Sarmaşık kitap kapağı

13. bölüm / 30

Sarmaşık

13.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 2 🐍

Vaveyla Yazarı: Büşra Kurt

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 30Şu an: 13.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 2 🐍

🐍

Alazı ölümden kurtardığımda ilk gördüğüm şey mavi renkte parlayan büyüleyici gözleriydi.

Gözlerimle ona hayatıma girdiği için merhaba demiştim.

Şimdi ise ona gözlerimle veda etmiş ve hayatıma son vermiştim.

Medusa gibi sevdiklerine zarar veren biri olacağıma sadece kendine zarar veren biri olmayı tercih ederim.

Biliyorum bana kızgınsınız sizden bu durumu sakladığım için eğer beni gerçekten tanıyorsanız bunu yapabileceğimi bilirdiniz.

Kalp kırıklığım medusanın lanetini tetiklemişti.

İşte onarılması en zor olan şey hatta belkide imkansız olan .

Artık bedenim sonsuz bir uykuda kalbim ise okyanusun en dibine gömülmüştü..

# Merih'in anlatımıyla #

Yağmur damlaları pencereme çarpıp hafif hafif sesler çıkarıyordu. Yavaş adımlarla pencereye doğru ilerleyip karanlığı ve yağmuru izlemeye başladım. Gökyüzüde benim gibi üzgün ve mutsuzdu. Tam yüzüme güneş doğdu diye sevinirken güneşimin önüne kara bulutlar geçmişti.

Pencereden ayrılıp yatağıma doğru ilerledim.

Yatağın kenarına oturup elimi saçlarında gezdirdim.

Ellerime saçları temas etmesede onu hissedebiliyordum.

Taşa dokunuyor olsamda hala taşlaşmış bedeninin içinde biryerlerde hala yaşadığını biliyorum, hissediyorum.

Onu her zaman uzaktan seyrediyordum.

Gülüşlerini ,mutluluğunu ,cesaretini herşeyini izliyordum.

Zaman ilerledikçe onu görmeden edemiyor sürekli ona bakmak istiyordum.

Fısıltıyla konuşmaya başladım . Beni duyamıyor olabilirsin ama yinede anlatmak istiyorum .

"Bir gün dedim ki kendi kendime hep uzaktan seyrediyorum bir kere de olsa yakından görsem ne olurdu diye düşündüm.

O gün dikkatini çekip ok fırlattım ve peşimden gelmeni sağladım. Tereddüt etsemde planım işe yaramıştı.

Seni görmüştüm hemde çok yakından görmüştüm.

Tıpkı uzakta gördüğüm güzellikte yakındanda aynı görünüyordun . Yanından hiç gitmek istemedim ama gitmek zorundaydım.

Cesaretine hayrandım güzelliğine ise ayrı bir hayrandım.

Karşımda her ne kadar güçsüz ve savunmasız olsanda cesaretini gösterip bana kafa tutmuştun.

Her seni görüşüm , gülüşlerin senin her bir zerren gözümün önüne geliyor.

İkinci karşılaşmamız hepsi gözümün önünden gelip geçiyor tekrar ve tekrar canlanıyor.

Seni ne kadar görsemde yetmiyordu daha çok görmek istiyordum. Bu isteğim gün geçtikçe bir öncekine göre fazlaca artıyordu.

Bir gün bu lanetin seni benden alabileceğini hiç düşünmezdim.

Sana yardım edecektim ama olmadı.

O kadar seni uyarmama rağmen beni dikkate almadın kendi bildiğini okudun .

Taşa dönüşmüş olsanda umudumu kaybetmeyeceğim seni bu lanetten kurtarmak için elimden ne gerekiyorsa yapacağım."

Kapımın çalmasıyla bir anda irkildim.

Ve ayaklandım.

Kapıyı aralayıp

"Ne var " dedim.

"Efendim lord zehir taht odasında sizi bekliyor "

Elimle saçlarımı kurcaladım.

"Neden bir bilgin varmı "

Dedim merakla .

"Bilmiyorum efendim ama size öfkeli "

"Tamam geliyorum."

Kapıya doğru ilerleyip tam çıkacakken tekrar dönüp sarmaşığa baktım .

Burada , odamda güvendeydi zehir dahil kimse odama girmezdi.

Yavaş adımlarla taht odasına doğru ilerledim.

Kapının önünde duran değişken önümde eğilip kapımı sonuna kadar açtı.

Gözlerim lord zehirle göz göze geldi .

Bana öfke dolu gözlerle bakıyordu.

Sesini yükselterek konuştu " nerelerdesin sen .

Neden seni aradığımda bulamıyorum. Sürekli ortalıktan kayboluyorsun "

"Bunu beni merak ettiğin için mi yoksa işin düştüğü için mi soruyorsun?"

"Benimle düzgün konuş Merih karşında kral var "

Gözlerim hafifçe dolmuştu ." Evet haklısın karşımda bir kral var babam yok "

Lord zehir bir anda duraksamıştı . Bunu söylememi beklemiyor gibiydi .

" senin yeşil bölgede ne işin var üstelik bana haber vermeden "

Demişti düz bir sesle. Bizim yaşadığımız yer karanlık ve siyahtı. Sarmaşığın yaşadığı yer ise yeşilliklerle doluydu.

Sarmaşığın bulunduğu yer bana yaşamayı hatırlatırken benim bulunduğum yer ise ölümü hatırlatıyordu.

İki taraf aynı ada sahip olsada bölünmesinin sebebi babam yani lord zehirdi.

" bilgi topluyordum " dedim bir anda

Öfkelenerek"ne bilgisi kaç kere uyaracağım seni benden habersiz bir yere gitme bir şey yapma diye . Zarar görebilirdin "

Gözlerimi kocaman açtım.

Zarar görebilirmişim . Güya beni çok düşünüyor benim için çok endişeleniyor .

" Ne o yoksa ben ölürsem zayıf mı düşersin istediğin krallığı ele geçirememekten mi korkuyorsun ."

"Evet aynen tek korkum o "

Demişti gerçeği yüzüme çarpa çarpa.

Biliyordum güçlü olduğum için beni yanında tutuyordu.

Yoksa oğlu olduğum için değil.

Gözümden birer birer yaşlar akarken kendimi sıktım . Duygularıma yenik düşmemek için göz yaşlarıma hakim oldum.

Ve başarmıştım . Artık gözümden yaşlar akmıyordu.

"Bari bu konuda dürüst olma cevabın yalan olsada en azından duymak istediğim şeyleri söyle . "

"Sanırım bugün duygusallığın üzerinde kendinde değilsin. Odana git düzelene kadar da odandan çıkma "

"Bir kere bile bana oğlum demedin . Bir kere bile olsa seslensen bana oğlum desen babalık yapsan hiçbir krallığı , hiçbir gücü istemezdim. Ama görüyorum ki sende sevgi denen zerre bir duygu yok . Bende gelmiş burada sana bir şeyler anlatmaya çalışıyorum."

Dedikten sonra arkamı dönüp yürümeye başladım.

Kapıyı sertçe kapatıp sarmaşığın yanına doğru ilerledim. Gözlerimden hafif hafif yaşlar akıyordu.

Onun yüzünü gördüğümde üzüntüm bir anda kaybolmuştu.

Fısıltıyla konuştum."Ben sadece senin yanında huzurluyum."

Bana o kadar çok iyi geliyorsun ki .

Keşke benimle konuşabilsen bana ismim yerine değişken bile demene razıyım . Lütfen bir taş olmak yerine bir çiçek ol . Kokunu içime çeke çeke sıkıca sarılmak istiyorum ."

Başımı yastığa koyup yanına uzandım.

O güzel yüzünü seyretmeye başladım .

Bana bakamayan gözlerine bakıyordum." Acaba beni duyuyor musun eğer beni duyuyorsan çiçek olduğunda utancımdan karşına bir müddet çıkamayabilirim ." Hafifce tebessüm ettim.

Bugün olmasada elbet bir gün taş çiçeğe dönüşecek.....

Hep yanımda olmanı diledim ama eksik dilemişim bu şekilde yanımda olmanı istemedim.

Hala bu yaptığına anlam veremiyorum.

Neden ateşin kendisi olmak yerine ateşe atılan sen oldun.

Başkalarını korumak için sürekli kendini onlar için riske atıyorsun . Sen onlardan daha değerli ,daha önemlisin. Kimse senin yaptığını yapamaz .

keşke bu kadar çok cesaretli biri olmasaydın . Korkak biri olsaydın da seni ben koruyup , kollasaydım .

Ellerim istemsizce yüzünde geziniyordu .

Elimden geldiğince seni burada güvende tutacağım. Seni orada bırakamadım. Sana nasıl bakacaklarını bilemedim. Benim yanımda daha güvende olursun. Senin için büyücülerle görüşeceğim . Bu durumu olabildiğince babamdan gizli tutacağım . Eğer seni öğrenirse

İkinci kez solmanı istemiyorum.

Keşke bir mucize olsada bana baksan benimle konuşsan başka hiç bir şey istemiyorum.

Gözlerim ağır ağır kapanıp açılıyordu.

Uyumadan önce gördüğüm son şey senin beyaza bürünmüş gözlerindi...

*****

Gözlerimi yavaş yavaş araladığımda çoktan sabah olmuştu. Elim sarmaşığın bulunduğu yere değdiğinde tohaf bir şey hissettim. Sarmaşığın olması gereken yerde çarşafı hissediyordum.

Hızlıca yataktan doğrulup yatağın üzerine baktığımda gözlerim birden açıldı .

Sarmaşık yerinde değildi. Ayağa kalkıp olduğum yerde dönüp etrafa bakmaya başladım.

Odamda hiçbir yerde yoktu sanki yok olmuştu.

Hızlıca odamdan çıkıp onu aramaya başladım.

Sırayla her odaya bakıyordum.

Hafifçe dizlerimin üzerine eğilerek derin derin nefes alıp veriyordum .

Nereye kayboldu bu kız .

Yoksa zehir farkedip beni uyandırmadan ortadan mı kaldırmıştı.

Bu ihtimali bile hiç düşünmek istemiyorum.

Başımı kollarımın arasına alarak gözlerimi kapatıp "sarmaşık" diye avazım çıktığı kadar bağırdım.

Gözlerimi açtığımda odamda yatağımdaydım .

Başımı kaldırıp sarmaşığın olduğu yere baktım.

Oradaydı . Olduğu yerde yatıyordu.

İçim rahatlamıştı.

Derin bir nefes alıp tekrar uyumak için gözlerimi kapattım .

Elini sıkıca tuttum. Kabusumun gerçekleşmemesi için. Uyandığında onun ile birlikte uyanmak için . Artık rahatlıkla uyuyabilirdim.

Henüz sabah olmamıştı hala karanlıktı. Bu korku bana uzun yıllar yeterdi.

Hiç bu kadar bir kabustan korktuğumu hatırlamıyorum. Rüyaları yönetebilen ben şimdi ise yönetememiştim.

Sanki seninleyken ben kendim değilmişim gibi hissediyorum. Bu iyi bir şey mi yoksa kötü birşey mi inan hiç bir fikrim yok.

Tam uykuya dalacakken bir şey gözlerimi yeniden açmama sebep olmuştu.

Sanki elimle tuttuğum eli hareket etmişti.

Elimi çekip eline baktığımda hayal kırıklığına uğradım. Gerçekten bir mucize olduğunu sanmıştım ama yanılmışım .

Tekrar uyumak için gözlerimi kapattığımda tekrar parmaklarında bir kıpırtı hissettim.

Gözlerimi açıp tuttuğum eline baktım.

Elinden yeşil ışıklar çıkıyordu

Yeşil ışık elinden başlayıp tüm bedenini kaplamıştı .

Ayağa kalkıp geriye doğru sendeledim.

Işıktan bedenini net göremiyordum.

Tüm bedeni yeşil ışıkla kaplıydı.

Buda neydi böyle hiç böyle bir şey görmemiştim.

Yeşil ışıklar üzerinden yavaş yavaş yok olduğunda taşlanmış bedeni eski haline geri dönmüştü. Kıpırdayamıyor , bir şey diyemiyordum.

Kapının çalmasıyla sessizliği bozarak kapıya doğru ilerleyip kapıyı açtığımda değişkenlerden biri "efendim lord erkenden hazırlanmanızı istedi .Bizimle birlikte renksizlerin bölgesine saldırıya gidecekmişsiniz "

"Tamam siz önden ilerleyin hazırlanıp arkanızdan gelirim."

"Peki efendim."

Kapıyı kapatıp arkamı döndüğümde yürüyen ayaklarım kas katı kesilmiş hareket etmiyordu.

Güzel bir ses bana bakarak " Merih " demişti.....

🐍 BÖLÜM SONU 🐍

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

6okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.