8. bölüm / 30
Sarmaşık8. BÖLÜM / RÜZGAR 🍃
Bölümler 30Şu an: 8. BÖLÜM / RÜZGAR 🍃
- 1 1. BÖLÜM /YABANCI 🍃1.132 kelime
- 2 2.BÖLÜM /MİSAFİR 🍃1.397 kelime
- 3 3.BÖLÜM /KIRBAÇ 🍃2.330 kelime
- 4 4.BÖLÜM / ALAZ 🍃2.948 kelime
- 5 5.BÖLÜM / İZ 🍃2.638 kelime
- 6 6.BÖLÜM / DEĞİŞKEN 🍃2.817 kelime
- 7 7. BÖLÜM / KARANLIĞA DAVET 🍃2.348 kelime
- 8 8. BÖLÜM / RÜZGAR 🍃1.238 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 9. BÖLÜM / DOKUNUŞ🍃1.398 kelime
- 10 10. BÖLÜM / DEJAVU🍃1.657 kelime
- 11 11.BÖLÜM / KUŞ 🍃2.083 kelime
- 12 12.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 🐍2.721 kelime
- 13 13.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 2 🐍1.301 kelime
- 14 14.BÖLÜM /DİRİLİŞ 🍃1.961 kelime
- 15 15.BÖLÜM / KAVUŞMA🍃1.433 kelime
- 16 16.BÖLÜM / FOTOĞRAF 🍃1.635 kelime
- 17 17.BÖLÜM / SİRİUS 🍃1.560 kelime
- 18 18.BÖLÜM / DÜNYA 🌍1.491 kelime
- 19 19.BÖLÜM / DÜNYA 2 🌍1.724 kelime
- 20 20.BÖLÜM / DÜNYA 3 🌍1.333 kelime
- 21 21. BÖLÜM / DÜNYA 4 🌍1.703 kelime
- 22 22. BÖLÜM / DÜNYA 5 🌍1.682 kelime
- 23 23. BÖLÜM / DÜNYA 6 🌍1.518 kelime
- 24 24.BÖLÜM /DÜNYA 7 🌍2.517 kelime
- 25 25. BÖLÜM / DÜNYA 8 🌍1.845 kelime
- 26 26. BÖLÜM / DÜNYA 9 🌍2.115 kelime
- 27 27. BÖLÜM / YILDIRIM KRİSTALİ 🍃2.651 kelime
- 28 28. BÖLÜM / ZİNDANDA Kİ ÇİÇEK 🍃640 kelime
- 29 29. BÖLÜM / SONA DOĞRU 🍃2.476 kelime
- 30 30.BÖLÜM / FİNAL 🍃1.917 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
🍃
Hayatımda tanımlayamadığım,anlam veremediği olaylar gelişiyordu.
Değişken neden ona katılmamda ısrarcıydı ve neden reddetmeme rağmen benim için tekrar geleceğini söylemişti.
Ne olursa olsun asla onlara katılmayacağım.
Asla kraliçeyi ve diğerlerini yüz üstü bırakmayacağım.
Sonunda ölüm dâhi olsa yinede bunu yapmayacağım.
Gitmişti . Değişken ve dikenler gitmişlerdi.
Bu bir savaş veya saldırı değildi.
Değişken benim için gelmişti , beni o lanet karanlığına davet etmişti.
Ben ise olduğum yerde duruyordum.
Alaz'ın omzuma dokunmasıyla irkildim.
Hareket etmeliydim. Farahı aramalıydım.
Koşmaya başladım. Onu bıraktığım yere doğru koşuyordum.
Ne olur burada , Kaya'nın yanında güvende olsun ne olur .
İçten içe dualar ediyordum.
Bir anda duraksadım. Karşımda hala bıraktığım yerde duran farahı gördüm.
Oradaydı tam karşımdaydı. Aramızda az olan mesafeyi koşarak aştıktan sonra sıkıca faraha sarıldım. "İyisin" dedim rahatlamış bir sesle .
"İyiyim"diyerek karşılık verdi.
Farahtan ayrılarak "senin için çok endişelendim"
Dediğimde alaz arkadan seslenerek
" endişeleneceğin kişi o değil sensin . Senin için geldiler " dedi.
Arkamı dönerek alazın yüzünü baktım tam bir şey diyecekken kraliçe seslendi "sarmaşık buraya gel " diyerek beni huzuruna çağırıyordu.
kraliçe'nin olduğu yöne doğru ilerlemeye başladım.
Arkamdan ayak seslerini işitiyordum. Benimle birlikte onlarda arkamdan geliyordu .
Kraliçenin yanına varmıştım. Bana bu sefer öfke dolu değilde tedirgin bir yüz ifadesiyle bakıyordu.
Eğilip "buyrun kraliçem" dedikten sonra başımı kraliçeye doğru kaldırdım.
"Neler oluyor bunca saldırı senin için miydi"
"Sanırım kraliçem"
" Bize ihanet eden muhafız sana ne söyledi"
"Kraliçem o muhafız bizden biri değil."
Dediğimde kraliçe ve diğer herkes şaşkın bakışlarıyla bana bakıyorlardı.
"Nasıl yani" Kraliçeyle birlikte lord Barlas ve baş muhafızda kraliçeyle birlikte bana doğru bir kaç adım yaklaşırken.
"Kraliçem o bir değişken size önceden bahsetmiştim. Doğaüstü varlıkların şekline bürünebiliyor."
" Demekki bizim gibilerinde şekline bürünebiliyor."
"Büyüyle yapılmış olabilir kraliçem bizim gibilerin şekline bürünmek kara büyü ile mümkündür " demişti lord Barlas araya girerek.
"Peki senden ne istiyor ne içindi bu saldırı"
Kraliçe herkesin merakla beklediği o soruyu sormuştu .
"Beni kendi krallığına kendi ordusuna katılmayı teklif etti. O gün dağda yine davet etmişti reddetmeme rağmen ikinci kez tekrar davet etti.
Ve kabul edene kadar benim için gelmeye devam edecekmiş."
" neden illada seni istiyor anlamış değilim."
"Bende bilmiyorum majesteleri "
"Anlaşılan seninde çok korunmaya ihtiyacın var."
Dedi kraliçe . Baş muhafıza dönerek " sarmaşığa korumaları için en iyi muhafızlarımızı belirle yanından asla ayrılmasınlar "
"Peki majesteleri " dediğinde araya girdim.
"Gerek yok majesteleri ben kendimi koruyabilirim"
Dediğimde kraliçe öfkeyle gözleri kısarak " sakın itiraz etme ."
"Peki majesteleri " diyerek kabul etmek durumunda kaldım. Zaten etmeme gibi bir lüksüm de olamazdı sonuçta emir kraliçe tarafından verilmişti.
"Majesteleri değişkenin buraya geldiğinden zehirin haberi yokmuş " dediğimde kaşlarını yukarı kaldırdı .
"Bak işte bu dahada tohaf . Böyle habersiz iş yaptığına göre zehire yakın biri olmalı. "
"Ya öyle yada çok cesaretli biri olmalı." Dedim.
Lord Barlas söze girerek "kraliçem eğitimleri daha sıkı tutmalıyız . Düşmanımız gittikçe dahada güçleniyor ve artıyorlar "
"Evet haklısın lord Barlas . Sen ne yapacağını biliyorsun halledersin "
"Peki kraliçem"
"Sana gelince sarmaşık küçüklüğünde olduğu gibi gözüm hep senin üstünde olacak . Sen ne kadar büyümüş olsanda yinede seni koruyup kollayacağım , kollayacağız."
Tam ağzımı açıp bir şey diyecekken
"Sakin bir şey söyleme "
Dediğinde konuşmak için açmış olduğum ağzımı kapattım.
Kraliçe son sözünü söyledikten sonra gitmişti.
Lord Barlas gür bir sesle "herkes hazırlansın sıkı eğitime geçiyoruz "
Dedikten sonra oradan ayrıldı.
Kaya elimi sert bir şekilde tutup beni kendine çevirdi .
" Neden daha önce söylemedin " demişti gözleri tıpkı bir yanardağı andırıyordu.
"Neyi "
"Kraliçeye anlattıklarını "
" Anlatsam ne fark edecekti"
"Fark ederdi. Bilirdik tedbirimizi alırdık ."
"Gerek yok ben başımın çaresine bakabilirim."
"Bakamassın. Sen sağlıklı düşünemiyorsun."
"Baksen sen mi düşünüyorsun"
"Ya neden anlamak istemiyorsun senin için endişeleniyorum . Korkuyorum sana bir şey olacak diye . Neden anlamıyorsun. Birşeyleri saklamak yerine anlatsan yardım istesen "
Elimi kayadan çekip parmağımla yüzünü işaret ederek konuştum ." Benim için bu kadar fazla endişelenmen sencede fazla değilmi ? Sen benim arkaşlık dışında ilerisini düşünmediğim birisin . Sende artık bunu anla bırak peşimi . Beni bu kadar düşünmene gerek yok ben kendi başımın çaresine bakarım nasıl ki sen yokken başımın çaresine baktıysam şimdide sen olduktan sonrada bakabilirim.
Biraz olsun bi düşün ya seni sevmeyen birinin peşinden koşmayı bırak artık bırak
Kimse benim gibi yüzü yaralı olan birini sevmek istemez." dedikten sonra durdum. Gözlerinden yaşlar akıyordu. Sert konuşmuştum . Pişmanmıydım evet pişmandım
Ama kendimi daha fazla tutamadım bana aşık olduğunun farkındayım . Oda benim için üzülüp , endişe etmeyi bıraksın artık. Kalbini onu benden daha çok hakeden birine açsın .
Alaz ile ufak bir bakışmadan sonra hızlıca oradan ayrıldım. Odama girip lavabonun önüne geçip yüzümü yıkadım gözüm aynadaki yansımamdaydı . Elimi yavaşça kaldırıp yaramın üzerindeki bandajı kaldırdım.
Yaram iyice ize dönüşmüştü.
Belkide değişken haklıydı ne kadar çok kişi kurtarırsam o kadar çok yara alacaktım .
Alaz , kayayla konuşmalarımıza kulak misafiri olmuştu.
Bandajı tekrar gözüme bağladım.
Kapının çaldığını işittim.
Kapıya açtığımda karşımda Buğra vardı.
Çaylaklardan biri.
"Lord Barlas hemen eğitim alanına gelip eğitime başlamanızı söyledi ."
"Tamam geliyorum "
Tam gidecekken "bu arada ben Buğra yeni aranıza katıldım "
"Biliyorum birlikler söylendiğinde öğrendim adını"
"Çabuk gelseniz iyi olur . Baya sinirliydi"
"Tamam Buğra"
Buğra önden giderken bende arkasından ilerliyordum.
****
Eğitim alanına varmıştım. Herkes çoktan başlamıştı. Şuanki dersimiz dövüş hareket ve teknikleri ,herkes yapabildiklerini şuanda sergiliyordu.
Kaya'nın birliğine doğru baktığımda oradaki manzaraya takıldım. Alaz eğitimle meşgul olması gerekirken başka şeylerle meşgul oluyordu.
Yine birayla birlikte gülüşüyorlardı.
Benimle iken böyle güldüğünü hiç görmemiştim.
Çok güzel gülüyordu ,mutluydu hemde çok mutluydu .
Ama bu mutluluk benim için değildi.
Bu gülüşler bana değildi . Bir başkasınaydı.
Üzgündüm ama neden böyleyim.
Arkamdan bir el omzuma dokundu " sarmaşık yine dalmış nereye bakıyorsun"
Demişti Farah .
Yüzümü faraha dönerek " hiç bir yere bakmıyorum. Eee sen nasılsın bakalım ."
"Ben iyiyim de asıl sen nasılsın ?"
"İyiyim " dedim gözlerim hala alazın üzerindeyken.
Farah alttan alttan sırıtarak " eee varmı bir gelişme"
"Ne gelişmesi anlamadım "
Kekeledim "saçmalama Farah alazla sandığın , düşündüğün gibi bir şey yok. "
Farah gülerek "ben alaz olduğunu söylemedim ki."
Dediğinde sustum bir şey demedim. Kendimi biraz utanmış gibi hissediyorum.
Ne hayet baş muhafız "mola " diye bağırmıştı.
Olduğum yere çömeldim. Farah ise yanıma gelip oda çömeldi.
"Anlaşılan molamızı yerde oturmakla değerlendireceğiz."
"Evet aynen öyle farahcım"
Dediğimde ikimizde gülümsedik.
"Ben biraz acıktım birşeyler atıştıracağım sende ister misin?"
"Yok saol henüz acımadım "
"Peki " diyerek yanımdan ayrıldı.
Kraliçenin görevlendirdiği muhafızlar beni uzaktan takip ediyorlardı.
Çimenlerin üzerine uzanıp gözlerimi kapattım .
Rüzgarın esintisini hafifçe hissetmeye çalıştım.
Her hissettiğimde dahada çok gülümsüyordum.
Rüzgarı dinlemek hissetmek çok iyi hissettiriyordu. Dokunamasamda yinede hissetmem yetiyordu.
Sağıma dönüp iç sesimi , düşüncelerimi bir anlığına dondurduktan sonra yeniden rüzgarı hissetmeye başladım.
Yüzüme hafif hafif dokunuşlarını hissedebiliyordum.
Ben rüzgara dokunamasamda o bana dokunabiliyordu. Sanki yüzümde geziniyor gibiydi .
Gözlerime , yanaklarıma hatta dudaklarıma bile değiyordu .
Bu his beni çok iyi hissettiriyordu . Mutluydum ,
Gülüyordum . Kendi kendime gülüyordum.
Beni bu şekilde gören deli diyebilirdi.
Rüzgar şimdi saçlarımla temas ediyordu.
Dokunup geldiği yere geri gidiyordu.
Artık rüzgar durmuştu bedenimle temas etmiyordu.
Gözlerimi yavaşça araladım.
Bir müddet öylece kıpırdamadan durdum.
Kollarının üzerine başını koymuş bana bakıyordu . Alaz bana bakıyordu.
Konuşmuyordu . Hiç bir şey demiyordu sadece tebessüm ediyordu.
Bende ona bakıyordum . Birbirimize bakıyorduk .
Sanki burada aynı gökyüzünün altında sadece ikimiz varmış gibiydi.
Sessizliği bozarak sordum "rüzgar sen miydin ?"
" Ben mi olmalıyım "
"Sen miydin diyorum soruma soruyla cevap verme".
" evet bendim. Çok güzel gülüyordun dayanamadım. Sana dokunmak istedim . Tıpkı rüzgarın sana dokunmak istediği gibi ...."
🍃BÖLÜM SONU 🍃
Bölüm etkileşimi
