Tevrat İncil Zebur kitap kapağı

24. bölüm / 36

Tevrat İncil Zebur

Devamı

Vaveyla Yazarı: Zeynep Erkan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 36Şu an: Devamı

YİRMİ SEKİZİNCİ BÖLÜM
Zindandaki İki Gencin Rüyası
Yusuf Suresi 36
Hz. Yusuf’la birlikte iki genç de zindana girer.Gençlerden biri rüyasında üzüm sıkarak içecek hazırladığını, diğeri ise başının üzerinde kuşların yediği ekmek taşıdığını görür.Her ikisi de Hz. Yusuf’tan rüyalarını yorumlamasını ister ve onu iyilik yapan kimselerden biri olarak gördüklerini söyler.
Zindanda Bile Görülen Güzel Ahlak
Hz. Yusuf:
haksız yere hapsedilmiş,
ailesinden uzak bırakılmış,
özgürlüğünden mahrum edilmiştir.
Buna rağmen sıkıntısı onun ahlakını bozmamıştır.Zindandaki insanlar onda:
iyilik,
güven,
hikmet,
yardımseverlik
görmüştür.
Güvenilir Bir İnsan Olarak Tanınması
İki genç gördükleri rüyaları Hz. Yusuf’a anlatmıştır.Bu durum ona güvendiklerini gösterir.İnsanlar çoğu zaman:
sırlarını,
korkularını,
anlam veremedikleri hâlleri
güvenilir gördükleri kimselerle paylaşır.
İhsanın Mekâna Bağlı Olmaması
Hz. Yusuf sarayda da zindanda da aynı ahlakı korumuştur.İhsan:
yalnız rahatlıkta iyi davranmak,
makam varken cömert olmak
değildir.Zorluk içinde de iyiliği sürdürebilmektir.
Rüyaların Yeni Bir Kapı Açması
Bu iki rüya yalnız zindandaki gençlerin geleceğiyle ilgili değildir.Olay ileride:
Hz. Yusuf’un bilgisinin saraya ulaşmasına,
hükümdarın rüyasının yorumlanmasına,
zindandan çıkış yolunun açılmasına
vesile olacaktır.
Küçük Görünen Karşılaşmalar
İnsan bazen hayatındaki bir karşılaşmayı önemsiz görebilir.Fakat Allah:
bir konuşmayı,
bir rüyayı,
bir tanışmayı
büyük bir sonucun başlangıcı yapabilir.
YİRMİ SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf zindana kapatılmıştı; fakat iyiliği, bilgisi ve güvenilirliği zindan duvarlarının içine kapatılamadı.
YİRMİ DOKUZUNCU BÖLÜM
İlmin Kaynağını Açıklaması
Yusuf Suresi 37
Hz. Yusuf iki gence, kendilerine verilecek yiyecek gelmeden önce rüyalarının yorumunu açıklayabileceğini söyler.Bunun Rabbinin kendisine öğrettiği bilgilerden olduğunu bildirir.Ardından Allah’a ve ahiret gününe inanmayan toplumun inanç yolunu terk ettiğini açıklar.
İlmi Kendisine Nispet Etmemesi
Hz. Yusuf rüya yorumlama bilgisini:
kendi zekâsından,
kişisel üstünlüğünden,
gizli bir güçten
bilmemiştir.Bu ilmin Allah tarafından öğretildiğini söylemiştir.
Nimetin Sahibinin Allah Olması
İnsan:
bilgi,
yetenek,
güzel konuşma,
yönetim becerisi
gibi nimetlere sahip olabilir.Ancak bu nimetleri kendisinden bilmek kibir doğurabilir.Hz. Yusuf ise ilmini Allah’a nispet ederek tevazu göstermiştir.
Rüya Yorumundan Önce Tevhid
İki genç yalnız rüyalarının sonucunu öğrenmek istemektedir.Hz. Yusuf ise onların daha büyük ihtiyacını görür:Allah’ı tanımak ve doğru inanca yönelmek.Bu nedenle rüyaları yorumlamadan önce tevhidi anlatır.
İnançsız Toplumun Yolunu Terk Etmek
Hz. Yusuf yaşadığı toplumun yaygın inancına uymamıştır.O toplum:
Allah’a gerektiği gibi inanmıyor,
ahireti reddediyor,
farklı varlıkları kutsallaştırıyordu.
Hz. Yusuf çoğunluğun yolunu değil, vahyin yolunu seçmiştir.
Zindanı Tebliğ Yerine Dönüştürmesi
Hz. Yusuf:
zindanı yalnız bekleme yeri,
kendisine yapılan zulmün hatırası
olarak görmemiştir.Orayı insanlara hakikati anlatacağı bir yere dönüştürmüştür.
YİRMİ DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf insanlar rüyalarını sorarken onlara ilmin gerçek sahibini gösterdi: Öğreten Allah’tır.
OTUZUNCU BÖLÜM
Atalarının Tevhid Yoluna Uyması
Yusuf Suresi 38
Hz. Yusuf ataları Hz. İbrahim, Hz. İshak ve Hz. Yakup’un yoluna uyduğunu bildirir.Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmalarının kendilerine yakışmayacağını söyler.Bu tevhid nimetinin hem kendilerine hem de bütün insanlara Allah’ın lütfu olduğunu açıklar. Fakat insanların çoğunun şükretmediğini bildirir.
Peygamberlik Zinciri
Hz. Yusuf kendisini:
Hz. İbrahim’in tevhidi,
Hz. İshak’ın peygamberliği,
Hz. Yakup’un güzel sabrı
ile bağlantılı görür.Onun inancı yalnız kişisel bir tercih değil, vahiy zincirinin devamıdır.
Atalara Uymak
Hz. Yusuf atalarına yalnız soy bağı sebebiyle uymamıştır.Onların:
tevhidini,
teslimiyetini,
güzel ahlakını
sürdürmüştür.Gerçek ataya bağlılık, yalnız adını anmak değil, doğru yolunu yaşamaktır.
Allah’a Ortak Koşmamak
Hz. Yusuf Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayı reddeder.Şirk:
putlara tapmak,
insanı mutlak güç sahibi görmek,
yaratılmışlara Allah’a ait yetkiler vermek
şeklinde ortaya çıkabilir.
Tevhidin Bir Lütuf Olması
Hz. Yusuf doğru inancı kendi başarısı olarak görmez.Tevhidi:
kendisine,
ailesine,
insanlara
verilmiş ilahî bir nimet olarak değerlendirir.
Şükretmeyen İnsanlar
İnsanlar Allah’ın:
yaratma,
rızık,
hidayet,
vahiy
nimetlerine rağmen şükretmeyebilir.Şükür yalnız söz söylemek değil, nimeti doğru yolda kullanmaktır.
OTUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf atalarının isimleriyle değil, onların tevhid ve kulluk yoluyla bağ kurdu.
OTUZ BİRİNCİ BÖLÜM
Çok Sayıda Rab mi, Tek Allah mı?
Yusuf Suresi 39
Hz. Yusuf zindandaki iki arkadaşına:“Birbirinden ayrı birçok rab mi daha hayırlıdır, yoksa tek ve mutlak üstün olan Allah mı?”anlamında soru yöneltir.
“Ey Zindan Arkadaşlarım”
Hz. Yusuf onlara:“Ey zindan arkadaşlarım!”diye hitap eder.Bu söz:
yakınlık,
merhamet,
ortak insanlık
taşır.O kendisini onlardan üstün göstermek için değil, onları hakikate çağırmak için konuşur.
Çok Sayıda Rab Anlayışı
Bir insan birçok sahte güce bağlandığında:
korkusu bölünür,
kulluğu parçalanır,
hayatı farklı otoritelerin baskısı altında kalır.
Tevhid insanı bütün sahte kulluklardan kurtarır.
Tek Allah
Allah:
yaratmada,
hükümde,
kullukta,
mutlak güçte
tektir.O’nun yanında bağımsız ilahlar bulunmaz.
Kahhâr Olan Allah
Allah’ın Kahhâr oluşu:
bütün varlıklar üzerinde mutlak üstünlük sahibi olması,
hiçbir gücün O’nu aciz bırakamaması
anlamına gelir.Zindanın kapıları bile Allah’ın takdiri karşısında kalıcı değildir.
Tevhidin Özgürleştirmesi
Hz. Yusuf bedenen zindandadır.Fakat kalbi:
hükümdara,
putlara,
toplumsal korkulara
kul değildir.Bu nedenle gerçek özgürlüğü taşımaktadır.
OTUZ BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf zindanda bedenlerin hapsedilebileceğini, fakat tek Allah’a bağlı kalbin esir edilemeyeceğini gösterdi.
OTUZ İKİNCİ BÖLÜM
İsimlerden İbaret Sahte İlahlar
Yusuf Suresi 40
Hz. Yusuf Allah’tan başka kulluk edilen varlıkların, insanların ve atalarının verdiği isimlerden ibaret olduğunu bildirir.Allah’ın bu varlıklar hakkında hiçbir delil indirmediğini söyler.Hükmün yalnız Allah’a ait olduğunu ve yalnız O’na kulluk edilmesi gerektiğini açıklar.Bunun dosdoğru din olduğunu, fakat insanların çoğunun bilmediğini bildirir.
İsim Vermek Gerçek Güç Kazandırmaz
İnsanlar bir varlığa:
tanrı,
koruyucu,
kader belirleyici,
bereket verici
gibi isimler verebilir.Fakat yalnız isim vermek, o varlığa gerçek ilahî güç kazandırmaz.
Ataların İnancı Delil Değildir
Bir düşüncenin:
eski,
yaygın,
atalar tarafından benimsenmiş
olması tek başına doğru olduğunu göstermez.İnanç ilahî delile dayanmalıdır.
Delilsiz Kutsallaştırma
Hz. Yusuf sahte ilahlar hakkında Allah’ın hiçbir delil indirmediğini bildirir.Bu, din adına ortaya atılan her iddianın:
vahiy,
açık delil,
doğru bilgi
ile değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.
Hükmün Allah’a Ait Olması
Mutlak hüküm yalnız Allah’ındır.Helal ve haramın, kulluğun ve nihai hesabın ölçüsünü O belirler.İnsanlar dünyevi konularda karar verebilir; fakat Allah’a ait mutlak yetkiyi kendilerine mal edemez.
Yalnız Allah’a Kulluk
Hz. Yusuf’un tebliğinin özü şudur:Yalnız Allah’a kulluk edin.Bu kulluk:
namazı,
duayı,
ümidi,
korkuyu,
teslimiyeti
yalnız Allah’a yöneltmektir.
Dosdoğru Din
Tevhid insanı:
yaratılmışlara kulluktan,
batıl korkulardan,
delilsiz inançlardan
kurtarır.Bu nedenle dosdoğru yol olarak tanımlanır.
OTUZ İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
İnsanların verdiği isimler sahte ilahları gerçek yapmaz. Gerçek hüküm ve kulluk yalnız Allah’a aittir.
OTUZ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İki Rüyanın Yorumu
Yusuf Suresi 41
Hz. Yusuf iki zindan arkadaşının rüyalarını yorumlar.Birinin yeniden efendisine içecek sunacağını, diğerinin ise öldürüleceğini ve kuşların başından yiyeceğini bildirir.Sordukları işin kesinleştiğini açıklar.
Güzel ve Ağır Haber
Hz. Yusuf:
birine kurtuluş,
diğerine ölüm
haberi vermiştir.Gerçek bilgi, yalnız insanı sevindiren şeyleri söylemek değildir.
Gerçeği Değiştirmemesi
Hz. Yusuf ağır sonucu:
yumuşatıp başka şekle çevirmemiş,
gizlememiş,
korku sebebiyle değiştirmemiştir.
Güvenilirlik, hoş olmayan gerçeği de doğru biçimde söylemektir.
Bilginin Emanet Oluşu
Hz. Yusuf kendisine verilen bilgiyi:
gösteriş,
üstünlük,
insanları kendisine bağlama
aracı yapmamıştır.Bilgiyi Allah’ın öğrettiği ölçüyle kullanmıştır.
Sonucu Yaratanın Allah Olması
Hz. Yusuf geleceği kendisi meydana getirmez.O yalnız Allah’ın öğrettiği yorumu bildirir.Hükmü yaratan ve gerçekleştiren Allah’tır.
Ölüm Haberinde Ölçü
Ağır bir haber aktarılırken:
alay,
küçümseme,
sevinç
gösterilmez.Hz. Yusuf ciddi ve ölçülü davranmıştır.
OTUZ ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf güzel haberi de ağır haberi de değiştirmeden söyledi; çünkü ilim, hoş söz üretmek değil, hakikati emanet bilmekti.
OTUZ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kurtulacak Kişiden Kendisini Hatırlatmasını İstemesi
Yusuf Suresi 42
Hz. Yusuf kurtulacağını bildirdiği kişiden, efendisinin yanında kendisinden söz etmesini ister.Fakat o kişi Hz. Yusuf’u hatırlamayı unutur ve Hz. Yusuf birkaç yıl daha zindanda kalır.
Meşru Sebebe Başvurması
Hz. Yusuf zindandan çıkmak için insanî bir sebebe başvurmuştur.Kurtulacak kişiden:
masumiyetini anlatmasını,
haksız hapis durumunu bildirmesini,
yöneticinin yanında kendisini hatırlatmasını
istemiştir.Bu davranış tevekküle aykırı değildir.
İnsanların Unutması
Zindandan çıkan kişi kendi hayatına dönünce Hz. Yusuf’u unutmuştur.İnsan:
kendisine yapılan iyiliği,
verdiği sözü,
sıkıntıdaki kişiyi
unutabilir.
Bekleyişin Uzaması
Hz. Yusuf çıkış ümidi oluştuğu hâlde birkaç yıl daha zindanda kalmıştır.Bu, sabrın yeni bir aşamasıdır.Bazen insan:
kapı açıldı sanırken,
yeniden beklemek zorunda kalabilir.

Allah’ın Unutmaması
İnsan Hz. Yusuf’u unutmuştur.Fakat Allah onu unutmamıştır.Çıkışının daha büyük ve onurlu olacağı zaman hazırlanmıştır.
Gecikmenin Hikmeti
Hz. Yusuf hemen çıksaydı yalnız bir mahkûmun serbest bırakılması söz konusu olabilirdi.Yıllar sonra:
hükümdarın rüyası görülecek,
bütün ülke onun bilgisine ihtiyaç duyacak,
masumiyeti açıkça ortaya çıkacaktır.

OTUZ DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
İnsan Hz. Yusuf’u unuttu; Allah ise zindandaki bekleyişi onun daha büyük bir görevle çıkacağı vakte dönüştürdü.

OTUZ BEŞİNCİ BÖLÜM
Hükümdarın Rüyası
Yusuf Suresi 43–44
Hükümdar rüyasında yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yediğini görür. Ayrıca yedi yeşil başakla birlikte yedi kuru başak görür.Çevresindeki ileri gelenlere bu rüyanın yorumunu sorar. Onlar ise gördüklerinin karışık düşler olduğunu ve böyle rüyaların yorumunu bilmediklerini söyler.
Rüyanın Ülkeyi İlgilendirmesi
Bu rüya yalnız hükümdarın kişisel hayatıyla ilgili değildir.Rüya:
ülkenin tarımını,
halkın rızkını,
yaklaşan bolluk ve kıtlığı,
gelecekte alınması gereken tedbirleri
ilgilendirmektedir.
Yedi Semiz İnek
Semiz inekler:
bolluk,
verim,
güçlü üretim,
geniş imkân
dönemini temsil edecektir.Bu dönem nimet zamanıdır.Fakat nimetin doğru yönetilmemesi hâlinde gelecek sıkıntıya hazırlık yapılamaz.
Yedi Zayıf İnek
Zayıf inekler:
kıtlık,
açlık,
üretimin azalması,
depolanan kaynakların tüketilmesi
dönemine işaret edecektir.Zayıf ineklerin semiz inekleri yemesi, kıtlık yıllarının bolluk yıllarında elde edilen birikimi tüketeceğini göstermektedir.
Yedi Yeşil Başak
Yeşil başaklar:
bereket,
tarımsal üretim,
canlılık,
ürün bolluğu
anlamı taşır.Başaklar ülkenin geleceğinin tarımsal planlamaya bağlı olacağını gösterir.
Yedi Kuru Başak
Kuru başaklar:
kuraklık,
ürün kaybı,
kıtlık,
geçim sıkıntısı
dönemini temsil eder.
Saraydaki Bilginlerin Cevapsız Kalması
Hükümdarın çevresinde:
danışmanlar,
ileri gelenler,
bilgili kabul edilen kişiler
bulunmaktadır.Fakat hiçbiri rüyayı doğru biçimde yorumlayamamıştır.Makam, her zaman gerçek bilgi anlamına gelmez.
“Karışık Düşler” Demeleri
Bilmedikleri şeyi anlamsız saymışlardır.İnsan bazen anlayamadığı bir hakikati:
karışık,
değersiz,
önemsiz
ilan ederek kendi bilgisizliğini gizlemeye çalışabilir.
OTUZ BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Sarayın bilginleri rüyayı anlayamadı; yıllardır zindanda unutulan Hz. Yusuf’un ilmine ihtiyaç duyulacağı an geldi.
OTUZ ALTINCI BÖLÜM
Zindan Arkadaşının Hz. Yusuf’u Hatırlaması
Yusuf Suresi 45
Zindandan kurtulan kişi uzun zaman sonra Hz. Yusuf’u hatırlar.Hükümdarın rüyasının yorumunu öğrenebileceğini söyler ve kendisinin Hz. Yusuf’a gönderilmesini ister.
Gecikmiş Hatırlayış
Hz. Yusuf’un kendisini hatırlatmasını istediği kişi onu hemen anmamıştır.Fakat hükümdarın rüyası karşısında:
zindanda gördüğü iyiliği,
Hz. Yusuf’un doğru yorumunu,
verdiği haberin gerçekleştiğini
hatırlamıştır.
İyiliğin Kaybolmaması
Hz. Yusuf zindanda yaptığı iyiliğin karşılığını hemen görmemiştir.Fakat iyilik bütünüyle kaybolmamıştır.Yıllar sonra:
saraya ulaşan bir hatıraya,
ülkenin kurtuluşuna,
Hz. Yusuf’un zindandan çıkışına
vesile olacaktır.
Küçük Bir Karşılaşmanın Büyük Sonucu
Zindanda iki gence gösterilen iyilik, ileride bütün ülkenin kaderini etkileyecektir.Bu durum gösterir ki:
küçük bir yardım,
doğru bir söz,
güvenilir bir davranış
beklenmedik büyük sonuçlara ulaşabilir.
Hatırlanmanın Vakti
Hz. Yusuf daha erken hatırlansaydı yalnızca bir mahkûm olarak serbest bırakılması istenebilirdi.Şimdi ise:
hükümdarın,
sarayın,
ülkenin
onun bilgisine ihtiyacı vardır.Gecikme daha büyük bir hikmetin parçası olmuştur.
OTUZ ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf yıllarca unutuldu; fakat bilgisine en çok ihtiyaç duyulan anda yeniden hatırlandı.
OTUZ YEDİNCİ BÖLÜM
“Ey Doğru Sözlü Yusuf”
Yusuf Suresi 46
Zindandan kurtulan kişi Hz. Yusuf’a gelir ve ona:“Ey doğru sözlü Yusuf!”diye hitap eder.Hükümdarın gördüğü yedi semiz ve yedi zayıf inek ile yedi yeşil ve yedi kuru başak rüyasını anlatır.İnsanların doğru yorumu öğrenebilmesi için kendisine açıklama yapmasını ister.
“Sıddîk” Hitabı
Hz. Yusuf’a doğru sözlü ve güvenilir anlamına gelen bir hitapla seslenilir.Bu unvan onun:
zindandaki davranışından,
önceki yorumunun doğru çıkmasından,
dürüstlüğünden
doğmuştur.
Yıllar Sonra Korunan Güven
Hz. Yusuf unutulmuş olsa da güvenilirliği unutulmamıştır.Zindan arkadaşı onun:
yalan söylemediğini,
bilgisini doğru kullandığını,
insanlara iyilik yaptığını
hatırlamıştır.
Rüyanın Kendisine Getirilmesi
Saray çözemediği meseleyi zindana taşımıştır.Bu, bilginin mekâna ve makama bağlı olmadığını gösterir.Hakikat:
sarayda bulunmayabilir,
zindanda olabilir.

İnsanlara Dönebilme Umudu
Elçi doğru yorumu öğrenerek insanlara dönmek ister.Bu, yorumun yalnız hükümdarı değil toplumun tamamını ilgilendirdiğini gösterir.
Hz. Yusuf’un Karşılık Beklememesi
Hz. Yusuf:
“Beni önce çıkarın.”
“Bana makam verin.”
“Karşılığında şu kadar verin.”
dememiştir.Toplumun ihtiyacını öncelemiştir.
OTUZ YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf’un unvanı zindanda bile değişmedi: O, doğru sözlü ve güvenilir bir kuldu.
OTUZ SEKİZİNCİ BÖLÜM
Yedi Yıl Ekip Biçme Emri
Yusuf Suresi 47
Hz. Yusuf insanların yedi yıl boyunca alıştıkları şekilde ekip biçmelerini söyler.Biçtikleri ürünün çok azını tüketmeleri, geri kalanını başağında bırakmaları gerektiğini bildirir.
Bolluk Yıllarının Başlaması
İlk yedi yıl:
verimli,
üretken,
bereketli
olacaktır.Hz. Yusuf bolluğun yalnızca tüketim zamanı olmadığını öğretir.
Düzenli Çalışma
İnsanların yedi yıl boyunca sürekli ekip biçmesi istenir.Bu, yaklaşan krize karşı:
emek,
disiplin,
süreklilik
gerektiğini gösterir.
Ürünü Başakta Bırakmak
Ürünün başağında bırakılması, daha uzun süre korunmasını sağlayan bir tedbirdir.Bu tavsiye Hz. Yusuf’un:
tarım bilgisine,
depolama anlayışına,
geleceği planlama yeteneğine
işaret eder.
Az Tüketmek
Bolluk yıllarında yalnız ihtiyaç kadar tüketilmelidir.İnsan bollukta:
israfa,
gösterişe,
ölçüsüz harcamaya
yönelmemelidir.
Geleceği Düşünmek
Bugünkü nimet yalnız bugün için kullanılmamalıdır.Gelecek nesiller ve gelecek krizler de düşünülmelidir.
Toplumsal Disiplin
Bu planın başarılı olması için yalnız yöneticinin kararı yetmez.Halkın da:
sabırlı,
ölçülü,
ortak plana bağlı
olması gerekir.
OTUZ SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf bolluk zamanında israfı değil, üretimi ve tedbiri öğretti.
OTUZ DOKUZUNCU BÖLÜM
Yedi Şiddetli Kıtlık Yılı
Yusuf Suresi 48
Bolluk yıllarının ardından yedi ağır kıtlık yılı gelecektir.Bu yıllar, önceden biriktirilen ürünlerin büyük kısmını tüketecektir.Yalnızca gelecekte yeniden ekim yapılabilmesi için az bir miktar korunacaktır.
Kıtlığın Kaçınılmazlığı
Hz. Yusuf yaklaşan sıkıntıyı gizlememiştir.Ülkeye:
bolluğun geçici olduğunu,
ağır bir kıtlığın geleceğini
açıkça bildirmiştir.
Önceden Hazırlığın Önemi
Kıtlık yıllarında kullanılacak kaynaklar, bolluk yıllarında hazırlanacaktır.Bu, krize karşı hazırlığın:
kriz başladıktan sonra değil,
imkân varken
yapılması gerektiğini öğretir.
Birikimin Tüketilmesi
Yedi kıtlık yılı, biriktirilen ürünlerin çoğunu tüketecektir.Bu durum krizin:
kısa,
hafif,
sınırlı
olmadığını gösterir.
Tohumluk Ayırmak
Her şey tüketilmemelidir.Bir miktar ürün:
yeniden ekim,
gelecekteki üretim,
hayatın devamı
için korunmalıdır.
Kriz Yönetiminde Uzun Vadeli Düşünmek
Yalnız bugünkü açlığı gidermek yeterli değildir.Kriz bittikten sonra hayatın nasıl yeniden kurulacağı da düşünülmelidir.Hz. Yusuf’un planı:
bugünü,
yarını,
kriz sonrasını
birlikte kapsar.
OTUZ DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf kıtlığı yalnız atlatmayı değil, kıtlıktan sonra üretimin yeniden başlamasını da planladı.
KIRKINCI BÖLÜM
Bolluğun Yeniden Döneceği Yıl
Yusuf Suresi 49
Yedi kıtlık yılından sonra insanlara yağmur verilecek bir yıl gelecektir.Bu yılda insanlar ürünlerini sıkarak:
üzüm suyu,
yağ,
çeşitli ürünler
elde edecektir.
Kıtlığın Sonsuz Olmaması
Hz. Yusuf yalnız felaketi haber vermemiştir.Kıtlığın ardından yeniden rahmet geleceğini de bildirmiştir.Bu, sıkıntının kalıcı olmadığını gösterir.
Yağmurun Dönüşü
Yağmur:
toprağın canlanması,
ürünlerin büyümesi,
hayatın yeniden güçlenmesi
anlamına gelir.
İnsanların Ürün Sıkması
İnsanlar yeniden:
üzüm,
zeytin,
çeşitli meyveler
elde edecek ve bunlardan faydalanacaktır.Bu, kıtlık sonrası hayatın normale dönüşünü gösterir.
Ümit Veren Yönetim
Hz. Yusuf topluma yalnız korku vermemiştir.Onlara:
zorluğun süresini,
hazırlığın yolunu,
rahmetin dönüşünü
birlikte anlatmıştır.
Kriz Sonrası Yeniden İnşa
İyi yönetim yalnız krizi durdurmaz.Krizden sonra:
üretimi,
umudu,
sosyal düzeni
yeniden kurar.
KIRKINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf kıtlığı haber verirken rahmet yılını da müjdeledi. Çünkü doğru yönetim yalnız tehlikeyi değil, yeniden doğuşu da görür.
KIRK BİRİNCİ BÖLÜM
Hükümdarın Hz. Yusuf’u Çağırması
Yusuf Suresi 50
Hükümdar Hz. Yusuf’un yorumunu ve planını duyunca onun huzuruna getirilmesini emreder.Elçi zindana geldiğinde Hz. Yusuf hemen çıkmayı kabul etmez.Önce ellerini kesen kadınların olayının araştırılmasını ister.Rabbinin onların tuzağını çok iyi bildiğini söyler.
Hemen Özgürlüğe Koşmaması
Yıllarca zindanda kalan bir insan için çıkış haberi büyük bir nimettir.Fakat Hz. Yusuf:
acele etmemiş,
yalnızca fiziksel özgürlüğünü düşünmemiş,
masumiyetinin açıkça ortaya çıkmasını istemiştir.

İtibarın Temizlenmesi
Hz. Yusuf zindandan:
suç şüphesi altında,
dedikoduyla,
örtülmüş bir dosyayla
çıkmak istememiştir.Gerçeğin kamu önünde açıklanmasını talep etmiştir.
Hak Aramak
Sabır, haksızlığa sessizce teslim olmak değildir.Hz. Yusuf:
intikam istememiş,
adalet istemiştir.

Kadınların Olayının Araştırılması
Hz. Yusuf tek bir kişiyi öfkeyle suçlamamış, olayın bütünüyle araştırılmasını istemiştir.Bu tavır:
delile,
şahitliğe,
açık soruşturmaya
dayanır.
Allah’ın Her Şeyi Bilmesi
Hz. Yusuf insanların gizlediği tuzağı Allah’ın bildiğini söyler.Bu, onun iç huzurunun temelidir.İnsanlar masumiyetini geç fark etmiş olabilir; Allah en başından beri bilmektedir.
KIRK BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf zindandan yalnız bedeniyle çıkmak istemedi; masumiyetinin de karanlıktan çıkarılmasını istedi.

KIRK İKİNCİ BÖLÜM
Kadınların Gerçeği Açıklaması
Yusuf Suresi 51
Hükümdar, ellerini kesen kadınları toplar ve onlara Hz. Yusuf hakkında ne bildiklerini sorar.Kadınlar:“Allah için söylüyoruz ki, biz onda hiçbir kötülük görmedik.”derler.Bunun üzerine evin hanımı da gerçeği itiraf eder.Hz. Yusuf’u kendisinin çağırdığını ve onun doğru söyleyenlerden olduğunu açıkça kabul eder.
Resmî Soruşturma
Hükümdar olayın yeniden araştırılmasını ister.Artık mesele:
dedikodu,
söylenti,
tek taraflı iddia
olmaktan çıkmış,şahitlerin dinlendiği bir soruşturmaya dönüşmüştür.
Toplu Şahitlik
Kadınlar tek ağızdan:“Biz onda hiçbir kötülük görmedik.”diye şahitlik ederler.Bu ifade Hz. Yusuf’un:
iffetini,
dürüstlüğünü,
temiz ahlakını
bir kez daha ortaya koymaktadır.
Hakikatin Gecikmesi
Gerçek yıllarca gizli kalmıştır.Fakat sonunda:
deliller,
şahitler,
itiraflar
aynı noktada birleşmiştir.Hakikat gecikebilir; fakat tamamen kaybolmaz.
Kadının İtirafı
Kadın artık:
suçlamaktan vazgeçmiş,
gerçeği kabul etmiş,
Hz. Yusuf’un masumiyetini açıklamıştır.
Bu itiraf, yıllardır saklanan gerçeğin açığa çıkışıdır.
Doğru Söyleyenlerden Olduğu
Kadın:“O doğru söyleyenlerdendir.”diyerek Hz. Yusuf’un doğruluğunu kabul eder.Bu söz:
iftiranın çöküşü,
doğruluğun zaferi,
sabrın meyvesi
olmuştur.
KIRK İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Yıllarca süren iftira, tek bir hakikat karşısında çöktü: Hz. Yusuf temizdi ve doğru söylemişti.
KIRK ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Hz. Yusuf’un İhlâsı ve Emanete Bağlılığı
Yusuf Suresi 52
Hz. Yusuf, bütün bunların efendisinin gıyabında ona ihanet etmediğini bilmesi için yapıldığını söyler.Allah’ın hainlerin tuzağını başarıya ulaştırmayacağını bildirir.
Emanete Sadakat
Hz. Yusuf yalnız Allah’a değil,kendisine iyilik yapan ev sahibine karşı da emaneti korumuştur.Onun düşüncesi şudur:Bana güvenen kişiye ihanet edemem.
Gizlide Dürüstlük
İnsanların görmediği yerde yapılan doğruluk,gerçek ahlakın en büyük göstergelerindendir.Hz. Yusuf:
yalnız kalınca değişmemiş,
fırsat bulunca ihanet etmemiş,
gizlide de dürüst kalmıştır.

İhanetin Reddedilmesi
İhanet yalnız mal çalmak değildir.İhanet:
güveni bozmak,
verilen emaneti kötüye kullanmak,
gizli kötülük yapmak
anlamına da gelir.Hz. Yusuf bunların hiçbirini yapmamıştır.
Allah Hainleri Başarıya Ulaştırmaz
İnsan kısa süre için başarılı görünebilir.Fakat ihanet üzerine kurulan planların sonu hayır değildir.Kadının planı,kardeşlerin planı,iftira planı…hepsi sonunda bozulmuştur.
Gerçek Başarı
Gerçek başarı:
makam kazanmak değil,
ahlakı koruyabilmektir.
Hz. Yusuf bunu göstermiştir.
KIRK ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf yalnız insanların yanında değil, kimsenin görmediği yerde de emaneti korudu.
KIRK DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Nefsin Arındırılması
Yusuf Suresi 53
Hz. Yusuf:“Ben nefsimi temize çıkarmıyorum.”buyurur.Nefsin, Rabbi’nin merhamet ettiği kimseler dışında kötülüğü emrettiğini bildirir.Rabbinin çok bağışlayan ve çok merhametli olduğunu ifade eder.
Tevazu
Hz. Yusuf bütün masumiyetine rağmen:“Ben tamamen kusursuzum.”demez.Bu büyük bir tevazudur.
Nefsin İmtihanı
İnsan nefsi:
arzular,
öfke,
hırs,
kıskançlık
sebebiyle kötülüğe yönelebilir.Bu yüzden insan kendisine mutlak güvenmemelidir.
Allah’ın Merhameti
İnsanı ayakta tutan yalnız kendi iradesi değildir.Allah’ın:
yardımı,
koruması,
rahmeti
olmadan kul zayıflayabilir.
Kendini Temize Çıkarmamak
Bu söz,kişinin sürekli kendisini sorgulaması gerektiğini öğretir.İnsan:
yaptığı iyilikle övünmemeli,
kendisini günahlardan tamamen emin görmemelidir.

Affedicilik
Hz. Yusuf sözünü Allah’ın bağışlamasıyla bitirir.Çünkü insanın umudu,kendi kusursuzluğu değil,Allah’ın rahmetidir.
KIRK DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf’un büyüklüğü yalnız iffetinde değil, nefsini övmeye yanaşmayan tevazusunda da ortaya çıktı.
KIRK BEŞİNCİ BÖLÜM
Hükümdarın Yakını Olması
Yusuf Suresi 54
Hükümdar:“Onu bana getirin.”der.Hz. Yusuf huzura getirildiğinde hükümdar onunla konuşur.Ardından:“Bugün sen yanımızda güvenilir ve itibarlı birisin.”buyurur.
Zindandan Saraya
Yıllarca haksız yere zindanda kalan Hz. Yusuf,aynı ülkede artık hükümdarın huzurunasaygın bir kişi olarak çıkmaktadır.
Konuşmanın Etkisi
Hükümdar yalnız rüya yorumundan değil,Hz. Yusuf’un:
bilgisinden,
ahlakından,
dürüstlüğünden
etkilenmiştir.
Güvenilirlik
Kur’an iki önemli özelliği vurgular:Güvenilirlikveitibar.Bilgi tek başına yeterli değildir.Bilgiyi taşıyan kişinin güvenilir olması gerekir.
Makamın Gerçek Sebebi
Hz. Yusuf:
akrabalıkla,
servetle,
siyasi güçle
değil,ahlakı ve ilmiyle yükselmiştir.
Allah’ın Vaadi
Kuyu,kölelik,iftira,zindan…hepsi geride kalmıştır.Allah’ın hazırladığı vakit geldiğindehiç kimse Hz. Yusuf’un yükselişini engelleyememiştir.
KIRK BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kuyuya atılan çocuk, Allah’ın takdiriyle aynı ülkenin en güvenilir insanlarından biri olarak saraya çıktı.
KIRK ALTINCI BÖLÜM
Hazinelerin Başına Geçme Talebi
Yusuf Suresi 55
Hz. Yusuf hükümdara:“Beni ülkenin hazinelerinin başına getir.”der.Bunun gerekçesini de açıklar:“Çünkü ben korumasını bilen ve bilgi sahibi bir kimseyim.”
Görev Talebi
Hz. Yusuf makam istemiştir.Fakat bu istek:
şöhret,
üstünlük,
zenginlik
amacıyla değildir.Toplumu yaklaşan kıtlıktan korumak içindir.
Kendini Tanıtması
Normalde insanın kendisini övmesi hoş görülmez.Fakat bir görevi yapabilecek ehliyeti açıklamak gerektiğinde,kişi sahip olduğu vasıfları dürüstçe ifade edebilir.Hz. Yusuf da bunu yapmıştır.
İki Temel Özellik
Hz. Yusuf iki özelliğini söyler:Koruyuculuk (Emanet)veBilgi.Yani:
emaneti koruyacaktır.
işi doğru şekilde yönetecektir.

Yönetimde Ahlak
Bir yönetici için yalnız bilgi yeterli değildir.Şunlar birlikte bulunmalıdır:
dürüstlük,
güvenilirlik,
bilgi,
adalet.
Hz. Yusuf bunların tamamını taşımaktadır.
Hizmet Bilinci
Hz. Yusuf’un amacı makam sahibi olmak değil,insanları açlıktan korumaktır.Bu nedenle görev istemesi,kişisel çıkar değil,kamusal sorumluluk örneğidir.
KIRK ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf makamı kendisi için değil, insanların hayatını korumak için istedi. Gerçek yöneticilik, emaneti bilgiyle taşımaktır.

KIRK YEDİNCİ BÖLÜM
Hz. Yusuf’un Mısır’da Güç ve İmkân Sahibi Kılınması
Yusuf Suresi 56–57
Allah, Hz. Yusuf’u Mısır’da güçlü ve yerleşik bir konuma getirir. Artık ülkede dilediği yerde görev yapabilecek ve kendisine verilen yetkiyi insanların yararına kullanabilecek durumdadır.Allah rahmetini dilediğine ulaştırdığını ve iyilik yapanların karşılığını zayi etmediğini bildirir.Ardından iman edip takva üzere yaşayanlar için ahiret mükâfatının daha hayırlı olduğu açıklanır.
Kuyudan Yönetime
Hz. Yusuf’un hayatındaki değişim büyüktür:Kuyu
↓
Kölelik
↓
İffet imtihanı
↓
İftira
↓
Zindan
↓
Masumiyetinin ortaya çıkması
↓
Hükümdarın güvenini kazanması
↓
Ülkenin hazinelerinin sorumluluğuBir zamanlar kendi hayatı üzerinde bile söz sahibi olmayan Hz. Yusuf, şimdi büyük bir ülkenin rızkını yönetmekle görevlendirilmiştir.
Makamın Bir Emanet Olması
Hz. Yusuf’un yükselişi yalnız kişisel bir ödül değildir.Yaklaşan kıtlık sebebiyle milyonlarca insanın:
yiyeceği,
üretimi,
birikimi,
geleceği
onun yöneteceği sisteme bağlı olacaktır.Bu nedenle makam bir üstünlük değil, ağır bir emanettir.
Allah’ın Rahmeti
Ayet, Hz. Yusuf’un ulaştığı konumu Allah’ın rahmetiyle ilişkilendirir.Hz. Yusuf:“Bunu yalnız kendi gücümle elde ettim.”anlayışına yönelmez.İlim Allah’tandır.
İmkân Allah’tandır.
Kurtuluş Allah’tandır.
Sonuç Allah’ın takdirindedir.
İyilik Yapanların Karşılığının Kaybolmaması
Hz. Yusuf yıllarca ihsan üzere yaşamıştır.Kuyuda sabretmiş, evde emaneti korumuş, iffetini muhafaza etmiş, zindanda insanlara iyilik etmiş ve kendisine verilen ilmi toplum yararına kullanmıştır.Allah onun iyiliğini zayi etmemiştir.
Dünya Makamından Daha Büyük Mükâfat
Kur’an önemli bir ölçü koyar:Hz. Yusuf’un dünyada ulaştığı makam büyük olsa da ahiret mükâfatı daha hayırlıdır.Demek ki kıssanın nihai hedefi:saray değil, Allah’ın rızasıdır.
KIRK YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf kuyudan saraya yükseldi; fakat Kur’an onun en büyük kazancının makam değil, iman, takva ve Allah’ın rahmeti olduğunu bildirdi.
KIRK SEKİZİNCİ BÖLÜM
Kardeşlerin Mısır’a Gelmesi
Yusuf Suresi 58
Kıtlık yalnız Mısır’ı değil çevredeki bölgeleri de etkiler.Hz. Yusuf’un kardeşleri erzak almak amacıyla Mısır’a gelir ve onun huzuruna çıkar.Hz. Yusuf onları tanır.Fakat kardeşleri Hz. Yusuf’u tanımaz.
Yıllar Sonra Karşılaşma
Çocukluk yıllarında Hz. Yusuf’u kuyuya atan kardeşler şimdi onun yönettiği sistemden yiyecek almak için karşısındadır.Yıllar önce:
onlar güçlü,
Yusuf savunmasızdı.
Şimdi:
Yusuf yetki sahibidir,
kardeşleri ihtiyaç içindedir.

Hz. Yusuf’un Onları Tanıması
Hz. Yusuf kardeşlerini tanır.Bu karşılaşma onun için geçmişin yeniden önüne gelmesidir.Kuyu, ayrılık ve babasının hasreti yeniden hatırlanmış olabilir.Fakat Hz. Yusuf hemen öfkeyle hareket etmez.
Kardeşlerinin Onu Tanımaması
Kardeşler karşılarındaki yöneticinin yıllar önce kuyuya bıraktıkları küçük kardeşleri olduğunu düşünmez.Çünkü:
uzun yıllar geçmiştir,
Hz. Yusuf yetişkin olmuştur,
Mısır’da yüksek bir makamdadır.
Onların zihnindeki Yusuf ile karşılarındaki yönetici arasında bağ kurmaları kolay değildir.
İlahi Takdirin Tersine Çevirdiği Durum
Kardeşler bir zamanlar Yusuf’u hayatlarından çıkarmak istemişti.Şimdi ihtiyaçları onları tekrar Yusuf’un önüne getirmiştir.Fakat Hz. Yusuf bunu intikam fırsatına çevirmeyecektir.
KIRK SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Bir zamanlar Yusuf’u kuyunun dibinde bırakan kardeşler, yıllar sonra rızık almak için onun kapısına geldiler; Yusuf onları tanıdı, onlar ise Yusuf’u tanımadı.
KIRK DOKUZUNCU BÖLÜM
Öz Kardeşinin Getirilmesini İstemesi
Yusuf Suresi 59–60
Hz. Yusuf kardeşlerinin erzaklarını hazırlatır.Konuşmaları sırasında babalarından olan diğer kardeşlerini de bir sonraki gelişlerinde getirmelerini ister.Ölçüyü eksiksiz verdiğini ve misafirleri güzel ağırladığını hatırlatır.Eğer kardeşlerini getirmezlerse bir daha kendilerine erzak verilmeyeceğini bildirir.
Ailesi Hakkında Bilgi Edinmesi
Hz. Yusuf kardeşleriyle yaptığı görüşmede ailesinin durumunu öğrenir.Böylece:
babası Hz. Yakup’un,
öz kardeşinin,
ailesinin
durumundan haber alma fırsatı bulur.
Öz Kardeşine Kavuşma Arzusu
Hz. Yusuf yıllardır öz kardeşinden ayrıdır.Bu nedenle bir sonraki gelişlerinde onun da getirilmesini ister.Fakat henüz kendi kimliğini açıklamaz.
Ölçüyü Tam Vermesi
Hz. Yusuf kendisine zulmeden kardeşlerine bile erzak konusunda haksızlık yapmaz.Onların geçmişte yaptıkları kötülük:
teraziyi değiştirmesine,
haklarını azaltmasına,
açlıklarını cezaya dönüştürmesine
sebep olmaz.Bu, adaletin önemli bir ölçüsüdür.
Kişisel Geçmiş ile Kamu Görevini Ayırması
Hz. Yusuf artık toplumun rızkından sorumludur.Kardeşleriyle kişisel geçmişi vardır.Fakat kamu görevini kişisel intikam için kullanmaz.Bu, yönetici ahlakının en güçlü örneklerinden biridir.
Bir Sonraki Geliş İçin Şart
Hz. Yusuf diğer kardeşlerinin getirilmesini şart koşar.Bu şart ileride:
öz kardeşiyle buluşmasına,
kardeşlerin yeniden sınanmasına,
Hz. Yakup’la kavuşmanın yolunun açılmasına
vesile olacaktır.
KIRK DOKUZUNCU BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf geçmişte kendisine zulmeden kardeşlerinin ölçüsünü eksiltmedi. Kişisel acısını adalet terazisine karıştırmadı.
ELLİNCİ BÖLÜM
Kardeşlerin Babalarını İkna Etme Sözü
Yusuf Suresi 61
Kardeşler Hz. Yusuf’a, diğer kardeşlerini getirebilmek için babalarını ikna etmeye çalışacaklarını söyler.Bunu mutlaka yapmaya çalışacaklarını bildirirler.
Yeni Bir Sınavın Başlangıcı
Kardeşler henüz karşılarındaki kişinin Hz. Yusuf olduğunu bilmemektedir.Fakat şimdi geçmişte yaşananlara çok benzeyen yeni bir durum ortaya çıkar.Yıllar önce babalarından Yusuf’u istemişlerdi.Şimdi yeniden başka bir kardeşlerini istemek zorunda kalacaklardır.
Hz. Yakup’un Güveni
Kardeşlerin karşısındaki en büyük engel babalarının güvenidir.Çünkü yıllar önce:
Yusuf’u koruyacaklarına söz vermiş,
onu geri getirmemişlerdir.
Şimdi aynı babadan başka bir oğlunu kendilerine emanet etmesini isteyeceklerdir.
Geçmişin Sonuçları
Güven bir kez kırıldığında yıllar sonra bile etkisini sürdürebilir.İnsan:
verdiği sözü,
taşıdığı emaneti,
yaptığı ihaneti
yalnız o gün için düşünmemelidir.Sonuçları gelecekte yeniden karşısına çıkabilir.
ELLİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Kardeşlerin yıllar önce bozduğu emanet sözü, şimdi yeniden babalarının karşısına çıkacakları en büyük sınav oldu.
ELLİ BİRİNCİ BÖLÜM
Getirdikleri Malların Yüklerine Geri Konulması
Yusuf Suresi 62
Hz. Yusuf görevlilerine kardeşlerinin erzak karşılığında getirdiği malları gizlice yüklerinin içine geri koymalarını emreder.Böylece ailelerine döndüklerinde mallarını fark edecek ve tekrar Mısır’a gelmek isteyeceklerdir.
Gizli Bir İyilik
Hz. Yusuf kardeşlerinden aldığı bedeli geri vermektedir.Fakat bunu:
başlarına kakarak,
kendisini överek,
onları utandırarak
yapmaz.İyiliğini gizlice gerçekleştirir.
İhsanın Yeni Bir Görünümü
Hz. Yusuf’un ahlakında ihsan yalnız affetmek değildir.İhsan:
ölçüyü tam vermek,
misafiri güzel ağırlamak,
ihtiyacı karşılamak,
verilen bedeli bile geri koymak
şeklinde görünmektedir.
Kardeşlerinin Muhtaçlığını Gözetmesi
Kıtlık döneminde ailelerin elindeki mallar değerlidir.Hz. Yusuf kardeşlerinin yeniden gelebilmesini kolaylaştırmak istemiştir.Bu davranış ailesine duyduğu merhameti gösterir.
İyilikte Gösterişten Kaçınmak
Hz. Yusuf yaptığı iyiliğin bilinmesini şart koşmaz.Bazen en güzel iyilik:alan kişinin mahcup edilmediği iyiliktir.
ELLİ BİRİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf kardeşlerine yalnız erzak vermedi; verdikleri bedeli de gizlice geri koyarak ihsanını onların onurunu koruyarak yaptı.
ELLİ İKİNCİ BÖLÜM
Kardeşlerin Hz. Yakup’un Yanına Dönmesi
Yusuf Suresi 63
Kardeşler babalarının yanına döndüğünde bir sonraki gelişlerinde diğer kardeşleri yanlarında olmazsa kendilerine yeniden erzak verilmeyeceğini söyler.Bu nedenle kardeşlerini kendileriyle göndermesini ister ve onu mutlaka koruyacaklarına söz verirler.
Geçmişin Tekrarı
Bu sözler Hz. Yakup için çok ağırdır.Çünkü yıllar önce de aynı çocuklar:
Yusuf’u kendileriyle göndermesini istemiş,
onu koruyacaklarını söylemişti.
Şimdi aynı sözler yeniden karşısındadır.
“Onu Koruyacağız”
Kardeşlerin sözü geçmişte bozulmuştur.Bu nedenle yalnız söz artık yeterli değildir.Güven:
sözle kurulabilir,
davranışla güçlenir,
ihanetle kırılır,
ancak zaman ve doğrulukla yeniden kazanılır.

Kıtlığın Baskısı
Ailenin yiyeceğe ihtiyacı vardır.Bu nedenle Hz. Yakup zor bir kararın karşısındadır.Bir tarafta:
oğlunu koruma arzusu,
diğer tarafta:
bütün ailenin rızık ihtiyacı
vardır.
ELLİ İKİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Yıllar önce Yusuf için verilen “Onu koruyacağız” sözü tutulmamıştı. Şimdi aynı söz, başka bir kardeş için yeniden Hz. Yakup’un karşısındaydı.
ELLİ ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Hz. Yakup’un Geçmişi Hatırlatması
Yusuf Suresi 64
Hz. Yakup oğullarına, daha önce Yusuf konusunda onlara güvendiği gibi şimdi de kardeşi konusunda mı güvenmesi gerektiğini sorar.Ardından gerçek koruyucunun Allah olduğunu ve O’nun merhametlilerin en merhametlisi olduğunu bildirir.
Kırılmış Güven
Hz. Yakup geçmişi unutmamıştır.Affetmek:
yaşananı yok saymak,
aynı şartlarda aynı güveni hemen vermek
değildir.
Geçmişten Ders Çıkarmak
Hz. Yakup oğullarına önceki emaneti hatırlatır.Bu bir intikam değildir.Yeni bir karar verirken geçmiş tecrübeyi hesaba katmaktır.
Gerçek Koruyucu
Hz. Yakup sonunda:“Allah en hayırlı koruyucudur.”anlamındaki sözü söyler.Bu, insan tedbirini tamamen bırakmak anlamına gelmez.Aksine:Tedbir alınır, güvence istenir, sonra Allah’a tevekkül edilir.
Merhametlilerin En Merhametlisi
Hz. Yakup Allah’ın koruyuculuğunu merhametiyle birlikte anar.Çünkü onun ümidi yalnız oğlunun korunması değildir.Ailesinin tamamının Allah’ın rahmetiyle kuşatılmasıdır.
ELLİ ÜÇÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup insanın verdiği sözün bozulabileceğini öğrenmişti; bu yüzden nihai güvenini insanlara değil, Allah’a bağladı.
ELLİ DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Mallarının Kendilerine Geri Verildiğini Görmeleri
Yusuf Suresi 65
Kardeşler yüklerini açtıklarında getirdikleri malların kendilerine geri verildiğini görürler.Babalarına artık daha ne isteyebileceklerini söylerler.Kardeşlerini yanlarında götürürlerse yeniden erzak alabileceklerini, ailelerini besleyebileceklerini ve onun güvenliğini koruyacaklarını ifade ederler.
Beklenmeyen İyilik
Kardeşler mallarının geri konulduğunu görünce şaşırır.Mısır’daki yöneticinin:
ölçüyü tam vermesi,
kendilerini güzel ağırlaması,
mallarını geri göndermesi
onlarda yeniden gitme isteği oluşturur.
Hz. Yusuf’un İhsanının Etkisi
Hz. Yusuf kimliğini açıklamadan bile ailesine iyilik etmektedir.Bu iyilik:
onları kendisine yaklaştırmakta,
aile birleşmesine giden yolu hazırlamakta,
kıtlık içinde ihtiyaçlarını karşılamaktadır.

Rızık ile Emanetin Birleşmesi
Ailenin yeniden erzak alabilmesi, diğer kardeşin götürülmesine bağlanmıştır.Böylece mesele artık yalnız yiyecek değil:
güven,
emanet,
kardeşlik
imtihanına dönüşür.
ELLİ DÖRDÜNCÜ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yusuf’un gizli iyiliği aileyi yeniden Mısır’a yöneltti; rızık yolu, aynı zamanda parçalanmış kardeşliğin onarılacağı yol oldu.
ELLİ BEŞİNCİ BÖLÜM
Hz. Yakup’un Sağlam Söz Alması
Yusuf Suresi 66
Hz. Yakup oğullarından Allah adına sağlam bir söz almadan diğer oğlunu kendileriyle göndermeyeceğini bildirir.Ancak tamamen kuşatılıp çaresiz bırakılmaları hâlini bunun dışında tutar.Oğulları söz verdikten sonra Hz. Yakup:“Söylediklerimize Allah vekildir.”anlamında konuşur.
Bu Defa Yalnız Söz Yetmez
Hz. Yakup geçmişte yaşananlardan ders çıkarmıştır.Bu nedenle bu kez:
sıradan bir vaat değil,
Allah adına güçlü bir söz
ister.
İmkânsızlık Hâlini Ayırması
Hz. Yakup adaletlidir.Oğullarını güçlerinin yetmediği bir durumdan sorumlu tutmaz.Tamamen kuşatılıp engellenmeleri hâlini istisna eder.Bu önemli bir ölçüdür:Sorumluluk, insanın gücü ve imkânıyla bağlantılıdır.
Allah’ı Şahit Tutmak
Verilen söz yalnız baba ile oğulları arasında değildir.Allah’ın huzurunda verilmiş bir emanettir.Bu durum sözün manevi sorumluluğunu artırır.
Tevekkülün Gerçek Şekli
Hz. Yakup:
Geçmiş tecrübeyi dikkate alır.
Güvence ister.
İstisnayı belirler.
Sağlam söz alır.
Sonucu Allah’a bırakır.
Bu, Kur’an’daki tedbir ve tevekkül birlikteliğinin güzel örneklerinden biridir.
ELLİ BEŞİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup tevekkül ederken tedbiri bırakmadı; tedbirini aldıktan sonra emaneti Allah’a teslim etti.
ELLİ ALTINCI BÖLÜM
Mısır’a Ayrı Kapılardan Girme Öğüdü
Yusuf Suresi 67
Hz. Yakup oğullarına Mısır’a tek bir kapıdan topluca girmemelerini, farklı kapılardan girmelerini öğütler.Fakat bu tedbirin Allah’ın hükmünü değiştiremeyeceğini de açıkça söyler.Hükmün yalnız Allah’a ait olduğunu, yalnız O’na tevekkül ettiğini ve tevekkül edenlerin de O’na güvenmesi gerektiğini bildirir.
Tedbir
Hz. Yakup oğullarının dikkat çekmemesi için farklı kapılardan girmelerini istemiş olabilir.Kur’an bunun kesin sebebini açıklamaz.Bu nedenle sebep konusunda kesin hüküm vermeden, bunun bir tedbir olduğu söylenebilir.
Tedbir Kaderi Yönetmez
Hz. Yakup hemen önemli bir sınır koyar:Aldığım tedbir Allah’ın hükmünü değiştiremez.Bu, tevekkülün özüdür.
Sebepler ile Allah Arasındaki Ölçü
Kul:
kapıyı kilitler,
yolunu planlar,
güvenliğini gözetir,
geleceğe hazırlanır.
Fakat bunların hiçbirini bağımsız koruyucu kabul etmez.Koruyan Allah’tır.
Hüküm Yalnız Allah’ındır
Hz. Yakup bütün olayların nihai sonucunu Allah’a bırakır.Çünkü insan:
tedbir alabilir,
hesap yapabilir,
plan kurabilir;
fakat sonucu kesin olarak yaratamaz.
Tevekkül
Tevekkül:hiçbir şey yapmadan beklemek değildir.Tevekkül:Gerekeni yapmak ve sonucu Allah’a teslim etmektir.
ELLİ ALTINCI BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup oğullarına ayrı kapılardan girmelerini söyledi; fakat kalbin kapısını yalnız Allah’a açtı: Tedbir kuldan, hüküm Allah’tandır.
ELLİ YEDİNCİ BÖLÜM
Hz. Yakup’un Öğretilmiş Bir İlim Sahibi Olması
Yusuf Suresi 68
Oğulları babalarının söylediği şekilde Mısır’a girerler.Bu tedbir Allah’ın takdir ettiği şeyi değiştirecek değildir.Ancak Hz. Yakup’un gönlündeki bir ihtiyacı yerine getirmiştir.Kur’an Hz. Yakup’un Allah’ın kendisine öğrettiği bir bilgi sahibi olduğunu, fakat insanların çoğunun bunu bilmediğini bildirir.
Öğretilmiş İlim
Hz. Yakup’un bilgisi yalnız hayat tecrübesinden kaynaklanmaz.Kur’an onun Allah tarafından öğretilmiş bir bilgi taşıdığını bildirir.Fakat bu bilgi:
Allah’ın bütün gaybını bilmek,
kaderi yönetmek
anlamına gelmez.Gaybın mutlak bilgisi Allah’a aittir.
Bilgi ile Tevekkül
Hz. Yakup’un bilgisi onu sebepleri terk etmeye götürmemiştir.Tam tersine:
düşünmüş,
tedbir almış,
çocuklarını uyarmış,
ardından Allah’a güvenmiştir.

İlmin Sınırını Bilmek
Gerçek ilim yalnız bildiğini bilmek değildir.Bilmediğinin sınırını da bilmektir.Hz. Yakup:
Allah’ın hükmünü değiştiremeyeceğini,
tedbirinin sınırlı olduğunu
açıkça kabul etmiştir.
ELLİ YEDİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Hz. Yakup’un ilmi onu kibire değil tevekküle götürdü; çünkü gerçek bilgi, kulun sınırını ve Allah’ın hükmünü bilmektir.
ELLİ SEKİZİNCİ BÖLÜM
Hz. Yusuf’un Öz Kardeşiyle Buluşması
Yusuf Suresi 69
Kardeşler yeniden Hz. Yusuf’un huzuruna geldiklerinde Hz. Yusuf öz kardeşini yanına alır.Ona gizlice:“Ben senin kardeşinim.”der.Ardından geçmişte kardeşlerinin yaptıkları sebebiyle üzülmemesini ister.
Yıllar Sonra İki Kardeş
Hz. Yusuf yıllar sonra öz kardeşine kavuşmuştur.Bu buluşma:
çocukluk ayrılığının,
aile hasretinin,
yıllarca süren bekleyişin
ardından gelmiştir.
Kimliğini Önce Ona Açıklaması
Hz. Yusuf henüz diğer kardeşlerine kimliğini söylemez.Fakat öz kardeşine gerçeği açıklar.Bu, ona:
güven,
teselli,
olayların devamında karşılaşacağı durumlara dayanma gücü
vermiştir.
“Üzülme”
Hz. Yusuf kardeşine geçmişin yükünü taşımamasını söyler.Bu söz Hz. Yusuf’un kendi ahlakını da yansıtır.O geçmişi:
intikamla,
nefretle,
sürekli öfkeyle
taşımamaktadır.
Kardeşliğin Yeniden Kurulması
Bir zamanlar kıskançlıkla parçalanan ailede ilk gerçek birleşme gerçekleşmiştir.İki kardeş yeniden yan yanadır.Fakat daha büyük kavuşma henüz gelecektir.
ELLİ SEKİZİNCİ BÖLÜMÜN ÖZÜ
Yıllarca ayrı kalan iki kardeş yeniden buluştu. Hz. Yusuf’un ilk sözü geçmişi büyütmek değil, kardeşinin kalbini teselli etmek oldu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.