28. bölüm / 30
Sarmaşık28. BÖLÜM / ZİNDANDA Kİ ÇİÇEK 🍃
Bölümler 30Şu an: 28. BÖLÜM / ZİNDANDA Kİ ÇİÇEK 🍃
- 1 1. BÖLÜM /YABANCI 🍃1.132 kelime
- 2 2.BÖLÜM /MİSAFİR 🍃1.397 kelime
- 3 3.BÖLÜM /KIRBAÇ 🍃2.330 kelime
- 4 4.BÖLÜM / ALAZ 🍃2.948 kelime
- 5 5.BÖLÜM / İZ 🍃2.638 kelime
- 6 6.BÖLÜM / DEĞİŞKEN 🍃2.817 kelime
- 7 7. BÖLÜM / KARANLIĞA DAVET 🍃2.348 kelime
- 8 8. BÖLÜM / RÜZGAR 🍃1.238 kelime
- 9 9. BÖLÜM / DOKUNUŞ🍃1.398 kelime
- 10 10. BÖLÜM / DEJAVU🍃1.657 kelime
- 11 11.BÖLÜM / KUŞ 🍃2.083 kelime
- 12 12.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 🐍2.721 kelime
- 13 13.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 2 🐍1.301 kelime
- 14 14.BÖLÜM /DİRİLİŞ 🍃1.961 kelime
- 15 15.BÖLÜM / KAVUŞMA🍃1.433 kelime
- 16 16.BÖLÜM / FOTOĞRAF 🍃1.635 kelime
- 17 17.BÖLÜM / SİRİUS 🍃1.560 kelime
- 18 18.BÖLÜM / DÜNYA 🌍1.491 kelime
- 19 19.BÖLÜM / DÜNYA 2 🌍1.724 kelime
- 20 20.BÖLÜM / DÜNYA 3 🌍1.333 kelime
- 21 21. BÖLÜM / DÜNYA 4 🌍1.703 kelime
- 22 22. BÖLÜM / DÜNYA 5 🌍1.682 kelime
- 23 23. BÖLÜM / DÜNYA 6 🌍1.518 kelime
- 24 24.BÖLÜM /DÜNYA 7 🌍2.517 kelime
- 25 25. BÖLÜM / DÜNYA 8 🌍1.845 kelime
- 26 26. BÖLÜM / DÜNYA 9 🌍2.115 kelime
- 27 27. BÖLÜM / YILDIRIM KRİSTALİ 🍃2.651 kelime
- 28 28. BÖLÜM / ZİNDANDA Kİ ÇİÇEK 🍃640 kelime · Okuduğun bölüm
- 29 29. BÖLÜM / SONA DOĞRU 🍃2.476 kelime
- 30 30.BÖLÜM / FİNAL 🍃1.917 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
🍃
Sevdiklerim bana teker teker ihanet ediyordu.
şimdi ise Dora.
Neden ihanet edenler hep sevdiklerimiz olmalıydı.
Ama yinede yılmayacak ve pes etmeyecektim. Zayıf düşmeyecek ve bu savaşı kazanmaya oynayacaktım.
tüm sınırlarımı olabildiğince zorlayacak yinede kaybetmeyecektim.
gözümden bir damla yaş akarken sahra kristalleri tek tek kırmaya başlamıştı bile.
sahra sonuncu kristali kırdığında bariyer kırılmış ve kristallerin içimizden çaldığı enerjiler bedenimize geri girmişti.
yavaş yavaş yerden kalkarken gözlerimi akçana çevirdim.
"sen biraz önce görü mü gördün" dedim doğru olduğunu bilsemde yinede cevabı ondan duymak istedim.
benimle birlikte diğerleride meraklı gözlerle akçana bakıyordu.
"evet " dedi ve ekledi " ama bu nasıl mümkün olur ?" dedi Akçan .
"nasıl oldu bilmiyorum ama gücü bir şekilde sana aktarmışım." dedim.
"Bu gücü taşımaya layık değilim bir yanlışlık olmalı." dediğinde birkaç adım atarak akçana yaklaştım.
"seni seçen ben veya bir başkası değil.
seni seçen gücün ta kendisi.
emin ol ki sen doğru kişisin " diyerek akçana tebessüm ettim.
"umarım bu güçle size yararım dokunur "
"biraz önce dokundu bile . En yakın arkadaşımın düşmanın yanında olduğunu söyledin" dediğimde gülümseyerek " haklısın " demişti.
"buradan gitmeliyiz . tuzak kurduklarına göre buraya geleceğimizi düşünmüş olmalılar." dedi efgen.
"evet aynen öyle ormana girelim . sonra neler yapabiliriz konuşuruz." dedim.
Tam kapıdan çıkacakken alazın attığı adimların dengesiz olduğunu farkettim.
kendiside bunun farkında olduğundan duraksadı.
"alaz iyi misin ?" dedim yüzüne yaklaşarak.
"iyiyim sadece biraz başım dönüyor o kadar " dedi alaz.
"yürüyebilir misin?" dediğimde
"yürürüm şu an daha iyiyim "
"peki " dedim ve yürümeye devam ettik.
aklım alazda takılı kalmıştı. Arasıra alaza bakıyordum.
Adımlarımızı hızlı ve kocaman atıyorduk .
Öylece birbirimizle konuşmadan yürüyorduk. Aramızdaki tek ses rüzgarın uğultusu ve yere düşen yaprakların sesiydi.
Farah sırtını ağaca yaslayarak " daha fazla yürüyemeyeceğim" dediğin de sahrada " bende " demişti.
hepimiz olduğumuz yerde durup çimenlerin üzerine oturduk.
bulunduğumuz yer hakkında pekde güzel anılarım olduğu söylenemez.
burası medusanın lanetinin tetiklendiği, benimde taşa dönüşmeyi
kabullendiğim yerdi.
alaz bendeki bu dalgınlığı ,üzgünlüğü farkettiğinde beni kendine çekip sıkıca sarıldı.
merihin öfke dolu gözleri benim üzerimdeyken farahın üzgün bakışları merihin üzerindeydi.
"o günler geride kaldı. Ben hep senin yanındayım" demişti alaz fısıltıyla.
hafifçe kendimi geri çekip yüzüne baktım. " yanımda sen olduğun için o kötü günler geride kaldı." dedim yüzünü okşayıp tebessüm ederken.
alaz ise bana sıkıca sarılarak cevabını vermişti .
"eeee ne yapıyoruz " demişti Merih öfkeyle . Ardından ayağa kalktı.
benimde ayağa kalkmamla birlikte diğerleride ayağa kalktı.
"aramızdaki insanları ne pahasına olursa olsun koruyacağız " dedim ve derin nefes alıp verdikten sonra konuşmaya devam ettim.
"merih , efgen " diyerek onlarla göz teması kurdum.
"pardon sarmaşık beni neden söylemedin bende insanları koruyabilirim " dediğinde gülümseyerek alaza baktım.
"yalnız sende insansın" dediğimde tek kaşını kaldırarak cevapladı " olsun sonuçta bende eğitim aldım" dediğinde efgen araya girerek " eğitim mi aldın biz niye göremedik" demişti alaza bakıp kahkahalar atarken.
"efgen misin nesin nefesini keserim oğlum senin " dediğinde efgen içten içe gülüyordu korkmuş gibi yaparak " tamam sustum ne olur nefesimi kesme" dediğinde araya girdim " istersen nefesini ben keseyim " dediğimde gülmesi bir anda durdu.
alaz bir bana birde efgene bakıp gülümsedi. sanırım onu korumuş olmam hoşuna gitmişti.
akçanın" sarmaşık" demesiyle hepimiz bir anda akçana baktık gözleri bembeyaz parlıyordu.
"Akçan" dediğimde" bunu görmelisin" diyerek bana doğru yürümeye başladı.
"neyi ? " dediğimde bir eli beni kolumdan sıkıca tutuyordu.
ve birşeyler görmeye başlamıştım.
akçanın gördüklerini bende görüyordum.
sarayın zindanındaydık.
Akçan zihniyle ilerlemeye çalışıyordu.
görüntü bir ileri birde geri gidiyordu.
"başarabilirsin buraya kadar geldin " dediğimde daha çok hırslandı.
ve ilerliyorduk. Nereye gittiğimizi bilmeden zindanda ilerliyorduk.
Akçan bir anda duraksayıp sağımızda olan demir parmaklıkların önünde duraksadı.
yerde yatan biri vardı yavaş yavaş bulanık olan görüntü netleşiyordu.
Görüntü tam netleştiğinde olduğum yerde kilitlenmiştim. Ne konuşabiliyor nede herhangi birşey yapabiliyordum.
gördüklerime hem inanamıyor hemde gülümsüyordum.
bu belkide onca ihanetten sonra başıma gelen en güzel şeylerden biri olabilirdi.
çorak olan topraklarımda çok güzel bir çiçek açmıştı.
🍃 bölüm sonu 🍃
Bölüm etkileşimi
