Bölümler 29Şu an: 13.Bölüm: Şah Damarından Yakın
- 1 1.Bölüm: Bir Günahın Kurbanı1.163 kelime
- 2 2.Bölüm: Sevgi Bu Olsa Gerek1.148 kelime
- 3 3.Bölüm: Katilime Kıyamadım918 kelime
- 4 4.Bölüm: Cehhennem Ateşe Değil, Ateş Cehenneme Aittir836 kelime
- 5 5.Bölüm: Uyan Kızıl Afetim1.099 kelime
- 6 6.Bölüm: Tanınmayan Misafir1.081 kelime
- 7 7.Bölüm: Doğru Şüphe Doğurur Mu?913 kelime
- 8 8.Bölüm: Kanlı Mühür850 kelime
- 9 9.Bölüm: Kimsin Ela Gözlü Yabancı?1.112 kelime
- 10 10.Bölüm: Neredesin Simay?1.012 kelime
- 11 11.Bölüm: Kim Olduğunu Biliyorum690 kelime
- 12 12.Bölüm: Sevmeyeni Özlemek Daha Zor844 kelime
- 13 13.Bölüm: Şah Damarından Yakın544 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 14.Bölüm: Normal Bir Gün1.102 kelime
- 15 15.Bölüm: Şüphe838 kelime
- 16 16.Bölüm: Anlatılamayanlar755 kelime
- 17 17.Bölüm: Barış1.252 kelime
- 18 18.Bölüm: Kendimle Direnişim973 kelime
- 19 19.Bölüm: Merhamet1.363 kelime
- 20 20.Bölüm: İhanet851 kelime
- 21 21.Bölüm: Yüzleşme695 kelime
- 22 22.Bölüm: Kaçak926 kelime
- 23 23.Bölüm: Korkak799 kelime
- 24 24.Bölüm: Savaş617 kelime
- 25 25.Bölüm: Kapalı kapılar768 kelime
- 26 26.Bölüm: Anlaşma875 kelime
- 27 27.Bölüm: Lise664 kelime
- 28 28.Bölüm: Yeniden Lise1.024 kelime
- 29 29.Bölüm: Saldırı711 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Arabaya bindiğimizde, kendimi gecenin akışına bıraktım. Sargın'a bir şey demedim çünkü Simay bu sefer onu savunacak dal bırakmadı bana. Almira, Savaş'a dönüp ellerini tuttu.
"Tuana'yı çok özledim."
"Bende özledim keretayı! Seni baya sever."
"Ayıp ediyosun! Bende onu çok seviyorum."
Kıran arabayı sağa çekip, arkasını döndü.
"Sevmeyeni özlemek daha zor oysa..."
Ela rengi gözlerinin içi, şefkatle bakıyordu benim gözlerime.
"Uzak sandığın ama sana şah damarından yakın birilerini özlemek daha zordur."
"Kıran kardeşim, bugünün edebiyatını yapmaya seni zorlayan neydi?"
"Savaş!"
"Görüyorsun değil mi bebeğim? Adamlar komik karakterimi bile çekemiyor."
Elimde olmadan gülüp, kafamı başka tarafa çevirdim. Yarı baygın Sargın kendinde güç bulmuş olacak ki, arabanın kapısını açıp dışarıya adım attı.
"Owh beeg sonunda geeldigkk... Ögkkk burası bok kokuyor."
Bu sefer kendimi tutamayıp, kahkaha attım. At çiftliğine yakındık ve kendisi de az önce at dışkısına basmıştı.
"Bin lan arabaya!"
"Konuşgmaa eerrgeen!"
"Lan dur..."
Kıran dur demek için geç kalmıştı çünkü Sargın, yüz üstü yere serilmişti bile.
"Burnugmunnn dibiindee boggk kokkuyooo!"
Bağırarak bunları demesi, benim için kopuş noktası olmuştu bile. Kahkaha atarak, başımı geriye bıraktım. Gözlerim dolu dolu kafamı kaldırdığımda, tüm arabadakiler bana bakıyordu. Herkesin bakışı, ilk kez gülmüşüm gibi garipti. Yalnız biri dışında. Kıran... Bana sanki büyülenmiş gibi ve içinde bir yerlerde bir şeyleri saklanmışçasına bakıyordu.
"Ya boogk kokuyooog diyoogm kaldırıggn beniig!"
Kıran sertçe arabadan inip, bok çuvalı kaldırır gibi kaldırdı Sargın'ı.
"Oowwh Yahşiiigg erkkeeğimm beeggnimm!"
"Kıran dikkat et!"
"Ne diyosun sende Savaş?"
"Valla bu hızla, bu; bu gece bize kayar."
"Bidaha konuşma."
"Konuşmamı bile kıskanırlar!"
Sargın kahkaha atarken, bende gülüp gülmemek arasında kaldım ama tuttum kendimi. Yeniden yola koyulduğumuzda, yarım saat sonra kadar, Simay'ın başı omzuna düştü. O ve Almira günün yorgunluğuna dayanamamış olacak ki, ikisi aynı anda uyudu.
"İstersen uyu Alev?"
Aynaya baktığımda Kıran'la göz göze geldik.
"Ben alışığım."
"Normal bir kız dayanamaz."
"Ogglumm o norrmaaggll değğillg"
"Nasıl yani Sargın?"
Yutkunarak sorduğum soruya beni şaşırtmayarak, şarkıyla karşılık verdi.
"Biliiyoog musuugn böyleeeg gülmezdiggm senndeggn önceeeg... Böyleeee doğmaazzddıggg günneşşhh biitireecceeggk... Tüggm derdiggg kederimiggg birrrgg bakışıggn Böylegg atmazdıgg yüregggk... Aahhgg birrrgg deeegg dookkuunnsaagg-"
Daha devam ediyordu ki Kıran bir eliyle onun ağzını kapattı.
"Sus. Kulağım sikildi sus!"
Simay'ın evine geldiğimizde, arabanın içine eğilip Simay'ı kucağıma aldım.
"Ağır değil mi?"
"Elli kilocuk."
"İyi geceler..."
"Size de."
İfademi sabit tutup eve döndüm. Yukarı çıktığımda, Simay'ı yatağa bırakıp, yarım bıraktığım işi halletmeye gittim.
∞∞∞
"Seç bu üç tüpten birini!"
"Nolur affet beni."
"Seç!"
Sesimi yükseltişimle irkilip, üçüncü tüpü gösterdi gözüyle. Üçüncü tüpü alıp, başına gittim.
"Bir işi yarım bırakmayı hiç sevmem... Adın?"
"Serkan Efendim."
"Hiç sevmiyorum Serkan. Elime ayağıma dolaşmasın diye gördüğün gibi hemen hallederim. Şimdi iç şunu ki uğraşmayayım. İki saatlik uykum var."
"Nol-"
Yüzünü kavrayıp kafasını havaya kaldırdım. Ağzına tüpün içindeki kezzapı döküp, yutmasını izledim. Onun altımda çırpınışı bana zevk verdi. Elimi havaya kaldırıp, kendime özel yaptırdığım; samuray kılıcını elime aldım. Tek hamlede iki elininin de yere düşüşünü izledim. Artık elleri yoktu ki, birine yazarak bir şeyler anlatmasın. Bu sefer ağzını açıp vakit kaybetmeden dilini kestim. Bununda amacı, kimseye konuşarak bir şey anlatmamasıydı.
"Ben gittikten sonra da gözlerine kezzap dökün ki, gözleriyle bile kimseye bir şey anlatamasın. Biliyor musun Serkan, benim en sevdiğim şey birini öldürmemek. Onlar hayatlarına böyle devam ederse, her gün bir parça ölür zaten. Neden öldüreyim ki? Ve bidaha kimin ablasına dokunmaya cüret edeceğine dikkat et! İşi bittikten sonra, nerede habere çıkacaksa oraya atın bu iti!"
Bölüm etkileşimi
