Kızıl Vasiyet kitap kapağı

28. bölüm / 29

28.Bölüm: Yeniden Lise

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 29Şu an: 28.Bölüm: Yeniden Lise

"Kıran kanıyorsun!"
"Ne? Alev iyi misin?"

Geriye doğru adımladığımın farkında bile değildim. Kıran kolumdan tutup, kendine doğru çekti.
"Alev neyin var? Kanıyorsun derken ne demek-"

Bir anda sözünü kesip, bakışlarını hızla karnına indirdi. Kolumdaki elini bırakmadan, diğer elini sırtına bastırıp; elindeki kana baktı.
"Bir operasyonda olmuştu, sakin ol!"
"Kıran, revire gel. Ne yarası bu?"

Arkamdan gelirken, iyice köşeye sıkışmış gibiydi. Savaş, arkamızdan eline ne ara aldığını bilmediğim bir poşetle gelip; aramıza girdi.

"Alev operasyon diyoruz! Sence ne yarası olabilir? Elbette mermi yarası. Şimdi ben Kıran'la ilgileneceğim. Sende bu kıyafetleri al, kızlara ve Sargın'a ver giysinler."
"Tamam."

Merdivenlere doğru ilerlerken, arkamdan seslenişiyle yeniden ona döndüm.

"Sende giy!"
"Saçmalama."
"Giy ve sonra revire gel."

Sert adımlarla lavaboya çıktım. Kapının önünde bekleyen Sargın'a poşeti uzattım.

"Yeniden liseli mi oluyoruz! Siktir!"

Bu tepkisine gülüp, poşetteki bizim formaları alıp içeri girdim. Almira beni görünce gözlerinin içi parladı. Koşarak yanıma gelip, aniden boynuma atladı.

"Seni, Allah gönderdi gerçekten! Simay, geldiğimizsen beri lavabodan çıkmıyor Alev! Sesleniyorum, salak seste vermiyor."
"Buradan çıkarsam, hesaplaşacağız Almira!"
"Yeni ses verdi mesela. Aa bu elindekiler ne?"

İğrenir bakışlarımı formaya indirip, göz devirdim. Ne gerek vardı ki formaya? Mesela ben, lise hayatımda sürekli forma yüzünden tutanak yiyordum. Ha birde kavgalar tabii...

"Neye benziyor, forma işte. Al giy!"

Simay hızla lavabodan çıkıp, yanıma koştu. Ellerini tam formaya uzatıyordu ki, hızlı bir refleksle geriye çektim.

"Mikrop yuvası, o ellerini yıka ilk."

Gözlerini kısıp bana ölümcül bakışlar attıktan sonra, ellerini yıkayıp yeniden geldi. Ona da formasını verip, herhangi boş bir lavabo kabinine girdim. Her şeyi hızla giydikten sonra, aynanın karşısına geçip saçımı düzelttim.

"Ben çıkıyorum. Savaş ve Sargın kapıda sizi bekliyor."

Onlar bir şey demeden hemen çıktım. Kapıda bekleyen Savaş'ın karşısında durduğumda, baştan aşağı bana bakıp kahkaha attı. Aniden kaşlarımı çatıp, Sargın'a döndüm. O da yanaklarını şişirmiş, gülmemek için kendisiyle savaşıyordu.

Savaş, aniden gülmeyi kesip; sol tarafına döndü. Döndüğü yere baktığımda, Savaş'tan ilk kez ürperdim. Çocuk bize doğru gelmeye başladığında, Savaş'ın tüm kaslarının kasılınca Sargın'a döndüm.
Sargın, Savaş'ı kolundan tutunca; bir şeylerin ters gideceğini düşündüm. Çocuk yanımızdan geçerken, Savaş'a hınzır bakışlar atıp bir sınıfa girdi.

Savaş, aniden bakışlarına eski yumuşak bakışları yerleştirip; bana döndü.

"Revir bir üst katta, tam koridorun sonunda ve soldaki oda. Forman tatlı durmuş Ambar faresi."

Yutkunup, adımlarımı üst kata çevirdim. O gerçek bir suikastçıydı gerçekten. Şu an tek korkum, okulda çıkacak saldırıda dönüşeceği kişiydi.

Revirin önünde durup, derin bir nefes alıp kapıyı açtım. Kıran, beni görünce hemen doğrulup; oturur pozisyona geçti.
"Geçmiş olsun."
"Teşekkür ederim."
"Teşekkür etmen için söylemedim. Gidelim mi?Savaş adı gibi bir savaş çıkaracak gibi geldi."

Gülerek kafasını sağa sola salladı. Ayağa kalkıp, okul formasının kravatını düzeltti. Formanın içinde, gerçekten liseli gibi duruyordu. Ve tüm kızların ilgisini çekebilecek bir çekiciliği vardı.

"Savaş'ın adı gibi bir savaş çıkarması için, Almira'nın burada olmaması lazım."
"Almira'ya olan sevgisini, gerçekten yansıtamıyor bence."

Bir kaç adım atıp, benimle aynı hizaya geldi. Aniden eğilip, ayağımı dizinin üzerine koydu. Gözlerimi kocaman açıp ona baktım. Çözülen ayak bağımı bağlayıp, yeniden ayağa kalktı. Hafif yüzüme doğru eğilince, bedenim ilk kez iradesini kaybetti.

"Bazen insan sevgisini olduğu gibi yansıtamaz Alev! Her zaman onu durduran bir engel vardır. Simay ve Sargın'a sakın aldanma. Emin ol Sargın'da, bir süre sonra ona olan ilgisini gizlemeye çalışacak. Sargın'ı durduran şey, zaafını gizlemek zorunda oluşu olacak. Savaş'ı durduran şey, Almira'nın kalbi oldu her zaman."

Yutkunup, biraz daha eğildi üzerime. Nefesi dudaklarıma çarparken, gözlerim teslim olur gibi kapandı.

"Ve beni sevdiğim kadından uzak tutan şey, onun zarar görmemesi. O yaşasın diye ben sayısızken ölmüşken, onu öylece ölüme terk edemem..."

Yeniden doğrulup, kapıya doğru ilerledi. Ne zamandır, bilmiyorum tuttuğum nefesimi bıraktım. Arkamı döndüğümde kapıyı açmış, geçmemi bekliyordu.

Sınıfa indiğimizde, bizimkiler kapı kenarında; arka sıraları kapmışlardı. Gördüğüm manzara karşısında tebessüm edip, Sargın ve Simay'ın önündeki boş sıraya oturdum.

Sınıftaki erkekler, Simay ve Almira'ya; kızlar, Sargın ve Savaş'a bakarken bu çiftler birbirinin gözünün içine bakıyordu. Kıran, kulağıma eğilip fısıltı şeklinde konuşmaya başladı.

"Gözleri her şeyi söylüyor bence. Sözleri yalan olsa, kalbinden geçen duygular; böylesine güçlü vurur mu gözlerine?"

Derin bir nefes çekip, geriye doğru çıktı. Saçımı mı kokladı, bana mı öyle geldi? Hoca gelince, herkes ayağa kalktı. Simay ve Almira'da kalkınca, ben ve Daltonlar gülmeye başladı. Kıran kısa bir süre sonra sustu ama ben, Sargın ve Savaş birbirimizin gülüşüne; daha çok gülüyorduk.

Simay ve Almira çiftlerine öldürmek ister gibi bakınca, hemen susup önüne döndüler. Gözümden akan bir damlayı elimin tersiyle silip, Kıran'a döndüm. Bana tebessüm ederek bakıyordu. Bir kez daha...

Tüm sınıf ayağa kalkmayan bize bakıyordu ama biri daha vardı ayağa kalkmayan. Sabahki çocuk...

★★★
Teneffüste, Savaş'ın yedinci kusuşu yüzünden yine durmak zorunda kalmıştık. Almira, Savaş'a öldürmek ister gibi bakarken; Kıran Savaş'ın ağzının dibinde poşet tutuyordu. Sargın, geriye kalan poşetleri cebine koyup; Savaş'ın sırtını ovalamaya başladı.

"Ya liseli olurken, bizde böyle oluruz diye sevinmiştim Savaş! Şu yaptığına bak. Çocuk kızı öptü sadece, ne var bunda?"

Savaş kafasını aniden kaldırıp, Almira'ya şok olmuş gibi baktı. Kafasını eğip, yeniden öğürmeye başlayınca; Almira'nın yanına gidip kolunu sıktım hafif.

"Ne? Benimde hakkım böyle olmak!"
"Ya sus. Poşet bitti neredeyse! Kimin fikriydi dışarıya çıkmak?"
"Ay Alev, nereden bileyim Savaş'ın sürekli kusacağını?"

Simay'a tebessüm edip önüme döndüm. Sargın, Savaş'ı ağzını yıkamak için lavaboya götürürken; yanımızdan bir çift daha geçince gülmeye başladım. Okul bana kesinlikle iyi gelmedi.

"Alev, sana ne oluyor?"
"Savaş bunları görse yine kusardı. Aklıma gelince güldüm işte."

Sargın'la ikisi yanımıza gelince susup, sınıfa geçtik. Sınıfa adımımızı atar atmaz, yüzüme doğru gelen basketbol topuna; içimden lanetler yağdırdım. Tam gözümü kapatmış, olmayan şansıma küfürler ederken; yüzüme bir şey çarpmadığı için gözümü açtım. Savaş, yüzüme bir parmak mesafe kala topu tutmuştu. Tuttuğu topu tam karşımızda duran, ve sabah gördüğümüz; henüz adını bilmediğim çocuğa doğru fırlattı. Çocuk göğsüne gelen topla, geriye doğru düşüp; kafasını öğretmenler masasına çarptı.

"Oha, füze atsaydın!"
"Simay, dur karışma güzelim."
"Ama Sargın-"
"Hadi gel yerimize geçelim."

Simay ve Sargın yerine geçerken, Almira Kıran'ın yanına sokulmuştu. Savaş çocuğa doğru ilerleyip, küçümser bakışlar attı.

"Atakan, kardeş o bakışlarını bir kez daha sevgilimin üzerinde hissedersem; arkadaşımın dediğini yapmaktan çekinmem! Üzerinde bu sefer top değil, füze hissedersin. Dikkat et!"

Almira'nın elinden tutup sırasına geçti ama benim için zaman sanki havada asılı kaldı. İçimden bir ses, bu çocuğun çok derin olduğunu fısıldadı... Kıran, belimden tutup beni sıraya yönlendirirken; huzursuzca yutkundum.

Saldırının ele başı belli oldu. Geriye diğerlerini bulmak ve gününü öğrenmek kaldı...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

39okunma 9beğeni 4yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…