Tevrat İncil Zebur kitap kapağı

34. bölüm / 36

Tevrat İncil Zebur

Devamı 15.kitap

Vaveyla Yazarı: Zeynep Erkan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 36Şu an: Devamı 15.kitap

ON BEŞİNCİ KİTAP
HZ. HÂRÛN ALEYHİSSELÂM
KİTÂBÜ’L-UHUVVE VE’L-BEYÂN
Kardeşlik, Yardımlaşma, Güzel Söz, Peygamberlik Emaneti ve Tevhidi Koruma
Hz. Hârûn’un temsili kitabını:Kitâbü’l-Uhuvve ve’l-Beyân — Kardeşlik ve Açık Anlatım Kitabıolarak adlandırıyoruz.Bu isim, Hz. Hârûn’a indirilmiş bağımsız bir ilahî kitabın adı değildir. Çalışmamızdaki diğer temsili kitap isimlerinde olduğu gibi, Kur’an’da Hz. Hârûn’un öne çıkan ahlakını ve görevini ifade eden edebî bir başlıktır.Hz. Hârûn Kur’an’da özellikle:
Hz. Mûsâ’nın kardeşi,
Allah tarafından peygamber kılınan,
konuşması daha açık ve güçlü olan,
Hz. Mûsâ’ya destek verilen,
Firavun’a onunla birlikte gönderilen,
kavmi buzağıya yöneldiğinde tevhidi savunan,
kavmin parçalanmasını önlemeye çalışan
bir peygamber olarak anlatılır.Hz. Hârûn’la ilgili temel ayetler arasında:Tâhâ 29–36, 42–48, 70, 90–94
Meryem 53
Kasas 34–35
A‘râf 142, 150–151
Enbiyâ 48
Furkân 35
Sâffât 114–122bulunur.
BİRİNCİ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Kardeşi Hârûn’u Yardımcı İstemesi
Tâhâ Suresi 29–32
Hz. Mûsâ Firavun’a gönderilme görevini alınca Rabbinden ailesinden bir yardımcı ister.Bu kişinin kim olduğunu da açıkça söyler:“Kardeşim Hârûn’u.”Onunla gücünün artırılmasını ve görevine ortak edilmesini diler.
Hz. Hârûn’un İlk Büyük Özelliği: Destek
Hz. Hârûn’un Kur’an’daki şahsiyetinin ilk belirgin yönlerinden biri:kardeşine destek oluşudur.Hz. Mûsâ tek başına hareket etmek yerine kardeşinin yanında bulunmasını ister.
Peygamber Kardeşliği
Bu kardeşlik yalnız kan bağı değildir.İlerleyen ayetlerde Hz. Hârûn da peygamber olacaktır.Böylece iki kardeş:Soy kardeşliği
+
İman kardeşliği
+
Peygamberlik göreviile birleşir.
Gücü Paylaşmak
Hz. Mûsâ:“Bütün görevi ben yapacağım.”demez.Kardeşiyle güçlenmek ister.Bu, büyük görevlerde:
yardımlaşmanın,
görev paylaşımının,
doğru kişiyi yanında bulundurmanın
önemini gösterir.
BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Hârûn’un Kur’an’daki ilk büyük vasfı kardeşine destek olmaktır; Hz. Mûsâ onu yükünü paylaşacak ve gücünü artıracak bir yol arkadaşı olarak Rabbinden istemiştir.
İKİNCİ BÖLÜM
Hz. Hârûn’un Allah’ı Çokça Anmaya Vesile Olması
Tâhâ Suresi 33–35
Hz. Mûsâ, Hz. Hârûn’u neden yanında istediğini açıklamaya devam eder.Onunla birlikte:
Allah’ı çokça tesbih etmek,
Allah’ı çokça zikretmek
istediğini söyler.Allah’ın kendilerini gördüğünü ifade eder.
Kardeşlik Yalnız Dünya İşinde Değildir
Hz. Hârûn’un desteği yalnız:
Firavun karşısında konuşmak,
görevi paylaşmak,
toplumsal mücadelede yardımcı olmak
için değildir.Kardeşliğin manevi yönü de vardır:Birlikte Allah’ı anmak.
Zikir Arkadaşlığı
İnsan yalnız zor zamanlarda yanında duracak değil, Allah’ı hatırlatacak bir yol arkadaşına da ihtiyaç duyabilir.Hz. Mûsâ’nın duasında Hz. Hârûn bu yönüyle de yer alır.
Mücadelenin Merkezi
Karşılarında Firavun vardır.Fakat iki peygamberin kalbinin merkezi Firavun değildir.Merkez:Allah’tır.
İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Hârûn yalnız mücadelede yardımcı değil, zikrin ve kulluğun da yol arkadaşıdır; iki kardeşin birliği Allah’ı daha çok anmaya yönelmiştir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Duasının Kabul Edilmesi ve Hârûn’un Göreve Katılması
Tâhâ Suresi 36
Allah Hz. Mûsâ’ya:“İstediğin sana verildi, ey Mûsâ.”anlamında cevap verir.Böylece Hz. Hârûn’un kardeşine yardımcı olması talebi kabul edilmiş olur.
Hârûn’un Görevi İnsan Tercihinden Fazlasıdır
Hz. Mûsâ kardeşini istemiştir.Fakat onu peygamberlik görevine dahil eden nihai irade Allah’ındır.Bu nedenle Hz. Hârûn yalnız:“Mûsâ’nın seçtiği yardımcı”değildir.Allah tarafından görevlendirilmiş bir peygamberdir.
Duadan Peygamberlik Ortaklığına
Akış şöyledir:Hz. Mûsâ’nın ihtiyacını fark etmesi
↓
Hârûn’u istemesi
↓
Dua
↓
Allah’ın kabulü
↓
İki kardeşin ortak görevi
ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ kardeşini istedi; Allah duasını kabul etti ve Hz. Hârûn’u ilahî görevin bir parçası hâline getirdi.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Hz. Hârûn’un Daha Açık Konuşması
Kasas Suresi 34
Hz. Mûsâ Rabbine kardeşi Hârûn’un konuşma bakımından kendisinden daha açık ve güçlü olduğunu bildirir.Bu nedenle onu kendisini destekleyen bir yardımcı olarak göndermesini ister.
Hz. Hârûn’un Beyân Gücü
Kur’an Hz. Mûsâ’nın kendi sözüyle Hz. Hârûn’un:dili bakımından daha fasiholduğunu bildirir.Bu, Hz. Hârûn’un şahsiyetindeki önemli özelliklerden biridir.
Her Peygamberin Farklı Güçlü Yönü
Hz. Mûsâ’da:
güçlü irade,
cesaret,
büyük liderlik
öne çıkarken,Hz. Hârûn’da:
açık konuşma,
anlatım,
iletişim
özelliği özellikle vurgulanır.
Birbirini Tamamlayan Kardeşler
İki kardeş birbirinin rakibi değildir.Birinin güçlü yönü diğerinin eksikliğini tamamlar.Bu nedenle onların birlikteliğinde:rekabet değil tamamlayıcılıkvardır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Hârûn’un Kur’an’da açıkça belirtilen özelliklerinden biri güçlü ve anlaşılır konuşmasıdır; bu yetenek kardeşi Mûsâ’nın görevini destekleyen bir emanete dönüşmüştür.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Hz. Hârûn’un Hz. Mûsâ’yı Doğrulayan Yardımcı Olması
Kasas Suresi 34–35
Hz. Mûsâ, Hz. Hârûn’un kendisini doğrulayan ve destekleyen bir yardımcı olarak gönderilmesini ister.Allah iki kardeşin gücünü artıracağını ve ayetleri sayesinde düşmanlarının onlara üstün gelemeyeceğini bildirir.
Doğrulamak
Hz. Hârûn’un görevi yalnız Hz. Mûsâ’nın söylediklerini tekrar etmek değildir.O aynı hakikati taşıyan ikinci peygamberdir.İki kardeşin mesajı aynı kaynaktan gelir:Allah’ın vahyi.
Kardeşinin Arkasında Değil, Yanında
Hz. Hârûn’u yalnız ikinci plandaki bir yardımcı olarak görmek eksik olur.Kur’an onu açıkça:peygamberolarak tanıtır.Dolayısıyla görev ortaklığı ilahî bir ortaklıktır.
Allah’ın İki Kardeşi Güçlendirmesi
Allah:
sözlerini,
delillerini,
görevlerini
güçlendirir.Asıl güç yine kişilere değil Allah’a nispet edilir.
BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Hârûn kardeşinin sözünü doğrulayan sıradan bir yardımcı değil, aynı vahyin yükünü taşıyan ve Allah tarafından güçlendirilen bir peygamberdir.
ALTINCI BÖLÜM
Hz. Hârûn’un Allah’ın Rahmeti Olarak Peygamber Kılınması
Meryem Suresi 51–53
Kur’an Hz. Mûsâ’yı ihlâslı bir resul ve nebî olarak anlattıktan sonra Allah’ın ona rahmetinden kardeşi Hârûn’u da peygamber olarak verdiğini bildirir.
“Rahmetimizden”
Hz. Hârûn’un peygamber olarak verilmesi doğrudan:Allah’ın rahmetiolarak tanımlanır.Bu, kardeş desteğinin ne kadar büyük bir nimet olduğunu gösterir.
Hârûn’un Peygamberliği Kesindir
Burada hiçbir belirsizlik yoktur.Kur’an Hz. Hârûn’u açıkça:Nebî — Peygamberolarak tanımlar.
Kardeşin Nimet Oluşu
Hz. Mûsâ için Hz. Hârûn:
yalnız aile ferdi,
yalnız dost
değildir.Allah’ın ona verdiği peygamber kardeş nimeti ve rahmetidir.
ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kur’an Hz. Hârûn’u Hz. Mûsâ’ya verilen bir rahmet olarak tanıttı; kardeşlikleri aile bağının ötesine geçerek peygamberlik kardeşliğine dönüştü.
YEDİNCİ BÖLÜM
Hz. Mûsâ ve Hârûn’un Birlikte Firavun’a Gönderilmesi
Tâhâ Suresi 42–44
Allah:“Sen ve kardeşin ayetlerimle gidin.”buyurur.İki kardeşin Allah’ı anmakta gevşek davranmaması istenir.Ardından ikisine birlikte Firavun’a gitmeleri emredilir.Çünkü Firavun azmıştır.Fakat ona:yumuşak söz söylemeleriistenir.
İki Peygamber, Tek Tebliğ
Hz. Mûsâ ile Hârûn ayrı ayrı peygamberdir.Ancak görevleri aynı hakikate hizmet eder.Onların arasında:
makam kavgası,
üstünlük rekabeti
yoktur.
Hz. Hârûn’un Beyân Yeteneğinin Görev Alanı
Hz. Hârûn’un açık konuşma özelliği şimdi anlam kazanır.Bu yetenek:Firavun karşısında hakikati açık ve ölçülü biçimde anlatmakiçin kullanılacaktır.
Yumuşak Söz
Hz. Hârûn’un temsili kitabımıza verdiğimiz Beyân ismi burada daha da anlam kazanır.Doğru söz:
anlaşılır,
açık,
fakat ölçülü
olmalıdır.
Allah’ı Anmada Gevşememek
İki peygambere de mücadele içinde zikri kaybetmemeleri emredilir.Böylece:Tebliğ + Zikir
birlikte yürür.
YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Hârûn’un güçlü anlatımı, Firavun karşısında hakikati yumuşak fakat açık sözle taşıyan peygamberlik hizmetine dönüştü.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Hz. Hârûn’un Firavun Karşısındaki Korkusu ve Allah’ın Güvencesi
Tâhâ Suresi 45–46
Hz. Mûsâ ile Hz. Hârûn birlikte Rabbine, Firavun’un kendilerine saldırmasından veya azgınlığını artırmasından korktuklarını bildirirler.Allah:“Korkmayın. Ben sizinle beraberim; işitirim ve görürüm.”buyurur.
Hz. Hârûn da İnsanî Korku Yaşadı
Hz. Hârûn’un peygamber olması:
korku hissetmediği,
tehlikeyi önemsemediği
anlamına gelmez.Firavun gerçek bir tehdittir.
Korkunun İmana Aykırı Olmaması
İki peygamber korkularını Allah’a açıkça ifade eder.Fakat korku onları görevden döndürmez.Bu nedenle cesaret:korku hissetmemek değil, korkuya rağmen doğru görevi sürdürmektir.
Allah’ın Beraberliği
Allah onların:
söylediklerini işitir,
yaşadıklarını görür.
Bu güvence iki kardeşin Firavun karşısındaki asıl dayanağıdır.
SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Hârûn da kardeşi Mûsâ gibi korkusunu Rabbine taşıdı; Allah’ın “Ben sizinle beraberim” güvencesiyle görevini sürdürdü.
DOKUZUNCU BÖLÜM
“Biz Rabbinin İki Elçisiyiz”
Tâhâ Suresi 47–48
Hz. Mûsâ ile Hz. Hârûn Firavun’a giderek:“Biz senin Rabbinin iki elçisiyiz.”anlamındaki mesajı bildirirler.İsrailoğullarını kendileriyle göndermesini ve onlara eziyet etmemesini isterler.Rablerinden ayet getirdiklerini söylerler.
“İki Elçi”
Bu ifade Hz. Hârûn’un görevini son derece açık biçimde ortaya koyar.Hz. Mûsâ tek elçi değildir.İkisi birlikte:Allah’ın iki resulüdür.
Özgürlük Talebindeki Hârûn
Hz. Mûsâ’nın Firavun karşısındaki özgürlük mücadelesinde Hz. Hârûn da doğrudan yer almaktadır.O da:
köleliğe,
eziyete,
Firavun’un zulmüne
karşı aynı ilahî mesajı taşır.
Kardeşlikten Risalete
Başlangıçta Hz. Hârûn:“Kardeşim Hârûn”olarak anılmıştı.Şimdi:“Rabbinin iki elçisinden biri”olarak Firavun’un karşısındadır.
DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Hârûn yalnız Hz. Mûsâ’nın yanında duran kardeş değildi; Firavun’a “Biz Rabbinin iki elçisiyiz” diye hitap eden peygamberlik görevinin doğrudan sahibiydi.
ONUNCU BÖLÜM
Sihirbazların “Hârûn’un ve Mûsâ’nın Rabbine” İman Etmesi
Tâhâ Suresi 70
Hz. Mûsâ’nın mucizesi sihirbazların yaptıklarını ortadan kaldırınca sihirbazlar secdeye kapanır ve:“Hârûn’un ve Mûsâ’nın Rabbine iman ettik.”derler.
Hz. Hârûn’un Adının İman İkrarında Yer Alması
Bu ayette Hz. Hârûn’un adı Hz. Mûsâ’yla birlikte açık biçimde anılır.Sihirbazlar artık Firavun’un hizmetinde değildir.Onlar:Hârûn ve Mûsâ’nın Rabbineiman eder.
Rabbleri Aynıdır
İki peygamberin ayrı birer rabbi yoktur.İfade onların taşıdığı aynı tevhid mesajına işaret eder.Rab:tek Allah’tır.
Hz. Hârûn’un Tebliğinin Meyvesi
İki kardeş birlikte Firavun düzenine hakikati taşımıştır.Sihirbazların secdesi bu ortak tebliğin büyük sonuçlarından biridir.
ONUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Firavun’un sihirbazları hakikati tanıdıklarında secdeye kapandı ve “Hârûn’un ve Mûsâ’nın Rabbine iman ettik” diyerek iki peygamberin taşıdığı tek tevhid mesajını kabul etti.
ON BİRİNCİ BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Tûr’a Giderken Hârûn’u Kavmine Vekil Bırakması
A‘râf Suresi 142
Allah Hz. Mûsâ ile otuz gece için sözleşir ve bunu on gece daha tamamlayarak kırk geceye çıkarır.Hz. Mûsâ ayrılmadan önce kardeşi Hârûn’a:“Kavmim içinde benim yerime geç; ıslah et ve bozguncuların yoluna uyma.”anlamında öğüt verir.
Hz. Hârûn’un Yeni Sorumluluğu
Firavun döneminde iki kardeş birlikteydi.Şimdi Hz. Mûsâ bir süre kavminden ayrılacaktır.Toplumun sorumluluğu Hz. Hârûn’a bırakılır.
Vekâlet
Hz. Hârûn:
geçici liderlik,
tebliğ,
toplumsal düzen,
tevhidi koruma
emanetini taşır.
“Islah Et”
Hz. Mûsâ’nın ona verdiği temel emirlerden biri:Islaholmuştur.Yani:
düzeni korumak,
yanlışları düzeltmek,
kavmi hak yolda tutmak.

Bozguncuların Yoluna Uymamak
Liderlik yalnız insanları memnun etmek değildir.Toplum yanlış bir yola yönelse bile peygamber:hakikate bağlı kalmalıdır.
ON BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Mûsâ Tûr’a giderken kavmini Hârûn’a emanet etti; böylece Hz. Hârûn’un kardeş desteğinden toplumun ıslahını taşıyan peygamberlik sorumluluğuna geçişi açıkça görüldü.
ON İKİNCİ BÖLÜM
Hz. Hârûn’un Buzağı Fitnesi Karşısında Kavmini Uyarması
Tâhâ Suresi 90
Hz. Mûsâ henüz dönmeden önce Hz. Hârûn kavmine açıkça seslenir:Bu buzağıyla yalnızca imtihan edildiklerini bildirir.Ardından:“Sizin Rabbiniz Rahmân’dır. Bana uyun ve emrime itaat edin.”anlamında onları tevhid yoluna çağırır.
Hz. Hârûn Buzağıya Razı Olmadı
Bu ayet çok önemlidir.Hz. Hârûn’un buzağı fitnesine sessizce razı olduğu düşünülemez.Kur’an açıkça onun:
karşı çıktığını,
uyardığını,
tevhidi savunduğunu
bildirir.
“Rabbiniz Rahmân’dır”
Hz. Hârûn’un tevhid cümlesinin merkezinde Allah’ın Rahmân ismi vardır.Kavim kendi yaptığı buzağıya yönelirken Hârûn:Gerçek Rabbiniz Rahmân’dır.der.
İmtihanı Tanıması
Hz. Hârûn buzağıyı:hakikat değil, fitne ve imtihanolarak tanımlar.Bu onun basiretini gösterir.
ON İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Hârûn kavminin buzağıya yönelmesine razı olmadı; “Bununla imtihan ediliyorsunuz, Rabbiniz Rahmân’dır” diyerek tevhidi açıkça savundu.
ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kavmin Hz. Hârûn’un Uyarısını Dinlememesi
Tâhâ Suresi 91
Hz. Hârûn’un açık uyarısına rağmen kavmin bir kısmı:“Mûsâ bize dönünceye kadar buna bağlı kalmaya devam edeceğiz.”der.
Sorun Bilgisizlikten Israra Dönüşüyor
Hz. Hârûn gerçeği açıklamıştır.Dolayısıyla artık:“Bilmiyorduk.”mazereti zayıflamaktadır.
Hârûn da Peygamberdir
Kavmin Hz. Mûsâ’nın dönüşünü beklemesi dikkat çekicidir.Çünkü Hz. Hârûn da Allah’ın peygamberidir.Onun tevhid çağrısını reddetmek de peygamber uyarısını reddetmektir.
Hakikat Kişinin Fiziksel Varlığına Bağlı Değildir
Hz. Mûsâ orada olmasa da:
Allah birdir,
şirk yanlıştır,
Hârûn’un uyarısı doğrudur.

ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Hârûn hakikati açıkça anlattı; fakat kavmin bir kısmı Mûsâ dönene kadar yanlış inançta ısrar ederek peygamberlerinin uyarısını reddetti.
ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Hz. Hârûn’un Kavmin Parçalanmasını Önleme Çabası
Tâhâ Suresi 92–94
Hz. Mûsâ kavmine döndüğünde yaşananları görünce kardeşi Hârûn’a hesap sorar.Hz. Hârûn, kavmin sözünü dinlemediğini ve olayın daha büyük bir ayrılığa dönüşmesinden çekindiğini açıklar.Hz. Mûsâ’nın:“İsrailoğullarının arasını ayırdın ve sözümü gözetmedin.”demesinden korktuğunu bildirir.
Hz. Hârûn’un İki Büyük Emaneti
Hz. Hârûn aynı anda iki şeyi korumaya çalışmıştır:Tevhid
ve
Toplumun birliği.
Tevhid İçin Uyardı
O susmamıştır.Buzağının bir fitne olduğunu açıkça söylemiştir.
Fakat İç Savaşı da Önlemek İstedi
Kavim ona karşı büyük direnç göstermiştir.Hz. Hârûn zor kullanırsa toplum:
parçalanabilir,
birbirine düşebilir.
Bu nedenle sabırlı ve ölçülü davranmıştır.
Liderlikte Denge
Hz. Hârûn’un tavrı onun karakterindeki önemli dengeyi gösterir:Hakikatten vazgeçmeden fitnenin büyümesini önlemek.
ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Hârûn ne buzağı fitnesine razı oldu ne de kavmi parçalayacak kontrolsüz bir çatışmaya yöneldi; tevhidi savunurken toplumsal birliği de korumaya çalıştı.
ON BEŞİNCİ BÖLÜM
Hz. Hârûn’un “Beni Güçsüz Bıraktılar” Açıklaması
A‘râf Suresi 150
Hz. Mûsâ öfkeli ve üzgün biçimde kavmine döndüğünde kardeşi Hârûn’a yönelir.Hz. Hârûn:“Bu topluluk beni güçsüz bıraktı; neredeyse beni öldüreceklerdi.”anlamında durumunu açıklar.Kardeşinden düşmanları sevindirecek biçimde kendisine davranmamasını ve kendisini zalim toplulukla bir tutmamasını ister.
Hârûn’un Direnişinin Bedeli
Kavmin Hz. Hârûn’u dinlememesi yalnız sözlü bir itiraz değildir.O kadar ileri gitmişlerdir ki Hz. Hârûn:neredeyse öldürüleceğinisöyler.
Buzağıya Ortak Olmadığının Açık Delili
Bu ayet Hz. Hârûn’un:
buzağıyı desteklemediğini,
kavme boyun eğmediğini
açık biçimde gösterir.Tam tersine direnişi sebebiyle güçsüz bırakılmıştır.
Kardeşinden Adalet İstemesi
Hz. Hârûn Hz. Mûsâ’dan kendisini zalimlerle aynı tarafta değerlendirmemesini ister.Bu çok önemli bir adalet talebidir:Aynı ortamda bulunmak, aynı suça ortak olmak anlamına gelmez.
ON BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Hârûn buzağı fitnesine karşı çıkmasının bedelini ağır biçimde ödedi; kavmi onu güçsüz bıraktı ve neredeyse öldürecekti, fakat o tevhid çizgisinden ayrılmadı.
ON ALTINCI BÖLÜM
Hz. Mûsâ’nın Hârûn İçin Bağışlanma ve Rahmet Duası
A‘râf Suresi 151
Hz. Hârûn’un açıklamasını dinleyen Hz. Mûsâ Rabbine yönelerek:“Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla; bizi rahmetine dahil et.”anlamında dua eder.
Kardeşlikte Öfkeden Rahmete
İlk anda Hz. Mûsâ çok öfkelidir.Ancak kardeşinin açıklamasını dinledikten sonra:Öfke
↓
Anlama
↓
Dua
↓
Rahmetçizgisine geçer.
İki Peygamberin Birliği Yeniden Görülür
Bu dua Hz. Mûsâ ile Hârûn arasındaki kardeşliğin bozulmadığını gösterir.Onların hedefi aynıdır:Allah’ın rızası ve kavmin hidayeti.
Hârûn’un Rahmete Dahil Edilmesi
Hz. Mûsâ yalnız kendisi için değil, kardeşi için de dua eder.Böylece Hz. Hârûn’un buzağı olayındaki tutumunun zalimlerin tutumundan ayrıldığı açıkça görülür.
ON ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Hârûn’un açıklaması dinlendikten sonra kardeşler arasındaki gerilim duaya dönüştü; Hz. Mûsâ kendisiyle birlikte Hârûn’u da Allah’ın rahmetine emanet etti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.