32. bölüm / 68
Görünmezim -texting-32-
Bölümler 68Şu an: -32-
- 1 -1-727 kelime
- 2 -2-1.048 kelime
- 3 -3-1.077 kelime
- 4 -4-1.190 kelime
- 5 -5-1.060 kelime
- 6 -6-1.050 kelime
- 7 -7-964 kelime
- 8 -8-1.045 kelime
- 9 -9-1.099 kelime
- 10 -10-1.120 kelime
- 11 -11-856 kelime
- 12 -12-1.077 kelime
- 13 -13-1.045 kelime
- 14 -14-1.496 kelime
- 15 -15-948 kelime
- 16 -16-1.158 kelime
- 17 -17-1.082 kelime
- 18 -18-985 kelime
- 19 -19-935 kelime
- 20 -20-1.278 kelime
- 21 -21-926 kelime
- 22 -22-964 kelime
- 23 -23-1.183 kelime
- 24 -24-1.158 kelime
- 25 -25-1.546 kelime
- 26 -26-1.305 kelime
- 27 -27-1.174 kelime
- 28 -28-1.158 kelime
- 29 -29-853 kelime
- 30 -30-886 kelime
- 31 -31-1.063 kelime
- 32 -32-1.026 kelime · Okuduğun bölüm
- 33 -33-1.068 kelime
- 34 -34-1.504 kelime
- 35 -35-1.848 kelime
- 36 -36-1.806 kelime
- 37 -37-2.644 kelime
- 38 -38-1.386 kelime
- 39 -39-1.403 kelime
- 40 -40-1.143 kelime
- 41 -41-983 kelime
- 42 -42-1.334 kelime
- 43 -43-1.209 kelime
- 44 -44-1.313 kelime
- 45 -45-1.593 kelime
- 46 -46-1.367 kelime
- 47 -47-1.238 kelime
- 48 -48-433 kelime
- 49 -49-993 kelime
- 50 -50-1.264 kelime
- 51 -51-1.106 kelime
- 52 -52-1.301 kelime
- 53 -53-1.129 kelime
- 54 -54-1.287 kelime
- 55 -55-1.257 kelime
- 56 -56-1.344 kelime
- 57 -57-1.457 kelime
- 58 -58-1.225 kelime
- 59 -59-1.523 kelime
- 60 -60-1.075 kelime
- 61 -61-1.345 kelime
- 62 -62-1.436 kelime
- 63 -63-1.104 kelime
- 64 -64-1.235 kelime
- 65 -65-1.206 kelime
- 66 -66-1.650 kelime
- 67 -67-1.077 kelime
- 68 -68-1.656 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Danışmaya gidip babanın ismini söyledim ve kaldığı odayı öğrendim. Ameliyattan yeni çıkmıştı. Beklemeden merdivenlere yöneldim ve odayı bulana kadar durmadım.
Nefes nefese kalmış şekilde 5. Kara geçmiş ve en sonunda annemi görebilmiştim. "Anne!" Sandalyeden bakışları bana kaydı. O da ağlamış ve yorgun gözüküyordu. Yanına gelip ona sıkıca sarıldım. Annem de kollarını bana iş i sararken sıcaklığını hissettim. ikimizin de birbirinize ihtiyacı vardı.
"Babam iyi olacak mı?" Saçlarımı hafifçe okşadı."Olacak kızım, olacak. Ameliyatta mermileri çıkardılar. Şimdi uyuyor. Doktor uyanana kadar içeri fazla girmeyin dedi. Dinlenmesi gerekiyor."
Sakinlestigimi hissettigimde ondan ayrılıp yanına oturdum. "Peki ya suçlu?" Başını eğdi yere doğru. "Bende tam bilmiyorum ama kuyumcuyu soymaya çalışan çeteden biri yapmış ama bir kısmı kaçmış. Diğer polisler bir iz bulmaya çalışıyor. Tam olarak neye benzediğini de bir tek baban biliyor. O uyanana kadar kimlik tespiti yapılamaz."
Yutkundum bir kere. "Onu.. görebilir miyim?" Benimle beraber kalktı ve krem renkli kapıyı açtı. "Maalesef bir dakikan var. İstersen elini tutabilirsin ama fazla yaklaşma."
Titredim bir kere. Bunu yapabilir miydim? "Tamam." Arkamı dönüp sağ kolu sargılı, serum ve bilmediğim kablolara bağlı olan babama döndüm. O hep güçlüydü. Daha önce hiç böyle bir şey yaşamamıştık. Bizim için kendine dikkat ettiğini hep söylerdi.
Gözlerim sulanarak yanına gittim. "Babacım, ben geldim." Gözleri kapalıydı. Ama nabızını gösteren yerden otomatik olarak sesler yükseliyordu. O uyuyordu sadece
Derin bir nefes alıp elini tuttum. Bu sefer onun gözünden izlediğim anılarda nasıl siviller için endişeli olduğunu adeta hissettim. İçeri dalmasını, etrafa uyarı ateşi atmasını ve tutsakların iplerini kesip kapıya kosmalari gerektigini söylediğini duydum.
Önce vücudu sarsılmış, ardından gözler bulanıklaşmıştı. Ama komik onu vurudgunu görmek için arkasını döndüğünde kişiyi çok net şekilde gördüm.
Kenarda polis üniformasıyla duran uzaktan atış yapan biriydi. Babamın astlarından biri onu vurmuştu o karışıklıkta.
Anıya bakıp kimin neyi gördüğünü anlamaya çalıştım. Soygunculadan birkaç kişi görmüştü. Ama polisler görmemişti.
Elini bıraktım ve hissettiğim gerginliği atmaya çalıştım. Bu işe acilen müdahale etmliydik. Babam belki uyandığında hatırlayıp söylerdi ama benim gördüğüm anıları hatırlamayan çok kişi görmüştüm. Özellikle vurulma anları da insnain aklında buğulu kalabildiginin de farkındaydım.
Bu sefer elimi koluma, kumaşın olduğu yere koydum. "Sana zarar veren adamın ceza çektiğinden emin olacagim baba."
Sonra da elimi çekip kapıdan çıktım. Sude abla da annemin yanına gelmişti. "Ne zamana uyanır?"
"Bir saat dedi doktor." Annemin yanına geri oturdum. Biraz aman geçince ise elimi bigazima koydum. "Su almaya gideceğim. Sude abla kantin nerede?" Benim beraber ayağa kalktı. "Gel gidelim."
Yeteri kadar uzaklaştığımızda durdurdum onu. "Ne oldu Ece?" Gerginlikten ölmek üzereydim. Çok şüphe çekecektim. Ama babamı bir kere öldürmeye çalışan kişi bir kere daha aynısını yapabilirdi. Bu sefer sansliydik ama bir kere daha böyle atlatamayabilirdik.
"Sude abla. Bende polis olmak istiyorum ve çok araştırma yaptım. Kanıtlar üzerine filan." Nereye varacağını görmek için bana bakmaya devam etti. "Orada olan her polisin ifadesi alınmalı. Ayrıca onu vuran silah, içinden çıkan mermi de incelenmeli. Kamera kayıtları muhtemelen yoktur ama lütfen, kimseyi atlamayın."
Elini omzuna koydu. "Merak etme. Zaten öyle yapacağız. Ben göremedim ama illa polislerden biri-" sözünü kestim. "Ya polislerden biriyse?"
Şaşkınlıkla bana baktı. "Ece, bu çok büyük bir suçlama." Kafamı salladım. "Biliyorum. İnanması zor ve düşük olasılık ama ya öyleyse? Babamla uğraşan kişilerin olduğunu biliyorum. Ondan kurtulmak için iyi bir şans gibi görmüş olabilirler. Sude abla biliyorum söylediklerim belki saçmalık ama içime düşen şüpheler hep doğru çıktı. Lütfen. Bir tek sana bunu söyleyebilirim."
Göz göze geldiğimizde ise abla hissi uyandıran gülümsemesini gördüm. Bana inanıyordu. "Neler yapabileceğime bakarım. Üzme kendini." Kafamı salladım.
Sonrasında beraber kantine inip suları aldık ve üst kattaki yerimize geri çekilip beklemeye başladık.
...
En sonunda babam uyanmış, ilk tedavisini olmuş, haftalık kontrol harici sürmesi gereken kremler ve belli aralıklarla değiştirilmesi için sargılar vermişlerdi.
Sağ omzu ve kolunun üst kısmını oynatmamasi için boynuna aşkı seklinde asılmıştı. İlk birkaç gün en azından zorunluydu.
"Amirim, belki şu anda söylenmemesi geekir biliyorum ama sizi vuran kişi." Elini kaldırdı. "Kızımı getirip eşlik ettiğib için teşekkürler Sude. Ama sorgu işini yarına bırakalım. Sen aramalara yardım et. Hala hepsi yakalanmamıştır."
Selam verdi. "Emredersiniz. Geçmiş olsun tekrardan." O polis arabasına binip uzaklaşırken bizde annemin arabasına bindik. "Bir daha bizi böyle korkutma." Babam sol eliyle uzanıp annemin yanağını okşadı. "Özür dilerim canım. İkinizi de endişelendirdim."
"Ben bilmem valla. Sevgili olduğumuzdan beri beni korkutup duruyorsun." Araya kaynadim. "Babam yine mi vurulmuştu?" Annem arabayı calistirinca babam cevap verdi. "Evet. Ama arkadaştık o zamanlar. Ben ölümle burun buruna gelince itiraf etmek istedi annen." Annem gözlerini devirdi. "Baktım senin söyleyeceğim yok, bir daha bir şey olmadan bir kez söyleyim demiştim."
"Bunu bilmiyordum." Babam güldü. "Gördüğün gibi pek de bir anı değil. Ama o zamandan sonra daha çok kendime dikkat ettim. Seni de endişelendirdim kızım. Keşke okulundan gelmeseydim."
"Sem burada yatarken ben hastanede mi olacakrim baba? Merak etme notları arkadaşımdan alacağım."
...
Ece:
Selam Azra
Bana gittiğim andan sonrasının notlarını atabilir misin acaba
Azra:
Elbette canım
*Fotoğraf X5*
İstersen söylemeyebilirsin ama iyi misiniz
Polis içeri girince herkes merak etti
Ece:
Evet iyiyiz
Benim babam polis ve kolundan vurulduğu için ameliyata girdi bugün
Ama iyi geçti ve ayakta duruyor şu anda
Azra:
Çok geçmiş olsun
Ece:
Teşekkür ederim
...
Özkan:
Merhaba Ece
Babanın polis olduğunu hatırlayınca yazmak istedim
Bir şey mi oldu
Ece:
Sağ kolundan vurulmuş ve ameliyata girmdi ama iyi durumda şu anda
Yazdığın için teşekkürler
Özkan:
Ne demek geçmiş olsun
Ece:
Teşekkürler
...
Akın:
Ne olmuş Ece'ye
Azra:
Babası vurulmuş ama iyiymiş de sen neden sormuyorsun bunu
Akın:
Benden daha yakınsın ve kızlar kızlarla daha yakındır
Merak ettim sadece
Görünmez söylemese iyidir..
Azra:
Aile olaylarını fazla paylaşmıyor ya sanmam
Akın:
Doğru ama hiçbir şeyi de söylemem dedi ve bizi tam tersi şekilde tahdit ediyor
Azra:
Bana öyle bir şey demedi ama aramızda mesajları atmayan bir sen varsın
Akın
Cidden bir şeyin var senin
Bana her şeyi anlatabileceğini biliyorsun degil mi?
Akın:
Biliyorum
/Ama bu her şey değil../
Azra:
Bak bu şey her ne ise seni görünmezden ilk defa bu kadar uzaklaştırdı
İzin ver yardım edeyim
Akın:
Ben iyiyim Azra önemli değil
Sadece görünmeze sinirliyim
Azra:
Öyle olsun
Ama o şeyi ben öğrendiğimde burnundan getireceğim söylemedigin her gün için
Akın:
/Hay lanet ya, görünmez bitti sen başladın/
/Cidden, görünmez haklı mi/
/Beni kabul eder misin/
/Kabul eder misiniz/
Emin olamıyorum
/HSY MOUR GONDERDİM/
Azra:
Ha yani getiremem mi diyorsun :)
Akın:
HWYIR
YASNLİS GONDWRDİM
Azra:
Bittin sen!
...
Bölüm etkileşimi
