2. bölüm / 30
Sarmaşık2.BÖLÜM /MİSAFİR 🍃
Bölümler 30Şu an: 2.BÖLÜM /MİSAFİR 🍃
- 1 1. BÖLÜM /YABANCI 🍃1.132 kelime
- 2 2.BÖLÜM /MİSAFİR 🍃1.397 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3.BÖLÜM /KIRBAÇ 🍃2.330 kelime
- 4 4.BÖLÜM / ALAZ 🍃2.948 kelime
- 5 5.BÖLÜM / İZ 🍃2.638 kelime
- 6 6.BÖLÜM / DEĞİŞKEN 🍃2.817 kelime
- 7 7. BÖLÜM / KARANLIĞA DAVET 🍃2.348 kelime
- 8 8. BÖLÜM / RÜZGAR 🍃1.238 kelime
- 9 9. BÖLÜM / DOKUNUŞ🍃1.398 kelime
- 10 10. BÖLÜM / DEJAVU🍃1.657 kelime
- 11 11.BÖLÜM / KUŞ 🍃2.083 kelime
- 12 12.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 🐍2.721 kelime
- 13 13.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 2 🐍1.301 kelime
- 14 14.BÖLÜM /DİRİLİŞ 🍃1.961 kelime
- 15 15.BÖLÜM / KAVUŞMA🍃1.433 kelime
- 16 16.BÖLÜM / FOTOĞRAF 🍃1.635 kelime
- 17 17.BÖLÜM / SİRİUS 🍃1.560 kelime
- 18 18.BÖLÜM / DÜNYA 🌍1.491 kelime
- 19 19.BÖLÜM / DÜNYA 2 🌍1.724 kelime
- 20 20.BÖLÜM / DÜNYA 3 🌍1.333 kelime
- 21 21. BÖLÜM / DÜNYA 4 🌍1.703 kelime
- 22 22. BÖLÜM / DÜNYA 5 🌍1.682 kelime
- 23 23. BÖLÜM / DÜNYA 6 🌍1.518 kelime
- 24 24.BÖLÜM /DÜNYA 7 🌍2.517 kelime
- 25 25. BÖLÜM / DÜNYA 8 🌍1.845 kelime
- 26 26. BÖLÜM / DÜNYA 9 🌍2.115 kelime
- 27 27. BÖLÜM / YILDIRIM KRİSTALİ 🍃2.651 kelime
- 28 28. BÖLÜM / ZİNDANDA Kİ ÇİÇEK 🍃640 kelime
- 29 29. BÖLÜM / SONA DOĞRU 🍃2.476 kelime
- 30 30.BÖLÜM / FİNAL 🍃1.917 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
🍃
Kimdim ben kimin kızıydım.
Ailem kimdi isimleri neydi.
Ne kadar büyürsem büyüyeyim bu soruların cevabını öğrenmek için büyümek yetmiyordu. Burada kraliçenin yanında bulunduğum için çok minnettarım.
Ne hayet yangını söndürmüş görevimi tamamlamıştım.
Kraliçenin yanına doğru ilerleyip görevle ilgili rapor verecektim.
Sarayın kapısına doğru ilerlerken arkadan bir ses işittim.
" Hey yeşil gözlü kız " yavaşça arkamı dönüp baktığımda bir müddet şok içinde kaldım .
Kekeleyerek kendi kendine "bu o yabancı" dedim.
Oydu yangında kurtarmış olduğum yabancıydı.
Peki burada ne işi vardı.
Bana doğru sendeleyerek kanlı bedeniyle gelmeye çalışıyordu.
Yabancının önünde kocaman bir ağaç vardı . Sadece onu benim açımdan görmek mümkündü.
Saray kapısındaki muhafızlar bendeki tohaflığı fark ederek "sarmaşık bir sorun mu var .ne var ağacın arkasında neye bakıyorsun "dedi.
Tedirgin bir ses tonuyla yanıtladım. "hiç hiç birşey yok sadece bir şey düşünüyordum vazifenize dönenilirsiniz "dediğimde önüne dönmüştü.
Yabancı bana gelmeden ben ona gitmeliydim .
Hızlıca ona doğru koşarak âni bir hareketle bedenini ağaca yaslayıp kolumu boğazına dayadım.
"Sennn senin ne işin var burada benimi takip ettin" dedim.
Sanırım yabancı şoktaydı burası dünyadan çok farklıydı.
"Heyy sana diyorum neden beni takip ettin, peşimden geldin."
Yabancı zar zor"tehlikedeyim"dedikten sonra yere yığılmıştı.
Ağır yaralı olduğu için daha fazla dayanamadı.
Bir an önce tedavi olmalıydı. Aksi halde durumu hiç iyiye gitmiyordu.
Yabancıyı burada tedavi edemezdim .
En iyisi yakın bir arkadaşımdan yardım istemekti.
Yabancıyı kendime yaslayıp hızlı adımlarda saraydan uzaklaşmaya başladım.
Atımın olduğu yöne gidip yabancıyı atın üzerine koyup üzerini örttüm.
Artık gitmek için hazırdım.
Umarım herhangi bir aksilik olmadan arkadaşımın evine gidebilirdim arkadaşım renksizlerdendi. Hayatında en çok istediği şey kimliğinin renkli olmasıydı ama olmadı.
Benim gibi belirsiz biride değildi. En azından ben kim olduğumu bilseydim de renksiz olsaydım. Bence bilinmemezlik bilinmişlikten daha kötü.
1 saat sonra ;
Attan inip arkadaşımın kapısını tıkladım.
Tık tık tık ...
İçeriden gelen hafif ayak seslerinden sonra ne hayet kapı aralanmıştı.
"Aaa sarmaşık seni hangi rüzgar buraya attı bakalım "
"Sanada merhaba Dora "
Dedikten sonra birlikte biraz gülüştük.
"Dora yardımına ihtiyacım var senden başka kimseye güvenemem "
"Ederim etmesine de sen iyi misin ilk defa seni bu kadar tedirgin görüyorum "
"Beni takip et "dediğimde onu atımın olduğu yere götürdüm.
"Ne o yoksa yoldaşında bir sorun mu var hastamı"
Dediğinde yabancının üzerindeki örtüyü kaldırıp
Doraya dönerek " hastamız bu yabancı."
Dora hafifçe korkarak yabancıya yaklaşıp işaret parmağıyla yabancının yanağına dokundu. "bu buu buu insan ben şimdi hiç birşey anlamadım senin insanla ne işin olur "
"Biliyorum arkadaşım aklında sorman gereken çok soru var ama inan vaktim yok . Ben sana sonra açıklarım. Sen bu yabancıya iyi bak . Kanını temizle bende saraya gidip temiz kıyafetler getireyim."
"Sarmaşık bu böyle kanını temizlememle iyileşmez çok darbe almış . "
"Biliyorum şifacıyla konuşup çiçeği almaya çalışacağım"
"Sen iyi değilsin sanırım şifacı yok uzun yıllardır "
"Bugün yeni biri semptom gösterdi"
"Yoksa şifacı mı ?"
"evet şifacı"
" ben işlerimi halledip geliyorum kraliçede merak etmiştir rapor veremedim yabancı yüzünden"
"Tamam hadi sen git yabancıya ben bakarım."
Dediğinde atıma binip sarayın yolunu tuttum.
Kraliçeye rapor versem bile neden bu kadar geciktiğimi soracak her halükarda ceza alacağım kraliçe çok adaletli biridir.
Saraya doğru ilerlerken yerde çeşit çeşit renkte olan çiçekleri gördüm kraliçe çiçekleri ve kokularını çok severdi.
Atımdan inip bir demek topladıktan sonra saraya doğru ilerlemeye devam ettim.
*****
Atımın üzerinden inip taht odasına doğru ilerledim bekçi muhafızı beni gördüğünde
"Kraliçe geldiğinde seni içeriye almamı istedi"
" kraliçe sinirli mi ? "
" Çokkkk " muhafız kapıyı açtığında kraliçe öfkeyle bana doğru bakıyordu.
Bir elim arkada yavaş adımlarla kraliçenin önünde eğildim.
Başımı doğrulttuğumda hala öfke dolu gözlerle bana bakıyordu.
"Sarmaşık nerelerdeydin rapor vermek için çok geç kaldın eskisi gibi yine ortalıktan koybolmaya başladın senin için endişelendim . "
"Majesteleri affınıza sığınıyorum vazifemi en iyi şekilde yerine getirdim."
"Onda şüphem yok geç kalmanı soruyorum"
Dediğinde arkamdaki çiçekleri tutan elimi öne doğru,kraliçeye uzatarak bunları sizin için toplamıştım. Çiçekleri çok sevdiğinizi biliyorum sizi mutlu etmek istedim o yüzden geçiktim majesteleri."dediğimde kraliçe bana doğru yaklaşarak elimdeki demet çiçeği eline alıp koklamaya başladı.
"Çiçekler için çok teşekkür ederim. Böyle güzel hediyelere çok ihtiyacım oluyor.biliyorsun ülkem zor zamanlardan geçiyor.kimse senin gibi bana hediye vermeye cesaret edemiyor . Çok teşekkür ederim sarmaşık "dedikten sonra kraliçe gülümsüyordu.
Kraliçe bir anda ciddileşti. "Biliyorsun ki görev ihlalı veya rapor gecikmelerindeki cezaları.
Seni ne kadar çok seversem seveyim adaletli olmalıyım ben bu ülkeyi yönetiyorum. Herkese sevdiklerimde dahil eşit davranmalıyım."
"Biliyorum majesteleri . Verilecek cezanın da farkındayım."
"Üzgünüm ve umarım dayanıklısındır . Şimdi gidebilirsin."
Dediğinde arkamı dönüp çıkışa doğru ilerledim.
Kendi cezamı düşünmeyi bırakıp kendimi farahı ,şifacıyı bulmaya odaklamalıydım.
Sırayla sarayda olabileceği odaları tek tek bakmaya başladım. Sarayda olabileceğini düşündüm.
Çünkü zehir tüm şifacıları kendine çekiyordu . Bizimle bizi satmadığı müddetçe güvendeydi. Binlerce odanın ardından bakmadığım tek bir oda kalmıştı neredeyse pes etmek üzereydim.
Kapıyı çaldığımda tatlı bir kız kapıyı açtı.
Bu farahtı sonunda onu bulmuştum.
"Ben sarmaşık içeriye gelebilir miyim"
"Tabi seni tanıyorum seni buralarda tanımayan yok namın meşhur."
İçeriye girip tekli koltuğa oturdum . Farahta bana yakın olan bir koltuğa oturdu.
"Az çok kuralları biliyorsundur.görev ihlalı yapıldığında veya rapor gecikmesi yapıldığında alınan,uygulanan cezaları biliyorsundur."
"Evet biliyorum arkadaşlar bahsetmişti."
"Yüksek ihtimalle bedenime zarar veren ceza alacağım. O yüzden senden şifa çiçeği rica ediyorum. Kimsenin haberinin olmaması gerekiyor."
"Kusura bakma ama ben gizli saklı işler yapamam"
"Biliyorum senin içinde çok riskli .
Bak şöyle yapalım sen benim istediğim şifa çiçeğini bana ver bende senin için ne olursa olsun ne olduğunu bile sorgulamadan istediğini yerine getireyim."
Dediğimde bir müddet sustu. Ayağa kalkıp çekmecesinden bir şey çıkartıp bana doğru uzattı . Bu altın sarısı şifa çiçeğiydi.
"Bu sabah ki eğitimde çiçeği büyüttüm. ama bana söz ver ne olursa olsun senden herhangi bir şey istediğimde bana yardım edeceksin anlaştıkmı ."
Gözlerinin içine bakarak "anlaştık söz veriyorum istediğin her neyse yerine getireceğim "diyerek elindeki çiçeği sırt çantama koydum.
" teşekkür ederim" dedikten sonra yanından ayrıldım.
Şimdi sırada kıyafet vardı.
Kıyafetleri bulabileceğim,odasına kolaylıkla girip halledebileceğim tek bir kişi vardı .
Kaya'nın odasına girip bir şekilde dolabından birkaç eşya almam gerekiyordu.
Kaya'nın odasına doğru ilerledim .
Kapıyı çalıp açmasını bekledim.
Kaya kapıyı açıp " ooo hoşgeldin sen benim odamın yolunu bilirmiydin gelsene "dediğinde şoktaydım üstü çıplaktı . Bedeninin yarısını kısacık bir havlu örtüyordu.
Gözlerimi kayadan kaçırarak bir köşeye oturdum.
Ahhh hep o yabancı yüzünden tüm bunlar. bi iyileş seni bu sefer ben komaya sokacağım.
"Senin bir işin mi var" deyip gözlerimi kaçırarak çıplak vücudunu işaret ettim.
"Evet duş alacaktım sonrada alabilirim sorun değil ."
"Yok yok bence git sen banyoya ben beklerim seni "
"İyi peki gidiyorum ozaman dilediğin gibi takıl"
"Tamam hadi git işine artık"
Dediğimde arkasını dönüp banyoya doğru ilerledi.
Bir müdddet bekledim.
Evet şuan üstünü çıkarıyor çıkardı. Suyun sesi geliyordu.
Hafif adımlarla odasına girip dolabından gözüme ilk takılan iki parça kıyafet aldıktan sonra hızlıca çantama koyup odadan dışarıya çıktım.
Hızlı adımlarla odaların olduğu katlardan ayrılıp
Kendi odama geldim. Benim odam diğerlerinden çok daha farklıydı. Odamdaki büyük bir tablonun arkasında ormana çıkan gizli bir geçit vardı. Ben bu geçiti küçükken kraliçe ile saklambaç oynarken kullanmıştım o gün kraliçe beni sabaha kadar arayıp bulamamıştı .
Büyümüştüm artık kraliçe bana hâlâ nerede saklandığımı soruyor.
Ben ise o yeri kimseye söylemiyordum.
Tabloyu yanlatıp karanlık yerden geçtim.
Bu şekilde saraydan güvenli bir şekilde çıkabilirdim.
Tam ilerlerken arkadan biri kapıma vurur vurup ismimi sesliyordu.
Hemen geçitten çıkıp tabloyu düzettikten sonra kapıyı açtım bu muhafızlardan biriydi.
"Sarmaşık rapor gecikmesi yapıp görevini hafife aldığın için yarın güneş doğduktan sonra tüm halkın önünde kırbaçlanacaksın . Aksi halde gecikme olursa cezan ikiye katlanacaktır "
Dedikten sonra kapıdan uzaklaştı.
Kapıyı kapatıp geçite doğru ilerleyip ormana girdim.
Atıma binip doranın evine doğru ilerlemeye başladım.
Kraliçenin Çiçeklerle beni affetmeyeceğini biliyordum. Küçüklüğümden beri her zaman benim için telaşlanır beni merak ederdi.
Sürekli ortadan kaybolurdum. Sonra onu mutlu etmek için ona güzel renkli çiçekler getirdim mutlu olurdu.
Büyüdükten sonra artık ortadan kaybolmadığım için uzun zamandır çiçek getirmiyordum. Bu uzun zaman sonra ilk defa olmuştu.
cezalandırılacağımı en başından beri biliyordum.
Yardıma ihtiyacı olan herkese yardım etmeliyim bu yabancı bile olsa,insan bile olsa adaletli olmalıyım ben bir muhafızım herkese eşit davranmalıyım.
Onu yalnız bırakamazdım o artık bir yabancı değildi o artık misafirdi benim misafirimdi.....
🍃BÖLÜM SONU 🍃
Sevgili arkadaşlarım yorum yapıp beğenirseniz çok mutlu olurum . Elimden geldiğince yorumlara cevap vermeye çalışıyorum.
Kitap kapağı hakkında fikirleriniz varsa eğer benimle paylaşabilirsiniz kapağı değiştirmek istiyorum fakat nasıl veya ne koymam gerektiği hakkında pek emin olamadım.
Dilerseniz diğer hikayelerimede göz atabilirsiniz . Beğeniler ve yorumlar arttığında daha seri bir şekilde bölümleri yayımlayabilirim.
Hedefimiz 200k eminim ki sizinle bu hedefi aşabiliriz . Sevgilerle B.WOLF🖤
Bölüm etkileşimi
