Tevrat İncil Zebur kitap kapağı

23. bölüm / 36

Tevrat İncil Zebur

Devamı

Vaveyla Yazarı: Zeynep Erkan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 36Şu an: Devamı

YİRMİ BİRİNCİ BÖLÜM
Olayın Gizlenmek İstenmesi
Yusuf Suresi 29
Evin sahibi Hz. Yusuf’a bu olaydan yüz çevirmesini, yani meseleyi yaymamasını söyler.Kadına ise günahı için bağışlanma dilemesini emreder. Çünkü hatalı olanın kendisi olduğu ortaya çıkmıştır.
Hz. Yusuf’a Söylenen Söz
Hz. Yusuf’tan olayın üzerinde durmaması istenir.Bu söz:
evin itibarını korumak,
olayın şehirde duyulmasını engellemek,
aile içindeki krizi büyütmemek
amacı taşıyor olabilir.Fakat gerçek bir sorun yalnız üzeri örtülerek çözülmez.
Masumdan Sessizlik Beklenmesi
Hz. Yusuf suçsuz olduğu hâlde olayın kapanması için sessiz kalması istenmiştir.Bu durum, güçlü çevrelerde bazen:
masumun susturulması,
itibarın hakikatin önüne geçirilmesi,
suçun görünmez hâle getirilmesi
gibi yanlış sonuçlar doğurabilir.
Kadına Tövbe Çağrısı
Kadına günahı için bağışlanma dilemesi söylenir.Bu, onun:
yanlış yaptığının,
iftira ettiğinin,
tövbeye ihtiyaç duyduğunun
kabul edildiğini gösterir.
Hatanın Açıkça Belirlenmesi
Evin sahibi, hatalı olanın kadın olduğunu ifade eder.Böylece Hz. Yusuf’un masumiyeti ev halkı içinde bilinmektedir.Buna rağmen ileride zindana atılması, adaletin nasıl bozulabileceğini gösterecektir.
Tövbenin Gereği
Tövbe yalnız:
bağışlanma sözü söylemek,
hatayı gizlemek
değildir.Gerçek tövbe:
yanlışı terk etmek,
pişman olmak,
verilen zararı gidermek,
aynı suça dönmemektir.

YİRMİ BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf’un masumiyeti bilindi; fakat olayın hakikatle çözülmesi yerine sessizlikle örtülmesi istendi.
YİRMİ İKİNCİ BÖLÜM
Şehir Kadınlarının Dedikodusu
Yusuf Suresi 30
Şehirdeki bazı kadınlar, evin hanımının yanında bulunan gençten karşılık beklediğini konuşmaya başlar.Onun sevgiden kalbinin derinliklerine kadar etkilendiğini ve açık bir yanlış içinde bulunduğunu söylerler.
Gizli Olayın Yayılması
Ev içinde gizlenmek istenen olay şehirde konuşulmaya başlamıştır.Bu, gerçeğin üzerinin örtülmesinin onu mutlaka ortadan kaldırmadığını gösterir.
Dedikodunun Dili
Kadınlar olayı:
öğrenmiş,
birbirlerine aktarmış,
şehir konuşmasına dönüştürmüştür.
Bir yanlışın eleştirilmesi başka, insanın özel hayatının eğlence konusu yapılması başkadır.
Ahlaki Eleştiri ile Gıybet Arasındaki Fark
Bir davranışı yanlış bulmak mümkündür.Ancak bunu:
insanı küçük düşürmek,
toplumda yaymak,
merak ve eğlence konusu yapmak
gıybet ve dedikoduya dönüşebilir.
Sevginin Kalbi Kuşatması
Kadınlar evin hanımının sevgiden kendisini kaybettiğini söyler.Sevgi veya arzu:
aklı,
adaleti,
ahlaki sınırı
ortadan kaldırmamalıdır.
Güç Sahibinin Sorumluluğu
Evin hanımı makam bakımından Hz. Yusuf’tan güçlüdür.Bu güç farkı davranışının sorumluluğunu artırır.Güç sahibi kişi arzularını başkası üzerinde baskı aracı yapmamalıdır.
YİRMİ İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Gizlenmek istenen olay şehirde yayıldı. Fakat insanların yanlışı konuşması, kendilerinin aynı imtihandan uzak olduğu anlamına gelmiyordu.
YİRMİ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kadınların Davet Edilmesi
Yusuf Suresi 31
Evin hanımı şehir kadınlarının kendisi hakkında konuştuğunu duyunca onları davet eder.Onlar için oturacak yer hazırlar ve her birinin eline bir bıçak verir.Ardından Hz. Yusuf’a karşılarına çıkmasını söyler.Kadınlar onu görünce hayranlık içinde ellerini keser ve onun sıradan bir insan olmadığını söyleyecek kadar şaşkınlık yaşar.
Dedikoduya Cevap Vermek İstemesi
Evin hanımı kadınların kendisini eleştirdiğini duyunca davranışını açıklamak yerine onları aynı imtihanla yüzleştirmek ister.Amacı:
kendisini mazur göstermek,
Hz. Yusuf’un güzelliğini gerekçe yapmak,
eleştirenleri susturmaktır.

Hazırlanmış Toplantı
Toplantı tesadüfî değildir.Kadın:
ortamı hazırlamış,
bıçakları dağıtmış,
Hz. Yusuf’un giriş anını belirlemiştir.
Bu, olayın planlı olduğunu gösterir.
Hz. Yusuf’un Görünüşü
Kadınlar Hz. Yusuf’u görünce büyük şaşkınlık yaşar.Onun güzelliği Kur’an’da bu sahnenin merkezinde yer alır.Ancak fiziksel güzellik:
insanı ilahlaştırmayı,
ahlaki sınırı aşmayı,
başkasına baskı kurmayı
meşru kılmaz.
Ellerin Kesilmesi
Kadınlar hayranlık içinde dikkatlerini kaybeder ve ellerini keser.Bu sahne, güçlü duygunun insanın:
dikkatini,
beden kontrolünü,
muhakemesini
etkileyebileceğini gösterir.
Güzelliğin İmtihan Oluşu
Hz. Yusuf’un güzelliği kendisi için bir nimet, çevresindekiler için ise imtihan olmuştur.Nimetin doğru karşılığı:
ölçü,
saygı,
ahlak
olmalıdır.
Hz. Yusuf’un Suçsuzluğu
Kadınların etkilenmesi Hz. Yusuf’un sorumluluğu değildir.Bir kişinin güzelliği, başkalarının:
sınırı aşmasını,
baskı kurmasını,
onu suçlamasını
haklı çıkarmaz.
YİRMİ ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kadınlar Hz. Yusuf’un güzelliği karşısında kendilerini kaybetti; Hz. Yusuf ise aynı güzelliği taşıdığı hâlde ahlakını kaybetmedi.
YİRMİ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kadının İtirafı ve Açık Tehdidi
Yusuf Suresi 32
Evin hanımı şehir kadınlarına, hakkında kendisini kınadıkları kişinin Hz. Yusuf olduğunu söyler.Onu kendisinin çağırdığını, fakat Hz. Yusuf’un iffetini koruduğunu kabul eder.Ardından emrini yerine getirmezse Hz. Yusuf’un zindana atılacağını ve aşağılananlardan olacağını bildirir.
Açık İtiraf
Kadın ilk kez olayın temel gerçeğini açıkça kabul eder:
Hz. Yusuf’u kendisi çağırmıştır.
Hz. Yusuf ise kendisini korumuştur.
Bu itiraf, Hz. Yusuf’un masumiyetini bir kez daha ortaya koyar.
İffetin Kabul Edilmesi
Kadın Hz. Yusuf’un iffetli davrandığını kabul eder.Hz. Yusuf:
yalnız sözle reddetmemiş,
ortamdan kaçmış,
baskıya boyun eğmemiştir.

Günahın Tehdide Dönüşmesi
Kadın isteği yerine gelmeyince makamını kullanarak tehdit etmeye başlar.Artık mesele yalnız arzu değil:
baskı,
güç kötüye kullanımı,
haksız ceza tehdidi
hâline gelmiştir.
Zindan Tehdidi
Hz. Yusuf’a sunulan iki seçenek şudur:
günaha boyun eğmek,
zindana girmek.
Bu, özgür iradeyi baskı altına alan ağır bir zulümdür.
Aşağılama Tehdidi
Kadın yalnız hapisle değil, toplum içinde küçük düşürmekle de tehdit eder.Güç sahipleri bazen:
itibar,
makam,
kamu algısı
üzerinden baskı kurabilir.
Hz. Yusuf’un Önündeki Seçim
Hz. Yusuf kısa süreli rahatlığı seçerse:
bedeni özgür,
kalbi esir
olacaktır.Zindanı seçerse:
bedeni hapsedilecek,
imanı ve iffeti korunacaktır.

YİRMİ DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf’un iffeti açıkça kabul edildiği hâlde, aynı iffet zindanla cezalandırılmak istendi.
YİRMİ BEŞİNCİ BÖLÜM
Zindanı Günaha Tercih Etmesi
Yusuf Suresi 33
Hz. Yusuf Rabbine dua ederek, kadınların kendisini çağırdığı davranıştan zindanın kendisine daha sevimli olduğunu söyler.Allah onların tuzağını kendisinden uzaklaştırmazsa onlara meyledebileceğini ve bilgisizce davrananlardan olabileceğini ifade eder.
Zindanın Daha Sevimli Olması
Hz. Yusuf zindanı sevdiği için değil, günahı daha kötü gördüğü için böyle konuşur.Bu tercih:
özgürlüğü küçümsemek,
acıyı istemek
değildir.İmanı ve iffeti, geçici rahatlıktan üstün tutmaktır.
Günahın Gerçek Esareti
Dışarıdan bakıldığında:
saray özgürlük,
zindan esaret
gibi görünür.Fakat günaha zorlanan bir saray, kalp için hapishaneye dönüşebilir.
Nefsinden Emin Olmaması
Hz. Yusuf:
peygamber,
iffetli,
sabırlı
olduğu hâlde kendi nefsine mutlak güvenmez.Allah’ın yardımı olmazsa zayıflayabileceğini kabul eder.Bu, büyük bir tevazudur.
Allah’tan Korunma İstemesi
İnsan fitne karşısında:
yalnız iradesine,
geçmiş başarısına,
kendi gücüne
dayanmamalıdır.Allah’tan yardım istemelidir.
Bilgisizlikten Korunma
Hz. Yusuf günaha yönelmeyi bilgisizlik olarak niteler.Buradaki bilgisizlik yalnız bilgi eksikliği değildir.Aklın ve ahlakın arzu karşısında etkisizleşmesidir.
Dua ile Tedbirin Birliği
Hz. Yusuf:
kapıya koşmuş,
ortamdan uzaklaşmış,
günahı reddetmiş,
ardından dua etmiştir.
Bu, dua ile fiilî tedbirin birlikte uygulanmasıdır.
YİRMİ BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf, bedeninin zindana girmesini kalbinin günaha esir olmasına tercih etti.
YİRMİ ALTINCI BÖLÜM
Duasının Kabul Edilmesi
Yusuf Suresi 34
Allah Hz. Yusuf’un duasını kabul eder ve kadınların tuzağını ondan uzaklaştırır.Allah’ın her şeyi işiten ve bilen olduğu bildirilir.
Duanın İşitilmesi
Hz. Yusuf’un duası yalnız söz değildir.Kalbinin:
korkusunu,
aczini,
iffeti koruma isteğini
Allah’a sunmasıdır.Allah onun duasını işitmiştir.
Tuzağın Uzaklaştırılması
Allah Hz. Yusuf’u kadınların baskısından korumuştur.Bu koruma:
kalbinin güçlendirilmesi,
günaha düşmemesi,
ortamdan uzaklaştırılması
şeklinde gerçekleşmiştir.
Duanın Beklenmeyen Cevabı
Hz. Yusuf’un duasının kabulü, hemen rahatlığa kavuşması şeklinde olmamıştır.Zindana girecektir.Fakat bu zindan:
onu günahtan koruyacak,
gelecekteki görevine hazırlayacak,
saraya giden yolu açacaktır.

Allah’ın İşitmesi
Allah:
söylenen duayı,
kalpteki korkuyu,
gizli baskıyı
işitir.Kul insanların anlamadığı yerde bile Allah tarafından duyulur.
Allah’ın Bilmesi
Allah:
Hz. Yusuf’un niyetini,
kadınların planını,
gelecekte olacakları
bilmektedir.Bu bilgi eksiksizdir.
YİRMİ ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf zindana girdi; fakat duası reddedilmedi. Allah onu zindan yoluyla daha büyük bir kötülükten korudu.
YİRMİ YEDİNCİ BÖLÜM
Masumiyeti Bilindiği Hâlde Zindana Atılması
Yusuf Suresi 35
Hz. Yusuf’un masumiyetini gösteren açık deliller görüldükten sonra bile bir süre zindana atılmasına karar verilir.
Delillerin Bilinmesi
Olayın tarafları ve ev halkı şunları bilmektedir:
Gömlek arkadan yırtılmıştır.
Kadın Hz. Yusuf’u çağırdığını itiraf etmiştir.
Hz. Yusuf kaçmaya çalışmıştır.
Kadınlar onun iffetine şahit olmuştur.
Buna rağmen adalet uygulanmamıştır.
İtibarı Korumak İçin Masumu Cezalandırmak
Hz. Yusuf’un zindana atılması:
güçlü ailenin itibarını korumak,
şehirdeki dedikoduyu susturmak,
olayın kaynağını görünmez hâle getirmek
amacı taşıyor olabilir.Bu, gücün adalete üstün tutulmasıdır.
Haksız Hapis
Hz. Yusuf suç işlememiştir.Buna rağmen:
özgürlüğü alınmış,
toplumdan uzaklaştırılmış,
suçlu gibi gösterilmiştir.
Bu açık bir haksızlıktır.
Masumiyet ile Dünya Hükmünün Farkı
Bir mahkeme, yönetici veya güçlü çevre yanlış karar verebilir.Fakat insanların verdiği yanlış hüküm:
masumu Allah katında suçlu,
suçluyu Allah katında masum
yapmaz.
Zindanın İlahi Takdirdeki Yeri
İnsanların amacı Hz. Yusuf’u susturmaktır.Allah ise zindanı:
yeni insanlarla tanışmasına,
rüya yorumunun duyulmasına,
ülke yönetimine hazırlanmasına
vesile kılacaktır.
Zulmün Doğru Hâle Gelmemesi
Allah’ın haksızlıktan hayır yaratması, haksızlığı doğru yapmaz.Zindana atanlar yine zulmetmiştir.Ancak Allah, zalimin planına mahkûm değildir.
YİRMİ YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
İnsanlar Hz. Yusuf’u susturmak için zindana koydu; Allah ise zindanı onun sesinin saraya ulaşacağı yere dönüştürdü.

YİRMİ SEKİZİNCİ BÖLÜM
Zindandaki İki Gencin Rüyası
Yusuf Suresi 36
Hz. Yusuf’la birlikte iki genç de zindana girer.Gençlerden biri rüyasında üzüm sıkarak içecek hazırladığını, diğeri ise başının üzerinde kuşların yediği ekmek taşıdığını görür.Her ikisi de Hz. Yusuf’tan rüyalarını yorumlamasını ister ve onu iyilik yapan kimselerden biri olarak gördüklerini söyler.
Zindanda Bile Görülen Güzel Ahlak
Hz. Yusuf:
haksız yere hapsedilmiş,
ailesinden uzak bırakılmış,
özgürlüğünden mahrum edilmiştir.
Buna rağmen sıkıntısı onun ahlakını bozmamıştır.Zindandaki insanlar onda:
iyilik,
güven,
hikmet,
yardımseverlik
görmüştür.
Güvenilir Bir İnsan Olarak Tanınması
İki genç gördükleri rüyaları Hz. Yusuf’a anlatmıştır.Bu durum ona güvendiklerini gösterir.İnsanlar çoğu zaman:
sırlarını,
korkularını,
anlam veremedikleri hâlleri
güvenilir gördükleri kimselerle paylaşır.
İhsanın Mekâna Bağlı Olmaması
Hz. Yusuf sarayda da zindanda da aynı ahlakı korumuştur.İhsan:
yalnız rahatlıkta iyi davranmak,
makam varken cömert olmak
değildir.Zorluk içinde de iyiliği sürdürebilmektir.
Rüyaların Yeni Bir Kapı Açması
Bu iki rüya yalnız zindandaki gençlerin geleceğiyle ilgili değildir.Olay ileride:
Hz. Yusuf’un bilgisinin saraya ulaşmasına,
hükümdarın rüyasının yorumlanmasına,
zindandan çıkış yolunun açılmasına
vesile olacaktır.
Küçük Görünen Karşılaşmalar
İnsan bazen hayatındaki bir karşılaşmayı önemsiz görebilir.Fakat Allah:
bir konuşmayı,
bir rüyayı,
bir tanışmayı
büyük bir sonucun başlangıcı yapabilir.
YİRMİ SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf zindana kapatılmıştı; fakat iyiliği, bilgisi ve güvenilirliği zindan duvarlarının içine kapatılamadı.
YİRMİ DOKUZUNCU BÖLÜM
İlmin Kaynağını Açıklaması
Yusuf Suresi 37
Hz. Yusuf iki gence, kendilerine verilecek yiyecek gelmeden önce rüyalarının yorumunu açıklayabileceğini söyler.Bunun Rabbinin kendisine öğrettiği bilgilerden olduğunu bildirir.Ardından Allah’a ve ahiret gününe inanmayan toplumun inanç yolunu terk ettiğini açıklar.
İlmi Kendisine Nispet Etmemesi
Hz. Yusuf rüya yorumlama bilgisini:
kendi zekâsından,
kişisel üstünlüğünden,
gizli bir güçten
bilmemiştir.Bu ilmin Allah tarafından öğretildiğini söylemiştir.
Nimetin Sahibinin Allah Olması
İnsan:
bilgi,
yetenek,
güzel konuşma,
yönetim becerisi
gibi nimetlere sahip olabilir.Ancak bu nimetleri kendisinden bilmek kibir doğurabilir.Hz. Yusuf ise ilmini Allah’a nispet ederek tevazu göstermiştir.
Rüya Yorumundan Önce Tevhid
İki genç yalnız rüyalarının sonucunu öğrenmek istemektedir.Hz. Yusuf ise onların daha büyük ihtiyacını görür:Allah’ı tanımak ve doğru inanca yönelmek.Bu nedenle rüyaları yorumlamadan önce tevhidi anlatır.
İnançsız Toplumun Yolunu Terk Etmek
Hz. Yusuf yaşadığı toplumun yaygın inancına uymamıştır.O toplum:
Allah’a gerektiği gibi inanmıyor,
ahireti reddediyor,
farklı varlıkları kutsallaştırıyordu.
Hz. Yusuf çoğunluğun yolunu değil, vahyin yolunu seçmiştir.
Zindanı Tebliğ Yerine Dönüştürmesi
Hz. Yusuf:
zindanı yalnız bekleme yeri,
kendisine yapılan zulmün hatırası
olarak görmemiştir.Orayı insanlara hakikati anlatacağı bir yere dönüştürmüştür.
YİRMİ DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf insanlar rüyalarını sorarken onlara ilmin gerçek sahibini gösterdi: Öğreten Allah’tır.
OTUZUNCU BÖLÜM
Atalarının Tevhid Yoluna Uyması
Yusuf Suresi 38
Hz. Yusuf ataları Hz. İbrahim, Hz. İshak ve Hz. Yakup’un yoluna uyduğunu bildirir.Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmalarının kendilerine yakışmayacağını söyler.Bu tevhid nimetinin hem kendilerine hem de bütün insanlara Allah’ın lütfu olduğunu açıklar. Fakat insanların çoğunun şükretmediğini bildirir.
Peygamberlik Zinciri
Hz. Yusuf kendisini:
Hz. İbrahim’in tevhidi,
Hz. İshak’ın peygamberliği,
Hz. Yakup’un güzel sabrı
ile bağlantılı görür.Onun inancı yalnız kişisel bir tercih değil, vahiy zincirinin devamıdır.
Atalara Uymak
Hz. Yusuf atalarına yalnız soy bağı sebebiyle uymamıştır.Onların:
tevhidini,
teslimiyetini,
güzel ahlakını
sürdürmüştür.Gerçek ataya bağlılık, yalnız adını anmak değil, doğru yolunu yaşamaktır.
Allah’a Ortak Koşmamak
Hz. Yusuf Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayı reddeder.Şirk:
putlara tapmak,
insanı mutlak güç sahibi görmek,
yaratılmışlara Allah’a ait yetkiler vermek
şeklinde ortaya çıkabilir.
Tevhidin Bir Lütuf Olması
Hz. Yusuf doğru inancı kendi başarısı olarak görmez.Tevhidi:
kendisine,
ailesine,
insanlara
verilmiş ilahî bir nimet olarak değerlendirir.
Şükretmeyen İnsanlar
İnsanlar Allah’ın:
yaratma,
rızık,
hidayet,
vahiy
nimetlerine rağmen şükretmeyebilir.Şükür yalnız söz söylemek değil, nimeti doğru yolda kullanmaktır.
OTUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf atalarının isimleriyle değil, onların tevhid ve kulluk yoluyla bağ kurdu.
OTUZ BİRİNCİ BÖLÜM
Çok Sayıda Rab mi, Tek Allah mı?
Yusuf Suresi 39
Hz. Yusuf zindandaki iki arkadaşına:“Birbirinden ayrı birçok rab mi daha hayırlıdır, yoksa tek ve mutlak üstün olan Allah mı?”anlamında soru yöneltir.
“Ey Zindan Arkadaşlarım”
Hz. Yusuf onlara:“Ey zindan arkadaşlarım!”diye hitap eder.Bu söz:
yakınlık,
merhamet,
ortak insanlık
taşır.O kendisini onlardan üstün göstermek için değil, onları hakikate çağırmak için konuşur.
Çok Sayıda Rab Anlayışı
Bir insan birçok sahte güce bağlandığında:
korkusu bölünür,
kulluğu parçalanır,
hayatı farklı otoritelerin baskısı altında kalır.
Tevhid insanı bütün sahte kulluklardan kurtarır.
Tek Allah
Allah:
yaratmada,
hükümde,
kullukta,
mutlak güçte
tektir.O’nun yanında bağımsız ilahlar bulunmaz.
Kahhâr Olan Allah
Allah’ın Kahhâr oluşu:
bütün varlıklar üzerinde mutlak üstünlük sahibi olması,
hiçbir gücün O’nu aciz bırakamaması
anlamına gelir.Zindanın kapıları bile Allah’ın takdiri karşısında kalıcı değildir.
Tevhidin Özgürleştirmesi
Hz. Yusuf bedenen zindandadır.Fakat kalbi:
hükümdara,
putlara,
toplumsal korkulara
kul değildir.Bu nedenle gerçek özgürlüğü taşımaktadır.
OTUZ BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf zindanda bedenlerin hapsedilebileceğini, fakat tek Allah’a bağlı kalbin esir edilemeyeceğini gösterdi.
OTUZ İKİNCİ BÖLÜM
İsimlerden İbaret Sahte İlahlar
Yusuf Suresi 40
Hz. Yusuf Allah’tan başka kulluk edilen varlıkların, insanların ve atalarının verdiği isimlerden ibaret olduğunu bildirir.Allah’ın bu varlıklar hakkında hiçbir delil indirmediğini söyler.Hükmün yalnız Allah’a ait olduğunu ve yalnız O’na kulluk edilmesi gerektiğini açıklar.Bunun dosdoğru din olduğunu, fakat insanların çoğunun bilmediğini bildirir.
İsim Vermek Gerçek Güç Kazandırmaz
İnsanlar bir varlığa:
tanrı,
koruyucu,
kader belirleyici,
bereket verici
gibi isimler verebilir.Fakat yalnız isim vermek, o varlığa gerçek ilahî güç kazandırmaz.
Ataların İnancı Delil Değildir
Bir düşüncenin:
eski,
yaygın,
atalar tarafından benimsenmiş
olması tek başına doğru olduğunu göstermez.İnanç ilahî delile dayanmalıdır.
Delilsiz Kutsallaştırma
Hz. Yusuf sahte ilahlar hakkında Allah’ın hiçbir delil indirmediğini bildirir.Bu, din adına ortaya atılan her iddianın:
vahiy,
açık delil,
doğru bilgi
ile değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.
Hükmün Allah’a Ait Olması
Mutlak hüküm yalnız Allah’ındır.Helal ve haramın, kulluğun ve nihai hesabın ölçüsünü O belirler.İnsanlar dünyevi konularda karar verebilir; fakat Allah’a ait mutlak yetkiyi kendilerine mal edemez.
Yalnız Allah’a Kulluk
Hz. Yusuf’un tebliğinin özü şudur:Yalnız Allah’a kulluk edin.Bu kulluk:
namazı,
duayı,
ümidi,
korkuyu,
teslimiyeti
yalnız Allah’a yöneltmektir.
Dosdoğru Din
Tevhid insanı:
yaratılmışlara kulluktan,
batıl korkulardan,
delilsiz inançlardan
kurtarır.Bu nedenle dosdoğru yol olarak tanımlanır.
OTUZ İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
İnsanların verdiği isimler sahte ilahları gerçek yapmaz. Gerçek hüküm ve kulluk yalnız Allah’a aittir.
OTUZ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İki Rüyanın Yorumu
Yusuf Suresi 41
Hz. Yusuf iki zindan arkadaşının rüyalarını yorumlar.Birinin yeniden efendisine içecek sunacağını, diğerinin ise öldürüleceğini ve kuşların başından yiyeceğini bildirir.Sordukları işin kesinleştiğini açıklar.
Güzel ve Ağır Haber
Hz. Yusuf:
birine kurtuluş,
diğerine ölüm
haberi vermiştir.Gerçek bilgi, yalnız insanı sevindiren şeyleri söylemek değildir.
Gerçeği Değiştirmemesi
Hz. Yusuf ağır sonucu:
yumuşatıp başka şekle çevirmemiş,
gizlememiş,
korku sebebiyle değiştirmemiştir.
Güvenilirlik, hoş olmayan gerçeği de doğru biçimde söylemektir.
Bilginin Emanet Oluşu
Hz. Yusuf kendisine verilen bilgiyi:
gösteriş,
üstünlük,
insanları kendisine bağlama
aracı yapmamıştır.Bilgiyi Allah’ın öğrettiği ölçüyle kullanmıştır.
Sonucu Yaratanın Allah Olması
Hz. Yusuf geleceği kendisi meydana getirmez.O yalnız Allah’ın öğrettiği yorumu bildirir.Hükmü yaratan ve gerçekleştiren Allah’tır.
Ölüm Haberinde Ölçü
Ağır bir haber aktarılırken:
alay,
küçümseme,
sevinç
gösterilmez.Hz. Yusuf ciddi ve ölçülü davranmıştır.
OTUZ ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf güzel haberi de ağır haberi de değiştirmeden söyledi; çünkü ilim, hoş söz üretmek değil, hakikati emanet bilmekti.
OTUZ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kurtulacak Kişiden Kendisini Hatırlatmasını İstemesi
Yusuf Suresi 42
Hz. Yusuf kurtulacağını bildirdiği kişiden, efendisinin yanında kendisinden söz etmesini ister.Fakat o kişi Hz. Yusuf’u hatırlamayı unutur ve Hz. Yusuf birkaç yıl daha zindanda kalır.
Meşru Sebebe Başvurması
Hz. Yusuf zindandan çıkmak için insanî bir sebebe başvurmuştur.Kurtulacak kişiden:
masumiyetini anlatmasını,
haksız hapis durumunu bildirmesini,
yöneticinin yanında kendisini hatırlatmasını
istemiştir.Bu davranış tevekküle aykırı değildir.
İnsanların Unutması
Zindandan çıkan kişi kendi hayatına dönünce Hz. Yusuf’u unutmuştur.İnsan:
kendisine yapılan iyiliği,
verdiği sözü,
sıkıntıdaki kişiyi
unutabilir.
Bekleyişin Uzaması
Hz. Yusuf çıkış ümidi oluştuğu hâlde birkaç yıl daha zindanda kalmıştır.Bu, sabrın yeni bir aşamasıdır.Bazen insan:
kapı açıldı sanırken,
yeniden beklemek zorunda kalabilir.

Allah’ın Unutmaması
İnsan Hz. Yusuf’u unutmuştur.Fakat Allah onu unutmamıştır.Çıkışının daha büyük ve onurlu olacağı zaman hazırlanmıştır.
Gecikmenin Hikmeti
Hz. Yusuf hemen çıksaydı yalnız bir mahkûmun serbest bırakılması söz konusu olabilirdi.Yıllar sonra:
hükümdarın rüyası görülecek,
bütün ülke onun bilgisine ihtiyaç duyacak,
masumiyeti açıkça ortaya çıkacaktır.

OTUZ DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
İnsan Hz. Yusuf’u unuttu; Allah ise zindandaki bekleyişi onun daha büyük bir görevle çıkacağı vakte dönüştürdü.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.