Görünmezim -texting kitap kapağı

60. bölüm / 68

Görünmezim -texting

-60-

Vaveyla Yazarı: Çiğse Yağmur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 68Şu an: -60-

Gorunmez_01:
Pişttt

Sana işim düştü

Nehir:
/????????/

Görünmezin?

Bana?

İşi?

Düştü?

Gorunmez_01:
Tamam tepkin haklı

Ama ciddiyim

Çıkardığım olayların sonucunu takip edemiyorum çok fazla şey olduğu için. Ayrıca son zamanlarda yaşadığım hayli tuhaf olaylarla uğraşıyorum

Zaten sen ve Yiğit okulun tamamını tanımaya and içmiş insanlar olarak bu konuda bana yardım edebilirsiniz

/Yemi attım/

Nehir:
/Bu da ne demek böyle/

Bunu neden istiyorsun?

Ayrıca hadi ben tamam okulda herkesle konuşuyorum ama Yiğit ne alaka

Gorunmez_01:
Okulu ayrıca kontrol edemeyecek kadar meşgulüm

Yiğit konusunda ise

Benden hiçbir şey gizlenemediğini daha anlamadın mı?

Tüm gözü çevrede geziniyor gün içinde

Sadece konuşmuyor

Senin casusun gibi bir şey

Nehir:
/Hay senin rol becerini Yiğit../

Belki dediğin doğru dersek bu doğru bile sana neden yardım etmeliyim?

Gorunmez_01:
Sırrını saklamam için?

-görüldü-

Nehir:
/hayır hayır hayır hayır/

Gorunmez_01:
Dile getirmiyorum senin için

Şimdi, bana yardım edecek misin yoksa yeni güncellememde en üst sırada yer almak ister misin?

Nehir:
BUNU SAKIN YAPMA

ÇOK CİDDİYİM GÖÜRÜNMEZ

Başına aldığın belanın farkında değilsin

Gorunmez_01:
Sakin ol be

Okul dışında farklı arkadaşlarını gerçekten umursadığını ve okulu fazla düşünmediğini söylemem seni sadece arkadaşsız bırakacak

Senden de korkmuyorum

-görüldü-

Nehir:
…

Sen bunu mu kast ediyordun?

Gorunmez_01:
Evet

Sen ne zannettin?

Yoksa farklı bir şey mi var?

Nehir:
/Kalp krizi geçirtecektin bana.. Yemin ederim ben onu bulamadan önce beni bulacak bu lanet kız/

Hayır yok

Ama yine de bunu da söylemeni istemiyorum okuldaki düzenimden memnunum

Tamam anladık

Sana yardım edeceğim okulu kontrol etmende

Gorunmez_01:
Anlaştığımıza sevindim

Yiğit'e haber verirsin ve ortak grupta buluşuruz

Uğraşmamız gereken şeyler var

Nehir:
Sen benim patronum değilsin

Gorunmez_01:
İyi ben şimdi açarım ve sen de Yiğit'e olanları açıklarsın

Nehir:
Hay seni.. Tamam anladım

/onun çenesini çekemem/
…

Telefondan mesajları tekrar okudum ve nefesimi verdim. Bu bahanem sadece sahnenin görünür yüzüydü. Okuldaki olayları takip edecekti ama asıl amacım onları yakından gözlemlemek ve ne kadar bilgi alabileceğimi ölçmekti. Elbette bu süper güç meselesini okuldaki herkese açıklamayacaktım. Vereceği tepkiyi merak etmiştim. Benim bilmem bile onun için büyük bir risk oluşturmuştu ki sakinliğimi kaybetmişti.

Okula kanıtıyla bu olayı anlatsam çok büyük kaos çıkacağının farkındaydım ve eğer son olayları da düşünürsek ben, Nehir ve Yiğit harici 9. sınıflardan biriyle toplam 4 kişinin gücü vardı. Yani 600 kişilik okulda 4 kişi. Çok değildi ama küçümsenecek bir sayıda değildi süper güce sahip olduğumuz düşünülünce. Ve kaldıkları yurtta farklı okullarda onlar gibi 'casus' dedikleri ve süper güçlü kişileri arayan kişiler olduğunu biliyordum. Belki de düşündüğümden daha çok insanın gücü vardı. Hatta bu neredeyse kesindi benim gözümde.

En azında şehrin tamamında herkesten gizlenen süper güçler konusu vardı.
Belki de gizli bir soy ya da kaynak.

Keşfim istemsizce beni germiş ve kalbimi heyecanla atmasına sebep olmuştu. Bu güçler, bir şekilde beni bu büyük sırrın içine çekiyordu. Nehir geldiğinden beri biliyordum. O ve ben aynı yere bağlıydık. Gücümü saklamak zorunda olmadığım, herkesin belki de farklı bir güce sahip olduğu bir yer vardı. Bu mavi ip onu temsil ediyordu.

Ama hala çok sorum vardı.

Onlar nasıl eğitim almıştı?
Buraya gelmeden önce ne yapıyorlardı?
Bu gizli üs neredeydi?
Güce sahip kaç kişi vardı?
Onlarla konuşursam neler öğrenecektim?
Güçler kontrolden çıkarsa ne kadar büyük bir tehlike vardı?
Neden güçler bu kadar yaygınsa halkın bilgisinden saklanıyordu?

Beynim yine erimeye başladığı için düşünmeyi bıraktım ve başımı ovdum. Bu konuyu onlarla konuşup sorularımın cevabını öğrenmek en kolay seçenekti ama bu geri dönülemez noktaya adım atmadan önce kendim gerçeğe alışmalıydım. Ayrıca bizimkilerle olan arkadaşlığımın bu güçlerin engellemesine izin vermemeliydim. Her şeyi anlayana kadar ece olarak Nehir'le konuşup anılarını okuyup görünmez olarak onunla mesajlaşırken tüm bunların sebebinin ona belli etmeden öğrenmeye çalışacaktım.

Tabi bu sürede 9. sınıflardaki gizli kişiyi öğrenmek için araştırma yapmaya başlayacaktım. Eğer teorim doğruysa 9. sınıflarda birine dokunduğumda aramızda mavi iplik olacaksa o kişinin gücü var demekti. Çoktan seçeneklerimi elemeye başlamıştım. Ayrıca Yiğit de ayrı olarak uğraşıyordu. Nehir'in anıları sağ olsun listemden daha çok isim elemiştim. Bu gidişle kolay bir şekilde onu bulacaktım.

O zaman belli bir bilgim ve ve fikirlerim olacaktı ve bana yalan söyleyemeyeceklerdi. İş o zamani ikisinin karşısına çıkıp her şeyi anlatmalarını isteyebilirdim.
…
3. Kişi

"Bu kız delinin en önde gideni." Nehir telefonunu Yiğit'in elinden aldı. "Evet öyle. Ama bu mesajlar çok şüpheli. Cidden her şeyi öğrenmiş olabilir mi?" Yiğit ortak alanda oturduğu koltuğa geri yaslandı. "Belki de. Bence tepkini denemek için öyle söyledi." Nehir nefesini verdi. "Muhtemelen haklısın. O anda bunu düşünemeyecek kadar gerilmiştim."

Yiğit normalde olduğunun aksine ciddi ve düşünceliydi. Bu durumun ağırlığının farkındaydı. "Ona gerçekten yardım edecek kadar güveniyor musun? Belli ki bir planı var." Nehir kendi içinde düşündü. "Görünmez tanıdığım en sinir bozucu kız ama hassas durumları iyi idare ediyor. Eğer bizim bir şekilde süper güce sahip olduğumuzu biliyorsa bile durumun ciddiyetinin farkında. Bu durumu bana söylemden dedikodu olarak yaysa bile başımızı büyük derde sokacaktı hem.."

Yiğit düşüncesini tamamladı. "9. sınıflardaki gücünü gizleyen kişiyi bulabileceğini düşünüyorsun. Hem de bizden önce" Nehir kafasını salladı. "Bir şeylerin yolunda olmadığını biliyor. Zamanlamayı düşün. 2 tane küçük çaplı kriz atlatıldı. Birisini kim olduğunu bilmiyoruz, diğerinin dokuzuncu sınıflardan biri olduğunu düşünüyoruz. Görünmez de stalea'tı -mavi bağı- görmüş olmalı. Bunun bizimle ilgili olduğunu biliyor."

"Ama yine de direkt bizimle konuşmak yerine dolambaçlı bir yol izliyor. Bunun nedeni.." Soru sorar gibi Nehir'e bakınca o devam etti düşünce trenine. "Bizden bilgi almak ve o kişiyi aramak için vakit kazanmak. Belki de kim olduğumuz ile ilgili bilgi almak. Bu şey devam ettiği sürece üçümüz arasında bir oyun içerisinde olacağız."

Tek kaşını kaldırdı Yiğit. "Ona her şeyi anlatmak muhtemelen yapacağımız en mantıklı şey. Uğraşmak zorunda kalmayız." Nehir kafasını iki yana salladı. "Kim olduğunu bilmediğim birine tüm bu durumu anlatacak değilim."

"Kendi başına çözecek olsa bile mi? Ona kendi bilgimizi gösterip hiçbir şey bilmediğini gösterebiliriz." Nehir kıkırdadı. "Onu savunmasız yakalayabileceğine gerçekten inanıyor musun?" Bu soru karşısında Yiğit de başını eğerek güldü. "Hayır, bir şekilde kendini üste çıkarmanın yolunu bulur. Ayrıca haklısın. Gizli bir kimliğe her şeyi anlatamayız."

İkisi de bir süre sessiz kaldı sonra anlaşmış şekilde birbirlerine baktılar. "Onun planına uyup işlerin nereye gittiğine bakacağız. Grubu yarın kurarım." Yiğit de onu onayladı. "Tamamdır. Bu eğlenceli olacak. Bu arada, şu bardağı bana uzatsana."

Nehir, gücünü kullandı ve masada duran bardağı uzaktan kontrol ederken Yiğit'in yakınına getirdi. "Teşekkürler telekinezi ustası." Nehir gözlerini devirdi. "önemli değil, görünmez çaylak."

Yiğit kaşlarını çattı. "Hey."
Nehir telefonu gösterdi. ""O varken kendine usta diyebilir misin?
Yiğit güldü ve hak verdi. "Buna karşı çıkamam."
Nehir güldü. "Bu görünmezin gücü ne çıkacak çok merak ediyorum."
Yiğit de telefona baktı sanki onu görebilecek gibi. "Evet, bende."
…

Ufak bir not:
Stalea = stamina caerulea = mavi iplik(latince)

Bölümü beğenmeyi unutmayın canlarımm💝

Görüşürüz görünmeyenlerim💫

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

543okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.