Görünmezim -texting kitap kapağı

64. bölüm / 68

Görünmezim -texting

-64-

Vaveyla Yazarı: Çiğse Yağmur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 68Şu an: -64-

'Nehir 'Dedikodu Kazanı' gurubuna Yiğit ve Gorunmez_02 kişilerini ekledi.'

-Dedikodu Kazanı

Yiğit:
Bu grup ismi ne

hskdfbkgjlnmkh

Gorunmez_02:
Demek gerçekten random atabiliyormuşsun

Yiğit:
Evet

Hatta baya baya gülüyorum

Nehir:
Salak çocuk

/Tüm dinlenme alanı bir şey karıştırdığımızı anladı/

Gorunmez_02:
Zaten senin olmaya çalıştığın 'gizemli' olmadığının biliyordum

Rahatlatıcı oldu

Yiğit:
Ben bad boy demeyi -daha komik geliyor- tercih ediyorum teşekkür ederim

Bazı kızlar böyle diyor

Dikkat çekmemek için konuşmuyordum ama tam da bu yüzden dikkat çektim

İlginç bir durum

Gorunmez_02:
Gerçekten görünmez olmak istiyorsan daha çok çalışmalısın Yiğit

Nehir:
/ne-/

Yiğit:
/SJZBXCVNLVHJSD KESİN BİLİYOR/

Gerçek görünmez ustası sen misin o zaman

Gorunmez_02:
İsmimden anlaşılacağı üzere

Yiğit:
Taktilerinizi bekliyorum

Gorünmez_02:
Sırlarım bana özeldir maalesef

Yiğit:
Yani ben gerçekten görünmez olamam

Gorumez_02:
/ne yaptığını biliyor hjxcbvhbdfk/

/uyum sağlayalım bakalım/

Aslında olabilirsin

Ama görünmez olsan da ben seni gördüm :)

Yiğit:
Peki biz seni ne zaman göreceğiz görünmez hanım

Gorunmez_02:
Belki bir gün

Ama yakında diye hissediyorum

Nehir:
Biliyorsun

Biliyorsan neden sormuyorsun her şeyi

Ya da söylemiyorsun herkese

Gorunmez_02:
Olanlar beni aşıyor

Ve ben hangi sırların saklanması gerektiğini biliyorum

/Amacım direkt söylemek değildi ama../

Şu anda üçümüzünde düşünmesi gereken ve bu grubun açılmasının farklı bir nedeni var

Yiğit:
Dur tahmin edeyim

Başka birini daha aradığımızı biliyorsun

Gorunmez_02:
Evet

Ben, Ece ve biri daha var.

Nehir:
Tanrım..

Bu durumu yaşayan tek kişi bizizdir

Yiğit:
Katılıyorum

Gorunmez_02:
Sizin gibi olan kişileri görmezden gelip devam ediyorum

Açıklamamı herkes bir araya geldiğinde duyabilirim sanırım sizin de amacınız bu

O kişiyi arıyorum şu anda ve bulduğumda size söyleyeceğim

Aklımda birkaç isim var ve sayıyı azaltıyorum

Bu sürede siz okulu takip edin ve acil bir durumda konuşalım

Size uyar mı

Nehir:
Mantıklı konuşuyorsun

Ama nasıl bulacaksın

Gorunmez_02:
Mavi?

Yiğit:
Cidden her şeyi biliyorsun

Allah aşkına gücünü söyler misin

Nasıl her şeyi biliyorsun bu kadar

Gorunmez_02:
:)

Yiğit:
Görünmezlik şakası tabi

Ben de inandım

Nehir:
Bu konuşma gittikçe tehlikeli bir durum alıyor

Sus artık Yiğit

Yiğit:
Tamam tamam

Sen bize, biz sana uyum sağlıyoruz görünmez

Bakalım bu nereye kadar devam edecek

Gorunmez_02:
Göreceğiz

Yiğit:
Şakacı seni

Görüşürüz

-görüldü-
…

Dün gece olan konuşmalardan sonra bu sabah okula fazlasıyla erken gelmiş ve dokuzuncu sınıfların katını biraz uzaktan gözlemlemeye başladım. 5 sınıf ve her sınıfta olan 30 öğrenciyle 150 öğrenci arasında benim gibi gücü olan bir kişi arıyorlardı. Ama ben o ipin Yiğit'in sınıfına bağlandığını görmüştüm. Yani arayışım 30 kişi arasındaydı.

O otuz kişi arasından ise Yiğit'in eledikleri ve benim de elediklerimi çıkardığımızda toplamda 4 kişi kalıyordu.

O sınıftan kontrol etmediğim iki kişi çıktığında kantine onları takip ettim. Knatin sırasına girdiklerinde telefonla ilgileniyormuş gibi yapıp arkalarına geçtim ve kalan aradaki mesafeyi azaltıp dengemi kaybediyormuş gibi yaptım ve ikisinin de omzunu hafifçe tutarak dengemi geri kazandım ve ikisinden de özür diledim. Bana fazla bakmadan önlerine döndüler.

Anı var,
Bağ yok.
Yani gücü yok.

Kaldı 2 kişi.
…

"Yani dün hakan itiraf etti ama Akın uzun süredir ondan hoşlanıyor?" Öğle arasında bahçede iki bankı karşı karşıya getirip tüm ekip aramızda çıkmaya başlayalı 24 saat bile olmadan ama şimdiden bize doğal gelen durum hakkında konuşuyorduk. Aramızda Burak hiçbir şey bilmeyen tek kişiydi ve sorular ondan geliyordu ama iki arkadaşı için de mutlu olmuştu.

Akın Burak'ın sorusunu onayladı. "Kendimde bile bilmeden gizledim. Görünmez bile çok sonra öğrendi." Bana laf etmese olmazdı zaten. "Zaten o öğrendikten sonra sana bana söyletmen için zorladı." Hakan bakışlarını Azra'ya kitlediğinde, Azra ağzından kaçırdığı şeyi fark etmiş gibi ağzını kapadı.

"Görünmez, Azra.. Eğer bir kişi daha çıkarsa kendimi kör ilan edeceğim." Gülmemi içinde tuttum ama Akın itiraf etmenin yararlı olacağını düşünmüş olmalı ki ekledi. "Aslında.. Bulut da biliyor." Hakan'ın kim olduğunu hatırlaması birka. Saniye sürmüştü.

Bulut çöpçatanlıkta yardım ettiğim ve görünmezi destekleyen kişilerdi. bizim ekiple biraz aram açıldığında benim kim olduğumu bulmak için kısa süreli olarak onlarla konuşmuştu. Ayrıca onlarla aramdaki bağlantıyı korumaya yardım etmişti ama sevgilisi olduktan ve ben bizimkilerle tamamen konuşmaya başlayınca aradan çekilmişti. Bazı arkadaşlıklar ve yardımlar kısa süreli olurdu. Bulut da böyle biri olmuştu bizim için.

"Anlaşılan gerçekten körsün." Dedim göz kırparak ve dikkatleri üzerime çektim. Hakan nefesini verdi ve elini Akın'ın omzuna attı. "Tamam tamam. En azından düşünmek içn zamanım oldu." Azra yandan güldü. "Evet, bir ay mesaj kutularında sürünmüşssün."

"Sen bunu nereden biliyorsun?" Soru Akın'dan gelse de ikisinin de gözleri üzerine kitlenmişti. "Görünmezle dedikodunuzu elbette yaptım." Bunu beni ateşe atmadığını bilerek yapmadığını bilsem de içimden Azra'ya sövdüm. Bakışları anlık olarak bana kaymıştı ikilinin ve eğer üçü de birbirlerinin de beni bildiğini bilselerdi fena bir durumun içine düşmüştüm. Kurtulmuştum. En azından kısa süreli.

"O kızı bir gün görürsek gerçekten hesabını sormam gereken çok şey var." Hakan'ın sözleri meraktan çok tehdit içeriyordu. "Şeytan kraliçe ve yardımcısı işte." Doğal şekilde eklerken Azra'yı göstermişti bir parmağı ama şeytan kraliçe tam beni vurmuştu.

Azra ise yaptığı göndermenin tamamen tesadüf eseri olduğunu düşünerek Akın'ı onayladı. "Kızların eline düştüyseniz yapabileceğiniz bir şey yok." Tanrım, şu an çok gülmek istiyordum. Hayatımda böyle bir durumda kalacağımı hiç düşünmemiştim.

Bu sırada bankın yanından geçenlerden birini göz ucuyla listemden biri olduğunu gördüm ve ona uzanıp bileğini yakaladım. "Affedersin saat kaç?" Anıları geldi ama mavi bağ oluşmadı. Gücü olsaydı ikimizin arasında bağ oluşacaktı. "13.10 filan olmalı." elimi bileğinden çektim. "Teşekkürler." Çocuk yanımızdan uzaklaştı.

Kaldı 1 kişi.
Bingo.

Onlara geri döndüm. "Görünmez dedikoduyu seviyor sonuçta. Bence normal." Burak dediğimi onaylayıp normal muhabbet devam ederken kimse telefonların yanımızda olduğu gerçeğini dile getirmedi.
…

Sonraki tenefüslerde 9/A'dan Gökçe'yi etrafta aradım. Çok komikti. Dokuzlar arasında en uyumlu ve popüler kişilerinin arasında duran ama en büyük sırlardan birini taşıyan ve kendi deneyimimle yalnızlık çeken biriydi. Gücünün ne olduğuna dair bir fikrim yoktu ama anılarına girdiğimde bir şekilde öğrenebilirdim.

Fırsatımı yakaladığımda uzun zaman sonra düştüm ve bileğini yakaladım. Orada olduğundan emin olarak bağı bekledim.

Yoktu.

Şaşkınlıktan fazla konuşamadan kızın yanından ayrıldım ve banklardan birine oturdum. Bu imkansızdı. O otuz kişinin hiçbirinin gücü yoktu. En baştan mı başlamam mı gerekiyordu şimdi? Ya da o gün yanlış mı gördüm? 150 kişiyi mi kontrol etmeliydim?

Seslice nefesimi verdim. Yavaş ilerleyecektim. Yiğit'in listesinden ona güvenerek elediğim isimleri kontrol edecektim ilk. Bu kadar kolay pes etmeyecektim.

Okuyacağım anı boyutunu düşündükçe baş ağrımı hissediyordum am bu kaçabileceğim bir görev değildi. Özellikle Nehir ve Yiğit'in de bana güvendiğini düşünürsek.
…

3. Kişi

Aylin, uzaktan Ece'nin onun sınıfından birinin bileğini tutuğunu ve o sırada serçe parmağına baktığını fark etti. Bunu ona da yapmıştı ve hatta aralarında tuhaf mavi bağı görmüştü ama korkmuştu. Ece de son zamanlarda herkesle olduğu gibi o anı unutmuş ve bir şey demeden uzaklaşmıştı sonra.

Onun.. Aklı karışıktı. Özellikle çevresinden gördüğü tuhaf davranışlardan sonra. Sanki herkes onun aklından geçenleri dinliyordu ve buna göre hareket ediyordu. Hem de ne derse desin.

Birisi ona çarpınca sıçradı ve utandı. Böyle anlardan nefret ediyordu. Ona gizlice yakınlaşılmasından, istenmeyen tesadüflerden, insanların gözünde küçük düşmekten.

"Üzgünüm." Yiğit ile göz göze geldiğinde istemsizce düşündü.

'Bu anı unut ve git.'

Gözlerinin donuklaşmasını, sanki hipnoz olmuş gibi arkasını dönüp uzaklaşmasını izlediğinde yine aynı şeyi yaptığını fark edip titrekçe nefesini verdi ve kafasını eğip sessizce sırasına geri gitti.

Kontrol edemiyordu bunu. Her zaman insanların onu görmemesini istemişti. Onun yüzünü, yanağında olan büyük doğum lekesini fark etmemelerini. İsteği sanki gerçek olmuştu. İnsanlar ona dikkat bile etmiyordu. Ya da anında onu görmezden gelip ilerliyordu.

Bunun kendi düşüncesi olduğunu farkında olsa da ne yapacağına dair en ufak fikri bile yoktu. Okuldan tamamen siliniyordu. Neredeyse görünmez oluyordu.
…

Belki anlamayanlar için, Aylin'in gücü hipnoz ve insanlarla göz göze geldiğinde sadece düşünceleriyle bile onların davranışlarını kontrol edip bir şeyleri unutmalarını sağlayabiliyor

Ece de Yiğit de onu hatırlamadıklarının farkında değiller bu yüzden. Mavi bağı görmüyorlar.

Bölümü beğenmeyi unutmayın canlarım❤️

Görüşürüz görünmeyenlerim💫

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

541okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.