Tevrat İncil Zebur kitap kapağı

30. bölüm / 36

Tevrat İncil Zebur

Devamı

Vaveyla Yazarı: Zeynep Erkan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 36Şu an: Devamı

ELLİ YEDİNCİ BÖLÜM
İman Eden Sihirbazların Ahireti Tercih Etmesi
Tâhâ Suresi 74–76
Sihirbazların Firavun’un tehdidi karşısındaki teslimiyetinin ardından Kur’an, suçlu olarak Rabbine gelen kimsenin cehennemle karşılaşacağını; iman edip salih amellerle gelenlerin ise yüksek derecelere ulaşacağını bildirir.Onlar için altlarından ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları Adn cennetleri vardır.Bu, arınan kimselerin mükâfatıdır.
Firavun’un Tehdidi ile Allah’ın Hükmü
Firavun sihirbazlara:
ellerini ve ayaklarını kestirmek,
onları astırmak,
ağır biçimde cezalandırmak
ile tehdit etmişti.Fakat iman edenler artık iki hüküm arasındaki farkı anlamıştır:Firavun’un hükmü geçicidir.
Allah’ın hükmü ise ebedîdir.
Gerçek Kazanç
Sihirbazlar karşılaşmaya ilk geldiklerinde Firavun’dan ödül bekliyordu.Ama hakikati gördüklerinde dünyevi ödülü bırakarak Allah’ın rızasını tercih ettiler.Böylece kıssa büyük bir dönüşüm gösterir:Dünya ödülü beklentisi
↓
Hakikati görme
↓
İman
↓
Secde
↓
Tehdit karşısında sabır
↓
Ahireti tercih
Arınmak
Ayetlerde mükâfatın arınan kimseler için olduğu bildirilir.Arınma yalnız dış davranış değildir.Kalbin:
şirkten,
kibirden,
batıla bağlılıktan
temizlenmesini de içerir.
ELLİ YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Firavun sihirbazlara dünyadaki gücüyle tehdit etti; onlar ise Allah’ın ebedî hükmünü gördükleri için geçici korkuyu bırakıp imanı tercih ettiler.
ELLİ SEKİZİNCİ BÖLÜM
İsrailoğullarının Geceleyin Yola Çıkarılması
Tâhâ Suresi 77
Allah Hz. Mûsâ’ya kullarını geceleyin yola çıkarmasını vahyeder.Denizde onlar için kuru bir yol açması bildirilir.Hz. Mûsâ’ya:
yakalanmaktan korkmaması,
boğulmaktan endişe etmemesi
söylenir.
Kurtuluş Emrinin Gelmesi
Uzun mücadeleden sonra artık yalnız sözlü tebliğ değil, fiilî çıkış vakti gelmiştir.Hz. Mûsâ İsrailoğullarını Firavun’un hâkimiyetinden çıkaracaktır.
Gece Yolculuğu
Çıkışın gece gerçekleşmesi tedbir içerir.Bu bize Hz. Mûsâ kıssasında tekrar tekrar görülen dengeyi hatırlatır:Tevekkül, tedbiri terk etmek değildir.Allah’a güvenilir; fakat gereken tedbir de alınır.
Denizde Kuru Yol
İnsan gözüyle bakıldığında önlerinde büyük bir engel vardır:Deniz.Fakat Allah Hz. Mûsâ’ya denizin içinde kuru bir yol açacağını bildirir.İnsan için çıkış görünmeyen yerde Allah bir çıkış yaratabilir.
“Korkma”
Hz. Mûsâ’nın hayatında bu hitap tekrar eder.Asa yılana dönüştüğünde:Korkma.Sihirbazların gösterisi karşısında:Korkma.Şimdi denizin önünde:Yakalanmaktan ve boğulmaktan korkma.Hz. Mûsâ’nın eğitimi korkunun tamamen yok edilmesi değil, korkunun Allah’a güvenle aşılmasıdır.
ELLİ SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Önlerinde deniz, arkalarında Firavun vardı; fakat Allah Hz. Mûsâ’ya denizin içinde bile bir kurtuluş yolu açacağını bildirdi.
ELLİ DOKUZUNCU BÖLÜM
Firavun’un Ordusuyla Peşlerine Düşmesi
Tâhâ Suresi 78
Firavun ordularıyla Hz. Mûsâ ve İsrailoğullarının peşine düşer.Ardından deniz onları kuşatır.
Firavun’un Vazgeçmemesi
İsrailoğulları artık çıkmıştır.Firavun onları serbest bırakmak yerine ordusuyla takip eder.Bu, onun zulüm düzenini kaybetmeye tahammül edemediğini gösterir.
Gücüne Güvenmesi
Firavun’un arkasında:
askerler,
savaş gücü,
devlet otoritesi
vardır.Hz. Mûsâ’nın yanında ise yıllarca ezilmiş bir topluluk bulunmaktadır.Dışarıdan bakıldığında güç dengesi Firavun’un lehine görünür.Fakat kıssanın ölçüsü asker sayısı değildir.
Denizin Hükmü
Firavun aynı yoldan geçebileceğini düşünür.Fakat Hz. Mûsâ için açılan yol, Firavun için güvenli bir yol değildir.Allah’ın izniyle açılan deniz yine Allah’ın hükmüyle kapanır.
Zulmün Kendi Israrıyla Sona Yürümesi
Firavun geri dönebilirdi.Takibi bırakabilirdi.Fakat kibri onu ileri sürükledi.Böylece zulüm düzeni kendi ısrarıyla sonuna doğru ilerledi.
ELLİ DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Firavun ordusunun gücüne güvenerek Hz. Mûsâ’nın peşinden denize girdi; fakat Hz. Mûsâ için kurtuluş olan yol, Firavun’un zulüm düzeninin sonuna dönüştü.
ALTMIŞINCI BÖLÜM
Firavun’un Kavmini Doğru Yola Götürmemesi
Tâhâ Suresi 79
Kur’an Firavun’un kavmini saptırdığını ve onları doğru yola götürmediğini bildirir.
Bir Liderin Sorumluluğu
Firavun yalnız kendisi yanlış yola gitmemiştir.Kendisine uyan toplumu da yanlış yöne sürüklemiştir.Bu nedenle liderlik büyük bir emanettir.
Firavun’un Sözü ile Gerçek Arasındaki Fark
Firavun daha önce kendi yolunu doğru yol gibi göstermiştir.Fakat Kur’an hükmünü açıkça verir:Firavun kavmini doğru yola götürmedi.Bir kişinin kendisini doğru ilan etmesi, onun gerçekten doğru olduğu anlamına gelmez.
İnsanları Peşinden Sürüklemek
Bir lider:
güçlü,
etkileyici,
zengin,
kalabalıklar tarafından takip edilen
biri olabilir.Bunların hiçbiri tek başına hidayet ölçüsü değildir.Ölçü:Hak ve adalettir.
ALTMIŞINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Firavun yalnız kendisini kaybetmedi; kendisine teslim olan toplumu da yanlış yola sürükledi. Kur’an bu nedenle onun önderliğini hidayet değil sapma olarak nitelendirir.
ALTMIŞ BİRİNCİ BÖLÜM
İsrailoğullarının Düşmandan Kurtarılması
Tâhâ Suresi 80
Allah İsrailoğullarına düşmanlarından kurtarıldıklarını hatırlatır.Tûr’un sağ tarafında kendilerine vaat verildiği, üzerlerine kudret helvası ve bıldırcın indirildiği bildirilir.
Kurtuluşun Ardından Yeni Dönem
Firavun’dan kurtulmak kıssanın sonu değildir.Çünkü kölelikten kurtulan toplumun şimdi:
iman,
ahlak,
vahiy,
sorumluluk
ile yeniden inşa edilmesi gerekmektedir.
Düşmandan Kurtuluş
Yıllarca İsrailoğullarının hayatını belirleyen Firavun artık yoktur.Fakat dış düşmandan kurtulmak, insanın içindeki bütün yanlış alışkanlıkların bir anda ortadan kalktığı anlamına gelmez.Bundan sonraki bölümlerde Hz. Mûsâ’nın kendi kavmiyle yaşayacağı imtihanlar başlayacaktır.
Tûr
Tûr artık Hz. Mûsâ’nın yalnız peygamberlik çağrısını aldığı yer değildir.Vahyin ve ahdin önemli merkezlerinden biri hâline gelir.
Rızık
Allah kurtardığı topluluğu çölde başıboş bırakmaz.Onlara rızık verir.Bu, kıssanın başından beri görülen çizginin devamıdır:Kurtaran da Allah’tır, rızık veren de Allah’tır.
ALTMIŞ BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
İsrailoğulları Firavun’dan kurtarıldıktan sonra yeni bir imtihana girdi: Artık mesele esaretten çıkmak değil, özgürlüğü Allah’ın hidayetiyle doğru kullanmaktı.
ALTMIŞ İKİNCİ BÖLÜM
Verilen Temiz Rızıklarda Taşkınlık Etmeme Emri
Tâhâ Suresi 81–82
Allah İsrailoğullarına verdiği temiz rızıklardan yemelerini, fakat bunda taşkınlık etmemelerini bildirir.Aksi hâlde gazabının üzerlerine inebileceği belirtilir.Ardından Allah’ın:
tövbe eden,
iman eden,
salih amel işleyen,
sonra doğru yolda devam eden
kimselere karşı çok bağışlayıcı olduğu bildirilir.
Kurtuluş Sorumluluğu Ortadan Kaldırmaz
Firavun’dan kurtarılmış olmak, İsrailoğullarına sınırsız davranma hakkı vermez.Özgürlüğün de ahlakı vardır.
Rızıkta Taşkınlık
Allah’ın verdiği nimet:
şükürle kullanılmalı,
haksızlığa,
aşırılığa,
isyana
dönüştürülmemelidir.
Tövbe Kapısı
İnsan hata yapabilir.Fakat ayet çok güçlü bir dönüş yolu gösterir:Tövbe
↓
İman
↓
Salih amel
↓
Hidayette devam
Bağışlanmanın Ardından İstikamet
Yalnız:“Tövbe ettim.”demekle bırakılmaz.Tövbenin ardından hayatın yönünün değişmesi gerekir.
ALTMIŞ İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Allah’ın nimeti özgürlük ve rızık getirdi; fakat nimetle birlikte sorumluluk da geldi. Tövbenin tamamı ise doğru yola dönüp o yolda devam etmektir.
ALTMIŞ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Kavminden Önce Tûr’a Gelmesi
Tâhâ Suresi 83–84
Allah Hz. Mûsâ’ya kavminden önce gelmesine neyin sebep olduğunu sorar.Hz. Mûsâ kavminin arkasından gelmekte olduğunu, Rabbisinin hoşnutluğunu kazanmak için acele ettiğini söyler.
Rabbine Yetişme Arzusu
Hz. Mûsâ’nın aceleciliğinin sebebi dünyevi bir kazanç değildir.O:Rabbisinin rızasını istemektedir.
Güzel Niyet ve Sorumluluk
Niyet güzeldir.Fakat Hz. Mûsâ aynı zamanda bir toplumun peygamberidir.Kavminin durumuyla ilgilenme sorumluluğu vardır.Bir sonraki olay bunun ne kadar önemli olduğunu gösterecektir.
Rıza Arayışı
Hz. Mûsâ’nın hayatının merkezinde yine aynı ölçü görünür:
Firavun’un rızası değil,
halkın alkışı değil,
kişisel menfaat değil,
Allah’ın rızası.
ALTMIŞ ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ Tûr’a Rabbisinin rızasını kazanma arzusu içinde geldi; fakat arkasında bıraktığı kavim yeni ve ağır bir imtihanla karşılaşacaktı.
ALTMIŞ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kavmin Sâmirî Tarafından İmtihana Sürüklenmesi
Tâhâ Suresi 85
Allah Hz. Mûsâ’ya, onun ardından kavminin imtihana düşürüldüğünü ve Sâmirî’nin onları saptırdığını bildirir.
Firavun’dan Kurtulmak Yetmedi
İsrailoğulları:
Firavun’u,
ordusunu,
denizdeki kurtuluşu
görmüştür.Buna rağmen kısa süre sonra yeni bir sapmayla karşılaşırlar.Bu çok önemli bir ders taşır:Büyük bir mucize görmek, insanın gelecekte hiçbir yanlış yapmayacağını garanti etmez.
Dış Firavun’dan Sonra İç İmtihan
Firavun ortadan kalkmıştır.Fakat:
alışkanlıklar,
korkular,
eski inançların etkileri,
dünyevi arzular
insanın içinde devam edebilir.Bu nedenle gerçek eğitim kurtuluştan sonra da sürer.
Sâmirî’nin Rolü
Sâmirî kavmin zaafını kullanarak onları yanlış bir inanca yöneltir.Bu olayda sorumluluk yalnız Sâmirî’ye ait değildir.Onu takip eden insanların da seçimleri vardır.
ALTMIŞ DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
İsrailoğulları Firavun’un bedenî esaretinden kurtuldu; fakat kalbin tevhid üzere korunmasının ayrı ve sürekli bir mücadele olduğu Sâmirî imtihanıyla ortaya çıktı.
ALTMIŞ BEŞİNCİ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Kavmine Öfkeli ve Üzgün Dönüşü
Tâhâ Suresi 86
Hz. Mûsâ kavmine öfkeli ve üzgün olarak döner.Onlara Rablerinin kendilerine güzel bir vaatte bulunup bulunmadığını sorar.Aradan çok uzun zaman mı geçtiğini, yoksa Rablerinin gazabına uğramayı mı istediklerini ve bu nedenle kendisine verdikleri sözden döndüklerini sorar.
Hz. Mûsâ’nın Öfkesi
Bu öfke kişisel gururdan kaynaklanmaz.Kavmin:
tevhidi terk etmesi,
Allah’ın açık nimetlerinden sonra sapması
karşısındaki peygamberlik üzüntüsüdür.
Öfke ve Üzüntünün Birlikte Anılması
Hz. Mûsâ yalnız öfkeli değildir.Aynı zamanda üzgündür.Bu önemlidir.Hakikat için duyulan öfkenin içinde:insanların kaybolmasına karşı üzüntüde vardır.
Verilen Söz
İsrailoğulları Allah’ın büyük nimetlerini görmüştür.Buna rağmen verdikleri sözde durmamaları Hz. Mûsâ’yı derinden yaralar.
“Size Süre mi Uzun Geldi?”
Hz. Mûsâ’nın ayrılığı çok uzun değildir.Buna rağmen kavmin bu kadar kısa zamanda sapması, imanın sürekli korunması gerektiğini gösterir.
ALTMIŞ BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ kavmine yalnız kızgınlıkla değil, derin bir üzüntüyle döndü; çünkü Firavun’dan kurtardığı insanların bu kez kendi elleriyle tevhid bağını zedelediğini gördü.
ALTMIŞ ALTINCI BÖLÜM
Kavmin Mazereti ve Buzağı Fitnesinin Başlangıcı
Tâhâ Suresi 87–88
Kavim Hz. Mûsâ’ya verdikleri sözden kendi istekleriyle dönmediklerini ileri sürer.Taşıdıkları ziynet eşyalarını attıklarını, Sâmirî’nin de onları ateşe attığını söylerler.Sâmirî daha sonra onlar için böğürme sesi çıkaran buzağı şeklinde bir cisim meydana getirir.Bunun üzerine bazıları:“Bu sizin de Mûsâ’nın da ilahıdır.”anlamında büyük bir sapmaya düşer.
Görünen Şeye Bağlanma
İnsanlar görünmeyen Allah’a iman yerine elleriyle yapılan görünen bir nesneye yönelmiştir.Bu, tevhidin tam karşıtıdır.Çünkü:Yaratan bırakılıp yaratılmış olana kulluk yöneltilmiştir.
Buzağının Ses Çıkarması
Buzağının ses çıkarması insanları etkiler.Fakat olağanüstü veya şaşırtıcı görünen her şey ilahî değildir.Hakikatin ölçüsü:
şaşkınlık,
görüntü,
ses
değil, vahiydir.
Ellerle Yapılan İlah
Kavmin önünde büyük bir çelişki vardır:Kendi elleriyle meydana getirilen bir nesne nasıl onların yaratıcısı olabilir?Kur’an’ın tevhid öğretisi bu çelişkiyi açıkça ortaya koyacaktır.
ALTMIŞ ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
İsrailoğullarından bazıları, kendilerinin yaptığı ve kendisine hiçbir gerçek kudret ait olmayan bir buzağıya yöneldi; böylece yaratılanı Yaratan’ın yerine koyma yanılgısına düştü.
ALTMIŞ YEDİNCİ BÖLÜM
Buzağının Cevap Verememesi ve Hiçbir Şeye Güç Yetirememesi
Tâhâ Suresi 89
Kur’an onların buzağının kendilerine hiçbir sözle karşılık veremediğini ve onlara:
zarar vermeye,
fayda sağlamaya
gücünün yetmediğini görmediklerini sorar.
İlahlık İddiasının Çöküşü
Bir varlık:
cevap veremiyor,
fayda sağlayamıyor,
zararı gideremiyor
ise nasıl ilah olabilir?Ayet insanı düşünmeye çağırır.
Görüntü ile Hakikat Arasındaki Fark
Buzağı:
görülebilir,
dokunulabilir,
ses çıkarıyor gibi görünebilir.
Fakat bunların hiçbiri ona ilahlık kazandırmaz.
Gerçek Kudret
Hz. Mûsâ’nın öğrettiği Allah:
yaratır,
rızık verir,
işitir,
görür,
hidayet eder,
öldürür ve diriltir.
Buzağı ise kendi varlığını bile koruyacak bağımsız kudrete sahip değildir.
ALTMIŞ YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Buzağı görünüyordu ve ses çıkarıyordu; fakat ne cevap verebiliyor ne fayda ne de zarar sağlayabiliyordu. Görünür olmak ilah olmak değildir.
ALTMIŞ SEKİZİNCİ BÖLÜM
Hz. Hârûn’un Kavmi Önceden Uyarması
Tâhâ Suresi 90
Hz. Hârûn, Hz. Mûsâ dönmeden önce kavmine bu buzağıyla yalnızca imtihan edildiklerini bildirir.Gerçek Rablerinin Rahmân olduğunu söyler.Kendisini takip etmelerini ve emrine itaat etmelerini ister.
Hz. Hârûn Sessiz Kalmadı
Kavmin sapması karşısında Hz. Hârûn’un hiçbir şey yapmadığı düşünülmemelidir.Kur’an onun açıkça uyardığını bildirir.
“Rabbiniz Rahmân’dır”
Hz. Hârûn’un cevabı çok açıktır:Rabbiniz buzağı değildir. Rabbiniz Rahmân’dır.Böylece insan yapımı nesnenin karşısına Allah’ın rahmet ve rubûbiyyeti konur.
İmtihan
Hz. Hârûn buzağının kendisinin hakikat olmadığını, onun üzerinden insanların sınandığını bildirir.İmtihanın konusu:Görünen nesneye mi uyacaklar, vahyin bildirdiği Allah’a mı bağlı kalacaklar?
ALTMIŞ SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Hârûn kavmini terk etmedi; “Bununla imtihan ediliyorsunuz, Rabbiniz Rahmân’dır” diyerek tevhidi savundu.
ALTMIŞ DOKUZUNCU BÖLÜM
Kavmin “Mûsâ Dönünceye Kadar Vazgeçmeyeceğiz” Demesi
Tâhâ Suresi 91
Kavim Hz. Hârûn’un uyarısına rağmen Hz. Mûsâ dönünceye kadar buzağıya bağlı kalmaya devam edeceklerini söyler.
Uyarıya Rağmen Israr
Sorun artık yalnız bilgisizlik değildir.Hz. Hârûn onlara gerçeği söylemiştir.Buna rağmen bazıları yanlışta ısrar eder.
Peygamberler Arasında Ayrım Yapmak
Hz. Hârûn da Allah’ın peygamberidir.Fakat kavim sanki yalnız Hz. Mûsâ’nın sözü bağlayıcıymış gibi davranır.Bu da ciddi bir yanlıştır.
Hakikat Kişiye Bağlı Değildir
Hz. Mûsâ orada bulunmasa bile:Allah yine Allah’tır, tevhid yine tevhiddir.Hakikat bir insanın fiziksel olarak ortamda bulunmasına bağlı değildir.
ALTMIŞ DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kavmin hatası yalnız buzağıya yönelmek değildi; Hz. Hârûn’un açık uyarısına rağmen yanlışta ısrar etmeleriydi.
YETMİŞİNCİ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Hz. Hârûn’a Hesap Sorması
Tâhâ Suresi 92–94
Hz. Mûsâ kardeşi Hârûn’a, kavmin saptığını gördüğünde neden onları engelleyemediğini sorar.Hz. Hârûn ise kavmin bölünmesinden ve İsrailoğulları arasına ayrılık sokmakla suçlanmaktan çekindiğini açıklar.Ayrıca Hz. Mûsâ’dan kendisine sert davranmamasını ister.
Hz. Mûsâ’nın Sorumluluk Hassasiyeti
Hz. Mûsâ kavmin sapmasını görünce yalnız halktan değil, görev verdiği kardeşinden de açıklama ister.Çünkü peygamberlik sorumluluğu ihmali kabul etmez.
Hz. Hârûn’un Açıklaması
Hz. Hârûn sessiz kalmamıştır.Daha önce kavmi uyarmıştır.Ancak olayın:
iç çatışmaya,
toplumsal parçalanmaya
dönüşmesinden endişe etmiştir.
İki Doğru Kaygı
Burada iki peygamberin iki hassasiyeti görülür:Hz. Mûsâ: Tevhidin korunması.
Hz. Hârûn: Kavmin parçalanmaması.İkisi de Allah’ın emrine bağlıdır; fakat olayın farklı yönlerine dikkat etmektedir.
Kardeşlikte Açıklama
Hz. Hârûn kardeşine durumunu açıklar.Böylece mesele kişisel düşmanlığa dönüşmez.
YETMİŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ tevhidin bozulmasına öfkelendi; Hz. Hârûn ise kavmin parçalanmasını önlemeye çalıştığını açıkladı. İki kardeşin kaygısının merkezinde de Allah’ın emaneti vardı.
YETMİŞ BİRİNCİ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Sâmirî’yi Sorgulaması
Tâhâ Suresi 95–96
Hz. Mûsâ bu kez doğrudan Sâmirî’ye döner ve:“Senin meselen nedir, ey Sâmirî?”anlamında hesap sorar.Sâmirî yaptığını kendi açıklamasıyla anlatmaya çalışır.
Sorumluluğun Kaynağına Gitmek
Hz. Mûsâ yalnız sonucu görmez.Fitnenin nasıl ortaya çıktığını araştırır.Önce:
kavmi,
Hz. Hârûn’u,
sonra da olayın başındaki Sâmirî’yi sorgular.
Adalette Dinlemek
Hz. Mûsâ doğrudan hüküm vermeden:“Senin meselen nedir?”diye sorar.Bu, karşı tarafın açıklamasını dinlemektir.
Sâmirî’nin Açıklaması
Sâmirî yaptığını birtakım gerekçelerle açıklamaya çalışır.Fakat bir davranışa gerekçe üretmek, onun doğru olduğu anlamına gelmez.Sonuçta insanları tevhid inancından uzaklaştıran bir fiil gerçekleştirmiştir.
YETMİŞ BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ fitnenin yalnız sonucuna bakmadı; kaynağına yönelerek Sâmirî’den yaptığı işin hesabını sordu.
YETMİŞ İKİNCİ BÖLÜM
Sâmirî Hakkındaki Hüküm ve Buzağının Yok Edilmesi
Tâhâ Suresi 97
Hz. Mûsâ Sâmirî hakkında hükmü bildirir.Ardından onun insanları bağladığı buzağıya yönelir.Buzağının yok edilip denize savrulacağını bildirir.
Fitnenin Sembolünü Ortadan Kaldırmak
Yalnız insanlara:“Artık ona tapmayın.”demekle yetinilmez.İnsanları yeniden aynı sapmaya çekebilecek sembol de ortadan kaldırılır.
Buzağının Acizliği Bir Kez Daha Görülür
İlah olduğu iddia edilen buzağı:
kendisini koruyamaz,
yok edilmesini engelleyemez.
Böylece onun ilahlık iddiasının boşluğu fiilen ortaya çıkar.
Tevhidin Temizlenmesi
Hz. Mûsâ’nın amacı yalnız cezalandırmak değildir.Kavmin kalbini yeniden:Allah’ın birliğinedöndürmektir.
YETMİŞ İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
İnsanların ilah diye yöneldiği buzağı kendi varlığını bile koruyamadı; Hz. Mûsâ onu ortadan kaldırarak kavmini yeniden tevhidin saflığına çağırdı.
YETMİŞ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
“Sizin İlahınız Ancak Allah’tır”
Tâhâ Suresi 98
Buzağı fitnesinin ardından Hz. Mûsâ’nın tevhid mesajı yeniden kesin biçimde ortaya konur:“Sizin ilahınız ancak Allah’tır. O’ndan başka ilah yoktur. O’nun ilmi her şeyi kuşatmıştır.”
Kıssanın Merkezine Dönüş
Firavun:kendi otoritesini büyütmüştü.Sâmirî:buzağıyı insanların önüne koymuştu.Hz. Mûsâ ise her iki sapmaya karşı aynı hakikati taşır:Allah’tan başka ilah yoktur.
İki Farklı Put
Firavun:insanın kendisini büyütmesinin putudur.Buzağı:insanın kendi eliyle yaptığı şeye kutsallık vermesinin putudur.Tevhid her ikisini de reddeder.
Allah’ın İlminin Her Şeyi Kuşatması
Firavun’un bilgisi sınırlıdır.Sâmirî’nin bilgisi sınırlıdır.Hz. Mûsâ’nın insan olarak bilgisi de sınırlıdır.Fakat Allah’ın ilmi:her şeyi kuşatır.
YETMİŞ ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Firavun’un tahtından Sâmirî’nin buzağısına kadar bütün sahte otoritelerin karşısında Hz. Mûsâ’nın mesajı değişmedi: “Sizin ilahınız ancak Allah’tır; O’ndan başka ilah yoktur.”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.