğe Müdahale İsteği
Hz. Mûsâ’nın karakterinde zulme karşı hassasiyet vardır.Bir kişinin yardım istemesi üzerine müdahale eder.Fakat olay beklenmedik biçimde ölümle sonuçlanır.
Niyet ile Sonuç Arasındaki Fark
Hz. Mûsâ’nın amacı adamı öldürmek değildir.Ancak vurduğu darbe ölümle sonuçlanmıştır.Bu olay önemli bir ders verir:İyi niyet, kontrolsüz davranışın bütün sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
Gücün Ölçülü Kullanılması
Hz. Mûsâ fiziksel olarak güçlüdür.Fakat güçlü olmak, gücün her durumda kullanılmasını doğru yapmaz.Bu olay onun hayatında büyük bir ahlaki ders olacaktır.
Şeytanın Düşmanlığı
Hz. Mûsâ yaşanan olayın şeytanın düşmanlığından kaynaklanan bir yanlışlık olduğunu ifade eder.Şeytan:
öfkeyi,
aceleciliği,
çatışmayı
büyütebilir.
DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ zulme karşı çıkmak istedi; fakat kontrolsüz güç beklenmedik bir ölüme yol açtı ve ona adaletin yalnız niyet değil ölçü de gerektirdiğini öğretti.
ONUNCU BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Hatasını Kabul Etmesi ve Bağışlanma Duası
Kasas Suresi 16
Hz. Mûsâ:“Rabbim! Ben kendime zulmettim, beni bağışla.”diye dua eder.Allah onu bağışlar.Çünkü Allah çok bağışlayan ve çok merhametlidir.
Hatasını Gizlememesi
Hz. Mûsâ:
mazeret üretmez,
karşı tarafı suçlamaz,
yaptığı fiilin sonucunu küçültmez.
Doğrudan kendi sorumluluğunu kabul eder.
“Kendime Zulmettim”
Bu ifade büyük bir tevazu taşır.Hz. Mûsâ yaptığı yanlışın:
ruhuna,
görevine,
geleceğine
zarar verebileceğini fark eder.
Bağışlanma Talebi
İlk yöneldiği yer Allah’tır.Bu, peygamber ahlakıdır:Hata
↓
Fark ediş
↓
İtiraf
↓
Tövbe
↓
Bağışlanma
Allah’ın Bağışlaması
Ayet Allah’ın onu bağışladığını açıkça bildirir.Bu, samimi tövbenin kabulüne örnektir.
Tövbenin Değeri
İnsanın değeri hiç hata yapmamasında değil, hata ettiğinde:
gerçeği kabul etmesi,
Allah’a dönmesi,
aynı yanlışta ısrar etmemesi
ile de görünür.
ONUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ yaptığı hatayı saklamadı; “Ben kendime zulmettim” diyerek Rabbine döndü ve bağışlandı.
ON BİRİNCİ BÖLÜM
Suçlulara Destek Olmama Sözü
Kasas Suresi 17
Hz. Mûsâ Allah’ın kendisine verdiği nimet sebebiyle suçlulara destekçi olmayacağına söz verir.
Tövbenin Davranışa Dönüşmesi
Tövbe yalnız:“Beni affet.”demek değildir.Hz. Mûsâ geçmişte yaşadığı olaydan bir ilke çıkarır:Artık suçlulara destek olmayacağım.
Yardım Ederken Tarafı Doğru Seçmek
Bir kişi:
kendi toplumundan,
kendi ailesinden,
kendi grubundan
olabilir.Ama bu onun her durumda haklı olduğu anlamına gelmez.
Grup Dayanışması ile Adalet Arasındaki Fark
Hz. Mûsâ’nın yaşadığı olay ona şunu öğretir:Kendi tarafında olan kişiye sırf kendi tarafında diye destek verilmez.Ölçü hak ve adalettir.
Nimetin Şükrü
Allah’ın kendisine verdiği:
güç,
ilim,
bağışlanma
nimetlerinin şükrü, bunları doğru yolda kullanmaktır.
ON BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ tövbesini yeni bir ahlak ilkesine dönüştürdü: Yakınım bile olsa suçluya destek olmayacağım.
ON İKİNCİ BÖLÜM
Aynı Kişinin Yeniden Yardım İstemesi
Kasas Suresi 18
Hz. Mûsâ ertesi gün şehirde korku içinde çevresini gözlerken, bir gün önce kendisinden yardım isteyen kişinin yeniden kavga ettiğini görür.Aynı kişi tekrar yardım ister.Hz. Mûsâ ona açıkça yanlış davranan bir kişi olduğunu söyler.
Geçmişten Ders Alma
Hz. Mûsâ bu kez hemen müdahale etmez.Önce olayı değerlendirir.Bu, bir gün önceki hatadan ders aldığını gösterir.
Kendi Taraftarını Eleştirebilmek
Yardım isteyen kişi kendi toplumundandır.Buna rağmen Hz. Mûsâ onu:Açıkça yanlış davranan biriolarak eleştirir.Bu gerçek adalettir.
Kör Tarafgirlikten Uzaklaşmak
Adalet:
kendi grubunun hatasını gizlemek,
kendi yakınının her davranışını savunmak
değildir.
Tövbenin Olgunlaştırması
Bir gün önce yaşanan olay Hz. Mûsâ’nın bakışını değiştirmiştir.Artık:
öfkeyle değil,
ölçüyle,
olayı anlamaya çalışarak
davranmaktadır.
ON İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ ikinci gün kendi taraftarının da haksız olabileceğini açıkça söyleyerek tarafgirlikten adalete yöneldi.
ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Olayın Açığa Çıkması
Kasas Suresi 19
Hz. Mûsâ iki kişinin ortak düşmanı olan adama müdahale etmek istediğinde, önceki olayın bilgisi açığa çıkar.Karşısındaki kişi Hz. Mûsâ’ya dün birini öldürdüğü gibi bugün de kendisini öldürmek isteyip istemediğini sorar.Onu yeryüzünde zorbalık yapmak istemekle suçlar ve ıslah edenlerden olmak istemediğini söyler.
Gizli Olayın Duyulması
Hz. Mûsâ’nın bir gün önce yaşadığı olay artık gizli değildir.Bilgi şehirde yayılmaya başlamıştır.
Suçlama
Karşısındaki kişi onu:
zorba,
öldürmek isteyen,
ıslah yerine güç kullanan
biri gibi göstermeye çalışır.
Güç Kullanımının Tehlikesi
Hz. Mûsâ için bu sözler ciddi bir uyarıdır.Adalet için mücadele eden kişinin yöntemleri de adil olmalıdır.Aksi hâlde zulme karşı çıkan kişi, zorbalıkla suçlanabilir.
Islah ile Zorbalık Arasındaki Fark
Hz. Mûsâ’nın ilerideki peygamberlik görevi büyük bir ıslah hareketi olacaktır.Bu olay ona erken dönemde şu ölçüyü öğretir:Islah, kontrolsüz güçle değil, hak ve hikmetle yapılmalıdır.
ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ’nın gençlik hatası ona gelecekteki büyük görev için önemli bir ölçü öğretti: Zulme karşı çıkarken yöntem de adil olmalıdır.
ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Şehrin Uzak Tarafından Gelen Adamın Uyarısı
Kasas Suresi 20
Şehrin uzak tarafından bir adam koşarak gelir.Hz. Mûsâ’ya ileri gelenlerin onu öldürmek için plan kurduğunu bildirir.Şehirden çıkmasını tavsiye eder ve kendisinin onun iyiliğini isteyenlerden olduğunu söyler.
Beklenmedik Yardım
Hz. Mûsâ büyük tehlike içindedir.Fakat Allah’ın takdiriyle biri ona zamanında haber getirir.
İyilik İçin Risk Almak
Adam yalnız bilgi sahibi olmakla yetinmez.Koşarak gelir ve Hz. Mûsâ’yı uyarır.Bu davranış:
cesaret,
iyilik,
hayat kurtarma
örneğidir.
Saraydaki Plan
İleri gelenler Hz. Mûsâ’yı öldürmeyi düşünmektedir.Bu artık sıradan bir dava değildir.Siyasi bir tehdide dönüşmüştür.
Şehirden Ayrılma Tavsiyesi
Adam ona:Çık.der.Bazen mücadeleyi sürdürmenin yolu bulunduğu yerde kalmak değil, geçici olarak uzaklaşmaktır.
Kaçmak ile Korkaklık Arasındaki Fark
Hz. Mûsâ’nın şehirden ayrılması görevden kaçış değildir.Henüz peygamberlik görevi başlamamıştır.Hayatını korumak için tedbir alacaktır.
ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ’yı öldürmek için plan kurulurken, Allah ona uzak taraftan koşarak gelen bir insanı kurtuluş sebebi yaptı.
ON BEŞİNCİ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Korku İçinde Şehirden Çıkması
Kasas Suresi 21
Hz. Mûsâ korku içinde çevresini gözeterek şehirden çıkar.Rabbine:“Beni zalimler topluluğundan kurtar.”diye dua eder.
Korkunun Gerçekliği
Hz. Mûsâ peygamber olacak büyük bir kuldur.Fakat korku hisseder.Bu, korkunun iman eksikliği olmadığını gösterir.
Tedbirli Çıkış
Hz. Mûsâ:
çevresini gözler,
takip edilip edilmediğini kontrol eder,
dikkatli hareket eder.
Tevekkül tedbirsizlik değildir.
Zalim Toplumdan Kurtuluş Duası
Hz. Mûsâ kendi canını korumak için dua eder.Fakat kullandığı ifade yalnız kişisel korkuyu değil, içinde bulunduğu zalim düzeni de tanımlar.
Saraydan Yalnızlığa
Bir zamanlar Firavun’un sarayında büyüyen Hz. Mûsâ şimdi:
korumasız,
yolda,
geleceği belirsiz
durumdadır.Bu, hayatındaki büyük dönüşümdür.
ON BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ sarayın güvenliğini kaybetti; fakat zalimlerin arasından çıkarken kalbini Allah’a bağladı.
ON ALTINCI BÖLÜM
Medyen’e Doğru Yolculuk
Kasas Suresi 22
Hz. Mûsâ Medyen yönüne döndüğünde Rabbisinin kendisini doğru yola iletmesini umar.
Bilinmeyen Yol
Hz. Mûsâ:
ülkesinden ayrılmış,
yanında büyük bir destek olmadan,
bilmediği bir geleceğe
doğru yürümektedir.
Yolculuğu Allah’a Bağlamak
Hz. Mûsâ:“Ben yolu bilirim.”demek yerine Rabbisinin kendisini doğru yola ileteceğini umar.
Fiziksel Yol ve Manevi Yol
Bu ayetteki doğru yol yalnız coğrafi yol olarak okunmaz.Hz. Mûsâ aynı zamanda:
yeni hayatına,
olgunluğa,
peygamberliğe
doğru ilerlemektedir.
Medyen’in Yeni Dönem Olması
Mısır:
saray,
çatışma,
kaçış
dönemidir.Medyen ise:
hizmet,
çalışma,
aile,
olgunlaşma
dönemi olacaktır.
ON ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ Mısır’dan çıkarken yalnız bir şehir değiştirmedi; Allah onu peygamberliğe hazırlayacak yeni bir hayata yöneltti.
ON YEDİNCİ BÖLÜM
Medyen Suyunda İki Kadına Yardım Etmesi
Kasas Suresi 23–24
Hz. Mûsâ Medyen suyuna ulaştığında hayvanlarını sulayan bir topluluk görür.Onların gerisinde sürülerini uzak tutmaya çalışan iki kadın fark eder.Neden beklediklerini sorar.Kadınlar çobanlar ayrılmadan hayvanlarını sulayamadıklarını ve babalarının yaşlı olduğunu söyler.Hz. Mûsâ onların hayvanlarını sular.Ardından gölgeye çekilip Rabbine dua eder.
Yorgunken Bile Yardım Etmek
Hz. Mûsâ:
kaçaktır,
yol yorgunudur,
aç olabilir,
yabancı bir yerdedir.
Buna rağmen ihtiyacı olan iki kişiyi görmezden gelmez.
Gücü Hizmet İçin Kullanmak
Daha önce gücünü kontrolsüz kullandığında ağır sonuç doğmuştu.Şimdi aynı fiziksel güç:
yardım,
hizmet,
merhamet
için kullanılmaktadır.Bu çok önemli bir ahlaki dönüşümdür.
Kadınların Durumunu Sorması
Hz. Mûsâ hemen hüküm vermez.Önce:“Neden bekliyorsunuz?”diye sorar.Bu, yardım etmeden önce durumu anlamanın önemini gösterir.
Yaşlı Babaya Destek
Kadınlar babalarının yaşlı olduğunu söyler.Bu yüzden normalde erkeklerin yaptığı ağır işi kendileri üstlenmektedir.
Karşılık Beklememesi
Hz. Mûsâ yardım ettikten sonra:
ücret istemez,
teşekkür beklemez.
Gölgeye çekilir.
ON YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ’nın gücü Mısır’da bir hataya yol açmıştı; Medyen’de aynı güç, iki insana hizmet eden bir iyiliğe dönüştü.
ON SEKİZİNCİ BÖLÜM
“Rabbim, Bana İndireceğin Hayra Muhtacım”
Kasas Suresi 24
Hz. Mûsâ iki kadına yardım ettikten sonra gölgeye çekilir ve:“Rabbim! Bana indireceğin her hayra gerçekten muhtacım.”anlamında dua eder.
Yardımdan Sonra Kendi İhtiyacını Hatırlaması
Hz. Mûsâ başkalarına yardım etmiştir.Fakat kendisi de:
barınmaya,
yiyeceğe,
güvenliğe,
yeni bir hayata
muhtaçtır.
Duanın Tevazusu
Hz. Mûsâ:“Bana şu kadar mal ver.”demez.Allah’tan gelecek her hayra muhtaç olduğunu söyler.Bu, duanın geniş ve teslimiyetli biçimidir.
Hayrın Şeklini Allah’a Bırakmak
Kul bazen neye ihtiyacı olduğunu tam bilemez.Hz. Mûsâ hayrın biçimini Allah’a bırakır.Biraz sonra bu dua:
davet,
iş,
güvenli ev,
evlilik,
yıllar sürecek huzur
şeklinde karşılık bulacaktır.
İhsandan Sonra Dua
Önce kendisi iyilik yapmış, sonra Allah’tan hayır istemiştir.Bu, iyiliğin ticareti değildir.Fakat kulun:
elinden geleni yapması,
ardından Rabbine yönelmesi
güzel bir kulluk örneğidir.
ON SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ yardım ettiği insanların yanından sessizce ayrıldı ve kendi ihtiyacını yalnız Rabbine açtı: “Bana göndereceğin her hayra muhtacım.”

ON DOKUZUNCU BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Davete Çağrılması
Kasas Suresi 25
Hz. Mûsâ gölgede otururken, az önce yardım ettiği iki kadından biri utangaç bir şekilde ona gelir.Yürüyüşünde bir çekingenlik vardır.Kadın, babasının Hz. Mûsâ’yı çağırdığını söyler.Ona yaptığı iyiliğin karşılığını vermek istemektedirler.
Utangaç Bir Davet
Kadının gelişi sıradan bir çağrı değildir.Kur’an, onun yürüyüşündeki edebe dikkat çeker.Bu, Medyen toplumunda:
iffet,
saygı,
güven
dengesinin bir göstergesidir.
İyiliğin Karşılıksız Kalmaması
Hz. Mûsâ yardım ederken hiçbir karşılık beklememişti.Fakat Allah, iyiliği:
görünür kılar,
karşılıksız bırakmaz,
yeni bir kapıya dönüştürür.

Davetin Sahibi: Yaşlı Baba
Kadın, babasının onu çağırdığını söyler.Bu baba:
yaşlıdır,
tecrübelidir,
kızlarının güvenliğini önemser.
Hz. Mûsâ’nın karakterini anlamak ister.
İlahi Planın Yeni Aşaması
Hz. Mûsâ’nın Medyen’e gelişi tesadüf değildir.Her adım:
kaçış gibi görünen bir yolculuk,
aslında yeni bir hayatın başlangıcıdır.

ON DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ’nın yaptığı iyilik, onu fark eden bir aile tarafından davete dönüştü; böylece yalnızlık dönemi yeni bir kapıya açıldı.
YİRMİNCİ BÖLÜM
Hz. Şuayb ile Görüşme ve Güven Teklifi
Kasas Suresi 26
Hz. Mûsâ yaşlı adamın yanına gider.Adam ona güvenle yaklaşır ve şöyle der:“Korkma, artık zalim topluluktan kurtuldun.”
Güven Veren Bir Ses
Hz. Mûsâ uzun süre:
korku,
kaçış,
tehdit
içinde yaşamıştır.Bu söz onun kalbine ilk defa güven hissi verir.
“Korkma” Hitabı
Bu ifade Kur’an’da sıkça geçen bir tesellidir.Burada da:
geçmişin gerilimi,
geleceğin belirsizliği
yerini güvene bırakır.
Hz. Şuayb’ın Bilgeliği
Yaşlı adam (Hz. Şuayb):
insanı tanıyan,
adaleti bilen,
tecrübeli bir rehberdir.
Hz. Mûsâ’nın hikâyesini sezmiştir.
Zalim Toplumdan Ayrılışın Tamamlanması
Hz. Mûsâ artık:
Firavun’un etkisinden,
Mısır’ın baskısından,
ölüm tehdidinden
uzak bir noktadadır.
YİRMİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ’ya ilk kez “korkma” denildi; bu söz onun kaçışını bir güven başlangıcına dönüştürdü.
YİRMİ BİRİNCİ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’ya Evlilik Teklifi ve Sözleşme
Kasas Suresi 27
Hz. Şuayb, Hz. Mûsâ’ya şöyle der:“Bana sekiz yıl çalışmana karşılık bu iki kızdan birini sana nikâhlamak istiyorum. On yılı tamamlarsan bu senden bir iyilik olur.”Hz. Mûsâ bunu kabul eder.
Emek Üzerine Kurulan Bir Aile
Bu evlilik:
mal,
güç,
soy
üzerine değil;emek ve güven üzerine kuruludur.
Sözleşmenin Adaleti
Hz. Şuayb:
zorlamaz,
dayatmaz,
açık bir teklif sunar.
Hz. Mûsâ ise:
kabul eder,
sorumluluk alır.

Çalışma ve Sorumluluk
Hz. Mûsâ artık:
kaçak değil,
işsiz değil,
korumasız değil
bir emek sahibidir.
Yeni Hayatın Başlangıcı
Bu anlaşma:
barınma,
güven,
aile
kapılarını açar.
YİRMİ BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ’nın hayatı Medyen’de emek, güven ve sorumluluk üzerine kurulan bir sözleşmeyle yeni bir düzene girdi.
YİRMİ İKİNCİ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Sözünü Tamamlaması
Kasas Suresi 28
Hz. Mûsâ şöyle der:“Bu, benimle senin arandadır. Hangi süreyi tamamlarsam tamamlayayım bana bir baskı yoktur. Allah söylediklerimize vekildir.”
Sözleşmede Netlik
Hz. Mûsâ:
belirsizlik bırakmaz,
şartları açıklar,
adaleti korur.

Özgür İrade
Hz. Mûsâ:
zorlanmadığını,
kendi iradesiyle karar verdiğini
vurgular.
Allah’ı Şahit Tutmak
Sözleşmenin sonunda Allah’a atıf yapılır.Bu, insan ilişkilerinde:
güven,
sorumluluk,
ahlak
temelini güçlendirir.
Yeni Kimlik
Hz. Mûsâ artık:
kaçan bir kişi değil,
söz veren bir insan,
emek veren bir işçidir.

YİRMİ İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ Medyen’de hayatını bir sözleşme ile düzenledi ve sorumluluğu Allah’ın şahitliğinde üstlendi.
YİRMİ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Ailesiyle Yeni Hayatı
Kasas Suresi 29
Hz. Mûsâ süreyi tamamlayınca ailesiyle birlikte yola çıkar.Tûr tarafında bir ateş görür.Ailesine beklemelerini söyler ve ateşten bir haber getirmeyi umar.
Yeni Bir Yolculuk
Hz. Mûsâ artık:
Medyen’deki görevini tamamlamış,
yeni bir aşamaya geçmiştir.

Tûr Dağı ve İlahi Çağrı
Görülen ateş sıradan değildir.Bu, peygamberlik çağrısının başlangıcıdır.
Aile Sorumluluğu
Hz. Mûsâ:
ailesini korur,
onları bekletir,
tek başına ilerler.

Kaderin Dönüm Noktası
Bu an:
kaçışın bitişi,
peygamberliğin başlangıcıdır.

YİRMİ ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ Medyen’deki hayatını tamamladıktan sonra Tûr’da ilahi çağrıya doğru yöneldi; böylece yeni bir görev başladı.
YİRMİ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Tûr’da İlahi Hitap
Kasas Suresi 30
Hz. Mûsâ ateşe yaklaştığında vadinin sağ tarafından, mübarek bir yerden seslenilir:“Ey Mûsâ! Şüphesiz ben âlemlerin Rabbi olan Allah’ım.”
Kutsal Vadi
Bu yer:
sıradan bir dağ değil,
vahyin başladığı mekândır.

İlk Doğrudan Hitap
Hz. Mûsâ ilk kez:
doğrudan,
aracısız,
ilahi bir sesle
karşılaşır.
Kimlik Bildirimi
Allah kendini tanıtır:“Ben âlemlerin Rabbiyim.”Bu, peygamberlik görevinin temelidir.
Kaçıştan Göreve
Hz. Mûsâ’nın hayatı:
kaçışla başladı,
şimdi görevle devam etmektedir.

YİRMİ DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ’nın Medyen’de başlayan yeni hayatı Tûr’da ilahi hitapla peygamberliğe dönüştü.
YİRMİ BEŞİNCİ BÖLÜM
Asanın Mucizesi ve Görev Bilinci
Kasas Suresi 31
Allah Hz. Mûsâ’ya asasını atmasını emreder.Asa bir yılan gibi hareket eder.Hz. Mûsâ korkarak geri çekilir.Allah ona güven verir ve tekrar almasını söyler.
Korkunun Doğal Olması
Hz. Mûsâ insan olarak:
korkar,
geri çekilir.
Bu, insan doğasının bir parçasıdır.
Mucize ile Tanışma
Asa artık sıradan bir nesne değildir.İlahi kudretin bir işaretine dönüşmüştür.
Güvenin Yeniden Kurulması
Allah Hz. Mûsâ’ya:
korkmamasını,
güvenmesini
öğretir.
Peygamberliğe Hazırlık
Bu olay:
güç,
sorumluluk,
mucize
bilincini oluşturur.
YİRMİ BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ Tûr’da korku ile başladı, fakat ilahi güvenle peygamberlik görevine hazırlandı.
GENEL SONUÇ
Hz. Mûsâ’nın hayatı:
zulümden kaçışla başladı,
Medyen’de emekle olgunlaştı,
Tûr’da vahiy ile zirveye ulaştı.
Her aşama:Allah’ın planının adım adım gerçekleştiğini gösterir.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.