20. bölüm / 36
Tevrat İncil ZeburDevamı
Bölümler 36Şu an: Devamı
- 1 TEVRAT7.167 kelime
- 2 İncil3.166 kelime
- 3 ZEBUR2.466 kelime
- 4 بِسْمِ اَللّٰهِ اَلْرَحْمَانِ اَلْرَحِيمِ171 kelime
- 5 Kitab-ül Devran12.336 kelime
- 6 Devamı13.638 kelime
- 7 Devamı9.257 kelime
- 8 Devamı12.657 kelime
- 9 Devamı8.260 kelime
- 10 Devamı7.871 kelime
- 11 Devamı6.923 kelime
- 12 Devamı3.642 kelime
- 13 Devamı4.159 kelime
- 14 Devamı2.014 kelime
- 15 Devamı2.616 kelime
- 16 Devamı1.568 kelime
- 17 Devamı1.898 kelime
- 18 Devamı2.069 kelime
- 19 Devam7.092 kelime
- 20 Devamı5.071 kelime · Okuduğun bölüm
- 21 Devamı3.686 kelime
- 22 Devamı3.622 kelime
- 23 Devamı2.509 kelime
- 24 Devamı4.969 kelime
- 25 Devamı1.875 kelime
- 26 Devamı5.582 kelime
- 27 Devamı4.476 kelime
- 28 Devamı3.128 kelime
- 29 Devamı6.201 kelime
- 30 Devamı2.200 kelime
- 31 Devamı1.434 kelime
- 32 Devamı5.081 kelime
- 33 Devamı3.145 kelime
- 34 Devamı 15.kitap2.032 kelime
- 35 Devamı3.310 kelime
- 36 Devamı 15.kitap3.374 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
KIRKINCI BÖLÜM
Hükümdarın Hz. Yusuf’u Kendisine Yakın Kılması
Yusuf Suresi 54
Hükümdar, Hz. Yusuf’un:
rüya yorumundaki bilgisini,
ülke için sunduğu tedbiri,
masumiyetinin ortaya çıkmasını
gördükten sonra onun huzuruna getirilmesini ister.Hz. Yusuf’la konuştuğunda onu güvenilir ve makam sahibi bir kişi olarak görevlendireceğini bildirir.
Zindandan Hükümdarın Huzuruna
Hz. Yusuf’un hayatındaki görünür yön değişmiştir:
kuyudan çıkarılmış,
bir eve yerleştirilmiş,
iftiraya uğramış,
zindana atılmış,
yıllarca unutulmuş,
sonunda hükümdarın huzuruna çağrılmıştır.
İnsanlar onu aşağıya indirdikçe Allah onun için yeni bir yükseliş yolu hazırlamıştır.
Masumiyetin Ardından Gelen Görev
Hz. Yusuf, hakkında yapılan araştırma tamamlanmadan zindandan çıkmayı kabul etmemiştir.Masumiyeti açıklandıktan sonra hükümdarın huzuruna gelmiştir.Bu sıralama önemlidir:Önce hakikat ortaya çıkmış,
sonra makam verilmiştir.
Hükümdarın Onunla Konuşması
Hükümdar Hz. Yusuf’u yalnız başkalarının anlattığı sözlerle değerlendirmemiştir.Onunla doğrudan konuşmuş ve:
bilgisini,
hikmetini,
konuşma ahlakını,
güvenilirliğini
fark etmiştir.
Makam ve Güven
Hükümdar Hz. Yusuf’un artık kendi katında:
önemli bir konuma,
güvenilirliğe
sahip olduğunu bildirir.Makam yalnız bilgiyle değil, güvenle birlikte verilmiştir.Bir kişi çok bilgili olabilir; fakat emanete sadık değilse büyük sorumluluk taşıyamaz.
Hz. Yakup’un Sözü Gerçekleşmeye Devam Eder
Hz. Yakup yıllar önce Hz. Yusuf’a Allah’ın onu seçeceğini ve nimetini tamamlayacağını söylemişti.Şimdi:
kuyu,
kölelik,
iftira,
zindan
gibi ağır yolların ardından bu seçilmenin yeni bir aşaması gerçekleşmektedir.Hz. Yakup bunu henüz bilmemektedir; fakat söylediği müjde Allah’ın takdiriyle yerine gelmektedir.
KIRKINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
İnsanların suçlu gibi zindana koyduğu Hz. Yusuf, masumiyeti ortaya çıktıktan sonra güvenilir bir yönetici olarak hükümdarın huzuruna çıkarıldı.
KIRK BİRİNCİ BÖLÜM
Ülkenin Hazinelerini Yönetme Talebi
Yusuf Suresi 55
Hz. Yusuf hükümdara, kendisini ülkenin hazinelerinin başına getirmesini ister.Kendisinin:
iyi koruyan,
bilgili
bir kişi olduğunu bildirir.
Görevi Talep Etmesi
Hz. Yusuf’un görev istemesi kişisel iktidar hırsından kaynaklanmaz.Ülkenin önünde:
yedi bolluk yılı,
ardından yedi ağır kıtlık yılı
bulunmaktadır.Bu büyük krizin doğru biçimde yönetilmesi gerekmektedir.
Yeterliliğini Açıklaması
Hz. Yusuf kendisini:Koruyucu ve bilgiliolarak tanıtır.Bu iki vasıf yönetimin temelidir:Koruyuculuk: Emaneti, ürünü ve halkın hakkını güvenle saklamak.
Bilgi: Üretim, depolama ve dağıtımı doğru biçimde yönetmek.
Görev İstemek ile Kendini Övmek Arasındaki Fark
İnsan normal şartlarda nefsini övmekten kaçınmalıdır.Ancak:
büyük bir ihtiyaç varsa,
görevi yapabilecek kişi bilinmiyorsa,
toplumun yararı söz konusuysa
kişi yeterliliğini doğru biçimde açıklayabilir.Hz. Yusuf’un amacı makam değil, yaklaşan kıtlıkta insanları korumaktır.
Emanet ile Bilginin Birleşmesi
Yalnız bilgi yeterli değildir.Bilgili fakat güvenilmez kişi kaynakları kötüye kullanabilir.Yalnız iyi niyet de yeterli değildir.Güvenilir fakat bilgisiz kişi büyük bir krizi doğru yönetemeyebilir.Hz. Yusuf’ta:
ahlak,
bilgi,
planlama
birleşmiştir.
Hz. Yakup’un Terbiyesinin Yönetimde Görünmesi
Hz. Yusuf’un:
emaneti koruması,
insanlara adaletle yaklaşması,
nimeti israf etmemesi
Hz. Yakup’un tevhid ve ahlak terbiyesinin uzak bir ülkede devlet sorumluluğuna dönüşmesidir.
KIRK BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf makamı kendisi için değil, yaklaşan kıtlıkta toplumun rızkını koruyabilmek için istedi.
KIRK İKİNCİ BÖLÜM
Hz. Yusuf’un Ülkede Güç ve İmkân Sahibi Kılınması
Yusuf Suresi 56–57
Allah Hz. Yusuf’u ülkede sağlam bir konuma yerleştirir.O, dilediği yerde görev yapabilecek imkâna kavuşur.Allah’ın rahmetini dilediğine ulaştırdığı ve iyilik yapanların karşılığını kaybetmediği bildirilir.Ahiret karşılığının ise iman edip takva sahibi olanlar için daha hayırlı olduğu açıklanır.
Zindandan Ülke Yönetimine
Hz. Yusuf’un durumu insan ölçüsüyle büyük bir değişimdir:
esirken özgürleşmiş,
suçlanırken aklanmış,
zindandayken yönetici olmuştur.
Bu değişim Allah’ın takdirinin insan planlarından üstün olduğunu gösterir.
Ülkede Yerleşme İmkânı
Hz. Yusuf artık:
üretim alanlarını,
depoları,
dağıtım düzenini,
kıtlığa hazırlığı
yönetebilecek yetkiye sahiptir.Bu makam kişisel rahatlık değil, büyük bir sorumluluktur.
Allah’ın Rahmeti
Hz. Yusuf’un yükselişi Allah’ın rahmeti olarak anlatılır.Bu rahmet:
zindandan çıkış,
itibarın geri verilmesi,
ilmin değerlendirilmesi,
insanlara hizmet etme imkânı
şeklinde görünmüştür.
İyilik Yapanların Karşılığının Kaybolmaması
Hz. Yusuf’un iyilikleri uzun süre karşılıksız görünmüştür.O:
iffeti korumuş,
zindanda insanlara yardım etmiş,
tevhidi anlatmış,
ülkenin geleceğini düşünmüştür.
Allah bu iyiliklerin karşılığını kaybetmemiştir.
Dünya Karşılığı ve Ahiret Karşılığı
Hz. Yusuf dünyada yüksek bir göreve ulaşmıştır.Fakat ayet asıl karşılığın ahirette bulunduğunu hatırlatır.Dünya makamı:
geçici,
sorumluluk taşıyan,
sınav niteliğinde
bir nimettir.
Hz. Yakup’un Bilmediği Yükseliş
Hz. Yakup hâlâ oğlunun nerede olduğunu bilmemektedir.O üzüntü ve sabır içindeyken Hz. Yusuf:
hayattadır,
korunmaktadır,
ülkenin yönetiminde görev almaktadır.
Bu durum insanın bilmediği yerde Allah’ın büyük hazırlıklar yapabileceğini gösterir.
KIRK İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup oğluna kavuşamamıştı; fakat Allah Hz. Yusuf’u yalnız korumakla kalmamış, bir ülkenin rızkını koruyacak makama yükseltmişti.
KIRK ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kıtlık Yıllarında Kardeşlerin Mısır’a Gelişi
Yusuf Suresi 58
Hz. Yusuf’un kardeşleri kıtlık sebebiyle Mısır’a gelir ve onun huzuruna girer.Hz. Yusuf onları tanır; fakat onlar Hz. Yusuf’u tanımaz.
Kıtlığın Aileyi Mısır’a Yöneltmesi
Kıtlık yalnız Mısır’ı değil, çevredeki bölgeleri de etkilemiştir.Hz. Yakup’un oğulları:
yiyecek almak,
ailelerinin ihtiyacını karşılamak
için Mısır’a gelmiştir.Onları buraya yönelten olay, yıllar önce kuyuya attıkları kardeşlerinin hazırladığı rızık düzenidir.
Yusuf’un Kardeşlerini Tanıması
Hz. Yusuf kardeşlerini hemen tanımıştır.Çünkü onları çocukluğundan beri bilmektedir.Kardeşleri ise karşılarında:
çocuk yaşta kuyuya bıraktıkları kişiyi değil,
güçlü bir ülke yöneticisini
görmektedir.
Kardeşlerin Yusuf’u Tanımaması
Yıllar:
Hz. Yusuf’un yaşını,
görünüşünü,
konumunu,
konuşma çevresini
değiştirmiştir.Ayrıca onun bu makama ulaşmış olabileceğini düşünmemişlerdir.
İlahi Vaadin Yaklaşması
Allah kuyuda Hz. Yusuf’a, bir gün kardeşlerinin yaptıklarını kendilerine haber vereceğini bildirmişti.Şimdi o günün şartları oluşmaya başlamıştır.Kardeşleri onun huzurundadır; fakat kimliğini bilmemektedir.
Gücün El Değiştirmesi
Yıllar önce:
kardeşler kalabalık ve güçlü,
Hz. Yusuf yalnız ve savunmasızdı.
Şimdi:
Hz. Yusuf yetki sahibidir,
kardeşleri onun vereceği erzağa muhtaçtır.
Hz. Yusuf bu gücü intikam için kullanmayacaktır.
KIRK ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşleri Yusuf’u kuyuda güçsüz bırakmıştı; yıllar sonra rızık istemek için onun huzuruna geldiler ve onu tanıyamadılar.
KIRK DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Öz Kardeşini Getirmelerini İstemesi
Yusuf Suresi 59–60
Hz. Yusuf kardeşlerinin yüklerini hazırlatır ve babalarından olan diğer kardeşlerini bir sonraki gelişlerinde kendisine getirmelerini ister.Kendilerine ölçüyü tam verdiğini ve misafirleri iyi ağırladığını hatırlatır.Kardeşlerini getirmezlerse bir daha kendilerinden erzak alamayacaklarını bildirir.
Kardeşleri Hakkında Bilgi Edinmesi
Hz. Yusuf konuşmaları sırasında ailesinin durumunu öğrenmiş olabilir.Öz kardeşinin babasının yanında bulunduğunu anlamış ve onu görmek istemiştir.
Ölçüyü Tam Vermesi
Hz. Yusuf geçmişte kendisine zulmeden kardeşlerine bile erzaklarını eksik vermemiştir.Bu, görevde adaletin önemini gösterir.Kişisel acı:
kamu hakkını,
ölçüyü,
adaleti
bozmamalıdır.
Misafirperverlik
Hz. Yusuf onların ihtiyaçlarını karşılamış ve güzel biçimde ağırlamıştır.Henüz kimliğini açıklamamış olsa da kardeşlerine kötü davranmamıştır.
Kardeşlerini Getirme Şartı
Hz. Yusuf bir sonraki gelişlerinde öz kardeşlerini getirmelerini ister.Bu talep:
onu görmek,
aile hakkında daha fazla bilgi edinmek,
kardeşiyle güvenli bir bağ kurmak
amacı taşıyabilir.
Ciddiyetle Bildirilen Şart
Hz. Yusuf talebinin yerine getirilmemesi hâlinde bir daha ölçü verilmeyeceğini açıklar.Bu, kardeşlerin babalarını ikna etmelerini sağlayacak ciddi bir şarttır.
Hz. Yakup’un Yeni İmtihanının Başlangıcı
Kardeşler yeniden eve döndüğünde Hz. Yakup’tan başka bir oğlunu da kendileriyle göndermesini isteyecektir.Hz. Yakup için geçmişteki acı yeniden canlanacaktır.
KIRK DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf kardeşlerine adaletle erzak verdi; fakat ailesinin yeniden bir araya gelmesi için öz kardeşinin getirilmesini şart koştu.
KIRK BEŞİNCİ BÖLÜM
Kardeşlerin Babalarını İkna Etme Sözü
Yusuf Suresi 61
Kardeşler Hz. Yusuf’a, babalarını diğer kardeşlerini göndermeye ikna etmeye çalışacaklarını ve bunu mutlaka yapacaklarını söyler.
Aynı Güven Meselesinin Yeniden Ortaya Çıkması
Yıllar önce kardeşler Hz. Yakup’tan Yusuf’u kendileriyle göndermesini istemişti.Şimdi benzer biçimde diğer kardeşlerini istemektedirler.Bu durum Hz. Yakup’un eski acısını ve güvensizliğini yeniden gündeme getirecektir.
Babayı İkna Etmeye Çalışmaları
Kardeşler:
erzak alabilmek,
Mısır yöneticisinin şartını yerine getirmek
için babalarını ikna etmek zorundadır.Bu defa sözlerinin geçmişteki ihanetleri sebebiyle kolayca kabul edilmeyeceğini bilmektedirler.
Verilen Yeni Söz
Kardeşler Hz. Yusuf’a bu işi yapacaklarını bildirir.Fakat onların sözünün değeri, geçmiş davranışları sebebiyle sınanacaktır.Söz güvenle güçlenir; ihanet ise sonraki doğru sözlerin bile şüpheyle karşılanmasına sebep olur.
KIRK BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Geçmişte bozulan güven, yıllar sonra aynı aile içinde yeniden sınanacaktı.
KIRK ALTINCI BÖLÜM
Erzak Bedellerinin Yüklerin İçine Gizlice Konulması
Yusuf Suresi 62
Hz. Yusuf görevlilerine kardeşlerinin getirdiği erzak bedellerini yüklerinin içine geri koymalarını emreder.Böylece ailelerine döndüklerinde bunu fark edeceklerini ve yeniden Mısır’a gelmelerinin kolaylaşacağını umar.
Gizli Bir İyilik
Hz. Yusuf kardeşlerine karşı yaptığı iyiliği açıkça göstermemiştir.Bedellerini:
yüklerine geri koymuş,
onları mahcup etmemiş,
karşılığında teşekkür beklememiştir.
Kıtlıkta Ailenin Malını Korumak
Kardeşleri kıtlık içinde erzak almak için değerli mallarını getirmiştir.Hz. Yusuf onların:
erzaklarını vermiş,
bedellerini de geri göndermiştir.
Bu, ailesine duyduğu merhametin gizli bir işaretidir.
Yeniden Gelmelerini Sağlamak
Bedellerin geri çıkması:
aileyi sevindirecek,
yeniden alışveriş yapabilecek imkân bulunduğunu gösterecek,
öz kardeşin getirilmesini kolaylaştıracaktır.
İyilik ile Planlamanın Birleşmesi
Hz. Yusuf’un davranışı hem merhametli hem de hikmetlidir.O yalnız duyguyla hareket etmemiş; aileyi yeniden bir araya getirecek süreci dikkatle yönetmiştir.
KIRK ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf kendisine zulmeden kardeşlerinin erzak bedellerini bile gizlice geri verdi. Güç eline geçtiğinde intikamı değil, merhameti seçti.
KIRK YEDİNCİ BÖLÜM
Kardeşlerin Babalarından Diğer Oğlunu İstemesi
Yusuf Suresi 63
Kardeşler babaları Hz. Yakup’a döndüklerinde, diğer kardeşlerini yanlarında götürmedikleri takdirde kendilerine bir daha erzak verilmeyeceğini bildirir.Onu kendileriyle göndermesini ister ve mutlaka koruyacaklarına söz verirler.
Geçmişteki Sözün Tekrarlanması
Kardeşler yıllar önce Hz. Yusuf için de:“Onu mutlaka koruruz.”anlamında söz vermişti.Şimdi aynı sözü diğer kardeşleri için tekrar etmektedirler.Hz. Yakup’un bu söze hemen güvenmemesi doğaldır.
Erzak İhtiyacının Baskısı
Aile kıtlık içindedir.Diğer kardeş gönderilmezse:
yeni erzak alınamayacak,
ailenin geçimi zorlaşacaktır.
Bu durum Hz. Yakup’u:
baba şefkati,
geçmiş tecrübe,
ailenin geçim ihtiyacı
arasında zor bir kararla karşı karşıya bırakır.
Güveni Yeniden Kazanma Sorumluluğu
Güveni bozan kişi:
yalnız yeni söz vermekle,
duygusal güvence sunmakla
eski güveni hemen geri getiremez.Davranışlarıyla güvenilirliğini yeniden göstermelidir.
KIRK YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşler yine koruma sözü verdi; fakat Hz. Yakup’un kalbinde Yusuf’la ilgili bozulan güven hâlâ canlıydı.
KIRK SEKİZİNCİ BÖLÜM
“Daha Önce Kardeşi Hakkında Güvendiğim Gibi mi Güveneyim?”
Yusuf Suresi 64
Hz. Yakup oğullarına, daha önce Hz. Yusuf konusunda kendilerine güvendiği gibi bu kardeş hakkında da mı güveneceğini sorar.Ardından en hayırlı koruyucunun Allah olduğunu ve O’nun merhametlilerin en merhametlisi bulunduğunu söyler.
Geçmiş İhaneti Hatırlatması
Hz. Yakup oğullarının geçmiş davranışını unutmuş değildir.Onlara:
eski sözlerini,
Yusuf’u koruyacaklarını söylediklerini,
ardından onu kaybettiklerini
hatırlatır.Affetmek veya sabretmek, geçmişten ders almamak değildir.
Güvenin Sözle Değil Davranışla Kurulması
Kardeşler yeniden koruma sözü vermektedir.Hz. Yakup ise sözlerinin geçmişte bozulduğunu bilir.Bu nedenle güvenin:
yalnız ifadeye,
ağlamaya,
yeminlere
dayanamayacağını gösterir.
Allah’ın Koruması
Hz. Yakup insan tedbirini tamamen reddetmez. Fakat gerçek koruyucunun Allah olduğunu bildirir.İnsan:
çocuklarını gözetir,
güvenilir kişilere emanet eder,
tedbir alır.
Buna rağmen bütün tehlikeleri bilip engelleyemez.
Merhametlilerin En Merhametlisi
Hz. Yakup Allah’ın merhametine sığınır.Bu söz:
Yusuf için taşıdığı ümidin,
diğer oğlunu gönderme korkusunun,
Allah’a duyduğu güvenin
birleştiği ifadedir.
Güzel Sabrın Tevekkülle Bağı
Hz. Yakup’un güzel sabrı pasif bir kabulleniş değildir.O:
geçmişi değerlendirir,
tedbir düşünür,
sonunda korumayı Allah’a bırakır.
KIRK SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup oğullarının sözüne geçmişteki gibi körü körüne güvenmedi; tedbirini aldı ve asıl koruyucunun Allah olduğunu bildirdi.
KIRK DOKUZUNCU BÖLÜM
Geri Verilen Erzak Bedellerinin Bulunması
Yusuf Suresi 65
Kardeşler yüklerini açtıklarında erzak bedellerinin kendilerine geri verildiğini görür.Babalarına:
daha ne isteyebileceklerini,
yeniden erzak getireceklerini,
kardeşlerini koruyacaklarını,
fazladan bir deve yükü daha alacaklarını
söylerler.
Beklenmedik İyiliğin Ortaya Çıkması
Kardeşler bedellerini geri görünce Mısır yöneticisinin kendilerine büyük bir iyilik yaptığını anlar.Fakat bu yöneticinin Hz. Yusuf olduğunu henüz bilmezler.
Hz. Yakup’u İkna Etme Delili
Geri verilen bedeller, kardeşlerin sözünü güçlendiren yeni bir unsur olur.Onlar:
erzak alma imkânının bulunduğunu,
Mısır yöneticisinin kendilerine iyi davrandığını,
diğer kardeşle birlikte daha fazla erzak alınabileceğini
anlatır.
Fazladan Ölçü
Diğer kardeşleri de giderse onun adına da bir deve yükü erzak verilecektir.Kıtlık döneminde bu miktar aile için önemlidir.
Maddi İhtiyaç ve Baba Şefkati
Hz. Yakup ailesinin geçimini düşünmek zorundadır.Fakat bir oğlunu daha kaybetme ihtimali onu endişelendirmektedir.Bu karar, baba sorumluluğunun ağır bir sınavıdır.
KIRK DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Geri verilen bedeller yeniden Mısır’a gitmek için büyük kolaylık sağladı; fakat Hz. Yakup’un güven kaygısı yalnız maddi bir delille bütünüyle ortadan kalkmadı.
ELLİNCİ BÖLÜM
Sağlam Bir Söz Almadan Oğlunu Göndermemesi
Yusuf Suresi 66
Hz. Yakup, bütünüyle kuşatılıp çaresiz bırakılmaları dışında oğlunu mutlaka geri getireceklerine dair Allah adına sağlam bir söz vermeden onu göndermeyeceğini bildirir.Kardeşleri söz verince Hz. Yakup Allah’ın söylediklerine şahit ve vekil olduğunu söyler.
Tedbirsiz Güvenmemesi
Hz. Yakup bu defa yalnız sözlü güvenceyle yetinmez.Oğullarından:
ciddi,
bağlayıcı,
Allah’ın adıyla verilmiş
bir söz ister.Geçmiş tecrübe, tedbirin güçlendirilmesini gerektirmiştir.
İmkânsızlık Durumunu Ayırması
Hz. Yakup onların iradeleri dışında:
kuşatılmaları,
güçlerinin yetmemesi,
zorla engellenmeleri
durumunu istisna eder.Bu, sorumlulukta adaletli bir ölçüdür.İnsan gücünün yetmediği şeyden, bilerek yaptığı ihanet gibi sorumlu tutulmaz.
Allah Adına Verilen Söz
Allah’ın adıyla söz vermek büyük sorumluluktur.Bu söz:
sıradan bir güvence,
geçici bir vaat
değildir.Kul Allah’ı şahit tutarak yükümlülük üstlenir.
Allah’ın Vekil Oluşu
Hz. Yakup:Söylediklerine Allah’ın vekil olduğunubildirir.Bu ifade:
sözlerin Allah’ın bilgisi altında olduğunu,
gerçek niyetleri O’nun bildiğini,
nihai korumanın O’na ait olduğunu
gösterir.
Tedbir ve Tevekkülün Birleşmesi
Hz. Yakup:
sağlam söz almış,
şartları belirlemiş,
sonra Allah’a güvenmiştir.
Bu kıssa tevekkülün tedbirsizlik olmadığını açıkça gösterir.
ELLİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup geçmişte yaşadığı acıdan ders aldı; bu defa sağlam söz aldı, sorumluluğun sınırını belirledi ve sonucu Allah’a emanet etti.
ELLİ BİRİNCİ BÖLÜM
Oğullarına Ayrı Kapılardan Girmelerini Öğütlemesi
Yusuf Suresi 67
Hz. Yakup oğullarına Mısır’a tek bir kapıdan değil, ayrı ayrı kapılardan girmelerini öğütler.Bununla birlikte Allah’tan gelecek hiçbir şeyi onlardan uzaklaştıramayacağını, hükmün yalnız Allah’a ait olduğunu bildirir.Yalnız Allah’a tevekkül ettiğini ve tevekkül edenlerin de yalnız O’na güvenmesi gerektiğini söyler.
Kalabalık Görünmemeleri İçin Tedbir
Hz. Yakup’un oğulları:
sayıca çok,
aynı aileden,
dikkat çekebilecek görünümde
bir topluluktur.Onların tek kapıdan topluca girmeleri insanların dikkatini çekebilir ve haklarında şüphe doğurabilirdi.Bu nedenle Hz. Yakup tedbirli davranmalarını istemiştir.
Öğüdün Sebebi Hakkındaki Yorumlar
Tefsirlerde Hz. Yakup’un bu öğüdü:
dikkat çekmemeleri,
insanların kıskançlığından sakınmaları,
güvenlik bakımından tedbir almaları
gibi sebeplerle verdiği açıklanmıştır.Ayet sebebi kesin biçimde ayrıntılandırmadığı için tek bir yorumu mutlaklaştırmamak gerekir.Kesin olan, Hz. Yakup’un oğullarına tedbirli hareket etmelerini öğütlemesidir.
Tedbir Almak
Hz. Yakup:
kapıları ayırmış,
yolculuk biçimini düzenlemiş,
görünür tehlikeye karşı önlem almıştır.
Bu davranış tevekkülün tedbiri reddetmediğini gösterir.İnsan:
yol güvenliğini düşünür,
şartları değerlendirir,
gerekli önlemleri alır.
Tedbirin Sınırı
Hz. Yakup aldığı tedbirin Allah’ın takdirini değiştiremeyeceğini açıkça bildirir.Bu önemli bir dengedir:Tedbir alınır; fakat tedbir ilahlaştırılmaz.İnsan bütün önlemleri alsa da:
bilmediği olayları,
görünmeyen tehlikeleri,
gelecekteki sonucu
tam olarak kontrol edemez.
Hükmün Yalnız Allah’a Ait Olması
Hz. Yakup:“Hüküm yalnız Allah’ındır.”anlamında konuşur.Bu söz:
sonuçların,
korumanın,
kaderin,
nihai kararın
Allah’a ait olduğunu bildirir.
Tevekkül
Hz. Yakup tedbirini aldıktan sonra yalnız Allah’a güvendiğini söyler.Tevekkül:
hiçbir şey yapmadan beklemek,
tehlikeyi küçümsemek,
sorumluluğu bırakmak
değildir.Doğru olanı yaptıktan sonra kalbi Allah’a dayandırmaktır.
ELLİ BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup oğullarına ayrı kapılardan girmelerini söyleyerek tedbir aldı; fakat gerçek korumanın kapılardan değil Allah’tan geldiğini bildirdi.
ELLİ İKİNCİ BÖLÜM
Oğullarının Babalarının Öğüdüne Uyması
Yusuf Suresi 68
Hz. Yakup’un oğulları, babalarının kendilerine emrettiği şekilde şehre girer.Fakat bu tedbir Allah’tan gelecek hiçbir şeyi onlardan uzaklaştırmaz.Ayet, Hz. Yakup’un kalbindeki bir ihtiyacı yerine getirdiğini ve kendisine öğretilen bilgi sebebiyle ilim sahibi olduğunu bildirir. Ancak insanların çoğu bunu bilmez.
Baba Sözünü Dinlemeleri
Kardeşler bu defa babalarının öğüdüne uymuştur.Onlar:
farklı kapılardan girmiş,
verilen tedbiri yerine getirmiş,
yolculukta daha dikkatli davranmıştır.
Bu tavır, geçmişte bozdukları güveni yeniden kurma yolunda bir adımdır.
Tedbirin İlahi Takdiri Değiştirmemesi
Ayet, farklı kapılardan girmenin Allah’ın hükmünü değiştirmediğini açıklar.Yaklaşan olaylar yine gerçekleşecektir:
küçük kardeş Hz. Yusuf’un yanında kalacak,
kardeşler yeniden sınanacak,
Hz. Yakup yeni bir ayrılık yaşayacaktır.
Tedbir olayların tamamını önlememiştir.
Hz. Yakup’un İçindeki İhtiyaç
Ayet, Hz. Yakup’un kalbindeki bir ihtiyacı yerine getirdiğini bildirir.Bu ihtiyaç:
baba şefkati,
çocuklarını koruma arzusu,
içindeki endişeyi azaltma isteği
olarak anlaşılabilir.İnsan sonuç Allah’a ait olsa da üzerine düşeni yaparak vicdanındaki sorumluluğu yerine getirir.
Kendisine Öğretilen İlim
Hz. Yakup’un Allah tarafından kendisine öğretilmiş bilgi sahibi olduğu bildirilir.Onun bilgisi:
tedbir ile tevekkülü ayırmamak,
görünür sebebe önem verirken kalbi Allah’a bağlamak,
kesin bilgi olmadan acele hüküm vermemek
şeklinde hayatına yansımıştır.
İnsanların Çoğunun Bilmemesi
İnsanların çoğu iki uçtan birine yönelebilir:
yalnız sebeplere güvenmek,
hiçbir tedbir almadan tevekkül ettiğini söylemek.
Hz. Yakup ise ikisini dengelemiştir.
ELLİ İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup’un bilgisi, tedbir ile tevekkülü aynı kalpte birleştirmesiydi: Sebeplere başvurdu, fakat sonucu sebeplerden bilmedi.
ELLİ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Hz. Yusuf’un Öz Kardeşini Yanına Alması
Yusuf Suresi 69
Kardeşler Hz. Yusuf’un huzuruna girdiklerinde Hz. Yusuf öz kardeşini yanına alır.Ona gizlice:“Ben senin kardeşinim. Onların geçmişte yaptıklarından dolayı üzülme.”anlamında güven verir.
Uzun Ayrılığın Ardından Buluşma
Hz. Yusuf yıllar sonra öz kardeşine kavuşmuştur.Bu buluşma:
gizli,
duygusal,
güven taşıyan
bir andır.Diğer kardeşler Hz. Yusuf’un kimliğini henüz bilmemektedir.
Kardeşine Kimliğini Açıklaması
Hz. Yusuf öz kardeşine kendisinin Yusuf olduğunu bildirir.Bu haber onun için:
kayıp kardeşin bulunduğunu öğrenmek,
yıllardır gizli kalan gerçeğe ulaşmak,
yalnız olmadığını bilmek
anlamına gelir.
“Üzülme” Tesellisi
Hz. Yusuf kardeşine, diğerlerinin yaptıklarından dolayı üzülmemesini söyler.Bu ifade geçmişte:
kıskançlık,
dışlanma,
aile içi baskı
yaşanmış olabileceğini düşündürür.Hz. Yusuf kardeşinin kalbini önce güvenle güçlendirmiştir.
Kimliği Hemen Herkese Açıklamaması
Hz. Yusuf ailesinin birleşmesini bir anda ve kontrolsüz biçimde gerçekleştirmemiştir.Olayları:
dikkatle,
belirli bir planla,
kardeşlerinin gerçek tavrını ortaya çıkaracak biçimde
yönetmiştir.
Hz. Yakup’un Bilmediği Buluşma
Hz. Yakup bir oğlunu daha korkuyla göndermiştir.Fakat oğulları Mısır’a vardığında iki kardeş birbirine kavuşmuştur.Baba henüz bunu bilmese de aile birleşmesinin ilk adımı gerçekleşmiştir.
ELLİ ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup ikinci oğlunu korkuyla gönderdi; Allah ise onu kayıp kardeşi Hz. Yusuf’la buluşturdu.
ELLİ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Su Kabının Kardeşinin Yüküne Konulması
Yusuf Suresi 70
Hz. Yusuf kardeşlerinin yüklerini hazırlatırken hükümdara ait su kabını öz kardeşinin yüküne koydurur.Ardından kafilenin hırsızlık yaptığına dair bir çağrı yapılır.
Planın Amacı
Hz. Yusuf öz kardeşini yanında tutmak istemektedir.Fakat ülkenin mevcut hukuk düzenine göre onu doğrudan alıkoyması mümkün değildir.Bu nedenle kardeşlerinin kendi kabul ettiği hüküm üzerinden bir süreç kurulacaktır.
Kabın Yüke Konulması
Su kabı öz kardeşinin yüküne yerleştirilmiştir.Kur’an, onun bu plandan önceden haberdar olup olmadığını açıkça bildirmez.Kesin olan, Hz. Yusuf’un Allah’ın kendisine öğrettiği bir düzen içinde kardeşini yanında tutacak yolu hazırlamasıdır.
Hırsızlık Çağrısı
Kafileye:“Siz hırsızsınız.”anlamında seslenilir.Bu sözün doğrudan Hz. Yusuf tarafından değil, görevliler tarafından söylendiği anlaşılır.Olayın ayrıntıları ilerleyen ayetlerde ortaya çıkacaktır.
Kardeşlerin Yeni Sınavı
Yıllar önce kardeşler Hz. Yusuf’u geride bırakmıştı.Şimdi diğer kardeşleri hakkında karar vermek zorunda kalacaktır.Bu olay onların:
kardeşlik bağlılığını,
babalarına verdikleri sözü,
geçmişteki davranışlarından ders alıp almadıklarını
ortaya çıkaracaktır.
Hz. Yakup’a Verilen Sözün Ağırlığı
Kardeşler bu oğulu mutlaka geri getireceklerine dair Allah adına söz vermiştir.Şimdi beklenmedik bir olayla karşılaşmışlardır.Sözlerinde durmak için ne yapacakları sınanacaktır.
ELLİ DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Yıllar önce bir kardeşi kendi istekleriyle geride bırakmışlardı; şimdi diğer kardeşi bırakmamak için ne kadar çaba gösterecekleri ortaya çıkacaktı.
ELLİ BEŞİNCİ BÖLÜM
Kayıp Kabın Aranması
Yusuf Suresi 71–76
Kardeşler kendilerine yönelen suçlamanın sebebini sorar.Görevliler hükümdarın su kabının kaybolduğunu, onu getirene bir deve yükü ödül verileceğini bildirir.Kardeşler bozgunculuk yapmak veya hırsızlık etmek için gelmediklerine Allah adına yemin eder.Ardından kabın kimin yükünde bulunursa kendi hukuklarına göre nasıl cezalandırılacağını açıklarlar.Arama sonunda kap Hz. Yusuf’un öz kardeşinin yükünden çıkarılır.
Suçlamaya Şaşırmaları
Kardeşler hırsızlık suçlamasını kabul etmez.Onlar:
ülkeye bozgunculuk için gelmediklerini,
hırsız olmadıklarını
açıkça bildirir.Bu konuda kendilerine güvenmektedirler.
Kayıp Kabın Duyurulması
Görevliler kaybolan şeyin hükümdarın su kabı olduğunu açıklar.Onu bulan veya getirene bir deve yükü ödül verileceği bildirilir.Bu, olayın ciddiyetini gösterir.
Kardeşlerin Kendi Hükümlerini Açıklaması
Görevliler:“Yalancı çıkarsanız bunun cezası nedir?”diye sorar.Kardeşler kendi hukuklarına göre eşya kimin yükünde bulunursa o kişinin alıkonulacağını söyler.Böylece hükmün şeklini kendileri belirlemiştir.
Yüklerin Aranma Sırası
Hz. Yusuf aramaya öz kardeşinin yükünden başlamamış, önce diğer kardeşlerinin yüklerini aratmıştır.Sonunda kap öz kardeşinin yükünden çıkarılmıştır.Bu sıralama, planın hemen fark edilmesini önleyen hikmetli bir uygulamadır.
Allah’ın Öğrettiği Düzen
Ayet bu planın Hz. Yusuf’a Allah tarafından öğretildiğini bildirir.Çünkü hükümdarın hukukuna göre kardeşini yanında tutması mümkün olmayabilirdi.Ancak Allah’ın dilemesiyle uygun yol açılmıştır.
Derecelerle Yükseltilmek
Allah dilediğini derecelerle yükselttiğini bildirir.Her bilgi sahibinin üzerinde daha iyi bilen biri vardır.Hz. Yusuf:
ilim,
hikmet,
yönetim,
sabır
bakımından yükseltilmiştir.Fakat mutlak bilgi yalnız Allah’a aittir.
ELLİ BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşler cezayı kendi ağızlarıyla belirledi; Allah da Hz. Yusuf’un öz kardeşini yanında tutacağı yolu bu hüküm üzerinden açtı.
ELLİ ALTINCI BÖLÜM
Kardeşlerin Yeniden Yusuf’u Suçlaması
Yusuf Suresi 77
Kardeşler kap öz kardeşlerinin yükünden çıkınca:“Eğer o çaldıysa daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.”anlamında Hz. Yusuf’u suçlayan bir söz söyler.Hz. Yusuf bu sözü içinde saklar ve onlara açıklamaz.Onların daha kötü bir durumda bulunduğunu ve yaptıkları isnadı Allah’ın daha iyi bildiğini içinden geçirir.
Eski Kardeşi Yeniden Suçlamak
Kardeşler karşılaştıkları olayın ağırlığını hafifletmek için Hz. Yusuf’u da kötü göstermeye çalışmıştır.Yıllar sonra bile:
kendi yaptıkları zulmü itiraf etmek yerine,
kayıp kardeşleri hakkında suçlayıcı söz söylemişlerdir.
Bu, gerçek dönüşümlerinin henüz tamamlanmadığını gösterir.
İsnadın Kaynağı
Kur’an onların Hz. Yusuf hakkında hangi olaya dayanarak böyle söylediğini açıklamaz.Bu nedenle kesin olmayan rivayetler üzerinden Hz. Yusuf’a bir kusur isnat edilmemelidir.Kesin olan, kardeşlerin söylediği bu sözün haksız olduğudur.
Hz. Yusuf’un Kendini Tutması
Hz. Yusuf gerçeği hemen açıklamamış ve öfkesini dışa vurmamıştır.O:
kendisini suçlayanlara karşı sabretmiş,
kimliğini gizlemeyi sürdürmüş,
planını duygusal tepkiyle bozmamıştır.
Güç Sahibi Olduğu Hâlde Sabretmesi
Hz. Yusuf artık onların karşısında güç sahibidir.İsterse:
geçmiş suçlarını açıklayabilir,
onları cezalandırabilir,
aşağılayabilir.
Fakat öfkesini yönetmiştir.Gerçek güç, karşılık verme imkânı varken ölçüyü koruyabilmektir.
Allah’ın Gerçeği Bilmesi
Hz. Yusuf onların isnadını Allah’ın daha iyi bildiğini düşünür.İnsanlar yalan söyleyebilir; fakat Allah:
geçmişte ne olduğunu,
kimin zulmettiğini,
kimin masum olduğunu
bilir.
ELLİ ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşleri yıllar sonra bile Yusuf’u suçladı; Yusuf ise gücü elinde olduğu hâlde öfkesini sakladı ve gerçeği Allah’ın bilgisine bıraktı.
ELLİ YEDİNCİ BÖLÜM
Babalarının Yaşlılığını Hatırlatarak Merhamet İstemeleri
Yusuf Suresi 78
Kardeşler Hz. Yusuf’a, alıkonulan kardeşlerinin yaşlı bir babası bulunduğunu söyler.Onun yerine içlerinden birini almasını ister ve Hz. Yusuf’u iyilik yapanlardan gördüklerini bildirirler.
Babalarını Düşünmeye Başlamaları
Yıllar önce Hz. Yusuf’u kuyuya atarken babalarının yaşayacağı acıyı önemsememişlerdi.Şimdi ise diğer kardeşleri alıkonulunca:
babalarının yaşlılığını,
duyacağı üzüntüyü,
oğluna bağlılığını
hatırlatırlar.Bu, kalplerinde bir değişimin başladığını gösterir.
Kardeşlerini Bırakmama Çabası
Kardeşler bu defa kardeşlerini kolayca terk etmemiştir.Onun yerine kendilerinden birinin tutulmasını teklif ederler.Bu tavır geçmişteki davranışlarından farklıdır.
Verdikleri Sözü Hatırlamaları
Hz. Yakup’a Allah adına söz vermişlerdir.Şimdi bu sözü yerine getirmek için çözüm aramaktadırlar.Vefa duyguları bütünüyle kaybolmamıştır.
Hz. Yusuf’u Muhsin Görmeleri
Kardeşler karşılarındaki yöneticiyi iyilik yapan biri olarak görmektedir.Çünkü Hz. Yusuf:
erzaklarını tam vermiş,
onları güzel ağırlamış,
önceki gelişlerinde bedellerini geri koymuştur.
Onun merhametine güvenerek talepte bulunurlar.
Hz. Yakup’un İkinci Acısına Yaklaşmaları
Kardeşler babalarına geri döndüklerinde küçük kardeşlerinin de gelmediğini söylemek zorunda kalacaktır.Hz. Yakup’un eski yarası yeniden açılacaktır.
ELLİ YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Yıllar önce babalarının acısını düşünmeyen kardeşler, bu defa yaşlı babalarını hatırlatarak kardeşlerinin yerine kendilerini teklif etti.
ELLİ SEKİZİNCİ BÖLÜM
Suçsuz Birini Suçlu Yerine Almaktan Allah’a Sığınması
Yusuf Suresi 79
Hz. Yusuf, eşyayı yanında bulduğu kişiden başkasını alıkoymaktan Allah’a sığındığını bildirir.Böyle bir şey yaparsa zalimlerden olacağını söyler.
Kişisel Merhametin Adaleti Bozmaması
Kardeşlerin isteği duygusal açıdan anlaşılabilir görünmektedir.Fakat başka birini suçlu kişinin yerine alıkoymak adaletsizlik olurdu.Hz. Yusuf:
merhamet,
aile özlemi,
kişisel yakınlık
sebebiyle adaleti değiştirmemiştir.
Suçun Şahsiliği
Her insan kendi davranışından sorumludur.Birinin yerine başka birini cezalandırmak:
masuma zulüm,
sorumluluk ölçüsünü bozmak,
keyfî hüküm
olur.
Allah’a Sığınması
Hz. Yusuf haksızlık yapmaktan Allah’a sığınır.Bu ifade yönetici için büyük bir ahlak ölçüsüdür.Makam sahibi kişi:
istediği kişiyi tutamaz,
suçu başkasına yükleyemez,
duygusuna göre hüküm veremez.
Zalimlerden Olmamak
Hz. Yusuf kendisine geçmişte zulmedilmiş olmasına rağmen zulmü karşılık yöntemi hâline getirmemiştir.O:
kuyuya atılmış,
satılmış,
iftiraya uğramış,
haksız yere hapsedilmiştir.
Fakat güç kazandığında aynı zulmü başkalarına yapmamıştır.
Adaletin Aile Bağından Üstün Olması
Hz. Yusuf karşısındaki kişilerin kardeşleri olduğunu bilmektedir.Buna rağmen hükmü aile ilişkisine göre değiştirmez.Gerçek adalet:
yakına ayrı,
yabancıya ayrı
ölçü uygulamamaktır.
ELLİ SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf merhametliydi; fakat merhameti adaletsizliğe dönüştürmedi. Suçsuz birini başkasının yerine cezalandırmaktan Allah’a sığındı.
ELLİ DOKUZUNCU BÖLÜM
Büyük Kardeşin Mısır’da Kalması
Yusuf Suresi 80
Kardeşler Hz. Yusuf’tan ümitlerini kesince bir kenara çekilip aralarında gizlice konuşurlar.En büyükleri, babalarının kendilerinden Allah adına sağlam bir söz aldığını ve daha önce Hz. Yusuf konusunda da kusur işlediklerini hatırlatır.Babası kendisine izin verinceye veya Allah hakkında hüküm verinceye kadar Mısır’dan ayrılmayacağını bildirir.
Ümitlerini Kesmeleri
Kardeşler Hz. Yusuf’u kararından döndüremeyeceklerini anlayınca kendi aralarında ne yapacaklarını düşünür.Artık karşılarında yalnız bir yönetici kararı yoktur.Aynı zamanda:
babalarına verdikleri söz,
geçmişte Hz. Yusuf’a yaptıkları,
ailelerine nasıl dönecekleri
meselesi bulunmaktadır.
Gizlice Konuşmaları
Kardeşler meseleyi kalabalık içinde değil, kendi aralarında değerlendirir.Bu konuşma onların vicdanlarının harekete geçtiğini gösterir.Geçmişte Hz. Yusuf’u kuyuya atmak için gizlice konuşmuşlardı.Şimdi ise başka bir kardeşlerini terk etmemek ve verdikleri sözü düşünmek için gizlice konuşmaktadırlar.
Büyük Kardeşin Hatırlatması
En büyükleri iki önemli gerçeği dile getirir:Babalarının Allah adına aldığı sağlam söz
ve
daha önce Hz. Yusuf hakkında işledikleri kusurBu söz, geçmişteki günahlarının artık aile içinde açıkça hatırlandığını gösterir.
Geçmiş Kusurun Kabulü
Kardeşlerden biri ilk defa Hz. Yusuf konusunda aşırı gittiklerini veya kusur işlediklerini açıkça belirtir.Bu, tövbeye doğru önemli bir adımdır.İnsan gerçek dönüşe:
yaptığı yanlışı inkâr ederek değil,
sorumluluğunu kabul ederek
başlar.
Mısır’da Kalma Kararı
Büyük kardeş:
babasından izin gelmeden,
Allah başka bir hüküm vermeden
ülkeden ayrılmayacağını söyler.Bu tavır, diğer kardeşi kolayca terk etmeyeceğini gösterir.
Geçmiş ile Bugün Arasındaki Değişim
Yıllar önce kardeşler Hz. Yusuf’u geride bırakıp birlikte eve dönmüştü.Şimdi büyük kardeş:
bir kardeşini yalnız bırakmayı reddetmekte,
verdiği sözün sorumluluğunu taşımakta,
kendisini sonuçtan ayrı tutmamaktadır.
Bu, ahlaki değişimin başladığını gösterir.
Hükmü Allah’a Bırakması
Büyük kardeş Allah’ın hükmedenlerin en hayırlısı olduğunu bildirir.Kendi çabasının yetmediği yerde:
adaleti,
çıkış yolunu,
son kararı
Allah’a bırakır.
ELLİ DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf’u kolayca geride bırakan kardeşlerin içinden biri, bu defa başka bir kardeşini terk etmeyi reddetti. Geçmişte bozulan kardeşlik bağı, sorumluluk ve pişmanlıkla yeniden kurulmaya başladı.
ALTMIŞINCI BÖLÜM
Babalarına Gerçeği Olduğu Gibi Söylemeleri
Yusuf Suresi 81–82
Büyük kardeş diğerlerine babalarına dönmelerini ve oğlunun hırsızlık yaptığını söylemelerini ister.Kendilerinin yalnız bildiklerine şahitlik ettiklerini ve görünmeyeni bilmediklerini açıklamalarını söyler.Ayrıca bulundukları şehre ve birlikte yolculuk yaptıkları kafileye sorulabileceğini belirtir.
Babaya Dönüş
Kardeşler yeniden Hz. Yakup’un huzuruna çıkmak zorundadır.Bu dönüş yıllar önceki dönüşlerine benzemektedir:
bir oğul yanlarında değildir,
açıklama yapmaları gerekir,
babalarının üzüleceğini bilmektedirler.
Fakat bu defa kendi kurdukları bir yalanı değil, gördükleri olayı anlatacaklardır.
Bildikleri Kadarını Söylemeleri
Kardeşler:“Biz yalnız gördüğümüze ve bildiğimize şahitlik ediyoruz.”anlamında konuşacaktır.Bu ifade önemli bir doğruluk ölçüsüdür.İnsan:
görmediğini gördüm,
bilmediğini kesin biliyorum
dememelidir.
Gaybı Bilmemeleri
Onlar kabın kardeşlerinin yüküne nasıl girdiğini bilmez.Yalnız:
arama yapıldığını,
kabın onun yükünden çıkarıldığını,
kendi verdikleri hükme göre alıkonulduğunu
görmüşlerdir.Bu nedenle görünmeyen kısmı bildiklerini iddia etmezler.
Önceki Güven İhanetinden Farkı
Hz. Yusuf olayında kardeşler gerçeği gizlemiş ve sahte delil hazırlamıştı.Bu olayda ise sözlerini doğrulatmak için:
şehrin halkını,
yolculuk yaptıkları kafileyi
şahit göstermektedirler.Bu, davranışlarında bir değişim olduğunu gösterir.
Şehir ve Kafile Şahitliği
Kardeşler anlattıklarının yalnız kendi sözlerine dayanmadığını belirtir.Olayı:
şehirde bulunanlar,
yol arkadaşları
da bilmektedir.Delil göstermek, kırılmış güvenin yeniden kurulmasına yardımcı olabilir.
Hz. Yakup’un Açısından Durum
Hz. Yakup geçmişte oğullarının yalanına şahit olmuştur.Bu nedenle onların yeni sözlerini hemen kabul etmesi kolay değildir.Bir defa bozulan güven, doğru söz karşısında bile tereddüt oluşturabilir.
ALTMIŞINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşler bu defa sahte kanlı bir gömlek değil, doğrulanabilecek şahitler getirdi. Fakat geçmişte bozdukları güven, söyledikleri doğru sözün bile şüpheyle karşılanmasına sebep olacaktı.
ALTMIŞ BİRİNCİ BÖLÜM
Hz. Yakup’un Yeniden Güzel Sabra Yönelmesi
Yusuf Suresi 83
Hz. Yakup oğullarının nefislerinin kendilerine bir işi güzel gösterdiğini söyler.Ardından yine güzel sabra yönelir.Allah’ın bütün oğullarını kendisine getirebileceğini umduğunu bildirir.Allah’ın her şeyi bilen ve hikmet sahibi olduğunu söyler.
İlk Acının Yeniden Canlanması
Hz. Yakup bir oğlunu daha kaybettiğini düşünmektedir.Üstelik büyük oğlu da Mısır’da kalmıştır.Böylece:
Hz. Yusuf,
öz kardeşi,
büyük kardeş
aynı anda yanında değildir.Eski acı yeni ayrılıkla birleşmiştir.
“Nefisleriniz Size Bir İşi Güzel Gösterdi”
Hz. Yakup yıllar önce Hz. Yusuf’un gömleği getirildiğinde aynı ifadeyi kullanmıştı.Bu defa olayın bütün ayrıntılarını bilmemektedir.Ancak yaşananların arkasında oğullarının davranışlarıyla bağlantılı bir durum bulunduğunu düşünmektedir.
Güzel Sabra Yeniden Dönmesi
Hz. Yakup’un ilk sözü yine:Güzel sabırolur.Bu, onun sabrının tek bir olayla sınırlı olmadığını gösterir.Güzel sabır:
tekrar tekrar sınanabilir,
yeni acılarla ağırlaşabilir,
yine de Allah’a bağlılığını korur.
Hepsinin Dönmesini Ummak
Hz. Yakup yalnız alıkonulan oğlunun değil, bütün oğullarının kendisine döneceğini umar.Bu ifade dikkat çekicidir.O:
Hz. Yusuf’un hayatta olabileceğine dair ümidini,
diğer oğullarının da döneceği beklentisini
korumaktadır.
Ümidin Genişliği
Görünen şartlar giderek ağırlaşmıştır.Fakat Hz. Yakup’un ümidi daralmamıştır.İnsanlar ona üç kayıp haber vermiştir; o ise Allah’tan hepsinin dönüşünü beklemektedir.
Allah’ın İlim ve Hikmeti
Hz. Yakup Allah’ın:
çocuklarının nerede olduğunu,
yaşananların gerçek yüzünü,
bu ayrılıkların nasıl sonlanacağını
bildiğini kabul eder.Kendisi bilmemektedir; fakat Allah bilmektedir.
ALTMIŞ BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup’un çevresindeki kayıplar çoğaldı; fakat Allah’a duyduğu ümit azalmadı. O, yalnız bir oğlunu değil, hepsini yeniden görmeyi umdu.
ALTMIŞ İKİNCİ BÖLÜM
Yusuf İçin Duyduğu Derin Özlem
Yusuf Suresi 84
Hz. Yakup oğullarından yüz çevirir ve:“Yusuf’a duyduğum keder!”anlamında özlemini dile getirir.Üzüntü sebebiyle gözleri ağarır. Bununla birlikte acısını içinde tutmaya çalışır.
Oğullarından Yüz Çevirmesi
Hz. Yakup konuşmanın ardından bir süre oğullarından uzaklaşır.Bu davranış:
onları bütünüyle reddetmek,
aile bağını koparmak
değildir.Acısını yalnız yaşamak ve öfkesini kontrol etmek için geri çekilmesidir.
Yusuf’un Adını Anması
Yeni kayıp haberi geldiğinde bile Hz. Yakup’un kalbinde Hz. Yusuf’un özlemi canlanır.Çünkü ikinci olay ilk yarayı yeniden açmıştır.İnsan yeni bir acı yaşadığında eski acıları da hatırlayabilir.
Derin Keder
Hz. Yakup duygusunu gizleyerek yok saymamıştır.Oğluna duyduğu özlemi açıkça dile getirmiştir.Peygamber sabrı:
sevgisizlik,
duygusuzluk,
taşlaşmış bir kalp
değildir.
Gözlerinin Ağarması
Ayet, yoğun üzüntünün gözlerini etkilediğini bildirir.Bu durum onun acısının:
gerçek,
uzun süreli,
bedene yansıyan
bir keder olduğunu gösterir.
Kederini İçinde Tutması
Hz. Yakup acısına rağmen:
Allah’a karşı kötü söz söylememiş,
çevresine zulmetmemiş,
ümidini terk etmemiştir.
Kederini yönetmiş, fakat yok saymamıştır.
Sabır ile Ağlamanın Birlikteliği
Hz. Yakup’un ağlaması güzel sabra aykırı değildir.Bu kıssa açıkça gösterir:Sabırlı insan ağlayabilir, özleyebilir ve bedenen etkilenebilir.Sabrı bozan şey duygu değil, Allah’a karşı isyan ve haksız davranıştır.
ALTMIŞ İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup’un gözleri acıdan etkilendi; fakat kalbi Allah’ın rahmetinden uzaklaşmadı.
ALTMIŞ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Oğullarının Babalarının Kederine Tepkisi
Yusuf Suresi 85
Oğulları Hz. Yakup’a, Yusuf’u anmaya devam ederek sonunda kendisini tüketeceğini veya ağır biçimde hastalanacağını söyler.
Yıllar Sonra Bile Yusuf’u Anması
Hz. Yakup’un sevgisi zamanla silinmemiştir.O:
yeni hayatına alışarak Yusuf’u unutmamış,
kaybı sıradanlaştırmamış,
oğlunun hatırasını kalbinde taşımıştır.
Oğullarının Şaşkınlığı
Kardeşler babalarının Yusuf’u hâlâ anmasını anlamakta zorlanmaktadır.Onlara göre uzun zaman geçmiştir.Fakat zaman her acıyı aynı biçimde iyileştirmez.
Acının Küçümsenmemesi
Bir kişiye:
“Artık unut.”
“Bu kadar üzülme.”
“Kendini tüketiyorsun.”
demek onun acısını hemen sona erdirmez.Hz. Yakup’un kıssası, yas yaşayan kişiye karşı anlayışın önemini gösterir.
Babanın Sağlığından Endişe Etmeleri
Oğullarının sözünde yalnız eleştiri değil, babalarının sağlığına dair kaygı da bulunabilir.Onlar artık:
yaşlılığını,
bedensel zayıflığını,
kederin etkisini
düşünmektedir.
Pişmanlığın Yaklaşması
Babalarının acısını yıllarca gözlerinin önünde görmek, kardeşlerin işledikleri günahın büyüklüğünü daha iyi anlamalarına vesile olmuş olabilir.Bir kötülüğün sonucu bazen yıllar boyunca başkalarının hayatında görülür.
ALTMIŞ ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşler Yusuf’u kuyuda bırakmıştı; fakat Yusuf’un yokluğunun babalarının kalbinde yıllarca yaşayacağını hesap etmemişlerdi.
ALTMIŞ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Acısını ve Kederini Yalnız Allah’a Arz Etmesi
Yusuf Suresi 86
Hz. Yakup:“Ben kederimi ve üzüntümü yalnız Allah’a arz ediyorum.”anlamında cevap verir.Allah tarafından kendilerinin bilmediği şeyleri bildiğini söyler.
Şikâyetini Allah’a Yöneltmesi
Hz. Yakup acısını inkâr etmez.Fakat asıl derdini Allah’a arz eder.Bu:
dua,
yakarış,
kulluk,
kalbin Rabbine açılmasıdır.
Allah’a Şikâyet ile Allah’tan Şikâyet Arasındaki Fark
Hz. Yakup Allah’a karşı şikâyet etmemiştir.Derdini Allah’a anlatmıştır.İkisi farklıdır:Allah’tan şikâyet: İlahi hükme öfke ve itiraz.
Allah’a şikâyet: Aczi, üzüntüyü ve ihtiyacı Rabbine sunmak.
İnsanlarla Konuşmanın Sınırı
Bu ayet, kişinin acısını hiçbir insana anlatamayacağı anlamına gelmez.İnsan:
ailesinden,
dostundan,
güvenilir bir uzmandan
destek alabilir.Fakat kalbin nihai sığınağı Allah’tır.
Allah’tan Bildiği Şey
Hz. Yakup Allah’ın rahmeti, kudreti ve hikmeti hakkında oğullarının bilmediği bir bilgiye sahiptir.O:
Allah’ın ümitsiz bırakmayacağını,
görünmeyen yollar açabileceğini,
Hz. Yusuf’un hâlinin bilindiğini
bilmektedir.
Peygamber Bilgisi ve Ümit
Hz. Yakup geleceğin bütün ayrıntılarını bilmiyor olabilir.Fakat Allah’ın rahmetine dair kesin bir güven taşır.Bu güven onun ümidini ayakta tutar.
ALTMIŞ DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup acısını saklamadı; onu en doğru yere, Allah’ın huzuruna taşıdı.
ALTMIŞ BEŞİNCİ BÖLÜM
Yusuf’u ve Kardeşini Araştırma Emri
Yusuf Suresi 87
Hz. Yakup oğullarına gidip Hz. Yusuf ile kardeşi hakkında araştırma yapmalarını emreder.Allah’ın rahmetinden ümit kesmemelerini söyler.Allah’ın rahmetinden yalnız inkâr eden toplumların ümit keseceğini bildirir.
Sabrın Harekete Dönüşmesi
Hz. Yakup yalnız evinde oturup beklememiştir.Oğullarına:
yeniden yola çıkmalarını,
araştırmalarını,
haber toplamalarını
emreder.Bu, güzel sabrın hareketsizlik olmadığını gösterir.
Yusuf’un Hayatta Olduğuna Dair Ümit
Yıllar geçmiş olmasına rağmen Hz. Yakup Yusuf’un izini aramaktan vazgeçmemiştir.Görünen deliller zayıf olsa da Allah’ın rahmetinden umutludur.
İki Oğlu Birlikte Aratması
Hz. Yakup hem Hz. Yusuf’u hem de öz kardeşini araştırmalarını ister.Kalbinde yalnız geçmişte kaybettiği oğluna değil, yeni kaybına karşı da sorumluluk vardır.
Allah’ın Rahmetinden Ümit Kesmemek
Ayetin temel mesajlarından biri şudur:Allah’ın rahmetinden ümit kesilmez.Ümitsizlik:
bütün kapıların Allah için de kapandığını sanmak,
ilahî kudreti mevcut şartlarla sınırlamak
anlamına gelebilir.
Ümit ile Çaba
Hz. Yakup’un ümidi yalnız bir duygu değildir.Ümidini:
araştırma,
yolculuk,
haber arama
emrine dönüştürür.Gerçek ümit insana hareket verir.
Oğullarına Yeni Bir Görev Vermesi
Hz. Yusuf’u kaybetmelerine sebep olan oğullar, şimdi onu bulmakla görevlendirilmiştir.Bu, geçmiş kusuru düzeltme imkânıdır.Tövbe yalnız pişmanlık değil, mümkünse verilen zararı gidermeye çalışmaktır.
ALTMIŞ BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup yıllar süren acının ardından bile “Yusuf’u arayın” dedi. Çünkü güzel sabır beklerken ümidi, araştırırken sorumluluğu korur.
Bölüm etkileşimi
