68. bölüm / 68
Görünmezim -texting-68-
Bölümler 68Şu an: -68-
- 1 -1-727 kelime
- 2 -2-1.048 kelime
- 3 -3-1.077 kelime
- 4 -4-1.190 kelime
- 5 -5-1.060 kelime
- 6 -6-1.050 kelime
- 7 -7-964 kelime
- 8 -8-1.045 kelime
- 9 -9-1.099 kelime
- 10 -10-1.120 kelime
- 11 -11-856 kelime
- 12 -12-1.077 kelime
- 13 -13-1.045 kelime
- 14 -14-1.496 kelime
- 15 -15-948 kelime
- 16 -16-1.158 kelime
- 17 -17-1.082 kelime
- 18 -18-985 kelime
- 19 -19-935 kelime
- 20 -20-1.278 kelime
- 21 -21-926 kelime
- 22 -22-964 kelime
- 23 -23-1.183 kelime
- 24 -24-1.158 kelime
- 25 -25-1.546 kelime
- 26 -26-1.305 kelime
- 27 -27-1.174 kelime
- 28 -28-1.158 kelime
- 29 -29-853 kelime
- 30 -30-886 kelime
- 31 -31-1.063 kelime
- 32 -32-1.026 kelime
- 33 -33-1.068 kelime
- 34 -34-1.504 kelime
- 35 -35-1.848 kelime
- 36 -36-1.806 kelime
- 37 -37-2.644 kelime
- 38 -38-1.386 kelime
- 39 -39-1.403 kelime
- 40 -40-1.143 kelime
- 41 -41-983 kelime
- 42 -42-1.334 kelime
- 43 -43-1.209 kelime
- 44 -44-1.313 kelime
- 45 -45-1.593 kelime
- 46 -46-1.367 kelime
- 47 -47-1.238 kelime
- 48 -48-433 kelime
- 49 -49-993 kelime
- 50 -50-1.264 kelime
- 51 -51-1.106 kelime
- 52 -52-1.301 kelime
- 53 -53-1.129 kelime
- 54 -54-1.287 kelime
- 55 -55-1.257 kelime
- 56 -56-1.344 kelime
- 57 -57-1.457 kelime
- 58 -58-1.225 kelime
- 59 -59-1.523 kelime
- 60 -60-1.075 kelime
- 61 -61-1.345 kelime
- 62 -62-1.436 kelime
- 63 -63-1.104 kelime
- 64 -64-1.235 kelime
- 65 -65-1.206 kelime
- 66 -66-1.650 kelime
- 67 -67-1.077 kelime
- 68 -68-1.656 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hafta sonuna giriş yaptığımız gerçeğini sabah hatırlayan beşli olarak her birimiz aptallık ve delilik sınırlarını aşmıştık. Bu yüzden sabah normal bir vakitte konuşup dışarda sakin bir kafede buluşma kararı almıştık.
Çok büyük bir şans olarak, dün 2. dersten sonra okulda olan yokluğum bizimkilerin destekleriyle fark edilmemişti ve ailem dün okuldan normal vakitte döndüğümü sanıyordu. Onlar işte ve ben evdeyken kendime gelmek için vaktim olmuş ve dinlemiştim. Sonrasında ise bugün arkadaşlarımla çıkacağımı söylediğimde kabul etmiştiler. Benim fazla dışarda dolaşmadığımı biliyorlardı ve son zamanlarda onlara bizimkilerden bahsettiğim için mutlulardı. Bildikleri arkadaşlarımın olması okul hayatımın yolunda gittiğinin bir işaretiydi onların gözünde.
Normal olmayan bir okul hayatım olması konu dışıydı.
Dışarı çıkmak için hazırlığımı bitirdiğimde yine vestiyerin yanında asılı duran altıgen şekli verilmiş ve birbirine sarılı mavi-beyaz zincire baktım. Bu şeyin burada olması tesadüf değildi. O kadarını biliyordum ama ailemle yaşıyordum ve bir kere bile süper güçlerle ilgili bir şey duymamış, ya da anılarında görmemiştim.
Aylin meselesi hallolduğunda Nehir ve Yiğit'e soracaklarımın listesindeydi bu da.
Evden çıktım ve dördüyle oturacağımız kalabalık kafede beş kişilik bir masa kaptım köşeden. Artık yalan ve sır yoktu aramızda. Herkes, her şeyi biliyordu ve ben daha fazla mutlu olamazdım.
Zamanla toparlandık, Azra ve Burak bir tarafta, Hakan ve Akın diğer tarafta ve ben hepsini görüp sunum yapacakmışım gibi en başta oturuyordum. Görünmez olmam ve her şeyi saklamamla alakalı birkaç şaka sonrasında sessizliği sağladım ve başlangıcı biraz resmi ama dalgalı şekilde yapmak istedim.
"Görünmez toplantısından herkese merhaba arkadaşlar, bugün burada öğreneceğiniz şeyler gerçeklere dayanmakla beraber büyük bir kısmı kendi teorilerim olacaktır bilginize." Girişim onları güldürmüş ve gergin olacağımızı düşündüğüm havayı dağıtmıştı.
"Söz senindir görünmez." Hakan ile yeniden sırıttım ve çantamdan birkaç kağıt çıkarttım. Onlara söyleyeceğim şeyi gösteremeyeceğim için kağıt üzerinde çizecektim ve küçük notlar çıkaracaktım.
"Pekala, en başa gidersek ben kendimi cidden tek sanıyordum ve uzun süre böyle geçti. Ama sonra.. Nehir geldi." Azra'nın ilgisini çekti. "Onun ne ilgisi var?"
"Nehir'in de bir süper gücü var da ondan. Nesneleri hareket ettirmekle ilgili olduğunu düşünüyorum. Hafızasından anılarına eriştiğimde gördüğüm şeyler fantastik bir evrenden çıkma gibi ama öğrendiklerimi anlatacağım."
Şaşkınlıkları yüzlerine yerleşirken kağıdı aldım ve Nehir'in ismini yazdım.
"Ayrıca.. Bir şey var. İkimizi bağlayan ve sizin göremediğiniz sihirli bir mavi bağ. Ona ne zaman dokunsam, daha çok ikimizden herhangi biri, birimizin üzerinde gücünü kullandığında beliriyor." Kendi serçe parmağımı gösterdim ve yakında oturan Burak'ın serçe parmağının eklem kısmına dokundum. "Bu iki yer arasında ve elimi çektiğimde yok oluyor."
Sonra da kağıdın üzerine mavi iplik yazdım.
"Çok garip ve.. Büyülü geliyor kulağa." Azra'nın yorumuna kıkırdadım. "Ben de öyle düşünmüştüm ve bu daha başlangıç. Nehir kendisine casus diyor. Bu casuslar nereye bağlı bilmiyorum ama bizim olduğumuz liseye bu mavi bağı bulmaya geliyorlar. Nehir taşınmadı bu şehre, o buraya yerleştirildi ve bir yurtta kalıyor. Onun gibi süper güçlü insanların kaldığı ve onun gibi farklı okullarda süper güçlü insanları arayan öğrencilerle bir yurt."
Söylediğim şey üzerlerinde bomba etkisi yaratırken Akın'ın çenesini uzanıp elimle kapadım. "Yorumlar en son. Aklımda olan her şeyi anlatmak istiyorum." Beni onaylayıp yerine geri yaslandı ve ben de devam ettim.
"Onunla beraber bizim okulda Yiğit isimli bir dokuzuncu sınıf öğrencisi de süper güce sahip ve kendi yılında süper güçlü insanları arıyor. Ve hazır olun, gücü gerçekten görünmez olmak. Söyledikleri gibi ikisi kuzen falan değil, tamamen ayrı aileler ama ortak bir amaçları ve görevleri var: mavi bağı bulmak. Beni ve benim gibileri bulmak."
Kağıda Yiğit'in ismini yazdım ve altına üç nokta koyup yurt yazdım. O yurtta fazlasıyla öğrenci vardı ve hepsi bu şehirde farklı bir okulda mavi bağı arıyordu. Bundan emindim. Onların bunu anlaması için biraz zaman verdim ve devam ettim.
"Tabi bunun yanında görünmezi de bulmak istediler çünkü okuldaki her şeye bu kadar hakim olmamı süper güce bağladılar. Nehir yanımda oturduğu için ona dokunduğumda oluşan bağı gördü ama görünmezi bulmaya odaklı ve ben de dışarıdan iyi gözüktüğüm için fazla bir şey demedi. Beni sadece gözlem altında tuttu. Bu sırada görünmez olarak kim olduğumu bulmaya çalıştı ve başarılı olamadı. Nehir'in bu kadar sosyal olup herkesle konuşmasının nedeni buydu. Farklılık arıyor, gücü olan kişileri arıyor. İlk başta bunu nedenini anlamamıştım ama son olanlardan sonra biraz daha iyi anlıyorum."
"Bu.. Sihir gelişiyor. İlk başta sadece ellerimdi, sonra kıyafet üzerinde ve sonra tüm vücudum bir anı mıknatısı haline geldi ve üzerinde kontrolüm yok. Ve bazı durumlarda kontrolden çıkıp bana veya çevreye zarar verebilir. Dün bunun bir örneği." Elime baktım. "Bu bağın bir mekanizması var. Sadece gücümü onların üzerinde kullandığımda değil, ilk defa kıyafet üzerinden anı okuduğumda ve gücüm geliştiğinde görünür hale geldi ve beni o ikisine bağladı. Sanki bir haber mekanizması gibi. Ayrıca dün kriz geçirirken de aynı şekilde gördüm ve onlar da gördü. Sinirli, üzgün veya benim başıma bir şey geleceği belli durumlarda gözüküyor ve sanki aynı sistemde bağlı olanları uyarıyor. Tam olarak anlamdıramıyorum ama bağ kendisine ait olanları birleştiriyor."
Herkesi birleştiren bir ağ sistemi gibi hissediyordum, içten içe beni merkeze doğru çekiyordu. Nehir'e ve Yiğit'e karşı oluşan güvenimin bir kısmının içgüdüsel olduğuna emindim. Kan bağı çeker dedikleri şeye benzer bir şeydi bu.
"Dün ne yaptığıma gelirsek, bundan bir süre önce üçümüze de ait olmayan bir kriz anı bir öğrenciyi vurdu ama kim olduğunu göremedik. Sadece dokuzuncu sınıf olduğunu biliyorduk. Nehir ve Yiğit bulamayınca görünmez olarak olaya dahil oldum ve tüm sırlarını bildiğimi belli ettim. Yardımımı kabul ettiler ve dün üçümüz dışında olan ve mavi bağa sahip kişiyi buldum. Aylin. Onunla ne yapılacağını Nehir'e bıraktım. O da bana teşekkür etti. Ayrıca dün geçirdiğim krizi fark etti. Muhtemelen artık Ece ve Görünmezin aynı olduğunu biliyor ama dile getirmiyor bir nevi Aylin'i ortaya çıkarmama karşılık olarak."
"Şimdiye kadar olanlar ve kesin bilgiler bu kadar. Ama açıklanmayan ve bilmediğim daha çok şey var. Mesela, bizim okul 600 kişilik ve 2 kişinin süper gücü var. Nehir ve Yiğit'i dışarıdan geliyor gibi sayarsak bile. Eğer her okulda böyleyse ve uzun süredir olan bir şeyse bu süper güçler.. Toplumun büyük bir kısmı buna sahip ama hiç kimse bilmiyor. Kontrol altında tutulup gizleniyor düzeni korumak için bence. Casuslar bunu sağlıyor. Süper gücü olan kişileri bulup sırra dahil ediyorlar. Ayrıca onların gücü kontrol atlında. Benim yaşadığım gibi krizlerin yaşanmasını önlemek amacıyla eğitim veriliyor olabilir ya da bunu yaşanmasını önlemenin bir yolu vardır. Ve… cevabını bulamadığım başka bir sorum daha var aslında. Benim güçlerim 3 yıl önce ortaya çıktı. Herkesin güçleri ortalama bu dönemde ortaya çıktı dersek, nasıl Nehir ve Yiğit gibi casuslar profesyonel eğitim görüp bir anda kendileri dışında kişileri bulmak için bu hale geliyorlar?"
"Kısa süreli bile olsa bir ustadan eğitim aldıklarını düşünürsek bu eğitimleri nereden alıyorlar? O ustalar nereye bağlı? Neden güçler hayal gücü olarak görülüyor? Sadece güçler casuslarda mı yoksa şehirde aramızda yaşayan rastgele insanlarda bile güç olablir mi?"
Şu zamana kadar aklımda olan tüm soruları ilk defa sesli şekilde hem onlara anlatıyor hem de kağıda şekiller çizmeye devam ettim. Casusların olduğu yerden bir eğitim alanı, -ustaların ustaları olma ihtimali(?)-, onların belki(?) bağlı olduğu daha büyük bir sistem, şehirde, belki şu anda oturduğumuz kafede bile süper güce sahip olmalarının ihtimalini gösterdim.
"Ya da bu güçlere sahip olmak nasıl seçiliyor? Antik soy? Aile bağı? Seçilmişler?Tamamen tesadüf eseri? Bunları da bilmiyorum. Zorlarsam gücümün beni seçme nedeni? Ya da ortaya çıktığı anı ben seçebiliyor muydum? İstersem gücümü kapatabilir miyim? Cevap belli. Bilmiyorum."
Son olarak yazdığım mavi bağın yanına bir soru işareti koydum ve geri yaslandım. "Kısaca, içinde bulunduğum durum ve güçlerim fazlasıyla karışık. Güçlerim göründüğünden daha fazlası. Bu durumun sonu nereye gidecek hiçbir fikrim yok. Nehir ve Yiğit sorularımı cevaplayacaklar, bundan eminim ama bunu erteledim. Çünkü onlarla konuşmak hayatımda geri dönüşü olmayan bir değişime sokacak. Bu olmadan önce… sadece Ece olarak biraz daha kalmak istedim."
"Bu.. Bugün beklediğim bir şey değildi." ilk yorum Akın'dan gelmişti ve kağıdı inceledi. "Bakalım doğru anlamış mıyım? Süper güçler gerçek ki bunu biliyorduk. Ama muhtemel şehri ve belki de ülkeyi sarmış düzenli gizli toplum örgütü mü?"
Şaşkınlıkla güldü. "Bu benim hayal gücümü bile aşar. Onlarla dolu bir yurt, okul düzeninin içine gizlice sokabilecek bağlantılar, dediğin gibi eğitimler varsa ustalar ve koca bir sistemden bahsediyoruz."
Azra devam etti. "Herkesin süper gücü olduğunu da hatırla, yani anı okumak, görünmezlik ve eşyaları hareket ettirmek varsa neden daha güçlü şeyler de olmasın? Uçmak, ışınlanmak, bilirsiniz klasik süper güçler?" Hakan sırıttı. "Farklı süper güçler, farklı hikayeler ve şu ana kadar kimse öğrenmediğine göre mükemmel işleyen bir sistemden bahsediyoruz. Akın'ın dediği gibi arka planda dönen şeyler olmalı. İçi süper güçlü öğrencilerle dolu bir yurt olup kimsenin bilmemesi olacak şey değil. Gizleme nedenlerini bilmiyoruz ama tahmin edeceksem dünya ve toplum düzenine kadar yolu vardır. Biraz bozuk güce sahip olanların ne yapacağını herkes filmlerden biliyor. Dediğin gibi casuslar bu işe de yarıyor olabilir."
Burak bana döndü gülümseyerek ve serçe parmağımın ucuna dokundu. "bu gücün seni bağladığı yer inanılmaz bir yer olacaktır. Ama.." Ekibe ve sonra yine bana baktı. "Bizim yanımızda her zaman bir yerin var. Hemen arkandayız." Azra anında onayladı. "Kesinlikle evet. Senin yanınızdayız. Her şeyi duymak istiyorum." Akın öne uzandı. "Gerçek hayat fantastik hikaye anlatıcımız Görünmez Ece Hanım." Hakan gülerek gözlerini devirdi. "Fazla gaza gelip orada da sorun çıkarma. Şimdiye kadar bile normalden çok sorun çıkardığına eminim."
Gülmeye başladım. Bu ekip inanılmazdı. "Size anlattığım şeylerin normal olmadığının farkında mısınız? Nasıl bu kadar çabuk kabullenip yorum yaptınız? Hakan arada yine bana yine laf bile çaktı." birbirlerine bilmiş bakışlar attılar.
"Birisi bizi doğaüstü olaylara fazlasıyla alıştırdı." Hakan,
"Ayak uydurmak da bize kaldı." Azra.
"Ne kadar deli ve imkansız görünse de sen olunca tamam diyebiliyorum." Akın.
"Hayatıma girdiğinden beri sakin diyebileceğim anlar sınırlı ama şikayet ettiğimden değil. Sanırım heyecan ve bilinmeyenler ya da daha iyisi görünmeyenler, tahmin ettiğimden çok daha iyi." Burak bana göz kırptı.
İşte ben de burayı tam olarak bu yüzden seviyorum.
Gülümsedim. "Teşekkürler millet. Ne olursa olsun ait olacağım yer burası. Gücüm bir şeyi değiştirmiyor."
Duygusallığımla biraz dalga geçtikten sonra farklı konulara kaydık.
Bu mavi bağ benim gücümün ait olduğu yere bağlıyor olabilirdi, ama kalbim, güvenliğim ve sığınağım olacak olan yer burasıydı. Beni her şekilde kabul eden ve normalim diyeceğim masa.
…
Kitabımın bağlandığı evrenin büyüklüğünü göstermek ve Ece'nin ekibine gösterdiği güveni anlatmak için ayırdığım bir bölüm oldu. Ayrıca şu ana kadar öğrendiklerimizin bir özeti gibiydi.
Bölümü beğenmeyi unutmayın canlarım❤️
Görüşürüz görünmeyenlerim 💫
Bölüm etkileşimi
