19. bölüm / 36
Tevrat İncil ZeburDevam
Bölümler 36Şu an: Devam
- 1 TEVRAT7.167 kelime
- 2 İncil3.166 kelime
- 3 ZEBUR2.466 kelime
- 4 بِسْمِ اَللّٰهِ اَلْرَحْمَانِ اَلْرَحِيمِ171 kelime
- 5 Kitab-ül Devran12.336 kelime
- 6 Devamı13.638 kelime
- 7 Devamı9.257 kelime
- 8 Devamı12.657 kelime
- 9 Devamı8.260 kelime
- 10 Devamı7.871 kelime
- 11 Devamı6.923 kelime
- 12 Devamı3.642 kelime
- 13 Devamı4.159 kelime
- 14 Devamı2.014 kelime
- 15 Devamı2.616 kelime
- 16 Devamı1.568 kelime
- 17 Devamı1.898 kelime
- 18 Devamı2.069 kelime
- 19 Devam7.092 kelime · Okuduğun bölüm
- 20 Devamı5.071 kelime
- 21 Devamı3.686 kelime
- 22 Devamı3.622 kelime
- 23 Devamı2.509 kelime
- 24 Devamı4.969 kelime
- 25 Devamı1.875 kelime
- 26 Devamı5.582 kelime
- 27 Devamı4.476 kelime
- 28 Devamı3.128 kelime
- 29 Devamı6.201 kelime
- 30 Devamı2.200 kelime
- 31 Devamı1.434 kelime
- 32 Devamı5.081 kelime
- 33 Devamı3.145 kelime
- 34 Devamı 15.kitap2.032 kelime
- 35 Devamı3.310 kelime
- 36 Devamı 15.kitap3.374 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İKİNCİ BÖLÜM
İbrahim ve Yakup’un Oğullarına Bıraktığı Tevhid Vasiyeti
Bakara Suresi 132
Hz. İbrahim’in oğullarına Allah’a teslimiyet yolunu vasiyet ettiği, Hz. Yakup’un da aynı vasiyeti kendi çocuklarına bıraktığı bildirilir.Onlara Allah’ın kendileri için bu dini seçtiği ve ancak Allah’a teslim olmuş kimseler olarak ölmeleri gerektiği öğütlenir.
Tevhidin Aile Mirası Olması
Hz. Yakup’un çocuklarına bırakmak istediği en büyük miras:
servet,
toprak,
makam,
aile üstünlüğü
değildir.Onun temel mirası Allah’a teslimiyettir.
Vasiyetin Anlamı
Vasiyet yalnız ölüm öncesinde söylenen söz değildir.Burada vasiyet:
hayat boyunca öğretilen iman,
davranışla gösterilen kulluk,
nesilden nesle aktarılan sorumluluk
anlamı taşır.Hz. Yakup çocuklarına yalnız neye inanacaklarını değil, nasıl yaşayacaklarını da öğretmiştir.
Allah’ın Dini Seçmesi
Allah’ın onlar için dini seçmesi, kulluğun insan arzularıyla keyfî biçimde kurulamayacağını gösterir.İnsan:
kendi ilahını,
kendi vahyini,
kendi kulluk ölçüsünü
icat edemez.Doğru yol Allah’ın gösterdiği teslimiyet yoludur.
Müslüman Olarak Ölmek
Ayette Allah’a teslim olmuş kimseler olarak ölme çağrısı yapılır.İnsan ölüm vaktini belirleyemez. Ancak hayatını:
iman,
ibadet,
doğruluk,
tövbe
üzerinde sürdürerek sonuna hazırlanabilir.
Yakup’un Baba Sorumluluğu
Hz. Yakup çocuklarının yalnız dünya hayatını düşünmemiştir.Onların:
imanını,
ahiretini,
Allah’la bağını
korumayı baba sorumluluğunun merkezine yerleştirmiştir.
İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup’un çocuklarına bıraktığı en büyük miras, Allah’a teslim olmuş bir hayat ve aynı teslimiyetle sona eren güzel bir ömürdür.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Ölüm Yaklaşırken Çocuklarına Sorduğu Soru
Bakara Suresi 133
Hz. Yakup’un ölüm yaklaşınca çocuklarına kendisinden sonra kime kulluk edeceklerini sorduğu bildirilir.Çocukları:
onun,
ataları İbrahim’in,
İsmail’in,
İshak’ın
ilahı olan tek Allah’a kulluk edeceklerini ve O’na teslim olacaklarını söyler.
Son Kaygısı
Hz. Yakup ölüm yaklaşırken çocuklarına:
mallarını nasıl paylaşacaklarını,
hangi makama ulaşacaklarını,
hangi toplumsal üstünlüğü koruyacaklarını
sormamıştır.Onun son kaygısı kulluklarıdır.
“Benden Sonra Kime Kulluk Edeceksiniz?”
Bu soru, babanın kendi yokluğundan sonraki manevi geleceği düşündüğünü gösterir.Çocuklar bazen anne ve babalarının yanında doğru davranabilir. Asıl mesele, onlar bulunmadığında da doğru yolu sürdürebilmektir.
Tek Allah’a Kulluk Sözü
Çocuklar farklı ilahlardan söz etmez.Atalarının Rabbi olan tek Allah’a kulluk edeceklerini bildirir.Bu cevap:
aile birliğini,
peygamberler arasındaki inanç bütünlüğünü,
tevhid mirasının devamını
gösterir.
Hz. İsmail’in Atalar Arasında Anılması
Hz. İsmail, Hz. Yakup’un doğrudan babası değil amcasıdır. Buna rağmen atalar arasında anılır.Bu kullanım, amcanın da aile geleneğinde baba makamında değerlendirilebildiğini gösterir.
Teslimiyet Sözü
Çocuklar yalnız Allah’a ibadet edeceklerini değil, O’na teslim olacaklarını da söyler.İman:
yalnız bilgi,
yalnız söz
değildir.Hayatın Allah’ın emrine göre düzenlenmesidir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup ölüm döşeğinde çocuklarının dünyasını değil, kulluklarının devamını düşündü.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Yakup’un Allah Tarafından Hidayete Erdirilmesi
En‘âm Suresi 84
Allah’ın Hz. İbrahim’e Hz. İshak ve Hz. Yakup’u bağışladığı ve her birini doğru yola ilettiği bildirilir.
Bağış Olarak Verilmesi
Hz. Yakup, Hz. İbrahim ailesine verilmiş ilahî bir nimettir.Onun doğumu:
bir aile sevincinin,
peygamberlik neslinin,
tevhid mirasının
devamıdır.
Hidayet
Hz. Yakup’un doğru yola iletilmesi:
Allah’ın birliğine iman,
peygamberlik görevi,
salih amel,
insanlara rehberlik
anlamlarını taşır.
Soydan Fazlası
Hz. Yakup’un değeri yalnız:
Hz. İbrahim’in torunu,
Hz. İshak’ın oğlu
olması değildir.Allah onu bizzat hidayete erdirmiş ve peygamber seçmiştir.
Hidayetin Nesillerde Devamı
Hz. İbrahim’den Hz. İshak’a, Hz. İshak’tan Hz. Yakup’a uzanan yol yalnız soy bağı değildir.Bu zincirin gerçek anlamı:
vahiy,
tevhid,
kulluk,
ahlak
mirasıdır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup peygamber ailesinde doğmuş; fakat asıl değerini Allah’ın kendisini hidayete erdirmesiyle kazanmıştır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Hicretin Ardından Verilen Peygamber Torun
Meryem Suresi 49–50
Hz. İbrahim kavminden ve onların Allah’tan başka kulluk ettikleri varlıklardan ayrıldığında Allah ona Hz. İshak’ı ve Hz. Yakup’u bağışlar.Her ikisi peygamber kılınır; kendilerine rahmet ve doğrulukla anılan güzel bir hatıra verilir.
Hicretin Ardından Yakup Nimeti
Hz. Yakup’un verilmesi, Hz. İbrahim’in Allah uğrunda yaptığı ayrılığın ardından gelen nimetlerden biridir.Hz. İbrahim:
kavmini,
ailesinin bazı bağlarını,
yurdunu
geride bırakmıştır.Allah ise ona yeni ve imanlı bir nesil vermiştir.
Peygamber Kılınması
Hz. Yakup yalnız bereketli bir torun değildir.O:
vahiy alan,
ailesini yönlendiren,
insanları tevhid yoluna çağıran
bir peygamberdir.
Rahmet
Hz. Yakup’a verilen rahmet:
peygamberlik,
salih çocuklar,
ilahî rehberlik,
ağır imtihanlarda sabır
olarak hayatında görünmüştür.
Doğrulukla Anılan Hatıra
Hz. Yakup’un adı:
güzel sabır,
Allah’ın rahmetinden ümit kesmemek,
aileyi tevhid üzerinde tutmak
ile anılmıştır.Bu, Allah’ın kendisine verdiği güzel hatıradır.
BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup, hicretin ardından verilen bir torun, rahmetle kuşatılan bir peygamber ve sabırla anılan güzel bir hatıradır.
ALTINCI BÖLÜM
Allah’ın Emriyle Hidayet Eden Önder
Enbiyâ Suresi 72–73
Allah Hz. İbrahim’e Hz. İshak’ı ve Hz. Yakup’u bağışlar. Her birini salih kılar.Onları Allah’ın emriyle insanlara doğru yolu gösteren önderler yapar ve kendilerine:
hayırlı işler yapmayı,
namazı dosdoğru kılmayı,
zekât vermeyi
vahyeder.
Salihlik
Hz. Yakup’un salihliği:
doğru iman,
güzel davranış,
ailesine rehberlik,
sabır,
dua
ile görünür hâle gelmiştir.
Hidayet Önderliği
Hz. Yakup’un önderliği kendi otoritesinden kaynaklanmaz.O insanları:
kendisine,
ailesinin üstünlüğüne,
soyuna
değil, Allah’ın emrine çağırmıştır.
Hayırlı İşler
Peygamberlik yalnız sözlü tebliğ değildir.Hz. Yakup:
doğru davranışı yaşamış,
çocuklarını eğitmiş,
sıkıntıda adaleti ve sabrı korumuştur.
Namaz
Namaz, peygamber ailesinin ortak kulluk mirasıdır.Hz. Yakup’un ailesine bıraktığı tevhid vasiyeti namaz ve ibadetle canlı tutulmuştur.
Zekât
Zekât, nimetin paylaşılması ve toplumdaki ihtiyaç sahibinin hakkının korunmasıdır.Hz. Yakup’un önderliği bireysel ibadetle toplumsal sorumluluğu birleştirir.
ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup’un aile önderliği, Allah’ın emriyle hidayet, namaz, zekât ve hayırlı ameller üzerine kurulmuştur.
YEDİNCİ BÖLÜM
Güçlü ve Basiretli Peygamber
Sâd Suresi 45–47
Hz. İbrahim, Hz. İshak ve Hz. Yakup’un güçlü ve basiretli kullar olarak anılması emredilir.Onların ahiret yurdunu içtenlikle hatırlayan seçkin ve hayırlı kullar olduğu bildirilir.
Manevi Güç
Hz. Yakup’un gücü:
bedensel kuvvetten çok,
uzun ayrılığa dayanmak,
ailesindeki çatışmaları yönetmek,
ümidini korumak,
kulluğu sürdürmek
şeklinde görünür.
Basiret
Hz. Yakup çocuklarının davranışındaki çelişkileri fark etmiş, anlatılan olayları yüzeysel biçimde kabul etmemiştir.Ancak kesin bilgiye sahip olmadığı yerde haksız hüküm de vermemiştir.Basiret:
işaretleri görmek,
acele hükümden sakınmak,
sonucu Allah’a bırakmaktır.
Ahiret Yurdunu Hatırlamak
Hz. Yakup’un ölüm yaklaşırken çocuklarına kulluklarını sorması, ahiret bilincinin en açık örneklerindendir.Onun asıl kaygısı:
dünya mirasının korunması değil,
iman mirasının devamıdır.
Seçilmiş ve Hayırlı Olmak
Hz. Yakup’un seçkinliği:
büyük bir ailenin babası olmak,
tarihî bir topluluğun atası olmak
değil; Allah’a kulluk ve sabırdır.
YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup’un gücü acısını inkâr etmekte değil, acının içinde imanını ve basiretini korumaktadır.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Yusuf’un Rüyasını Babasına Anlatması
Yusuf Suresi 4
Hz. Yusuf babası Hz. Yakup’a rüyasında:
on bir yıldızın,
güneşin,
ayın
kendisine secde ettiğini gördüğünü söyler.
Baba ile Evlat Arasındaki Güven
Hz. Yusuf gördüğü önemli rüyayı doğrudan babasına anlatmıştır.Bu, aralarındaki:
güveni,
yakınlığı,
manevi iletişimi
gösterir.Çocuk, anlam veremediği güçlü bir deneyimi güvenilir bir ebeveynle paylaşabilmelidir.
Rüyanın Sembolik Dili
Rüyadaki:
on bir yıldız,
güneş,
ay
daha sonra ailesiyle ilişkilendirilecek semboller olarak anlaşılır.Rüyanın gerçek anlamı yıllar sonra ortaya çıkacaktır.
Hz. Yakup’un Peygamber Basireti
Hz. Yakup rüyanın sıradan olmadığını fark eder.Oğlunun geleceğinde:
seçilme,
yükseliş,
ilahî nimetin tamamlanması
bulunduğunu sezmiştir.
Çocuğu Dinlemek
Hz. Yakup oğlunun sözünü küçümsememiştir.Çocuğun anlattığı şeyi:
alaya almamış,
hemen reddetmemiş,
dikkatle değerlendirmiştir.
Bu tavır baba merhametiyle peygamber basiretinin birleşmesidir.
SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup, oğlunun anlattığı rüyada yalnız çocukça bir hayal değil, geleceğe uzanan ilahî bir işaret görmüştür.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Rüyayı Kardeşlerine Anlatmaması İçin Uyarısı
Yusuf Suresi 5
Hz. Yakup, Hz. Yusuf’a rüyasını kardeşlerine anlatmamasını söyler.Aksi hâlde kardeşlerinin kendisine karşı bir plan kurabileceğini bildirir ve şeytanın insan için açık bir düşman olduğunu hatırlatır.
Tehlikeyi Önceden Görmek
Hz. Yakup oğullarının Hz. Yusuf’a karşı taşıdığı duyguları fark etmiş olabilir.Bu nedenle rüyayı paylaşmanın:
kıskançlığı artıracağını,
kardeşler arasında düşmanlık doğuracağını,
Hz. Yusuf’u tehlikeye atacağını
öngörmüştür.
Sır Saklamanın Hikmeti
Her doğru bilgi her kişiye ve her zamanda anlatılmak zorunda değildir.Bazı nimetleri ve gelecek planlarını:
kıskançlık,
zarar,
yanlış anlaşılma
ihtimaline karşı korumak hikmet olabilir.Bu, yalan söylemek değil; bilgiyi uygun zamanda ve uygun kişiye açıklamaktır.
Kardeşler Hakkında Kesin Suçlama Yapmaması
Hz. Yakup oğullarına doğrudan ağır bir suç isnat etmez.Ancak tehlike ihtimaline karşı Hz. Yusuf’u uyarır.Bu, basiretle ihtiyat arasındaki dengedir.
Şeytanın Düşmanlığı
Hz. Yakup kardeşler arasındaki kıskançlığı yalnız insan karakteriyle sınırlamaz.Şeytanın:
kıskançlığı büyütebileceğini,
öfkeyi düşmanlığa çevirebileceğini,
kardeşlik bağını bozabileceğini
hatırlatır.
Nimeti Koruma Sorumluluğu
İnsan Allah’ın verdiği nimeti gösterişle herkese duyurmak zorunda değildir.Nimet:
şükürle,
tevazuyla,
gerekli tedbirle
korunmalıdır.
DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup oğluna korku değil hikmet öğretti: Her hakikat her ortamda açıklanmaz; nimet bazen sessizlik ve tedbirle korunur.
ONUNCU BÖLÜM
Yusuf’un Seçileceğini ve Nimete Kavuşacağını Bildirmesi
Yusuf Suresi 6
Hz. Yakup, Allah’ın Hz. Yusuf’u seçeceğini, ona olayların ve rüyaların yorumuna dair bilgi öğreteceğini bildirir.Allah’ın daha önce Hz. İbrahim ve Hz. İshak’a nimetini tamamladığı gibi Hz. Yusuf’a ve Yakup ailesine de nimetini tamamlayacağını söyler.Allah’ın her şeyi bilen ve hikmet sahibi olduğunu açıklar.
Allah’ın Yusuf’u Seçmesi
Hz. Yakup oğlunun rüyasından onun gelecekte özel bir görev için seçileceğini anlamıştır.Seçilmek:
rahat bir hayat,
imtihansız yükseliş
anlamına gelmez.Hz. Yusuf’un seçilme yolu:
kuyu,
kölelik,
iftira,
zindan
gibi ağır sınavlardan geçecektir.
Olayların Yorumunun Öğretilmesi
Hz. Yusuf’a:
rüyaları,
olayların arkasındaki anlamı,
gelişmelerin sonuçlarını
yorumlama bilgisi verilecektir.Bu ilim kişisel tahmin değil, Allah’ın öğrettiği bir bilgidir.
Nimetin Tamamlanması
Hz. Yakup nimet denildiğinde yalnız dünya rahatlığını kastetmez.Nimetin tamamlanması:
peygamberlik,
hidayet,
ilim,
güzel son,
aile birliğinin yeniden kurulması
ile gerçekleşecektir.
İbrahim ve İshak’la Bağlantı
Hz. Yusuf’un geleceği, Hz. İbrahim ve Hz. İshak’a verilen nimetlerin devamı olarak anlatılır.Böylece:
İbrahim,
İshak,
Yakup,
Yusuf
arasında tevhid ve peygamberlik zinciri kurulur.
Allah’ın Bilgisi ve Hikmeti
Hz. Yakup geleceğin bütün ayrıntılarını bilmez.Fakat Allah’ın:
oğlunu tanıdığını,
olacakları bildiğini,
her şeyi hikmetle yönettiğini
bilir.
ONUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup yaklaşan acıları bilmese de oğlunun hayatının Allah’ın ilmi ve hikmeti altında olduğunu biliyordu.
ON BİRİNCİ BÖLÜM
Kardeşlerin Kıskançlığı
Yusuf Suresi 7–8
Hz. Yusuf ve kardeşlerinin kıssasında soru soranlar için ibretler bulunduğu bildirilir.Kardeşleri, Hz. Yusuf ile öz kardeşinin babalarına kendilerinden daha sevgili olduğunu söyler. Kendilerinin güçlü bir topluluk olduğunu düşünür ve babalarını açık bir yanlış değerlendirme içinde olmakla suçlar.
Kıssadaki İşaretler
Hz. Yusuf kıssası yalnız bir aile hikâyesi değildir.İçinde:
kıskançlık,
sabır,
iftira,
affetme,
aile sevgisi,
ilahî takdir
hakkında büyük dersler bulunur.
Sevginin Yarışa Dönüşmesi
Kardeşler babalarının sevgisini paylaşılması gereken bir nimet olarak değil, kazanılması gereken bir yarış olarak görmüştür.Bu düşünce:
kardeşliği rekabete,
sevgiyi hesaplaşmaya,
aileyi gruplara
ayırmıştır.
“Biz Güçlü Bir Topluluğuz”
Kardeşler kendi sayılarını ve güçlerini üstünlük ölçüsü saymıştır.Babalarının sevgisinin:
karakter,
yaş,
korunma ihtiyacı,
manevi yakınlık
gibi farklı sebepleri olabileceğini düşünmemişlerdir.
Babalarını Yanlışla Suçlamaları
Kıskançlık insanın değerlendirmesini bozabilir.Kardeşler kendi duygularını sorgulamak yerine Hz. Yakup’u suçlamıştır.Bu, kişinin içindeki sorunu dışarıdaki bir haksızlık gibi görmesidir.
Ebeveyn Sevgisinde Adalet
Bir anne veya baba çocuklarına davranışta adaleti korumalıdır.Bununla birlikte çocukların:
yaşları,
ihtiyaçları,
hassasiyetleri
farklı olabilir.Eşit sevgi her durumda tamamen aynı davranış anlamına gelmeyebilir.
ON BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşler babalarının sevgisini anlamaya çalışmak yerine kıskançlıklarını haklı gösterecek bir suçlama kurdu.
ON İKİNCİ BÖLÜM
Yusuf’u Ortadan Kaldırma Planları
Yusuf Suresi 9–10
Kardeşler Hz. Yusuf’u öldürmeyi veya uzak bir yere bırakmayı düşünür.Böylece babalarının ilgisinin yalnız kendilerine kalacağını ve daha sonra iyi kimseler olacaklarını söylerler.İçlerinden biri ise onu öldürmemelerini, yapacaklarsa bir kuyunun derinliğine bırakmalarını önerir. Böylece bir yolcu kafilesinin onu bulabileceğini düşünür.
Sevgi İçin Suç İşleme Çelişkisi
Kardeşler babalarının sevgisini kazanmak için babalarının en sevdiği evlada zarar vermeyi düşünür.Bu büyük bir çelişkidir.Sevgi:
zulümle,
zorbalıkla,
rakibi ortadan kaldırmakla
kazanılamaz.
Cinayet Düşüncesi
Kıskançlık kontrol edilmediğinde:
kötü düşünceye,
plana,
ağır suça
dönüşebilir.Hz. Yusuf’un hiçbir suçu olmadığı hâlde yalnız babasının sevgisi sebebiyle hedef alınmıştır.
“Sonra İyi İnsanlar Oluruz”
Kardeşler önce kötülüğü işlemeyi, ardından tövbe edip iyi olmayı planlar.Bu, tövbeyi günaha izin veren bir araç gibi kullanmaktır.Gerçek tövbe:
önceden planlanan kötülüğün bahanesi değil,
işlenen günahtan samimi dönüş
olmalıdır.
İçlerinden Birinin Daha Hafif Önerisi
Kardeşlerden biri öldürme fikrine karşı çıkar ve kuyuya bırakılmasını önerir.Bu söz cinayeti engellemiş olsa da Hz. Yusuf’a yapılan zulmü meşru hâle getirmez.Kötülüğün daha hafifini seçmek, seçilen davranışı bütünüyle doğru yapmaz.
Kuyunun Derinliği
Hz. Yusuf’un kuyunun görünmeyen bir yerine bırakılması planlanır.Amaç:
babasından uzaklaştırmak,
izini kaybettirmek,
ölüm sorumluluğunu doğrudan taşımamaktır.
Fakat dolaylı biçimde tehlikeye atmak da zulümdür.
ON İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşler önce günahı, sonra iyiliği planladı. Oysa iyilik, bilinçli zulmün ardından söylenecek bir sözle başlamaz; zulümden vazgeçmekle başlar.
ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kardeşlerin Babalarından İzin İstemesi
Yusuf Suresi 11–12
Hz. Yusuf’un kardeşleri babaları Hz. Yakup’a gelerek, Yusuf hakkında kendilerine neden güvenmediğini sorar.Onun iyiliğini istediklerini söyler ve ertesi gün kendileriyle birlikte göndermesini isterler.Hz. Yusuf’un:
gezmesini,
oynamasını,
rahatlamasını
sağlayacaklarını, onu koruyacaklarını bildirirler.
Güven İstemeleri
Kardeşler babalarına:“Yusuf konusunda bize neden güvenmiyorsun?”anlamında soru yöneltir.Bu söz, onların babalarının tereddüdünü fark ettiğini gösterir.Hz. Yakup oğullarındaki kıskançlığı veya Yusuf’a karşı taşıdıkları olumsuz duyguları sezmiş olabilir.
Samimiyet İddiası
Kardeşler Hz. Yusuf’un iyiliğini istediklerini söyler.Fakat kalplerindeki gerçek niyet bunun tersidir.Bu durum söz ile niyet arasındaki ayrılığı gösterir.İnsan:
güzel söz söyleyebilir,
kendisini güvenilir gösterebilir,
iyilik iddiasında bulunabilir.
Ancak gerçek ahlak, gizli niyetle görünür davranışın birbirine uygun olmasıdır.
Çocuğun Oyun ve Gezme İhtiyacı
Kardeşlerin sözünde dışarıdan bakıldığında makul bir yön vardır.Çocuk:
oyun oynamaya,
açık havada bulunmaya,
kardeşleriyle vakit geçirmeye
ihtiyaç duyabilir.Fakat doğru bir gerekçe kötü niyeti meşru kılmaz.Güzel bir amaç, hile için araç hâline getirilmemelidir.
Koruma Sözü
Kardeşler Hz. Yusuf’u koruyacaklarını bildirir.Bu, ağır bir emanettir.Bir kişiyi koruyacağına söz veren kimse:
onun canından,
güvenliğinden,
kendisine duyulan güvenden
sorumlu olur.Kardeşler ise daha baştan bu sözü bozmayı planlamıştır.
Güveni Kötüye Kullanmak
Hz. Yakup oğullarına güvenerek Yusuf’u gönderecektir.Bu güvenin kötüye kullanılması iki ayrı zulüm taşır:
Hz. Yusuf’a verilen zarar,
babanın güveninin boşa çıkarılması.
ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşler koruyacaklarına söz verdikleri kişiye zarar vermeyi planladı. Böylece hem kardeşlik emanetini hem de babalarının güvenini ihlal ettiler.
ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Hz. Yakup’un Ayrılık ve Kurt Endişesi
Yusuf Suresi 13
Hz. Yakup, Yusuf’u götürmelerinin kendisini üzeceğini söyler.Onlar farkında değilken bir kurdun onu yemesinden korktuğunu bildirir.
Ayrılık Acısı
Hz. Yakup’un sözü, oğluna duyduğu sevgiyi açıkça gösterir.O:
Yusuf’un yanında olmasından huzur duymakta,
kısa süreli ayrılıktan bile üzüntü duymaktadır.
Bu sevgi peygamberliğe aykırı değildir.Peygamberler de çocuklarını sever ve ayrılıklarından etkilenir.
Tehlikeyi Önceden Düşünmek
Hz. Yakup dışarıda karşılaşılabilecek gerçek bir tehlikeyi dile getirir.Çocukların:
korunması,
gözetilmesi,
tehlikeli bölgelerde yalnız bırakılmaması
ebeveyn sorumluluğudur.
Kurdun Anılması
Hz. Yakup’un kurdu anması, kardeşlere daha sonra kullanacakları bir bahane vermiştir.Ancak onların yalanından Hz. Yakup sorumlu değildir.Bir insanın dürüstçe ifade ettiği korku, başkasının kötü niyetle onu kullanmasını haklı çıkarmaz.
Dikkatsizlik Endişesi
Hz. Yakup kurdun saldırmasını, kardeşlerin Yusuf’tan habersiz ve meşgul olmasına bağlar.Bu, emanetin korunmasında dikkatin önemini gösterir.Koruma görevi üstlenen kişi:
dikkatsiz davranmamalı,
emaneti yalnız bırakmamalı,
tehlikeyi küçümsememelidir.
Sevgi ile Tedbirin Birlikteliği
Hz. Yakup’un tavrı yalnız duygusal korku değildir.Sevgi onu tedbir düşünmeye yöneltmiştir.Gerçek aile sevgisi:
korumayı,
tehlikeyi önceden düşünmeyi,
sorumluluğu
gerektirir.
ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup’un korkusu sevgisinden doğuyordu. Fakat kardeşler onun korkusunu daha sonra kendi yalanlarının bahanesine çevirecekti.
ON BEŞİNCİ BÖLÜM
Kardeşlerin Güçlerine Güvenmesi
Yusuf Suresi 14
Kardeşler, güçlü bir topluluk oldukları hâlde kurdun Yusuf’u yemesi durumunda kendilerinin gerçekten kaybeden kimseler olacaklarını söyler.
Sayıya ve Güce Güvenmek
Kardeşler kendi kalabalıklarını güvenlik garantisi sayar.Onlara göre:
sayıları çoktur,
güçleri yeterlidir,
Yusuf’u koruyamamaları mümkün değildir.
Fakat asıl tehlike dışarıdaki kurt değil, kendi içlerindeki kıskançlıktır.
Dış Tehlike ve İç Tehlike
İnsan bazen dışarıdan gelecek zarara karşı hazırlıklıdır; fakat kendi içindeki:
kıskançlık,
öfke,
hırs,
kötülük niyeti
daha büyük tehlike oluşturabilir.Hz. Yusuf’a zarar veren kurt değil, kardeşlerinin planı olacaktır.
Güç Ahlakla Birleşmediğinde
Kardeşlerin gücü Hz. Yusuf’u korumak için kullanılabilecekken ona zarar vermek için kullanılmıştır.Güç:
adaletle birleşirse koruma,
kıskançlıkla birleşirse zulüm
üretebilir.
Kendi Sözleriyle Sorumluluk Altına Girmeleri
Kardeşler Yusuf’u koruyacak kadar güçlü olduklarını açıkça söylemiştir.Bu söz daha sonra ileri sürecekleri kurt bahanesini kendi içinde zayıflatır.Çünkü gerçekten güçlü bir topluluk olduklarını iddia etmişlerdir.
ON BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşler dışarıdaki kurda karşı güçleriyle övündü; fakat içlerindeki kıskançlığa karşı savunmasız kaldı.
ON ALTINCI BÖLÜM
Yusuf’u Kuyunun Derinliğine Bırakmaları
Yusuf Suresi 15
Kardeşler Hz. Yusuf’u götürüp kuyunun görünmeyen bir yerine bırakmaya karar verir.Bu planı uyguladıklarında Allah Hz. Yusuf’a, ileride kardeşleri farkında olmadan onların bu yaptıklarını kendilerine haber vereceğini vahyeder.
Planın Uygulanması
Kardeşlerin düşüncesi artık fiile dönüşmüştür.Onlar:
babalarını aldatmış,
Yusuf’u güvenli ortamdan uzaklaştırmış,
yalnız bırakmış,
kuyuya atmıştır.
Günah düşüncede başlayıp karara, ardından fiile dönüşmüştür.
Kuyunun Karanlığı
Kuyu:
yalnızlık,
korku,
belirsizlik,
yardım imkânının azlığı
taşır.Hz. Yusuf çocuk yaşta kardeşleri tarafından böyle bir yere bırakılmıştır.
Kardeşlik Bağının Çiğnenmesi
Hz. Yusuf’a zarar verenler yabancı kişiler değildir.Aynı babanın çocukları olan kardeşleridir.Bu, yakınlık bağının güzel ahlak olmadığında tek başına koruma sağlamadığını gösterir.
Allah’ın Yusuf’a Vahyi
En karanlık anda Allah Hz. Yusuf’a gelecekte bu olayın açığa çıkacağını bildirir.Bu vahiy:
teselli,
gelecek ümidi,
ilahî koruma
taşır.Kuyu son değildir.
Kardeşlerin Tanımayacağı Gün
Hz. Yusuf ileride güçlü bir konuma gelecek ve kardeşlerinin yaptığı davranışı onlara bildirecektir.Onlar o sırada karşılarındaki kişinin Yusuf olduğunu bilmeyecektir.Bu, ilahî takdirin görünmeyen biçimde ilerlediğini gösterir.
Zarar İçinden Açılan Yol
Kardeşler Yusuf’u ortadan kaldırmak istemiştir.Fakat kuyu:
onun ölümüne değil,
Mısır’a uzanan yolculuğuna,
gelecekteki görevine
başlangıç olacaktır.Bu, yapılan zulmün doğru olduğu anlamına gelmez. Ancak Allah zalimlerin fiilinden bile hayırlı bir sonuç yaratmaya kadirdir.
ON ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşleri kuyuyu Yusuf’un sonu sandı; Allah ise onu gelecekteki yükselişinin ilk durağı yaptı.
ON YEDİNCİ BÖLÜM
Akşam Ağlayarak Babalarına Dönmeleri
Yusuf Suresi 16
Kardeşler akşam vakti ağlayarak babalarına gelir.
Akşamı Beklemeleri
Kardeşlerin akşam dönmesi, olayın karanlıkta ve belirsizlik içinde anlatılmasını kolaylaştırmış olabilir.Akşam:
ayrıntıların görülmesini zorlaştırır,
duygusal etkiyi artırır,
yalanı destekleyen bir ortam oluşturabilir.
Ağlamaları
Ağlamak her zaman doğruluğun kanıtı değildir.İnsan:
gerçek acıyla,
korkuyla,
pişmanlıkla,
rol yaparak
ağlayabilir.Bu kıssada gözyaşı, yalanı inandırıcı hâle getirmek için kullanılmıştır.
Duygunun Delil Olmaması
Bir kişinin çok duygulu görünmesi söylediğinin mutlaka doğru olduğu anlamına gelmez.Doğruluk:
tutarlı söz,
güvenilir delil,
davranışın geçmişi
ile değerlendirilmelidir.
Babayı Duygusal Olarak Etkilemek
Kardeşler Hz. Yakup’un Yusuf’a sevgisini bilir.Ağlayarak gelmeleri, babanın acısını ve şefkatini kullanarak yalanlarını kabul ettirme çabasıdır.
ON YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Gözyaşı bazen acının dili, bazen de yalanın perdesi olabilir. Hz. Yakup yalnız ağlamaya değil, sözlerin tutarlılığına bakacaktır.
ON SEKİZİNCİ BÖLÜM
Yarış Bahanesi ve Kurt Yalanı
Yusuf Suresi 17
Kardeşler babalarına yarış yapmak için uzaklaştıklarını, Yusuf’u eşyalarının yanında bıraktıklarını ve bir kurdun onu yediğini söyler.Doğru söyleseler bile babalarının kendilerine inanmayacağını ileri sürerler.
Yarışa Gitmeleri
Kardeşler kendi eğlenceleriyle meşgul olduklarını ve Yusuf’u yalnız bıraktıklarını iddia eder.Bu söz doğru olsaydı bile emanet karşısında ihmali gösterirdi.Çünkü koruyacaklarına söz verdikleri çocuğu yalnız bırakmış olurlardı.
Kurt Bahanesi
Hz. Yakup’un daha önce dile getirdiği korkuyu kullanmışlardır.Bu, yalanın çoğu zaman karşı tarafın bildiği bir ayrıntı üzerine kurulduğunu gösterir.
“Bize İnanmazsın” Sözü
Kardeşler daha baştan babalarının inanmayacağını söyleyerek şüpheyi kendi aleyhlerinden çevirmeye çalışır.Bu bir savunma yöntemidir:
Delil sunmak yerine,
karşı tarafı güvensizlikle suçlamak.
Doğru Söylediklerini İddia Etmeleri
Onlar gerçeği gizlerken kendilerini doğru söyleyenler gibi sunmuştur.Yalanın ağırlığı yalnız yanlış bilgi vermek değildir.Aynı zamanda:
masumu suçlamak,
güveni kullanmak,
acıyı büyütmek
gibi sonuçlar doğurabilir.
Kardeşlerin Kendi Çelişkisi
Daha önce:“Biz güçlü bir topluluğuz.”demişlerdi.Şimdi ise bir kurda karşı Yusuf’u koruyamadıklarını ileri sürmektedirler.Bu çelişki yalanlarının işaretlerinden biridir.
ON SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşlerin yalanı kendi sözleriyle çelişiyordu: Güçlü olduklarını söylemiş, sonra bir kurda karşı çaresiz kaldıklarını iddia etmişlerdi.
ON DOKUZUNCU BÖLÜM
Sahte Kanlı Gömlek
Yusuf Suresi 18
Kardeşler Hz. Yusuf’un gömleğine sahte bir kan sürerek babalarına getirir.Hz. Yakup onların nefislerinin kendilerine kötü bir işi güzel gösterdiğini söyler.Ardından güzel sabır göstereceğini ve anlattıkları şeye karşı yardımın yalnız Allah’tan isteneceğini bildirir.
Sahte Delil Hazırlamaları
Kardeşler yalanlarını desteklemek için Yusuf’un gömleğine kan sürmüştür.Bu, önceden planlanmış bir aldatmadır.Onlar yalnız yalan söylememiş, yalanı gerçek gösterecek delil üretmeye çalışmıştır.
Gömleğin Durumu
Kur’an ayette gömleğin yırtılmadığını açıkça söylemez. Tefsirlerde Hz. Yakup’un gömleğin sağlamlığından yalanı fark ettiği aktarılır.Kesin olan, getirilen kanın sahte olması ve Hz. Yakup’un anlatılan hikâyeye inanmamasıdır.
Nefsin Kötülüğü Güzel Göstermesi
Hz. Yakup:“Nefisleriniz size bir işi güzel gösterdi.”anlamında konuşur.Kardeşler yaptıkları zulmü:
babalarının sevgisini kazanmak,
ailede denge kurmak,
sonra iyi olmak
gibi gerekçelerle kendilerine kabul ettirmiştir.Nefis, günahı bazen doğrudan kötü biçimde değil, haklı bir amaç gibi gösterir.
Kesin Ayrıntı Bilmeden Gerçeği Sezmesi
Hz. Yakup oğullarının doğru söylemediğini anlamıştır.Ancak Yusuf’un tam olarak nerede olduğunu veya ne yaşadığını bilmiyor olabilir.Bu nedenle basiretli davranmış; fakat bilgisizce kesin ayrıntılar ileri sürmemiştir.
Güzel Sabır
Hz. Yakup’un sözü:“Artık bana düşen güzel sabırdır.”anlamındadır.Güzel sabır:
acıyı inkâr etmek,
hiç ağlamamak,
duygusuz görünmek
değildir.Şikâyeti Allah’a yöneltmek, insanlara zulmetmemek ve ümitten vazgeçmemektir.
Yardımı Allah’tan İstemek
Hz. Yakup anlatılan ağır olay karşısında yardımın Allah’tan isteneceğini bildirir.Çünkü:
Yusuf’un yerini bilmiyor,
oğullarından gerçeği alamıyor,
kendi gücüyle sonuca ulaşamıyordu.
ON DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşler sahte kanla yalanı güçlendirmek istedi; Hz. Yakup ise nefislerinin onları aldattığını gördü ve güzel sabırla Allah’a sığındı.
YİRMİNCİ BÖLÜM
Güzel Sabrın Anlamı
Yusuf Suresi 18
Hz. Yakup’un kıssasındaki en önemli ifadelerden biri:Sabrun cemîl — Güzel sabırsözüdür.
Güzel Sabır Duygusuzluk Değildir
Hz. Yakup daha sonra:
ağlayacak,
gözleri üzüntüden etkilenecek,
Yusuf’a duyduğu özlemi ifade edecektir.
Bu nedenle güzel sabır acı hissetmemek anlamına gelmez.
Güzel Sabır Zulme Dönüşmez
Hz. Yakup oğullarının yalanını sezmesine rağmen:
onları öldürmeye kalkmamış,
öfkeyle haksız ceza vermemiş,
kesin bilmediği ayrıntılar üzerinden hüküm kurmamıştır.
Sabır, acının başkasına zulüm olarak yönelmesini engeller.
Güzel Sabır Ümidi Korur
Hz. Yakup Yusuf’un öldüğünü kesin kabul etmemiştir.Yıllar geçse de Allah’ın rahmetinden ümidini kesmemiştir.
Güzel Sabır Allah’a Yönelir
İnsanlara sürekli şikâyet ederek acıyı büyütmek yerine derdini Allah’a arz etmiştir.Bu, insanlardan hiçbir yardım istenemeyeceği anlamına gelmez.Asıl dayanağın Allah olduğunu bilmektir.
Güzel Sabır Gerçeği Unutmaz
Hz. Yakup oğullarının anlattığı hikâyeyi kabul etmemiştir.Sabır:
yalanı doğru saymak,
adaletsizliği görmezden gelmek
değildir.Hakikati koruyarak sonucu Allah’a bırakmaktır.
YİRMİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Güzel sabır, acının olmadığı bir hâl değil; acının imanı, adaleti ve ümidi bozmasına izin vermemektir.
YİRMİ BİRİNCİ BÖLÜM
Yusuf’un Kuyudan Çıkarılması
Yusuf Suresi 19–20
Bir yolcu kafilesi kuyuya gelir ve sucularını gönderir.Sucu kovasını sarkıtınca Hz. Yusuf’u bulur ve sevincini dile getirir.Kafiledekiler onu ticaret malı gibi gizler. Daha sonra onu düşük bir bedelle satarlar.Allah onların yaptıklarını bilmektedir.
Kervanın Gelişi
Hz. Yusuf’un bulunduğu kuyu tamamen terk edilmiş değildir.Bir kervanın gelişi, Allah’ın onun kurtuluşu için sebepler yaratmasını gösterir.Kardeşleri onu yalnız bırakmış; fakat Allah’ın koruması sona ermemiştir.
Kuyudan Çıkış
Kova su yerine Hz. Yusuf’u yukarı çıkarır.Kuyu:
ölüm yeri,
unutulma yeri
olacakken yeni bir yolculuğun başlangıcına dönüşür.
Ticaret Malı Gibi Görülmesi
Kafiledekiler Hz. Yusuf’u insan ve emanet olarak değil, kazanç sağlayacak bir mal olarak değerlendirmiştir.Bu davranış insan onurunu çiğner.İnsan:
satılacak eşya,
maddi çıkar aracı
değildir.
Düşük Bedelle Satılması
Hz. Yusuf’un değeri düşük değildir. Fakat onu satan kişiler gerçek değerini bilmemiştir.İnsanların bir kişiye biçtiği fiyat veya verdiği değer, Allah katındaki değerini belirlemez.
Allah’ın Bilgisi
Allah:
kuyuyu,
kervanı,
satışı,
Hz. Yusuf’un geleceğini
bilmektedir.Görünen olaylar dağınık olsa da ilahî bilgi dışında değildir.
Hz. Yakup’un Bilmediği Kurtuluş
Hz. Yakup evinde oğlunun yasını tutarken Hz. Yusuf kuyudan çıkarılmıştır.Baba henüz bunu bilmez.Bu, insanın acı yaşarken Allah’ın görünmeyen bir yerde çözüm hazırlıyor olabileceğini gösterir.
YİRMİ BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup Yusuf’u kayıp sanırken Allah onu kuyudan çıkarmış ve gelecekteki görevine doğru taşımaya başlamıştı.
YİRMİ İKİNCİ BÖLÜM
Yusuf’un Mısır’da Bir Eve Yerleştirilmesi
Yusuf Suresi 21
Hz. Yusuf’u Mısır’da satın alan kişi, eşine ona güzel davranmasını söyler.Onun kendilerine faydalı olabileceğini veya evlat edinilebileceğini ifade eder.Allah böylece Hz. Yusuf’u o ülkede yerleştirir ve ona olayların yorumunu öğretmek üzere hayatında yeni bir kapı açar.Allah’ın emri her şeye üstün gelir; fakat insanların çoğu bunu bilmez.
Kuyudan Eve Uzanan Yol
Hz. Yusuf:
kardeşleri tarafından kuyuya bırakılmış,
bir kervan tarafından bulunmuş,
düşük bir bedelle satılmıştır.
Dışarıdan bakıldığında hayatı sürekli aşağı doğru ilerliyor gibi görünmektedir.Fakat Allah onu:
kuyudan çıkarmış,
ölüm tehlikesinden korumuş,
Mısır’da önemli bir eve yerleştirmiştir.
Güzel Davranılması Emri
Hz. Yusuf’u satın alan kişi eşine onun barındırılacağı yeri güzel tutmasını ve kendisine iyi davranmasını söyler.Bu tavır, Hz. Yusuf’un köle olarak görülmesine rağmen evde değerli bir kişi olarak fark edildiğini gösterir.İnsanların ona biçtiği düşük fiyat, taşıdığı gerçek değeri değiştirmemiştir.
Faydalı Olabileceğinin Sezilmesi
Evin sahibi Hz. Yusuf’ta sıradan olmayan bir özellik görmüş olabilir.Onun:
ahlakı,
görünüşü,
zekâsı,
güvenilirliği
gelecekte faydalı olacağı düşüncesini doğurmuştur.
Evlat Edinme Düşüncesi
Onu evlat edinme ihtimalinden söz edilmesi, Hz. Yusuf’un yalnız hizmet edecek biri olarak görülmediğini gösterir.Kuyuda terk edilen çocuk, başka bir evde aile ferdi olma ihtimaliyle karşılaşmıştır.
Allah’ın Yusuf’u Yerleştirmesi
Ayet, asıl yerleştirenin Allah olduğunu bildirir.Kervan ve ev sahibi görünen sebeplerdir.Fakat olayların ardındaki ilahî takdir:
Hz. Yusuf’u Mısır’a getirmiş,
güvenli bir eve yerleştirmiş,
gelecekteki görevine hazırlamıştır.
Olayların Yorumunu Öğretmek
Hz. Yakup daha önce Allah’ın Hz. Yusuf’a olayların yorumunu öğreteceğini söylemişti.Şimdi bu sözün gerçekleşme yolu açılmaktadır.Hz. Yusuf’a:
rüyaları anlamlandırma,
olayların sonucunu kavrama,
görünenin arkasındaki hikmeti fark etme
bilgisi verilecektir.
Allah’ın Emrinin Üstünlüğü
Kardeşler Hz. Yusuf’u babalarının sevgisinden uzaklaştırmak istemiştir.Allah ise onların planını:
Mısır’a ulaşmasına,
ilim kazanmasına,
gelecekte ailesini kurtarmasına
vesile kılmıştır.Zalimlerin planı Allah’ın takdirini bozamamıştır.
YİRMİ İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşleri Yusuf’u uzaklaştırdı; Allah ise onu gelecekteki görevinin merkezine yerleştirdi.
YİRMİ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Olgunluk Çağında Verilen Hüküm ve İlim
Yusuf Suresi 22
Hz. Yusuf olgunluk çağına ulaştığında Allah ona hüküm ve ilim verir.İyilik yapanların bu şekilde karşılık göreceği bildirilir.
Olgunluk Çağı
Hz. Yusuf:
çocuklukta kuyuya atılmış,
yabancı bir ülkeye götürülmüş,
ailesinden uzak büyümüştür.
Bütün bu süreçler onu olgunlaştırmıştır.Olgunluk yalnız yaşın ilerlemesi değildir.
Sorumluluk taşıma,
doğru karar verme,
duyguları yönetme,
zorluklardan ders çıkarma
yeteneğidir.
Hüküm Verilmesi
Hüküm:
doğru ile yanlışı ayırmak,
adaletli karar vermek,
olayları hikmetle değerlendirmek
anlamlarını taşır.Hz. Yusuf gelecekte devlet yönetiminde önemli bir sorumluluk üstlenecektir.Bu görevin temeli daha gençlik yıllarında verilen hüküm yeteneğiyle hazırlanmıştır.
İlim Verilmesi
Hz. Yusuf’a verilen ilim:
vahiy,
rüya yorumu,
insanları tanıma,
olayların sonuçlarını kavrama
gibi alanları kapsar.Bu bilgi kendi başına elde ettiği bir üstünlük değil, Allah’ın lütfudur.
Muhsinlerin Karşılığı
Ayet, iyilik yapanların bu şekilde karşılık göreceğini bildirir.Hz. Yusuf’un ihsanı:
kendisine kötülük yapılmasına rağmen temiz kalması,
emaneti koruması,
sabretmesi,
Allah’a bağlılığını sürdürmesi
ile görünür olacaktır.
Hz. Yakup’un Duasının Uzakta Gerçekleşmesi
Hz. Yakup oğlunun:
seçileceğini,
yorum bilgisi öğreneceğini,
ilahî nimete kavuşacağını
söylemişti.Baba oğlundan habersizken bu müjde Mısır’da adım adım gerçekleşmektedir.
YİRMİ ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup oğlunun kayıp olduğunu düşünürken Allah ona hüküm, ilim ve olgunluk veriyordu.
YİRMİ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Hz. Yusuf’un Büyük İffet İmtihanı
Yusuf Suresi 23–24
Hz. Yusuf’un bulunduğu evin hanımı onu kendisine çağırır, kapıları kapatır ve arzusunu açıkça bildirir.Hz. Yusuf Allah’a sığınır, efendisinin kendisine iyi davrandığını hatırlatır ve zalimlerin kurtuluşa ulaşamayacağını söyler.Allah’ın delili kendisine gösterilerek kötülükten ve hayâsızlıktan korunur.
Kapıların Kapatılması
Olay:
gizli bir ortamda,
dışarıdan müdahale ihtimali azaltılarak,
Hz. Yusuf’un güç bakımından zayıf olduğu bir konumda
gerçekleşmiştir.Bu, imtihanın ağırlığını artırır.
Güç Dengesizliği
Hz. Yusuf evde özgür ve güçlü bir kişi değildir.Kadın ise evin otoritesine sahiptir.Bu nedenle olay yalnız şehvet değil, aynı zamanda makam ve güç baskısı taşır.
Allah’a Sığınması
Hz. Yusuf’un ilk tepkisi:Allah’a sığınmaktır.O:
nefsine,
gençliğine,
kendi iradesine
tek başına güvenmemiştir.Allah’ın korumasını istemiştir.
Kendisine Yapılan İyiliği Unutmaması
Hz. Yusuf ev sahibinin kendisine güzel davrandığını hatırlatır.Bu, onun vefa ahlakını gösterir.Kendisine iyilik eden kişinin evinde ihanette bulunmayı kabul etmez.
Zulüm Olarak Görmesi
Hz. Yusuf bu davranışın yalnız özel bir ilişki olmadığını, zulüm niteliği taşıdığını belirtir.Çünkü içinde:
güvene ihanet,
aile düzenini bozma,
gizli günah,
başkasının hakkını çiğneme
bulunmaktadır.
İlahi Delil
Allah’ın kendisine delilini göstermesi, kalbinin hakikatte sabit tutulması ve kötülükten korunmasıdır.Ayetin ayrıntılandırmadığı konularda kesin hikâyeler üretmemek gerekir.Kesin olan:
Hz. Yusuf’un günahı reddettiği,
Allah’ın onu koruduğu,
temizliğini muhafaza ettiğidir.
Kötülük ve Hayâsızlıktan Korunması
Allah Hz. Yusuf’u:
kötü niyetten,
çirkin fiilden,
emanete ihanetten
uzaklaştırmıştır.Onun iffeti yalnız kaçınma değil, Allah’a bağlılığın sonucudur.
YİRMİ DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf kapılar kapandığında bile Allah’ın gördüğünü unutmadı.
YİRMİ BEŞİNCİ BÖLÜM
Gömleğin Arkadan Yırtılması
Yusuf Suresi 25–29
Hz. Yusuf kapıya doğru koşar. Kadın onu durdurmaya çalışırken gömleğini arkasından yırtar.Kapıda evin sahibiyle karşılaşırlar.Kadın Hz. Yusuf’u suçlamaya çalışır. Hz. Yusuf ise gerçeği açıklar.Aileden bir şahit, gömleğin önden veya arkadan yırtılmış olmasına göre değerlendirme yapılmasını önerir.Gömlek arkadan yırtılmıştır ve Hz. Yusuf’un doğruluğu ortaya çıkar.
Kapıya Doğru Koşması
Hz. Yusuf günah ortamında kalıp tartışmayı sürdürmemiştir.Çıkışa yönelmiştir.Bu, fitneden korunmanın önemli yollarından biridir:
ortamdan uzaklaşmak,
kapıyı aramak,
tehlikeli yakınlığı kesmek.
Arkadan Tutulması
Gömleğin arkadan yırtılması, Hz. Yusuf’un kadına yönelmediğini; ondan uzaklaşmaya çalıştığını gösterir.Beden üzerindeki iz, olayın yönünü açıklayan delile dönüşmüştür.
Suçun Tersine Çevrilmesi
Kadın kendi davranışı ortaya çıkınca Hz. Yusuf’u suçlamak istemiştir.Bu, suç işleyen kişinin:
sorumluluğu mağdura yüklemesi,
gücünü kullanarak gerçeği değiştirmeye çalışması
örneğidir.
Hz. Yusuf’un Açık Savunması
Hz. Yusuf:
susmamış,
yalanı kabul etmemiş,
gerçeği açıkça söylemiştir.
Sabır, iftiraya boyun eğmek değildir.Kişi meşru biçimde kendisini savunabilir.
Delille Karar Vermek
Şahit duygulara göre değil, somut işarete göre değerlendirme önerir.Gömleğin yönü:
kimin kime doğru hareket ettiğini,
kimin kaçtığını,
kimin takip ettiğini
göstermektedir.
Gömleğin İkinci Şahitliği
Hz. Yusuf kıssasında gömlek ikinci kez önemli bir delil olmuştur.İlk gömlek:
kardeşlerin yalanında kullanılmıştır.
İkinci gömlek:
Hz. Yusuf’un masumiyetini ortaya çıkarmıştır.
Bir nesne bazen yalanın aracı, bazen hakikatin şahidi olabilir.
Olayın Gizlenmek İstenmesi
Evin sahibi Hz. Yusuf’a olaydan söz etmemesini, eşine de bağışlanma dilemesini söyler.Bu yaklaşım aile itibarını koruma amacı taşısa da suçun açık biçimde ele alınmaması ileride sorunun büyümesine yol açacaktır.
YİRMİ BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf’un arkadan yırtılan gömleği, kaçtığını ve masum olduğunu sessizce ortaya koydu.
YİRMİ ALTINCI BÖLÜM
Şehir Kadınlarının Dedikodusu
Yusuf Suresi 30–32
Şehirdeki bazı kadınlar, evin hanımının hizmetinde bulunan gençten karşılık beklediğini konuşur.Onun sevgiden kendini kaybettiğini ve açık bir yanlış içinde olduğunu söylerler.Kadın onların dedikodusunu duyunca kendilerini davet eder, ellerine bıçak verir ve Hz. Yusuf’u karşılarına çıkarır.Kadınlar onu görünce büyük bir hayranlık yaşar ve ellerini keser.
Dedikodunun Yayılması
Gizli tutulmak istenen olay şehirde konuşulmaya başlamıştır.Bu, örtülen bir sorunun mutlaka çözüldüğü anlamına gelmediğini gösterir.
Kadınların Eleştirisi
Şehir kadınları olayın ahlaki yönünü eleştiriyor gibi görünür.Fakat ilerleyen sahne, onların da görünüş karşısında sınanacağını gösterir.İnsan başkasının hatasını konuşurken kendi nefsinden emin olmamalıdır.
Davet Hazırlığı
Evin hanımı eleştirileri cevaplamak için bir toplantı düzenler.Amacı:
yaptığı davranışı mazur göstermek,
Hz. Yusuf’un güzelliğini delil gibi sunmak,
diğer kadınları kendi durumuna şahit etmektir.
Ellerin Kesilmesi
Kadınlar Hz. Yusuf’u görünce şaşkınlık içinde ellerini keser.Bu davranış:
dikkatlerinin dağılmasını,
görünüş karşısında kendilerini kaybetmelerini,
duygularının iradelerine üstün gelmesini
gösterir.
Güzelliğin İmtihan Oluşu
Hz. Yusuf’un güzelliği bir nimettir. Fakat çevresindekiler için imtihana dönüşmüştür.Nimet:
şükürle,
ölçüyle,
ahlakla
karşılanmadığında fitneye çevrilebilir.
Kadının Açık İtirafı
Kadın Hz. Yusuf’u kendisinin çağırdığını kabul eder.Fakat bundan vazgeçmek yerine onu tehdit eder:
istediğini yapmazsa zindana atılacağını,
aşağılananlardan olacağını söyler.
Böylece gizli istek açık baskıya dönüşür.
YİRMİ ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Başlangıçta gizli olan günah, şehir dedikodusuna; ardından açık tehdide dönüştü.
YİRMİ YEDİNCİ BÖLÜM
Zindanı Günaha Tercih Etmesi
Yusuf Suresi 33–34
Hz. Yusuf Rabbine dua ederek, kendisine çağrıldığı davranıştan zindanın daha sevimli olduğunu söyler.Allah onların tuzağını kendisinden uzaklaştırmazsa onlara meyledebileceğini ve bilgisizce davrananlardan olabileceğini ifade eder.Allah duasını kabul eder ve kadınların tuzağını ondan uzaklaştırır.
Zindanı Tercih Etmek
Hz. Yusuf için iki yol bırakılmıştır:
günaha boyun eğmek,
haksız yere zindana girmek.
O fiziksel özgürlüğü değil, manevi temizliği seçmiştir.
Günahın Esareti
Dışarıdan bakıldığında zindan esaret, saray ise özgürlük gibi görünür.Fakat günaha zorlanan bir hayat gerçek özgürlük değildir.Hz. Yusuf:Bedeni hapsedilse bile kalbinin ve imanının özgür kalmasını tercih etmiştir.
Kendi Nefsinden Emin Olmaması
Hz. Yusuf peygamber olduğu hâlde:
“Ben asla etkilenmem.”
“Kendi gücüm bana yeter.”
dememiştir.Allah kendisini korumazsa zayıflayabileceğini kabul etmiştir.Bu, büyük bir tevazudur.
Allah’a Sığınmak
İffeti yalnız iradesine değil Allah’ın yardımına bağlamıştır.İnsan fitneden korunmak için:
dua etmeli,
ortamdan uzaklaşmalı,
sınır koymalı,
tedbir almalıdır.
Duanın Kabulü
Allah kadınların tuzağını Hz. Yusuf’tan uzaklaştırır.Fakat bu kabul, hemen rahat bir hayata kavuşması biçiminde gerçekleşmez.Zindana girecektir.Bazen dua:
sıkıntıyı bütünüyle kaldırmak yerine,
insanı daha büyük bir kötülükten koruyacak başka bir yola yöneltir.
YİRMİ YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf zindanın duvarlarını, günahın kalbi kuşatan esaretine tercih etti.
YİRMİ SEKİZİNCİ BÖLÜM
Masumiyeti Bilindiği Hâlde Zindana Atılması
Yusuf Suresi 35
Hz. Yusuf’un masumiyetini gösteren işaretler görüldükten sonra bile bir süre zindana atılmasına karar verilir.
Delillerin Görülmesi
Ev halkı:
gömleğin arkadan yırtıldığını,
kadının isteğini itiraf ettiğini,
Hz. Yusuf’un kaçmaya çalıştığını
bilmektedir.Buna rağmen adalet uygulanmamıştır.
İtibarı Korumak İçin Masumu Cezalandırmak
Hz. Yusuf’un zindana atılması:
güçlü kişilerin itibarını koruma,
dedikoduyu susturma,
toplumun dikkatini başka yöne çevirme
amacı taşıyor olabilir.Bu, adaletin güce göre bozulmasıdır.
Masumiyet ve Dünya Hükmü
Bir insan masum olduğu hâlde:
suçlanabilir,
cezalandırılabilir,
toplum tarafından yanlış anlaşılabilir.
Dünya hükmünün yanlış olması Allah katındaki gerçeği değiştirmez.
Zindanın İlahi Takdirdeki Yeri
Zindan haksızlıktır; fakat Allah bu haksızlıktan:
Hz. Yusuf’un yeni insanlarla tanışmasını,
rüya yorumlama bilgisinin duyulmasını,
saraya giden yolun açılmasını
yaratacaktır.Bu, zulmü doğru yapmaz. Fakat Allah zulmün içinden bile hayırlı sonuç çıkarabilir.
Hz. Yakup’un Habersizliği
Hz. Yakup oğlunun yaşadıklarından hâlâ habersizdir.Onun güzel sabrı sürerken Hz. Yusuf başka bir imtihanın içine girmiştir.Baba ve oğul farklı yerlerde aynı Allah’ın koruması altındadır.
YİRMİ SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
İnsanlar Hz. Yusuf’u suçsuz olduğunu bilerek zindana koydu; Allah ise zindanı onun yükseliş yolunun yeni durağı yaptı.
YİRMİ DOKUZUNCU BÖLÜM
Zindandaki İki Gencin Rüyası
Yusuf Suresi 36
Hz. Yusuf’la birlikte iki genç de zindana girer.Onlardan biri rüyasında şaraplık üzüm sıktığını, diğeri ise başının üzerinde kuşların yediği ekmek taşıdığını görür.Hz. Yusuf’tan rüyalarını yorumlamasını isterler ve onu iyilik yapan biri olarak gördüklerini söylerler.
Zindanda Bile Görülen Güzel Ahlak
Hz. Yusuf:
haksız yere hapsedilmiş,
ailesinden uzak,
özgürlüğünden mahrumdur.
Buna rağmen çevresindeki insanlar onda iyilik görmüştür.Sıkıntı onun ahlakını bozmamıştır.
Güvenilir Bir Kişi Olarak Tanınması
İki genç Hz. Yusuf’a rüyalarını anlatacak kadar güvenmiştir.Bu güven onun:
sakinliğinden,
dürüstlüğünden,
insanlara yardım etmesinden,
hikmetli tavrından
doğmuş olabilir.
İlmin Zindanda da Değerini Koruması
Hz. Yusuf’un makamı elinden alınmış olabilir; fakat Allah’ın verdiği ilim elinden alınmamıştır.İnsan:
yerini,
malını,
özgürlüğünü
kaybedebilir.Fakat ahlakını ve bilgisini koruduğunda bulunduğu yerde hayır üretmeye devam edebilir.
Rüyaların Yeni Bir Kapı Açması
Bu iki rüya ileride:
Hz. Yusuf’un bilgisinin saraya ulaşmasına,
kralın rüyasının yorumlanmasına,
zindandan çıkmasına
vesile olacaktır.Küçük görünen bir karşılaşma, büyük bir dönüşümün başlangıcı olabilir.
YİRMİ DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf zindana mahkûm edilmişti; fakat iyiliği, ilmi ve güvenilirliği duvarların içine hapsedilemedi.
OTUZUNCU BÖLÜM
Hz. Yusuf’un Zindanda Tevhidi Anlatması
Yusuf Suresi 37–40
Hz. Yusuf, rüyalarını yorumlamasını isteyen iki gence cevap vermeden önce kendisine verilen ilmin kaynağını açıklar.Yiyecekleri kendilerine ulaşmadan önce rüyalarının yorumunu bildireceğini söyler. Bunun, Rabbinin kendisine öğrettiği bilgilerden olduğunu belirtir.Ardından Allah’a ve ahiret gününe inanmayan bir toplumun dinini terk ettiğini, ataları Hz. İbrahim, Hz. İshak ve Hz. Yakup’un yoluna uyduğunu bildirir.
İlmi Kendisine Mal Etmemesi
Hz. Yusuf rüyaları yorumlama yeteneğini:
kendi zekâsından,
kişisel üstünlüğünden,
gizli bir güçten
bilmemiştir.Bunun Allah’ın kendisine öğrettiği bir ilim olduğunu söylemiştir.Bu tavır peygamber ahlakıdır:Nimet Allah’tandır; kul onu emanet olarak taşır.
Zindanı Tebliğ Yerine Dönüştürmesi
Hz. Yusuf haksız yere zindandadır. Buna rağmen yalnız kendi sıkıntısıyla meşgul olmamıştır.Yanındaki insanlara:
Allah’ı,
tevhidi,
ahireti,
peygamberlerin ortak yolunu
anlatmıştır.Zindan onun sözünü durduramamıştır.
Yanlış İnançtan Uzaklaşması
Hz. Yusuf, Allah’a inanmayan ve ahireti inkâr eden toplumun inanç yolunu terk ettiğini bildirir.Bu, bulunduğu ülkenin yaygın inancına teslim olmadığını gösterir.İnsan:
yaşadığı toplumun,
güçlü kişilerin,
çoğunluğun
inancını sorgulamadan benimsemek zorunda değildir.
İbrahim, İshak ve Yakup’un Yoluna Uyması
Hz. Yusuf kendisini ataları:
Hz. İbrahim,
Hz. İshak,
Hz. Yakup
ile aynı tevhid zincirinin içinde tanıtır.Burada Hz. Yakup’un oğluna bıraktığı iman mirasının Mısır’daki zindanda bile korunduğu görülür.
Allah’a Ortak Koşmamak
Hz. Yusuf, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmalarının kendilerine yakışmayacağını bildirir.Bu tevhid:
putları,
insan gücünü,
hükümdarları,
yıldızları,
görünmeyen sahte güçleri
ilahlaştırmayı reddeder.
İlahi Lütuf
Hz. Yusuf tevhid nimetinin hem kendilerine hem de insanlara Allah’ın lütfu olduğunu söyler.Hidayet:
insanın kendi başarısı,
soy üstünlüğü,
kişisel hak
değildir.Şükredilmesi gereken ilahî bir nimettir.
Çoğu İnsanın Şükretmemesi
İnsanlar:
yaratılışı,
rızkı,
aklı,
vahyi
Allah’tan aldığı hâlde şükretmeyebilir.Şükür yalnız sözle hamdetmek değil, nimeti Allah’ın istediği yolda kullanmaktır.
OTUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup’un tevhid terbiyesi, Hz. Yusuf’un zindandaki sözlerinde yaşamaya devam etti. O, ilmini kendisinden bilmedi ve insanları yalnız Allah’a kulluğa çağırdı.
OTUZ BİRİNCİ BÖLÜM
Ayrı Ayrı Rabler mi, Tek ve Kahhâr Allah mı?
Yusuf Suresi 39–40
Hz. Yusuf zindandaki iki arkadaşına:“Birbirinden ayrı birçok rab mi daha hayırlıdır, yoksa tek ve mutlak üstün olan Allah mı?”anlamında soru yöneltir.Allah’tan başka kulluk edilen varlıkların, insanların ve atalarının verdiği isimlerden ibaret olduğunu açıklar.Hükmün yalnız Allah’a ait olduğunu ve yalnız O’na kulluk edilmesi gerektiğini bildirir.
“Ey Zindan Arkadaşlarım”
Hz. Yusuf onlara küçümseyici bir dille değil:“Ey zindan arkadaşlarım!”diye seslenir.Bu hitap:
yakınlık,
merhamet,
ortak insanlık
taşır.Tebliğ, insanı aşağılamak değil; onu hakikate çağırmaktır.
Çok Sayıda Rabbin Çelişkisi
Birden fazla mutlak güç kabul edildiğinde:
hüküm parçalanır,
kulluk bölünür,
insan farklı korkulara bağlanır.
Hz. Yusuf tek olan Allah’ın kulluğunun daha doğru olduğunu anlatır.
İsimlerden İbaret Sahte İlahlar
İnsanlar bazı varlıklara:
koruyucu,
bereket verici,
kader belirleyici,
mutlak yardımcı
gibi isimler verebilir.Fakat yalnız isim vermek, o varlığa gerçek ilahî güç kazandırmaz.
Delilsiz Kutsallaştırma
Hz. Yusuf, Allah’ın bu sahte ilahlar hakkında hiçbir delil indirmediğini bildirir.İnanç:
gelenek,
korku,
söylenti,
ataların adı
üzerine değil, ilahî delil üzerine kurulmalıdır.
Hükmün Allah’a Ait Olması
Mutlak hüküm Allah’ındır.Bu ifade:
helal ve haramın,
kulluk ölçüsünün,
nihai hesabın
Allah tarafından belirlendiğini gösterir.İnsanlar dünyevi işlerde karar verebilir; fakat Allah’a ait mutlak yetkiyi kendilerine mal edemez.
Dosdoğru Din
Hz. Yusuf yalnız Allah’a kulluğu dosdoğru din olarak tanımlar.Fakat insanların çoğunun bunu bilmediğini bildirir.Tevhid:
düşünceyi,
ibadeti,
korkuyu,
ümidi
tek merkeze yöneltir.
OTUZ BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf zindanda birçok sahte rabbe kulluk yerine tek Allah’a teslimiyetin insanı özgürleştirdiğini anlattı.
OTUZ İKİNCİ BÖLÜM
İki Rüyanın Yorumu
Yusuf Suresi 41
Hz. Yusuf zindandaki iki gencin rüyalarını yorumlar.Birinin yeniden efendisine içki sunacağını, diğerinin ise öldürüleceğini ve kuşların başından yiyeceğini bildirir.Hakkında soru sordukları işin kesinleştiğini açıklar.
Yorumu Açıkça Bildirmesi
Hz. Yusuf hoşlarına gitmese bile gerçeği gizlememiştir.Birine güzel, diğerine ağır bir sonuç bildirmiştir.Güvenilirlik:
yalnız sevindirici haber vermek,
insanın duymak istediğini söylemek
değildir.Gerçeği doğru biçimde aktarmaktır.
İlmin Sorumluluğu
Hz. Yusuf kendisine verilen yorum bilgisini:
gösteriş,
üstünlük,
korku üretme
için kullanmamıştır.Bilgiyi gerektiği yerde ve doğru biçimde açıklamıştır.
Kaderi Kendisinin Belirlememesi
Hz. Yusuf olayları meydana getiren kişi değildir.O yalnız Allah’ın öğrettiği yorumu bildirir.Bu ayrım önemlidir:Peygamber haberi iletir; hükmü yaratan Allah’tır.
Ölüm Haberindeki Ciddiyet
Ağır bir sonuç bildirilirken:
alay,
sevinç,
küçümseme
yoktur.Hz. Yusuf gerçeği ölçülü biçimde söylemiştir.
OTUZ İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf’un güvenilirliği, güzel haberi de ağır haberi de değiştirmeden söylemesinde görülmüştür.
OTUZ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kurtulacak Kişiden Kendisini Hatırlatmasını İstemesi
Yusuf Suresi 42
Hz. Yusuf kurtulacağını düşündüğü kişiye, efendisinin yanında kendisinden söz etmesini ister.Fakat o kişi Hz. Yusuf’u hatırlamayı unutur ve Hz. Yusuf birkaç yıl daha zindanda kalır.
Meşru Bir Sebebe Başvurması
Hz. Yusuf zindandan çıkmak için insanî bir sebebe başvurmuştur.Kurtulacak kişiden:
durumunu anlatmasını,
haksızlığını bildirmesini,
kendisini yönetime hatırlatmasını
istemiştir.Bu, tevekküle aykırı değildir.İnsan Allah’a güvenirken meşru yolları da kullanabilir.
Unutulması
Kurtulan kişi kendi hayatına dönünce Hz. Yusuf’u unutmuştur.İnsanlar:
söz verebilir,
sonra meşgul olabilir,
kendisine yapılan iyiliği unutabilir.
Bu unutuluş Hz. Yusuf’un zindandaki süresini uzatmıştır.
Bekleyişin Devamı
Hz. Yusuf’un masumiyeti bilindiği hâlde zindanda kalması ağır bir imtihandır.Üstelik çıkış umudu doğmuşken tekrar beklemek zorunda kalmıştır.Sabır bazen:
hiç umut görmemek değil,
görünen kapının yeniden kapanmasına rağmen doğru yolda kalmaktır.
İlahi Vaktin Hazırlanması
Hz. Yusuf’un çıkışı sıradan bir af ile olmayacaktır.Kralın rüyası görülecek, onun ilmine ihtiyaç duyulacak ve masumiyeti açıklanacaktır.Gecikme, daha büyük bir açılışa hazırlık olacaktır.
OTUZ ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
İnsan Hz. Yusuf’u unuttu; fakat Allah onu unutmadı. Zindandaki bekleyiş, çıkışının daha açık ve onurlu olacağı vakti hazırlıyordu.
OTUZ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Hükümdarın Büyük Rüyası
Yusuf Suresi 43–44
Hükümdar rüyasında:
yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yediğini,
yedi yeşil başakla birlikte yedi kuru başak gördüğünü
söyler.Çevresindeki ileri gelenlerden rüyasını yorumlamalarını ister.Onlar ise bunun karışık düşler olduğunu ve böyle rüyaların yorumunu bilmediklerini söyler.
Rüyanın Toplumsal Sonuç Taşıması
Bu rüya yalnız hükümdarın kişisel hayatıyla ilgili değildir.Ülkenin:
tarımını,
kıtlığını,
gelecekteki güvenliğini
ilgilendiren bir uyarıdır.
Semiz ve Zayıf İnekler
Rüyadaki semiz ve zayıf inekler:
bolluk,
kıtlık,
üretim,
tüketim
dönemlerine işaret edecektir.
Yeşil ve Kuru Başaklar
Başaklar tarım ve rızık düzeniyle ilgilidir.Yeşil başaklar verimli yılları, kuru başaklar ise kuraklık ve kıtlığı temsil eder.
Saray Bilgisinin Yetersizliği
Hükümdarın çevresinde çok sayıda yetkili ve danışman bulunmasına rağmen hiçbiri rüyayı yorumlayamamıştır.Makam ve yakınlık:
her bilgiyi,
her hikmeti
garanti etmez.
“Karışık Düşler” Demeleri
Bilmedikleri şeyi değersiz sayarak geçiştirmişlerdir.İnsan bazen açıklayamadığı gerçeğe:
anlamsız,
önemsiz,
karışık
diyebilir.Bilgi sahibi olmamak, olayın anlam taşımadığı anlamına gelmez.
OTUZ DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Sarayın bilginleri rüyayı çözemedi; fakat yıllardır zindanda unutulan Hz. Yusuf’un ilmine ihtiyaç duyulacağı an gelmişti.
OTUZ BEŞİNCİ BÖLÜM
Zindan Arkadaşının Yusuf’u Hatırlaması
Yusuf Suresi 45
İki zindan arkadaşından kurtulan kişi uzun bir zaman sonra Hz. Yusuf’u hatırlar.Rüyanın yorumunu öğrenebileceğini söyleyerek kendisinin gönderilmesini ister.
Gecikmiş Hatırlayış
Hz. Yusuf’un kendisini hatırlatmasını istediği kişi onu hemen anmamıştır.Ancak hükümdarın rüyası karşısında:
zindandaki ilmi,
Hz. Yusuf’un doğruluğunu,
önceki yorumun gerçekleştiğini
hatırlar.
İyiliğin Geç de Olsa Ortaya Çıkması
Hz. Yusuf’un zindanda yaptığı iyilik ve verdiği doğru yorum unutulmuş görünse de bütünüyle kaybolmamıştır.Yıllar sonra ülkenin büyük bir ihtiyacı karşısında yeniden hatırlanmıştır.
Küçük Bir Karşılaşmanın Büyük Sonucu
Zindanda iki kişiye gösterilen iyilik, gelecekte:
sarayın Hz. Yusuf’u tanımasına,
ülkenin kıtlıktan korunmasına,
ailesinin Mısır’a gelmesine
vesile olacaktır.
Hatırlamanın İlahi Zamanı
Kişi Hz. Yusuf’u daha önce hatırlasaydı yalnız zindandan çıkarılması gündeme gelebilirdi.Şimdi ise hükümdarın ve ülkenin ona ihtiyacı vardır.Bu durum, gecikmenin daha büyük bir hikmetle birleştiğini düşündürür.
OTUZ BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf yıllarca unutuldu; fakat bilgisine en çok ihtiyaç duyulan anda hatırlandı.
OTUZ ALTINCI BÖLÜM
Yedi Bolluk ve Yedi Kıtlık Yılının Yorumu
Yusuf Suresi 46–49
Zindandan kurtulan kişi Hz. Yusuf’a gelir ve hükümdarın rüyasını anlatır.Hz. Yusuf rüyayı yorumlamakla kalmaz; ülkenin geleceği için uygulanabilir bir plan da sunar.
Yedi Yıl Düzenli Ekim
Hz. Yusuf ülke halkının yedi yıl boyunca her zamanki gibi ekip biçmesini söyler.Bu dönem bolluk yıllarıdır.Bolluk zamanı:
rehavet,
ölçüsüz tüketim,
israf
zamanı olmamalıdır.Gelecekteki zorluk için hazırlık yapılmalıdır.
Ürünü Başakta Bırakmak
Hz. Yusuf hasadın büyük kısmının başaklarında bırakılmasını önerir.Bu yöntem ürünün daha uzun süre korunmasına yardımcı olacaktır.Bu tavsiye:
bilgi,
planlama,
depolama,
kaynak yönetimi
içerir.
Az Bir Kısmını Tüketmek
Bolluk yıllarında yalnız ihtiyaç kadar tüketilmesi istenir.Bu, toplumun:
nefsini sınırlamasını,
geleceği düşünmesini,
ortak kaynağı korumasını
gerektirir.
Yedi Şiddetli Kıtlık Yılı
Bolluk yıllarından sonra yedi ağır yıl gelecektir.Bu yıllar, önceden biriktirilen ürünleri tüketecektir.Hz. Yusuf felaketi yalnız haber vermemiş; onunla nasıl başa çıkılacağını da açıklamıştır.
Tohumluk Ayırmak
Kıtlık döneminde bile gelecek üretim için bir miktarın korunması gerekir.Bütün kaynakları tüketmek, sonraki dönemi imkânsız hâle getirebilir.Bu, kriz yönetiminde uzun vadeli düşünmenin önemini gösterir.
Ardından Gelecek Rahmet Yılı
Hz. Yusuf yedi kıtlık yılından sonra insanların yağmura kavuşacağı ve ürünlerini sıkacağı bir yıl geleceğini bildirir.Bu yıl:
yağmur,
bereket,
tarımsal üretim,
meyve ve yağ çıkarma
dönemidir.
Yorumdan Yönetime
Hz. Yusuf yalnız rüyayı açıklamamıştır.Aynı zamanda:
üretim planı,
tüketim dengesi,
depolama yöntemi,
kriz sonrası yeniden başlangıç
sunmuştur.İlim, toplumun hayatını koruyan uygulamaya dönüşmüştür.
OTUZ ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf gelecekteki kıtlığı haber vermekle yetinmedi; bolluk zamanında ölçülü yaşayıp zor günlere hazırlanmanın yolunu da gösterdi.
OTUZ YEDİNCİ BÖLÜM
Hükümdarın Yusuf’u Huzuruna Çağırması
Yusuf Suresi 50
Hükümdar Hz. Yusuf’un yorumunu duyunca onun huzuruna getirilmesini emreder.Elçi zindana geldiğinde Hz. Yusuf hemen çıkmayı kabul etmez.Önce ellerini kesen kadınların olayının araştırılmasını ve gerçeğin ortaya çıkarılmasını ister.Rabbinin onların tuzaklarını çok iyi bildiğini bildirir.
Hemen Çıkmaması
Yıllardır haksız yere zindanda bulunan biri için çıkış büyük bir fırsattır.Fakat Hz. Yusuf:
acele etmemiş,
yalnız özgürlüğünü düşünmemiş,
itibarının temizlenmesini istemiştir.
Masumiyetin Açıklanması
Hz. Yusuf zindandan:
suç şüphesi altında,
örtülmüş bir dosyayla,
dedikodunun devam ettiği hâlde
çıkmak istememiştir.Gerçeğin açıkça belirlenmesini talep etmiştir.
Adalet ve Onur
Fiziksel özgürlük önemlidir. Fakat bir insanın:
adı,
itibarı,
masumiyeti
de korunmalıdır.Hz. Yusuf zindandan çıkmadan önce haksız suçlamanın kaldırılmasını istemiştir.
Kadınları Suçlamada Ölçü
Hz. Yusuf doğrudan ayrıntılı bir suçlama yapmamış; olayın araştırılmasını istemiştir.Bu, adalet talebini intikama dönüştürmediğini gösterir.
Allah’ın Bilgisi
Hz. Yusuf kadınların tuzağını en iyi bilenin Allah olduğunu söyler.İnsanlar gerçeği gizleyebilir; fakat Allah:
niyeti,
baskıyı,
iftirayı,
masumiyeti
bilir.
OTUZ YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf zindandan yalnız bedeniyle çıkmak istemedi; gerçeğin de karanlıktan çıkarılmasını istedi.
OTUZ SEKİZİNCİ BÖLÜM
Kadınların Gerçeği İtiraf Etmesi
Yusuf Suresi 51
Hükümdar kadınlara, Hz. Yusuf’u kendilerine çağırdıkları zaman ne olduğunu sorar.Kadınlar Hz. Yusuf’ta hiçbir kötülük bilmediklerini söyler.Evin hanımı da gerçeğin ortaya çıktığını, onu kendisinin çağırdığını ve Hz. Yusuf’un doğru söyleyenlerden olduğunu itiraf eder.
Kamu Önünde Araştırma
Olay artık gizli ev ortamında değil, yönetim huzurunda araştırılmaktadır.Bu, Hz. Yusuf’un masumiyetinin açık biçimde ortaya çıkmasını sağlar.
Kadınların Şahitliği
Daha önce toplantıda bulunan kadınlar, Hz. Yusuf’ta herhangi bir kötülük görmediklerini bildirir.Bu toplu şahitlik:
iffetine,
dürüstlüğüne,
suçlamanın temelsizliğine
delil olur.
Asıl İtiraf
Evin hanımı gerçeği açıkça kabul eder:
Hz. Yusuf’u kendisinin çağırdığını,
onun doğru söylediğini
bildirir.Bu itiraf yıllar sonra gelmiş olsa da haksız suçlamayı kaldırır.
Gerçeğin Er Geç Ortaya Çıkması
Yalan bir süre:
gücü,
makamı,
korkuyu
kullanarak ayakta kalabilir.Fakat Hz. Yusuf kıssasında hakikat sonunda herkesin önünde ortaya çıkmıştır.
Hz. Yusuf’un Sabırlı Savunması
Hz. Yusuf:
iftiraya karşı öfkeyle saldırmamış,
gerçeği zorla kabul ettirmemiş,
uygun vakitte adaletli araştırma istemiştir.
Bu sabır pasiflik değil, ölçülü hak arayışıdır.
OTUZ SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Yıllarca gizlenen gerçek sonunda suçlamayı yapan kişinin kendi diliyle ortaya çıktı: Hz. Yusuf doğru söylemişti.
OTUZ DOKUZUNCU BÖLÜM
Emanete Gizlice İhanet Etmediğini Göstermesi
Yusuf Suresi 52–53
Bu ayetlerdeki sözlerin Hz. Yusuf’a mı yoksa evin hanımına mı ait olduğu hakkında tefsirlerde farklı görüşler bulunur.Sözün temel mesajı şudur:
Gizli yerde ihanette bulunulmadığı,
Allah’ın hainlerin planını başarıya ulaştırmadığı,
insan nefsinin kötülüğü emredebileceği,
ancak Allah’ın merhamet ettiği kişinin korunacağı
bildirilir.
Gizli Yerde Emaneti Korumak
Gerçek güvenilirlik insanın yalnız göz önünde doğru davranması değildir.Kimse görmediğinde de:
emaneti korumak,
ihanetten uzak durmak,
Allah’ın gördüğünü bilmek
gerekir.
Hainlerin Planının Sonu
Yalan ve ihanet geçici olarak başarı kazanmış gibi görünebilir.Hz. Yusuf zindana atılmıştır. Fakat sonunda:
masumiyeti açıklanmış,
tuzak bozulmuş,
gerçek ortaya çıkmıştır.
Nefsin Kötülüğe Yöneltmesi
İnsan nefsi:
arzuya,
çıkara,
öfkeye,
kibire
yönelebilir.Bu nedenle kişi kendi nefsini bütünüyle temiz ve güvenli görmemelidir.
Allah’ın Merhameti
Kötülükten korunmak yalnız insan iradesinin gücüyle gerçekleşmez.Kul:
çaba göstermeli,
sınır koymalı,
Allah’a sığınmalıdır.
Koruyucu rahmet Allah’tandır.
Kendini Temize Çıkarmada Ölçü
İnsan masumiyetini savunabilir; fakat nefsini bütün kusurlardan uzak görmemelidir.Hz. Yusuf kıssası:
haklı savunma,
tevazu,
Allah’ın rahmetine ihtiyaç
arasındaki dengeyi öğretir.
OTUZ DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf’un iffeti yalnız kapı önünde değil, kimsenin görmediği kapalı odada da korunmuştur. Çünkü gerçek emanet, gizlide belli olur.
Bölüm etkileşimi
