11. bölüm / 36
Tevrat İncil ZeburDevamı
Bölümler 36Şu an: Devamı
- 1 TEVRAT7.167 kelime
- 2 İncil3.166 kelime
- 3 ZEBUR2.466 kelime
- 4 بِسْمِ اَللّٰهِ اَلْرَحْمَانِ اَلْرَحِيمِ171 kelime
- 5 Kitab-ül Devran12.336 kelime
- 6 Devamı13.638 kelime
- 7 Devamı9.257 kelime
- 8 Devamı12.657 kelime
- 9 Devamı8.260 kelime
- 10 Devamı7.871 kelime
- 11 Devamı6.923 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 Devamı3.642 kelime
- 13 Devamı4.159 kelime
- 14 Devamı2.014 kelime
- 15 Devamı2.616 kelime
- 16 Devamı1.568 kelime
- 17 Devamı1.898 kelime
- 18 Devamı2.069 kelime
- 19 Devam7.092 kelime
- 20 Devamı5.071 kelime
- 21 Devamı3.686 kelime
- 22 Devamı3.622 kelime
- 23 Devamı2.509 kelime
- 24 Devamı4.969 kelime
- 25 Devamı1.875 kelime
- 26 Devamı5.582 kelime
- 27 Devamı4.476 kelime
- 28 Devamı3.128 kelime
- 29 Devamı6.201 kelime
- 30 Devamı2.200 kelime
- 31 Devamı1.434 kelime
- 32 Devamı5.081 kelime
- 33 Devamı3.145 kelime
- 34 Devamı 15.kitap2.032 kelime
- 35 Devamı3.310 kelime
- 36 Devamı 15.kitap3.374 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
ALTMIŞ BEŞİNCİ BÖLÜM
İlk Yaratılıştan Yeniden Dirilişe
Ankebût Suresi 19–20
Hz. İbrahim’in kavmine yapılan tebliğin ardından insanların yaratılış üzerinde düşünmesi istenir.Allah’ın yaratmayı ilk defa nasıl başlattığını görmeleri ve ardından onu yeniden gerçekleştireceği bildirilir.İnsanlara yeryüzünde dolaşarak yaratılışın nasıl başladığını incelemeleri emredilir. Son yaratılışın da Allah tarafından gerçekleştirileceği açıklanır.
Ankebût Suresi 19. Ayet
İlk Yaratılışı Görmek
İnsanlar Allah’ın yaratmayı nasıl başlattığını görmektedir.Her gün:
bir tohumun filizlenmesi,
canlının anne rahminde oluşması,
toprağın yağmurla canlanması,
canlıların çoğalması
ilk yaratılış kudretinin işaretlerini taşır.İnsan yaratılışın içinde yaşadığı hâlde onu sıradanlaştırmamalıdır.
Yeniden Yaratmanın Kolaylığı
İlk defa yaratan Allah, ölümden sonra yeniden yaratmaya da kadirdir.İnsan açısından:
dağılmış bedenin toplanması,
ölenlerin diriltilmesi,
bütün insanların hesaba çağrılması
zor görünebilir.Fakat Allah’ın kudreti için ilk yaratma ile yeniden yaratma arasında güçlük farkı yoktur.
Yaratılıştan Ahirete Delil
Hz. İbrahim’in tevhid çağrısı yalnız putların güçsüzlüğüne dayanmaz.Aynı zamanda:
insanın yaratılışı,
evrenin düzeni,
hayat ve ölüm döngüsü
Allah’ın kudretini gösterir.Yaratılışı kabul edip yeniden dirilişi imkânsız görmek kendi içinde tutarsızdır.
Ankebût Suresi 20. Ayet
Yeryüzünde Dolaşmak
İnsanlara yeryüzünde dolaşmaları ve yaratılışın nasıl başladığını incelemeleri söylenir.Bu çağrı:
gözlem,
araştırma,
tarih,
tabiat üzerinde düşünme
sorumluluğu taşır.İman, yaratılışa bakmayı ve düşünmeyi engellemez; aksine insanı daha dikkatli incelemeye çağırır.
Yeryüzünün Şahitliği
İnsan yeryüzünde:
farklı canlı türleri,
farklı iklimler,
dağlar,
denizler,
verimli ve çorak topraklar
görür.Bütün bu çeşitlilik, yaratılışın ölçü ve kudretini düşündürür.
Son Yaratılış
Allah’ın ahirette son yaratılışı gerçekleştireceği bildirilir.Bu ifade ölümden sonra dirilişin:
hayal,
sembolik bir anlatım,
insanın kendi gücüyle yapacağı bir dönüş
olmadığını gösterir.Dirilişi gerçekleştirecek olan Allah’tır.
Allah’ın Her Şeye Gücünün Yetmesi
Ayetin sonunda Allah’ın her şeye gücü yettiği bildirilir.Tevhid yalnız Allah’ın tek ilah olduğunu kabul etmek değil, O’nun kudretini yaratılış ve ahiret üzerinde de tanımaktır.
ALTMIŞ BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
İlk yaratılışı gerçekleştiren Allah, insanı yeniden diriltmeye de kadirdir. Yeryüzüne dikkatle bakan kişi, ahiretin imkânsız değil ilahî kudretin doğal bir sonucu olduğunu görür.
ALTMIŞ ALTINCI BÖLÜM
Azap, Rahmet ve Allah’a Dönüş
Ankebût Suresi 21–23
Allah’ın dilediğine azap edeceği, dilediğine rahmet edeceği ve bütün insanların sonunda O’na döndürüleceği bildirilir.İnsanların ne yeryüzünde ne de gökte Allah’ın hükmünden kaçamayacağı açıklanır.Allah’ın ayetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr edenlerin rahmetten ümitlerini kestikleri ve acı bir azapla karşılaşacakları bildirilir.
Ankebût Suresi 21. Ayet
Azap ve Rahmet
Allah’ın azabı keyfî değildir. Kur’an’ın bütünü içinde azap:
inkâr,
zulüm,
bozgunculuk,
tövbesiz ısrar
ile ilişkilidir.Rahmet ise Allah’ın geniş lütfudur.Kul:
iman,
tövbe,
salih amel
ile rahmete yönelir.
Allah’a Döndürülmek
İnsan dünya hayatında nereye giderse gitsin sonunda Allah’ın huzuruna dönecektir.Bu dönüş:
ölüm,
diriliş,
hesap
gerçeğini kapsar.Dünya yolculuğunun nihai yönü Allah’ın huzurudur.
Ankebût Suresi 22. Ayet
Allah’ın Hükmünden Kaçamamak
İnsan yeryüzünde veya gökte Allah’ı aciz bırakamaz.Bu ifade:
uzak ülkelere kaçmanın,
güçlü kalelere sığınmanın,
göğe yükselmenin
ilahî hükümden kurtuluş sağlamayacağını gösterir.
Allah’tan Başka Dost ve Yardımcı Bulunmaması
Putlar, hükümdarlar ve sahte ilahlar insanı Allah’ın hükmüne karşı koruyamaz.Gerçek dostluk ve yardım Allah’a aittir.Bu, insanlardan yardım alınamayacağı anlamına gelmez. İnsanlar birbirine yardım eder; fakat hiçbir yardım Allah’tan bağımsız ve mutlak değildir.
Ankebût Suresi 23. Ayet
Ayetleri ve Kavuşmayı İnkâr Etmek
Allah’ın işaretlerini ve ahiret buluşmasını inkâr edenlerin O’nun rahmetinden uzak kaldığı bildirilir.Buradaki ümitsizlik, dünyadaki sıradan bir duygudan çok, ahirette rahmetten pay alamama sonucunu ifade eder.
Allah’a Kavuşma Bilinci
Allah’a kavuşmak, O’nun bir mekânda bulunması anlamında değil, kulun ahirette O’nun hüküm ve hesabıyla karşılaşmasıdır.Bu bilinç:
davranışları ciddileştirir,
zulmü sınırlar,
tövbeye yöneltir.
ALTMIŞ ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
İnsan yaratılıştan kaçamadığı gibi hesaptan da kaçamaz. Gerçek güven, Allah’ın hükmünden saklanmakta değil, O’nun rahmetine yönelmektedir.
ALTMIŞ YEDİNCİ BÖLÜM
Kavmin Tek Cevabı: Onu Öldürün veya Yakın
Ankebût Suresi 24
Hz. İbrahim kavmine tevhidi, yaratılışı ve ahireti delillerle anlatır. Ancak kavminin cevabı onu öldürmek veya ateşte yakmak olur.Allah Hz. İbrahim’i ateşten kurtarır. İman eden bir toplum için bunda açık işaretler bulunduğu bildirilir.
Delile Verilen Şiddet Cevabı
Kavim Hz. İbrahim’in:
putların güçsüzlüğü,
rızkın Allah’a ait oluşu,
yaratılış ve diriliş
hakkındaki sözlerine cevap veremez.Bunun yerine:“Onu öldürün veya yakın.”anlamında karar verir.Bu, düşünceyle cevap veremeyen zorbalığın şiddete yönelişidir.
Öldürme ile Yakma Arasındaki Tercih
Kavmin amacı yalnız Hz. İbrahim’i susturmak değildir.Onu toplumdan bütünüyle kaldırarak tevhid çağrısını yok etmek istemiştir.Yakma düşüncesi, cezayı ağırlaştırıp başkalarına korku verme isteğini de taşır.
Ateşten Kurtarılması
Allah Hz. İbrahim’i ateşten kurtarır.Ateş:
kavmin elinde işkence aracı,
Allah’ın hükmüyle güvenli bir ortam
hâline gelmiştir.Bu olay yaratılmış sebeplerin Allah’a bağımlılığını gösterir.
Müminler İçin İşaretler
Hz. İbrahim’in kurtuluşunda birden fazla işaret vardır:
Allah’ın kudreti,
tevhidin doğruluğu,
putların acizliği,
zalim planın boşa çıkması.
Ancak bu işaretlerden asıl yararlananlar iman etmeye açık olanlardır.
ALTMIŞ YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kavmi Hz. İbrahim’i ateşle susturmak istedi. Allah ateşin hükmünü değiştirdi ve tevhid çağrısını daha görünür hâle getirdi.
ALTMIŞ SEKİZİNCİ BÖLÜM
Putların Dünya Hayatındaki Geçici Dostluğu
Ankebût Suresi 25
Hz. İbrahim kavmine, Allah’ı bırakıp putları aralarında dünya hayatına özgü bir sevgi ve bağlılık bağı kurmak için edindiklerini söyler.Kıyamet gününde ise birbirlerini inkâr edecekleri ve birbirlerine lanet okuyacakları bildirilir.Barınaklarının ateş olacağı ve kendilerine yardım edecek kimse bulunmayacağı açıklanır.
Putlar Etrafında Kurulan Toplumsal Bağ
Putperestlik yalnız bireysel ibadet değildir.Putlar çevresinde:
ortak törenler,
ekonomik çıkarlar,
aile ve kabile bağları,
siyasi birlik
kurulmuş olabilir.İnsanlar bazen hakikat sebebiyle değil, topluluğa ait hissetmek için yanlış bir inancı sürdürebilir.
Dünya Hayatına Ait Sevgi
Kavmin putlara bağlılığı kalıcı ve hakikate dayalı değildir.Bu bağlılık:
çıkar,
alışkanlık,
karşılıklı onay,
dünyevi birlik
üzerine kurulmuştur.Ahiret geldiğinde bu bağ dağılacaktır.
Birbirini İnkâr Etmek
Kıyamet gününde insanlar:
birbirini suçlayabilir,
geçmişteki bağlılıklarını reddedebilir,
sorumluluğu başkasına atabilir.
Yanlışta birleşen topluluk, hesap günü gerçek dostluk gösteremez.
Birbirine Lanet Etmek
Dünyada birbirini destekleyenler, ahirette birbirinin sapmasına sebep olduğunu söyleyerek karşılıklı öfke duyabilir.Bu, Allah dışında kurulan yanlış bağlılıkların sonunu gösterir.
Yardımcı Bulunmaması
Putlar ve onları savunan önderler hesap günü yardım edemez.Dünya hayatında güçlü görünen bağlar, Allah’ın hükmü karşısında bütünüyle çözülür.
ALTMIŞ SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hakikat üzerine kurulmamış birlik, hesap günü dostluğa dönüşmez. Yanlışta birleşenler sonunda birbirini suçlar.
ALTMIŞ DOKUZUNCU BÖLÜM
Hz. Lût’un İman Etmesi ve İbrahim’in Hicreti
Ankebût Suresi 26
Hz. Lût’un Hz. İbrahim’e iman ettiği bildirilir. Hz. İbrahim de Rabbine doğru hicret edeceğini söyler.Allah’ın mutlak üstün ve hikmet sahibi olduğunu bildirir.
Hz. Lût’un İmanı
Kavmin çoğunluğu Hz. İbrahim’i reddederken Hz. Lût ona iman etmiştir.Bu, tebliğin bütünüyle sonuçsuz kalmadığını gösterir.Bir kişinin iman etmesi bile küçümsenmemelidir.
Kalabalık ve Hakikat
Hz. İbrahim’in karşısında büyük bir toplum, yanında ise başlangıçta az sayıda iman eden vardır.Hakikat:
çoğunluk oyuyla,
güçlülerin desteğiyle,
toplumun alışkanlığıyla
belirlenmez.
“Rabbime Hicret Ediyorum”
Hz. İbrahim’in hicreti yalnız bir ülkeden başka ülkeye gitmek değildir.O:
zulümden,
şirkin hâkim olduğu düzenden,
tebliği engelleyen ortamdan
Allah’ın gösterdiği yere yönelmiştir.Bu sebeple hicretini doğrudan Rabbine nispet eder.
Allah’a Doğru Yolculuk
Kul fiziksel olarak bir yere giderken manevi olarak Allah’ın rızasına yönelir.Hicretin gerçek anlamı:
günahı bırakmak,
şirkten uzaklaşmak,
kulluğu korumaktır.
Allah’ın Üstünlüğü ve Hikmeti
Hz. İbrahim nereye gideceğini ve gelecekte ne yaşayacağını bütünüyle bilmese de Allah’ın güçlü ve hikmet sahibi olduğuna güvenir.Bu, belirsizlik içinde teslimiyet göstermektir.
ALTMIŞ DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. İbrahim yurdunu terk ederken boşluğa değil, Rabbine doğru yürüdü.
YETMİŞİNCİ BÖLÜM
İshak, Yakup ve Neslinde Peygamberlik
Ankebût Suresi 27
Allah Hz. İbrahim’e Hz. İshak ve Hz. Yakup’u bağışlar. Peygamberliği ve kitabı onun soyunda devam ettirir.Hz. İbrahim’e dünyada karşılığı verildiği ve ahirette de salihlerden olacağı bildirilir.
İshak ve Yakup’un Bağışlanması
Hicret sırasında Hz. İbrahim:
ailesini,
toplumunu,
yerleşik düzenini
geride bırakmıştır.Allah ona salih evlat ve torunlar bağışlamıştır.Bu, tevhid mirasının yeni bir aile içinde devam etmesidir.
Peygamberliğin Soyunda Devamı
Hz. İbrahim’in soyundan:
Hz. İsmail,
Hz. İshak,
Hz. Yakup,
Hz. Yusuf,
Hz. Musa,
Hz. Davud,
Hz. Süleyman,
Hz. İsa,
Hz. Muhammed
gibi çok sayıda peygamber gelmiştir.Bu büyük lütuf, Hz. İbrahim’in insanlığa önder kılınmasıyla uyumludur.
Kitabın Verilmesi
Vahiy ve ilahî kitaplar onun neslinde devam etmiştir.Bu, tek bir kitabın Hz. İbrahim’in bütün soyuna verilmesi anlamında değil, vahyin farklı peygamberlerle onun neslinde sürdürülmesi anlamındadır.
Dünyadaki Karşılığı
Hz. İbrahim dünyada:
güzel isim,
imanlı nesil,
peygamberlik mirası,
Kâbe hizmeti
ile karşılık görmüştür.Onu yok etmek isteyen kavim tarihte kaybolmuş; onun adı ise insanlığın duasında yaşamıştır.
Ahirette Salihlerden Olması
Dünya nimeti ahiret kurtuluşunun yerine geçmez.Hz. İbrahim’in asıl başarısı, ahirette salihler arasında bulunmasıdır.
YETMİŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. İbrahim kavmini terk etti; fakat Allah onun soyunda vahiy, peygamberlik ve güzel bir hatıra meydana getirdi.
YETMİŞ BİRİNCİ BÖLÜM
İbrahim’in Yolunun Nuh’un Yoluyla Birliği
Sâffât Suresi 83
Hz. İbrahim’in Hz. Nuh’un yolunu izleyenlerden olduğu bildirilir.Bu ifade peygamberlerin tevhid çağrısındaki birliği gösterir.
Aynı Manevi Yol
Hz. Nuh ile Hz. İbrahim farklı çağlarda yaşamıştır.Fakat ikisi de:
yalnız Allah’a kulluk,
şirkten uzaklık,
ahiret sorumluluğu,
peygamberlik sadakati
üzerinde bulunmuştur.
Peygamberlik Zinciri
Her peygamber bütünüyle bağımsız bir inanç kurmamıştır.Onlar aynı ilahî zincirin farklı dönemlerdeki elçileridir.Hz. İbrahim’in Hz. Nuh’un yolundan olması, tevhidin tarih boyunca devam ettiğini gösterir.
Öncekilere Bağlılık
Bir peygamberin önceki peygamberin yolunda olması onu taklit eden sıradan biri yapmaz.Bu, vahyin kaynağının birliğini gösterir.
YETMİŞ BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Nuh’un gemisinde korunan tevhid, Hz. İbrahim’in kalbinde ve mücadelesinde devam etmiştir.
YETMİŞ İKİNCİ BÖLÜM
Rabbine Selim Kalple Gelişi
Sâffât Suresi 84
Hz. İbrahim’in Rabbine selim bir kalple geldiği bildirilir.Bu ifade onun tevhid, samimiyet ve ahlakının özünü açıklar.
Selim Kalbin Anlamı
Selim kalp:
şirkten arınmış,
Allah’a güvenen,
kibir ve nifakta ısrar etmeyen,
hakikate açık
kalptir.Hz. İbrahim’in kalbi yaratılmış ilahlara bağlanmamıştır.
Rabbine Gelmek
Rabbine gelmek fiziksel bir mesafe katetmek değildir.Bu ifade:
kalple yönelmek,
samimiyetle kulluk etmek,
bütün bağları Allah’ın rızasına göre düzenlemek
anlamına gelir.
Selim Kalp ve Mücadele
Hz. İbrahim putlarla mücadele ederken yalnız dışarıdaki taşları hedef almamıştır.Kendi kalbinde de:
korkuyu,
dünya sevgisini,
insanların onayına bağlılığı
ilahlaştırmamıştır.
Kalbin Sağlamlığı ile Davranışın Birliği
Selim kalp:
doğru konuşur,
merhamet gösterir,
haksızlığa karşı çıkar,
ağır imtihanlarda teslimiyet taşır.
Hz. İbrahim’in hayatı kalp ile amelin bütünlüğünü gösterir.
YETMİŞ İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. İbrahim’in en büyük gücü ateşten korunması değil, ateşe girmeden önce de sonra da selim kalbini korumasıdır.
YETMİŞ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kavmine Yönelttiği Tevhid Soruları
Sâffât Suresi 85–87
Hz. İbrahim babasına ve kavmine neye kulluk ettiklerini sorar.Allah’tan başka uydurma ilahlar mı istediklerini ve âlemlerin Rabbi hakkında ne düşündüklerini sorgular.
Sâffât Suresi 85. Ayet
“Neye Kulluk Ediyorsunuz?”
Hz. İbrahim kavminin ibadetini doğrudan sorgular.Kulluk, insanın hayatındaki en temel yöneliştir.İnsan neye kulluk ettiğini ve o varlığın gerçekten buna layık olup olmadığını düşünmelidir.
Sâffât Suresi 86. Ayet
Uydurma İlahlar
Hz. İbrahim onların Allah dışında uydurma ilahlar mı arzuladığını sorar.Putların ilahlığı:
vahye,
yaratılışa,
gerçek kudrete
dayanmaz.İnsanların yüklediği hayalî özelliklerden oluşur.
Sâffât Suresi 87. Ayet
Âlemlerin Rabbi Hakkındaki Zannınız
Hz. İbrahim kavmine âlemlerin Rabbi hakkında ne düşündüklerini sorar.Bu soru, onların Allah’a dair yanlış anlayışını açığa çıkarır.Allah’ı yaratıcı kabul edip ibadeti putlara yöneltmek tutarlı değildir.
Allah Hakkında Doğru Zan
Allah hakkında doğru düşünce:
O’nun tek Rab olduğuna,
bütün varlığı yarattığına,
ibadete yalnız O’nun layık olduğuna
inanmaktır.
YETMİŞ ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Putlara kulluk, taşlar hakkındaki yanlış düşünceden önce Allah hakkında eksik ve bozuk bir anlayışın sonucudur.
YETMİŞ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Yıldızlara Bakışı ve Kavminden Ayrılışı
Sâffât Suresi 88–90
Hz. İbrahim yıldızlara bir bakış yöneltir ve hasta olduğunu söyler. Bunun üzerine kavmi ondan yüz çevirip gider.Bu bölüm, putlarla baş başa kalmasına yol açan olayın başlangıcını anlatır.
Yıldızlara Bakması
Hz. İbrahim’in yıldızlara bakışı, yıldızlardan bağımsız biçimde gelecek okuduğu anlamına gelmez.Bağlamda amaç, kavminin yıldızlarla bağlantılı inanç ve uygulamalarından yararlanarak onların arasından ayrılmaktır.
“Ben Hastayım” Sözü
Bu ifade hakkında tefsirlerde farklı açıklamalar yapılmıştır.Şu ihtimaller zikredilir:
bedensel rahatsızlık,
yaklaşan bir hastalık hissi,
kavmin şirki karşısında manevi rahatsızlık,
onların törenine katılmamak için anlaşılabilecek bir ifade kullanması.
Ayet kesin ayrıntıyı açıklamadığı için tek bir yorumu zorunlu kabul etmemek gerekir.
Kavmin Yüz Çevirip Gitmesi
Kavim Hz. İbrahim’i geride bırakarak kendi toplantı veya bayramlarına gitmiştir.Böylece putların bulunduğu yerde yalnız kalmış ve onların acizliğini gösterecek fiilî yüzleştirmeyi gerçekleştirmiştir.
YETMİŞ DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. İbrahim kavminin putlarla kurduğu düzeni, onların olmadığı bir anda kendi çelişkisiyle yüzleştirecek bir sahne hazırladı.
YETMİŞ BEŞİNCİ BÖLÜM
Putların Önündeki Yiyecek ve Sessizlikleri
Sâffât Suresi 91–93
Hz. İbrahim putların yanına yaklaşarak önlerine bırakılan yiyeceklerden neden yemediklerini sorar.Ardından neden konuşmadıklarını sorgular ve onları güçlü bir darbeyle parçalar.
Putlara Sunulan Yiyecekler
Kavim putların önüne yiyecekler bırakmış olabilir.Bu davranış, putların:
yediği,
nimeti kabul ettiği,
insanlara karşılık verdiği
şeklindeki yanlış inancı temsil eder.Hz. İbrahim onların yemediğini açıkça gösterir.
“Neden Yemiyorsunuz?”
Bu soru alaydan öte bir delillendirmedir.Yemeyen, duymayan ve tepki vermeyen nesnenin ilah kabul edilmesi sorgulanır.
“Neden Konuşmuyorsunuz?”
Putların sessizliği, onların bilinç ve kudret sahibi olmadığını ortaya çıkarır.Kavim putlara dualar yöneltirken onlardan hiçbir gerçek cevap alamamaktadır.
Sağ Eliyle Vurması
Hz. İbrahim putları güçlü bir darbeyle parçalar.Sağ el ifadesi:
kararlılık,
güç,
doğrudan eylem
anlamlarıyla ilişkilendirilebilir.Ancak temel mesaj, putların kendilerini koruyamadığıdır.
Özel Peygamberlik Olayı
Bu kıssa, herkesin başkalarının mülküne veya inanç sembollerine zarar vermesine genel bir izin değildir.Hz. İbrahim’in kendi kavmi içinde, peygamberlik mücadelesinin özel bir olayıdır.Alınacak ders, yaratılmış nesnelere ilahlık yüklememektir.
YETMİŞ BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Önlerine yiyecek konulan putlar yemedi, kendilerine soru sorulan putlar konuşmadı ve saldırı karşısında kendilerini koruyamadı.
YETMİŞ ALTINCI BÖLÜM
Kavmin Koşarak İbrahim’e Gelmesi
Sâffât Suresi 94–96
Kavim hızla Hz. İbrahim’e gelir. O ise kendi elleriyle yonttukları şeylere mi kulluk ettiklerini sorar.Kendilerini ve yaptıkları şeyleri yaratanın Allah olduğunu bildirir.
Sâffât Suresi 94. Ayet
Öfkeyle Gelişleri
Kavim putların parçalandığını görünce Hz. İbrahim’e hızla yönelir.Bu hareket:
öfke,
telaş,
kutsallarını savunma isteği
taşır.Ancak putların kendilerini savunamaması hâlâ kavmin önünde açık bir delildir.
Sâffât Suresi 95. Ayet
Kendi Yonttuklarına Kulluk
Hz. İbrahim onların kendi elleriyle biçimlendirdiği nesnelere kulluk etmesini sorgular.İnsan:
taşı seçmekte,
onu biçimlendirmekte,
şeklini belirlemekte
iken daha sonra onun önünde eğilmektedir.Bu, kulluk düzeninin tersine çevrilmesidir.
Sâffât Suresi 96. Ayet
Yaratan Allah’tır
Hz. İbrahim onları ve yaptıkları şeyleri yaratanın Allah olduğunu bildirir.İnsan:
emeğini,
gücünü,
kullandığı maddeyi
kendisi yaratmamıştır.Bütün varlık ve imkân Allah’ın yaratması içindedir.
İnsan Emeği ve İlahlık
İnsan bir nesneyi şekillendirebilir. Fakat şekillendirmek yoktan yaratmak değildir.Put:
maddesiyle,
onu yapan insanla,
kullanılan aletlerle
Allah’ın yaratması altındadır.Yaratılmış olan hiçbir şey yaratıcıya ortak olamaz.
YETMİŞ ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
İnsan kendi eliyle biçimlendirdiği nesnenin önünde eğildiğinde emeğini ilahlaştırmış olur. Hz. İbrahim kulluğu yeniden gerçek yaratıcısına yöneltmiştir.
YETMİŞ YEDİNCİ BÖLÜM
İbrahim İçin Büyük Bir Ateş Hazırlamaları
Sâffât Suresi 97–98
Kavmi, Hz. İbrahim’in tevhid delillerine cevap vermek yerine onun için büyük bir yapı hazırlayıp kendisini alevli ateşe atmaya karar verir.Fakat Allah onların kurduğu planı boşa çıkarır ve kendilerini aşağı durumda bırakır.
Sâffât Suresi 97. Ayet
Ateş İçin Yapı Kurmaları
Kavim birbirine:“Onun için bir yapı kurun ve onu alevli ateşin içine atın.”anlamında çağrıda bulunur.Bu ifade, Hz. İbrahim’e karşı girişilen saldırının anlık bir öfke olmadığını gösterir.Onlar:
ateş için özel bir yer hazırlamış,
yakıt toplamış,
topluca karar vermiş,
cezayı gösterişli hâle getirmiştir.
Delile Karşı Toplumsal Şiddet
Hz. İbrahim:
putların konuşamadığını,
kendilerini koruyamadığını,
insanların onları yonttuğunu
ortaya koymuştur.Kavim bu delillere karşı akli bir cevap veremeyince şiddete başvurmuştur.Bu durum, bâtıl düzenin hakikat karşısındaki zayıflığını gösterir.Delili bulunmayan güç, çoğu zaman korku ve şiddet üretir.
Ateşi Büyük Hazırlamaları
Ateşin büyüklüğü, kavmin Hz. İbrahim’den ne kadar korktuğunu da gösterir.Tek bir genç peygamberin sözü, putperest toplumun bütün düzenini sarsmıştır.Onlar Hz. İbrahim’in bedenini ortadan kaldırarak:
tevhid çağrısını susturmak,
putların itibarını yeniden kurmak,
topluma gözdağı vermek
istemiştir.
Sâffât Suresi 98. Ayet
Kurdukları Tuzağın Boşa Çıkması
Kavim Hz. İbrahim’e karşı bir plan kurmak istemiş; fakat Allah onları aşağı durumda bırakmıştır.
Görünen Güç ve Gerçek Sonuç
Dışarıdan bakıldığında:
kavim kalabalıktır,
ateş büyüktür,
hüküm onların elindedir,
Hz. İbrahim yalnızdır.
Fakat gerçek sonuç farklı olmuştur:
Hz. İbrahim korunmuş,
ateş etkisiz bırakılmış,
putların acizliği ortaya çıkmış,
kavmin planı başarısız olmuştur.
Aşağı Duruma Düşmeleri
Onların aşağı kalması yalnız fiziksel bir yenilgi değildir.Asıl yenilgi:
ilah dedikleri putların kendilerini savunamaması,
yakmak istedikleri peygamberin kurtulması,
bütün toplumsal güçlerinin hakikati yok edememesidir.
YETMİŞ YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. İbrahim için büyük bir ateş hazırladılar; fakat ateşin büyüklüğü tevhidin nurunu söndürmeye yetmedi.
YETMİŞ SEKİZİNCİ BÖLÜM
“Rabbime Gidiyorum; O Bana Yol Gösterecektir”
Sâffât Suresi 99
Hz. İbrahim kavminin saldırısından ve putperest düzeninden ayrılırken Rabbine doğru gideceğini, O’nun kendisine yol göstereceğini bildirir.
Rabbine Doğru Gitmek
Hz. İbrahim’in sözü yalnız fiziksel bir yolculuğu ifade etmez.O:
şirkten tevhide,
baskıdan kulluğa,
kavmin hükmünden Allah’ın rehberliğine
doğru yönelmiştir.Bu sebeple hicretini Rabbine nispet eder.
Mekân Değiştirmenin Ötesi
İnsan bir şehirden başka bir şehre gidebilir; fakat kalbindeki yanlış bağlılıkları yanında taşıyabilir.Hz. İbrahim’in hicreti ise hem:
bedensel,
manevi,
inançsal
bir ayrılıştır.O yalnız putların bulunduğu yeri değil, putperestliğin hâkimiyetini de geride bırakmıştır.
Allah’ın Yol Göstereceğine Güvenmesi
Hz. İbrahim gideceği yolun bütün ayrıntılarını bilmese de Allah’ın kendisini yönlendireceğine inanır.Bu teslimiyet:
belirsizlik içinde güven,
korkuya rağmen hareket,
sonucu Allah’a bırakma
ahlakıdır.
Tevekkül ve Hareket
Hz. İbrahim yalnız beklememiştir.O:
kavminden ayrılmış,
yolculuğa çıkmış,
yeni bir hayat kurmak için hareket etmiştir.
Tevekkül, hiçbir şey yapmadan sonucu beklemek değil; doğru adımı atıp yol göstericiliği Allah’tan istemektir.
YETMİŞ SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. İbrahim nereye gideceğinin bütün ayrıntılarını bilmiyordu; fakat kime yöneldiğini biliyordu.
YETMİŞ DOKUZUNCU BÖLÜM
Salih Bir Evlat Duası
Sâffât Suresi 100
Hz. İbrahim Rabbinden kendisine salihlerden olacak bir evlat bağışlamasını ister.Bu dua, onun evlat arzusunun yalnız neslin devamına değil, iman ve güzel ahlaka yöneldiğini gösterir.
Evlat İstemesi
Hz. İbrahim:
yurdunu terk etmiş,
kavminden ayrılmış,
tevhid yolunda yalnızlık yaşamıştır.
Bu süreçte Allah’tan salih bir evlat istemiştir.Evlat arzusu insanın fıtrî isteklerinden biridir. Peygamberler de aile ve nesil nimeti için dua etmiştir.
“Salihlerden” Olmasını İstemesi
Hz. İbrahim yalnız:
güçlü,
zengin,
tanınmış,
uzun ömürlü
bir çocuk istememiştir.Onun temel duası salihliktir.Salih evlat:
Allah’a iman eden,
doğru davranan,
emaneti koruyan,
insanlara hayır sağlayan
evlattır.
Aile Duasının Ölçüsü
Bir anne veya baba çocuğu için dünya başarısı isteyebilir. Ancak Hz. İbrahim’in duası manevi değeri öncelemeyi öğretir.Dünya başarısı geçici olabilir. Salihlik ise insanın dünya ve ahiret hayatını güzelleştirir.
Duanın Allah’a Yöneltilmesi
Hz. İbrahim evladı kendi kudretiyle elde edilen bir hak olarak görmez.Onu Allah’ın bağışı olarak ister.Bu, insanın:
sebeplere başvururken,
aile kurarken,
çocuk yetiştirirken
nimetin gerçek sahibini unutmaması gerektiğini gösterir.
YETMİŞ DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. İbrahim’in evlat duasının merkezinde sayı, güç veya dünya başarısı değil; salihlik vardır.
SEKSENİNCİ BÖLÜM
Yumuşak Huylu Bir Oğul Müjdesi
Sâffât Suresi 101
Allah, Hz. İbrahim’i yumuşak huylu ve sabırlı bir oğulla müjdeler.Kur’an bu bölümde oğlun adını açıkça söylemez. İslam geleneğinde yaygın görüş onun Hz. İsmail olduğudur. Bununla birlikte ayetin açık ifadesi, müjdelenen oğlun teslimiyet ve yumuşak huyluluk vasfını öne çıkarır.
Müjde
Evlat, Hz. İbrahim’in kendi gücüyle elde ettiği bir sonuç değil, Allah’ın müjdesidir.Müjde:
duanın işitildiğini,
yalnızlığın ardından aile nimeti verildiğini,
tevhid neslinin devam edeceğini
gösterir.
“Halîm” Bir Oğul
Ayette oğul yumuşak huylu ve sabırlı olarak tanıtılır.Hilm:
öfkeyi kontrol etmek,
zorluk karşısında ölçüyü korumak,
aceleci davranmamak,
ağır imtihanlarda sabır göstermek
demektir.Bu özellik, yaklaşan kurban imtihanında açıkça görülecektir.
Evladın Ahlakıyla Müjdelenmesi
Müjdede yalnız çocuğun doğacağı bildirilmemiştir. Onun ahlakından da söz edilmiştir.Bu, evladın asıl değerinin:
bedensel varlığında,
aile adını sürdürmesinde
değil; iman ve ahlakında bulunduğunu gösterir.
SEKSENİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. İbrahim’e yalnız bir oğul değil, sabır ve teslimiyet taşıyan salih bir yol arkadaşı müjdelenmiştir.
SEKSEN BİRİNCİ BÖLÜM
Baba ile Oğlun Büyük Teslimiyet İmtihanı
Sâffât Suresi 102
Çocuk, babasıyla beraber çalışıp yürüyecek çağa ulaştığında Hz. İbrahim ona rüyasında kendisini kurban ettiğini gördüğünü söyler ve düşüncesini sorar.Oğlu:“Babacığım! Sana emredileni yap. Allah dilerse beni sabredenlerden bulacaksın.”anlamında cevap verir.
Çalışıp Yürüyecek Çağa Ulaşması
Oğul artık:
babasıyla hareket edebilen,
ona yardım edebilen,
sözünü anlayıp cevap verebilen
bir yaşa ulaşmıştır.Hz. İbrahim evladına uzun bekleyişten sonra kavuşmuş ve onunla güçlü bir bağ kurmuştur.İmtihanın ağırlığı da burada ortaya çıkar.
Peygamber Rüyası
Hz. İbrahim gördüğü rüyayı ilahî bir emir olarak anlamıştır.Peygamberlerin vahiy niteliğindeki rüyaları, sıradan insanların rüyalarıyla aynı ölçüde değerlendirilmez.Bu kıssa, herhangi bir insanın gördüğü rüya sebebiyle kendisine veya başkasına zarar vermesine izin vermez.
Oğluyla Konuşması
Hz. İbrahim oğluna durumu açıklamış ve onun ne düşündüğünü sormuştur.Bu konuşma:
oğlunu değerli görmesini,
onu imtihanın bilinçli bir tarafı hâline getirmesini,
baba-oğul arasındaki güveni
gösterir.
“Babacığım” Hitabı
Oğul ağır habere rağmen babasına sevgi ve saygıyla hitap eder.Bu hitapta:
öfke,
hakaret,
isyan
yoktur.Hz. İbrahim’in babasına kullandığı yumuşak dil, şimdi oğlunun kendisine hitabında da görülmektedir.
“Emredileni Yap”
Oğul, babasının kişisel arzusuna değil, Allah’ın emrine teslim olduğunu bilir.Bu nedenle:“Dilediğini yap.”değil,“Emredileni yap.”anlamında konuşur.Teslimiyetin merkezi baba değil, Allah’tır.
Sabır Sözü
Oğul kesin biçimde kendi gücüne güvenmez.“Allah dilerse beni sabredenlerden bulacaksın.”anlamındaki sözüyle sabrını Allah’ın yardımına bağlar.Bu, teslimiyet içinde tevazudur.
SEKSEN BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Bu ayette iki teslimiyet buluşur:Babanın Allah’ın emrine teslimiyeti
ve
oğlun aynı emre sabırla razı oluşuTevhid, insan sevgisini yok etmek değil; en büyük sevgiyi bile Allah’a kulluk ölçüsünün önüne geçirmemektir.
SEKSEN İKİNCİ BÖLÜM
İkisinin de Teslim Olması
Sâffât Suresi 103
Hz. İbrahim ile oğlu Allah’ın emrine teslim olur. Hz. İbrahim oğlunu kurban etmek üzere yüzüstü veya alnı yere gelecek biçimde yatırır.
“İkisi de Teslim Oldu”
Ayet teslimiyeti yalnız Hz. İbrahim’e nispet etmez.Baba ve oğul birlikte teslim olmuştur.Hz. İbrahim:
evlat sevgisini,
uzun bekleyişini,
baba şefkatini
Allah’ın emri karşısında sınamıştır.Oğlu ise:
hayatını,
korkusunu,
gençliğini
Allah’a teslim etmiştir.
Teslimiyetin Fiile Dönüşmesi
Onlar yalnız:“Teslim olduk.”dememiştir.Emrin uygulanacağı noktaya kadar ilerlemiştir.Bu, sözle fiilin birleşmesidir.
Oğlunu Yatırması
Hz. İbrahim oğlunu yere yatırdığında imtihanın en ağır anına ulaşmıştır.Bu sahnede:
baba sevgisi,
peygamber sadakati,
oğlun sabrı
bir araya gelir.
İnsan Kurbanının Amaç Olmaması
Kıssanın sonunda Allah, oğlun kurban edilmesine izin vermemiş ve onun yerine bir kurbanlık vermiştir.Bu nedenle olayın amacı insan kanı dökmek değil, Hz. İbrahim ile oğlunun teslimiyetini ortaya çıkarmaktır.
SEKSEN İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
İmtihanın büyüklüğü bıçağın kesmesinde değil, baba ile oğlun kalplerinin Allah’ın emri karşısında gösterdiği teslimiyettedir.
SEKSEN ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
“Ey İbrahim! Rüyayı Doğruladın”
Sâffât Suresi 104–105
Allah Hz. İbrahim’e seslenerek rüyasını doğruladığını bildirir.İyilik yapanların bu şekilde ödüllendirileceği açıklanır.
İlahi Sesleniş
Hz. İbrahim emri yerine getireceği anda Allah tarafından durdurulur.Bu, imtihanın amacına ulaştığını gösterir.Allah oğlun ölümünü değil, kulunun teslimiyetini istemiştir.
Rüyayı Doğrulaması
Hz. İbrahim:
emri ciddiye almış,
onu ertelememiş,
kendi arzusuna göre değiştirmemiş,
uygulama noktasına kadar götürmüştür.
Bu nedenle rüyayı doğrulamış sayılmıştır.
Niyet ve Sadakatin Ortaya Çıkması
Fiil tamamlanmadan Hz. İbrahim’in sadakati belli olmuştur.Allah kalpleri bilir; imtihan ise bu sadakatin yaratılmışlar âleminde görünür hâle gelmesini sağlamıştır.
Muhsinlerin Ödülü
Muhsin:
Allah’ı görüyormuşçasına kulluk eden,
işini güzel yapan,
iyiliği samimiyetle yerine getiren
kişidir.Hz. İbrahim’in teslimiyeti ihsanın en yüksek örneklerinden biridir.
SEKSEN ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Allah, Hz. İbrahim’in oğlunun kanını değil; kalbindeki sadakati ortaya çıkardı.
SEKSEN DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Apaçık İmtihan
Sâffât Suresi 106
Yaşanan olayın açık ve büyük bir imtihan olduğu bildirilir.
İmtihanın Ağırlığı
Hz. İbrahim:
uzun yıllar evlat beklemiş,
yaşlılığında oğulla müjdelenmiş,
çocuk büyüyüp kendisine destek olacak çağa gelmiş,
ardından onu kurban etme emriyle sınanmıştır.
İmtihanın ağırlığı sevginin büyüklüğüyle artmıştır.
Tevhid ve Kalbin Bağları
İnsan Allah’ın verdiği nimeti sevebilir. Ancak nimeti Allah’ın önüne geçirmemelidir.Hz. İbrahim’in imtihanı, evlat sevgisinin:
Allah’a ortak hâline gelmediğini,
kulluğun merkezini değiştirmediğini
ortaya koymuştur.
Oğlun İmtihanı
Bu sınav yalnız babaya ait değildir.Oğul da:
korku,
hayat sevgisi,
gençlik arzuları
karşısında Allah’a teslim olmuştur.Bu sebeple kıssa ortak bir teslimiyet kıssasıdır.
İmtihanın Sonucu
İmtihanın sonunda:
oğul korunmuş,
baba emre sadakatini göstermiş,
kurban ibadeti büyük bir hatıraya dönüşmüştür.
Allah kulunu sınamış, fakat onu merhametiyle korumuştur.
SEKSEN DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Büyük imtihan, en sevilen nimetin kalpte Allah’ın önüne geçirilip geçirilmediğini ortaya çıkarmıştır.
SEKSEN BEŞİNCİ BÖLÜM
Büyük Bir Kurbanlıkla Kurtarılması
Sâffât Suresi 107
Allah, Hz. İbrahim’in oğlunun yerine büyük bir kurbanlık verir.Böylece oğul korunur ve teslimiyet hatırası kurban ibadetiyle yaşatılır.
Fidye ve Kurtuluş
Oğlun yerine verilen kurbanlık, insanın kurban edilmesinin amaç olmadığını açıkça gösterir.Allah:
teslimiyeti kabul etmiş,
oğulu korumuş,
yerine kurbanlık vermiştir.
“Büyük Kurbanlık”
Kurbanlığın büyük olarak anılması:
Allah tarafından verilmesi,
büyük bir imtihanın karşılığı olması,
nesiller boyunca anılacak bir ibadete dönüşmesi
ile ilişkilendirilebilir.
Kurbanın Manevi Anlamı
Kurban:
Allah’a yakınlaşma,
nimetin gerçek sahibini tanıma,
paylaşma,
teslimiyet
ibadetidir.Allah’ın et veya kana ihtiyacı yoktur. Kurbanın değeri takva ve kulluk bilincindedir.
Hz. İbrahim’in Hatırası
Kurban ibadeti, Hz. İbrahim ile oğlunun teslimiyetini hatırlatır.Ancak yalnız hayvan kesmek yeterli değildir.İnsan kendi içinde:
kibri,
bencilliği,
cimriliği,
Allah’ın önüne geçirdiği yanlış bağlılıkları
da terk etmeye yönelmelidir.
SEKSEN BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kurbanın özü cana kıymak değil; kalbin Allah’a teslim olduğunu göstermek ve nimeti paylaşmaktır.
SEKSEN ALTINCI BÖLÜM
Sonraki Nesiller Arasında Bırakılan Güzel Hatıra
Sâffât Suresi 108–111
Allah, Hz. İbrahim için sonraki nesiller arasında güzel bir anılma bıraktığını bildirir.Ona selam verilir; iyilik yapanların böyle ödüllendirildiği ve onun iman eden kullardan olduğu açıklanır.
Sâffât Suresi 108. Ayet
Kalıcı Hatıra
Hz. İbrahim’in kavmi onun adını yok etmek istemiştir. Fakat Allah onun hatırasını sonraki nesillerde yaşatmıştır.Bugün Hz. İbrahim:
tevhid,
teslimiyet,
hac,
kurban,
Kâbe
ile anılmaktadır.
Sâffât Suresi 109. Ayet
“İbrahim’e Selam Olsun”
Hz. İbrahim’e ilahî selam verilmesi:
güven,
esenlik,
rahmet,
güzel kabul
anlamı taşır.Kavmin ateşle yok etmek istediği peygamber, Allah’ın selamıyla yüceltilmiştir.
Sâffât Suresi 110. Ayet
Muhsinlerin Karşılığı
İyilik yapanların bu şekilde ödüllendirileceği bildirilir.Hz. İbrahim’in ödülü:
oğlunun kurtarılması,
güzel hatıra,
neslinde peygamberlik,
Allah’ın selamı
olarak görülür.
Sâffât Suresi 111. Ayet
İman Eden Kullardan Olması
Hz. İbrahim’in bütün büyük makamlarının temelinde iman vardır.O:
Allah’a inanmış,
imanını davranışıyla doğrulamış,
zor zamanlarda sadakat göstermiştir.
SEKSEN ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. İbrahim’i ateşle unutturmak isteyenler unutuldu; onun tevhid ve teslimiyet hatırası ise nesiller boyunca yaşamaya devam etti.
SEKSEN YEDİNCİ BÖLÜM
İshak’ın Peygamber Olarak Müjdelenmesi
Sâffât Suresi 112–113
Allah, Hz. İbrahim’i salihlerden bir peygamber olacak Hz. İshak ile müjdeler.Hz. İbrahim’e ve Hz. İshak’a bereket verildiği; onların soyundan hem iyilik yapanların hem de kendilerine açıkça zulmedenlerin bulunacağı bildirilir.
Sâffât Suresi 112. Ayet
İshak Müjdesi
Hz. İshak yalnız bir evlat olarak değil, peygamber ve salih bir kul olarak müjdelenmiştir.Bu müjde:
tevhid neslinin devamını,
vahyin yeni kuşaklara ulaşmasını,
Hz. İbrahim’in duasının kabulünü
gösterir.
Peygamberlik Lütfu
Peygamberlik yalnız soyla kazanılan bir makam değildir.Allah dilediği kulunu:
bilgisi,
hikmeti,
takdiri
ile seçer.Hz. İshak’ın peygamberliği Allah’ın lütfudur.
Sâffât Suresi 113. Ayet
Bereket
Allah Hz. İbrahim’e ve Hz. İshak’a bereket verir.Bu bereket:
salih nesiller,
peygamberler,
vahiy,
güzel hatıra
ile görünür hâle gelmiştir.
Soyun Tamamının Salih Olmaması
Ayet önemli bir ölçü koyar:Hz. İbrahim ve Hz. İshak’ın soyundan:
güzel davrananlar,
kendisine açıkça zulmedenler
bulunacaktır.Bu, salih bir atanın bütün neslini zorunlu olarak salih yapmadığını gösterir.
Kişisel Sorumluluk
Her insan:
kendi imanından,
kendi tercihinden,
kendi davranışından
sorumludur.Peygamber soyundan gelmek, zulüm işleyen kişiye dokunulmazlık sağlamaz.
SEKSEN YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Bereketli soy, sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Peygamber ailesine yakınlık, ancak iman ve salih amelle değer kazanır.
SEKSEN SEKİZİNCİ BÖLÜM
Güçlü ve Basiretli Kullar
Sâd Suresi 45–47
Allah, Hz. İbrahim’i, Hz. İshak’ı ve Hz. Yakup’u güçlü ve basiretli kullar olarak anmayı emreder.Onların ahiret yurdunu içtenlikle hatırlayan seçkin kimseler olduğu ve Allah katında hayırlı kullar arasında bulunduğu bildirilir.
Sâd Suresi 45. Ayet
Güç Sahibi Olmaları
Buradaki güç yalnız bedensel kuvvet değildir.Onlar:
ibadette kararlı,
görevde dayanıklı,
hakikati savunmada cesur,
salih amel işlemekte güçlü
kullardır.Hz. İbrahim’in ateş, hicret ve kurban imtihanlarındaki tavrı bu manevi gücü gösterir.
Basiret Sahibi Olmaları
Basiret:
hakikati derinden görmek,
olayların yalnız dış yüzüne aldanmamak,
doğruyla yanlışı ayırt etmek
demektir.Hz. İbrahim:
yıldızın parlaklığına,
putların görkemine,
hükümdarın gücüne
aldanmamıştır.Bunların ardındaki aczi görmüştür.
Sâd Suresi 46. Ayet
Ahiret Yurdunu Hatırlamaları
Allah onları ahiret yurdunu içtenlikle anan kullar olarak seçkin kılmıştır.Ahiret bilinci:
dünya nimetini ölçülü kullanmayı,
zulümden sakınmayı,
ibadette samimi olmayı
sağlar.Hz. İbrahim dualarında sık sık hesap gününü ve bağışlanmayı anmıştır.
Sâd Suresi 47. Ayet
Seçilmiş ve Hayırlı Kullar
Hz. İbrahim, Hz. İshak ve Hz. Yakup’un Allah katında seçkin ve hayırlı kimseler olduğu bildirilir.Seçilmişlikleri:
soy iddiası,
dünya serveti,
siyasi güç
değil; iman, kulluk ve ahiret bilinciyle ilişkilidir.
SEKSEN SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. İbrahim’in gücü elinde, basireti gözünde değil yalnız; ibadetinde, kalbinde ve hakikati ayırt eden anlayışındadır.
SEKSEN DOKUZUNCU BÖLÜM
İbrahim’in Değerli Misafirleri
Zâriyât Suresi 24–30
Zâriyât Suresi’nde Hz. İbrahim’in melek misafirleri, selamlaşmaları, gizlice hazırladığı semiz buzağı ve yaşlılıkta verilen bilgili oğul müjdesi anlatılır.
Zâriyât Suresi 24–25. Ayetler
Şerefli Misafirler ve Selam
Hz. İbrahim’e gelen değerli misafirlerin haberi hatırlatılır.Onlar huzuruna girip selam verir. Hz. İbrahim de selamla karşılık verir; fakat onları tanımadığı kimseler olarak değerlendirir.
Tanımadığı Misafire İkram
Hz. İbrahim misafirlerini tanımadığı hâlde:
onları içeri kabul etmiş,
selamlarını almış,
ikram hazırlamıştır.
İyilik yalnız tanıdık kişilere gösterilmemelidir.
Zâriyât Suresi 26. Ayet
Ailesine Gizlice Gitmesi
Hz. İbrahim misafirlerden ikram talep etmelerini beklemeden ailesinin yanına gider ve semiz bir buzağı getirir.
İkramda İncelik
Onun sessizce hazırlanması:
misafiri mahcup etmemek,
ikramı gösterişe dönüştürmemek,
hizmeti hızla yapmak
ahlakıyla ilişkilendirilebilir.
Zâriyât Suresi 27. Ayet
Yemeği Önlerine Yaklaştırması
Hz. İbrahim yemeği misafirlerin önüne koyar ve yememelerini nazik bir soruyla belirtir.Misafire ikram:
uzaktan göstermek,
zor ulaşılacak yere bırakmak
değil; kolayca faydalanabileceği biçimde sunmaktır.
Zâriyât Suresi 28. Ayet
İçinde Hissettiği Korku
Misafirlerin yemediğini görünce içinde onlara karşı bir korku hisseder.Melekler korkmamasını söyler ve onu bilgili bir oğulla müjdeler.Hz. İbrahim korkusunu saldırganlığa dönüştürmemiştir. Durumu anlamaya çalışmıştır.
Zâriyât Suresi 29. Ayet
Eşinin Hayretle Gelmesi
Hz. İbrahim’in eşi hayretle seslenerek gelir, yüzüne dokunur ve kendisinin yaşlı ve kısır bir kadın olduğunu söyler.Bu davranış, beklenmedik müjde karşısındaki güçlü şaşkınlığı gösterir.
Zâriyât Suresi 30. Ayet
Hikmet Sahibi ve Bilen Allah’ın Sözü
Melekler bunun Rabbinin buyurduğu gibi gerçekleşeceğini bildirir.Allah’ın hikmet sahibi ve her şeyi bilen olduğu açıklanır.Allah:
yaşlarını,
bedensel durumlarını,
gelecekte doğacak çocuğu
bilmektedir.Müjde, tam bilgi ve hikmetle verilmiştir.
SEKSEN DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. İbrahim’in misafirperverliği:Selamla karşılama,
tanımadığı kişiye ikram,
yemeği hızla hazırlama,
misafiri mahcup etmemeüzerine kuruludur.Tevhid yalnız büyük tartışmalarda değil, eve gelen misafire gösterilen incelikte de görünür.
DOKSANINCI BÖLÜM
Meleklerin Lût Kavmine Gönderilmesi
Zâriyât Suresi 31–37
Hz. İbrahim meleklerin görevini sorar. Onlar suçlu bir topluma gönderildiklerini ve üzerlerine Rabbin katında sınırı aşanlar için işaretlenmiş taşlar yağdıracaklarını bildirir.İman edenlerin çıkarıldığı ve orada teslim olmuş tek bir ev halkının bulunduğu açıklanır. Acı azaptan korkanlar için geride bir işaret bırakıldığı bildirilir.
Zâriyât Suresi 31. Ayet
Görevlerini Sorması
Hz. İbrahim müjdeyi aldıktan sonra meleklerin asıl görevini sorar.Bu, onun olayları dikkatle izlediğini ve misafirlerin gelişindeki hikmeti anlamak istediğini gösterir.
Zâriyât Suresi 32–34. Ayetler
Suçlu Kavme Gönderilmeleri
Melekler günah ve zulümde ısrar eden topluma gönderildiklerini bildirir.Üzerlerine özel olarak belirlenmiş taşlar gönderilecektir.Hüküm:
rastgele,
bilgisizce,
ölçüsüz
değildir.Rabbin katında sınırı aşanlar için belirlenmiştir.
Zâriyât Suresi 35. Ayet
Müminlerin Çıkarılması
İman edenlerin hüküm bölgesinden çıkarıldığı bildirilir.Bu, ilahî adaletin:
suçlu ile suçsuzu,
iman edenle inkâr edeni
ayırt ettiğini gösterir.
Zâriyât Suresi 36. Ayet
Tek Bir Müslüman Ev
Orada Allah’a teslim olmuş yalnız bir ev halkının bulunduğu açıklanır.Bu ev Hz. Lût’un iman eden ailesidir.Sayılarının azlığı değerlerini azaltmamıştır.
Zâriyât Suresi 37. Ayet
Geride Bırakılan İşaret
Acı azaptan korkanlar için orada bir işaret bırakıldığı bildirilir.Geçmiş toplumların kalıntıları:
merak,
turistik hayranlık
için değil; zulmün ve inkârın sonucundan ders almak için düşünülmelidir.
DOKSANINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. İbrahim’in evine gelen misafirler onun için müjde, Lût kavmi için hüküm taşıyordu. Rahmet ile adalet aynı ilahî hikmet içinde tecelli etti.
DOKSAN BİRİNCİ BÖLÜM
Hz. İbrahim ve Müminler İçin Güzel Örnek
Mümtehine Suresi 4–6
Hz. İbrahim ve onunla birlikte iman edenlerin, şirk düzenine karşı açık tavırları sebebiyle müminlere güzel bir örnek olduğu bildirilir.Onlar kavimlerine, Allah’tan başka taptıkları varlıkları reddettiklerini ve yalnız Allah’a iman edilinceye kadar inanç bakımından aralarında ayrılık bulunduğunu açıklamıştır.
Mümtehine Suresi 4. Ayet
Güzel Örnek
Hz. İbrahim ve beraberindeki müminler:
tevhid,
şirkten uzaklık,
Allah’a güven,
açık inanç tavrı
bakımından örnek gösterilir.
Kavimden Değil, Şirkten Uzaklaşmak
Onların uzaklaşması:
insanlara sebepsiz düşmanlık,
herkese kötü davranmak
anlamına gelmez.Reddedilen şey:
Allah’tan başka ibadet edilen varlıklar,
şirkin inanç sistemi,
Allah’a karşı sürdürülen düşmanlıktır.
Babası İçin Bağışlanma Sözüyle İlgili İstisna
Ayet, Hz. İbrahim’in babasına bağışlanma dileyeceğine dair sözünün örnek alınacak genel bir davranış olmadığını belirtir.Çünkü Hz. İbrahim daha sonra babasının Allah’a düşmanlığı kesinleşince ondan uzaklaşmıştır.Bu açıklama, Kur’an ayetlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.
Tevekkül Duası
Hz. İbrahim ve beraberindekiler:“Rabbimiz! Sana dayandık, sana yöneldik ve dönüş yalnız sanadır.”anlamında dua eder.Bu dua üç temel kulluk hâlini birleştirir:Tevekkül: Allah’a güvenmek.
İnâbe: O’na yönelmek.
Dönüş: Sonunda O’nun huzuruna çıkacağını bilmek.
Mümtehine Suresi 5. Ayet
İnkârcılar İçin Fitne Olmama Duası
Müminler, inkâr edenlerin baskısı altında ezilerek veya yanlış davranışlarıyla hakikati kötü temsil ederek onlar için bir sınama konusu hâline gelmemeyi ister.Ayrıca Allah’tan bağışlanma dilerler.Bu dua, müminin hem korunmaya hem de kendi kusurlarının bağışlanmasına ihtiyaç duyduğunu gösterir.
Mümtehine Suresi 6. Ayet
Allah’ı ve Ahiret Gününü Umanlar İçin Örnek
Hz. İbrahim ve beraberindekilerin örnekliği özellikle:
Allah’a kavuşmayı,
ahiret gününü
uman kimselere yöneliktir.Kim yüz çevirirse Allah’ın hiçbir kula muhtaç olmadığı ve övgüye layık bulunduğu bildirilir.
DOKSAN BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. İbrahim’in örnekliği şu duada toplanır:Rabbimiz! Sana güvendik, sana yöneldik ve dönüş yalnız sanadır.Tevhid, bâtılı reddetmekle birlikte kalbi kinle değil, Allah’a güven ve ahiret bilinciyle doldurmaktır.
DOKSAN İKİNCİ BÖLÜM
Hz. İbrahim’in Ahlakı
Hz. İbrahim’in Kur’an’da anlatılan ahlakı, tevhid merkezinde birleşen birçok büyük özellikle tamamlanır.Onun hayatı yalnız putlara karşı sözlü mücadeleden ibaret değildir. Tevhid:
ailesinde,
duasında,
hicretinde,
misafirperverliğinde,
evlat imtihanında,
Kâbe hizmetinde,
ahiret bilincinde
davranış hâline gelmiştir.
1. Tevhid
Hz. İbrahim’in bütün hayatının merkezi yalnız Allah’a kulluktur.O:
putları,
yıldızları,
ayı,
güneşi,
hükümdarların gücünü
ilah kabul etmemiştir.Yüzünü gökleri ve yeri yaratana çevirmiş, müşriklerden olmadığını açıkça ilan etmiştir.Tevhid, Allah’ın varlığını kabul etmekten öte, kulluğun hiçbir parçasını başka bir varlığa vermemektir.
2. Hanîflik
Hz. İbrahim bâtıl inançlardan yüz çevirerek dosdoğru biçimde Allah’a yönelmiştir.Hanîflik onun:
şirke karışmayan imanını,
eğilip bozulmayan istikametini,
kalabalığın yanlışına uymayan duruşunu
ifade eder.Kavmi bütünüyle putlara yönelse de o hakikati çoğunluğun tercihine göre değiştirmemiştir.
3. Teslimiyet
Rabbi ona teslim olmasını söylediğinde:“Âlemlerin Rabbine teslim oldum.”anlamında cevap vermiştir.Bu teslimiyet:
ateşe atılırken,
hicret ederken,
ailesini ekinsiz vadiye bırakırken,
oğluyla büyük imtihana yürürken
görünür hâle gelmiştir.
4. Selim Kalp
Hz. İbrahim Rabbine selim bir kalple gelmiştir.Onun kalbi:
şirkten,
gösterişten,
insanlara kulluktan,
dünya gücünü mutlaklaştırmaktan
arınmıştır.Selim kalp, yalnız duygusal yumuşaklık değil; tevhid ve doğrulukta sağlamlıktır.
5. Doğruluk
Kur’an onu çok doğru sözlü bir peygamber olarak tanıtır.Hz. İbrahim’in:
sözü,
inancı,
davranışı
birbirini doğrulamıştır.Putların güçsüz olduğunu söylemiş ve onlardan korkmamıştır. Teslimiyeti anlatmış ve kendi hayatında yaşamıştır.
6. Basiret
Hz. İbrahim görünen büyüklüğün arkasındaki hakikati fark etmiştir.O:
yıldızın parladığını fakat battığını,
güneşin büyük olduğunu fakat yaratılmış bulunduğunu,
hükümdarın güçlü göründüğünü fakat evrene hükmedemediğini,
putların görkemli olduğunu fakat konuşamadığını
görmüştür.Basiret, dış görünüşün ötesindeki gerçeği ayırt etmektir.
7. Akılla Delillendirme
Hz. İbrahim kavmine yalnız emir vermemiştir.Onlara:
Putlar sizi işitiyor mu?
Size fayda veya zarar verebiliyor mu?
Kendi yaptığınız nesnelere neden kulluk ediyorsunuz?
Batan bir varlık nasıl ilah olabilir?
anlamında sorular yöneltmiştir.Tevhidi açık, anlaşılır ve yaratılışa dayanan delillerle anlatmıştır.
8. Cesaret
Hz. İbrahim:
babasının tehdidinden,
kavminin baskısından,
hükümdarın gücünden,
büyük ateşten
dolayı tevhidinden vazgeçmemiştir.Cesareti öfke veya saldırganlık değil; hakikati korkuya rağmen korumaktır.
9. Yumuşak Huyluluk
Kur’an onu içli, sabırlı ve yumuşak huylu olarak tanıtır.Babasına her defasında sevgi taşıyan bir hitapla seslenmiştir.Kendisine taşlama tehdidi yöneltilmesine rağmen selamla ayrılmıştır.Yumuşaklığı, inançta taviz vermek anlamına gelmemiştir.
10. Merhamet
Hz. İbrahim:
babasının hidayetini istemiş,
Lût kavmi için kaygılanmış,
bütün müminlerin bağışlanması için dua etmiştir.
Kendi müjdesini aldığı anda bile hükümle karşılaşacak toplumu düşünmüştür.
11. Hicret
Hz. İbrahim şirk düzeninden ayrılarak Rabbine doğru hicret etmiştir.Hicret onun için:
yurt değiştirmek,
günah ortamından uzaklaşmak,
kulluğu koruyacak yeni bir hayat kurmak
anlamına gelmiştir.O nereye gideceğinin bütün ayrıntılarını bilmese de yol gösterenin Allah olduğunu bilmiştir.
12. Tevekkül
Ateşe atılırken, ailesini vadide bırakırken ve bilinmeyen yola çıkarken Allah’a güvenmiştir.Tevekkülü hareketsizlik değildir.O:
gerekli adımı atmış,
görevini yerine getirmiş,
sonucu Allah’a bırakmıştır.
13. Dua
Hz. İbrahim’in hayatı dualarla çevrilidir.O:
güvenli şehir,
rızık,
salih evlat,
namazı sürdüren nesil,
hikmet,
bağışlanma,
güzel son,
selim kalp,
salihlerle beraberlik
istemiştir.Duaları yalnız kendisini değil, ailesini ve gelecek nesilleri de kapsamıştır.
14. Aile Sorumluluğu
Hz. İbrahim ailesini yalnız maddi bakımdan değil, manevi bakımdan da düşünmüştür.Çocukları için:
şirkten korunma,
namaz,
teslimiyet,
salihlik
istemiştir.En büyük mirasını tevhid olarak bırakmıştır.
15. Misafirperverlik
Tanımadığı misafirleri selamla karşılamış, gecikmeden değerli bir yiyecek hazırlamıştır.İkramını:
gösteriş yapmadan,
misafiri mahcup etmeden,
gönüllü biçimde
sunmuştur.Tevhid onun ev ahlakında da görünmüştür.
16. Şükür
Yaşlılığında kendisine Hz. İsmail ve Hz. İshak verildiğinde Allah’a hamd etmiştir.Nimeti:
kendi gücünden,
yalnız sebeplerden,
kişisel başarısından
bilmemiştir.Şükür, nimeti Allah’tan bilip O’nun rızasına uygun kullanmaktır.
17. İbadet ve Kâbe Hizmeti
Hz. İbrahim, Hz. İsmail’le birlikte Kâbe’nin temellerini yükseltmiştir.Büyük bir hizmet yaparken bile:“Rabbimiz, bizden kabul et.”anlamında dua etmiştir.Kâbe’yi:
tavaf edenler,
namaz kılanlar,
rükû ve secde edenler
için temiz tutmuştur.
18. Sözünde Durmak ve Görevi Tamamlamak
Hz. İbrahim kendisine verilen emirleri tamamlamıştır.Onun ahlakında:
yarım bırakmamak,
sorumluluğu yerine getirmek,
ameli sonuna kadar sürdürmek
vardır.Bu sebeple insanlara önder kılınmıştır.
19. Ahiret Bilinci
Hz. İbrahim dualarında sürekli:
hesap gününü,
yeniden dirilişi,
bağışlanmayı,
cenneti,
mahcup olmamayı
anmıştır.Dünya nimetiyle yetinmemiş, asıl kurtuluşu ahirette aramıştır.
20. İhlas
Hz. İbrahim insanları kendisine değil, Allah’a çağırmıştır.Kâbe’yi kurarken, dua ederken ve tebliğde bulunurken amacı:
şöhret,
iktidar,
maddi karşılık
değildir.Onun kulluğu yalnız Allah içindir.
DOKSAN İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. İbrahim’in ahlakı şu temel üzerinde yükselir:Tevhid
Teslimiyet
Selim kalp
Doğruluk
Cesaret
Merhamet
Hicret
Dua
Şükür
Ahiret bilinciHz. İbrahim putları kırmadan önce kalbindeki bütün sahte bağlılıkları kırmıştı. Bu nedenle ateş bedenine zarar veremedi, dünya gücü de tevhidini değiştiremedi.
DOKSAN ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kitâbü’t-Tevhid’in Temel Öğretileri
Hz. İbrahim’in kıssasından çıkan Tevhid Kitabı şu temel öğretileri taşır.
Yaratılmış Olan İlah Olamaz
Yıldız, ay, güneş, put, hükümdar ve insan gücü yaratılmıştır.Yaratılmış olan:
değişir,
sınırlıdır,
başkasına muhtaçtır,
yok olabilir.
Bu sebeple mutlak kulluğa layık değildir.
Batan ve Kaybolan Rab Olamaz
Hz. İbrahim’in:“Batanları sevmem.”anlamındaki sözü, kalbin geçici varlıkları mutlaklaştırmaması gerektiğini öğretir.Dünya:
makamı,
serveti,
şöhreti,
güzelliği
geçicidir.Bunlar nimet olabilir; fakat kulluğun merkezi olamaz.
Gelenek Hakikat Ölçüsü Değildir
Kavminin tek delili atalarını böyle bulmasıdır.Tevhid Kitabı şu ölçüyü verir:Bir düşüncenin eski ve yaygın olması, onun doğru olduğunu tek başına kanıtlamaz.Her gelenek vahiy, akıl ve adalet ölçüsüyle değerlendirilmelidir.
Put Yalnız Taş Değildir
Put, açık biçimde ibadet edilen bir heykel olabilir. Manevi anlamda insanın Allah’a ait mutlak değeri verdiği her varlık da putlaştırılabilir.İnsan:
gücü,
makamı,
parayı,
kişiyi,
kendi nefsini
hayatının mutlak merkezi hâline getirebilir.Bu sembolik yorum, ayetlerdeki gerçek putperestlik anlatımının yerine geçmez; onun bugünkü ahlaki dersini genişletir.
Gerçek Güven Allah’a Aittir
Kavmi putlardan korkuyor, Hz. İbrahim ise yalnız Allah’a güveniyordu.Ateşin yakması bile Allah’ın hükmüne bağlıdır.Güven, sebepleri yok saymak değil; sebeplerin sahibinin Allah olduğunu bilmektir.
Kalabalık Hakikat Ölçüsü Değildir
Hz. İbrahim tek başına bir ümmet olarak anılmıştır.Kavmi kalabalık, o ise yalnız görünmüştür.Fakat hakikat sayı ile belirlenmez.
Tevhid Merhameti Yok Etmez
Hz. İbrahim şirke karşı kesin, insanlara karşı merhametlidir.Babasına yumuşak konuşmuş, Lût kavmi için kaygılanmış ve bütün müminler için dua etmiştir.
Sevgi Kulluğun Önüne Geçmemelidir
Evlat imtihanı, Hz. İbrahim’in en sevdiği nimeti Allah’ın önüne geçirmediğini göstermiştir.Bu, insanın ailesini sevmemesi anlamına gelmez.Sevgi:
Allah’ın emrine aykırı hâle gelmemeli,
kişiyi zulme ve şirke sürüklememelidir.
İbadetin Özü Kabul Duasıdır
Hz. İbrahim ve Hz. İsmail Kâbe’yi yükseltirken amelleriyle övünmemiştir.“Rabbimiz, bizden kabul et.”anlamındaki duaları, ibadetin tevazu ve ihlasını gösterir.
Soy Kurtuluş Garantisi Değildir
Hz. İbrahim’in soyundan:
peygamberler,
salihler,
zalimler
çıkacağı bildirilmiştir.Gerçek yakınlık kan bağıyla değil, tevhid ve salih amelle kurulur.
Ahirette Selim Kalp Esastır
Mal ve evlat dünya hayatında nimet olabilir. Fakat hesap gününde bağımsız kurtarıcı değildir.Asıl değer:Allah’a selim bir kalple gelmektir.
DOKSAN ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kitâbü’t-Tevhid insana şu yolu gösterir:Yaratılmıştan Yaratıcıya,
taklitten delile,
korkudan tevekküle,
şirkten teslimiyete,
dünya bağından selim kalbe yönelmek.
DOKSAN DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Hz. İbrahim’in Duaları
Hz. İbrahim’in Kur’an’da aktarılan duaları onun kalbinin, ailesinin ve insanlık için taşıdığı sorumluluğun aynasıdır.
Güvenli Şehir Duası
Rabbim! Bu şehri güvenli kıl.Bu dua, imanın huzur ve toplumsal güvenle birlikte yaşanması gerektiğini öğretir.
Şirkten Korunma Duası
Beni ve çocuklarımı putlara kulluk etmekten uzak tut.Tevhid önderi bile kalbinin ve neslinin korunması için Allah’a sığınmıştır.
Rızık Duası
Onları çeşitli ürünlerle rızıklandır.Hz. İbrahim, ibadetle maddi hayatı birbirinden ayırmamıştır.
Namaz Duası
Rabbim! Beni ve soyumdan gelenleri namazı dosdoğru kılanlardan eyle.Namazın nesiller boyunca korunmasını istemiştir.
Salih Evlat Duası
Rabbim! Bana salihlerden olacak bir evlat bağışla.Evladın asıl değerini salihlikte görmüştür.
Kabul Duası
Rabbimiz! Bizden kabul et. Şüphesiz sen işiten ve bilensin.Büyük hizmetten sonra bile Allah’ın kabulüne muhtaç olduğunu bilmiştir.
Teslimiyet Duası
Rabbimiz! Bizi sana teslim olanlardan, soyumuzdan da sana teslim olan bir ümmet meydana getir.Tevhidin nesiller boyunca sürmesini istemiştir.
Peygamber Duası
Onlara içlerinden ayetlerini okuyacak, kitabı ve hikmeti öğretecek, onları arındıracak bir elçi gönder.Bu dua gelecek nesillerin vahiy ve eğitim ihtiyacını kapsar.
Hikmet Duası
Rabbim! Bana hikmet ver ve beni salihlere kat.Peygamber olduğu hâlde hikmet ve salihlerle beraberlik istemiştir.
Güzel Hatıra Duası
Sonraki nesiller arasında benim için doğrulukla anılan güzel bir isim meydana getir.Bu, şöhret değil; tevhid örnekliğinin sürmesi isteğidir.
Cennet Duası
Beni nimet cennetinin varislerinden eyle.Dünya hizmetinin ardından ahiret kurtuluşunu istemiştir.
Hesap Günü Duası
İnsanların diriltileceği gün beni mahcup etme.Ahiret bilincini duasının merkezine yerleştirmiştir.
Müminler İçin Bağışlanma Duası
Rabbimiz! Hesabın kurulacağı gün beni, ailemi ve müminleri bağışla.Merhameti kendi ailesinin sınırını aşmıştır.
Tevekkül Duası
Rabbimiz! Sana güvendik, sana yöneldik ve dönüş yalnız sanadır.Tevhid, yöneliş ve ahiret bilinci bu duada birleşmiştir.
DOKSAN DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. İbrahim’in duaları şu dört alanı kuşatır:Kalbin korunması
Ailenin hidayeti
Toplumun güvenliği
Ahiret kurtuluşuDua, Hz. İbrahim’in hayatında görevden kaçış değil; görevi yerine getirirken Allah’tan yardım istemektir.
DOKSAN BEŞİNCİ BÖLÜM
Kitâbü’t-Tevhid’in Özeti
Hz. İbrahim’in manevi yolculuğu şu şekilde özetlenebilir:Doğru yol ve basiretle desteklenmesi
↓
Babasının ve kavminin putlarını sorgulaması
↓
Yıldız, ay ve güneş üzerinden yaratılmışların ilahlığını reddetmesi
↓
Yüzünü gökleri ve yeri yaratana çevirmesi
↓
Hükümdarla hayat, ölüm ve güneş delili üzerine konuşması
↓
Putların acizliğini ortaya çıkarması
↓
Kavminin onu ateşe atması
↓
Ateşin serin ve güvenli kılınması
↓
Allah uğrunda hicret etmesi
↓
Salih evlat duası ve evlat müjdesi
↓
Ailesini Kâbe’nin yanındaki ekinsiz vadiye yerleştirmesi
↓
Kâbe’nin temellerini Hz. İsmail’le yükseltmesi
↓
Hac çağrısını duyurması
↓
Oğluyla teslimiyet imtihanı
↓
Büyük kurbanlıkla oğlunun kurtarılması
↓
İshak ve Yakup müjdesi
↓
Neslinde peygamberlik ve vahyin devamı
↓
Sonraki nesiller arasında güzel bir hatıra bırakılması
TEVHİD KİTABI’NIN ANA MESAJI
Tevhid, yalnız “Allah birdir” demek değildir. Kalbin korkusunu, sevgisini, duasını, teslimiyetini ve kulluğunu yalnız Allah’a yöneltmektir.Hz. İbrahim:
yıldızın ışığına aldanmamış,
güneşin büyüklüğünü ilahlık sanmamış,
hükümdarın gücünden korkmamış,
putların toplumsal otoritesine teslim olmamış,
ateş karşısında imanını değiştirmemiş,
evlat sevgisini Allah’ın önüne geçirmemiştir.
HZ. İBRAHİM’İN TEMEL SÖZLERİ
Yaratılmışların İlahlığını Reddedişi
Batanları sevmem.
Tevhid İlanı
Yüzümü hanîf olarak gökleri ve yeri yaratana çevirdim. Ben Allah’a ortak koşanlardan değilim.
Hicret Sözü
Rabbime doğru gidiyorum. O bana yol gösterecektir.
Teslimiyet Sözü
Âlemlerin Rabbine teslim oldum.
Salih Evlat Duası
Rabbim! Bana salihlerden olacak bir evlat bağışla.
Kabul Duası
Rabbimiz! Bizden kabul et. Şüphesiz sen işitensin, bilensin.
Tevekkül Duası
Rabbimiz! Sana güvendik, sana yöneldik ve dönüş yalnız sanadır.
Ahiret Duası
İnsanların diriltileceği gün beni mahcup etme.
ALTINCI KİTABIN SONU
Hz. İbrahim — Kitâbü’t-Tevhid
Temsil ettiği ahlak: Tevhid, teslimiyet ve selim kalp
Temel mücadelesi: Putperestlik, taklit ve insan gücünün ilahlaştırılması
En büyük delili: Yaratılmış ve batan varlıkların ilah olamayışı
En ağır imtihanları: Ateş, hicret, aileden ayrılık ve evlat imtihanı
En büyük hizmeti: Kâbe’nin temellerini yükseltmek ve haccı ilan etmek
Temel duası: Salih nesil, namaz, güvenlik, kabul ve bağışlanma
İnsanlığa bıraktığı ders: Kulluk yalnız Allah’a yöneltilir; gerçek güven selim kalp ve teslimiyettedir.
YEDİNCİ KİTAP
HZ. LÛT
KİTÂBÜ’T-İFFET
Temizlik, Aile Sorumluluğu, Misafiri Koruma ve Toplumsal Bozulmaya Karşı Duruş
Hz. Lût’un temsili kitabı:Kitâbü’l-İffet — İffet Kitabıolarak adlandırılmıştır.Bu adlandırma, kendisine indirilmiş bağımsız bir kitabın adı değildir. Kur’an’da anlatılan ahlakı ve mücadelesini temsil eden edebî bir başlıktır.Hz. Lût Kur’an’da:
Hz. İbrahim’e iman eden,
onunla hicret eden,
ahlaki bozulmaya karşı kavmini uyaran,
misafirlerini korumaya çalışan,
aile bağının iman olmadan kurtuluş sağlamadığını yaşayan,
salih ve seçilmiş kullardan olan
bir peygamber olarak anlatılır.Hz. Lût’un kıssası başlıca şu bölümlerde yer alır:A‘râf Suresi 80–84
Hûd Suresi 77–83
Hicr Suresi 57–77
Enbiyâ Suresi 74–75
Şuarâ Suresi 160–175
Neml Suresi 54–58
Ankebût Suresi 26, 28–35
Sâffât Suresi 133–138
Zâriyât Suresi 31–37
Kamer Suresi 33–40
Tahrîm Suresi 10
BİRİNCİ BÖLÜM
Hz. Lût’un Hz. İbrahim’e İman Etmesi
Ankebût Suresi 26
Hz. Lût’un Hz. İbrahim’e iman ettiği bildirilir.Hz. İbrahim kavminin büyük çoğunluğu tarafından reddedilirken Hz. Lût onun tevhid çağrısını doğrulamıştır.
Kalabalığın Karşısında İman
Hz. Lût:
kavminin baskısına,
yaygın putperestliğe,
Hz. İbrahim’e yöneltilen tehdide
rağmen iman etmiştir.Bu, onun hakikati çoğunluğa göre değil, delile ve vahye göre değerlendirdiğini gösterir.
Hz. İbrahim’le Manevi Bağ
Hz. Lût’un Hz. İbrahim’e iman etmesi, bir insana bağımsız kulluk göstermesi değildir.O, Hz. İbrahim’in getirdiği tevhid mesajını doğrulamıştır.Peygambere iman:
onun Allah’tan getirdiği vahyi kabul etmek,
gösterdiği doğru yola uymaktır.
Hicret Yolculuğu
Hz. Lût, Hz. İbrahim’le birlikte şirk ve zulüm ortamından ayrılmıştır.Daha sonra farklı bir topluma peygamber olarak gönderilmiş ve kendi büyük imtihanını yaşamıştır.
BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Lût’un İffet Kitabı, önce hakikati kalabalığa rağmen kabul etmekle başlar. Kişi bozulmuş bir toplumun içinde yaşasa da doğruyu seçme sorumluluğunu kaybetmez.
Bölüm etkileşimi
