Kızıl Vasiyet kitap kapağı

16. bölüm / 29

16.Bölüm: Anlatılamayanlar

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 29Şu an: 16.Bölüm: Anlatılamayanlar

Hiçbir şey olmamış gibi arabaya ilerleyip, ardıma baktım. Suat Amca ve babam çoktan içeri geçmişti. Kısa yoldan o ağacın arkasına gittim. K.P hâlâ beni arıyor gibi, kafasını yana yatırmıştı. Boğazımı temizler gibi ses çıkarınca, yerinde kaskatı kesildi. Bana belli etmiyor ve bunu çok güzel gizliyordu ama endişe bedeninde kol geziyordu. Benden bu kadarını beklemediği açıktı. Arkasına dönmeden, yerinde dikleşti.
"Bu kadar çevik bir hareket beklemiyordum, Alev Şahsuvar!"
Şahsuvar kısmını bastırarak söyleyince sinirlenip, yumruğumu sırtına doğru savurdum. Çevik Bir hareketle benden kurtuldu ama az önce koluna yerleşen kartalda beni cephe aldı. Üzerime gelen kartalı, ayağından tutup durdurdu. Kartal hareket etmeden ona teslim olunca, onu ağacın dibine bıraktı.
"Hem X hem de K.P ismini kullanmak sana zor değil mi?"
"Sen X'i öğrendin mi?"
"Sen ne zamana kadar salağa yatacaksın peki?"
"Alev bu ergence oldu ama..."
"Sen nereden çıktın Savaş? Geriye çık tehlikeli!"
Savaş kahkaha atarak yanıma geldi. Beni bir eliyle arkasına çekip, K.P'ye yaklaştı.
"Az sonra kimsin ortaya çıkacak çocuk adam! Buna hazır mısın?"
"Hazırım Savaş Gökmen!"
"Bana bu kadar hayran olman beni duygulandırdı, ama bu sana yapacaklarıma engel değil!"
Savaş ani bir hareketle yumruğunu K.P'nin karnına bıraktı. K.P inlemeyle iki adım geriye çıktı.
"Ses maskeni çıkarsana, K.P yüzüne baskı uygulamakla kalmamış belli ki; oksijen yetersizliği ile beyninde iflas etmiş gibi."
"Haddini bil!"
Sırıtan Savaş'ın yüzüne, bu sefer K.P büyük bir yumruk savurdu. Bir dakika, ben niye dizilerdeki gibi salak salak onları izliyorum? Hızla K.P'nin arkasına geçip, kolundan tuttum. Yüzü bana döndüğünde nefes kadar yakındım ona ama sanki karanlık bir silüetten ibaretti o. Yapacağıma odaklanıp, onu başımın üzerinden savurarak herhangi bir noktaya bıraktım. Savaş hızla üzerine atladı.
"Sen kimsin lan? Alev'i tek mi zannettin?"
"Chico saldır oğlum!"
Yerde yatan K.P nin emriyle kartal havalanıp, Savaş'a saldırıya geçti.
"Savaş bırak!"
"Hayır Alev, ne olursa olsun!"
"Savaş, çekil!"
Onu kolundan çekince, ikimiz de dengemizi kaybedip yere düştük. K.P bundan yararlanıp, ortaya bir sis bombası attı. Gözlerim yandığı için, gözlerimi yumdum ama Savaş'ın gözleri onu arıyordu. Sis dağılınca o da yok olmuştu.
"Onu nereden tanıyorsun Savaş?"
"Alev bir suikastçı olabilirim ama elim o kadar da uzun değil. Sen konuşurken duydum."
Gözlerimi büyütüp ona baktım. Sonra elimi ağzıma götürüp açık ağzımı kapattım.
"Neye şaşırdın?"
"Suikastçı mısın sen?"
O birden kahkaha atmaya başladı. Buna sinirlendim ama bozuntuya veremezdim. Kahkahaları arasında konuşmaya başladı.
"Bu kapı dinleyen, minik tarla faresi çok iyi oyuncu!"
"Aa kimmiş o?"
"Alevciğim harcanıyorsun burada, git bir oyuncu falan ol valla bak! Kapıyı sen dinliyorken, takıntılılığım tavan yaptığı için; odanın dağınıklığını inceliyordum. Ayol gözüm birden kapıya kaydı bir de ne göreyim? Minik kızıl bir tarla faresi."
"Sargın ve sen çok kötüsünüz!"
"Öyleyizdir de senin böyle karanlık işlerle olayın ne?"
Yutkunup geriye çıktım. Burdan bir kaçış, bir çıkış yolu olmak zorundaydı.
"Eski bir arkadaşım. Liseden... O olduğunu düşünüyorum ve karanlık biri değil. Benden saklanıyor o kadar!"
"Dediğin gibi olsun... Benim halletmem gereken dosyalar var sende Simay'ı yalnız bırakma tutmayayım seni!"
"Haklısın ve sana borcum oldu, ödeyeceğim."
"Teşekkür etsen sadece?"
"Saçma!"
"Alırım borcunu!"
"Alırsın borcunu!"

∞∞∞
Sarhoştum ama Simay kadar değil. Buraya geleli üç saat olmuştu ve benden önce içmeye başlayan Simay'ın, daha sarhoş olması gayet normaldi. Nedenini bilmiyorum ama ısrar edince yine kıramayıp, ona uydum. Aptal Alev! Nedeni onu kıramaman işte! Ayağa kalktığımda, Simay yarım ağız bir şeyler söyledi.
"Negreye begg?"
"Lavaboya salak! Nereye olabilir? Başım dönüyor zaten."
Başımı tutarak üç adım atmıştım ki, ayağım ayağıma dolandı ve dengemi kaybettim. Yüz üstü düşmeye hazır bir şekilde gözümü yummuştum ki, bir el belimi sardı. Dejavu yaşadığımı hissedip, zihnimi yokladım. X... X ile olan gece...
Kafamı kaldırdığımda, yüzüne maskeli baloya gelir gibi maske takan adama baktım. Evet karşımdaki adamdı çünkü, göğüsleri belirgin değildi. Aksine kaslıydı... K.P'yi net inceleyemedim ama o adam da böyledir.
"Yine mi sen X?"
"Kaşlarının çatık hali tatlıymış Kızıl!"
"Ses maskesi takmışsın yine ve o ne öyle tükürürcesine Kızıl diyosun bana?"
"Sinirletiyorsun beni!"
"Neden?"
"Gülümseme, Allah'ın cezası kadın! Gülümseme..."
Gözlerim kapanırken ona güvenmek istedim bir kez daha... Bir kez daha teslim oldum... Zaman akıyor gibi hissettim sonrasında. Almira'nın yüzümdeki ellerini hissettim. Sonra Sargın'ın ettiği küfürleri duydum ama gözlerimi açamadım. Sargın'ın dedikleri kulağımın duvarlarına çarpıp çarpıp zihnime doldu sanki...
"Bu siktiğim Barında bir kahve yapacak malzeme yok yani?"
"Ama efendim..."
"Lan başlatma efendimine, çabuk kahve bul! Şu sarışına yanaşan oldu mu?"
"Görkem Bey'in bakışlarını gördüm sadece o kadar."
"Sikerim sadecesini! O Görkem'i şu baş belası sarışın uyanmadan depoya indir. Ve ayrıca o Görkem'e yanaştı mı?"
"Hayır efendim sadece ağzında birinin adını sayıklıyordu o kadar ve birde 'ihanet ettin' diyordu sürekli."
"İhanet?"
"Açılımı sensin Sargın!"
"Başlama Almira!"
"Düzgün konuş yengenle!"
"İkinizde susun şu an Alev'in uyanması lazım."
Yüzüme gelen suyla gözlerimi açtım...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

45okunma 22beğeni 3yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…