56. bölüm / 68
Görünmezim -texting-56-
Bölümler 68Şu an: -56-
- 1 -1-727 kelime
- 2 -2-1.048 kelime
- 3 -3-1.077 kelime
- 4 -4-1.190 kelime
- 5 -5-1.060 kelime
- 6 -6-1.050 kelime
- 7 -7-964 kelime
- 8 -8-1.045 kelime
- 9 -9-1.099 kelime
- 10 -10-1.120 kelime
- 11 -11-856 kelime
- 12 -12-1.077 kelime
- 13 -13-1.045 kelime
- 14 -14-1.496 kelime
- 15 -15-948 kelime
- 16 -16-1.158 kelime
- 17 -17-1.082 kelime
- 18 -18-985 kelime
- 19 -19-935 kelime
- 20 -20-1.278 kelime
- 21 -21-926 kelime
- 22 -22-964 kelime
- 23 -23-1.183 kelime
- 24 -24-1.158 kelime
- 25 -25-1.546 kelime
- 26 -26-1.305 kelime
- 27 -27-1.174 kelime
- 28 -28-1.158 kelime
- 29 -29-853 kelime
- 30 -30-886 kelime
- 31 -31-1.063 kelime
- 32 -32-1.026 kelime
- 33 -33-1.068 kelime
- 34 -34-1.504 kelime
- 35 -35-1.848 kelime
- 36 -36-1.806 kelime
- 37 -37-2.644 kelime
- 38 -38-1.386 kelime
- 39 -39-1.403 kelime
- 40 -40-1.143 kelime
- 41 -41-983 kelime
- 42 -42-1.334 kelime
- 43 -43-1.209 kelime
- 44 -44-1.313 kelime
- 45 -45-1.593 kelime
- 46 -46-1.367 kelime
- 47 -47-1.238 kelime
- 48 -48-433 kelime
- 49 -49-993 kelime
- 50 -50-1.264 kelime
- 51 -51-1.106 kelime
- 52 -52-1.301 kelime
- 53 -53-1.129 kelime
- 54 -54-1.287 kelime
- 55 -55-1.257 kelime
- 56 -56-1.344 kelime · Okuduğun bölüm
- 57 -57-1.457 kelime
- 58 -58-1.225 kelime
- 59 -59-1.523 kelime
- 60 -60-1.075 kelime
- 61 -61-1.345 kelime
- 62 -62-1.436 kelime
- 63 -63-1.104 kelime
- 64 -64-1.235 kelime
- 65 -65-1.206 kelime
- 66 -66-1.650 kelime
- 67 -67-1.077 kelime
- 68 -68-1.656 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Okula hangi günler en zor girdin diye bana sorarlarsa eğer buna birkaç örnek sayabilirdim:
Okulun ilk ayında, 9. sınıfta yediğim ilk büyük çağlı linçten sonraki Pazartesi, tüm okul benden nefret ediyormuş gibi hissederken dışardan gülmeye devam etmiştim;
Baş ağrılarım artıp hasta olduğum ve hiç kimseye dokunmak istemediğim anlarda bile okulda olmak zorunda olduğum her an;
Büyük bir sırrı taşıdığım ve riskli yapmak zorunda olduğum günler;
Azra kim olduğumu öğrendikten sonraki gün;
Özkan'ın kim olduğumu bildiğini idda ettikten sonraki şu günler;
Risk ve hissettiğim baskının arttığı her gün.
Bugün hepsi bir aradaydı ve okul kapısı hiç bu kadar korkutucu gelmemişti gözüme. Görünmez olarak ilk defa gerçekte olduğum kişi olmaya korkuyordum. Özgür olup gücümü kullandığım yerden korkuyordum. Normalde maskem vardı. Görünmez arka planda özgürce istediğini yapıp okulun gizli dedikoducusu görevini yapıp eğlenirken ben Ece olarak dikkatlerden uzak duruyordum.
Ama şu anda kimliğimi bilen kişi sayısı ikiye yükselmişti, tüm çıkan olaylara rağmen hala herkesin bir gözü benim üzerimdeydi, nehir ve yiğit okulda olan tüm olayları kontrol edip öğrenmeye ve kim olduğumu çözmeye çalışıyordu ve bunun nedeninin sadece merak olmadığına emindim artık. Ağrı kesici içmeme rağmen başımda normal hissettiğimden farklı bir ağrı vardı. Sorumluluk ve korku kalbimi iki taraftan sıkıştırmış ve nefes almamı zorlaştırıyordu.
Okul kapısından biraz uzakta dururken rüzgar kaçma isteğimi anlamış gibi arkadan beni okul kapısına doğru ittiriyordu. Kendimi güvende hissettiğim yer şu anda attığım en ufak adımda beni binlerce silahla yaralayacak kadar tehlikeli bir yerdi. Düşersem eğer burada bir daha asla kalkamazdım.
"Durmadan sürer gider oyun"
Korkudan titreyerek omzumun Burak'a baktım. Mavi gözleriyle arada gördüğüm anlayışlı gülümsemesiyle bakıyordu. "Günaydın. Son olanlar mı aklına takıldı?" Burada eğer uzun süredir duruyorsam ve beni görmüşse bu şekilde düşünmesi normaldi ama bu utanmama engel değildi. Ayrıca tek seferde ne düşündüğümü anlamıştı ve yine doğaldı ama kalbime buna anlatamıyordum
Başımı yine okul kapısına çevirdim. "Evet. Okula girmek zor geliyor." En azından bu kadarı doğruydu. Ona yalan söylemek istemiyordum ama hala gizlemem gereken gerçeklerin olması üzüyordu beni. Zaten bu yüzden bariz gerçekleri kabul etmiyordum ya. Kabul ettiğim anda suçluluk duygum birkaç katına çıkacaktı. Değer verdiğim kişilere bu yüzden yalan söylemekten nefret ediyordum.
"İnan şu anda o kapıdan girmek benim içinde zor ama devam etmeliyiz. Oyun devam ediyor hala Ece. Ayrıca bizde buradayız." Gülümsedim ve içim ısındı. Görünmez ve Ece duvarını kaldıran onlardı ama şu anda en büyük destekçim ve iyi ki yanımdalar dediğim kişilerdi. Kendime koyduğum sınırları teker aşmışlardı.
Yine de haklıydı. Oyun devam ediyordu. O oyundan ne kadar korksam da yalnız değildim ve ortasında bulunduğum tüm bu karmaşayı çözmeden bırakmayacaktım. Pes etmek, ne Ece'ye ne de görünmeze yakışırdı.
"Hadi gidelim." Kısaca güldü ve elini omzuma koyup ilerletti. İlk salise gülebildim yalnızca. Sonra gözlermin önüne Burak'ın anıları canladı. Dün 24 saat içerisinde yaptığı her beynime dolarken bunu engelleyemedim. Aynı şekilde arada baş parmağımda beliren mavi ipliği engelleyemediğim gibi.
Şaşkınlık yüzünden dengem kaybolurken yere düştüm istemeden ve dizlerimin üzerine çöktüm. "Hey, Ece. İyi misin?" Uzattığı eli tutmaktan kaçındım içgüdüsel korkuyla. Şu anda kimseye dokunmamalıydım. Güçlerim kumaşın üzerinden çalışmıştı. Bu imkansızdı. Şu ana kadar hiç böyle bir şey olmaıştı. Güçlerim artmıştı. Bunun anlamı neydi? Düz deriye dokunduğumda ne olacaktı? O bağ yine neden ortaya çıkmıştı? Ne kadar dikkat-
"Ece?" Burak'ın sesiyle kendime geldim. Gözlerinde hafif şaşkınlık ve korku vardı. "Bir yerde dinlenmek ister misin? Çok yorgun görünüyorsun ve.. Titriyorsun." Sözlerini algılayabildiğimde gerçekten ellerimin titrediğini gördüm. Şok tüm vücuduma etki etmişti. Onun görmediği bağ bile titremişti.
Yutkundum bir kere ve kendimi sakinleştirmeye çalıştım zorla. Daha okuldan içeri bir adım atmadan yaşadığım bu şeyi düşünecek fazla vaktim yoktu. Toparlanmama lazımdı. Güçlü durmalıydım. Düzeltmem gereken onca şey varken bunu sonraya erteleyebilirdim. "Hayır. İyiyim. Uzun zamandır düşmedim ya. Her şey üst üste geldi sadece." İnandırıcı olduğuna pek de emin olmadığım şekilde gülümsedim ve kendi başıma ayağa kalktım. Sakinleştiğim anda ise bağ yavaş yavaş sanki orada yokmuş gibi soldu. Bu şeyin gücümle ilgili olduğunu biliyorduma ama ondan daha acil sorunlarım vardı.
Burak tek kaşını kaldırıp benimle ayağa kalktı ama inanmamıştı. "Bir daha böyle bir şey olursa okuldan gidiyoruz. Çok ciddiyim. Kendini zorlama." Gözlerine olan endişe ve ciddilik yanında bir şey daha vardı. Sanki içimi görüyordu. Zorlandığımı ve görünenden daha fazlası olduğunu biliyordu.
"T-Tamam." Zayıf olmak istemiyordum. Bu konuda zayıf olma şansım asla olmamıştı. Azra ve Hakan gücümü bilen kişiler olarak desteklerini biliyordum. Azra sürekli görünmezin görevleriyle ilgili bana yardım etmeye ve anlamaya çalışıyordu. Hakan ise bir sorun olduğunda ve aklıma bir şey takıldığımda yazabileceğimi belritmişti. Onun dışında konu hakkında konuşmak istemediğimde beni ece olarak görmüş ve konuşmuştu. Ama Burak bunu bilmemesine rağmen beni bir şekilde daha rahat hissettiriyordu. Belki de mesajlarda konuşurken gücümü bilmeden beni en iyi tanıyan kişi olduğu içindir, bilmiyorum. Beni tamamen olduğum kişi olarak kabul ediyordu.
Ama bunu ona göstermiyordum. Bir kere gösterdiğim anda tüm duvarlarım yıkılacaktı ona karşı. Ama bu karmaşıklığı ilk kendim çözmeye çalışacaktım. Başkasının yardımına güvenmeyecektim kendi sorunlarım için.
Boğazımı temizledim. "Zaten soru olursa size söylerim. Biliyorum. Ama şimdi okula girelim" Daha güzel gülümsedim ve okul bahçesinde ilerledik "Sen nasıl istersen."
Okul koridorunda ilerlerken kollarımız birbirine sürttüğünde yine Burak'ın anıları aklıma doldu. Kumaşın üzerinden ulaşması yine şaşırtsa da bu sefere anıların kendisine odaklanmayı başardım.
Benim kimliğimi öğrenmek istiyordu.
Beni görmek istiyordu
'senin hayatına önemli bir anda etki ettim, sen benim en kötü olduğum anda ettin'
Mesajları kalbimi hızlandırdı.
Bir kere daha yutkunmak zorunda kaldım sakinliğimi koruyabilmek için.
Burak benim ayarlarımla oynuyordu haberi olmasa bile.
Bu sırada parmağımın etrafına yine beliren mavi bağ beni şaşırtmış ve gücümü, onun sorunlarını aklıma getirmişti. Az önce olduğundan daha uzun süre kalmış, içime nedenini bilmediğim bir endişe duygusunu doldurmuştu. 9. sınıfların katından geçerken bağın koridora uzandığını gördüm. Bir anlığına, benimki ile aynı şekilde ilerleyen boşlukta ikinci bir ip gördüğüme yemin edebilirdim ama kaybolmuştu tüm ipler o anda.
Bu şeylerin gerçekten bir çalışma düzeni olup olmadığını ciddi ciddi araştırmam gerektiğini anladım. Gücümle bağlantılıydı ve gücüm şu anda okul hayatmın en gizli sırrı ve temeliydi. Sarsılırsa çok derine düşeceketim.
…
3. Kişi
Nehir, bir anlık elinde beliren normalden daha koyu ve parlak görünen mavi iplik ile gözleri şaşkınlıkla açıldı. Ama saniye sonra yok olduğu için takip etme şansını kaçırdı.
Yakın çevrede onun gibi gücü olanlardan birinin başı derde girmişti. Ayağa kalktı ve koridorda ilerleyip yolda gördüğü tanıdığı kişilere selam verdi ve kapının
kulun arkasında Yiğit ile buluştu. Çocuk da onun gibi mavi bağı bileğinde görmüştü ve sabah turunu yarıda kesip gelmişti.
"Bu neydi şimdi? Ne anlama geliyor?" Nehir başını ovdu. "Hiçbir fikrim yok. Ya görünmez ya da Ece.. Güçleriyle ilgili bir sorun yaşadılar. Gözümü Ece de tutacağım. Gerçi son zamanlar da görünmez sağ olsun bize nefes aldıracak bile vakit bırakmadı." Okulun her bir yerinden ayrı bir drama ve dedikodu çıkıyordu ve bu konuda eğitimli olan ikili bile takip edemiyordu.
"Onun güçleriyle ilgili bir sorun varsa başımızın nasıl bir dertte olduğunu biliyoruz. Küçük sorunların ardından her zaman büyük kriz geliyor."
Nehir gergince kafasını salladı. "Başları dertte. Ece'ye dikkat edeceğim. Görünmez için kendime 1 hafta daha süre veriyorum. Sonra hile filan umrumda değil. Onunla konuşacağım." Yiğit onu onayladı.
O sırada 2. kez ikisinin de elinden okulun içine uzayan daha koyu mavi bir bağ belirdi. Ve uzun süre kaldı.
Yiğit açıklama gereği duymadan görünmez yaptı kendini ama ip yarı yolda kaybolmuştu. Sadece 9. sınıf koridoruna girdiğini görmüştü. Yanından geçtiği Ece'nin bağı gördüğüne emindi. Onun elinden çıkan bağ da onunla aynı hedefe bağlanmıştı. Kızın bunu bir çeşit göz oyunu olmadığını anladığını düşünüyordu artık. Ayrıca bir sorunu var gibi gözükmüyordu şu anda. Az önce bir sorunu olan o değildi muhtemelen diye düşündü içinden.
Sonra koridora geri baktı. Kendi bölgesinden de birinin gücü olduğu kesinleşmişti. Hem de acil şekilde bulup müdahele etmesi gereken biriydi. Tuvalete girdi ve orada görünmezliğini bitirip normal şekilde sınıfına girdi ve Nehir'e mesaj yazdı. Az önce olan ilk görünen iplik ve şu anda takip ettiğinin aynı kişiye ait olabileceği için Ece ya da görünmez kısmında belki de sorun olmadığını belirtti.
Bu sırada sınıfta Aylin ile göz göze geldiğinde aralarında mavi bağ oluştu. Ne olduğunu anlamadan istemsizce ayağa kalktı ve geri oturdu.
Aylin bakışlarını çekince kayboldu. Yiğit transtan çıktı ve içinde oluşan garip hisse anlam veremeden yerinde oturmaya devam etti.
Az önce olanları unuttuğunu fark etmedi bile.
…
Herkese iyi yıllar dilerimm benden size yılbaşı hediyesi olsun bu bölüm
Görüşürüz görünmeyenlerimm 💫
Bölüm etkileşimi
