Tevrat İncil Zebur kitap kapağı

22. bölüm / 36

Tevrat İncil Zebur

Devamı

Vaveyla Yazarı: Zeynep Erkan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 36Şu an: Devamı

İKİNCİ BÖLÜM
Babasının Rüyayı Gizli Tutmasını Öğütlemesi
Yusuf Suresi 5
Hz. Yakup, Hz. Yusuf’a gördüğü rüyayı kardeşlerine anlatmamasını söyler.Aksi hâlde kardeşlerinin kendisine karşı bir tuzak kurabileceğini bildirir. Şeytanın insan için açık bir düşman olduğunu hatırlatır.
Rüyanın Herkese Anlatılmaması
Hz. Yusuf’un gördüğü rüya hayırlı bir müjde taşımaktadır.Ancak her hayırlı haber:
her kişiye,
her ortamda,
hemen
anlatılmak zorunda değildir.Bazı nimetler korunmalı, uygun zamanı gelene kadar saklı tutulmalıdır.
Kıskançlık Tehlikesi
Hz. Yakup oğullarının Hz. Yusuf’a karşı taşıdığı kıskançlığı sezmiştir.Rüya anlatılırsa kardeşleri:
Yusuf’un gelecekte yükseleceğini,
aile içinde özel bir konuma ulaşacağını,
babalarının ona duyduğu sevginin artacağını
düşünebilir ve bu durum kıskançlıklarını büyütebilirdi.
Babanın Basireti
Hz. Yakup yalnız söylenen sözlere değil, çocuklarının kalplerindeki eğilimlere de dikkat etmiştir.Bu, onun:
aileyi tanıdığını,
tehlikeyi önceden sezdiğini,
oğlunu korumak istediğini
gösterir.
Şeytanın Düşmanlığı
Hz. Yakup, kardeşler arasındaki kıskançlığın şeytan tarafından büyütülebileceğini bildirir.Şeytan:
sevgiyi rekabete,
farklılığı düşmanlığa,
kıskançlığı zulme
dönüştürmeye çalışır.
Nimetin Korunması
İnsan kendisine verilen nimeti:
gösterişle,
övünmeyle,
herkese ilan ederek
tehlikeye atmamalıdır.Nimet:
şükürle,
tevazuyla,
hikmetli bir sessizlikle
korunabilir.
Sır Saklamak ve Yalan Arasındaki Fark
Rüyayı anlatmamak yalan söylemek değildir.Sır saklamak:
doğru bilgiyi uygun zamana bırakmak,
zarar ihtimaline karşı tedbir almak
anlamına gelir.
İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf’un ilk dersi şuydu: Her müjde hemen açığa çıkarılmaz; bazı nimetler kıskançlıktan korunmak için hikmetle saklanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Allah’ın Yusuf’u Seçeceğini Bildirmesi
Yusuf Suresi 6
Hz. Yakup, Allah’ın Hz. Yusuf’u seçeceğini, ona rüyaların ve olayların yorumunu öğreteceğini bildirir.Allah’ın daha önce Hz. İbrahim ve Hz. İshak’a nimetini tamamladığı gibi Hz. Yusuf’a ve Yakup ailesine de nimetini tamamlayacağını söyler.Allah’ın her şeyi bilen ve hikmet sahibi olduğunu açıklar.
Seçilmek
Hz. Yusuf’un seçilmesi:
üstünlük taslamak,
rahat bir hayat yaşamak,
imtihandan uzak tutulmak
anlamına gelmez.Onun seçilme yolu:
kuyu,
kölelik,
iftira,
zindan
gibi ağır imtihanlardan geçecektir.
Olayların Yorumunun Öğretilmesi
Hz. Yusuf’a rüyaları ve olayların anlamını yorumlama bilgisi verilecektir.Bu ilim:
yalnız sembolleri çözmek,
gelecek hakkında tahmin yapmak
değildir.Olayların:
görünen yüzünü,
arkasındaki hikmeti,
varacağı sonucu
anlama yeteneğidir.
Nimetin Tamamlanması
Allah’ın nimetini tamamlaması:
peygamberlik,
ilim,
hidayet,
aile birliği,
güzel son
anlamlarını taşır.Hz. Yusuf’un hayatında nimet yalnız makamla değil, iman ve ihsanla tamamlanacaktır.
İbrahim ve İshak’ın Mirası
Hz. Yusuf’un hayatı:
Hz. İbrahim’in tevhidi,
Hz. İshak’ın bereketi,
Hz. Yakup’un güzel sabrı
ile bağlantılıdır.O, peygamberlik zincirinin yeni halkasıdır.
Allah’ın Bilgisi
Hz. Yakup geleceğin bütün ayrıntılarını bilmese de Allah’ın:
oğlunu seçtiğini,
başına gelecekleri bildiğini,
sonunda nimetini tamamlayacağını
bilir.
Allah’ın Hikmeti
Hz. Yusuf’un başına gelen olaylar başlangıçta birbirinden kopuk ve acı verici görünecektir.Fakat Allah:
kuyuyu Mısır’a,
zindanı yönetime,
kıtlığı aile birleşmesine
vesile kılacaktır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf’un seçilmesi, imtihansız yükselmesi değil; her imtihanın içinde Allah’ın ilim ve hikmetiyle hazırlanmasıdır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kardeşlerin Kıskançlığı
Yusuf Suresi 7–8
Hz. Yusuf ve kardeşlerinin kıssasında düşünenler için işaretler bulunduğu bildirilir.Kardeşleri, Hz. Yusuf ile öz kardeşinin babalarına kendilerinden daha sevgili olduğunu söyler.Kendilerinin güçlü bir topluluk olduğunu düşünür ve babalarını açık bir yanlışlık içinde olmakla suçlar.
Sevginin Rekabete Dönüşmesi
Kardeşler babalarının sevgisini:
paylaşılacak bir nimet,
aileyi birleştiren bağ
olarak görmemiştir.Onu kazanılması gereken bir üstünlük gibi değerlendirmiştir.
“Biz Güçlü Bir Topluluğuz”
Kardeşler sayı ve güçlerini değer ölçüsü saymıştır.Onlara göre babalarının sevgisi:
sayıca çok olanlara,
aileye daha fazla iş gücü sağlayanlara
yönelmeliydi.Fakat sevgi yalnız güç ve sayı üzerinden kurulmaz.
Yusuf’un Küçük ve Korunmaya Muhtaç Oluşu
Hz. Yusuf daha küçük yaşta ve daha hassas olabilir.Bir ebeveynin küçük veya korunmaya muhtaç çocuğa daha fazla ilgi göstermesi, diğerlerini değersiz gördüğü anlamına gelmeyebilir.
Kıskançlığın Bakışı Bozması
Kıskançlık:
sevgiyi haksızlık,
şefkati ayrımcılık,
kardeşi rakip
gibi gösterebilir.Kardeşler önce kendi duygularını sorgulamak yerine babalarını suçlamıştır.
Hz. Yakup’u Yanlışla Suçlamaları
Peygamber olan babalarını açık bir hata içinde görmek, onların kıskançlığının ne kadar büyüdüğünü gösterir.İnsan nefsine uyduğunda:
doğru kişiyi suçlayabilir,
kendi kusurunu başkasına yükleyebilir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kıskançlık, kardeşlerin gözünde sevgiyi haksızlığa, Yusuf’u ise kardeşten rakibe dönüştürdü.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Yusuf’u Öldürme veya Uzaklaştırma Planı
Yusuf Suresi 9–10
Kardeşler Hz. Yusuf’u öldürmeyi veya uzak bir yere bırakmayı düşünür.Böylece babalarının sevgisinin yalnız kendilerine kalacağını söylerler.Daha sonra iyi kimseler olacaklarını ileri sürerler.İçlerinden biri ise onu öldürmemelerini, bir kuyunun derinliğine bırakmalarını önerir.
Sevgi Uğruna Zulüm
Kardeşler babalarının sevgisini kazanmak için babalarının sevdiği çocuğa zarar vermeyi planlamıştır.Bu büyük bir çelişkidir.Sevgi:
zulümle,
cinayetle,
kardeşi ortadan kaldırmakla
kazanılamaz.
Günahı Önceden Planlamak
Onlar önce kötülüğü işlemeyi, ardından iyi insanlar olmayı düşünmüştür.Bu, tövbeyi günaha izin veren bir araç gibi kullanmaktır.Gerçek tövbe:
günahı planlamaz,
işlenen kötülüğü bırakır,
pişmanlıkla Allah’a döner.

Cinayet Düşüncesi
Kıskançlık başlangıçta bir duygu iken:
kötü düşünceye,
toplu karara,
ağır suça
dönüşmüştür.Kontrol edilmeyen kıskançlık insanı kardeşine karşı bile zalimleştirebilir.
Kuyuya Bırakma Önerisi
İçlerinden biri öldürme fikrini reddetmiş ve Hz. Yusuf’un kuyuya bırakılmasını önermiştir.Bu öneri cinayetten daha hafif olsa da hâlâ:
çocuğu tehlikeye atmak,
ailesinden koparmak,
hayatını belirsizliğe bırakmak
anlamına gelen büyük bir zulümdür.
Kötülüğün Daha Hafifini Seçmek
Daha ağır bir suçu engellemek önemlidir.Fakat daha hafif olan yanlış, bu sebeple doğru hâle gelmez.Hz. Yusuf’un kuyuya atılması da masum bir çocuğa yapılan ağır bir haksızlıktır.
BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşler önce günahı, sonra iyiliği planladı. Oysa iyilik, kardeşe zarar verdikten sonra değil, zulümden vazgeçmekle başlar.
ALTINCI BÖLÜM
Babalarının Güvenini Kazanmaya Çalışmaları
Yusuf Suresi 11–12
Kardeşler Hz. Yakup’a, Yusuf konusunda kendilerine neden güvenmediğini sorar.Onun iyiliğini istediklerini söyler ve ertesi gün kendileriyle göndermesini isterler.Yusuf’un gezip oynamasını sağlayacaklarını ve onu mutlaka koruyacaklarını bildirirler.
Güvenilir Görünme Çabası
Kardeşler gerçek niyetlerini gizleyerek kendilerini:
iyi niyetli,
koruyucu,
kardeşlerinin iyiliğini isteyen
kişiler gibi sunmuştur.
Güzel Sözün Kötü Niyete Araç Edilmesi
Onların söyledikleri sözler dışarıdan makul görünmektedir:
çocuk gezsin,
oynasın,
kardeşleriyle vakit geçirsin.
Fakat güzel söz, kötü planı gizlemek için kullanılmıştır.
Koruma Sözü
Kardeşler Hz. Yusuf’u koruyacaklarına söz verir.Bir insanı koruma sözü:
canını,
güvenliğini,
kendisine duyulan emaneti
üstlenmek demektir.Onlar bu sözü verirken bozmayı planlamaktadır.
Babalarının Tereddüdünü Fark Etmeleri
Hz. Yakup’un onlara tam güvenmediğini anlamışlardır.Bu tereddüt:
aile içindeki kıskançlığı,
Yusuf’a karşı tavırlarını,
geçmiş davranışlarını
sezmesinden kaynaklanmış olabilir.
Güvenin Kötüye Kullanılması
Hz. Yakup sonunda oğullarına güvenerek Yusuf’u gönderecektir.Kardeşler yalnız Yusuf’a zarar vermeyecek, babalarının güvenini de ihlal edecektir.
ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşler “Onu koruyacağız” diyerek aldıkları emaneti, daha baştan bozmayı planladıkları bir söze dönüştürdü.
YEDİNCİ BÖLÜM
Hz. Yakup’un Ayrılık ve Kurt Endişesi
Yusuf Suresi 13–14
Hz. Yakup Yusuf’u götürmelerinin kendisini üzeceğini söyler.Onlar farkında değilken bir kurdun onu yemesinden korktuğunu bildirir.Kardeşler ise güçlü bir topluluk olduklarını ve böyle bir durumda gerçekten kaybedenlerden olacaklarını söyler.
Baba Sevgisi
Hz. Yakup oğluna duyduğu sevgiyi gizlemez.Yusuf’tan kısa süreli ayrılık bile onu üzmektedir.Peygamber olmak:
çocuğunu sevmemek,
ayrılıktan etkilenmemek
anlamına gelmez.
Koruma Endişesi
Hz. Yakup dışarıdaki tehlikeleri düşünmektedir.Çocuğun:
yalnız bırakılması,
kardeşlerin oyuna dalması,
vahşi hayvan saldırısı
ihtimalinden endişe eder.
Kardeşlerin Güç İddiası
Kardeşler kendilerini koruma konusunda yeterli görür.Fakat Hz. Yusuf’a zarar verecek olan dışarıdaki kurt değil, kendi içlerindeki kıskançlıktır.
Dış Tehlikeden Büyük İç Tehlike
İnsan bazen dışarıdaki düşmandan korunmaya çalışırken kendi içindeki:
kıskançlığı,
hırsı,
öfkeyi
gözden kaçırır.Hz. Yusuf’un gerçek tehlikesi kardeşlerinin kalbindedir.
Kendi Sözleriyle Çelişmeleri
Kardeşler güçlü olduklarını söylemiştir.Daha sonra kurdun Yusuf’u yediğini iddia ettiklerinde bu sözleri kendi yalanlarını zayıflatacaktır.
YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşler dışarıdaki kurda karşı güçleriyle övündü; fakat içlerindeki kıskançlık karşısında yenildi.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Kuyunun Karanlığı ve İlahi Teselli
Yusuf Suresi 15
Kardeşler Hz. Yusuf’u götürür ve kuyunun görünmeyen bir yerine bırakır.Bu sırada Allah Hz. Yusuf’a, ileride kardeşleri farkında olmadan yaptıklarını kendilerine haber vereceğini vahyeder.
Planın Fiile Dönüşmesi
Kıskançlık artık yalnız kalpte değildir.Kardeşler:
Yusuf’u ailesinden uzaklaştırmış,
savunmasız bırakmış,
kuyuya atmıştır.
Günah düşünceden eyleme dönüşmüştür.
Kuyunun Yalnızlığı
Hz. Yusuf çocuk yaşta:
karanlık,
derin,
yardım ihtimalinin az olduğu
bir yerde bırakılmıştır.Bu, onun ilk büyük imtihanıdır.
Yakınlardan Gelen Zulüm
Hz. Yusuf’a zarar verenler yabancılar değil, kendi kardeşleridir.Yakınlık:
güzel ahlak,
merhamet,
iman
olmadan güven sağlamaz.
En Karanlık Anda Vahiy
Allah, Hz. Yusuf’a kuyunun içinde gelecekte bu olayın ortaya çıkacağını bildirir.Bu vahiy ona:
hayatta kalacağını,
kardeşleriyle yeniden karşılaşacağını,
bugünkü güçsüzlüğün kalıcı olmadığını
haber verir.
Kuyu Son Değildir
Kardeşleri kuyuyu onun sonu olarak düşünmüştür.Allah ise kuyuyu:
Mısır yolculuğuna,
peygamberlik görevine,
aileyi kurtaracak makama
açılan ilk kapı hâline getirecektir.
SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf kuyunun karanlığında yalnız görünüyordu; fakat Allah’ın vahyi ve geleceğe dair müjdesi onunla birlikteydi.

DOKUZUNCU BÖLÜM
Akşam Vakti Ağlayarak Dönmeleri
Yusuf Suresi 16
Hz. Yusuf’un kardeşleri planlarını uyguladıktan sonra akşam vakti ağlayarak babaları Hz. Yakup’un yanına gelir.Onların gözyaşları, anlattıkları sözün doğru olduğunu göstermek için kullandıkları bir perdeye dönüşmüştür.
Akşam Vaktini Seçmeleri
Kardeşlerin akşam dönmesi:
olayın ayrıntılarının görülmesini zorlaştırmış,
babalarının kaygısını artırmış,
hazırladıkları hikâyeyi daha etkileyici sunmalarına imkân vermiştir.
Karanlık, onların gerçeği saklama çabasına uygun bir ortam oluşturmuştur.
Ağlayarak Gelmeleri
Ağlamak her zaman doğruluğun işareti değildir.İnsan:
gerçek acıdan,
korkudan,
pişmanlıktan,
yalanını inandırıcı göstermek için
ağlayabilir.Bu kıssada gözyaşı, gerçeği açıklamak için değil, gerçeği örtmek için kullanılmıştır.
Duygusal Görünüşün Ölçü Olmaması
Bir insanın:
çok ağlaması,
sesini titretmesi,
üzgün görünmesi
söylediğinin mutlaka doğru olduğunu göstermez.Gerçek:
delille,
sözlerin tutarlılığıyla,
davranışların bütünüyle
değerlendirilmelidir.
Babalarının Şefkatini Kullanmak
Kardeşler Hz. Yakup’un Hz. Yusuf’a olan sevgisini bilmektedir.Ağlamaları, babalarının şefkatini kendi yalanlarını kabul ettirmek için kullanma girişimidir.Bu, yalnız gerçeği gizlemek değil, karşıdaki insanın duygularını istismar etmektir.
DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Gözyaşı bazen gerçeğin sesi, bazen de yalanın örtüsü olabilir. Hz. Yusuf’un kardeşleri ağlayarak geldiler; fakat ağlamaları vicdanlarının değil, kurdukları planın parçasıydı.
ONUNCU BÖLÜM
Yarış Bahanesi ve Kurt Yalanı
Yusuf Suresi 17
Kardeşler babalarına yarışmak için birbirlerinden uzaklaştıklarını, Hz. Yusuf’u eşyalarının yanında bıraktıklarını ve bir kurdun onu yediğini söyler.Doğru söyleseler bile babalarının kendilerine inanmayacağını ileri sürerler.
Yarışa Gittiklerini Söylemeleri
Kardeşler kendi eğlenceleriyle meşgul olduklarını ve Hz. Yusuf’u yalnız bıraktıklarını iddia eder.Bu söz gerçek olsaydı bile:
emaneti ihmal ettiklerini,
koruma sözlerini yerine getirmediklerini,
küçük kardeşlerini gözetmediklerini
gösterirdi.
Kurdun Bahane Yapılması
Hz. Yakup daha önce kurttan korktuğunu söylemişti.Kardeşler babalarının bu korkusunu alıp yalanlarının merkezine yerleştirmiştir.Bu, yalanın çoğu zaman karşıdaki insanın:
korkusundan,
bilgisinden,
daha önce söylediği sözlerden
yararlanarak kurulduğunu gösterir.
“Bize İnanmazsın” Sözü
Kardeşler henüz delil sunmadan babalarını güvensizlikle suçlamaya çalışır.Bu sözle:
kendi çelişkilerini gizlemek,
babanın şüphesini haksız göstermek,
sorumluluğu karşı tarafa yöneltmek
istemişlerdir.
Güç İddialarıyla Çelişmeleri
Daha önce:“Biz güçlü bir topluluğuz.”demişlerdi.Şimdi ise bir kurda karşı Hz. Yusuf’u koruyamadıklarını söylemektedirler.Bu çelişki, anlattıkları hikâyenin güvenilirliğini zayıflatır.
Yalanın Birden Fazla Zarar Vermesi
Bu yalan yalnız gerçeği gizlememiştir.Aynı zamanda:
Hz. Yakup’un kalbini yaralamış,
masum bir hayvanı bahane yapmış,
kardeşlik güvenini yok etmiş,
aile içinde uzun yıllar sürecek bir acı başlatmıştır.

ONUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşler dışarıdaki kurdu suçladı; fakat Hz. Yusuf’a zarar veren kendi içlerindeki kıskançlıktı.
ON BİRİNCİ BÖLÜM
Sahte Kanla Getirilen Gömlek
Yusuf Suresi 18
Kardeşler Hz. Yusuf’un gömleğine sahte bir kan sürerek babalarına getirir.Hz. Yakup onların nefislerinin kendilerine kötü bir işi güzel gösterdiğini söyler.Ardından güzel sabra yönelir ve anlattıkları karşısında yardımın yalnız Allah’tan isteneceğini bildirir.
Sahte Bir Delil Hazırlamaları
Kardeşler yalnız yalan söylemekle yetinmemiştir.Yalanlarını güçlendirmek için:
gömleği kullanmış,
üzerine kan sürmüş,
babalarının gözüne görünen bir kanıt sunmaya çalışmıştır.
Bu, günahlarının önceden planlandığını gösterir.
Gömleğin Gerçeği Gizleyememesi
Gömlek sahte hikâyeyi desteklemek için kullanılmıştır.Ancak Hz. Yakup:
sözlerindeki çelişkiyi,
davranışlarındaki tutarsızlığı,
olayın gerçek görünmediğini
fark etmiştir.Kur’an gömleğin yırtılmadığını açıkça söylemez. Fakat Hz. Yakup’un anlatılan hikâyeye inanmadığı kesindir.
Nefsin Kötü İşi Güzel Göstermesi
Hz. Yakup:“Nefisleriniz size bir işi güzel gösterdi.”anlamında konuşur.Kardeşler yaptıkları zulmü kendilerine:
ailede denge kurmak,
babalarının sevgisini kazanmak,
ileride iyi insanlar olmak
gibi sahte gerekçelerle doğru göstermiştir.Nefis bazen günahı çirkin hâliyle değil, güzel bir amaç kılığıyla sunar.
Hz. Yakup’un Basireti
Hz. Yakup bütün ayrıntıları bilmese de oğullarının doğru söylemediğini sezmiştir.Ancak:
Hz. Yusuf’un tam olarak nerede olduğunu,
başına ne geldiğini,
kimin hangi rolü oynadığını
kesin bilgi olmadan söylememiştir.Basiret, gerçeği sezmekle birlikte bilinmeyen konuda ölçüyü korumaktır.
Güzel Sabır
Hz. Yakup’un sözü:“Bana düşen güzel sabırdır.”anlamındadır.Güzel sabır:
acıyı yok saymak,
hiç üzülmemek,
duygusuzlaşmak
değildir.Acının:
imanı bozmamasını,
haksızlığa dönüşmemesini,
ümidi yok etmemesini
sağlamaktır.
Yardımı Allah’tan İstemek
Hz. Yakup:
oğlunun yerini bilmiyor,
çocuklarından gerçeği öğrenemiyor,
olayın sonucunu değiştiremiyordu.
Bu nedenle yardımını Allah’tan istemiştir.
ON BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşler sahte kanla yalanı gerçek göstermeye çalıştı. Hz. Yakup ise görünen delile değil, hakikatin işaretlerine baktı ve güzel sabırla Allah’a sığındı.
ON İKİNCİ BÖLÜM
Kervanın Kuyuya Ulaşması
Yusuf Suresi 19
Bir yolcu kafilesi kuyunun bulunduğu yere gelir ve su almak için görevlisini gönderir.Görevli kovasını kuyuya sarkıttığında Hz. Yusuf’u görür ve sevincini dile getirir.Kafiledekiler onu ticaret malı olarak gizler. Allah onların yaptıklarını bilmektedir.
Yardımın Beklenmedik Yerden Gelmesi
Hz. Yusuf:
kardeşlerinden uzak,
kuyunun karanlığında,
yardım imkânı bulunmayan bir durumda
görünmektedir.Fakat Allah bir kafileyi o bölgeye yöneltmiştir.İnsan bütün yolların kapandığını düşünürken yardım hiç beklemediği bir sebeple gelebilir.
Su Kovasının Kurtuluş Vesilesi Olması
Kuyuya indirilen kova normalde su çıkarmak içindir.Bu defa kova:
su yerine bir çocuk,
günlük ihtiyaç yerine büyük bir peygamberlik kıssasının yeni aşamasını
yukarı çıkarmıştır.Sıradan bir araç, Allah’ın takdiriyle kurtuluş vesilesi olmuştur.
Sevinçle Karşılanması
Sucu Hz. Yusuf’u görünce sevinmiştir.Fakat bu sevinç onun kurtulmuş olmasına duyulan merhametten çok, elde edilecek maddi kazançla bağlantılı görünmektedir.Hz. Yusuf:
korunması gereken çocuk,
ailesine ulaştırılması gereken emanet
olarak değil, satılabilecek bir değer olarak görülmüştür.
İnsan Onurunun Ticaret Malına Dönüştürülmesi
Kafiledekiler Hz. Yusuf’u gizleyerek ticaret malı gibi değerlendirmiştir.İnsan:
alınıp satılacak eşya,
kazanç sağlayacak nesne,
başkasının mülkü
değildir.Hz. Yusuf kıssası insan onurunun maddi değerle ölçülemeyeceğini gösterir.
Allah’ın Her Şeyi Bilmesi
Allah:
kardeşlerin planını,
kuyudaki yalnızlığı,
kafilenin niyetini,
Hz. Yusuf’un geleceğini
tam olarak bilmektedir.İnsanlar onu gizleyebilir; fakat Allah’tan hiçbir şey gizlenemez.
ON İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşleri Hz. Yusuf’u görünmez olsun diye kuyuya bıraktı; Allah ise bir su kovasını onun dünyaya yeniden çıkış kapısı yaptı.
ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Hz. Yusuf’un Düşük Bir Bedelle Satılması
Yusuf Suresi 20
Kafiledekiler Hz. Yusuf’u değersiz birkaç para karşılığında satar.Ona büyük bir değer vermedikleri bildirilir.
Düşük Bedel
Hz. Yusuf’un düşük bir fiyatla satılması onun gerçek değerini göstermez.Onu satanlar:
peygamber olacağını,
bir ülkeyi kıtlıktan koruyacağını,
büyük bir ahlak örneği hâline geleceğini
bilmemektedir.
İnsanların Değer Biçmesi
İnsanlar bir kişiye:
görünüşüne,
makamına,
o anki güçsüzlüğüne
göre düşük değer verebilir.Fakat insanın Allah katındaki değeri, insanların ona biçtiği fiyatla ölçülmez.
Kıymet Bilmemek
Kafiledekiler Hz. Yusuf’u büyük bir nimet olarak görmemiştir.Onu hızlıca elden çıkarılacak bir mal gibi değerlendirmiştir.İnsan bazen elindeki nimetin değerini:
bilgisizliği,
açgözlülüğü,
yalnız maddi çıkarı düşünmesi
sebebiyle anlayamaz.
Kuyudan Köleliğe
Hz. Yusuf kuyudan çıkarılmıştır; fakat özgür ailesine dönememiştir.Yeni imtihanı:
yabancı ülke,
köle olarak satılma,
ailesinden uzak yaşam
olacaktır.Bir sıkıntının sona ermesi, bütün imtihanların hemen biteceği anlamına gelmez.
İlahi Takdirin Devamı
Bu satış Hz. Yusuf’u Mısır’a götürecektir.Kendisine yapılan haksızlık, Allah’ın izniyle:
yeni bir eve,
ilim kazanacağı ortama,
gelecekteki yönetim görevine
uzanan yolun parçası olacaktır.Bu, satışın adaletli olduğu anlamına gelmez. Allah zulmü onaylamaz; fakat zulmün içinden hayır yaratmaya kadirdir.
ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
İnsanlar Hz. Yusuf’u birkaç para değerinde gördü; Allah ise onu bir ülkenin rızkını koruyacak peygamber olarak hazırlıyordu.
ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Mısır’da Bir Eve Yerleştirilmesi
Yusuf Suresi 21
Hz. Yusuf’u Mısır’da satın alan kişi, eşine ona iyi davranmasını söyler.Hz. Yusuf’un kendilerine faydalı olabileceğini veya evlat edinilebileceğini bildirir.Allah böylece onu ülkede yerleştirir ve olayların yorumunu öğretmek üzere yeni bir döneme hazırlar.Allah’ın emrinin üstün olduğu, fakat insanların çoğunun bunu bilmediği açıklanır.
Yeni Bir Eve Girişi
Hz. Yusuf:
ailesinden koparılmış,
kuyudan çıkarılmış,
köle olarak satılmıştır.
Şimdi Mısır’da yeni bir eve yerleştirilmiştir.Bu ev onun için hem:
korunma,
eğitim,
yeni imtihanlar
taşıyacaktır.
Güzel Davranılması Emri
Onu satın alan kişi eşine Hz. Yusuf’a iyi davranmasını söyler.Bu, onun:
davranışlarında,
görünüşünde,
karakterinde
değerli bir yön fark edildiğini gösterir.
Faydalı Olabileceğinin Düşünülmesi
Hz. Yusuf’un gelecekte kendilerine fayda sağlayabileceği söylenir.İnsanlar bunun ne kadar büyük bir faydaya dönüşeceğini bilmemektedir.Hz. Yusuf ileride yalnız bu eve değil, bütün ülkeye fayda sağlayacaktır.
Evlat Edinme İhtimali
Evlat edinme düşüncesi, Hz. Yusuf’un yalnız bir hizmetçi gibi görülmediğini gösterir.Kendi ailesinden zorla ayrılmış olan çocuk, başka bir evde aile ferdi yapılmak istenmiştir.Ancak hiçbir yeni bağ, Hz. Yakup’a ve gerçek ailesine duyduğu bağı ortadan kaldırmayacaktır.
Allah’ın Onu Yerleştirmesi
Ayet olayın gerçek yöneticisinin Allah olduğunu açıklar.Kervan, satış ve ev sahibi görünen sebeplerdir.Fakat Allah:
onu Mısır’a getirmiş,
güvenli bir ortam hazırlamış,
gelecekteki görevine yerleştirmeye başlamıştır.

Allah’ın Emrinin Üstünlüğü
Kardeşler Hz. Yusuf’u babalarından uzaklaştırmayı amaçlamıştır.Allah ise bu uzaklığı:
Mısır’a gelişe,
bilgiye,
yöneticiliğe,
ailenin gelecekte kurtuluşuna
vesile kılmıştır.İnsanların planı, Allah’ın takdirini engelleyemez.
ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşleri Hz. Yusuf’u aileden uzaklaştırdı; Allah ise onu gelecekte ailesini ve bir ülkeyi koruyacağı yere yerleştirdi.
ON BEŞİNCİ BÖLÜM
Olgunluk Çağında Verilen Hüküm ve İlim
Yusuf Suresi 22
Hz. Yusuf olgunluk çağına eriştiğinde Allah ona hüküm ve ilim verir.İyilik yapanların bu şekilde karşılık göreceği bildirilir.
Olgunluğun Anlamı
Olgunluk yalnız yaşın ilerlemesi değildir.İnsanın:
sorumluluk taşıması,
duygularını yönetmesi,
doğru karar vermesi,
zorluklardan hikmet çıkarması
ile ilgilidir.Hz. Yusuf çocukluk acılarının içinde büyümüş; fakat acılar onun ahlakını bozmamıştır.
Hüküm
Allah’ın verdiği hüküm:
doğru ile yanlışı ayırma,
adaletli karar verme,
olayları hikmetle değerlendirme
yeteneğidir.Hz. Yusuf ileride insanlar ve ülke kaynakları hakkında büyük kararlar verecektir.
İlim
Hz. Yusuf’a verilen ilim:
vahiy,
rüya yorumu,
olayların sonuçlarını anlama,
yönetim bilgisi
gibi alanları kapsar.Bu ilim kişisel üstünlük aracı değil, insanlara hizmet emanetidir.
İyilik Yapanların Karşılığı
Hz. Yusuf’un ihsanı:
kardeşlerinin zulmüne rağmen temiz kalması,
kendisine verilen emaneti koruması,
yabancı bir toplumda doğruluğunu sürdürmesi
ile ortaya çıkmıştır.Allah onun iyiliğini karşılıksız bırakmamıştır.
Babasının Müjdesinin Gerçekleşmesi
Hz. Yakup yıllar önce Allah’ın Hz. Yusuf’a olayların yorumunu öğreteceğini söylemişti.Şimdi baba bu gelişmeleri bilmese de söylediği müjde adım adım gerçekleşmektedir.
ON BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf ailesinden uzakta büyüdü; fakat Allah ona olgunluk, hüküm ve ilim vererek gelecekte taşıyacağı büyük emanete hazırladı.
ON ALTINCI BÖLÜM
Kapıların Kapatıldığı İffet İmtihanı
Yusuf Suresi 23
Hz. Yusuf’un bulunduğu evin hanımı onu kendisine çağırır.Kapıları kapatır ve isteğini açıkça bildirir.Hz. Yusuf Allah’a sığınır, kendisine iyi davranan efendisine ihanet edemeyeceğini belirtir ve zalimlerin kurtuluşa ulaşamayacağını söyler.
Kapıların Kapatılması
Kapıların kapatılması:
olayın gizlenmek istendiğini,
dışarıdan müdahalenin engellendiğini,
Hz. Yusuf’un yalnız bırakıldığını
gösterir.İmtihan insanların görmediği bir ortamda gerçekleşmiştir.
Güç Dengesizliği
Kadın evin sahibidir; Hz. Yusuf ise evde bağımlı konumdadır.Bu nedenle olay yalnız cinsel bir çağrı değil, aynı zamanda:
makam,
otorite,
baskı
taşımaktadır.
Hz. Yusuf’un İlk Sözü: Allah’a Sığınmak
Hz. Yusuf’un ilk tepkisi:“Allah’a sığınırım.”anlamındadır.O kendi nefsine güvenmek yerine Allah’ın korumasına yönelmiştir.Bu, iffetin temelidir:
tehlikeyi fark etmek,
Allah’a sığınmak,
günaha yaklaşmamak.

İyiliğe İhanet Etmemek
Hz. Yusuf ev sahibinin kendisine iyi davrandığını hatırlatır.Kendisine iyilik edilen evde:
güveni bozmak,
gizli ihanet etmek,
aile düzenine zarar vermek
istememiştir.
Günahı Zulüm Olarak Görmesi
Hz. Yusuf bu davranışı yalnız kişisel bir arzu olarak değerlendirmez.İçinde:
Allah’ın sınırını çiğneme,
güvene ihanet,
başkasının hakkına saldırı
bulunduğu için zulüm olarak görür.
Gizlide de Allah’ı Hatırlamak
Kapılar insanlara kapatılmıştır; fakat Allah’ın bilgisi dışında değildir.Gerçek ihsan:İnsanların görmediği yerde de Allah’ın gördüğünü bilmektir.
ON ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Bütün kapılar kapatılmıştı; fakat Hz. Yusuf kalbini Allah’a açtı ve kimsenin görmediği yerde emaneti korudu.

ON YEDİNCİ BÖLÜM
İffetin Korunması ve Allah’ın Burhanı
Yusuf Suresi 24
Kadın Hz. Yusuf’u arzulamıştır. Hz. Yusuf da Rabbi’nin burhanını görmemiş olsaydı ona yönelebilirdi. Allah, kötülüğü ve çirkinliği ondan uzaklaştırmak için böyle yapmıştır. Çünkü Hz. Yusuf, Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kullarındandır.
İmtihanın Gerçekliği
Kur’an, Hz. Yusuf’un gerçekten ağır bir imtihanla karşı karşıya kaldığını bildirir.Bu olay:
sıradan bir teklif değil,
nefsi zorlayan,
insan iradesini sınayan
büyük bir imtihandır.Peygamberler de imtihan edilir; ancak Allah onları vahiy ve yardımıyla korur.
Rabbi’nin Burhanı
Ayet, Hz. Yusuf’un Rabbi’nin “burhanını” gördüğünü bildirir.Kur’an bu burhanın ne olduğunu ayrıntısıyla açıklamaz.Tefsirlerde bunun hakkında farklı görüşler bulunmaktadır. Kesin olarak söylenebilecek olan şudur:Bu burhan, Allah’ın Hz. Yusuf’u kötülükten uzaklaştıran ilahî yardım ve uyarısıdır.Kur’an’ın açıklamadığı ayrıntılar hakkında kesin hüküm vermek doğru değildir.
Kötülüğün Uzaklaştırılması
Allah yalnız günahı yasaklamamış, Hz. Yusuf’u o günaha götüren sebeplerden de korumuştur.Bu ilahî koruma:
kalbi sağlamlaştırmış,
iradeyi güçlendirmiş,
iffeti muhafaza etmiştir.

İhlâsa Erdirilmiş Kul
Kur’an Hz. Yusuf’u:“Muhlas kullardan”olarak niteler.Muhlas olmak:
samimi kulluk,
Allah’ın korumasına mazhar olmak,
ibadeti yalnız Allah için yapmak
anlamlarını taşır.
İmtihanın Hikmeti
Bu olay, Hz. Yusuf’un ahlakını ortaya çıkarmıştır.Kuyu sabrını,zindan metanetini,bu imtihan ise iffetini göstermiştir.
Günahla Mücadelede Ders
Hz. Yusuf kıssası şunu öğretir:İnsan günah karşısında yalnız kendi gücüne güvenmemelidir.İlk sığınak:
Allah,
dua,
takva,
ihlâs
olmalıdır.
ON YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Allah, Hz. Yusuf’u büyük bir iffet imtihanında yalnız bırakmadı; ihlâsı sebebiyle onu kötülükten korudu.
ON SEKİZİNCİ BÖLÜM
Kapıya Doğru Koşmaları ve Gömleğin Arkadan Yırtılması
Yusuf Suresi 25
Kadın ile Hz. Yusuf kapıya doğru yönelir.Kadın Hz. Yusuf’u durdurmak isterken onun gömleğini arkadan yırtar.Kapının yanında evin efendisiyle karşılaşırlar.Kadın hemen Hz. Yusuf’u suçlayarak ona kötü niyet isnadında bulunur.
Kaçan Taraf
Hz. Yusuf’un kapıya yönelmesi onun bulunduğu ortamdan uzaklaşmak istediğini gösterir.Bu davranış:
günaha yaklaşmamak,
bulunduğu ortamı terk etmek,
kendisini korumak
amacını taşır.
Gömleğin Arkadan Yırtılması
Kur’an gömleğin:arkadan yırtıldığınıözellikle bildirir.Bu ayrıntı önemlidir.Arkadan yırtılan gömlek:
Hz. Yusuf’un kaçtığını,
kadının ise onu durdurmaya çalıştığını
gösteren önemli bir işaret olacaktır.
Kapının Açılması
Kapının açılmasıyla gizli kalan olay görünür hâle gelir.İnsanlar için kapı yeni açılmıştır.Fakat Allah bütün süreci en başından beri bilmektedir.
İlk Suçlama
Kadın gerçeği söylemek yerine suçu Hz. Yusuf’un üzerine atmaya çalışır.Bu davranış:
kendi kusurunu gizlemek,
güçlü konumunu kullanmak,
masumu suçlamak
anlamına gelir.
Masumun İlk İmtihanı
Hz. Yusuf yalnız günaha karşı değil,ardından gelen iftiraya karşı da imtihan edilmektedir.Bazen insan doğru olanı yaptığı hâlde yine suçlanabilir.
ON SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf günaha değil kapıya koştu. Arkadan yırtılan gömlek, onun masumiyetinin sessiz şahidi oldu.
ON DOKUZUNCU BÖLÜM
İftiranın Başlaması
Yusuf Suresi 25–26
Kadın evin efendisine, ailesine kötülük yapmak isteyen bir kimsenin cezasının hapis veya acı bir azap olması gerektiğini söyler.Hz. Yusuf ise kendisini kadının çağırdığını açıklar.O sırada kadının yakınlarından biri gömleğin durumuna göre hüküm verilmesini teklif eder.
Suçlayan Tarafın İlk Konuşması
Kadın olayı tersine çevirmeye çalışır.Suçu önce söyleyen kişi olarak anlatıyı kendi lehine yönlendirmek ister.Bu, iftiranın sık görülen yöntemlerinden biridir.
Hz. Yusuf’un Sakin Cevabı
Hz. Yusuf uzun savunmalar yapmaz.Yalnız gerçeği ifade eder:Kadın beni kendisine çağırdı.Hakikati söylemek için süslü sözlere ihtiyaç yoktur.
Delile Başvurulması
Olay yalnız sözle çözülecek durumda değildir.Bu nedenle bir şahit:
gömleğin yönüne,
fiziksel delile
bakılmasını önerir.Kur’an böylece adaletin yalnız iddiayla kurulamayacağını öğretir.
Delilin Önemi
Bir olayda:
suçlayan,
suçlanan
olabilir.Adalet için mümkün olduğunca:
delil,
şahit,
somut işaret
aranmalıdır.
İftira ve Hakikat
İftira bazen güçlü kişinin sözüyle başlayabilir.Fakat hakikat sonunda delillerle ortaya çıkabilir.Allah dilerse masumun savunmasını hiç beklenmeyen bir işaretle destekler.
ON DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
İftira sözle başladı; adalet ise delille ortaya çıkmaya başladı.
YİRMİNCİ BÖLÜM
Arkadan Yırtılan Gömlek Masumiyeti Gösteriyor
Yusuf Suresi 26–28
Şahit şöyle der:Eğer gömlek önden yırtılmışsa kadın doğru söylemektedir.Eğer gömlek arkadan yırtılmışsa kadın yalan söylemiş, Hz. Yusuf doğru söylemiştir.Gömleğin arkadan yırtıldığı görülünce evin efendisi bunun kadınların kurduğu bir plan olduğunu söyler.Hz. Yusuf’un doğru söylediği anlaşılır.
Delilin Konuşması
Bu olayda hakikati insanlar değil, gömlek ortaya koymuştur.Bazen küçük bir ayrıntı:
büyük bir iftirayı,
ağır bir yalancılığı
ortaya çıkarabilir.
Arkadan Yırtılmanın Anlamı
Arkadan yırtılan gömlek açıkça gösterir ki:Hz. Yusuf kaçmaktadır.Kadın ise onu arkasından tutmuştur.Bu fiziksel durum anlatılan olayla uyumludur.
Masumiyetin Ortaya Çıkması
Hz. Yusuf’un doğru söylediği anlaşılmıştır.Ancak bu, onun bütün sıkıntılarının sona erdiği anlamına gelmeyecektir.Masum olduğu bilinse bile ileride yine zindana girecektir.Bu da haklı olmanın her zaman hemen rahatlığa ulaşmak anlamına gelmediğini gösterir.
Hakikatin Sabrı
Hz. Yusuf:
bağırmamış,
öfkelenmemiş,
iftiraya iftirayla cevap vermemiştir.
Gerçeğin ortaya çıkmasını sabırla beklemiştir.
Allah’ın Yardımı
Allah’ın burhanından sonra bu kez gömlek ikinci bir yardım vesilesi olmuştur.Önce:
kuyuda vahiy,
şimdi ise:
gömlek delil
olmuştur.Allah kulunu dilediği sebeplerle destekler.
YİRMİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf’u insanlar değil, arkadan yırtılan gömlek savundu. Hakikat bazen sessiz bir delille bütün yalanları susturur.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.