Kızıl Vasiyet kitap kapağı

27. bölüm / 29

27.Bölüm: Lise

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 29Şu an: 27.Bölüm: Lise

Lisenin önünde durduğumuzda, ağzım açık bir şekilde Savaş'a döndüm. Okuldaki çiftlere bakıp, anında yüzünü buruşturup bana döndü.

"Sizi, daha güzel bir operasyona getirmeyi çok isterdim. Ama gelin görün ki, burda bu çocuklar tehlikede... Birileri okula sızmış, büyük bir istila çıkaracak. Arkadaşlar, buradakiler hâlâ çocuk... Bazılarıysa yeni reşit. Şu an onların içlerinde bulunan çiftleri kurtarmak istemesemde, kurtarmalıyız."

Almira, kapının önünde sarılan gençlere bakıp iç çekti. Savaş bunu görünce kaşlarını aniden çatıp, öne doğru eğilerek Almira'ya baktı.
"Hayatım, umarım aklımdan geçen o pembe; romantik senaryolar dönmüyor aklında."
"Of sus! Alev neden burada? Ve Simay? Bunun boyu bir kere benden kısa."
"Kucağında, saçını yolarken aynı boyda olur muyuz ki?"
"Benden uzak dur! Alev sen?"
"Ben suikastçı olarak, sizi korumak durumunda buradayım."

Bakışları ve arkamdan denilecekleri umursamadan, okula doğru ilerledim. Rüzgar yüzüme doğru estiği için, saçım film sahnesinde gibi geriye savruluyordu. Simay'ın arkamdan gelirken, söylenişlerini duyunca istemeden güldüm.

"Kızlara daha iyi kaslarını göstermek için mi giydin bunu?"
"Ne alakası var güzelim? Sadece kapalı ortamlarda gömlekle rahat hareket edemiyorum. Hatırlatırım, şirkette de bunu giyiyorum. Sadece şirkette üzerinde kısa kollu gömlek oluyor."
"Yeterli bu kadar açıklama"

Arkamı dönüp onlara baktığımda, Simay'a doğru birinin yaklaştığını gördüm. Bir kaç adımda Simay'ın yanına gittiğimde, çocukta Simay'ın önünde durdu.

"Bu çocuk sevgilin mi?"
"Evet. Neden?"
"Tüh! Bende tanışmak için gelmiştim."

Sargın, Simay'ın önünde geçince; iri cüssesi ikimizin de bakış açısını kapatmıştı.

"Elde ben varım bilader, üzülme hemen kıyamazlar sana."
"Kıysalar da sorun olmaz bro. Bu güzellik için kurşun atılır, kurşun yenir."
"Yemeden konuşma."

Elini tam beline atmıştı ki, Savaş gelip kolundan tuttu.
"Karın ağrın nedir kardeşim? Adamı duymadın mı? Sana sevgilim diyor."
"Kızıl kimin?"

Bir erkeğe tahammülüm yoktu evet. Bir erkeğin benden böylesine bahsetmesine, hiç tahammülüm yok. Öne çıkmak için bir adım attım ki, Kıran beklenmedik bir hızda önüme geçti.

Hiç bir şey konuşmadı, sadece öylece konuşan çocuğun gözlerine baktı. Ama sanki ona bir çok şey anlatmıştı. Çocuk sertçe yutkunup, geldiği yolu gerilemeye başladı. Kafamı kaldırıp yüzüne baktığımda, bana bakmadan Savaş'ın yanına geçti. Birkaç adım geride duran Almira, koşar adımlarla gelip; Savaş'ın koluna yapıştı.

"Bir sorun mu var?"
"Hayır sevgilim... Hadi bak zil çaldı içeri geçelim."

Savaş kafasını sallayıp ilerlemeye başladı. Ama birden aniden durup, arkasına baktı. Baktığı yere baktığımda, bir çocuğun bize doğru geldiğini gördüm.

Pek çocuk denecek gibi değildi. Boyu neredeyse Savaş'ın boyu kadardı. Belirgin kasları, okul formasının altında fazla kasılmıştı. Göz göze geldiğimizde ürperdim. Bana tebessüm edip, yanımdan öylece geçip gitti. Öğrenci miydi?

★★★
Müdürün kapısının önünde, hâlâ Savaş'ın çıkmasını bekliyorduk. Simay yanıma yaklaşıp, bir sağa bir sola sallanmaya başladı. Ona ne oldu derecesine baktığımda, kulağıma yaklaştı.

"Alev, benim acilen lavaboya gitmem lazım!"
"Ben gelmem."
"Gelsen şaşarım..."
"Almira."
"Ne?"
"Simay'ı lavaboya götürür müsün?"
"Sen niye gitmiyorsun, suikastçı hanım?"
"Meşgulüm."
"Neyle?"
"Gidin artık."

Onlar önden yürümeye başlayınca, Sargın'a döndüm.
"Şunları takip et Allah aşkına. İkisi birbirinden uçuk."
"Alev, lütfen uçuk kelimesini Almira için kullanır mısın? Benim sevgilim gayet aklı başında."
"Sabah seni törpüyle öldürmeye çalışıyordu?"
"Onlar ilişkimizin tadı tuzu. Kem gözlü kız, çekemiyor bizi."

O, merdivenlere doğru yürümeye başlayınca; arkasından kahkaha atarak zor zor konuştum.

"Hastayım size!"

Ensemde hissettiğim nefesle, ani bir hareketle dirseğimi geriye doğru ittim. Kıran'ın inlemesiyle hemen ona döndüm. Dirseğimi karnına geçirmiştim. Boş bulunmuş olacak ki, sırtı sertçe duvara değmişti.

"İyi misin?"
"Sorun değil ya Alev Hanım."
"Özür dilemedim ki?"
"İşte... Her neyse."
"Ensemde ne geziyosun acaba?"
"Ne yapcam senin enseni? O çocuk niye sana gülümsedi diye soracaktım. Tanıyor musun?"

Şaşkın bir ifade takınıp, elimle ağzımı kapattım.

"Aaa! Sen bilmiyor musun?"
"Neyi?"
"Ben bu okulda okuyorum."
"Ne?"
"Kıran, ateşin falan mı var ya? Nereden tanıyayım onu?"
"Haklısın."
Savaş odadan çıkınca, Kıran ona doğru yürümeye başladı. Kafamı yerden kaldırıp onlara baktığımda, Kıran'ın beyaz gömleğinin sırt kısmında kan lekesi gördüm.

O an aklımda sadece, Savaş'ın bana kağıttan okuduğu sözler yankılandı.
“Bazı yaralar kapanmaz; çünkü hâlâ söyleyecekleri bir şey vardır. Çevrende yaralı ve benim kadar gizli, bir X kişisi var. Bahsettiğim yara gerçek, dün gece gördüğün gibi. X sana gerçekten çok yakın, kim yaralı bul Alev. Başarılar..."

Koşarak ikisinin önüne geçip, Kıran'ın kolundan tuttum. Hafif geriye ittiğimde, karın kısmında da kan vardı....

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

38okunma 10beğeni 9yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…