26. bölüm / 30
Sarmaşık26. BÖLÜM / DÜNYA 9 🌍
Bölümler 30Şu an: 26. BÖLÜM / DÜNYA 9 🌍
- 1 1. BÖLÜM /YABANCI 🍃1.132 kelime
- 2 2.BÖLÜM /MİSAFİR 🍃1.397 kelime
- 3 3.BÖLÜM /KIRBAÇ 🍃2.330 kelime
- 4 4.BÖLÜM / ALAZ 🍃2.948 kelime
- 5 5.BÖLÜM / İZ 🍃2.638 kelime
- 6 6.BÖLÜM / DEĞİŞKEN 🍃2.817 kelime
- 7 7. BÖLÜM / KARANLIĞA DAVET 🍃2.348 kelime
- 8 8. BÖLÜM / RÜZGAR 🍃1.238 kelime
- 9 9. BÖLÜM / DOKUNUŞ🍃1.398 kelime
- 10 10. BÖLÜM / DEJAVU🍃1.657 kelime
- 11 11.BÖLÜM / KUŞ 🍃2.083 kelime
- 12 12.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 🐍2.721 kelime
- 13 13.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 2 🐍1.301 kelime
- 14 14.BÖLÜM /DİRİLİŞ 🍃1.961 kelime
- 15 15.BÖLÜM / KAVUŞMA🍃1.433 kelime
- 16 16.BÖLÜM / FOTOĞRAF 🍃1.635 kelime
- 17 17.BÖLÜM / SİRİUS 🍃1.560 kelime
- 18 18.BÖLÜM / DÜNYA 🌍1.491 kelime
- 19 19.BÖLÜM / DÜNYA 2 🌍1.724 kelime
- 20 20.BÖLÜM / DÜNYA 3 🌍1.333 kelime
- 21 21. BÖLÜM / DÜNYA 4 🌍1.703 kelime
- 22 22. BÖLÜM / DÜNYA 5 🌍1.682 kelime
- 23 23. BÖLÜM / DÜNYA 6 🌍1.518 kelime
- 24 24.BÖLÜM /DÜNYA 7 🌍2.517 kelime
- 25 25. BÖLÜM / DÜNYA 8 🌍1.845 kelime
- 26 26. BÖLÜM / DÜNYA 9 🌍2.115 kelime · Okuduğun bölüm
- 27 27. BÖLÜM / YILDIRIM KRİSTALİ 🍃2.651 kelime
- 28 28. BÖLÜM / ZİNDANDA Kİ ÇİÇEK 🍃640 kelime
- 29 29. BÖLÜM / SONA DOĞRU 🍃2.476 kelime
- 30 30.BÖLÜM / FİNAL 🍃1.917 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
🍃
Bazılarına göre imkansız olan şeyler bazılarına göre imkanlı olabiliyor.
Alaz'ı tanıdığımdan beri hayatım farklı ve esrarengiz şekilde ilerliyordu.
Acaba alaz hayatımda olduğu için mi böyle oluyor.
Cadı görüsünde bir kehaneti görmüştü ve o kehanette benim haricimde kimsenin yüzünü hatırlamıyordu.
Ama ben cadının gördüğü görüyü gördüm
Şuandan itibaren bir kişi daha açığa çıkmıştı.
O kişi bizden biri olsada efgenden bahsediyoruz.
Zorbalığa âşina olan biriydi.
Alaza gün geçtikçe dahada ısınıyor , dahada alışıyordum.
Ama içimde kötü bir his vardı.
Sanki alazla ayrılacak gibiydik.
Ne olursa olsun kesinlikle aşktan ayrılamazdım.
Umarım kaderimizde ayrılık yerine birlikte uzun ömürlü yaşam vardır.
Ve umarım birbirimize olan sevgimiz asla azalmaz .
*****
Gözlerimi hafifçe araladığımda son kez görmek istediğim mavi gözleri gördüm. Baş ucuma , sandelyeye oturarak elini çenesine koymuş beni seyrediyordu.
Alaz panikle ayağa kalkıp yüzümü ellerinin arasına alarak " sarmaşık iyi misin . Bir yerin ağırıyor mu?"
Demişti gözleri vereceğim cevaba karşı kocaman açılmıştı.
Fakat ben olumsuz bir cevap vermeyecektim.
Yorgun bir sesle cevapladım." İyiyim alaz bana ne oldu."
"Bir anda bayıldın bizde anlamadık."
"En son kalbimin acısını hatırlıyorum. Sanki içimde dolu bir enerji var ve o enerji kalbimde patlıyor gibiydi."
Bu sözleri söyledikten sonra alaz öfkelenmişti.
Yüzümü sardığı ellerini geriye çekip başını ellerinin arasına alarak konuşmaya başladı .
"Yaa sen niye bana , bize bir şey söylemedin.
Neden herşeyi kendi başına halletmeye çalışıyorsun "
Öfkeliydi bu cümleleri kurarken adeta öfke kusuyor gibiydi.
"Sakin ol alaz " dedim. Derin bir nefes aldıktan sonra konuşmaya devam ettim ." Sizi telaşlandırmamamak için. Başımız oldukça belada zaten . Birde benimle uğraşın istemedim ."
" ya sarmaşık sen benim sevgilimsin tabiki seninle ilgileneceğim. Böyle benden birşeyleri gizleyerek kendine , bana zarar veriyorsun. Yapma böyle güzelim. Benden kendinle ilgili hiçbir şey saklama "
Yavaş yavaş kendini sakinleştirmiş olsada içinde birden fazla patlamaya hazır volkanların olduğuna emindim.
Aslında bir bakıma doğru söylüyordu. Benim yaptığımı alaz yapmış olsaydı bende ona aynı tepkiyi verirdim.
"Alaz haklısın o an düşünemedim . "
"Peki bu seferlik seni affediyorum bir daha benden birşey gizleme " diyerek tebessüm etmişti.
Gülüşünü sevdiğim güzel insan, sarmaşık seni çok seviyor.
Alaz tebessüm ettiğinde bende o güzel yüzüne karşı tebessüm ettim.
Sahra odaya girip beni uyanmış gördüğünde yanıma gelerek sıkıca sarıldı .
Gülerken şu cümleleri söyledi " sonunda uyandın . İki gündür senin uyanmanı bekliyorduk"
Şaşırmıştım ben baygın olalı iki gün mü olmuştu oysa bana sadece bir kaç saat gibi gelmişti.
Demek alaz o yüzden bu kadar öfke ve özlem doluydu. Bu yüzden benim için bu kadar tedirgindi.
"İki gün mü o kadar oldumu? " demiştim şaşışarak.
"Evet sarmaşık iki gündür baygınsın . Kendine gelmeni bekledik. Diğerlerine haber verip geliyorum." Dedikten sonra sahra koşarak odadan çıktı.
Diğerleri derken kimi kasdediyordu. Alaz yanımdaydı . Sadece Akçan burada değildi.
Belkide mutluluktan şaşırmıştır. Evet kesinlikle şaşırmış.
Hafifçe yataktan doğrulup sırtımı yatağın başlığına yasladım.
Alaza dönerek " alaz baygınken bir rüya gördüm."
"Ne gördün ?" Demişti meraklı gözleri beni incelerken.
"Farah , efgen ve Merih buradaydılar . Yanımıza gelmişerdi. Sen kardeşine kavuşmuştun kardeşinde sana "
"Sarmaşık rüya değil gerçekti hepsi . Sen bayılmadan önce yaşandı."
Şaşırmıştım . Rüya olmayıp gerçek olmasına .
Aslında mutluydum gerçek olduğu için .
Ama Merih ve efgen için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.
Yakınlardan gelen bir kaç ayak sesleri işitiyordum.
Odadan içeri girip nefes nefese kalan birkaç kişiyi gördüm.
Sahra,Akçan ,Merih ,efgen ve Farah burada , yanımdaydılar.
Gözlerim dolmuştu. Fakat bu su birikintisi mutsuzluktan değil mutluluktan dolayıydı.
"Farah " dedim tebessüm ederek .
Farah bir şey söylemek yerine yanıma gelip sıkıca sarılmıştı.
Biz onunla abla kardeş gibi olmuştuk.
Farah sonunda ssssizliğini bozarak ağlamaklı bir ses tonuyla " sarmaşık seni çok özledim."
Beni çok özlemişti. Sanki uzun zamandır birlikte değilmişiz gibi geliyordu.
Sanki uzun zamandır onu özlüyormuşum gibi hissediyordum.
Alaz tebessüm edip farah'ın omzuna dokunarak " Farah bu kadar sarılmak yeter biraz daha dinlenmesi gerekiyor."
Sonunda Farah duymak istediğim bir kelimeyi kullanmıştı. " tamam abi haklısın . Daha sonra sıkıca sarılırım ." Dediğinde Merih hariç hepimiz tebessüm etmiştik.
Farah benden ayrılıp kenara çekildi.
Gözlerim merihe kaydı
Göz göze gelmiştik .
Merih bir müddet yeşil gözlerime baktıktan sonra
Yavaş adımlarla yanıma yaklaştı.
" senin burada ne işin var . "dedim.
Karanlık gözleri yeşil gözlerimi bulmuştu.
Sanki bu soruyu beklemiyor gibi bir tepki vermişti.
Farah araya girerek " sarmaşık Merih'in sayesinde hayattayım ." Demişti merihe bakıp tebessüm ederken.
Öfekeliydim Merih yoksa aramıza sızmak için kahramanmış gibi role mi bürünmüştü ?
"Seni kurtarması bizim yanımızda olabileceği anlamına gelmiyor."dedim öfkeden deliye dönmüş gibiydim.
"Aynen bende katılıyorum " demişti alaz öfkeyle merihe bakarken.
Merih gözlerimin içine bakarak " haklısın sarmaşık. Babamın yanında olmam beni kötü biri olarak göstermiş olabilir. Ama ben hiç bir zaman babam gibi biri olmadım . Onun kadar ileriye gitmedim."
Dediğinde ben dahil herkes şaşırmıştı. Babam demişti . Babası çok kötü birimiydi.
Babası yüzünden mi bu zamana kadar kötü bir çocuk olarak büyümüştü . Peki ya Merih'in babası kimdi.
Meraklı gözlerle sordum " babam derken " dedim.
Merak ediyordum. Dudaklarının arasından çıkacak olan ismi çok merak ediyordum .
"Babam " dedi bir müddet duraksadı ve devam etti. " zehir ".
Gözlerime inanamadım. Babası kötülerin en kötüsü zehirmiydi.
"Zehir mi ? " dedim hala inanamayarak.
" evet zehir benim maalesef babam. Size bildiğim herşeyi anlatacağım " demişti.
Gerçektende Merih bize bildiği herşeyi anlatacakmıydı.
Hepimiz gözlerimizi merihe dikmiş iki dudağının arasından çıkacak kelimelere odaklanmıştık.
" seni dinliyoruz " dedim .
" İlk önce şunu söyleyeyim . Duyduklarınıza çok şaşıracaksınız kendinizi iyi hazırlayın "
"Tamam hadi anlat ne anlatacaksan şaşırırsakta şaşırırız " dedi efgen .
"Kraliçeniz ve babam aslında kardeşler. Babam kraliçenin abisi " dedi ve duraksadı .
Gerçekten çok şaşırmıştık. İlk cümlesine bu kadar çok şaşırıyorsak kim bilir devamı nasıl olacaktı .
Ve devam etti. " Babam çok hain planlar kurdu sizin ve diğerleri için . Saraya benim bilmediğim bir sürü bizden yani babamdan taraf olan bir kaç kişiyi görevlendirdi. Sizde onların kim olduğunu bilmiyorsunuz. " dediğinde Farah merihin konuşmasını bölerek " o yüzden saraya bu kadar kolay girdiler " dediğinde " nasıl yani " dedim.
"Savaşmadan hiç bir alarm devreye girmeden çok çabuk içeriye girdiler. Onca ordu kolay kolay saraya sızamaz. Sanırım söyledikleri doğru içeriden biri yada birileri yardım etti."
Dedi farah kaşları çatık bana bakarken.
"Evet aynen farah'ın dediği gibi yardım ettiler.
Babam küçüklüğünden beri kral olmak istiyormuş ama kraliçe yönetimi olduğundan dolayı kraliçeyi kardeşi olmasına rağmen nefret doluydu .
Küçüklüğünden beri sürekli kraliçeyi öldürmek için planlar kurmuş olsada hiçbir zaman başaramamış. Büyücü olduğunu öğrendikten sonra sizden uzağa kendi kurallığını kurdu. İlk önce bir kaç kişiyi ikna etti . Daha sonra yavaş yavaş krallığı büyüdü.
Ama bu ona yeterli değildi gözü hala kardeşinin tahtındaydı .
Diyarımızda kesinlikle yasak olan bir işe kalkıştı kara büyülere. Her kara büyü yaptığında tamamen kendini kaybetti.
Daha acımasız ve daha cani birine dönüştü.
Artık babamı ben bile tanıyamıyorum.
Babamla aile bağımız tamamen koptu.
O gün kara büyü yapmaya başladığından beri bana bir kez olsun bile oğlum demedi."
Dedi ve duraksadı. Sanki söylediği o son cümle merihi duygulandırmış gibiydi.
Ve ekledi
"Babamın tarafında olan bir cadı kehanetten bahsetti sarmaşık senin olduğun kehanet .
Babamı ve bu iki dünyayı birleştirebilecek biri olduğuna dair . Tek sen değil seninle birlikte..."
Dediğinde araya girdim " benimle birlikte 5 kişi " dedim keskin bakışlarım merihin üzerindeyken.
"Evet aynen öyle sarmaşık "
Demişti bana bakarak.
Ve ekledi
"Bunu öğrendiğinde seni öldüreceğini söyledi. Ama benim babamla bir anlaşmam vardı ona yardım etmek karşılığında senin benim yanımda olman . Ne kadar dil dökersem dökeyim seni öldürmeye kararlıydı.
Seni öldürmek istemesi , kan bağım olan halamı yani kraliçeyi öldürmek istemesi babamın yanından ayrılmam için büyük bir sebepti benim için ."
Dediğinde alaz öfke dolu gözleriyle merihe bakıyordu.
"Peki anlattıkların gerçekten çok tohaf.
Neden bizimlesin." Dediğimde kendini benden bir kaç adım geri çekti.
"Artık sizin tarafınızdayım." Dedi soluklanarak.
"Bizim mi ?" Dedim şaşırarak böyle kötü biri bizim tarafımızdamıydı . Peki ya neden .
"Çünkü sevdiklerimin ölmesini istemiyorum. "
Dediğinde sanki gözleri dolmuş gibiydi. Ama su akmıyordu. Kendini ağlamamak için tutuyor gibiydi.
Bu yanımızda , bizim tarafımızda olması için iyi bir sebepti . Oda benim gibi düşünüyordu sevdiklerinin zarar görmemesini istiyordu.
Ama o bir düşmandı efgenden daha kötüydü.
Böylesi birine nasıl güvenebilirdik ki
Ona güvenmek benim için intihar sayılırdı.
"Kusura bakma Merih . Ama söylediklerine ne kadar güvenebilirim bilmiyorum. Bizden bilgi almak için bizden biriymiş gibi davranıyorda olabilirsin."
Dediğimde karanlık gözlerini yeşil gözlerime kenetlemişti.
"Haklısın bende senin yerinde olsam bana inanmazdım "
Demişti Merih ve oldukça üzgün görünüyordu
Fakat bu görüntüsüne aldırmamalıydım.
Beni kandırmasına izin vermemeliydim.
Bir anda göz hizama yaklaştı.
Aramızda sadece bir kaç santim vardı.
Alaz öfkeyle " uzaklaş " demişti.
"Sorun yok alaz " dediğimde alaz kendini bir kaç adım geri çekti.
"Gözlerimin içine bak . Doğru söyleyip söylemediği gözlerimden anlayabilirsin."
Dediğinde gözlerim kocaman açıldı.
Dediği gibi gözlerinin içine baktım.
Fakat birşey göremiyordum. Gözleride kendi gibi karanlıktı
Herkesin merakla cevaplamak istediğim o soruyu cevaplamak için dudaklarımı araladım.
"Gözlerinde senin gibi karanlık. Hiçbir şey görmüyorum . Sanki boşluğa bakıyor gibiyim."
Dediğimde o boşluktan elimin üzerine sular akmaya başlamıştı.
Merih ağlıyormuydu. Hemde benim ona söylediğim bir kaç sözler için mi ?
"Yeter artık değişken uzaklaş sarmaşıktan " demişti alaz . Sanırım alaz daha fazla merihin bana yakın durmasına katlanamayacaktı.
Merihin önünden ayrılacağı yoktu ve bu yüzden önümden , göz hizamdan çekilmesi için omzundan itiklemek için ona dokunduğumda kendimi başka bir yerde buldum.
Yine o savaş alanındaydım.
Etrafıma bakındım.
Sonra sağıma ve soluma döndüm.
Yanımdaydılar. Cadının dediği o beş kişi yanımdaydı. Sağımda iki kişi solumda ise üç kişi vardı.
Solumda , tam yanımda Merih vardı. Merihin yanında sahra ,sahranın yanında Akçan ve onun yanında efgen vardı.
Sağıma döndüğümde yanımda elimi sımsıkı tutan alaz ve onun yanında Farah vardı.
Kehanetteki beş kişi ; alaz ,Merih , Farah, efgen ,sahra ve akçandı.
Benimle birlikte düşmanla savaşacak olan kişilerdi.
Gözlerimden yaşlar akıyordu.
Gözlerimden düşen yaşları sildiğimde karşımda bakan bakan gözleri gördüm.
Görü bitmişti.
"Neler oluyor sarmaşık yoksa görü mü gördün" demişti alaz endişeyle yanıma gelerek.
Alaz yanıma geldiğinde Merih benden bir kaç adım geriye gitti.
"Evet " dedim yüz ifadem hala şoklar içerindeydi.
Merihe onca şey dedikten sonra onun kehanetteki kişi olması beni kötü bir duruma sokmuştu.
Demekki söylediği herşey doğruydu.
"Ne gördün " dedi efgen merakla.
"Kehanette benimle birlikte olan beş kişiyi " dediğimde hepsi şaşırmış bana bakıyorlardı.
"Kimlermiş " dedi Farah .
"Biz " dedim sadece .
Fakat verdiğim bu cevap onları aydınlatmamıştı.
"Biz derken " dedi alaz .
Dudaklarımı aralayıp isimleri saymaya başladım.
"Efgen ,Farah , Akçan , sahra , Merih ve sen alaz " dediğimde herkez şok içinde birbirine bakıyordu.
"Nasıl emin misin ?" Demişti alaz inanamayarak.
"Eminim gördüm . Hepiniz savaşta yanımdaydınız "
"İnanılır gibi değil " dedi Akçan .
"Yok artık daha neler biz ne yapabiliriz ki " dedi sahra.
Merih henüz bir şey söylememişti. Sadece karanlık gözleriyle bana bakıyordu.
"Merih " dediğimde bana son bir bakış attıktan sonra odadan dışarı çıkmıştı.
Haklıydı doğruyu söylediği halde ona inanmamıştım.
Beni ölümden kurtaran kişiye güvenmemiştim.
Alaz ellerini birbirine vurarak " tamam bu kadar şok üstüne şok yeterli hadi herkes uyumaya geç oldu " dediğinde alaz hariç hepsi odadan çıkmıştı.
Yatağın içine gözlerim dolu girdim.
Alaz usulca yanıma uzandı.
"Neden üzgünsün " demişti yüzümü seyrederek.
"Merih "
Dedim ve ekledim " doğruyu söylüyordu ve ben ona inanmadım. Asıl kötü benim değilmi alaz " gözlerim benden habersiz ağlıyordu.
"Sen çok iyi birisin . Senin yerine bir başkası olsaydı oda aynı şekilde inanmazdı. Çünkü biz o değişkeni bu zamana kadar hep kötü bildik. Nereden bilebilirdik ki bize yadım edebileceğini.—
Lütfen ağlama " diyerek gözümden akan yaşları silmeye başladı.
Tebessüm etmiştim.
"İyi ki varsın " dediğimde alaz gülümsemişti.
Elini yüzümden çekti.
Beni hızlıca kendine çekip sıkıca sarıldı.
Bende başımı göğsüne koyup alazın heybetli bedenine sıkıca sarıldım.
Gözleri gözlerime aşk dolu bakıyordu.
Gerçi o bakışlar sadece ona ait değildi banada aitti. Bende ona aşk dolu gözlerle bakıyordum.
Alaz bana her dokunduğunda içimde biriken ateş patlıyor gibiydi.
Bana her temas ettiğinde, her güldüğünde ve her bakışında bana bunları hissettiriyordu.
Ateş kötü birşey olsada o ateş bana çok iyi geliyordu. Huzur buluyordum onun yanında , mutlu oluyordum ona her baktığımda .
Yüzüne dokunmak istedim. Elimin onun için ateş almasını , yanmasını hatta belkide kül olmasını istedim.
Elimi usulca yanağına getirip okşamaya başladım.
Bakışları bakışlarımı inceliyor gibiydi .
Gözlerimi kapatıp onu hissetmek istedim.
Fakat gözlerimi geri açtığımda alaz'ın iş yerindeydim. Etrafıma bakınıp neden burada olduğumu anlamaya çalıştım.
Ben bu düşüncelerle boğuşurken
Yanımdan biri geçmişti. O geçiş tenimi yakmıştı.
Yüzünü görememiştim. Ama bu yanma hissini biliyordum. Bu o olmalıydı.
Arkamı dönüp baktığımda bana bakan mavi gözleri gördüm. O kişi beni bu denli rüzgarıyla yakan alazdan başkası olamazdı.
" alaz " diye seslendiğimde bana doğru koşup sarılması gerekirken kısa süreli bakışından sonra olmasını istemediğim şey olmuştu.
Arkasını dönüp yeşil gözlerimden uzaklaşıyordu.
Bende istemsizce alaza arkamı dönüp mavi gözlerinden uzaklaşıyordum.
Kendime engel olmaya çalıştım. Ona doğru yürümek, koşmak istedim. Lakin ayaklarım , bedenim ve kalbim ondan uzaklaşıyordu.
Ben o mavi gözlerden uzaklaşıyordum....
🍃BÖLÜM SONU 🍃
Bölüm etkileşimi
