30. bölüm / 35
KARA GÜLIŞIKLARIN ARTIŞI VE GÖLGEDEKİ VELİAHT
Bölümler 35Şu an: IŞIKLARIN ARTIŞI VE GÖLGEDEKİ VELİAHT
- 1 GECEYE DÜŞEN KAN839 kelime
- 2 SIYAH SINIRLAR1.276 kelime
- 3 KİLİTLİ KAPILAR AÇIK YARALAR950 kelime
- 4 KÜLLERİN ALTINDAKİ SIR2.652 kelime
- 5 KURŞUN YÜKÜ VE SOĞUK SAVAŞ1.443 kelime
- 6 TÜNELLERİN FISILTISI1.008 kelime
- 7 BİZİM YALANLARIMIZ BİZİM GERCEKLERİMİZ1.355 kelime
- 8 FIRTINANIN KALBİNDE1.278 kelime
- 9 GECE VE GERÇEK979 kelime
- 10 KANLI SOFRA VE SESSİZ MÜHÜR1.713 kelime
- 11 KANIN SESSİZLİĞİ VE BEYAZ SAYFA1.046 kelime
- 12 AŞKIN VE GÜCÜN MÜHÜRÜ1.074 kelime
- 13 SİYAH GÜLLERİN GÖLGESİNDEKİ VİCDAN1.237 kelime
- 14 SESSİZ VEDA VE YEMİN767 kelime
- 15 YABANCI SOKAKLAR VE BEKLEYEN GÖLGE1.269 kelime
- 16 ZİNCİRİN KOPAN HALKASI VE KANLI BİLMECE866 kelime
- 17 ZEHİRLİ ANLAŞMA1.082 kelime
- 18 MASKELER VE DİKENLİ TAHT1.156 kelime
- 19 YIKIMIN VE SESSİZLİĞİN ÖFKESİ738 kelime
- 20 ZEHİR VE KANLI YEMİN632 kelime
- 21 MERHAMET VE KANLI KABULLENİŞ1.461 kelime
- 22 KANLI MİRASA VEDA VE KULLARIN ZAFERİ718 kelime
- 23 SİYAH YALAN979 kelime
- 24 YALANLARIN GÖLGESİNDE İKİ ÖLÜ RUH789 kelime
- 25 GECEYİ YIKAN FISILTI1.255 kelime
- 26 HASRET VE SON SIĞINAK930 kelime
- 27 KANLI ZİRVE1.060 kelime
- 28 KANDAKİ ZEHİR VE SÖZÜ VERİLEN HAYAT1.203 kelime
- 29 29.BÖLÜM1.278 kelime
- 30 IŞIKLARIN ARTIŞI VE GÖLGEDEKİ VELİAHT769 kelime · Okuduğun bölüm
- 31 MASKELERİN ARKASINDAKİ GÖLGE1.310 kelime
- 32 YILANIN ZEHİRİ VE İÇERİDEN GELEN DARBE1.066 kelime
- 33 ZİNDANA DÖNEN SARAY VE ZİNCİRLENEN DEV901 kelime
- 34 ZİNDANDA BİR AİLE VE ŞAFAK ÖNCESİ SESSİZLİK740 kelime
- 35 BİR MELEĞİN DÜŞÜŞÜ1.881 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
30. BÖLÜM
IŞIKLARIN ARTIŞI VE GÖLGEDEKİ VELİAHT
Dante Veyr’in ölümünün ve malikânedeki o kanlı fırtınanın dinmesinin üzerinden tam iki yıl geçmişti.
Veyr İmparatorluğu, geçmişindeki kandan, karanlık sevkiyatlar ve yeraltı çatışmalarından sıyrılarak uluslararası arenada devasa bir holdinge dönüştürülmüştü. Damian Veyr, omuzlarındaki o karanlık mafya lideri zırhını çıkarıp;
ülkenin ve küresel piyasaların en güçlü, en karizmatik ve saygı duyulan iş insanı kimliğini tamamen üstlenmişti.
Gökdelenlerin zirvesinde yapılan yönetim kurulu toplantıları, milyar dolarlık yenilenebilir enerji ve liman projeleri, gazetelerin ekonomi sayfalarında Damian Veyr adını her gün en üste taşıyordu. Fakat Damian için bütün bu güç, unvanlar ve servet sadece tek bir şeye hizmet ediyordu: Ailesinin güvenliği ve huzuru.
O akşam, şehrin en prestijli kültür merkezinde düzenlenen yılın en büyük hayır balosu ve iş dünyası ödül töreni vardı.
Kırmızı halının etrafını saran yüzlerce gazeteci, patlayan flaşlar ve canlı yayın kameraları, tören alanının girişini bir ışık denizine çevirmişti. Siyah Lancia marka zırhlı makam aracının kapısı açıldığında, etraftaki fısıltılar yerini alkış tufanına bıraktı.
Araçtan önce, kusursuz kesimli siyah smokini ve heybetli duruşuyla Damian Veyr indi. Duruşunda en ufak bir tereddüt ya da kibre yer yoktu; mavi gözleri etrafı sakince süzdükten sonra elini aracın içine doğru uzattı.
Lena, zarif mürdüm rengi saten elbisesi, omuzlarına dökülen koyu saçları ve yüzündeki o dingin tebessümle Damian’ın elini tutarak araçtan indi.
Arkalarındaki araçtan ise özel korumaların gözetiminde, iki yaşını yeni basmış ikizler Cassian ve Valerian yayın kameralarının odağı haline geldi.
Cassian, babası gibi buzul mavisi gözleriyle etrafı ciddi ciddi süzüyor; Valerian ise annesinin kehribar gözlerindeki neşeyle gülümsüyordu.
"Sayın Veyr! Bu yılki 'Yılın Hayırsever Şirketi' ödülünü almanız kesin gözüyle bakılıyor, ne düşünüyorsunuz?"
"Lena Hanım, Veyr Vakfı'nın çocuk hastanesi projesi ne zaman tamamlanacak?"
Damian, bir kolunu Lena’nın beline sarıp çocuklarını korumacı bir tavırla yanına çekerken, kameralara doğru o kendinden emin, soğukkanlı tebessümünü verdi:
"Veyr Holding için en büyük ödül, bu şehrin ve çocuklarımızın geleceğine bıkmadan, lekesiz bir miras bırakabilmektir. Teşekkür ederim."
Flaşlar ardı ardına patlarken, Veyr ailesi ışıkların ve alkışların arasında salona doğru adımladı. Kameralar o anı canlı yayında tüm ülkeye "Veyr Ailesinin Kusursuz Zaferi ve Huzur Dolu Tablosu" başlığıyla aktarıyordu.
Aynı dakikalarda...
Şehrin en varoş, rutubet kokan, çıkmaz bir sokağındaki yıkık dökük bir apartman dairesinde hava katıksız bir nefretle zehirlenmişti.
Loş odada yanan tek ışık kaynağı, duvara monte edilmiş eski model televizyonun mavi ekranıydı. Televizyonda canlı yayınlanıyordu o balo. Damian Veyr’in karısına sarılışı, ikiz çocuklarını kucağına alışı, flaşların ve alkışların altında yürüyüşü saniye saniye ekrana geliyordu.
Ekrana doğru uzanan kanlı, bakımsız bir el, elindeki ucuz viski bardağını duvarın dibine fırlattı.
Cam parçaları yerdeki döküntülerin üzerine saçıldı.
Televizyonun önündeki eski deri koltukta oturan adam, karanlığın içinden öne doğru eğildi. Yüzünün sağ tarafındaki uzun bıçak izi, ekrandan vuran ışıkla parladı. Bakışlarında, dünyadaki hiçbir intikam arzusuyla kıyaslanamayacak kadar katıksız, hastalıklı bir nefret yanıyordu.
Dominic Veyr.
Damian ve Dante'nin babası olan eski imparatorun, öz çocuklarından bile sakladığı en karanlık sırrı...
Bundan yıllar önce...
Veyr, hizmetkârlarından olan genç ve kimsesiz bir kadın hamile kalmıştı. Fakat soyunun ve ailesinin itibarını zedeleyeceğini düşündüğü için, kadının doğum yaptığı gün bebeğin çığlıkları daha dinmeden kadını ve kucağındaki yeni doğmuş Dominic’i kapının önüne atmıştı.
Dominic, o sefalet sokaklarında, çöplüklerin ve suçun ortasında büyümüştü. Annesi, "Sen bir Veyr’sin... O taht senin de hakkın..." fısıltılarıyla, açlık ve hastalık içinde onun kollarında can vermişti.
Dominic hayatı boyunca o görkemli malikanelerin, o sonsuz servetin ve gücün hayaliyle; ancak tek bir kuru ekmeğe muhtaç olarak büyümüştü.
Danteve Damian birbirlerini yerken, Dominic karanlıkta beklemişti. Dante'nin ölümünü izlemiş, Damian’ın o tahta tek başına oturmasını nefretle takip etmişti.
"Şunlara bak..." diye fısıldadı Dominic. Sesi paslı bir demirin gıcırtısı gibiydi. "Işıklı salonlar, güzel bir kadın, kusursuz çocukların... Bir 'hayırsever' ha, Damian?"
Dominic oturduğu yerden ayağa kalktı. Duvara asılı olan devasa haritaya yürüdü. Haritada Veyr Holding’in limanları, malikânenin güvenlik haritası ve Damian’ın günlük geçiş güzergâhları kırmızı mürekkeple işaretlenmişti.
Elini haritadaki ikizlerin Cassian ile Valerian’ın ve Lena’nın resminin üzerinde gezdirdi. Tırnaklarını kâğıda geçirdi.
"O babamız olacak cani, beni ve annemi kapının önüne atarken de hava böyle soğuktu..."
dedi Dominic, kendi kendine tıslayarak.
"Siz o saraylarda saten çarşaflarda uyurken, ben sokakta soğuktan donmamak için cesetlerin kıyafetlerini çaldım."
Dominic masanın üzerindeki mat siyah silahı kavradı. Mermisini yuvaya sürdü.
"Dante aptaldı. Seni doğrudan vurmaya çalıştı, nefreti gözünü kör etti..."
dedi Dominic, televizyondaki Damian’ın yüzüne bakarak. "Ama ben seni tek bir mermiyle öldürmeyeceğim Damian. Benden çalınan o hayatı, o tahtı, o çocukların neşesini ve karının gözlerindeki o huzuru tek tek sökeceğim senden."
Dominic televizyonun ekranına doğru yürüdü. Parmaklarını Damian’ın görüntüsüne dayadı.
"Tahtın gerçek sahibi geldi, kardeşçik..." diye fısıldadı karanlığa. "Ve bu kez cehennem, o ışıklı dünyanızın tam ortasında patlayacak."
Televizyon canlı yayında Damian Veyr’in alkışlar arasında ödülünü alışını gösterirken; gölgedeki o gayrimeşru evlat, Veyr ailesinin üzerine çökecek en büyük ve en acımasız fırtınanın fitilini ateşlemek üzereydi.
Bölüm etkileşimi
