Sarmaşık kitap kapağı

17. bölüm / 30

Sarmaşık

17.BÖLÜM / SİRİUS 🍃

Vaveyla Yazarı: Büşra Kurt

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 30Şu an: 17.BÖLÜM / SİRİUS 🍃

🍃

Alaz beni hem mutlu edebiliyor , güldürebiliyordu.

Bana seni güldürebilen mutlu eden bir kelime söyle demişti . O an aklıma onun isminden başka bir şey gelmemişti .

Dudaklarımın arasından alaz çıkmıştı. İstemsizce gülüp mutlu olmama sebep oluyordu.

Bana tekrar ben miyim diye sorduğunda biraz utanmıştım. Oyüzden ayaklarımı ileri geri sallamaya başladım . Evet sensin dedim.

Yüzüne bakamasamda şaşırmış olduğunu anlayabiliyordum. Yüzümü yüzüne doğru çevirip şaşkınlığını seyrediyordum o ise benim utanmış yüzümü seyrediyordu.

Birbirimizin yüzünü seyrederken arkadan yabancı bir ses " sarmaşık " demişti.

Arkamı dönüp baktığımda muhafızlar etrafımızı sarmıştı.

Benim tanıdığım muhafız arkadaşlarım . Benim için ,bizim için buradaydılar.

Fakat beni şaşırtan başka biri daha buradaydı

Kaya neden benim için gelmişti.

Kaya bana acınası gözlerle bakıyordu.

Kaya bana bakarken alaz öfke dolu bakışlarla kayaya bakıyordu.

" Bunu sana hiç söylemek istemezdim ama söylemek zorundayım. Etrafın sarıldı sarmaşık teslim ol ve sana .."

Dediğinde kaya bir müddet duraksadı .

Ne söyleyeceğini tahmin edebiliyordum. Söylemeye mecbur kalmıştı . Oyüzden bana söylenilenleri söylemesi gerekiyordu .

"Sana verilen ceza her ne olursa olsun cezanı çek. Teslim ol sarmaşık bu iş daha uzamasın. Sarayda alazı kurtarmak için yapılan büyü gösterilerini her kime yaptırdıysan gayet başarılıydı. Bakıyorum da etrafta ikinizden başka kimse yok. Alaz sende bizimle geliyorsun . Gereken cezayı alacaksınız ikinizde. Bizi aptal yerine koymak eğlenceli olmalı . Çok eğlenmiş olmalısınız. Ölmemen için elimden ne geliyorsa yapacağım ama yanındaki insan için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim"

Alaz öfke dolu gözlerle " çok boş konuşuyorsun teslim olmayacağımızı sende bende çok iyi biliyoruz."

Gözlerim alazın öfke dolu gözlerinin üzerinde geziyordu.

"Ne o sürekli hayatınızı bizden ve zehirden kaçarakmı yaşayacaksınız ? "

Gözlerim hafifçe dolmuştu karşımda sanki benim tanıdığım kaya değilde başka biri vardı.

"Evet aynen öyle yaşayacağız." Dedim bir alaza birde kayaya bakarak.

"Ne için sırf onun için mi böyle yaşamayı kabul ediyorsun " dedi kaya.

"Bizim için ." Dedim alaza bakarak.

Kayanın kurduğu cümleyi düzelterek.

" sen böyle büyük birşeyi bizden , bende nasıl gizlersin ."

"Söyleseydin ne fark edecekti . Yardım mı edecektin. "

"Evet yardım ederdim bu duruma düşmezdik en azından "

"Eğer sana söyleseydim sen nasıl yardım ederdin biliyormusun ?

Beni kurtarır alazı ateşe atardın .

Sen sevdiklerin harici kimseyi düşünmeyen bencil perigenyalısın. Oyüzden bana bu konuyla ilgili bir şey söyleme ."

"Evet haklısın seni kurtarır onu ateşe atardım. Bunun için bencil olunuyorsa evet ben bencilim.

Neyse konuyu uzatmayalım. Madem güzellikle teslim olmuyorsunuz o zaman bizde sizi zorla götürürüz."

Alaza dönerek "savaşa bilir..." Dediğimde cümlemi bitirmeden "savaşırım "demişti.

Alaz'ın önüne geçip kayaya döndüm ben kılıcımı çıkardığımda alazda kılıcını çıkarmıştı.

" savaş pek adil olmayacak . Benim birliğimle gelmişsin . Benim öğrencilerim bana karşı savaşacak bu hiç adil değil işte sırf bu yüzden tam sana yakışır bir hareket."

" seni ancak senin eğittiklerin yenebilir diye düşündüm "

"Çok iyi düşünmüşsün ." Diyerek kayaya alaycı bir gülüş attım.

Kaya ise hafifce gülümsedi. Ama bu gülümseme sanki zorla gülüyor gibiydi.

Kaya kuvvetli bir sesle " saldırın " komutu verdiğinde üzerimizide doğru geliyorlardı .

Dostlarımla artık savaşa hazırdım .

Düşmanlarım varken alaz yanımda olduğundan beri dostlarımda düşmanım olmuştu .

Düşmanım ise dostum olmak üzereydi.

Alaz ile birlikte sırt sırta vermiştik.

Savaşıyordum hemde kendi eğittiğim birliğimle savaşıyordum. Bu aklıma gelebilecek en son şey bile değildi.

Arasıra yere düşüyor tekrar savaşa devam ediyordum .

Alazı sayısız kez ölümden kurtarmıştım.

İlk günlere rağmen şuanda biraz daha iyi kendini savunabiliyordu.

O gün alazı kurtarırken yaptığım tohaf şeyleri şuanda yapamıyorum. Belkide o ben değildim. Bir başkası bize yardım etmişti.

Belkide kaya bir yönden haklıydı biri büyü yapmış olmalıydı.

Kaya'nın yüzünü çözemiyordum. Bu duruma mutlu muydu yoksa üzülüyormuydu ?

Birliğimde dövüş tekniklerinde ve silah kullanmada uzman olan tuna koluma , dirseğime yakın bir yere kılıç yarası açmıştı.

Kılıcımı yere saplayarak Acıyan kolumu tutarak yere çömeldim.

Kaya "durun " emrini verdikten sonra birlik olduğu yerde durmuştu.

Göyzününe bakarak "Sirius "diye bağırdım .

Gökyüzünde hiç bir hareketlilik olmadı .

Kaya önümde eğilerek " teslim oluyormusun? "

"Hayır olmuyorum . "

Dediğimde alaz araya girerek " teslim oluyoruz "

sert bir sesle "olmuyoruz teslim"

Dedim.

"Madem ikinizde emin değilsiniz o zaman sana bir teklifim var "

Diyerek kulağıma yanaştı." Onunla kaçak yaşamak yerine benimle yaşasan. Hem ben ondan daha güçlüyüm. Baksana o seni koruyamıyor bile ben seni daha iyi korurum. Sende bunu çok iyi biliyorsun . Onun yanında olmak yerine benim yanımda ol . Onu sevmek.."

Cümlesini bitirmesine izin vermeden hızlıca ayağa kalkıp kılıcımı sapladığım yerden çıkardım .

Alaza baktığımda vücudunun her yerine değen kılıçların olduğunu gördüm.

Neredeyse hepsi bedenini delik teşik etmek için hazır vaziyetteydi.

Gökyüzüne bakarak tekrar "Sirius " diye bağırdım.

Hala gökyüzünde siriusa dair bir şey yoktu .

Bana ona seslendiğimde beni duyacağını söylemişti. Neden şimdi ona ihtiyacım varken beni duymuyordu .

" Teklifim hala geçerli. Benimle olabilirsin. Onun yerine benimle olmayı seçebilirsin. Krallıktan herkesden uzak bir yerde yaşayabiliriz."

Tekrar alazın gözlerine dönüp baktım .

"Sarmaşık o haklı seni koruyamıyorum . Ben yaşayamadım bile onunla daha güvende olursun . Sana karışamam seçim senin . Neyi seçersen seç arkandayım."demişti alaz.

"Bak o bile farkında " dedi kaya .

Alttan alttan sırıtıyordu.

"Eğer seni seçersem onun yaşamasına izin verecekmisin. Kendi dünyasına dönmesine yardım edecek misin.?"

"Evet yardım edeceğim hiç şüphen olmasın ."

"Eğer onun geçitten geçtiğini gözlerimle görürsem teklifini kabul edeceğim. Peki sen buna emin misin?"

"Evet hemde hiç olmadığım kadar . " Söylediklerinde gayet ciddi görünüyordu.

"O zaman senden son bir şey isteyeceğim. Son kez onunla vedalaşıp geçidi açmama izin ver ."

Sorumun üzerinden bir kaç dakika geçmişti.

Ve sonunda dudakları cevap vermek için aralandı.

" çok uzun sürmesin."

Dediğinde gülümsedim.

Alaza doğru ilerledim. Birlik benim alaza doğru ilerlediğimi gördüğünde kayaya baktılar.

Kaya ise birliğe geri çekilmeleri için el işareti yaptıktan sonra kılıçlarını indirip geri çekildiler.

Yanına vardığımda sıkıca sarıldım . Oda bana sıkıca sarılıyordu. " Doğru bir seçim yaptın . Fakat ben seninle kendi dünyama gitmek isterdim. Buradan sensiz ayrılmak..."

Cümlesini bitirmesine izin vermeden "birşey söyleme sadece sıkıca sarıl "

Konuşmasını istemedim. Çünkü ne kadar çok konuşursa ondan kopamayabilirdim. Oyüzden konuşmamasını istedim.

"Tamam bu kadar yeter diğer muhafızlar buraya gelmek üzeredir acele edelim."

Alazdan ayrılıp sağımızda olan ağacın önüne doğru yürümeye başladık.

Alaza son bir kez bakıp " bir gün mutlaka seni kendi dünyanda bulacağım."

Ve ekledim " bulacağım " dedim gözlerim yarıya dolmuşken.

"Peki senin benim dünyama geldiğini nasıl anlayacağım ".demişti.

Sesi ağlamaklı geliyordu.

"Hadi artık sarmaşık " dedi kaya .

Alazdan ayrılarak armamı çıkarıp ağacın gövgesine yerleştirdim.

Bu geçiti en son onu kurtarırken açmıştım . Şimdi ise yine onu kurtarmak için açıyordum.

"Ya ölürsen "

Demişti bir anda

"O zaman kendini suçlamayacaksın senin değil benim hatam olacak "

"Söylemesi kolay tabi "

"Hadi git artık yapıştın kaldın buraya " dedi kaya.

Alaz son bir kez bana baktıktan sonra tam geçitten geçecekken kolundan tuttum.

Bana bir soru sormuştu dünyama geldiğini nasıl anlayacağım diye .

Alaz'ın mavi gözlerine bakarak cevapladım .

"Hissedeceksin "dedim sadece .

Alaz sorunun cevabını almıştı ama biraz da şaşkındı . Nasıl beni hissedebilirdi ki.

Bir anda dudaklarına bir buse kondurdum.

Dudaklarım dudaklarını hissetsin istedim.

Sonrasında pişman olmamak için bunu yapmak istedim.

Yavaş yavaş dudaklarından geri çekildim

"Alaz eliyle dudağına dokundu.

"Devamı senin dünyanda buluştuğumuzda"

Kaya daha çok sinirlenerek hızlıca yanımıza gelip alazı geçide itikledi. Geçit yavaş yavaş küçülüyordu.

Gözlerimden yaşlar akıyordu .

Onun gidişi beni oldukça üzmüştü.

Ona bu kadar çok alışmışken şimdi ise gitmesi bana çok zor geliyordu.

Kaya beni kollarının arasına alarak sıkıca sarılıyordu. Ben ise ona karşılık vermek istemiyordum.

Onun bana benimde ona temas etmemle bir görü gördüm.

Görüler birine dokunduğunda onun ile ilgili ya geleceği yada geçmişi görürsün. Peki ben neden şuanda görü görüyordum .

Bir tepedeyim. Uçurumun kenarına yaklaştığımda bizim kaldığımız kulübe görünüyordu .

Sağımda bir hareketlilik hissettim. Bu siriustu . Peki sirius'un kaya ile ne ilgisi vardı .

Siriusa dönerek "Sirius "dedim. Ama bana hiç bakmıyordu. Sanki beni duymuyor gibiydi.

Arkamızdan kaya ve birliğim buraya doğru geliyordu.

Kaya kılıcını çıkarıp sessiz adımlarla siriusa doğru yaklaşıyordu.

"Sirius hemen uzaklaş Sirius lütfen beni duy uzaklaş oradan "

Dediğimde hiçbir tepki vermemişti.

Ve korktuğum başıma geldi. Kaya kılıcı siriusa saplamıştı. Bir kaç kez kılıcı siriusa sokup çıkarmıştı.

Siriusa kanlar içinde yere yığıldı.

Sirius'un yanına çömelerek ona dokunmaya çalıştım ama dokunamıyorum . Ya ben hayalete dönüşmüştüm yada Sirius hayalete dönüşmüştü.

Gökyüzündeki yıldızım kayıp gitmişti ellerimin arasından.

Gökyüzüne bakıp gözlerimi kapattım .

Gözümü açtığımda bana sarılan kayayı gördüm.

Göz yaşlarım dahada çok şiddetlenmişti.

Kayayı itikledim.

"Sen sen nasıl siriusu öldürürsün "

Hem ağlıyor hemde oldukça öfkeliydim.

Kaya bir anda afaldı . "Anlamadım "

"Anlamamazlıktan gelme siriusu öldürdüğünü biliyorum . "

Kaya kekeleyerek "sen sen bunu nasıl biliyorsun yoksa .."

"Nasıl öğrendiğim bir önemi yok. Seninle daha güvende olabileceğimi söyledin . Bu şekilde sevdiklerimi öldürüp mü seninle güvende olacağım. Senden uzak olmam benim için daha güvenli olacaktır ."

Kaya'nın gözleri hafifçe dolmuştu.

Ama üzüldüğüne inanmıyordum rol yapıyordu .

"Ne o yoksa koşup alazın yanına mı gideceksin."

"Evet neden olmasın ."

Kaya küçük bıçağını çıkarıp öfkeyle yeşil gözlerime bakarak " ya benim olursun yada ölümün " demişti gözlerine baktığımda büyüyen o kocaman öfkesini gördüm.

"Ölümün olmayı yeğlerim."

Dediğimde bıçağı karnıma sapladı. Dolan gözleri şimdi ise su akıtıyordu .

Bir eline birde bıçağı sağladığı yere bakıyordu.

Geriye doğru çekilerek geçide biraz daha yaklaştım. Geçit gittikçe küçülüyordu.

Son kez kayaya bakarak " Seni öldürmek için elimden ne gerekiyorsa yapacağım . Kendini korusan iyi edersin . Ben artık senin tanıdığın sarmaşık olmayacağım. Bundan sonra sen benim düşmanımsın ." Dedikten sonra son anda kendimi kapanmak üzere olan geçide attım.

Belkide alaz ile karşılaşmamız sandığımdan daha yakındı o gün bugün olabilirmiydi ?....

🍃 BÖLÜM SONU 🍃

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

5okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.