6. bölüm / 30
Sarmaşık6.BÖLÜM / DEĞİŞKEN 🍃
Bölümler 30Şu an: 6.BÖLÜM / DEĞİŞKEN 🍃
- 1 1. BÖLÜM /YABANCI 🍃1.132 kelime
- 2 2.BÖLÜM /MİSAFİR 🍃1.397 kelime
- 3 3.BÖLÜM /KIRBAÇ 🍃2.330 kelime
- 4 4.BÖLÜM / ALAZ 🍃2.948 kelime
- 5 5.BÖLÜM / İZ 🍃2.638 kelime
- 6 6.BÖLÜM / DEĞİŞKEN 🍃2.817 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7. BÖLÜM / KARANLIĞA DAVET 🍃2.348 kelime
- 8 8. BÖLÜM / RÜZGAR 🍃1.238 kelime
- 9 9. BÖLÜM / DOKUNUŞ🍃1.398 kelime
- 10 10. BÖLÜM / DEJAVU🍃1.657 kelime
- 11 11.BÖLÜM / KUŞ 🍃2.083 kelime
- 12 12.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 🐍2.721 kelime
- 13 13.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 2 🐍1.301 kelime
- 14 14.BÖLÜM /DİRİLİŞ 🍃1.961 kelime
- 15 15.BÖLÜM / KAVUŞMA🍃1.433 kelime
- 16 16.BÖLÜM / FOTOĞRAF 🍃1.635 kelime
- 17 17.BÖLÜM / SİRİUS 🍃1.560 kelime
- 18 18.BÖLÜM / DÜNYA 🌍1.491 kelime
- 19 19.BÖLÜM / DÜNYA 2 🌍1.724 kelime
- 20 20.BÖLÜM / DÜNYA 3 🌍1.333 kelime
- 21 21. BÖLÜM / DÜNYA 4 🌍1.703 kelime
- 22 22. BÖLÜM / DÜNYA 5 🌍1.682 kelime
- 23 23. BÖLÜM / DÜNYA 6 🌍1.518 kelime
- 24 24.BÖLÜM /DÜNYA 7 🌍2.517 kelime
- 25 25. BÖLÜM / DÜNYA 8 🌍1.845 kelime
- 26 26. BÖLÜM / DÜNYA 9 🌍2.115 kelime
- 27 27. BÖLÜM / YILDIRIM KRİSTALİ 🍃2.651 kelime
- 28 28. BÖLÜM / ZİNDANDA Kİ ÇİÇEK 🍃640 kelime
- 29 29. BÖLÜM / SONA DOĞRU 🍃2.476 kelime
- 30 30.BÖLÜM / FİNAL 🍃1.917 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
🍃
İçimde her zaman sevgiye dair kocaman bir boşluk vardı.
Kimilerine çocukken kimilerine ise yetişkinken.
Benim onlardan bir farkım vardı .
Ben daha küçüçük bebekken yalnızdım . Sevgiye muhtaçtım.
Keşke o zaman konuşabilseydim . Bir mucize olsaydıda anne beni bırakma diyebilseydim.
Ben bu lanet aile sevgisini , özlemini başka sevgiyle dindirmeye , azaltmaya çalışıyorum.
Ailem benim için ölmüştü.
Hiç kimsenin benim yaşadıklarımı yaşamasını istemiyorum.
Kimse sevgisiz ve özlem dolu büyümemeli ,yanlız kalmamalı.
Ne olursa olsun sevdiklerim ve tanıdığım her bir iyi kişileri koruyup kollayacağım . Sonunda ben yok olsam bile bunu yinede yapacağım.
Ne olursa olsun mutlu olmalıydım .
Beni seven ,değer verenler için mutlu olmak zorundaydım.
Hayatım ve ailem gibi gücümde belirsiz ,soru işaretleri ile doluydu.
Benim gibi muhafız olanlar çoktan hangi kimliğe ait olduğu belirlenmişti.
Kimimiz çok geç kimimiz çok erken semptom gösteriyorduk.
*****
Kaya alaz'ın birliğinde olduğunu söylediğinde o an afalladım.
Alaz kayaya alaylı bir gülüş attıktan sonra Kaya'nın eline uzanıp elini hafifçe sıktı.
" tabi . Bir an önce eğitimlere başlamak için sabırsızlanıyorum."
" iyi iyi hevesli olman "
Dediğinde araya girdim.
"Emin misin birliğinde olduğuna."
"Evet tabikide eminim. Niye bende olmasında bir sakıncamı var "
"Yok tabiki. " dedim.
"İyi o zaman . "Dedi kaya.
Gözüm hâlâ el ele tutuşan ellerine kaydı.
Gülümseyerek ellerini işaret ederek sordum " ne kadar öyle devam edeceksiniz ."
Dediğimde bir anda elleri birbirinden ayrıldı.
Tekrardan gülümsedim.
"Neyse ben yemeğe gidiyorum. Bu koşu beni oldukça yordu . Sabahta birşey yiyemedim zaten" dediğimde alaz arkasını dönüp yürümeye başladı.
Kaya'nın eli bir anda yaralı yüzümde gezinmeye başladı.
Fakat bunu fark eden ben değildim. Alazda farketmiş bize bakıyordu.
yüzü ifadesizdi.
" hala çok güzelsin. Hala sensin sarmaşıksın "
Dedikten sonra sıkıca beni kendine çekip sarılmaya başladı .
" çok korktum . Sana bir şey olacak diye . Bir daha sakın böyle bir şey yapma olurmu . Sen olmassan ben ..."
Cümlesini bitirmesine izin vermeden işaret parmağımı dudağına yaklaştırarak susmasını sağladım. Ve susmuştu. Cümlenin devamını getirmemişti.
" kim o " demişti kendini bir adım geri çekerek.
"Kimi soruyorsun"
"Kurtarmaya çalıştığın kişi "
"Kim olduğunu biliyorsun zaten "
"Senin için kim " demişti bir anda ciddileşerek.
Ve yüzüme bir kaç adım yaklaştı.
Kaya bana yaklaştığında alaz benden uzaklaşmıştı.
Arkasını dönüp yürüyordu.
"Muhafız , Daha çaylak . Renksizleri korumakla görevliydi süresi bitince saraya geri döndü.
Dorayı ziyarete giderken bir kaç kez karşılaştık. Sohbet falan ettik. Oradan tanışıyoruz."
" tamam onu anladım zaten senin için ne oluyor. Neden onun için hayatını riske attın ."
"Kaya alaz benim arkadaşım . Bizim görevimiz ,vazifemiz ne ? Korumak kollamak .
İşte bende tam bunu yaptım."
"Hiç gözüm tutmadı haberin olsun ".
Kendimi geri çekip " neyse bu kadar bilgi sana yeter yemeğe gidiyorum çok açım "
"Peki afiyet olsun benim birkaç halletmem gereken işler var sana eşlik edemeyeceğim."
"Peki " diyerek yanından ayrıldım.
Dedikten sonra alaza doğru yürüdüm.
Yanına geldiğimde bana hiç bakmıyordu.
Birlikte yemek salonuna gidip yemeklerimizi aldıktan sonra masadaki yerimizi aldık. Masaya oturana kadar ikimizde konuşmadık.
" off ya benim birliğimde olsaydın keşke yaa "
" ne o yoksa beni az göreceğin için mi üzülüyorsun ."
" salakmısın oğlum . Sen buraya ait değilsin unuttunmu. Gözümün önünde olman gerekiyor.
Ne kadar benden uzakta olursan gitmen o kadar zor olur . "
" Tamam ya sende herşeyi ciddiye alıyorsun. Şaka yapmıştım. "
" yapma şakalardan hiç hoşlanmam "
" peki yapmaya devam edeceğim " dedi sırıtarak.
Tam elimi yumruk yapıp vuracakken .
Biri alazın yanından geçerken sertçe çarptı.
Kasden yapılmış bir hamleydi.
Bu kişi efgendi. Eğitimci muhafızlardan biri benimle aynı seviye .
Alaz efgene dönerek " yavaş ol " dedi sakin bir sesle .
Efgen dönüp alaza bakarak " ne o yoksa hızıma yetişemez misin . Tabi yetişemessin . Bir dahakine daha yavaş olurum. "
"Güzellikle söylüyorum konuyu uzatmayalım. Sonuç yanlış anlaşılmalara varmasın. Özrünü dile konu kapansın."
"Dilemiyorum özür falan "
" üssüm olabilirsin ama bana ve benim gibi olanlara bu şekilde muamele yapamazsın ."
Dedi alaz.
Kendimi zor tutuyordum bir şey yapmamak için.
" yaparım sende benim gibi ol sende aynını yap "
" ben senin gibi değilim "
Arkadan biri efgene seslendi " efgen "
"neyse arkadaşlarım beni bekliyor."
Dedikten sonra tam arkasını dönüp gidecekken
Bir anda elini sert bir yumruk yapıp alazın yüzüne vurdu.
Âni olmuştu ben bile bu kadar ileri gideceğini düşünmemiştim.
Alaz birden ayağa kalkıp efgene doğru diklendi .
Üzerine üzerine gidiyordu.
" ne yaptığını sanıyorsun sen"dedi alaz .
Efken tekrardan yumruk yapıp yüzüne vurdu .
Alaz vurmaya çalışsada nafile hiç bir yaptığı hamle efgene temas etmiyordu.
Efgen alazın bu durumundan oldukça keyif alıyor kahkahalar atıyordu.
Etrafımızdaki herkes bizi seyrediyordu.
Kendimi zor tutuyordum. Ellerimi yumruk yapıp olayın bir şekilde çözülmesini bekledim.
Ama hiç çözülecek bir durumda değildi.
Efgen tekrar alaza vurup onu yere sermişti
Kimse engel olamıyordu .
Efgen yetenekli bir dövüş uzmanıydı .
Tam yüzüne doğru tekme atacakken
Daha fazla dayanamayıp hızlıca yerimden kalkarak elimi sıkı bir yumruk yapıp yüzünün tam orta yerine vurdum.
Efgen hafifçe sendeleyerek geriye gitti.
Efgen elini vurduğum yere tutup " sarmaşık yoksa sendemi arkadaşın gibi kaşınıyorsun. Ama bak sana söz ilk önce arkadaşının işini halledeyim sonra senin icabına bakacağım."
Dediğinde iki elini yumruk yapıp alazın üzerine doğru ilerliyordu.
Alazın önünde durup " önce beni geçmen gerekiyor " dedim.
" seni yendiğim günü unuttun heralde . Eee madem öyle diyorsun ilk seni halledeceğim sonrada o gözde arkadaşını"
Bana yaklaşıp yüzüme vuracakken durdum hareketsiz bir şeklide vurmasını bekledim.
Ve vurmuştu yüzüme yumruğun izinin çıktığını hissedebiliyordum. Yüzüm acıdan yanıyordu eee tabi bide yaram vardı.
Efgen şaşırarak sordu " hem meydan okuyorsun hemde karşılık vermiyorsun ."
"Şartları eşitlemek istedim. Sonra seni yendiğimde ağlama diye "
Bu sözlerimi duyunca öfkelendi. Üzerime doğru geldiğinde bir kaç el hareketi yapsada denk getiremiyordu. En son bir tane yumruk vurduğumda sendeleyerek geriye doğru yere düştü.
Alazın yanına eğilerek nefes nefese sordum "iyi misin ?"
"İyiyim .sen iyimisin ."
Dediğinde arkamdan efgen ayağa kalkıp öfke dolu gözleriyle yanıma doğru koşuyordu.
Bunu farkeden alaz ayağa kalkmaya çalışıyordu. Kalktığında önüme sipar olacağını hissetmiştim.
Buna mâni olmak için efgenin ayak seslerini dinleyerek arkama yaklaştığını hissettiğimde
Oturduğum yerden kalkmadan yerde dönerek ayağına çelme taktım.
Yere yığılmıştı.
Hemen üzerine atlayıp boğazını sıkıca sıktım.
Öfkeden deliye dönmüştüm.
Elleriyle boğazındaki ellerimi çekmeye çalışıyordu. Ama nafile işe yaramıyordu .
Öfkeyle sordum. " hangi elinle vurdun ona " diyerek boğazındaki elimi çekip sıkıca iki kolunu sıktım .
" sağ elinle"
Dedim fısıltıyla. Sağ elini çevirip kırdım.
Acıdan sızlanıyor sayha atıyordu.
O acıdan bağırırken kulağına yaklaşıp fısıldayarak " bir daha alaza , benim misafirime en ufak bile değersen elini sürersen bu sefer tek kolunu değil bedenindeki tüm kemikleri kırarım."
Dedikten sonra üzerinden kalktım. Alaza bakıp
Dağılan saçımı elimle düzelttikten sonra yemek salonundan çıkmak için çıkışa doğru ilerledim .
Yavaşdım. Adımlarımı yavaş yavaş atıyordum.
Odama vardığımda aynanın önüne oturup yansımamı seyretmeye başladım. Dudağımın kenarı efgenin vuruşundan dolayı hafifçe kanıyordu. Çekmecemden ilk yardım malzemelerini aldıktan sonra arkamdan alaz odama dalmıltı. Ve nefes nefese bana bakıyordu.
Kapıyı çalmadan ,izin istemeden öylece içeriye girmişti.
Yanıma eğilerek elimdeki peçeteyi alıp bir anda yaramı temizlemeye başladı.
Yüzümde iki yara vardı biri dikenin yaptığı kalıcı bir yara diğeri ise geçici olan ufak bir yaraydı.
Fakat iki yaranında ortak bir noktası vardı.
İkiside alaz için olmuştu.
Sol gözümü siyah bir kumaşla kapatmıştım.
Kimsenin beni öyle görmesini istemiyordum. Hatta alaz bile. Yara izi beni zayıf gösteriyordu.
Ben güçsüz ve zayıf biri olmak istemiyorum.
Alaz nazikçe yaramı temizliyordu. Bir anda mavi gözleri yeşil gözlerimi bulmuştu.
" beni korumak zorunda mısın ? "
Demişti bir anda aynada olan gözlerim bir anda alazın yüzüne çevrilmişti.
Ve ekledi "Ben kendimi koruyabilirim" demişti.
Gerçektende bu söylediğine oda inanıyormuydu kendini korulabilirmiydi.
" zorundayım "
Demiştim . Şaşırmıştı bu kadar net cevap verebileceğimi düşünmemişti. Bende düşünmemiştim. Bir anda ağzımdan çıktı.
" zorunda değilsin . Kimseyi kendine zarar verebilecek şekilde kurtarmak zorunda değilsin. Başkaları için kendini tehlikeye atamassın . Buna hakkın yok."
Bir an duraksadım.
" ben muhafızım benim görevim ne olursa olsun herkesi korumak kurtarmak .
Aslında muhafız olmasaydım da yine böyle düşünürdüm. Hiç kimsenin zarar görmesini istemiyorum . Tanısamda ,tanımasamda herkes benim için çok önemli "
" Peki senin yaptığını bir başkası senin için yapsaydı "
" izin vermezdim .Ben kendimi koruyabilirim."
" belkide onlarda öyle düşünüyordur . Belki bende öyle düşünüyorumdur."
"Kimsenin ne düşündüğü umrumda değil .
Nasıl ki benim yüzümden burada sıkışıp kaldıysan ne pahasına olursa olsun seni ait olduğun yere göndereceğim. "
" neden bu kadar beni göndermek için uğraşıyorsun."
"Burası senin için çok tehlikeli "
"Senin içinde öyle . Ayrıca benim dünyamın senin dünyandan bir farkı yok "
" burası kadar tehlikeli olamaz . Bana yakın olmaya devam et . Her zaman yanımda ol .
Ol ki seni koruyabileyim . Ait olduğun yere geri gönderebileyim."
Öfkelenerek ayağa kalktı.
"Bence bunlar bahane sen benden bir an önce kurtulmaya çalışıyorsun . Açıkça bunu söylesene bahane üretmene gerek yok ."
Dediğinde sözünü bitirmesine izin vermeden araya girmeye çalışsamda beni dinlemedi konuşmaya devam etti.
" beni yanında istemeyenin yanında ben bir dakika daha durmam. Kendi yolumu kendim bulur ve bir an önce buradan defolup giderim.
Sende eski mutlu hayatına kaldığın yerden devam edersin "
Dedikten sonra hızlıca odadan çıkıp kapıyı serçe yüzüme çarpmıştı.
Bunu söylerken çok öfkeliydi.
Arkasından seslensemde beni hiç dinlemedi.
Giderken arkasına bile bakmadı .
Neydi şimdi o söyledikleri, bana her zaman yakın olan yanımda olan şimdi artık benden uzak mı duracaktı....
Şuan peşinden gidip bir şey söylemek imkansız öfkeliydi beni dinlemeyecekti . En iyisi sakinleşince konuşmaktı.
Kendi dünyasına mı gitmek istemiyor acaba .
Tehlikede olduğunu söylemişti.
Acaba dünyaya gitmemekle bir ilgisi olabilir miydi.
Konuşmadan ne olduğunu anlayamam
Üzerimi değiştirip yatağıma uzandım. Her günüm göz bandajıyla geçiyordu. Uyurken bile takıyordum.
Gözlerimi kapatıp bugün olanları gözümün önünden geçirdim.
*****
Gözlerimi araladığımda çoktan sabah olmuştu.
Güneş ışınları odamı çok güzel aydınlatıyordu .
İkinci alarmın çalmasıyla hemen yatağımdan kalkakarak duş alıp üzerimi giyindim.
Odamdan çıkıp eğitim alanına doğru yürümeye başladım.
Alaza uğramama gerek yoktu. Çoktan eğitim alanına gitmiştir bile.
Onların alarmı bizden , eğitmenlerden daha erken çalıyordu .
Eğitim alanına varmıştım.
Gözlerim alazı arıyordu.
Ben sekizinci birlik eğitmeniydim.
Kaya ise onuncu birliğin eğitmeniydi.
Aramızda bir birlik vardı.
Ne hayet görmüştüm alaz çoktan yerini almıştı.
Kaya beni gördüğünde bana doğru ilerlemeye başladı. Benim gözlerim ise bana doğru gelen kayada değilde alazdaydı .
Biriyle mutlu mutlu konuşuyordu. Bu kız dün tanımış olduğum Biraydı. Birlikler söylendiğinde ismini oradan öğrenmiştim.
Acaba ne konuşuyorlardı. Neye bu kadar çok gülüyorlardı.
Ok atıp hedefi tutturmaya çalışması gerekirken o kızla konuşuyor.
Yeniler silah çıkartmayı bilmedikleri için eğitim alanına gelmeden kendilerine silah veriliyordu.
Şuanki ders okçuluktu.
Kaya Yanıma geldiğinde
"Dünkü olanları duydum anlattılar . Neden araya girdin "
"Bilmem girdim işte "
Gözüm hala alazdaydı. Hala Biray ile konuşuyordu.
Ne bitmek bilmeyen bir konuşmaydı böyle.
Kaya baktığım yöne bakarak "neye bakıyorsun "
Diye sorduğunda bir an kendimi silkeleyip ona doğru baktım .
"Hiç bir an daldım sadece "
"Anladım. İyimisin peki"
Diyerek dudağımın kenarında olan yarama dokundu.
Tam konuşacakken alazın olduğu yönden çığlık sesleri işittim.
Oraya doğru koşmaya başladım kayada peşimden geliyordu.
Yeni gelenlerden ezel " dağın orada bir şey gördüm. Tohaf birşey ne olduğunu anlayamadım."demişti.
Kaya söze girerek "bizim gibi miydi "
"Bizim gibi olduğunu sanmıyorum "dedi ezel .
"Sana öyle gelmiştir hadi herkes işine" dedi kaya .
Bir anda Biray alazın üzerine atlayıp onu yere düşürdü.
Dağdan biri buraya doğru ok atmıştı.
O ok ağaca doğru saplandı.
Biray alazın üzerinden kalkarak "yaralanmışsın" dedi.
Kolunda hafif bir çizik vardı .
Ok alazın kolunu sıyırıp geçmişti.
Benim yerime alazı biray kurtarmıştı .
Onu sadece ben koruyabilirim. Ben kurtarabilirim.
Ezel dağı işaret ederek "işte orada "
Dedi.
O yöne doğru baktığımda o şeyin değişken olduğunu anlamıştım.
"Değişken " dediğimde herkes bana bakıyordu.
Alazda kolunu tutup yerden doğrulmuş bana bakıyordu.
Hızlıca siriusa doğru koşmaya başladım.
Arkamdan kaya seslensede cevap vermemiştim.
Siriusu ahırdan çıkarıp üzerine bindim.
Değişkenin olduğu yöne doğru ilerlemeye başladım .
uzun bir süre ilerlemiştik.
Arkamdan beni takip eden muhafızlar vardı .
Ara sıra Kaya'nın sesini işitiyordum.
Yaratığın ok attığı tepeye gelmiştim.
Önümde ufak bir mağara vardı.
İçeriye girdim.
Hava aydınlık olduğu için biraz içerisi belirgindi.
Kendi etrafımda dönerek etrafa bakındım ama ne bir şey vardı nede herhangi bir hareketlilik.
Mağara bomboştu.
Dışardan siriustan kişneme sesleri geliyordu.
Hızlıca dışarıya çıktığımda karşımda o uzaktan gördüğüm değişken belirdi. Biraz ağaca benziyordu . Gözünün biri yeşil diğeri ise siyahtı .
Boyu bizim boyumuzdan küçüktü.
Cüce boydan hafifçe uzundu.
Şaşırmıştım hemde fazlasıyla.
Bu doğaüstü bir yaratıktı.
Bu varlıklara bürünmek imkansız.
Nasıl mümkün olabilir bu.
Değişken bir anda üzerime gelip boğazıma yapıştı.
" Sonunda gelebildin beni çok beklettin"
Demişti . Gözlerim değişkenin gözlerine odaklanmıştı.
"Sen konuşuyorsun "dedim kekeleyerek.
"Evet hiç mi konuşan görmedim."
"Sen doğaüstüsün bu nasıl mümkün olabilir."
Kahkahalar atarak " şuan bunu mu merak ediyorsun gerçekten boğazın ellerimin arasındayken "
" evet bunu merak ediyorum "
" Sana kralımdan bir mesaj getirdim."
" Senn tüm bunları bilerek yaptın, yanına gelmem için. ."
"Vayy oldukça zekisin . Seni hafife almamalıyım"
"Öyleyimdir ".
Dedikten sonra ayaklarımı usulca kaldırıp başını bacaklarımın arasına alarak ondan kurtulmuştum.
Şimdi şartlar değişmişti ben ayakta o ise yerdeydi.
Değişken ayağa kalkarak " Vay yeteneklisinde "
"Sende baya korkaksın, gerçek kendini gösteremeyecek kadar .
Ben gerçekliğimle senin karşındayım sen ise sahteliğinle karşımdasın ."
Dediğimde bir anda o kötü görünümü gitmiş yerine bizim gibi bir beden kalmıştı . Sahte bedeninin altında kahverengi saçlı ,kahve rengi gözlü bir erkek belirdi. Saçlarının uzunluğu omuzlarına değiyordu.
Keskin bir tebessümle " gördünmü ? Korkuyormuymuşum ."
" korkmuyormuşsun" dedim.
"Ama sen benden korkuyorsun sanki "
Dediğinde ona doğru yürüdüm . Yüzlerimiz birbirine çok yakındı .
"Korkuyormuymuşum." Dedim değişkene meydan okuyarak.
"Cesaretlisin güzel. Ama bana bu kadar yakın olman senin için hiç iyi değil."
"Hadi söyle ne söyleyeceksen . Belli ki beni şuanda öldürmeyeceksin."
Gülümsedi. " yüzündeki yara iyilik ederken mi oldu "
"Sanane bundan "
"Anlaşılan öyle birini kurtarmak için yara aldın. Hemde sonsuz seninle birlikte olacak bir yara. Gel bize katıl . Eğer bize katılırsan ölmeyeksin . Tanıdığın, tanımadığın herkes ölecek . "
"Bu asla olmayacak . Asla sizin gibi olmayacağım ve asla size katılmayacağım."
" her zaman yaralı olacaksın hatta belkide öleceksin "
Net bir ifadeyle "gerekirse ölürüm. Sevdiklerimi kurtarmak için elimden ne gerekiyorsa yaparım."
"Peki . Kralım hazırlıklı olmanızı söyledi yakında büyük savaş başlayacak"
"İyide nedenbunun haberini veriyor "
" Hazırlıklı olun. Gerçi hazırlıklı olsanızda yinede istediğimizi alırız demek istiyor "
"Buna asla izin vermeyeceğim"
Kahkaha atarak " buna sen mi engel olacaksın "
"Evet ben olacağım. Gerekirse herkesi oradan uzaklaştırır tek başıma mücadele ederim."
"Ölmeye çok heveslisin anlaşılan "
Bir anda bir ses işittim. Kaya bana sesleniyordu.
Sesi oldukça yakından geliyordu.
"Sarmaşık "
Sesin geldiği yöne doğru baktım. Henüz kaya görünmüyordu .
Değişkene baktığımda ortadan kaybolmuştu.
Etrafıma sağıma soluma baktım ama hiçbir yerde yoktu. Sanki ışınlanmış gibiydi .
Kaya beni gördüğünde yanıma koşup hızlıca kollarımdan tuttu.
Beni sarsarak " delirdin mi sen neden tek başına değişkenin peşinden gidiyorsun "
"Birşeyim yok iyiyim "
Boğazımdaki kızarıklığı farkettiğinde
"Senin boğazına... " Cümlesini bitirmesine izin vermeden "ben iyiyim dedim ya sana "
Dedikten sonra ellerinden kurtulup atıma bindim.
Saraya doğru ilerlemeye başladım.
Siriusu okşayarak " Sirius sence o gerçekmi ." Gerçi sorduğum da soru olsa boğazımdaki değişikliği kaya farkettiğine göre duyduklarım ve yaşadıklarım gerçekti.
Saraya vardığımda herkes kraliçe dahil bahçedeydiler. Bu iyi oldu herkes şuanda söyleyeceklerini duysa iyi olur.
Atımdan inerek kraliçenin önüne yaklaşıp eğildim.
Diklenip kraliçenin gözlerinin içine baktım .
" Nerelerdesin sen neden sürekli kayboluyorsun.
En önemlisi neden her tehlikeye önce sen koşuyorsun"
Dedi öfke dolu gözleriyle .
"Cevabı zaten biliyorsunuz ."
" Biliyorum ama artık bildiğim gibi olmasını istemiyorum . Yeter artık sürekli tehlikeye , ölüme koşmayı bırak artık. Seni zindana mı atma mı istiyorsun. Dur artık" demişti kraliçe orkide dolu gözleriyle gözlerime bakarken.
"Majesteleri şu anda tek sorunumuz benim davranışlarım değil .
Bundan daha önemli bir sorunumuz var ."
Dediğimde herkes şaşırarak pür dikkat beni dinliyordu.
Gözlerim kraliçenin üzerindeyken. Bir anda başka yere çevrildi. Alazın şaşkın bakışları üzerimdeydi.
Tek değildi yanında Biray da vardı .
Diğer taraftan kaya ve diğer muhafızlar geliyordu.
Alaza baktım. Alaz benim peşimden gelmeyip o kızın yanında kalmayı tercih etmişti.
Bu beni birazcık üzmüştü.
"Söyle artık neymiş o önemli sorun ."
"Bir değişkendi peşine düştüğüm."
"Onu zaten biliyoruz değişken olması çok normal"
" evet normal ama doğaüstü yaratıkların şekline bürünebiliyor. "
Kraliçe telaşlı bir sesle " doğaüstümü emin misin?"
"Evet eminim ne gördüğümü çok iyi biliyorum "
"İyide bu imkansız "
"Bende öyle zannediyordum tâki gözlerimle görene dek."
"Seni neden öldürmedi çok tohaf "
Cevabı biliyordum fakat bu soruya cevap vermek istemedim.
"Kasıtlı ok atmış benim oraya gitmemi beklemiş.
Yanına geleceğimi ,onu takip edeceğimi biliyordu. Bana kralından bir mesajı olduğunu söyledi. hazırlıklı olun savaş yakında başlayacakmış" dedim başımı öne eğerek.
"Bu ne saçmalık birde haber veriyor .
Ey saray halkı herkes hazırlıklı olsun, tüm önlemlerimizi alacağız. Hadi dağılın hazırlıklara başlayın neyi bekliyorsunuz "
Dediğinde herkes birden hareketlendi ve görev yerlerine dağıldılar.
Alaz yürüyordu. Bana doğru geliyordu .
Önüme geldiğinde durdu .
"Sarmaşık iyi misin ? Neden peşinden gittin "
"İyiyim bir şeyim yok şanslıydım beni öldürmedi" dedim ifadesizce .
alaz tam ağzını açıp bana birşey söyleyecekken birayın kendisini gülümseyerek gel işareti yapmasıyla "sonra görüşürüz " diyerek aniden yanımdan ayrılmıştı.
öfkeden yapabildiğim tek şey arkasından gidişini seyrederken gözlerimi kısmaktı.
🍃bölüm sonu🍃
Bölüm etkileşimi
