15. bölüm / 30
Sarmaşık15.BÖLÜM / KAVUŞMA🍃
Bölümler 30Şu an: 15.BÖLÜM / KAVUŞMA🍃
- 1 1. BÖLÜM /YABANCI 🍃1.132 kelime
- 2 2.BÖLÜM /MİSAFİR 🍃1.397 kelime
- 3 3.BÖLÜM /KIRBAÇ 🍃2.330 kelime
- 4 4.BÖLÜM / ALAZ 🍃2.948 kelime
- 5 5.BÖLÜM / İZ 🍃2.638 kelime
- 6 6.BÖLÜM / DEĞİŞKEN 🍃2.817 kelime
- 7 7. BÖLÜM / KARANLIĞA DAVET 🍃2.348 kelime
- 8 8. BÖLÜM / RÜZGAR 🍃1.238 kelime
- 9 9. BÖLÜM / DOKUNUŞ🍃1.398 kelime
- 10 10. BÖLÜM / DEJAVU🍃1.657 kelime
- 11 11.BÖLÜM / KUŞ 🍃2.083 kelime
- 12 12.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 🐍2.721 kelime
- 13 13.BÖLÜM / MEDUSA'NIN LANETİ 2 🐍1.301 kelime
- 14 14.BÖLÜM /DİRİLİŞ 🍃1.961 kelime
- 15 15.BÖLÜM / KAVUŞMA🍃1.433 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 16.BÖLÜM / FOTOĞRAF 🍃1.635 kelime
- 17 17.BÖLÜM / SİRİUS 🍃1.560 kelime
- 18 18.BÖLÜM / DÜNYA 🌍1.491 kelime
- 19 19.BÖLÜM / DÜNYA 2 🌍1.724 kelime
- 20 20.BÖLÜM / DÜNYA 3 🌍1.333 kelime
- 21 21. BÖLÜM / DÜNYA 4 🌍1.703 kelime
- 22 22. BÖLÜM / DÜNYA 5 🌍1.682 kelime
- 23 23. BÖLÜM / DÜNYA 6 🌍1.518 kelime
- 24 24.BÖLÜM /DÜNYA 7 🌍2.517 kelime
- 25 25. BÖLÜM / DÜNYA 8 🌍1.845 kelime
- 26 26. BÖLÜM / DÜNYA 9 🌍2.115 kelime
- 27 27. BÖLÜM / YILDIRIM KRİSTALİ 🍃2.651 kelime
- 28 28. BÖLÜM / ZİNDANDA Kİ ÇİÇEK 🍃640 kelime
- 29 29. BÖLÜM / SONA DOĞRU 🍃2.476 kelime
- 30 30.BÖLÜM / FİNAL 🍃1.917 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
🍃
Hem iyi hemde kötü hissediyordum.
İyi hissediyorum çünkü hayattaydı. Kötü hissediyorum çünkü bana ait değildi.
Bana ait olamayışı beni tüketiyordu. Alaz'ın benimle gelmesi onun için pek iyi olmasada benim için iyiydi . Yanımda ,yanı başımda olması onun için en güvenli yerdi.
Peki ya bundan sonra ne yapacaktım .
Ben artık özgür biri değildim , ben artık kaçak biriydim, hem kendi ülkemde hemde zehir tarafından aranan biriydim.
Sizi kovalayan ne kadar çok kişi olursa olsun yaşamanız bir o kadarda zorlaşıyor.
Ben buna rağmen sevdiklerim için , onları korumak için yaşamak zorundaydım ....
****
Geceyi geçirmek için bir yer düşünmüştüm.
Renksizlere yakın saraya uzak olan bir yer.
Bu yer ormanın içinde bulunan eski küçük bir kulubeydi. Dora ile birlikte yürüyüş yapacağımız zaman oraya giderdik. Orada birlikte eğlenceli ve güzel vakit geçirirdik.
Oraya golden denirdi.
Şu an için en güvenilir yer orasıydı. Sabah olduğunda belki daha iyi bir yer buluruz.
Her gün kalacağımız yeri değiştirmemiz gerekiyordu .
Bizi bulmaları çok kolay olur . Özellikle zehir bizi kara büyü ile bulabilirdi . Bunun olmaması için sürekli yer değiştirmemiz gerekiyor.
Havada süzülürken kulübenin bir kısmını görebiliyordum.
Siriusa seslenerek " aşağıdaki kulubede geceyi geçirebiliriz. Şuanlık burası bizim için en güvenli yer."
"Tamam sarmaşık "dedi Sirius.
Alaz şaşırarak sordu " ne dedi şimdi bu at kişnemek haricinde hiç bir şey duymadım."
Gülümseyerek cevapladım " sadece sen duyamıyorsun . Sesi sana kişnemek olarak gelsede bana gelen sesi tıpkı bizimki gibi bir ses."
"Çok tohafsın sarmaşık çok "
"Ben mi neden tohafmışım "dedim şaşırarak.
Alaz tam cevap verecekken Sirius aşağıya doğru iniş yapmaya başladı.
Alaz bağırıp çağırıyordu ben ise onun bu hallerine gülüyordum.
Havada süzülmemizin ardından ne hayet yere ayak basmıştık.
"Siz burada dinlenirken bende kendime yüksek bir yer bulup oradan sizi gözetleyeceğim . Her hangi bir tehlike olursa size haber ederim "dedi Sirius.
"Peki ya benim sana ihtiyacım olursa sana nasıl ulaşacağım ."
"Gökyüzüne bakarak adımı söylersen seni duyarım ."
"Peki. Kendine çok dikkat et tamammı"
"Ederim. Sizde dikkat edin kendinize .
Sarmaşık yanındakinide koru o kendini koruyamaz senide koruyamaz "
Alaza bakıp gülmeye başladım.
Alaz bir bana birde siriusa bakarak " neye güldünüz ne söyledi sana benimle ilgili ."
"Hiç hiç birşey " diyerek kulubeye girdim .
Arkamdan "ya söylesene ne dedi " diyerek kulubeye girdi.
Alaz kolumdan tutup beni durdurarak" sarmaşık ya hadi söylesene ne söyledi sana "
Gülümseyerek " şey yaa bu senin kurtardığın çocuk mu dedi "
Alaz eliyle saçlarını karıştırarak " yok ya ona gülmediniz başka bir şey dedi sen şu anda konuyu farklı şekilde göstermeye çalışıyorsun . Yaa söyle şunu ne dedi."
" senin beni ve kendini koruyamayacağını benim seni korumamı söyledi."
Alaz tek kaşını yukarı kaldırarak "bak sen şu ata öyle mi dedi "
"Evet aynen "
"Senin beni koruduğun gibi bende seni koruyacağım "
"Senin beni korumana ihtiyacım yok . Ölme yeter ."
"Söz veriyorum bende senin beni koruduğun gibi koruyacağım."
"Peki madem ısrarcısın koru bakalım "
Dedikten sonra pencereye dönük olan ahşap sandalyeye oturup yağmurun sesini dinlemeye başladım.
Alaz ise yanımda olan diğer tekli sandalyeye oturarak benimle birlikle yağmuru seyretmeye başladı.
Onu görüyor olsamda ona olan özlemim hiç dinmemişti. Ona tüm özlemimle sımsıkı sarılacaktım. Kendimi bu şekilde motive ediyordum. Dalgın gözlerimi pencereden çekip bir anda ayağa kalktım . Yeşil gözlerim alaz'ın mavi gözleriyle buluşmuştu.
Bir anda ağzımdan şu cümleler çıktı " ayağa kalk"
Alaz bu söylediğime şaşırmıştı. Ne yalan söyleyeyim ben bile şaşırdım.
Alaz şaşırmış bir ifadeyle " peki "
Demişti ve ne olduğunu sorgulamamıştı.
Ayağa kalkıp yavaş adımlarla önümde durdu.
Yakındık.
Güzel sesini tekrardan işittim . "Eee kalktım ne olacak şimdi "
Dediğinde işaret parmağımı dudağımın üzerine getirip sus işareti yaptım .
Öfkeliydim ona ,hemde çok öfkeliydim. Bana ait olmadığı için, beni sevmediği için ona bunları söyleyemesemde en azından kendimi rahatlatmak için , ona olan özlemimin biraz da olsa azalması için sadece ona sıkıca sarılmaktan başka yapabileceğim hiçbir şey yoktu.
Bir anda kollarımla alazı boynundan sıkıca kavradım . Sarılıyordum ,hemde sımsıkı sarılıyordum.
Ne kadar çok sıkı sarılırsam özlemim birazda olsa hahifler diye düşünürken aksine hiç azalmamıştı. Ona olan özlem ve hasretim aynı seviyede takılıp kalmıştı.
"Sarmaşık "dediğinde alazı daha çok kavradım. Hiç bırakmak istemiyordum.öylece ona orada sımsıkı sarılmak istiyordum.
Elleri yavaş yavaş belimi kavrıyordu.
Alaz bana benim ona sarıldığım gibi sarılıyordu.
"Biraz böyle kalayım olurmu . Sana sarılmaya ihtiyacım var .Benim sana ihtiyacım var ."
Alaz başımı okşayarak " istediğin zaman sarılabilirsin . Mutlu olduğunda üzgün olduğunda hatta öfkeli olduğunda bile . Ben her zaman senin yanında olacağım."
Dediğinde tebessüm etmiştim. Bu söyledikleri beni mutlu etmişti . Ama oda benim gibi her zaman yanımda olamayacağını biliyordu.
Biz farklıyız . Ben perigenyalı o ise dünyalıydı. Aramızda milyonlarca diyar ve evren vardı.
Çok tohaf onun için ölmek isterken şimdi ise onun için yaşamayı istemek.
Hayatım bana kışı yaşatırken o ise bana baharı yaşatıyordu.
Hayatım solmuş bir çiçekken o beni canlandırıyordu. O yanımdayken ne suya ihtiyacım vardı nede güneşe .
Onun başkasına ait olması beni deli ediyordu.
Bu düşünce gözlerimden yaş akmasına sebep olmuştu.
Ben bile yanımdayken onu özlüyorsam o kız kim bilir ne haldeydi.
Kollarımı alazın üzerinden çekip arkama bile bakmadan yatak odasına girip kapıyı kapattım.
Arkamı kapıya yaslayarak yere oturdum.
Alaz arkamdan seslenerek " sarmaşık bir sorun mu var bir şey demeden aniden yanımdan ayrıldın"
"Sorun yok biraz dinlenmek istiyorum çok yorgunum."
"Sana sormak istediğim şeyler vardı madem yorgunsun yarın konuşuruz. İyi geceler sarmaşık."
Fısıltıyla "iyi geceler" dedim. Belki duydu belkide duymadı bilmiyorum.
Kendime öfkeliydim. Alazı ilk benim görmeme rağmen Biray benden önce davranmıştı.
Alaz artık birayındı . Alaz'ın gülüşleri ,mutluluğu her bir zerresi birayayındı.
Demekte ne kadar çok zorlanırsam zorlanayım alazın biraya ait olmasını hiç bir şey değiştirmiyordu.
Gözlerimden yaş aka aka düşünüyordum tüm bunları. Gözlerim yavaş yavaş ağırlaşıyor açmakta zorlanıyordum. Artık alazı kalbimde kilitlemek yerine kilidi kırlamıydım. Onun ait olduğu yere birayın kalbine kilitlenmesine izin vermeliydim. Onlarda farklı iki evrenin yaşayanlarıydı. Ama en azından birbirlerini seviyorlardı. İçimden bu cümleleri kurarken kalbim kan ağlıyordu. Ne kadar kabullenmek istemesemde bunlar doğrulardı . Ve doğrular her zaman can yakardı.
***
Gözlerimi araladığımda güneş ışınları tahta odayı çok güzel aydınlatıyordu . Ellerimle gözlerimi ovuşturduktan sonra ayağa kalkıp yüzümü yıkadım.
Odadan çıktığımda karşımda koltukta uyuyan alazı gördüm.
Ses çıkarmadan dış kapıyı açıp dereye doğru ilerledim .
Bulunduğum yere oturup manzaranın tadını çıkarmaya başladım . Alaz'ın uyanmasını bekleyecektim. Çok güzel uyuyordu uyandırmaya kıyamazdım.
Biz yaşayanlar ne kadar değişik ,tohaf varlıklarız biz onları düşünürken bizim düşündüklerimiz başkalarını düşünüyor bu hiç âdil değil.
Gözlerimi gökyüzüne sağ elimi güneşe doğru kaldırıp elimle ufak tefek anlamsız hareketler yapıyordum. Beni böyle gören biri eminim deli sanabilirdi.
Güneş ışınları iyi hissettirsede gözlerimi kamaştırıyordu .
Gözlerimi kapatıp o ânın tadını çıkarmaya çalıştım.
Her güzel bir şeyin kusuru olduğu söylenir .
Peki ya benim alazı sevmemin ne gibi bir kusura olabilir.?
Düşünüyordum ,sadece düşünüyordum ama cevabı asla bulamıyordum.
Birden Gözlerimin önüne gölge düştü.
Gözlerimi açtığımda karşımda ayakta bana bakan alazı gördüm. Yanıma oturarak
"konuşabilir miyiz." Demişti gözleri gözlerimle buluştuğunda .
"Konuşulacak bir şey yok aramızda "
Dedikten sonra ayağa kalkmaya yeltendiğimde bileğimden tutarak kalkmamı engellemişti.
" bana karşı olan davranışların "
"Ne olmuş sana karşı olan davranışlarıma "
"Bir iyisin bir kötüsün sana neler olduğunu anlayamıyorum ."
"Bir şey olduğu yok "
"Neler yaşadığını bile bilmiyorum . Hiç bir şey söylemiyorsun"
"Gerek duymuyorum çünkü."
"Bak sarmaşık ciddi anlamda seni çok merak ettim. Öldün sandım .
Ben seni öldü bilirken karşımda senin hayatta olduğunu görmek nasıl bir şey biliyor musun.?
Orada beni öldürmeleri benim için bir şey ifade etmiyordu. Senin öldüğünü bilmek beni çoktan öldürmüştü. Şuanda nasılsın aklından neler geçiyor çok merak ediyorum."
"Sen beni boşverde senin asıl merak etmen gereken kişi sevgilin değilmiydi.'
Alaz şaşırarak "sevgilimmi anlamadım kim."
"Bilmemezlikten gelme herhes Biray ile birbirinizi sevdiğinizi biliyor. Sizi sarayın yakınındaki büyük ağacın önünde gördüm. Çok yakındınız"
"Hayır hayır bir dakika durum öyle sandığın gibi değil. Biray ezelden hoşlanıyordu .
Biray ise kendisini sevip sevmediğinden şüphelendiğinden emin olmak için ufak bir oyun hazırladık aslında kimse bilmiyordu bizim aramızdaydı . Tabi Buğra ağzını tutamayıp sanırım etrafa yaymış. Yani anlayacağın tamamen yanlış anlaşılma . Biray ile aramda hiç bir şey yok sadece benim arkadaşım diğerleri neyse oda benim için öyle."
Şaşırmıştım anlattıklarına, sonunu hiç böyle beklemiyordum. İçten içe belli etmesemde mutluydum.
"Peki yanına gelip seninle konuşmak istediğimi söylediğimde..."
Sözümü tam bitirmeden araya girerek " sana öfkelenmiştim. Gitmemi çok istiyordun. Ve bunun için uğraşıyordun ".
" aslında gitmeni istemiyorum sadece gitmek zorunda olduğun için uğraşıyorum . Herkes evine yuvasına dönmek ister "
Alaz bedeniyle bana dönerek " senin yanın benim evim sarmaşık "
Dediğinde tebessüm ederek başımı omzuna yerleştirdim.
İstemsizce şu sözleri söyledim " yani ben şimdi boşu boşuna bir yanlış anlaşılmadan dolayımı laneti aktifleştirdim..."
Dediğimde alaz başını kaldırıp şaşkınlıkla kocaman olmuş gözleriyle yeşil gözlerime bakmıştı.
bilmemesi gereken şeyi istemsizce bir anda itiraf etmiştim.
🍃 BÖLÜM SONU 🍃
Bölüm etkileşimi
