Sarmaşık kitap kapağı

25. bölüm / 30

Sarmaşık

25. BÖLÜM / DÜNYA 8 🌍

Vaveyla Yazarı: Büşra Kurt

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 30Şu an: 25. BÖLÜM / DÜNYA 8 🌍

🍃

Bulmuştum uzun zamandır alaz'ın habersiz olduğu kardeşini, farah'ın uzun zamandır aradığı abisini bulmuştum.

Kardeşinin Farah olması beni çok mutlu etmişti.

Tıpkı alaz gibi mutlu, yardımsever ve iyi kalpli biriydi.

O gün bir yabancıya yardım ederken aslında abisine yardım ettiğini bilmiyordu.

Acaba abisinin alaz olduğunu bilse nasıl tepki verirdi. Alaza, abisine kavuşsa ne hissederdi.

Bu buluşmayı bende onlar kadar çok istiyordum .

Fakat aklımı kurcalan bir şey vardı.

Alaz insanken farahın şifacı olması mantıklımı.

Böyle birşey mümkün olabilirmiydi.

Şuan bunu düşünmek bile istemiyordum.

Alaz iki duygu içerisindeydi. Hem mutlu hemde üzgündü.

Alazı yatağa yatırmış hem onu uyurken izliyor hemde derin düşüncelerle boğuşuyordum.

Cadının söyledikleri sürekli düşünmeme sebep oluyordu. Bir kehanet vardı ve ben o kehanetin anahtarıydım. Ama yalnız başıma başaramazmışım.

Altı kişiydik ve bu altı kişinin arasında bildiğim tek kişi kendimdim.

Cadı görü gücünü alaza aktarmıştı. Eğer ölürse gücüde onunla birlikte yok olmasın diye.

Ve şimdi o güç alazdan bana aktarılmıştı.

Görü görmeye alazı dünyaya gönderdiğim andan itibaren görmeye başlamıştım.

Demekki o zaman gücü bana aktarmıştı.

İçimde sanki bir şey enerjimi tüketiyor gibiydi.

Sanırım bunun sebebi içimde çok fazla enerji olmasıydı. Cadının da söylediği gücü bir an önce aktarmalıydım.

Alaz bir anda yataktan kalkıp ayaklandığında sanki bir yere gidecekmiş gibi hazırlanıyordu.

"Nereye gidiyorsun " dedim.

Ağlamaktan gözleri kıpkırmızı olmuştu.

"Gidiyoruz " demişti sadece .

"Nereye gidiyoruz "

Dedim şaşkın bakışlarımla yüzüne bakarken

"Kardeşimin yanına "

"Şuan olmaz . Çok tehlikeli "

"Kardeşimi görmek istiyorum. Burnumun dibindeydi ve ben fark edemedim bile .

O beni ararken ben ondan habersizdim"

"Alaz yapma böyle lütfen . Şuan kavuşamasanızda sana söz veriyorum en yakın zamanda sizi ben kavuşturacağım."

Diyerek yanına gidip sıkıca sarıldım .

Alazda karşılık verip sıkıca sarılmıştı.

"Benim ondan başka ailem yok sarmaşık bir an önce onun için abi olmak istiyorum . Ve karşısına geçip ben senin abinim deyip sıkıca sarılmak istiyorum."

"Merak etme istediğin her şeyin olması için elimden ne gerekiyorsa yapacağım. Ben varım artık senin yanında imkansız olan her şeyi senin için imkanlı kılacağım."

Dediğimde kollarıyla beni sıkıca sarmıştı.

Nefes alıp vermesi rahatladığın göstergesiydi.

"İyiki varsın iyiki yanımdasın . Sen olmasaydın ben tüm bunları tek başıma aşamazdım."

"İyiki sende varsın "diyerek tebessüm ettim.

Kapının çalmasıyla birbirimizden ayrılmıştık .

Sahra odaya girerek " kahvaltı hazır "demişti.

"Tamam geliyoruz " dedikten sonra birlikte salona doğru ilerledik.

Masaya oturup yavaş yavaş kahvaltımızı yapmaya başladık .

Akçan alaza bakarak" alaz biraz daha iyi misin ?"

Alaz akçana tebessüm ederken " evet iyiyim " dedi.

Tebessüm etmiş olsada içi kan ağlıyordu hissedebiliyordum. Belli etmemeye çalışsada biliyordum işte .

İçi kan ağlıyordu. Tanımadığı, bilmediği kardeşine çok fazla özlem doluydu.

Bir an önce kavuşmayı arzuluyordu.

Cadıyla konuşmamızdan beri içimde tarifi mümkün olmayan bir acı vardı. Ve şimdi kahvaltı masasındayken yine o acı, kimseye belli etmeden

yüzüm buruşuk elimle kalbimi tuttum.

Sahra beni fark ettiğinde bana bakarak " sarmaşık iyi misin " dediğinde hemen elimi indirdim. " evet iyiyim " diyerek gülümsedim.

Alaz'ın mavi gözleri bir anda beni buldu .

"Gerçekten iyisin değilmi ?" dedi .

"Gerçekten iyiyim " diyerek gülümsedim.

"Kahvaltımızdan sonra buradan ayrılalım "dedi alaz . Hepimiz olumlu anlamda başımızı salladık.

****

Kahvaltımızı bitirmiş yavaş yavaş masayı toparlamaya başlamıştık. Elimde olan tabaklar bir anda yere düştü. Bir şey görüyordum. Ama temas etmeden birinin anısını görüyordum.

Kim olduğunu göremesemde biri bize doğru geliyordu. Görüntü kaybolduktan sonra kendime geldim. Bizimkiler etrafımda toplanmıştı.

Alaz endişeyle " sarmaşık iyi misin az önce ne oldu öyle "

"Geliyor " dedim sadece .

"Kim geliyor "

"Bilmiyorum sadece buraya geliyor . Siz burada bekleyin kontrol edeceğim."

Diyerek şemsiyemi kapının yanına koyduğum dolaptan alıp hızlıca kendimi dışarı attım .

Beklemelerini söylemiş olsamda arkamdan beni takip etmişlerdi.

Görüde gördüğüm yerde duraksadım. Tam karşımdaydı .

"Sarmaşık neden önümüzdeki ağaca öyle bakıyorsun . Orada birşey mi var ?"dedi Sahra.

"Birazdan gelir " dedim net bir sesle.

Ve işte beklediğim an geçit bir anda açıldı.

İçinden muhafızlardan biri yere yığıldığında geçit yavaş yavaş kapanmaya başladı.

Hala kim olduğunu anlayamamıştım.

Başını kaldırdığında şok olmuş yerden kalkmasını bekliyordum. Hareketsizdim.

Benimle birlikte diğerleride şok olmuşlar , hareket edemiyorlardı.

Alaz hayretler içinde " efgen " demişti.

Evet o gelen kişi efkendi. Bizden biri olsada benim ve alazın düşmanıydı. Alaza ve bana kötü zamanlar yaşatmıştı . Gerçi o herkeze öyleydi.

Kendini beğenmiş ,bencil ve kötü biriydi.

Öfkeyle sessizliği bozarak sordum ." Senin burada,dünyada ne işin var ."

Dediğimde efgen koşarak yanıma gelip önümde durdu. Gözlerinden yaşlar akıyordu .

İlk defa efgeni bu kadar zayıf ve çaresiz görüyordum.

"Efgen neden buradasın? " herkesin cevabını merakla beklediği o malum soruyu sormuştum.

Kekeleyerek konuşmaya başladı " be be ben seni görmeye geldim . Sana söyleyeceklerim var "

Dediğinde hayretle efgene bakıyordum.

"Dinliyorum " dedim net bir şekilde .

"Kraliçe " dedi ve durdu .

"Kraliçeye bir şey mi oldu söylesene efgen " dedim öfkeyle.

" Zehir kraliçemizi zehirledi"

Kekeleyerek " öl öl öldümü " dedim gözlerimden yaşlar boşalırken.

Alaz arkamdan bana yaklaşarak omzumdan tutup beni okşamaya başlamıştı.

" bilmiyorum. Ama ölmemesi için dua ediyorum.."dedi efgen.

Artık cevap veremiyordum . Konuşmak yerine gözyaşlarım cevap veriyordu.

"Eğer olurda bana birşey olursa bu diyar sarmaşığa emanet dedi ."

"Banamı ? "Dedim . Hem ağlıyor hemde şaşırıyordum.

"Evet . Artık geriyede dönemem saray artık çok tehlikeli herkes zindana atıldı. Zehir kraliçenin yerine geçti."dediğinde alaz önüme geçerek." Farah iyi mi ?" Demişti alacağı cevaptan oldukça korkuyordu bende öyle.

" Şuanlık iyi ama oda zindanda. Zehiri kral olarak kabul etmeyenler tek tek öldürülüyor." Dediğinde alazın gözlerinden su akıyordu.

Efgen ekledi

"Beni yanınızda istemeyeceğinizi biliyorum o yüzden mümkün olduğunca sizden uzağa gideceğim. " dedikten sonra arkasını dönüp gidecekken tekrar bana dönüp " kraliçe seni çok sevdiğini ve her zamanda çok seveceğini söylememi istedi " diyerek önüne dönüp yürümeye devam etti.

Alaza dönüp baktıktan sonra efgene baktım.

Tekrar efgene doğru baktığımda bir görü gördüm.

Savaş alanındaydık . Herkes birbiriyle savaşıyordu.

Yanımda benimle birlikte beş kişi vardı . Karşımızdada düşmanlarımız fakat o kısım bulanıktı. Kaç kişi ve kaç kişiler göremiyordum.

Benim tarafımda bulanık olan bir kişi görünür olmaya başlamıştı .

Şaşırmıştım çünkü o beş kişiden biri efgendi.

"Dur" diye haykırdım efkene bakarken. Görü kaybolmuştu.

Efken şaşkınlıkla bana doğru dönüp yüzüme baktı.

Diğerleride öyle.

"Bizimle kal " demiştim kendimden gayet emindim.

Çünkü benimle beraber efkeninde savaşması gerekiyordu.

"Sarmaşık iyi misin " demişti alaz elini omzumdan indirirken.

Alaz döndüm " o beş kişiden biri" dedim ve efkene döndüm.

Ve ekledim " efken "

"Efken mi emin misin " demişti alaz .

Diğerleride alaz kadar şaşırmıştı.

"Evet Eminim annen gördüğümde anlayacağımı söylemişti . Annenin bizi gördüğü görüyü gördüm. Savaş alanını "

"Neler oluyor" demişti efgen bir bana birde alaza bakarak.

" Ayrıntıları sonra konuşuruz kısacası bizimle kalabilirsin seninle daha güçlü oluruz "

Dediğimde gülümsedi. Bu söylediğime mutlu olmuştu. Kollarını açıp bana doğru koşuyordu.

Sanırım sarılmak için koşuyordu.

Önüme gelip tam sarılacakken alaz bir anda

İşaret parmağıyla efkeni alnından itikleyerek

" Orada dur sarılmak yok" dediğinde efgen duraksayıp kollarını indirdi.

"Sevgilime sarılamassın yasak bana sarıl " diyerek alaz kollarını açtı."

Efgen tebessüm ettikten sonra alaz'ın yanına gidip alaza dostça sarıldı. Alazda karşılık verip sarıldı. Bu sarılış mesafeli olsada yinede sıcak bir sarılıştı.

Bir dost bir düşman birbirine sarıldığında düşman artık dost olmuştu.

Kalbimde yine o acıyı hissettim. Elimi belli etmeden acıyan bölgeme , kalbime bastırdım.

Hep birlikte kulubeye gidip koltuğa oturduk.

"Sanırım planda değişiklik yapmamız gerekiyor." Dedim.

"Peki ne yapıcaz " dedi Sahra.

"Ağlayıp , üzülmeye vaktimiz yok bu işi bir an önce halletmeliyiz " gözleri ağlamaktan kıpkırmızı olan alaz .

Efgen gözleriyle Sahra ve akçan'ı işaret ederek "bunları daha önce hiç görmemiştim. Hangi sınıfsınız , renginiz nedir."diye sorduğunda

efgene bakarak "onlar insan bizim dünyadan değiller" dedim.

efgen şaşırarak " sarmaşık bakıyorumda tüm yasak olan şeyleri çiğnemeye başladın. Hadi biriyle konuştun, yardım ettin" dediğinde alaz öfkeyle efgene baktı.

Efgen konuşmaya devam ederek "o yetmezmiş gibi birde iki insanındamı hayatına müdahale ettin"

"Efgen sen sanki kuralların hepsine uyuyorsun da birde geçmiş karşıma kurallarla ilgili konuşuyorsun." Dedim öfkeyle efkene bakarak.

"Eee tabi uyuyorum uymadığım hiçbir kural yok"

"Saymamı istermisin ?"

"Yok yok sayma yorma kendini hiç ."

Dediğinde herkez gülmeye başladı alaz bile gülüyordu.

Bizden sonra bir müddet kimse konuşmuyordu.

Sessizce birbirimize bakıyorduk.

Gözlerim bulanıklaşıyordu sanırım yine görü görecektim.

Acaba bu sefer geleceğimi yoksa geçmişe dair birşeyler mi görecektim.

Yine birinin bize doğru geldiğini gördüm . Bu seferki kızdı. Yüzünü tam görecekken görüntü bulanıklaştı . Gözlerimi kapatıp açtığımda kulubedeydim.

"Biri daha geliyor dedim efgenin geldiği yerden "

Alaz ayağa kalkarak " kim geliyor "

"Yüzünü göremedim."

"Hadi bakalım bu sefer kim geldi " Sahra.

Birlikte efgenin geldiği ağaca doğru ilerledik.

Orada bir kız duruyordu bizden biriydi.

Önünü döndüğünde hepimiz şaşırmıştık özelliklede alaz şaşırmıştı.

Farah buradaydı . Bizimle aynı yerde , tam yanımızdaydı.

Alaza baktığımda parlayan gözleriyle , tüm özlemiyle faraha bakıyordu.

Alaz faraha doğru koşuyordu. Farah ise herşeyden habersiz öylece kendisine koşan alazı seyrediyordu.

Alaz farah'ın yanına vardığında " kardeşim "demişti.

Farah ise şaşırmış alaza cevap vermeye çalışıyordu. " kardeşim mi?" Demişti meraklı gözlerle.

"Aradığın abini buldun . "Demişti alaz gözleri yaşlı.

"Nasıl yani " alazın söyledikleirni duymuş olsada duyduklarında inanamayarak sormuştu.

"Senin onca zamandır aradığın abin benim kardeşim "

Farah gözleri dolmuş bir yandanda gülümsüyordu.

Tek diyebildiği tek bir kelime kalmıştı geriye

"Abim " tüm özlemiyle abim demişti.

Alaz farahı kollarının arasına alarak sıkıca sarılıyordu . Farah ise uzun yıllar boyu aradığı abisine kavuşmuş ,abisini sımsıkı kavramıştı.

Ne zaman görü görsem kalbim dahada fazla ağırıyordu. Şuanda da ağırdığı gibi.

Belli etmeden tekrar kalbimi sıkıca bastırdım.

Böyle güzel bir kavuşmayı berbat edemezdim. O yüzden dayanmaya çalıştım.

Alaz kardeşinden ayrılarak " buraya nasıl geldin efgen zindanda olduğunu söylemişti."

"Biri sayesinde kurtuldum ."

"Kimin sayesinde " dedi şaşırarak.

"Merih beni kurtardı " dediğinde şaşırmıştım .

Alazda oldukça şaşırmıştı.

Kardeşini baş düşmanlarımız dan bir değişken mi kurtarmıştı.

"Şu Zehirin yanındaki doğaüstü değişken çocuk mu?"

"Evet o "

Öylesine kötü biri neden farahı kurtarmış olabilirdi ki. Gerçi benide kurtarmıştı.

Belki de Merih kötü doğmamıştı kötü olmaya zorlanmıştı.

Geçit tam kapanmak üzereyken biri geçitten geçip garajın yanında durup karanlık gözleriyle yeşil gözlerime bakıyordu.

Bakışları öyle özlem doluydu ki.

Merih gelmişti. Hem beni hemde farahı kurtaran kötü burada yanımızdaydı.

Ben ağrıdan hareket edemezken alaz öfkeyle yerinden kalkıp merihin üzerine doğru ilerlerken Farah araya girdi. " abi yapma lütfen buraya sapasağlam gelmem onun sayesinde . Ona zarar vermeni istemiyorum."

"Emin misin " dedi alaz .

Ve ekledi " seni kurtarmanın o olduğuna emin misin gerçekten belkide bunu bahane ederek yanımıza sızıp zehire bilgi vermek için seni kurtarmıştır.

"Evet eminim beni kurtardı. Oradaki bir çok kişiyi kurtardığı gibi. Merih sandığımız gibi kötü biri değil."

Dediğinde alaz merihten bir kaç adım geri çekildi.

Kalbim gitikçe dahada kötüleşiyordu.

Kalbime ne kadar baskı uygulamış olsamda ağrı bir türlü geçmiyordu.

Hafif adımlarla geriye doğru ilerledim.

Gözlerim git gide bulanık görmeye başlamıştı.

Sanırım yine görü görecektim.

Ama bu sefer istemiyordum. Bir daha aynı şey olursa kendime gelemeyebilirim gibi geliyor.

Ayaklarım artık yere basmak istemiyor bedenim ise kendini yorgun hissediyordu.

Alaz kardeşine bakıp gülümserken Merih ise bana bakıyordu.

Sanırım Merih iyi olmadığımı anlamıştı.

Gözlerim kapandığında ayaklarım kendini yerden çekmişti. Bedenimin yere çöküşünü hissedebiliyordum.

Gözlerim kapalı olsada arkadaşlarımın telaşlı seslerini duyabiliyordum.

Gözlerimi zorla açmaya çalıştım ve başarmıştım. beni tutan mavi gözler değildi, beni tutan karanlık gözlerin sahibi merihti.

Fısıltıyla " alaz " dedim. Çünkü gözlerim mavi gözleri görmek istiyordu.

Gözlerimi kapatmak istemesemde gözlerim zorla kendini dünyaya kapatmıştı....

🍃BÖLÜM SONU 🍃

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

5okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.