12. bölüm / 30
Sarmaşık12.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 🐍
Bölümler 30Şu an: 12.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 🐍
- 1 1. BÖLÜM /YABANCI 🍃1.132 kelime
- 2 2.BÖLÜM /MİSAFİR 🍃1.397 kelime
- 3 3.BÖLÜM /KIRBAÇ 🍃2.330 kelime
- 4 4.BÖLÜM / ALAZ 🍃2.948 kelime
- 5 5.BÖLÜM / İZ 🍃2.638 kelime
- 6 6.BÖLÜM / DEĞİŞKEN 🍃2.817 kelime
- 7 7. BÖLÜM / KARANLIĞA DAVET 🍃2.348 kelime
- 8 8. BÖLÜM / RÜZGAR 🍃1.238 kelime
- 9 9. BÖLÜM / DOKUNUŞ🍃1.398 kelime
- 10 10. BÖLÜM / DEJAVU🍃1.657 kelime
- 11 11.BÖLÜM / KUŞ 🍃2.083 kelime
- 12 12.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 🐍2.721 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 13.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 2 🐍1.301 kelime
- 14 14.BÖLÜM /DİRİLİŞ 🍃1.961 kelime
- 15 15.BÖLÜM / KAVUŞMA🍃1.433 kelime
- 16 16.BÖLÜM / FOTOĞRAF 🍃1.635 kelime
- 17 17.BÖLÜM / SİRİUS 🍃1.560 kelime
- 18 18.BÖLÜM / DÜNYA 🌍1.491 kelime
- 19 19.BÖLÜM / DÜNYA 2 🌍1.724 kelime
- 20 20.BÖLÜM / DÜNYA 3 🌍1.333 kelime
- 21 21. BÖLÜM / DÜNYA 4 🌍1.703 kelime
- 22 22. BÖLÜM / DÜNYA 5 🌍1.682 kelime
- 23 23. BÖLÜM / DÜNYA 6 🌍1.518 kelime
- 24 24.BÖLÜM /DÜNYA 7 🌍2.517 kelime
- 25 25. BÖLÜM / DÜNYA 8 🌍1.845 kelime
- 26 26. BÖLÜM / DÜNYA 9 🌍2.115 kelime
- 27 27. BÖLÜM / YILDIRIM KRİSTALİ 🍃2.651 kelime
- 28 28. BÖLÜM / ZİNDANDA Kİ ÇİÇEK 🍃640 kelime
- 29 29. BÖLÜM / SONA DOĞRU 🍃2.476 kelime
- 30 30.BÖLÜM / FİNAL 🍃1.917 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
🐍
Sonumun böyle olacağı belliydi. Gitgide sona dahada yaklaşıyordum.
Ya Medusa olarak ölecektim yada sonsuza dek taş olacaktım.
Bu sonu kendim seçtim o yüzden de kabullenmeliyim.
Kimsenin benim için endişelenmesini istemiyorum. O yüzden kimseye söylemeyeceğim. Zaten hayatımız boyunca hep bir endişeyle yaşadık. Diyarımızı ne pahasına olursa olsun korumaya and içtik.
Kraliçeye birde bu yükü veremezdim.
Bu durumu kendi başıma halletmeliydim.
Düşmanım bana yardım edecekti.
Kimin aklına gelenilirdiki doğaüstü bir değişkenin bana yardım edebileceği.
Belkide yardım etmemeli her ne kadar bana düşmanım değilsin desede en çokta düşmanım olduğu halde düşmanın değilim diyenlerden korkmalıyız,kaçınmalıyız.
Demekki gerçek sanıp inandığım şeyler gerçek değilmiş.
Gerçek olmasada yinede canımı çok yakıyordu.
Hiç biri gerçek değil , hiçbiri doğru değil.
Yavaş adımlarla aynamın önüne geçtim.
Aynadaki görüntümü seyrediyordum.
Bileğimin acısıyla aynadaki görüntüm bulanıklaşmaya başladı.
Aynada tohaf bir şey görüyordum.
Ellerimle gözlerimi ovuşturduktan sonra tekrar yansımama baktım.
Aynaya daha çok yaklaştım.
Gözlerimin biri beyaz diğeri ise normaldi. Tıpkı halisünasyonlarımda farahın bana dediği gibi.
Yaklaştığım aynadan yavaş adımlarla geriye doğru çekildim . Merih haklıydı .
Merihin söyledikleri zihnimde canlanıyor kulaklarımda yankılanıyordu.
****
Anonsun sesiyle yeni bir güne gözlerimi araladım.
Hızlıca duş alıp üzerimi giyindim.
Eğitim için hazırdım . Umarım bugünde dünkü gibi olmaz .
Yavaşça kapıyı açıp eğitim alanına doğru ilerlemeye başladım.
Bugünkü dersimiz mızrak çıkarmaydı
"Bugünkü dersimiz mızrak çıkarma herkes beni dikkatlice izlesin "
Dedikten sonra çaylaklara baktım hepsi pürdikkat beni izliyordu.
Sağ elimi bel hizamdan önden arkaya doğru uzattım.
Elimi önüme geri getirdiğimde hançer elimdeydi.
Hançeri aldığım gibi geri yerine koyup takrar hançeri çıkardım .
"Evet şimdi sıra sizlerde başlayabilirsiniz"
Gözlerim her zamanki yerini alıp alaza odaklanmıştı. Kimseyle gülüp eğlenmiyor sadece çalışıyordu. Bu beni ufakta olsa güldürmüştü.
Güldüğümü fark ettiğinde oda bana karşılık verip gülümsedi. Kaya ise durumu fark ederek bir ona birde bana baktıktan sonra tekrar önüne döndü.
Alazın olduğu yöne bakarken bir şey dikkatimi çekti. Biray bir köşeye oturmuş. Çimlerle uğraşıyordu. Üzgün görünüyordu. Acaba ne olmuş olabilirdi.
Bir anda alaz önünde eğildi. Birayı öyle üzgün görünce sanki alazda tıpkı onun gibi üzülmüştü.
Nedenini bilmiyor olsamda bu durum beni çok öfkelendirmişti.
Gözlerimi o bölgeden çekmek istedim.
Sağa ve sola baksamda nafile gözlerim yine oraya kilitleniyordu.
Bir ses gözlerimi oradan alıkoymuştu.
Bu ses baş muhafız ılgarın sesiydi.
"Efgen dünyada yangın çıkmış dünyaya gidiyorsun kraliçenin emridir."
"Tabi efendim " dedi efken .
Herkes sessizdi. Alaz ve birayda öyle . Sessizce burayı seyrediyorlardı.
Araya girerek " efendim efgenin yerine bu görevi ben üstlenebilir miyim ?"
" sen mi ? Neden onun yerine sen gitmek istiyorsun. "
Alaz birden eğildi yerden kalkarak bana bakıyordu. Oda biliyordu bunu neden istediğimi .
"Efendim malumunuz ki üst üste çok şeyler yaşadım biraz kendim için farklılık istiyorum oyüzden bu görevi ben üstlenmek istiyorum."
"Tek sen değil hepimiz bir şeyler yaşadık. Ayrıca bu kraliçenin emridir . Kraliçeyle konuşsan bile yinede sana izin verilmeyecek illaki sebebini biliyorsun. Bir müddet dünya görevlerinden uzaklaştırıldın "
Tam ağzımı açıp bir şey diyecekken baş muhafız parmağıyla sus işareti yaparak konuşmama engel olmuştu .
Bir şey diyememiştim. Efgen görev için hazırlanmaya giderken bana dönerek alaycı bir gülümsemeyle baktı.
Bu çocuğun bakışları bile beni sinir etmeye yetiyordu.
Bir müddet çalıştıktan sonra ne hayet mola vakti gelmişti.
Yemeğimi alıp bir köşeye oturdum. Kimseyle konuşmak istemiyordum .
Alazın yanınada gitmeyecektim.
Biray için üzülmesi beni hüzünlendirmişti.
Yanıma birinin oturduğunu hissettim.
Dönüp baktığımda o kişi alazdı .
İfadesizce konuşmaya başladı
" benim için mi dünya görevi istedin."
Bu soruyu beklemiyordum.
Ona vereceğim cevabı biliyordum.
"Evet " dedim fakat yüzüne bakamıyordum.
"O kadar çok mu istiyorsun gitmemi"
İstiyorum çünkü kabuslarımın gerçek olmasını istemiyorum. Senin birayla olmanı , ona yakın olmanı hiç istemiyorum.
O kişi ben olmayacaksam hiç kimse olmasın istiyorum. Fakat biliyorum ki muhakkak hayatında biri hep varolacak . O kişinin benim tanıdığım veya sürekli gördüğüm kişi olmasını istemiyorum . Ve işte bu yüzden ait olduğun dünyaya gitmelisin o kişi , değer verdiğin sevdiğin insan olmalı tıpkı senin gibi .
Benim sizi göremeyeceğim bir yerde ve o kişi göremeyeceğim bir yerde olmalı.
Diyerek geçirdim içimden .
"Herkes evine gitmek ister " dedim .
"Ben sana soruyorum gitmemi çok mu istiyorsun"
"Herkes ait olduğu yere geri dönmeli istesekte istemesekte dönmeli "
Alaz ayağa kalkarak "peki ben anladım seni gitmemi çok istiyorsun senden uzaklaşmamı gözünün önünde olmamamı çok istiyorsun."
Dedikten sonra yanımdan uzaklaştı.
Yaptığım tek şey gidişini seyretmekti.
Ne birşey söyleyebildim nede onu kolundan tutup gitmesine engel olabildim.
Tekrar bileğindeki o acıyı hissettim.
Bileğime baktığımda hiçbir iz göremedim.
Farah uzaktan durumu fark ederek yanıma koştu.
"Sarmaşık noldu iyi misin ?"
Bileğimi tutarak " sadece bileğim acıyor "
Dediğimde kolumu tutup bileğime baktı .
" bileğinde neden iki tane kırmızı nokta var sanki bir şey ısırmış gibi"
"Yılan gibi mi ?"
"Evet aynen yılan gibi ."
"Çünkü yılan ısırdı"
Bir dakika gözlerim kocaman açıldı.
"Sen benim gördüğümü görüyor musun? " dedim bileğimdeki ısırık izine bakarak.
Farah bileğime bakarak " eğer bileğindeki ısırık izini kasdediyorsan görüyorum.
Görmemem gereken bir şey mi görüyorum neden soruyorsun "
"Yoo hayır " dedim hala şaşkınlığım üzerimdeydi.
" nasıl ne zaman oldu bu " demişti Farah bileğimi işaret ederek .
"Alaz için arma almaya gittiğimde küçük bir delikten çıkıp bileğimi ısırdı"
" sen o zamandan beri neden hiç bir şey söylemedin "
"Kimseyi telaşlandırmak istemedim . Zaten önemsiz bir şey iyiyim ben bak acı geçti bile "
" nasıl önemsiz ya zehirlendiysen "
"Zehirlenmiş olsaydım şu ana kadar
anlamazmıydık "
"Evet doğru ama neden acıyor o zaman"
"Isırıldığım içindir illaki . Farah sana bir şey sorabilir miyim? "
"Tabi sor " dedi meraklı gözlerle bana bakarken .
Diyelim ki tıpkı kül kedisi masalındaki gibi bir peri karşına çıktı ve sana iki seçenek sundu .
Biri yay olmak diğeri ise ok . Ve bunlardan sadece birini seçmek zorundasın hangisini seçerdin."
Tohaf bakışları üzerimde gezinip duruyordu.
"Bu nasıl bir soru böyle güzel bir elbiseye ve at arabasına ne oldu ? " demişti kaşlarını çatarak.
"Sen soruma cevap ver "
"Peki " diyerek duraksadı.
Ardından dudaklarını tekrar araladı.
"Sorun tohaf olsada cevaplayacağım.
Yay olursam hedefimin kim olduğuna veya ne olduğuna bağlı .
Ok olursam kimin yayından atılacağıma bağlı .
Kısacası yay olup sevdiklerime zarar vereceğimi
Ok olup bir defa hedefe atılmayı tercih ederdim sanırım."
Farahın söyledikleri şeyler mantıklıydı.
Sanırım bende onun gibi yapardım.
"Neden bu tohaf soruyu sordun "
"Hiç kimse öylesine sordum." Dedim farahı geçiştirerek .
"Tamam peki inanmış gibi yapıyorum. Neyse ben gidiyorum birazdan eğitimim başlayacak sonra bu konuyu konuşucaz ve eğitimler bitince durumu anlatmak için kraliçenin huzuruna gideceğiz kendini hazırla "
"Olmaz açıklayamayız eğer bilirlerse alazın kimliği ifşa olur bunu göze alamam ."
"Peki ne yapmayı düşünüyorsun "
"Düşmanından haber bekleyeceğim "
Dedimde kaçları yeniden çatıldı "
"Anlamadım " dediğinde şifacılar için anons verildiğinde
"Ne demek istediğini sonra konuşacağız şimdi gitmeliyim " diyerek yanımdan ayrıldı.
Alaz karşıdan Biray ve arkadaşlarıyla bölgelerine geçiyordu.
Beni yanlış anlamıştı ben gitmesini istemiyordum sadece onu düşündüğüm için söyledim.
Aslında birazda kendimi düşünüyorda olabilirim.
Sanırım söylediklerim onu üzmüştü.
Bu yanlışlığı düzeltmeli ve ona daha düzgün bir açıklama yapmalıydım. En azından bunu hak ediyordu.
Yavaş adımlarla alaza doğru ilerledim
Biray yanında, fısıltıyla birşeyler konuşuyorlardı.
Yanına vardığımda
Alaza bakarak "biraz konuşabilir miyiz." Dedim yüzüne bakarken .
"Olur konuşalım " demişti sesi gayet sakin geliyordu sanırım öfkesi dinmişti.
"Yalnız konuşsak " dedim biraya bakıp tekrar gözlerimi alaza çevirirken .
Biray alaza dönerek "bizim önemli bir şey hakkında konuşmamız gerekiyor biliyorsun değilmi alaz "
Alaz elini başına koyarak "Aaa evet doğru o mevzu "
"Aynen alazcım" demişti Biray bir alaza birde bana bakarak .
Vayy alaz ne ara alazcım olmuştu . Bu ikisi önemli ne konuşabilirler ki .
Alaz bana dönerek " sonra konuşsak olurmu önemli değilse eğer "
"Tabi önemli bir şey değildi zaten siz keyfinize bakın "
Dedikten sonra yanlarından ayrıldım.
Uzaktan uzaktan alazı seyrediyordum.
Üzgündüm. Onları öyle konuşurken gördüğümde , gülerken gördüğümde üzgündüm.
Beni ikinci plana attığı için üzgündün.
Neden her seferinde üzgündüm.
Bileğimdeki acı tekrardan kendini belli etmeye başlamıştı.
Gözlerim hala alazdaydı bir yandan bileğimi tutuyor bir yandanda onları seyrediyordum.
Kafamın içinde ufak ufak sesler geliyordu.
Tam anlayamıyordum.
Zaten anlayamazdımda tamamen alaz ve biraya kilitlenmiş durumdaydım. Buğu ve ezel ormana doğru ilerliyordu . Ardından alaz ve birayda ormana doğru ilerliyordu.
Hala konuşuyorlardı . Bir anda onlarda ormana doğru ilerlemeye başladılar .
Neden ikisi birlikte ormana doğru gidiyorlardı.
Kafamın, zihnimin içindeki bir ses bana sesleniyordu "sarmaşık ormana git "
Diyordu. Defalarca kafamın içinde bu sözler tekrar ediyordu.
Sesi dinledim ormana doğru ilerlemeye başladım.
Burası kabuslarımda veya da halisünasyon olarak gördüğüm yerdi .
Biraz daha ilerledim . Bir anda duraksadım.
Gördüklerimin doğru olduğuna inanamadım.
Gözlerimi bir kaç kez açıp kapattım.
Ama boşuna hala görmek istemediğim şeyler görüyorum. Belkide yine kabustur .
Yada halisünasyondur gerçek değildir.
Elimle kolumu çimdiklediğimde acı hissettim. Evet şuanda gerçekti ve gördüğüm şeyler gerçek olmaya başlıyordu.
Alaz birayı büyük ağacın gövdesine yaslamış burun buruna duruyorlardı.
Aralarında sadece bir santim kalmıştı.
Buğra benim onlara baktığımı fark ederek " alaz birayı seviyormuş "
Buğranın sesi tüm bedenimde yankı uyandırmıştı.
Buğu ve ezel de benim baktığım yöne ,onlara bakıyordu. Ezel diğerlerine göre bu duruma daha çok üzülmüş gibi duruyordu. Ellerine baktığımda ellerini yumruk yapmış onları seyrediyordu . Tıpkı benim gibi oda elini sıkı bir yumruk yapmıştı . Ve benim gibi tırnakları avuç içine geçmiş olmalıydı.
Yıkılmıştım onları öyle görünce tüm diyar sanki benim üstüme yıkılmış gibiydi.
Buğranın söylediklerinden sonra kalbim kırılmıştı.
Kalbimdeki kırıklığı hissedebiliyordum.
Onarılması zor olan bir kırıktı. Hatta imkansız olan bir kırıklık.
Bileğim dahada çok acımaya başladı.
Kendimi çok tohaf hissediyordum.
Önemli dedikleri bumuydu yani. Beni ikinci plana atmasının sebebi birayı seviyor olmasımıydı.
Ona gülülümsemesi , onun için üzülmesi hepsi onun sevdiği için miydi.
Etraf bana çok farklı görünüyordu .
Sanki etrafı beyaz görmeye başlamıştım.
Biray beni farkettiğinde alaza bakarak
"sarmaşık" demişti.
Alaz birayın baktığı tarafa baktığında beni görünce oda şaşırmıştı . Sanki olmamam gereken yerdeymişim gibi bana öylece şaşkınlıkla bakıyordu
ismimi sanki yeni öğrenmiş gibi oda "sarmaşık "demişti.
Gözlerimden yaşlar akıyordu hemde fazlasıyla.
Alaz bana doğru ilerlemeye başladığını fark ettiğim anda
"Sakın yanıma gelme olduğun yerde , ait olduğunun yanında kal . Benden uzak dur ."dedim. Gözlerimden tonlarca yaşlar akarken.
Buğra alaza seslenerek "ona senin birayı sevdiğini söyledim "
Alaz bana dahada yaklaşıyordu. Yanıma gelmesini hiç istemedim. Neden sevdiğini bırakıp benim yanıma geliyordu .
Aramızda az bir mesafe kaldığında " gelme uzak dur benden "diye bağırdığımda rüzgar gibi bir şey onu benden biraz daha geriye sürüklemişti.
Tekrar kafamın içinde olan fısıltıyı işittim. Bu sefer ses çok daha yakından geliyordu sanki yanımdaymış gibi. Sanki benden bir parçaymış gibi.
Alaz yerden doğrulmaya çalışırken "sarmaşık yanlış anladın açıklamama izin ver yanına gelmeme izin ver " sesi tıpkı bir rüzgar gibi gelip geçiciydi benim için .
Hiçbir Şeyi yanlış anlamamıştım . Herşey gayet apaçık ortadaydı. Onu dinlemeye ihtiyacım yoktu.
İçimdeki sesi dinleyecektim. Belki o bana mantıklı bir açıklama sunacaktı.
Arkama dönüp sesin geldiği yöne baktım.
Bir kadın gördüm. Bizden tamamen farklıydı saçlarının yerine birsürü yılanlar vardı.
Hepsi bana doğru tıslıyordu.
"Kimsin sen"dedim.
"Ben Medusa . Beni zaten biliyorsun.
Ve şimdi senin sayende kurtulma şansım var.
Senin sayende insan olabileceğim lanetimi tamamen sana aktarabileceğim."
"Kiminle konuşuyorsun " demişti alaz öfkeyle bağırarak .
Fakat umursamamıştım.
"İki seçeneğin var..." dediğinde araya girerek
"Ya senin yerini alıp taşa dönüştüreceğim yada kendim taşa dönüşeceğim değilmi ?"
"Evet aynen öyle . Baksana etrafına sevdiğin adam seni sevmiyor gözünün önünde bir başkasını seviyor . Benim yerimi alıp ondan intikamını almak istemez misin. Tüm düşmanlarından intikamını alabilirsin "
"Peki ya sevdiklerimide taşa çevirirsem " dedim gözlerindeki yaşları silerken .
Alaz ve diğerlerinin sesini işitsemde medusanın sesi onlardan daha baskın geliyordu.
"Seçim senin ikisinden birini seçmek zorundasın"
Demişti kuvvetli bir kadın sesi.
Ya yay olacaktım yada ok .
İkisinden birini seçmek zorunda kalacağımı biliyordum . Fakat bu kadar erken olabileceğini hiç düşünmemiştim.
Fakat Medusanın bakışları değişmişti bana tedirgin bakışlarıyla bakıyordu.
"Endişelisin" dedim bir anda yılanlarla dolu başına bakarken .
"Nasıl " demişti anlamayarak .
"İkisinden birini seçmek zorunda değilim aslında seni henüz kabul etmedim.
Eğer seni reddedersem düzelemeyecim ve sen zihnimle uğraşmaya devam edeceksin "
"Evet haklısın " demişti bir anda gülümseyerek.
Ve ekledi " sence senin için hangisi daha iyi olacak bence cevabı sende çok iyi biliyorsun eninde sonunda bana teslim olacağını "
"Evet biliyorum " dedim donuk bakışlarım üzerinde gezinirken.
"Ne diyorsun zihin oyunlarına devam mı yoksa .. " dediğinde araya girdim " seni kabul ediyorum . Anlaşmanı kabul ediyorum " dediğimde Medusa gülümsediği an bulunduğu yerde ışık patlaması oldu.
Gözlerimi ovalayıp ışık patlaması olan yere tekrar baktım Medusa oradaydı ve bana bakıyordu.
"Sende kimsin sarmaşıktan uzak dur " demişti alaz .
Dikkatimi çeken o cümleyi kurmuştu. Alaza doğru dönüp baktığımda alaz medusanın olduğu yere bakıyordu.
Tıpkı alaz gibi diğerlerinde o yılan başlı kadının kim olduğunu merak ediyordu.
Benim yerime Medusa cevaplamıştı.
"Ben yılanların kraliçesi medusayım.
Ve senin sayende amacıma ulaşacağım " demişti gözleriyle alazı işaret ederken .
" ne saçmalıyorsun sen . Sarmaşık derhal o yılanın yanından ayrıl " dediğinde başımı sağa sola salladım.
Şaşkınlıktan de diyeceğini bilememişti.
"Sen gelmessen ben yanına gelirim "
Dediğinde bana doğru koşmaya başladı.
Fakat Medusanın elini yukarı kaldırıp sağa doğru savurmasıyla şiddetli esen bir rüzgar alazı geriye fırlatmıştı.
Tek o değil diğer herkes yanıma gelmeye çalışsada rüzgar onlara engel oluyordu.
"Ne yapmaya çalışıyorsun " demişti alaz fakat ben ona bakmayıp bedenimi medusaya çevirdim.
Medusanın gözlerine sakın bakmayın " demişti Biray uyarıcı bir ses tonuyla .
Neyi seçeçeğimi gayet iyi biliyordum . Buna şu anda karar vermiştim.
Ben ne yay nede ok olacaktım ben hedefin ta kendisiydim.
Medusa haklıydı alaz sayesinde istediğini elde edebilecekti.
Alazı benim haricimde bir başkasıyla görmek istemiyordum. Bir başkasının dudakları onun dudaklarında olsun istemiyordum.
"Ne yapmam gerekiyor " dedim medusanın başındaki tıslayan yılanlara bakarken.
"Yılanlarımda çok heyecanlı yeni sahiplerini çok merak ediyorlar ve senin için sabırsızlanıyorlar."
"Medusa olmayacağım " dediğimde şaşırmıştı.
"Olmayacakmısın böylesine bir güce sahip olmak istemiyormusun doğrusu beni çok şaşırttın."
Ve ekledi " sen benden çok daha güçlü olabilirdin . İçinde biryerlerde henüz keşfedilmemiş büyük bir enerji hissediyorum "
"Şaşırmayı severim . Ben senin gibi acınası biri değilim ." Dedim.
Diğerleri hala yanına gelmeye çalışıyordu.
Alaz oldukça yorulmuştu.
Ama pes etmiyordu.
Ve ekledim " sen sevdiklerini bu güç için terk etmiş olabilirsin ama ben öyle biri değilim "
"Bu şans herkese verilmez yılanada dönüşebilirdin, dönüşebilirdik. Ama biz seçildik sarmaşık seçildik . Bu muazzam güç beni seçti ve ardından seni "
"Güç umrumda değil ben kararımı verdim gerisi seni ilgilendirmiyor."
"Taşa dönüşeceksin yani dediğin gibi hedef olacaksın "
"Aynen öyle " dediğimde alazın haykırışları ve ağlamasını işitiyordum.
"Peki, bana yaklaş ve gözlerimin içine bakarak üst üste üç kere adımı tekrarla "
"Sakın yapma " demişti güçlü bir ses " bu ses kraliçeye aitti . Saraydaki muhafızlar lord Barlas , kraliçe hepsi burada, ormandaydılar .
Ve ekledi " sarmaşık sakın medusayı dinleme laneti kaldırmanın bir yolunu bulacağız sakın delice bir şey yapma " demişti kraliçe orkide.
Kraliçe oldukça endişeli görünüyordu .
Kraliçeye yeşil gözlerimle baktım.
Bir şey dememiştim.
Alaz ağlayarak "sarmaşık izin ver yanına geleyim lütfen "
Medusanın yerini almayacaktım kimseden intikam alacak değilim . Sevdiğim insanlara asla zarar vermeyeceğim.
Alaza doğru döndüğümde Medusa tam önümde belirdi.
Gözlerim alazın üzerindeydi başımı sağa sola çevirdiğimde haykırdı .
Karşıdan Merih kendi görüntüsüyle bana doğru geliyordu.
"Sarmaşık dur sakın bir delilik yapma . Ben sana ne söylemiştim neden beni dinlemedin."
"Git buradan Merih "dediğimde rüzgar onuda geriye doğru savurdu .
Etrafımı yılanlar sarmıştı . Kabuslarımdaki olduğu gibi.
Tek bir farkı vardı kabuslarımda yerde başım öne eğik otururken. Şuanda ise başım dik ve ayaktaydım.
Medusanın gözlerine baktım . Onun beyaz gözleri artık benim gözlerimdi . Benim yeşil gözlerim ise onun gözleri olmuştu.
Son bir kez alaza bakmak istedim .
Fakat bu bakış diğerlerinden çok daha farklıydı.
Yeşil gözlerim mavi gözlerine bakması gerekirken şimdi ise beyaz gözlerim mavi gözlerine bakıyordu.
Alaz ise korku dolu gözleriyle beyaz gözlerime bakıp gözlerinden tonlarca yaş akmasına izin veriyordu.
Beyaz gözlerimle son bir kez alaza tebessüm ettim. Bu onu taşa dönüşmeden önce son görüşüm olacaktı.
Mavi gözlerini son kez görüşümdü.
Tekrar medusaya döndüm.
Kimse bana veya medusaya engel olamıyordu .
Medusa ve rüzgarı buna engel oluyordu.
Medusaya verdiğim gözlerimin içine bakarak haykırdım.
"Medusa Medusa Medusa " dediğimde Medusa ortadan kayboldu.
Yere uzandım taşlaşıyormuş gibi değilde uyuyormuş gibi .
Onun kaybolmasının ardından vücudum kaskatı kesilmeye başlamıştı.
Ayaklarımdan başlayan o taşlaşmayı görebiliyor ve hissedebiliyordum.
Boğazıma kadar gelen taşlaşma neredeyse tamamen kaplamak üzereydi
Alaz bir anda haykırdı.
"Ben insanım herşey benim yüzümden oldu . Cezamı çekmeye razıyım " demişti. Hıçkırıklar içerinde zar zor konuşabilmişti.
Bu akılsız ne yapmaya çalışıyordu. Ölmek mi istiyordu .
Kararımdan vazgeçmek istedim. Onu bu durumdan kurtarmak , ölümüne engel olabilmek için yeniden yaşamak istedim.
Lâkin artık çok geçti tüm bedenim artık bir taştan ibaretti ve bu onu son görüşümdü.
🍃 bölüm sonu🍃
Bölüm etkileşimi
