20. bölüm / 30
Sarmaşık20.BÖLÜM / DÜNYA 3 🌍
Bölümler 30Şu an: 20.BÖLÜM / DÜNYA 3 🌍
- 1 1. BÖLÜM /YABANCI 🍃1.132 kelime
- 2 2.BÖLÜM /MİSAFİR 🍃1.397 kelime
- 3 3.BÖLÜM /KIRBAÇ 🍃2.330 kelime
- 4 4.BÖLÜM / ALAZ 🍃2.948 kelime
- 5 5.BÖLÜM / İZ 🍃2.638 kelime
- 6 6.BÖLÜM / DEĞİŞKEN 🍃2.817 kelime
- 7 7. BÖLÜM / KARANLIĞA DAVET 🍃2.348 kelime
- 8 8. BÖLÜM / RÜZGAR 🍃1.238 kelime
- 9 9. BÖLÜM / DOKUNUŞ🍃1.398 kelime
- 10 10. BÖLÜM / DEJAVU🍃1.657 kelime
- 11 11.BÖLÜM / KUŞ 🍃2.083 kelime
- 12 12.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 🐍2.721 kelime
- 13 13.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 2 🐍1.301 kelime
- 14 14.BÖLÜM /DİRİLİŞ 🍃1.961 kelime
- 15 15.BÖLÜM / KAVUŞMA🍃1.433 kelime
- 16 16.BÖLÜM / FOTOĞRAF 🍃1.635 kelime
- 17 17.BÖLÜM / SİRİUS 🍃1.560 kelime
- 18 18.BÖLÜM / DÜNYA 🌍1.491 kelime
- 19 19.BÖLÜM / DÜNYA 2 🌍1.724 kelime
- 20 20.BÖLÜM / DÜNYA 3 🌍1.333 kelime · Okuduğun bölüm
- 21 21. BÖLÜM / DÜNYA 4 🌍1.703 kelime
- 22 22. BÖLÜM / DÜNYA 5 🌍1.682 kelime
- 23 23. BÖLÜM / DÜNYA 6 🌍1.518 kelime
- 24 24.BÖLÜM /DÜNYA 7 🌍2.517 kelime
- 25 25. BÖLÜM / DÜNYA 8 🌍1.845 kelime
- 26 26. BÖLÜM / DÜNYA 9 🌍2.115 kelime
- 27 27. BÖLÜM / YILDIRIM KRİSTALİ 🍃2.651 kelime
- 28 28. BÖLÜM / ZİNDANDA Kİ ÇİÇEK 🍃640 kelime
- 29 29. BÖLÜM / SONA DOĞRU 🍃2.476 kelime
- 30 30.BÖLÜM / FİNAL 🍃1.917 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
🍃
Bekliyordum ,saatlerce yabancı adamın söylediği kanepede öylece etrafa bakınarak alaz'ın gelmesini bekliyordum.
Daha fazla dayanamayarak yabancı adamın yanına doğru ilerledim.
Birbirleriyle konuşan iki yabancı adam beni görünce bir an duraksadı.
"Hanımefendi kusura bakmayın . Sizin burada olduğunuzu unuttum. Bir saat önce alaz bey aceleyle çıkış yaptı."
"Çıktımı ? Peki ne zaman geri gelir."
"Bugün daha geri geleceğini sanmıyorum . Yarın sabah gelir efendim. Tekrardan kusura bakmayın."
Bütün hayallerim suya düşmüş , hevesim kursağımda kalmıştı. Gülen yüzüm bir anda solmuş bir çiçeğe dönüşmüştü.
"Peki tamam teşekkür ederim. Kolay gelsin "
Dediğimde başını ileri geri sallayarak karşılık verdi.
Tam kanepelere doğru ilerlerken şapkalı adam seslenerek "hanımefendi burada daha fazla bekleyemessiniz saat geç oldu . Şirketin kapanma saati yaklaşıyor"
"Peki tamam "
Diyerek büyük cam kapıya doğru ilerledim.
Hayal kırıklığına uğramıştım hemde fazlasıyla .
Onu görme umuduyla girdiğim büyük cam evden eli boş dönmüştüm.
Sanırım biz ,yağmurlu günde karşılaştığım o iki sevgili gibi yanyana yağmurun altında evimize kadar yürüyemeyecektik.
Kendime sabaha kadar kalıp uyuyabileceğim bir yer bulmalıydım.
Bu dünya bana yabancıydı bende bu dünyaya yabancıydım.
Etrafa bakınırken büyük cam evin çaprazında olan tahtadan bir kanepe dikkatimi çekti.
Oraya doğru ilerlemeye başladım.
Oturup etrafı seyretmeye seyrediyordum.
Başımı yukarı kaldırıp gökyüzüne baktım.
Karanlıktı. Etrafı küçük ışıklar aydınlatıyordu.
Buradan manzara çok güzeldi .
Yaralarım artık eskisi kadar ağırmıyordu hatta tamemen ağrılarım dinmişti.
Hava iyice soğumuştu . Pelerinimi çıkarıp çantama koymuş olduğum yeşil tüylü kalın bir kıyafet giyindim.
Üzerimdeki kıyafeti çantama koyup çantamı oturduğum yere koydum.
Usulca başımı yumuşak çantamın üzerine koydum.
Şuan çantam benim için yastık olacaktı.
Gözlerimi kapatıp uyuya kalana kadar derin düşüncelere daldım.
Alaz hayatıma dahil olduğundan beri kendimde bilmediğim yeni şeyler öğreniyordum.
Tek bilmediğim bir şey var oda bunları nasıl yapmayı başardığımdı . İstemsizce kendiliğinden oluveriyordu.
Parmaklarımı yüzümdeki yaranın üzerinde gezdirip alazın parmaklarının yüzümde gezindiğini hayal ettim.
***
Yavaş yavaş gözlerimi gökyüzüne doğru araladım.
Güneş ışınları heryeri aydınlatıyordu.
Hava ne iyiydi nede kötüydü.
Doğrulup tahta kanepeye oturdum. Sağıma ve soluma bakınırken yine bir şey dikkatimi çekmişti. Sağımdaki tahta kanepeye oturmuş
Yabancı kız ve erkek birbirlerinin ağzına pembe pamuk veriyordu.
Acaba tadı nasıl güzelmidir.
Bizde birgün alaz ile gördüğüm sevgililer gibi olabilecekmiydik.
Bir anda aklıma yabancı bir kızın bana yeşil bir şemsiye verdiği geldi. Etrafıma tedirgin bakınırken ne hayet şemsiyeyi yerde görmüştüm.
Elime alıp sıkıca kavradım .
Biryerde unuttum diye çok korktum .
Etrafıma daha çok bakınıp dünyadaki sevgililer neler yapar onları incelemeye başladım.
Yanımdan geçmek üzere olan iki sevgili aynı kıyafetleri giyinmiş el ele tutuşarak yürüyorlardı.
Bunların hepsini alaz ile birlikte yapmak istiyorum.
Gökyüzüne , güneşe baktım.
Çoktan öğlen olmuştu.
Hızlıca kendimi toparlayıp büyük cam evin oraya doğru ilerledim .
Cam kapıdan geçerken kalbim yine aynı şeyi hissetti. Kalbimi tutup şapkalı yabancının yanına gittim." alaz geldimi acaba "
"Hanımefendi siz içeri girerken kendisi biraz önce çıktı. Fazla uzaklaşmamıştır. Arabasına binmeden acele edin yoksa yetişemeyeceksiniz"
" tamam teşekkür ederim" diyerek hızlıca yanlarından ayrılıp cam kapıdan çıkıp etrafıma bakındım.
Ama hiçbir yerde alazı göremedim.
Gözlerimden yavaş yavaş yaşlar akmaya başladı . Artık tamemen ümidimi kaybetmek üzereyim.
Yeri izleyen gözlerimi yerden ayırdım .
Son bir kez daha etrafıma bakınırken yanımdan siyah taksi gibi birşey geçti.
Sanırım bu şapkalı adamın söylediği arabaydı .
Camdan yanımdan gitmek üzere olan alazı gördüm. Üzgün görünüyordu .
Göz hizamdan yavaş yavaş kayboluyordu.
Ona koşmak istiyordum.
Ne kadar çok hızlı koşsamda arabaya yetişemiyordum.
Durdum sadece yanımdan giden ,beni farketmeden alaz'ın gidişini seyrettim.
Soluma doğru baktığımda bana doğru yaklaşan taksiyi gördüm. Elimi kaldırıp salladıktan sonra yanımda durdu.
Kapıyı açıp oturduktan sonra önde oturan adama
"Önümüzdeki siyah arabayı takip eder misiniz ?"
"Peki efendim "
Dedikten sonra alazı takip etmeye başladık.
Alaz ilerledikçe bizde ilerliyorduk.
Alaz yavaşladıkça biz ona dahada yaklaşıyorduk.
Alaz hızla ilerlerken biz biranda durduk .
"Neden durdunuz "
"Kırmızı ışık yandı efendim ."
"Arabaya yetişiriz değilmi "
"Umarım efendim.
Bir kaç dakika bekledikten sonra ne hayet alaza doğru gidiyorduk. Elimde uzun yeşil şemsiyemle alaza doğru gidiyordum. Bu sefer onu kaybedemezdim.
İlerledikçe gözümüzün önünde olan siyah araba yok olup gitmişti sanki.
"Efendim sanırım önümüzdeki arabayı kaybettik."
Dediğinde yeniden hüzünlenmiştim.
Tâki öndeki adamın şu sözlerinden sonra yeniden hayat buldum. "Sanırım sağımızda kalan eski depo ,buraya gelmiş olmalı"
Dediğinde depoya biraz göz gezdirdim .
"Emin misiniz buraya geldiğine "
Arabayı durdurup eliyle siyah arabayı işaret ederek " eminim efendim plakasından tanıdım."
"Peki teşekkür ederim. Sen şimdi para isteyeceksin bedava beni buraya getirmedin sonuçta ."
Diyerek bileğimdeki metal zümrüt taşlı bilekliğimi çıkarıp yabancıya uzattım. Ve ekledim. " umarım bu işinizi görür ."
"Gerçek zümrüt mü ? "
"Evet gerçek "
"Tamam olur efendim."
Dedikten sonra arabadan indim.
Bu yabancı diğer yabancıya göre biraz daha nazikti. Demekki her insan aynı olmuyormuş .
Hızlıca yabancının söylediği boş depoya doğru ilerledim.
Madem boş ve eski alazın burada ne işi vardı.
Gördüğüm ilk kapıdan içeri girdim.
Gördüğüm manzara karşısında donup kaldım.
Alaz yerde Durmuş etrafını siyah giyinen adamlar sarmıştı. Aralarından biri diğerlerinden farklıydı .
Diğer yabancılar siyah giyinmişken o ise lacivert kıyafet giyinmişti.
Her zaman için farklı giyinen diğerlerinden daha üstündür .
Lacivert giyinen yabancı " artık ölme vaktin geldi .
Nerede saklandın bilmiyorum ama sonunda seni bulabildik."
"Bir gün sende hakettiğin ölümü tadacaksın "
Dedi alaz .
"Tabi tadarım ama senden sonra "
Diyerek kahkahalar atmaya başladı.
Kendimi daha fazla tutamayıp " heyyyyy sen kim oluyorsun da daha ait olanı öldüreceksin "
Dediğimde öfkeyle bakıyordum.
Alaz sesimi duyduğunda " sarmaşık ."
Demişti. Bu ses öyle özlem doluyduki adımı söylerken gözlerinin dolduğunu görebiliyordum.
"Sende kimsin" dedi lacivert giyinen yabancı.
" Ben sarmaşık . Güzellikle söylüyorken beni dinlemeni tavsiye ederim . Yoksa buradaki kimseyi sağ bırakmayacağım."
Dediğimde herkes alay ederek şu sözleri söylemeye başladı.
"Bak sen sağ bırakmazmış "
"Bu kız neyine güveniyor "
"Yalnız cesaretine hayran kaldım."
"Madem kimseyi sağ bırakmayacaksın bir deneyelim bakalım dediğin gibi mi olacak."
Dedi lacivert giyinen yabancı .
Alaz öfkeyle bağırarak " karan o kızın kılına zarar gelirse seni asla yaşatmam . Duydunmu beni ."
Yerden kalkmaya çalışsada ismini yeni öğrendiğim karan alaz'ın omzundan tutup yere doğru bastırdı.
Karan eliyle adamlarına saldırın işareti verdiğinde hepsi birden üzerime gelmeye başladı.
Bir kılıcım veya herhangi bir silahım yoktu .
Elimde silah olarak kullanabileceğim tek şey yeşil şemsiyeydi.
Adamların hepsini dövmüştüm. Hareket etmeden öylece yerde yatıyorlardı.
Gözlerimi öfkeyle karan'a çevirdim.
Tam önüne gelip durdum. " Sizleri uyarmıştım.
Uyarılarımı dikkate almış olsaydın , olsaydınız şuanda adamların yaşıyor olurdu."
Kahkaha atarak cevapladı. " öldürdüğün adamlardan bende daha fazlası var . "
"Ne o korkmalımıyım yoksa "
"İster kork ister korkma benim için hiç farketmez."
Elimi yumruk yapıp tam yüzüne vuracakken eliyle yumruğumu tuttu .
Ellerimizin temas etmesiyle bir görü gördüm .
Her yer karanlıktı . Etrafta küçük bile olsa hiç ışık yoktu. Burası bana adeta karadeliği andırıyordu.
Gözlerimi kapatıp tekrar açtığımda kendimi bir kaç metre geride yerde buldum.
Alaz bana sıkıca sarılmış gözlerimi açmam için ağlıyordu.
Hafifçe başımı yüzüne doğru kaldırdım.
Elimle göz yaşlarını silerek " merak etme ben iyiyim . Bana birşey olmaz ." Diyerek mavi gözlerine karşı tebessüm ettim.
"Deli kız bir daha yeşil gözlerini görememekten çok korktum."
"Korkmana gerek yok istediğin kadar, istediğin zaman gözlerime bakabilirsin. Neler oldu bana ? O pislik nereye gitti?"
"Yumruğunu engellediğinde bir anda gözlerin kapandı . Sana vurunca yere yığıldın. Sonrada zaten kaçtı gitti."
"Benim kadar güclüydü .nasıl olduğunu bende anlamadım ."
"Neyse bunların bir önemi yok . Burada yanımdasın ya başkada birşey istemem ."
Gülümsedim. Yanında olmam onu çok mutlu etmişti.
"Bana tehlikedeyim demiştin tehlikede olmanın sebebi bu adam mıydı? " dediğimde başını evet anlamında salladı.
Alaz ayağa kalkarken " bir an önce buradan gidelim. Ben önden gidip etrafa bir göz atayım sende arkamdan gel."
Ayağa kalktım.
Alaz ilerledikçe bende ilerliyordum.
Aramızda sadece bir kaç adım vardı .
İçimde ona dair hala eksik bir şeyler hissediyorum. Sanırım neyin eksik olduğunu anladım .
Yerimde durup " alaz " dedim.
Adını duyduğunda olduğu yerde durup bana doğru döndü.
"Bir sorun mu var sarmaşık "
Dediğinde bir kaç hızlı adımlardan sonra alazın boynuna atladım. Alaza sıkıca sarıldım içimdeki tüm özlem duygusuyla sımsıkı sarıldım.
Alaz kollarıyla sıkıca beni kavrayıp bir eliyle saçlarımı okşadı.
Ona ulaşmam zor olmuş olsada ne hayet başarmıştım . Şimdi ise onun kollarında , sıcacık kalbine yakın yerdeydim ...
🍃 BÖLÜM SONU 🍃
Bölüm etkileşimi
