Bölümler 29Şu an: 15.Bölüm: Şüphe
- 1 1.Bölüm: Bir Günahın Kurbanı1.163 kelime
- 2 2.Bölüm: Sevgi Bu Olsa Gerek1.148 kelime
- 3 3.Bölüm: Katilime Kıyamadım918 kelime
- 4 4.Bölüm: Cehhennem Ateşe Değil, Ateş Cehenneme Aittir836 kelime
- 5 5.Bölüm: Uyan Kızıl Afetim1.099 kelime
- 6 6.Bölüm: Tanınmayan Misafir1.081 kelime
- 7 7.Bölüm: Doğru Şüphe Doğurur Mu?913 kelime
- 8 8.Bölüm: Kanlı Mühür850 kelime
- 9 9.Bölüm: Kimsin Ela Gözlü Yabancı?1.112 kelime
- 10 10.Bölüm: Neredesin Simay?1.012 kelime
- 11 11.Bölüm: Kim Olduğunu Biliyorum690 kelime
- 12 12.Bölüm: Sevmeyeni Özlemek Daha Zor844 kelime
- 13 13.Bölüm: Şah Damarından Yakın544 kelime
- 14 14.Bölüm: Normal Bir Gün1.102 kelime
- 15 15.Bölüm: Şüphe838 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 16.Bölüm: Anlatılamayanlar755 kelime
- 17 17.Bölüm: Barış1.252 kelime
- 18 18.Bölüm: Kendimle Direnişim973 kelime
- 19 19.Bölüm: Merhamet1.363 kelime
- 20 20.Bölüm: İhanet851 kelime
- 21 21.Bölüm: Yüzleşme695 kelime
- 22 22.Bölüm: Kaçak926 kelime
- 23 23.Bölüm: Korkak799 kelime
- 24 24.Bölüm: Savaş617 kelime
- 25 25.Bölüm: Kapalı kapılar768 kelime
- 26 26.Bölüm: Anlaşma875 kelime
- 27 27.Bölüm: Lise664 kelime
- 28 28.Bölüm: Yeniden Lise1.024 kelime
- 29 29.Bölüm: Saldırı711 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sargın, hızla odadan çıkıp kadını takip etti. Suat Amcayla koşarak onu takip ettik. Bir alt kata indiğimizde, minik koltuklardan birinde solgun teniyle yatan Simay'ı anında buldu gözlerim. Kaan başında endişeyle onu inceliyordu. Sargın hiddetle gidip, Kaan'ın yakasından tutarak kendisine çevirdi.
"Ne yaptın lan sen?"
Bağırarak kurduğu cümlenin ardından, sert yumruğunu Kaan'ın yüzüne geçirdi. Allah aşkına bu muydu, normal geçecek gün? Kaan şok olmuş tavırla ayağa kalktı. Elini dudağının köşesine koyup geri çekti. Bu kan lekesi onu öfkelendirmişti ama sakinliğini koruyordu.
"Lan ona ben dokunmaya kıymadım... Sen ne yaptın lan ona?"
Bu sefer, Kaan'ın yüzünün sol tarafına geçirdi yumruğunu. Bir diğer elini sıkmıştı ki Kaan anlayıp, geri çekildi.
"Sargın Bey, ben geçerken başına toplanmışlardı... Benimde haberim yok!"
Sargın'ı istemeden, kendime yakın görüyordum. Evet, Simay'a yaptıkları fazlaydı. Onun yanına sevgilisi ile gelmesi hoş değildi ama haklıydı da. Yine de Simay şu an bu durumdayken, onu savunamazdım. Suat Amca koşarak kızının yanına eğilince bende Kaan ile Sargın'ın arasına geçtim.
"Yeter Sargın!"
Yüzüne hafif yaklaşıp, sesimi olabildiğince alçattım.
"Her şeyin sebebi senken, etrafı yakıp yıkma!"
Tükürürcesine söylediklerim onu afallattı. Bir adım geriye gidip, bakışlarını Simay'a dikti. Muhtemelen koltukta teni solmuş, peri gibi zarif kızı nasıl üzdüğünü düşünüyordu.
"Ama ben ona bir şey yapmadım. Uzak durmamı istedi ve bende artık benden uzak durmasını söyledim."
Ağzımın içinde gülüp, aramızdaki bir adım mesafeyi kapattım.
"Belki de biz size değil de, siz bize iyi gelmemişsinizdir?"
Arkadan Kıran, Sargın'ın yanına gelerek yüzüme baktı. Neden bu kadar tanıdık bu ela gözler? Neden bu kadar güvenli hissediyorum o bakışların altında?
"Ne demek istiyorsun Alev?"
"Şunu demek istiyorum Kıran, birbirimizin hayatından hiç geçmemiş gibi davranalım."
Kıran kahkaha atarak geri çekildi. Bu tavrını anlamasam da, adımı sayıklayan Simay için yanından ayrıldım.
"Alev! Ne oldu bana?"
"Sabah bir şey yemediğin için sanırım güzelim. Suat Bey endişelendi senin için."
Suat Amcayla göz göze geldiğimizde, anlamış gibi bana göz yumup gözlerini açtı.
"Kızım! Neden kendine dikkat etmiyorsun?"
"Sabah heyecanla çıkmıştık baba... O yüzden yiyemedim..."
Gözleri yine dolunca, omzumun üzerinden sinirle Sargın'a baktım. Almira öne çıkıp, Sargın'a omuz atarak yanımıza geldi. Bu hareketine anlam veremesem de memnun oldum.
"Simay, iyi misin? Seni hastaneye götürelim hadi gel!"
"Hayır Almira! Çok teşekkür ederim ama gerek yok."
"Solgun tenin aksini haykırıyor ama?"
Simay kafasını kaldırıp, gözü onda olan, Sargın'a baktı. Yanındaki kız yine belirince gözleri dolu dolu ayağa kalkıp, Sargın'ın karşısına geçti.
"Haklıydın! Keşke o gün orda ölseydim... Bu yaşadıklarımı yaşamaktansa ölseydim!"
Sargın, Simay'ın yüzüne koydu bir elini.
"Ağlama... Kim üzdü seni? Söyle tek nefeslik canı var kimse..."
Simay acı bir tebessümle geriye çıkınca, Sargın'ın eli yanına düştü.
"Sessiz kalacağım Sargın... Çünkü... Sessizlik, bazı insanların kurduğu en gürültülü cümledir. Belki duyarsın cümlelerimi. Size mutluluklar..."
Simay iki adım atmıştı ki, yeni ayaklandığı için olsa gerek dengesini koruyamadı. Kaan onu belinden tutup kendine çekince, Sargın yumruğunu sıkıp onlara doğru yürüdü. Almira onu kolundan tutup kapısı açık bir odaya çekince, diğerleri de ardından girdi. Kapıya yaklaşıp, onları dinledim.
"Bir kızın kalbini kırmak bu kadar mı basit? Soruyorum, yanındaki kızı mutlu etmeye çalışırken; Simay'ı üzmeye nasıl vicdanın el verdi? Sargın basit değil! Bir kızı kaybedersen, o oyuna dönmen imkansız olur! Kaybetmeye bu kadar hevesliysen uğraşma, çık bu iyi çocuk rolünden. Ne de olsa sizin üçünüzde kalpsiz birer seri katilsiniz. Acıma duygunuz yok!"
"Almira ben ne yaptım?"
"Ve ayrıca bebeğim yaptığın büyük ayıp! Ben kalpsiz olsam kalbimi sana adar mıy- ıyyy dur bu çok ergen oldu. Neyse hayatım sen Sargın kardeşimize yanıt ver."
Bakışları nasıldı görmek için can atsamda, içeri giremiyordum. Simay Suat Amcayla olduğu için rahattım. Buranın sakinliği de işime gelmişti.
"Git Sargın! Gerçekten kalpsizsin!"
Asansöre ilerledim çünkü konuşma bitmişti. Aklımda tek bir cümle dönüyordu. " Ne de olsa sizin üçünüzde kalpsiz birer seri katilsiniz." Zaten bu belliydi ama, içimde bir şeyler beni onları araştırmaya sürüklüyordu. Kimdi bu üçlü? Nereden geldiler Almira'nın hayatına? Dışarı çıktığımda, Suat Amcanın çaresiz bakışlarla beni incelediğini görünce; sorunun Simay olduğunu anladım.
"İçecek mi?"
"Alev ona söz geçiremedim. Bilirsin nadir içer ama benim kızıma bunu yaptıran ne?"
"Suat Amca inanki bilmen için doğru yer ve zaman değil!"
"Sen biliyorsun yani?"
"Bakma bana öyle... Bu sefer bir şey yapamıyorum..."
"Ah Alev'im... Güzel kızım benim... Seni ben hiç bir zaman Simay'dan ayrı görmedim biliyor musun? Ben onu nasıl tehlikeye atmazsam, seni de atamam. Biliyorum ben onun gibi değilim diyeceksin... Daha bacak kadarken seni ve adamlarını çiğnedim diyeceksin. Amenna... Fakat atamam güzel kızım seni tehlikeye! Bir sorun olursa benim yanıma gel!"
Gözlerim ona şefkatle parladı... Büyükbabam kadar seviyordum onu... O iyi ki vardı... Arkadan babamın gelişiyle oraya kitlendi gözlerim. Suat Amca anlamış gibi arkasını dönüp, beni ardında bıraktı.
"Eski dostum Suat! Bu kızla ne işin var?"
"Orası seni ilgilendirmez! Buraya sadece Hakan Bey için geldim... Bunu sakın o taş kafandan çıkarma!"
Ben sırıtarak arabama ilerlerken, Sarp Şahsuvar'ın gözlerinin benim üzerimde olduğuna yemin edebilirdim. Ama sadece bu değildi... Birisi daha... Birisi daha beni izliyordu...
Üzerimde gezen kartala kafamı kaldırıp bakınca, yutkundum. Burada... K.P Burada... Şirketten biri miydi yoksa? İçimdeki sesle yan taraftaki parka bakınca, kapşonlu pelerin giymiş birine değdi gözlerim. Yüzü karanlıktı ama göz göze geldik... Kartal gidip onun omzuna konunca her şey netleşti. K.P bana bir nefes, bir şahdamarı kadar yakındı...
Bölüm etkileşimi
